Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 23 KASIM 2008 PAZAR 6 HABERLER PAZAR ORHAN BURSALI CHP, Çarşaf, Kürtler... Doğrusu çok da ilgilenmedim Baykal’ın çarşa- fa benzer giysili kadınları CHP’ye üye kaydetme- siyle... CHP’ye yönelik, bunca türban ve laiklik tar- tışmasından sonra, pek çok kimsenin “hijyenik” bir parti talebini anlamak mümkün. Ama CHP’yi hep eleştirenler ve başka bir partide örgütlenilmesini önerenler için de bir eleştiri fırsatı! Bir kitle partisi hijyenik olamaz, siyasi görüş, çı- karlar, gelecek beklentileri, umutlar ve tasarımlar, bir kitle partisine yönelişi tetikler. Doğrusu bu ka- dar kıyamet koparılması gerekmiyor! Bir türbanlı da, “CHP ilke ve politikalarına gö- nülden bağlıyım!” ciddiyetiyle partiye gelebilir! Par- ti bu insanları içine alarak da onların dönüşümü- nü gerçekleştirebilir. Bu noktada CHP’yi anlama- ya çalışıyorum, “halkın inancına saygısız, dinsiz imansız parti” biçimindeki namussuz siyasetin pro- pagandası o kadar ayyuka çıktı ki küçük bir gös- teri ile buna yanıt vermek istediler! Abartmayalım! “İlkeleri çiğnemeler, laikliği çöpe atmalar, savunduklarına aykırı davranmalar, dini si- yasete alet etmeler...” Bütün bu suçlamalar, Allah aşkına ne kadar inandırıcı? Bir bardak su içinde fırtına koparmaktansa esas fırtınanın koptuğu denize bakalım! Deniz, yani halk ve seçmen!.. CHP muhalefeti nasıl örgütleyecek, öfkeyi na- sıl yönlendirecek, işsizler hakkında ne düşünecek, batan, kapanan şirketler için ne söyleyecek, bu- nalan halka çıkış yolunu nasıl gösterecek? Yol- suzluk belgesi açıklamak iyi güzel... Ama AKP top- lum üzerine o kadar büyük bir ağırlıkla çullandı ki, sarsıntı derin; bu nedenle CHP’li, sol, sosyal de- mokrat kitlenin korkularına yanıt veren, umut ve gü- ven ateşleyecek, sinerji yaratacak politika bek- leyişleri karşılık bulmayınca, tepki de şiddetli olu- yor! Beklentiyi tarif edeyim: Sistemik, esaslı, vurucu, çökertici, kitleleri uyandırıcı, bitmez tükenmez bir çalışma! Ne yazık ki, CHP’de yukarıda ve aşağıda böy- le bir anlayış ve parti örgütü görülmüyor, var olan bazı örgütlerin de çalışmaları fark edilmiyor. Kılıçdaroğlu, yalınkılıç nereye kadar gidebilir? CHP Kürtler arasında neden yok? CHP, bir za- manlar kalesi olan Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da neden sıfır çekiyor? Neden Kürtlerle ilgili politika, DTP ile AKP’ye terk edildi? Skytürk’te iyi hazırlanmış Kürtler üzerine prog- ramı izlerken Onur Öymen, çaresiz duruyor! Bir zamanların kartkurtçularının bile bugün geldik- leri yerin gerisinde bir parti! O kartkurtçular ki so- runu bu boyutlarıyla, bu noktaya taşıdılar! Öymen, soruya yanıt olarak, Kürt sorunu karşı- sında tutumlarını açıklıyor: Parti meclisini Diyar- bakır’da toplamışlar! Orada Kürt liderleriyle ko- nuşmuşlar ve parti meclisinde çok sayıda Kürt kö- kenli arkadaşları varmış! Böylece CHP’nin Kürt politikasını anlamış olduk! Şüphesiz, neden seçimlerde Kürtlerle birbirlerini karşılıklı silip attıklarını da! CHP’nin iki arada bir derede duruşu, Türkiye’nin temel sorunları karşısındaki tutumunu da özetliyor. Gelinen noktada cesaretli bir çıkışla, Kürtlerin de- mokratik taleplerine açıkça, sorumluluk alarak sa- hip çıkmak ve dahası bunun liderliğini yapmak, CHP ve ülkeye kazandırmaz mı? Her türlü inisiyatif AKP’nin elinde! Bunun rahatsızlığını duymuyorlar mı? Doğrudan, bu ülkenin Kürt yurttaşlarını CHP po- litikalarına çekmek, sertliği ve cepheleşmeyi bö- lerek, demokratik bir CHP programını bölgede odaklardan biri yapmak, bu ülkenin birliğine hiz- met etmez mi? Dilleri ve kimlikleri nedeniyle mağdur edilmiş bir etnik grubun demokratik hak ve özgürlüklerine sa- hip çıkmak CHP’yi güçlendirmez mi? CHP, kendi içindeki fikri engelleri aşabilmek için, acaba Kürt meselesinin hangi düzeylere gelmesini bekliyor merak ediyoruz... CHP, TV nutuklarıyla AKP’yi yıkamaz! Bunun için sahaya inmeli, topraktaki ateşle- rin üzerinde yürümeye başlamalı! Parasõz, bilimsel, demokratik ve laik eğitim için alanlara çõktõlar Öğretmenlereylemde Öğretmenler Günü için yayõmladõğõ mesajõnõ, icraatõnõn propagandasõna dönüştürdü Çelik’in 24 Kasım’ında Atatürk yok! ZEYNEP ŞAHİN Milli Eğitim Bakanõ Hüseyin Çelik, 24 Kasõm Öğretmenler Günü dolayõ- sõyla yayõmladõğõ mesajõnda, Ata- türk’ten tek kelimeyle dahi söz et- mezken, günün önemine de değinme- di. Çelik, mesajõnõ kendi döneminde bakanlõğõnõn yaptõğõ çalõşmalarõ öv- meye ayõrõrken, konuşmanõn sonunda şehit öğretmenleri andõ ancak Başöğ- retmen Atatürk’ü yine “unuttu”! Bakan Çelik, “Sevgili öğretmenler, değerli meslektaşlarım” diye başla- dõğõ 24 Kasõm mesajõnda, önce “eği- timin öneminden, öğretmenlerin de- ğerinden” söz etti. Daha sonra AKP döneminde Milli Eğitim Bakanlõğõ’nõn (MEB) yaptõğõ çalõşmalarõ anlatan Çe- lik, 11 paragraflõk uzunca mesajõ bo- yunca ne 24 Kasõm’õn önemine, ne Başöğretmen Atatürk’e, ne de Ata- türk’ün öğretmenlere verdiği öneme ilişkin tek kelime etmedi. Mesajõnõ nok- talarken de “Atatürk’ü anma gereği görmeyen” Çelik, “24 Kasım Öğ- retmenler Gününüzü kutluyor, gö- revi başında şehit olan öğretmenle- rimizi şükran ve minnet duygula- rıyla yâd ediyorum. Kucak dolusu sevgi ve muhabbetlerimle” demekle yetindi. Bakan Çelik’in mesajõ eğitimcilerin de tepkisini çekti. Eğitim-İş İstanbul 1 No’lu Şube Başkanõ Vahap Güzey, “Eğer Atatürk’ten kopuk bir 24 Kasım kutlanacaksa, o zaman sadece 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü kutlansın” dedi. İ S T A N B U L / A D A N A (Cumhuriyet) - Eğitim emek- çileri “24 Kasım Öğretmenler Günü” öncesinde “parasız, bilimsel, demokratik ve laik eğitim sistemi” isteğiyle İs- tanbul ve Adana’da alanlara çõktõ. Eğitim-Sen Genel Başkanõ Zübeyde Kılıç, “Türkiye’nin öğretmenleri, onlarla birlik- te çalışan tüm eğitim ve bilim emekçileri sadece yılda bir gün hatırlanmayı değil, ya- şadıkları sorunlarına sağlık- lı ve gerçekçi çözümler üre- tilmesini bekliyor” dedi. Kõlõç, 24 Kasõm’da Ankara’da Milli Eğitim Bakanlõğõ’na (MEB) yürüyeceklerini söyledi. İstanbul’da Tünel çõkõşõnda dün öğlen saatlerinde toplanan Eğitim-Sen İstanbul Şubeleri üyeleri “içi boş öğretmenler günü kutlamaları”na karşõ eğitim emekçilerinin, eğitimin sorunlarõnõ içeren bir basõn açõklamasõ yapacaklarõnõ be- lirterek Taksim Tramvay Du- rağõ’na kadar yürümek istedi. Galatasaray Meydanõ’nda polis engeli ile karşõlaşan Eğitim- Sen’liler “yürüyeceğiz” diye- rek õsrar ettiler. Eğitim-Sen’li- ler bir süre “Biz de Emekçiyiz Barikatı Aç” sloganlarõ attõk- tan sonra yürüyüşe izin verildi. Eğitim-Sen’liler Taksim Tram- vay Durağõ’na kadar “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”, “Savaşa Değil Eğitime Büt- çe”, “Kurtuluş Yok Tek Ba- şına Ya Hep Beraber Ya Hiç- birimiz” sloganlarõ atarak İs- tiklal Caddesi’nde yürüdü. Tak- sim’de toplanan eğitimciler adõna konuşan Kõlõç, 24 Ka- sõm’õn Atatürk’ün “Millet Mektepleri Başöğretmenliği- ni” kabul ettiği gün olmasõ ne- deniyle tarihsel bir gerçekliği ve önemi bulunduğunu ifade ede- rek, “İnsanca bir yaşam tale- bimize karşın hükümet Tür- kiye’nin gelecek kuşaklarını yetiştiren eğitim ve bilim emekçilerini yoksulluğa, se- falete ve açlığa mahkûm et- mektedir. Tüm toplumsal ke- simler gibi yüz binlerce eğitim ve bilim emekçisi de peş peşe gelen zamlar sonrasında eko- nomik olarak ciddi bir dar- boğaza girmiştir” dedi.Ada- na’da sendika binasõ önünde toplanan eğitimcilere çok sayõ- da sivil toplum kuruluşu ve si- yasi parti temsilcisi destek ver- di. Alkõş ve sloganlarla AKP’ye tepki gösteren eğitimciler Ata- türk Caddesi üzerinden Milli Eğitim Müdürlüğü’nün önüne dek yürüdü. Çevrede bulunan yurttaşlarõn da desteğini alan eğitim emekçileri, “Hırsız AKP” diye tempo tuttu. Yoğun yağmura karşõn yüzlerce eği- timcinin katõldõğõ yürüyüşün sonunda konuşan Eğitim-Sen Adana Şubesi Başkanõ Güven Boğa, “Taleplerimizi daha güçlü haykırmak için 24 Ka- sım’da Ankara’da olacağız. Herkesi Ankara’ya davet edi- yoruz” dedi. Öğretmenler sorunlarına çözüm üretilmesini istediler. (Fotoğraf: YUSUF BAŞTUĞ) TARİKATLARA DAVETİYE ÖĞRETMEN GEÇİNEMİYOR Bakanlık öğrencileri özele teslim etti Cemaatlerle bağlantõlõ yurtlarõn ağõrlõklõ olduğu özel yurtlar kapasitelerini yüzde 4.7 oranõnda arttõrdõ. 24 Kasım’a yine sıkıntılı giriyorlar NİHAN İNAL Eğitimciler bir 24 Kasõm Öğretmenler Günü’nü daha sorun- larla karşõlõyor. Eği- tim emekçileri, gerek hizmet üretirken kar- şõlaştõklarõ sorunlar, gerekse özlük ve mali haklarõnõn istenen se- viyeye ulaşamamasõ nedeniyle bir yandan “geçim derdi”’ile uğ- raşõrken bir yandan da Türkiye’nin geleceği olan nesilleri yetiştiri- yor. Eğitim-Sen Genel Başkanõ Zübeyde Kı- lıç, Türkiye’de 200 bi- ne yakõn öğretmen açõ- ğõ olduğunu ifade ede- rek, “AKP iktidarı okullara öğretmen ataması yapmayarak eğitim-öğretimi bal- talıyor. Öğretmenle- ri okullara kadrolu yerine sözleşmeli ata- yarak da öğretmen- leri ellerinde oyun- cak gibi oynatıyor- lar” dedi. ‘Sosyal hayattan uzaklar’ Öğretmenlerin aldõ- ğõ maaşõn büyük bir kõsmõnõn ev kirasõ, elektrik su ve mutfak masrafõna gittiğini söy- leyen Kõlõç, “Öğret- menler sosyal hayat- tan uzak, nasıl geçi- neceğini düşünerek yaşıyorlar” yorumunu yaptõ. Kõlõç, Milli Eğitim Bakanlõğõ’nõn (MEB) okullara yolladõğõ “Öğretmenler Günü kapsamında öğret- mene, öğrenci ve ve- lilerin hediye alması ile ilgili olarak, Kamu Görevlileri Etik Dav- ranış İlkeleri ile Baş- vuru Usul ve Esasla- rı hakkında yönet- melikte belirtilen hu- suslara dikkat edil- mesi...” genelgesini anõmsatarak, “MEB böyle bir genelge yol- layarak öğretmenle- rin onurunu zedele- miştir, öğretmenler- den özür dilemelidir. AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli olayları ile ya da AKP Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fõrat’ın yolsuzlukları ile uğraşmayan hü- kümet, öğretmenle- re alınacak bir çiçe- ğin hesabını yapıyor” dedi. Eğitim-İş Genel Başkanõ Yüksel Adı- belli de, “Öğretmen- ler aldıkları maaş- larla kamu çalışanla- rı içerisinde 9. sırada yer alıyor. Öğret- menler 10 yıl önce aldığı maaşın yüzde 53’ünü harcamaları- na yettirip, yüzde 47 borçlu kalırken, şu an maaşlarının yüzde 40’ını harcamaları- na yettirip yüzde 60 borçlu kalıyorlar” di- ye konuştu. Adõbelli sözleşmeli öğretmenlerin de ge- leceklerini göreme- diklerini söyleyerek 180 bin öğretmenin 4 yõldõr atama bekledi- ğini vurguladõ. MAHMUT LICALI ANKARA - Üniver- sitelerdeki yüzde 20 kontenjan artõşõna karşõn 2008 yõlõnda Milli Eği- tim Bakanlõğõ’na (MEB) bağlõ Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt- lar Kurumu (YURT- KUR) yalnõzca 7 yurt açmakla yetinirken, bu yõl açõlan özel yurtlarõn sayõsõ 236’ya ulaştõ. Ta- rikat ve cemaatlerle bağ- lantõlõ yurtlarõn ağõrlõk- lõ olduğu özel yurtlar kapasitelerini yüzde 4.7 oranõnda arttõrarak, yüz- de 3.8 kapasite artõşõna sahip devlet yurtlarõnõ geçti. MEB Strateji Geliş- tirme Başkanlõğõ’nõn MEB’in 2009 Yõlõ Büt- çesi’ne ilişkin hazõrla- dõğõ rapor devlet yurt- larõnõn özel yurtlar kar- şõsõndaki yetersizliğini ortaya koydu. Her yõl yaklaşõk 250 bin öğren- cinin üniversiteyle ta- nõştõğõ Türkiye’de dev- let yurtlarõnõn kapasi- telerini yeteri kadar art- tõramamasõ öğrencile- rin tarikat yurtlarõnõn ağõna düşmesine neden oluyor. 2008-2009 eği- tim-öğretim yõlõndaki 42 bin kontenjan artõşõ karşõsõnda devlet yurt- larõndaki yatak sayõsõ yalnõzca 7 bin 778 arttõ. Rapora göre Ekim 2008 itibarõyla geçen yõl YURTKUR’a bağlõ 223 olan yurt sayõsõ bu yõl 230’a yükseldi. 2008 yõlõnda yalnõzca 7 yur- dun açõlmasõna karşõn aynõ yõl içinde 236 özel yurdun hizmet vermeye başladõğõ kaydedilen ra- porda, “Özel yurtların yüzde 55’i dernekler- ce, yüzde 4’ü vakıf- larca, yüzde 11’i şa- hıslarca ve yüzde 30’u da diğer tüzelkişilik- lerce işletilmektedir” denildi. Özel yurtlar geçti Devlet yurtlarõnõn ye- tersiz kalmasõ nedeniy- le hõzla çoğalan özel yurtlar kapasitelerinde- ki artõşla devlet yurtla- rõnõ geride bõraktõ. 2008 yõlõnda 81 özel öğrenci yurdunun çeşitli neden- lerle kapandõğõ kayde- dilen rapordaki verilere göre, 2007 yõlõnda 202 bin 233 yatak kapa- si- tesine sahip YURT- KUR’a bağlõ devlet yurtlarõ 2008 yõlõnda ya- tak sayõsõnõ yüzde 3.8 oranõndaki artõşla 210 bin 11’e çõkardõ. Özel yurtlar ise 2007 yõlõna göre bu yõl kapasitele- rini yüzde 4.7 oranõnda arttõrarak devlet yurtla- rõndaki artõş oranõnõ geç- ti. Özel yurtlarda kalan öğrenci sayõsõ Ekim 2008 itibarõyla bir ön- ceki yõla göre 6 bin 566 artarak 143 bin 632’ye yükseldi. Raporda bu- gün Türkiye’de toplam 3 bin 149 özel öğrenci yurdunun bulunduğu, bu yurtlarda 94 bin 162 erkek, 49 bin 470 de kõz öğrencinin kaldõğõ be- lirtildi. Yõlmaz, ‘imam öğretmeni’ savundu İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Seyfettin Yılmaz, kentte fizik, Fransõzca ve sõnõf öğretmenliği dõşõndaki alanlarda yaklaşõk 4 bin öğretmen açõğõ bulunduğunu belir- tirken, İzmir’de imamlarõn din kültürü ve ahlak bilgisi derslerine girmesinin mevzuata uygun ol- duğunu savundu. Hasan Sağlam Öğretmenevi’nde gazetecilerle bir araya gelen ve sorularõ yanõtlayan Yõlmaz, şunlarõ söyledi: “İzmir’de 4 bin öğret- men açığı, 600 de bazı branşlarda fazlalık bulu- nuyor. Maliye Bakanlığı kadro vermediği için Milli Eğitim Bakanlığı atama yapamıyor. 2 bin ücretli öğretmen görev yapıyor. Bu açıklardan 500’ünü din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmen- liği kapsıyor. İmam olarak camilerde görevli- ler de, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri de ilahiyat mezunudur. Birisinin kadrosu Milli Eğitim Bakanlığı’nda diğerinin kadrosu Diya- net Başkanlığı’ndadır. Mevzuata uygun olarak günde 8 saat derse girebilirler. Bunda hoş gö- rülmeyecek bir taraf bulunmamaktadır.” Bakan Çelik. obursali@cumhuriyet.com.tr 9 aylık bebeğe tecavüz iddiası KOCAELİ (AA) - Gölcük ilçesinde 9 aylõk bir bebeğin tecavüze uğramõş olabileceği iddia edildi. Gölcük’te sol omuz ve kolunda izler bulunan 9 aylõk A.T, annesi ve teyzesi tarafõndan böcek õsõrmõş olabileceği şüphesiyle Karamürsel Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Acil serviste muayene edilen bebek vücudundaki izlerin yanõ sõra genital bölgesindeki tahribat ihtimali üzerine tecavüze uğramõş olabileceği şüphesiyle, kadõn doğum uzmanõnca muayene edilmek üzere başka bir ilçedeki hastaneye sevk edildi. Anne ve baba güvenlik güçlerince gözaltõna alõndõ.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog