Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 23 KASIM 2008 PAZAR 2 OLAYLAR VE GÖRÜŞLER Evet, hangi birini? Bush, ardında mil- yonlarca ölü bırakarak gidiyor! İki hafta zama- nı kaldı. Sonra Tek- sas’taki babasının çift- liğinde keyif mi çata- cak, yazmasını becerirse sekiz yıllık başkanlık anılarını yazmaya mı kalkışacak!.. Ya bizim Başbakan? Bir gün kol- tuğundan uzak kalırsa ne yapa- cak? O da anılarını mı yazacak ya da yazdıracak?.. Altı yılda halkının açlık çizgisin- den de aşağılara kaydığını, işsiz- liğin akıl almaz bir duruma vardı- ğını, ülkeyi karmakarışık bir düzene soktuğunu düşünebilecek mi? Hemen herkes anılarını yazmak ister? Yarına seslenmek, başar- dığını başaramadığını anlatmak... Ben çoğu anılara inanmam. Tari- hi, bu tür kişisel anlatılar yanıltır. Bakarsın adam önemli bir kişinin yanında çalışmış, sonra da kalkıp anılarını yazmış... Ne kadar tanımış o kişiyi, kendince, kendi kafasın- ca... Bir tarihçi geçinen de almış onları gerçek diye kitap yapmış, film yapmış... Sen gel de inan!.. Bush, ardında milyonlarca ölü bırakarak gidiyor.Yalnız Irak’taki- ler yeter! Şimdi kimse çıkıp hesap sormayacak mı? Sen durup du- rurken Irak’a yalan yanlış iftiralar- la saldırdın, ordunu, uçaklarını gönderdin, yıktın, ezdin!.. Şimdi işin bitti çekilip köşende keyif mi süreceksin? Kırk yıldır bu gazetede yazıları- mı okuyorsunuz. Severek sev- meyerek!.. Açıkça söylemek isti- yorum ben, hiçbir zaman şimdiki kadar zorlanmadım. Hangi konu- yu, sorunu, kişiyi, olayı yazmak ge- rekir diye daktilo başında pinek- lemedim! Hep bir şey- ler vardı okurlarla pay- laşılacak, her zaman eleştirilecek, tartışıla- cak birçok şey vardı... Ama şimdi, hangisini diye düşünüyorum. Hangisini yazmalı? Bir değil, on değil, yüz değil ki saç- malıklar! Toplumu soktular bir karmaşıklığın ormanına... Erge- nekon diye, din diye, ulusalcılık di- ye, anayasanın yenileştirilmesi di- ye, seçimlerde bir daha bir daha kazanmak için kömürleri, pirinçleri, yağları kapı kapı dolaştırmak baş görev diye!.. Gazeteleri okumak, sabah er- kenden bilgisayarın başına geçip büyük küçük gazete, köşelerine göz gezdirmek, sonra da sizlere bir şeyler yazmak! Birlikte bir kez daha düşünelim, tartışalım diye! Evet ama hangisini, hangisi- ni?.. Baykal CHP’sinin kara çarşaflı kadınlara kucak açmasını mı! PENCERE Kemalist Devrimden Dönüş Olanaksızdır... Vakit gazetesi köşe yazarlarından Hüseyin Üz- mez’i artık tanımayan yok... Özelliği ne?.. Üzmez, evliyken, ikinci hanım dostunun 14 ya- şındaki kızına sarkıyor... Kız direnince kıyamet kopuyor... Ne var ki bu kıyamet içinde Hüseyin Üzmez kendisini savunurken yaptığı işin şeriata uyduğunu da anımsatmaktan geri kalmadı... Oysa ülkemizde ılımlı İslam devleti modeline sı- cak bakan kesimden niceleri bile bu konuda Üz- mez’in eylemini nasıl vurgulamıştı: “- Tiksindirici..” “- İğrenç..” Çağdaş ahlak koşulları açısından Hüseyin Üz- mez’in tutumuna gösterilen tepki yerli yerindedir... Peki, bu tepkinin içeriğindeki yaklaşım, şeriatla ne ölçüde bağdaşıyor?.. Yoksa gerçekten şeriata ters mi düşüyor?.. 1926’ya dek ülkemizde kadına, evliliğe, evlenme yaşına, aileye yaklaşımı saptayan kurallar şeria- ta dayanıyordu... Erkek egemenliğinin dibi yoktu... 1926’da ne oldu?.. ‘Medeni Kanun’, öteki adıyla ‘Yurttaşlar Yasa- sı’ çıkarıldı... Ne demek bu?.. Adıyla sanıyla ‘Kemalizm’ demek... Kemalizm kadın-erkek ilişkisinde Kuran’a da- yanan şeriat yasalarının kaldırılması demek... Kadın-erkek eşitliğinin benimsenmesi demek... Erkeğin ‘boş ol’ diyerek kadını kapının önüne koymasını yasaklamak demek... Dört karıyla evlenme yetkisinin tarihe gömül- mesi demek... Kız çocuğunun evlenme yaşının çağdaş uy- garlığın ölçülerine göre saptanması demek... Kemalizm miras hukukunda kadının erkek ka- dar pay sahibi olması demek... Hüseyin Üzmez kendisini şeriata dayanarak sa- vunmaya çalışıyor; karşı çıkanlar ise ister istemez Kemalizme dayanıyorlar.. Ancak yaptıkları işin tarihsel içeriğini saptamakta bilinçsiz ve yetersizdirler... Türkiye’de kadın-erkek eşitliğini savunan her- kes Kemalizme hizmet ediyor demektir... Şeriat hukukunun içeriğinden biraz haberli olanlar, Kemalizmin kaçınılmazlığını algılayabi- lirler... Türkiye “Ilımlı İslam Devleti Modeli”ni benim- seyebilecek insanların yaşadığı bir ülke değil... Yakın gelecekte dost da düşman da bu Türkiye gerçeğini şu ya da bu biçimde anlayacaktır... EVET / HAYIR OKTAY AKBAL Hangi Birini? Neden Cumhuriyet’te Yazõlõr? Hamdi Yaver AKTAN Yargõtay 8. Ceza Dairesi Üyesi A tatürk’ün Yunus Nadi’ye ar- mağan ettiği İttihat ve Terak- ki’nin genel merkez binasõ Kõr- mõzõ Konak’ta 7 Mayõs 1924’te yayõ- na başlayan Cumhuriyet gazetesinin ilk sayõsõnda Yunus Nadi “Cumhuri- yet’in siyasi programı isminden bel- li olduğu gibi, onu yayımlayanların siyasi hayatları da bellidir. Cumhu- riyet, Türkiye’de büyük kavgalarla elde edilmiş tarihi bir sonuçtur… Cumhuriyet memlekete mal olmuş bir fikirdir” diyordu! Gazete yayõn ya- şamõna girmeden Yeni Gün gazetesi- ni yeniden çõkarmayõ düşünen ve bu dü- şüncesini Mustafa Kemal’e açan Yu- nus Nadi “Nadi Bey, sen Yeni Gün ye- rine Cumhuriyet adlı bir gazete çı- kar” yanõtõnõ alõr ve gazetenin ismi de böylece konulmuş olur! Kuşkusuz ki o dönemde Cumhuriyet, Cumhuriyet karşõtõ ittifaklara ve hila- fet özlemcilerine karşõ kararlõ bir işlev yüklendi; tõpkõ günümüzde olduğu gi- bi! Gerçekten de anayasada yazõlõ de- ğiştirilemez ilkeler, Cumhuriyet’in üzerinde durduğu, büyük bir duyarlõ- lõkla savunduğu temel değerlerdir. Batõda laiklik, uluslaşma sürecinin sonunda ortaya çõkmasõna karşõn, Tür- kiye’de uluslaşma ile birlikte hatta uluslaşmanõn önkoşullarõndan biri ola- rak doğmuştur. Bu bağlamda ulus dev- letin korunmasõ için laikliğin kararlõlõkla Cumhuriyet’te savunulmasõ bu ne- denledir. Demokrasinin önündeki en- gellerin temizlenmesi de ancak anõlan ilkeyle gerçekleşebilir. Türkiye Cumhuriyeti uzunca bir sü- reden bu yana dõş güçlerin yoğun sal- dõrõsõyla karşõ karşõyadõr. Cumhuriye- tin temel değerlerine, kurumlarõna yö- Arkası 8. Sayfada
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog