Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B 21 KASIM 2008 CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER 3 SÖZ ÇİZGİNİN Turhan Selçuk BİR PARMAK BAL.. GENİŞ AÇI HİKMET BİLA Anneçocuk Bir 20 Kasım daha sessiz sedasız geçti. Dün, Dünya Çocuk Hakları Günü’ydü ve kazık ka- dar büyüklerin çoğu bunun farkında değildiler. Çün- kü, tüm çabalara rağmen Türkiye’nin büyüklerine ço- cukların da haklarının olduğu, onların da ‘birey’ olduğu gerçeğini kabul ettirmek o kadar kolay değil. Daha çok uğraşmak gerekiyor. Yüzlerce yıl ‘birey’ deyince akıllara sadece ‘erkek’ sıfatının geldiği, ‘kişi’ deyince ‘erkişi’nin anıldığı top- lumlarda, kadının da çocuğun da haklarını kabul et- tirmek, uzun soluklu bir mücadeleyi gerektiriyor. Er- kek egemen toplumlarda kadının da çocuğun da hak- ları yoktur, görevleri vardır. Hele çocuk dediğin, insan değil, babasının dediğini yapmak zorunda olan bir bü- cürdür. Fikri yoktur, düşüncesi yoktur, duyguları yoktur. O ancak büyüyünce, askere gidince ya da ev- lenince ‘adam’ olacaktır. Aslında bütün geri kalmış toplumlarda durum bu- dur. Yüz milyonlarca ‘çocuk işçi’, yüz binlerce ‘çocuk asker’, işte bu zihniyetin ürünleridir. Eğer ‘asker’ ve- ya ‘işçi’ olmaktan daha iyi durumdalarsa, kendi ço- cuklarına da kendilerine bakılan gözle bakacak anne- baba adaylarıdır onlar. Erkek egemen toplumlarda kadın ve çocuk hakla- rının güç sahipleri tarafından kendiliğinden verilmesini beklemek boşuna. Mücadelesiz olmuyor ve olmaya- cak. Sevindirici gelişme, annelerin ve annelerle çocuk- ların haklarına saygı gösteren tüm insanların, çocuk haklarını kabul ettirmek için kolları sıvamış olmaları. Çeşitli sivil toplum örgütleri bu yolda ciddi çabalar için- deler. Çünkü biliyorlar ki, ancak çocuklarına saygı gös- teren, evet sadece sevgi değil, saygı da gösteren top- lumlar çağdaş toplumlardır, uygar toplumlardır. ‘Anne’ kutsal bir kavram. ‘Çocuk’ da öyle. Bir ara- ya gelip ‘Anneçocuk’ olunca daha kutsal bir anlam çı- kıyor ortaya… ‘Çocuk İstismarına Hayır!’ kampanyası başlatan bir grup insan, ‘annecocuk.com’ sitesinde bir araya gelmişler. Kampanyalarını duyurmak, çabala- rına destek bulmak için büyük bir gayret ve özveri gös- teriyorlar. Meclis Başkanlığı’na, Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı’na başvurmakla kalmıyorlar, afişler- le, imza kampanyalarıyla, seslerini çoğaltmaya ça- lışıyorlar. Destek bekliyorlar, imza bekliyorlar. Sabahlara kadar çalışıyorlar, afişler hazırlıyorlar, okullara dağıtı- yorlar. Ve hem yetkilileri hem insan hakkına saygılı tüm insanları göreve çağırıyorlar. Daha ne yapsınlar? Genellikle sözü dolaştırır, medyaya getiririm. Çün- kü medyanın (isterse) insanları, kitleleri bilinçlendirme gücü var. Örneğin bir Dünya Çocuk Hakları Günü’nde Türkiye’de medya ortalığı ayağa kaldırabilir, haber, ya- zı ve programlarla yol gösterebilir, bu yolda çaba gös- teren kişi ve kuruluşlara destek olabilirdi. Bir dahaki Çocuk Hakları Günü’ne kadar da gelişmelerin takip- çisi olabilirdi. Ama olacak. Bugün değilse, yarın olacak. hikmet.bila@ntv.com.tr Böbrek hastasõ Aycan, çocuk sahibi olmak için ölüm belgesini imzaladõ Çocuk için ölüme imza attõ SİBEL BAHÇETEPE Böbrek hastasõ olan ve diyalize girdiği sõrada hamile kalan Ümmü Aycan (30), doktorlarõnõn riskli de- mesine karşõn “tehlikeyi göze al- dığına” dair belgeyi imzaladõ ve be- beğini dünyaya getirdi. Geçen gün- lerde de çapraz nakil (aynõ durum- daki iki çift arasõnda birinin verici- sinden diğerinin alõcõsõna böbrek nakli yapõlmasõ) yöntemiyle böbrek nakli olan Aycan, şimdi sağlõklõ bir şekilde yaşamõnõ sürdürüyor. On yõl önce mide bulantõsõ ve kus- ma şikâyetiyle hastaneye kaldõrõlan Aycan, bu sõrada böbreklerinin ça- lõşmadõğõnõ öğrendi. Doğuştan ailevi akdeniz ateşi (FMF) hastasõ olan Ay- can, diyalize girerek yaşamõnõ devam ettirdi. Hastalõğõnõn ardõndan birkaç yõl sonra hamile kalan Aycan, dok- torlarõn buna izin vermediğini ancak kendisinin tüm haklarõnõ öğrene- rek hamileliğini devam ettirdi. Her diyaliz hastasõnõn aksine riskli ol- duğu halde her gün diyalize girme- yi göze alan Aycan, bu süreçte “ölürsem kendi iznimle” ifadesini içeren bir belge imzaladõ. Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi Organ Nakli Uzmanõ Doç. Dr. Alp Gürkan’la bağlantõya geçen Aycan, çapraz nakil yöntemiyle organ nak- lini gerçekleştirebileceğini öğrendi. Hastane yönetimi, böbrek nakli bek- leyen 13 yaşõndaki bir çocuğun an- nesinin böbreği karşõlõğõnda, karşõ ai- leden uyumlu bir böbrek bağõşõyla nakil oldu. Doç. Dr. Gürkan “Ay- can, örnek bir hasta. Tüm hasta- lar bu denli mücadeleci ve kararlı olduğu takdirde organ naklinde ülke olarak büyük aşama kayde- debiliriz” dedi. Sağlõklõ bir çocuk dünyaya getiren Aycan, “Geriye baktığımda bu savaşı kazandığımı görüyorum. Benim gibi bekleyen ve kararsız yaşamını tüketen herkesin bu ko- nuda inançlı olmasını öneriyo- rum. Oğlumla ve sevdiklerimle il- gili tüm hayallerime tanık olarak yaşlanabileceğim” diye konuştu. Böbrek nakli olan Aycan, şimdi sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürüyor. AKIN BODUR İSKENDERUN- CHP Hatay Milletvekili Fuat Çay, İzmir’in Güzelbahçe ilçesindeki 5 okulda kadrolu din kül- türü ve ahlak bilgisi öğretmeni bulunmadõğõ gerekçesiyle imamlarõn görevlendirildiği iddiasõnõ TBMM’ye taşõdõ. Milli Eğitim Bakanõ Hüseyin Çelik’in yazõlõ olarak ya- nõtlamasõ istemiyle bir soru önergesi veren Çay, “Bu bir şaka mıdır, gerçek midir” diye sordu. İmamlarõn gör- evinin yurttaşlarõn dini görevlerini doğ- ru olarak yerine ge- tirmesini sağlamak olduğunu vurgula- yan Çay, bu kişile- rin hangi mevzuata göre din kültürü ve ahlak bilgisi öğret- meni olarak görev- lendirildiğini öğ- renmek istedi. Ben- zer görevlendirme- lerin daha önce ya- põlõp yapõlmadõğõnõ, atama bekleyen din kültürü ve ahlak bil- gisi öğretmeni olup olmadõğõnõ da so- ran Çay, önergesin- de şu ifadelere yer verdi: “Bu kişiler han- gi okuldan mezun- lardır ve formas- yonları var mıdır? Bu kişilere bu gö- revlendirmenin karşılığı olarak ay- rıca ücret öden- mekte midir? Ge- rekli formasyonu tamamlayarak atama bekleyen din kültürü ve ah- lak bilgisi öğret- meni var mıdır? Varsa bu boş kad- rolara bu öğret- menlerin atamala- rı neden yapıla- mamaktadır?” CHP’Lİ ÇAY’DAN SORU ÖNERGESİ İmamlarõn öğretmen olarak atanmasõ TBMM gündeminde ORDU VALİLİĞİ, MÜFTÜLÜĞE AİT 2 ARACA EL KOYDU ERDOĞAN ERİŞEN ORDU - Ordu Valisi Ali Kaban, mahkeme tarafõn- dan görevine iade edilen İl Müftüsü Tacettin Sevinç’in makam aracõna ve yurttaşla- rõn katkõsõyla müftülüğe alõ- nan bir minibüse el koydu. Ordu Müftülüğü’nden 8 Şubat’ta Yozgat Müftülü- ğü’ne atanan Sevinç, burada 2 ay görev yaptõktan sonra bölge idare mahkemesine başvurarak tayininin iptal edilmesini istedi. Sevinç, mahkeme kararõy- la yeniden Ordu Müftülü- ğü’ne atandõ. Sevinç’in yeri- ne atanan Veysel Çakı ise Diyanet İşleri Başkanlõğõ’nca Karadeniz Bölgesi Din Uz- manõ kadrosuna alõnarak ge- çici görevle Ordu’da kaldõ. Çakõ’ya müftülük binasõ ye- rine valilikte bir oda tahsis edildi. Sevinç’in görevine dönmesinden sonraysa Vali Kaban’õn talimatõyla müftü- lüğe ait 2 makam aracõna el konularak otoparka çekildi. Kaban ile Sevinç arasõnda bir süredir anlaşmazlõk yaşandõ- ğõ ileri sürülürken, valilik ve müftülük konuyla ilgili açõk- lama yapmaktan kaçõndõ.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog