Bugünden 1930'a 5,498,322 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 17 KASIM 2008 PAZARTESİ 6 HABERLER Filmdeki sahne haksızlık Karabekir’in Mustafa Kemal’i tutuklamak için geldiğini gösteren sahne soru işaretleri taşõyor. Karabekir hatõralarõnda Can Dündar’õn ‘Mustafa’ filmindeki sahneden söz etmiyor ALEV COŞKUN “Mustafa” adlõ belgesel üzerin- deki tartõşma sürüyor. Can Dündar aslõnda yeni bir şey söylemiyor, bi- linmeyen yeni bir olay ya da belge sunmuyor. Kişisel yorumlarla, abar- tõlmõş kimi sahnelerle “insani yön- leri vurgulamak” adõna karşõmõza başka bir Mustafa Kemal çõkarõyor. Ama işin içine belgesel kelimesi girince durum değişiyor. Belgesel olduğu için filmdeki bir- çok noktayõ bõrakõp sadece Erzu- rum’daki “O AN” üzerinde dur- mak istiyorum. Önce “O AN”õ tanõmlayalõm. Mustafa Kemal, kurmay heyeti ve Rauf Orbay Erzurum Kongresi ne- deniyle Erzurum’a gelmişlerdir. Ta- rih 3 Temmuz 1919. İstanbul Hü- kümeti kendisini görevden almak is- tiyor. Padişahla telgraf başõnda ya- põlan görüşmeden sonra Mustafa Kemal, 07/ 08 Temmuz gecesi saat 22.50’de askerlikten istifa ediyor. Anlatõma göre, iki gün sonra, kol- ordu komutanõ Kazım Karabe- kir’in Mustafa Kemal’in kalmakta olduğu eve doğru bir bölük askerle gelmekte olduğu bildirilir. Filmde bu sahnede öyle bir Mus- tafa Kemal canlandõrõlõyor ki, tedir- gindir ve korkmaktadõr. Kolordu komutanõ acaba Mustafa Kemal’i tu- tuklayacak mõdõr? Karabekir yaklaşõr, askerce se- lam verir ve “Emrinizdeyim Paşa! Ben, subaylarım, erlerim, kolor- dum hepimiz emrinizdeyiz.” İşte bu noktada Mustafa Kemal ra- hatlar… Erzurum’da böyle bir sahne geç- miş midir? Yanõtõmõz şudur: Böyle bir sah- nenin geçtiğine dair tam ve kesin ola- rak bir belge yoktur. Mustafa Kemal korkup tereddüt geçirmiş midir? Mustafa Kemal insandõr, her insan gibi tereddüt geçirmiş olabilir. Pekiyi, bu sahnede doğru olmayan, saptõrõlan nedir? O an: Abartılı anlatım Bu sahnede abartõlan, saptõrõlan Mustafa Kemal’in korktuğu, Kara- bekir’in de onu tutuklayabileceği olgusudur. Bunlar abartõlmõştõr. Bu aslõnda Karabekir Paşa’ya ya- põlan bir haksõzlõktõr. Çünkü, sanki Karabekir tutuklamak için bir bölük askerle gelmekte ve bir an için mil- li mücadeleye ihanet etmektedir. Bunlar gerçek değildir, abartõlmõştõr. Bakõnõz neden?.. Şimdi belgelere girelim. Bu sahne Rauf Orbay’õn “Siyasi Hatıralar” kitabõnda anlatõlmõştõr. Anlatõm Atatürk’ün ölümünden son- ra oldu. Şevket Süreyya Aydemir de “Tek Adam” adlõ üç ciltlik kita- bõnõn ikinci cildinde bu sahneyi Or- bay’dan aktararak biraz da abartõp duygusallõk katarak betimlemiştir. Şimdi bir soru sormak gerekir: Pe- kiyi.. diğer belgelerde böylesi bir sah- ne anlatõlmõyor mu? Yanõt: Hayõr, hiçbir belgede böy- le bir sahne anlatõlmõyor. Örneğin böylesi dramatik bir ola- yõ birebir ve dakika-dakika bilmesi gereken başyaver Cevat Abbas’õn hatõralarõnda böyle bir sahneden söz edilmiyor. (Bkz: Atatürk’ün Yaveri Cevat Abbas, Gürer Yayõnlarõ 2007) Diğer bir örnek Mustafa Kemal’in kurmay başkanõ Albay Kazım Di- rik’in Anõlarõ’dõr. Albay Dirik’in anõ- larõnda da böyle bir sahne anlatõl- mamõştõr. (Bkz: Vali Paşa Kazım Dirik, Gürer Yayõnlarõ, 2008) O sõrada Mustafa Kemal’in çok ya- kõnõnda olan ve kurmay heyetinin is- tihbarat subaylõğõnõ yapan, resmi ve askeri yazõşmalarõ yürüten Kurmay Binbaşõ Hüsrev Gerede’nin Anõla- rõ’nda da böyle bir sahneden söz edil- memektedir. (Hüsrev Gerede’nin Anıları, Literatür, 2002) Aynõ biçimde Erzurum’da Ata- türk’ün çok yakõnõnda bulunan, ka- rargâha ait bütün gelişmeleri, Ata- türk’ün özel konuşmalarõnõ ve dü- şüncelerini titizlikle not alan eski Bit- lis Valisi Mazhar Müfit Kansu’nun kitabõnda da böyle bir sahne yoktur. (Bkz: Mazhar Müfit Kansu, Erzu- rum’dan ölümüne kadar Mustafa Kemal ile beraber, Ankara TTK) Şimdi sormak gerekiyor: Böyle- sine önemli, tedirgin edici, kritik bir olay atlanõr mõ? Neden diğer tanõk- lar bu olaydan söz etmiyorlar? Bu sahneyi sadece Rauf Orbay be- timliyor, o gün orada bulunan ve bu olayõ birebir yaşamasõ gerekenler bu sahneden bir kelime dahi söz etmi- yorlar. Bu sahne Orbay tarafõndan neden bu derece abartõlarak anlatõlmõştõr. Bi- lindiği gibi İzmir suikastõ davasõnda Orbay ve Karabekir sanõk olarak yar- gõlandõlar. Karabekir aklandõ, Orbay yurtdõşõnda olduğu için gõyabõnda on yõl ceza aldõ, sonra da affa uğradõ. Or- bay’õn hatõralarõ ilk kez 1962 yõlõn- da Feridun Kandemir tarafõndan Yakın Tarihimiz dergisinde ya- yõmlandõ. Orbay da 1964 yõlõnda vefat etti. Orbay’õn bu sahneyi abartmasõ acaba İzmir Suikastõ davasõnda be- raber yargõlandõklarõ arkadaşõ Kara- bekir’e karşõ bir jest midir? Böyle bir sahnenin gerçekleşip gerçekleşmediğini anlayabilmek için Erzurum Kongresi öncesi ve sonra- sõnda Atatürk, Karabekir ilişkisini mercek altõna almamõz gerekir. Ama öyküleri bõrakõp belgelere dayanarak. Karabekir Erzurum’daki 15, Kol- ordu görevine giderken veda ziyareti için Mustafa Kemal’in Şişli’deki evine geldi. (11 Nisan 1919) Mustafa Kemal ile yaptõğõ görüşmede; “artık memleketin içine düştüğü du- rumda İstanbul’da hiçbir şey ya- pılamayacağından ve herkesin bu- radan ayrılarak Anadolu’ya, ter- cihen Doğu’ya gelmesini istedi.” (Bkz: K. Karabekir, İstiklal Harbi- miz, Yüce Yayõnlarõ, 1988 S.15) 19 Mayõs 1919’da Samsun’a çõkan Mustafa Kemal önce Havza’ya ora- dan Amasya’ya geçti. Amasya’da “Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikede- dir. Milletin bağımsızlığını, mille- tin kesin kararı ve direnişi kurta- racaktır” diye başlayan ihtilal bil- dirisini yayõmladõ. Tarih 22 Haziran 1919.. İmzalayanlar Mustafa Ke- mal, Rauf Orbay , General Ali Fu- at Cebesoy, Albay Refet Bele ayrõ- ca General Kazõm Karabekir ile Ge- neral Cemal Paşa telgrafla bildiriye onay verdiler. Bunun üzerine 23 Haziran 1919’da İstanbul Hükümeti bir genelge ya- yõmlayarak Mustafa Kemal’in yet- kilerini elinden aldõğõnõ bildirdi ve Mustafa Kemal’in acele İstanbul’a dönmesi istendi. 03 Temmuz 1919’da Mustafa Ke- mal ve heyeti Erzurum’a geldi, Halk, askerler ve Kazõm Karabekir tara- fõndan büyük törenle karşõlandõlar. O gece Mustafa Kemal, Rauf Or- bay, Kazõm Karabekir birlikte görüş- tüler. Karabekir, İstanbul’un Mustafa Kemal’i çağõrdõğõnõ, görevden ala- cağõnõ, bu durumda “… derhal as- kerlikten istifa ederek, İstanbul’a çağrılmasına sebep bırakmamasını ve böyle bir karar vererek Erzu- rum’da kalmasını istedi ve kendi- sine bir lider ve komutan olarak itaat edeceğini söyledi” (Rauf Or- bay, Siyasi Anılar, Örgün, 2005, S. 314-315 K. Karabekir, İstiklal Har- bimiz, age. S.62) 5 Temmuz 1919 Cumartesi gece- si çok önemlidir. Erzurum Kalesi Muhafõzlõğõ’na ait küçük binada giz- li bir toplantõ yapõldõ. Toplantõya Mustafa Kemal, K. Karabekir, Rauf Orbay, Erzurum Valisi Münir Bey, İzmit Mutasarrõfõ Süreyya Yiğit, Albay Kazõm Dirik, Binbaşõ Hüsrev Gerede, M.Müfit Kansu ve Dr. Bin- başõ Refik Saydam katõldõlar. Sabaha karşõ Anadolu hareketinin başõ için seçim yapõlmasõ istendi. Bir gün sonra yeniden toplandõk- larõnda bütün katõlanlar önder olarak Mustafa Kemal’i seçti. Sadece Er- zurum Valisi Münir (Akkaya) ken- disinin bu işlerden af edilmesini is- tedi. (Bu önemli toplantõ Nutuk, Kansu, Gerede, Orbay ve Karabe- kir’in anõlarõnda yer almaktadõr.) Burada bir önemli noktayõ daha dikkate getirmek istiyorum. İstanbul hükümeti Karabekir’le temasa ge- çerek onu Mustafa Kemal’in yerine 9. Ordu Müfettişliği’ne getirmek is- tediğini bildirdi, Karabekir bu gör- evi kabul etmedi. Bu da Karabekir’in Mustafa Kemal’e olan sevgisini ve saygõsõnõ gösterir. Karabekir, aslõnda ta başõndan be- ri askerce verdiği söze en üst düzeyde uyuyor ve uyguluyordu. Mustafa Kemal ve Rauf Orbay’õn, Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne üye kabul edilmeleri ve Erzurum Kong- resi’ne katõlabilmeleri sağlandõ. 7/8 Temmuz 1919 Pazartesi’yi Salõ’ya bağlayan gece Mustafa Ke- mal, Padişah’õn Saray’õndan telgraf başõna çağõrõldõ. Mustafa Kemal misafir kaldõğõ Kolordu’nun emrindeki binadan tel- grafhaneye doğru gitmektedir. Er- zurum sokaklarõndan telgrafhaneye giderken yalnõz değildir. Bir yanõn- da Kazõm Karabekir Paşa, diğer ya- nõnda Rauf Orbay yürümekteler.. Arkalarõndan Kurmay Başkanõ Albay Kazõm Dirik ve sonra yaverler… Telgrafhaneye gelinir ve Yõldõz Sa- rayõ ile iletişim başlar… Harbiye Nâ- zõrõ, görevinden ayrõlmasõnõ ve Ana- dolu’nun dilediği bir yerinde “teb- dil-i hava” almasõnõ ister, Mustafa Kemal bunu reddeder. Padişah onu askerlik hizmetinden azlettiğini teb- liğ ederken Mustafa Kemal de or- dudan istifa ettiğini bildirir. Saat gece 10.50’dir. Bu noktada Rauf Orbay ve Kara- bekir, Mustafa Kemal’i tebrik ettiler. Karabekir, Mustafa Kemal’e “Em- rinizdeyim paşam” dedi. Burada belgelere dayalõ olarak anlatõlan gelişmeler karşõsõnda iki gün sonra ne Mustafa Kemal’in titreye- rek tedirgin olmasõ ne de sağlam ka- rakteri bilinen Karabekir’in Musta- fa Kemal’i tevkif etmek gibi bir düşüncesi olanak dõşõdõr. Olaylarõn olağan gelişmesine de aykõrõdõr. Mustafa Kemal’i tevkif etmeyi isteyecek Karabekir’in Kolordu Ko- mutanlõğõ’nõn içindeki bir binada bulunan Mustafa Kemal’e bir bölük askerle gitmesine de gerek yoktur. Bir yüzbaşõ ya da binbaşõ ile birkaç asker göndererek bu işi yapabilirdi. Böyle bir sahnenin abartõlarak ele alõnmasõ aslõnda Mustafa Kemal’den çok Karabekir’e karşõ yapõlmõş bir haksõzlõk ve saygõsõzlõktõr. Olayın özeti Şimdi olaylarõ özetleyerek yine- leyelim: 1. Karabekir Erzurum’a hareket et- meden önce Mustafa Kemal’i ziya- ret edip onu Doğu Anadolu’ya davet etmedi mi? 2. 22 Haziran 1919 Amasya İhti- lal Bildirisi’ni Karabekir telgrafla onay verip imzalamadõ mõ? 3. Erzurum’a ilk geldikleri gün (3 Temmuz 1919) Karabekir, İstan- bul’un õsrarlarõ karşõsõnda daha faz- la beklemeden Mustafa Kemal’in gö- revden ayrõlmasõnõ ve böyle bir du- rumda kendisinin lider olarak kabul edileceğini bildirmedi mi? 4. Daha sonra yapõlan gizli top- lantõda Mustafa Kemal Karabekir’in de oyuyla önder olarak seçilmedi mi? 5. 7/8 Temmuz gecesi Yõldõz Sa- rayõ ile yapõlan telgraf iletişimi için oraya beraber gitmediler mi? Mus- tafa Kemal’in askerlikten istifa et- mesi üzerine Karabekir kendisini hararetle tebrik etmedi mi? Emrinde olacağõnõ bildirmedi mi? Bütün bu koşullar ve gelişmeler karşõsõnda nasõl olur da Karabekir Mustafa Kemal’i gelip tutuklayabi- lir? Mantõk çizgisine aykõrõdõr... Bu noktada belgelere dayanarak ta- rihi yeniden yorumlayanlarõn yap- masõ gereken çok önemli bir nokta- yõ belirtmek isterim. Neden Karabekir’in anılarına bakılmadı? Sözü edilen bu sahne, bu olay Mustafa Kemal ile Karabekir ara- sõnda geçmiştir. Mustafa Kemal bu konuda bir şey söylemiyor. O gün orada bulunanlar Orbay hariç bu sah- neden söz etmiyor. Bu eylemi ger- çekleştiren Karabekir acaba ne di- yor? Bu konuda Karabekir’in yaz- dõklarõna, söylediklerine hatõrala- rõnda bakmak gerekmez mi? Şimdi Karabekir’in hatõralarõna bakõyoruz. Karabekir’in İstiklal Harbimiz adõnõ taşõyan hatõralarõ 1960 yõlõndan bu yana çeşitli tarih- lerde basõldõ. Karabekir hatõralarõn- da, “Mustafa Kemal’in Samsun’a Gelişi” başlõğõ altõnda konuyu ele al- makta, Samsun’dan Erzurum’a ge- lişini, oradaki bütün gelişme ve ara- larõnda geçen konuşmalarõ, birbir- lerine gönderdikleri telgraflarõ, Mus- tafa Kemal’in istifasõnõ ve Erzurum Kongresi’ni anlatõr. Yaklaşõk 45 sayfa bu konular üzerinde durur. (Kazõm Karabekir, İstiklal Harbi- miz, İstanbul, Yüce Yayõnlarõ, 1988 S. 29 - 75) Karabekir bu bölüme aşağõdaki şu anlamlõ cümle ile başlõyor: “Mustafa Kemal Paşa’yı başa geçirmek ve bunu bütün kuvve- timle tutmayı daha İstanbul’da iken düşünmüştüm” (Sayfa 29) Pekiyi 45 sayfalõk bu bölümde Ka- rabekir, Can Dündar’õn filmine konu yaptõğõ sahneyi ele alõyor mu, anlatõyor mu? Hayõr, böyle bir sahneden hiç söz edilmiyor. Böyle bir sahne olsa Ka- rabekir bunu iftiharla anlatmaz mõ? Karabekir sadece şöyle diyor: “Ak- şam Mustafa Kemal Paşa’nın ya- nına gittim… Ben istifayı müna- sip görüyordum. Bütün muhitimiz de bu fikirdeydi. Azledilmesinin ordu ve halka fena tesir yapaca- ğından korkuluyordu. Nitekim de böyle oldu. Artık askerlikten is- tifa ile münasebetsiz bir vaziyete düşmemesi lazım idi. Bunu kabul ile askerlikten de istifa ettiğini yaz- dı. Kemal Paşa pek meyustu. Ben kendisine hürmet ve samimiyette kusur etmeyeceğimi pek samimi ve ciddi bildirdim. Hazır ol vazi- yetinde selamla, bundan sonra dahi ne emirleriniz varsa yap- mayı şeref bilirim” dedim. (Kara- bekir age S.68) İşte gerçek budur. Karabekir, Rauf Orbay’a bu olay- dan 22 yõl sonra, 1941 yõlõnda bu ola- yõ betimleyen mektubunu fazla abar- tõlõ bulmuş ki bu mektubu kullan- mamõş, sadece kitabõnõn sonuna bir ek olarak koymuş. Karabekir, Kurtuluş Savaşõ süre- since Doğu’da çok önemli görevler üstlendi. Sağlam karakterli gerçek bir yurtseverdi. Ermenilere karşõ girişilen Doğu hareketini başarõyla yönetti ve bağõmsõzlõk savaşõnõn Doğu Cephesi’ni zaferle kapatmak onurunu kazandõ. Daha sonraki aşamada Cumhuri- yetin ilanõ ve Halifeliğin kaldõrõlõ- şõnda ne yazõk ki Mustafa Kemal’e ters düştü. Nutuk’ta Mustafa Ke- mal’in belirttiği gibi “Mücadeleye birlikte başladığı arkadaşları, iha- talarının hududunda (düşünme yetenekleri) bir bir kendisini terk ediyorlardı.” Karabekir’in hatıralarından: Kemal Paşa pek meyustu. Ben kendisine hürmet ve samimiyette kusur etmeyeceğimi pek samimi ve ciddi bildirdim. Hazır ol vaziyetinde selamla, “Bundan sonra dahi ne emirleriniz varsa yapmayı şeref bilirim” dedim. Mustafa Kemal’in solunda Fevzi Çakmak, sağında Kazım Karabekir, Kuvay-ı Milliye kalpağıyla. Kazım Karabekir, Mustafa Kemal’in yanında. Karşıyakalı taraftar öldürüldü BALIKESİR (Cumhuriyet) - BEKO Basketbol Ligi’nde oynanan Banvitspor-Põnar Karşõyaka maçõnõ izlemek isteyen taraftarlarõ Balõkesir’in Bandõrma ilçesine götüren iki otobüs, bir petrol istasyonunda mola verdi. Bu sõrada istasyondaki marketten alõşveriş yapan Põnar Karşõyakalõ taraf- tarlar arasõnda henüz belirlenemeyen bir nedenle tartõşma çõktõ. Tartõşmanõn kavgaya dönüşmesi sonucu petrol istasyonu sahibi İbrahim G’nin oğ- lu Ertuğ G. (22), pompalõ tüfekle ateş ederek ta- raftarlardan 4 kişiyi yaraladõ. Hastaneye kaldõrõ- lan yaralõlardan Manisa Spor Akademisi öğrenci- si Özgür Soylu (21), kurtarõlamadõ. Polis, kavga- ya karõşan 35 kişiyi gözaltõna aldõ. Ana-oğul sobadan zehirlendi ERZURUM (AA) - Erzurum Aziziye Mahalle- si’ndeki evlerinde gece sobayõ yaktõktan sonra uyuyan Hikmet Var ile 7 yaşõndaki torunu İrem Cansu Aktürk, öğlen saatlerine kadar odadan çõk- madõ. Başka bir odada kalan Funda Var, kahvaltõ- yõ hazõrladõktan sonra annesi Hikmet Var ile ye- ğeni Aktürk’ü uyandõrmak istedi. Funda Var, odaya girdiğinde annesi ve yeğeninin hareketsiz yattõğõnõ fark etti. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine gelen sağlõk ekipleri, Var ve Ak- türk’ün sobadan sõzan karbonmonoksit gazõndan zehirlenerek öldüğünü belirledi. Ege Bağatur anıldı ADANA (Cumhuriyet Bürosu) - Eski Adana belediye başkanlarõndan Ege Bağatur, ölümünün 18. yõlõnda Buruk Mezarlõğõ’ndaki kabri başõnda ailesi, yakõnlarõ ve dostlarõ tarafõndan anõldõ. Bu- rada kõsa bir konuşma yapan eşi Yõldõz Bağatur ve oğlu M. Çağrõ Bağatur, Ege Bağatur’un, Ada- na belediye başkanõ olduğu dönemde cesur, radi- kal kararlara imza attõğõnõ söyledi. 1975 yõlõnda Belediye Meclisi’nin yaptõğõ bir toplantõdan çõ- karken, Süleyman Sõrrõ Prodan adlõ bir kişi tara- fõndan tabanca ile vurulan Bağatur, ağõr bir teda- vi sürecinin ardõndan iyileşerek avukatlõk mesle- ğini sürdürmüş, 1990’da yaşamõnõ yitirmişti. İzinsiz gösterilere 21 tutuklama Haber Merkezi - Adana’nõn Ceyhan ilçesinde, DTP’nin düzenlediği basõn açõklamasõnõn ar- dõndan yapõlan izinsiz gösteriye katõlarak polise mukavemette bulunduklarõ öne sürülen 32 kişi- den 21’i tutuklandõ. Hakkâri’nin Yüksekova il- çesinde de terör örgütüne yardõm yataklõk ettik- leri ve terörist eylemleri yönlendirdikleri iddia- sõyla gözaltõna alõnan 5 kişi tutuklandõ. Teröre karşı motosikletli eylem İstanbul Haber Servisi - Çeşitli kulüplere üye yaklaşõk 100 motosikletçi, Sultanahmet’ten Bos- tancõ’ya dek konvoy oluşturarak terör örgütünü protesto etti. Motosikletçiler adõna yapõlan basõn açõklamasõnda, TSK’nõn yürüttüğü mücadeleye bir nebze olsun katkõda bulunmak için grubun motorlarõnõ Avrupa’dan Asya yakasõna sürdüğü belirtilerek milletin, kirli oyunlar karşõsõnda ge- çilmesi imkânsõz kale gibi dikileceği belirtildi. Özyeğin’in annesi toprağa verildi İZMİR (Cumhuriyet) - Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanõ Hüsnü Özyeğin’in önceki gün İzmir’de vefat eden annesi Dilnihat Özyeğin Devlet Bakanõ ve Başbakan Yardõmcõsõ Hayati Yazõcõ’nõn da katõldõğõ törenle Bornova’da topra- ğa verildi. Alsancak Hocazade Camisi’ndeki ce- naze törenine, Özyeğin ailesi, Bakan Yazõcõ, İz- mir Valisi Cahit Kõraç, İzmir Büyükşehir Beledi- ye Başkanõ Aziz Kocaoğlu, İzmir Ticaret Odasõ Yönetim Kurulu Başkanõ Ekrem Demirtaş ve çok sayõda vatandaş katõldõ. Dilnihat Özyeğin’in ce- nazesi kõlõnan namazõn ardõndan Bornova Kab- ristanõ‘na götürülerek toprağa verildi. Fransa’da işadamının kaçırılması İstanbul Haber Servisi - Fransa’da bir işada- mõnõn kaçõrõlarak ailesinden alõnan fidye parasõ- nõn TKP/ML örgütünün yayõn organlarõna akta- rõlmasõnõ sağladõklarõ iddiasõyla gözaltõna alõnan 5 kişi adliyeye sevk edildi. Polis ekipleri tara- fõndan Tekirdağ ve Mersin’de düzenlenen eş za- manlõ operasyonlarda gözaltõna alõnan örgüt üyeleri çõkarõldõklarõ mahkemede tutuklandõ. Eminönü’nde şüpheli ölüm İstanbul Haber Servisi - Eminönü’nde içtikleri bir maddeden zehirlenen Türkmenistan uyruklu 2 kişiden 1’i öldü. Piyerloti Caddesi’ndeki bir hanõn tadilat işleriyle uğraşan Türkmenistan uy- ruklu Rahman Cumayev ile Aziz Baltayev’in aniden rahatsõzlanmasõ üzerine, arkadaşlarõ am- bulans çağõrdõ. Olay yerine gelen polis ve sağlõk görevlilerince yapõlan incelemede, Rahman Cu- mayev’in hayatõnõ kaybettiği anlaşõldõ. Durumu ağõr olan Aziz Baltayev ise özel bir hastaneye kaldõrõlarak tedavi altõna alõndõ. Hırsızlık yapan 34 kişi yakalandı İstanbul Haber Servisi - İstanbul’un çeşitli semtlerinde ev ve iş yerlerinden hõrsõzlõk yaptõk- larõ öne sürülen 2’si kadõn 34 kişi gözaltõna alõn- dõ. Bu kişilerin üzerlerinde, bulunduklarõ ev ve depolarda yapõlan aramalarda, çalõntõ olduğu be- lirlenen elektronik eşyalar, bir miktar para, altõn, ziynet eşyasõ ile hõrsõzlõkta kullanõlan kaynak makinesi, delici ve kesici aletler ele geçirildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog