Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

Dramın böylesi! ANTALYA (AA) - An- talya’da 7 aylõk hamile eşi Fatma D’yi kendisini aldat- tõğõ iddasõyla öldüren Suat D’nin annesi Canan Kara- mercan, cinayete tanõk olan 5 yaşõndaki torunu Karde- len’in psikolojisinin bozul- duğunu belirterek “Devamlõ oyuncak bebeklerini bõçaklõ- yor” dedi. Canan Karamer- can, olay sõrasõnda ölen be- beğin N.K’ye ait olduğun- dan şüphelendikleri için DNA testi yapõlmasõnõ iste- diklerini ifade etti. Öte yandan, anne ile bebeğin cenazelerinin Atatürk Devlet Hastanesi Morgu’nda tutulduğu, otopsinin ardõndan cenazelerin Fini- ke’nin Turunçova beldesine gönderileceği bildiril- di. Antalya’da balõkçõlõk yapan Suat D, kendisini aldattõğõnõ ileri sürdüğü 7 aylõk hamile eşi Fatma D’yi bõçaklayarak öldürmüş, anne karnõndan sağ kurtarõlan erkek bebek de hastanede ölmüştü. Sprey boyalı hırsızlar ISPARTA (AA) - Isparta’da bankaya para ya- tõrmaya giden kişinin üzerine sprey boya sõkõldõ. Boyayõ sõkan zanlõ kaçarken, yardõm etme bahane- siyle gelen diğer zanlõ, içinde 9 bin 500 YTL olan çantayõ alarak kaçtõ. Bankaya para yatõrmaya gi- den Raşit Altunay’õn (53) yanõna yaklaşan bir kişi, Altunay’õn üzerine sprey boya sõkarak kaçtõ. Bu sõ- rada yoldan geçen başka bir kişi yardõm etme ba- hanesiyle Altunay’õn yanõna yaklaştõ. Üzerini te- mizlemek için çantasõnõ, bulunduklarõ Mescitli İş- hanõ’nõn içindeki masaya bõrakan Altunay’õn dal- gõnlõğõndan faydalanan zanlõ, çantayõ alarak kaçtõ. Polis, zanlõlarõn bulunmasõ için çalõşma başlattõ. Tosya’da gaz kokusu TOSYA (AA) - Kastamonu’nun Tosya ilçesin- de 3 gündür hissedilen gaz kokusu nedeniyle tek- nik inceleme yapõldõ. Tosya Belediye Başkanõ Sait Gülabacõ, ilçede cuma gününden itibaren LPG ko- kusuna benzeyen bir koku hissedildiğini söyledi. Kokunun kaynağõnõ bulamadõklarõ için endişelen- diklerini ve Kastamonu Valiliği’ne durumu bildir- diklerini ifade eden Gülabacõ, “Bayõndõrlõk ve İs- kân İl Müdürlüğü’nden bir ekip incelemelerde bu- lunarak gaz ölçümü yaptõ. Kuzey Anadolu fay hat- tõndaki ilçemizde 1943’te büyük bir depremin meydana gelmiş olmasõ bizi tedirgin ediyor. Koku- nun deprem habercisi olabileceği şüphesiyle üze- rinde duruyoruz” dedi. 97 kilo esrar ele geçirildi BELEN (AA) - Hatay’õn Belen il- çesinde bir kamyo- nun kasasõnda 97 kilogram kubar es- rar ele geçirildi, 2 kişi gözaltõna alõn- dõ. Bir ihbarõ değer- lendiren ekipler, il- çe girişinde Ali D’nin yönetiminde- ki kamyonu durdu- rarak arama yaptõ. Aramada, kamyo- nun kasasõnda gizli bölmelere yerleştirilmiş 97 kilogram kubar esrar ele geçirildi. Kamyon sürücüsü Ali D. ile aynõ araçta bulunan Nuriddin Ç, gözaltõna alõndõ. So- ruşturmanõn sürdüğü bildirildi. Öldürüp gömdüler SAKARYA (Cumhuriyet) - Sakarya’nõn Feriz- li ilçesindeki Sinanoğlu beldesinde Levent Ordu (29) adlõ kişiyi kafasõndan tabancayla vurarak öl- dürdüğü iddiasõyla gözaltõna alõnan K.A. ile cese- din gömülmesine yardõm ettikleri ileri sürülen Y.A, Y.Ç. ve K.E. mahkemeye sevk edildi. Zanlõ K.A, adam öldürme, diğer zanlõlar ise adam öldürmeye yardõm ettikleri gerekçesiyle tutuklandõ. Ferizli’de 10 Kasõm’dan beri kayõp olarak aranan Ordu’nun cesedi, önceki gün Sakarya Nehri kenarõnda topra- ğa gömülü olarak bulunmuştu. Soruşturmada, Le- vent Ordu’nun birlikte alkol aldõğõ K.A. tarafõndan öldürüldüğü, cesedin ise Y.A, Y.Ç. ve K.E’nin yar- dõmõyla gömüldüğü belirlenmişti. 92 kaçak yakalandı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Yurtiçinde ve sõnõrlarda gerçekleştirilen operasyonlarda 92 kaçak yakalandõ. Genelkurmay Başkanlõğõ’nõn in- ternet sitesindeki duyuruya göre, önleyici kolluk güçlerince dün Van, Çanakkale, Manisa, Edirne ve Muğla il merkezlerinde önceki gün yapõlan kont- rollerde, Türkiye’de bulunmasõ için yasal gerekleri karşõlamayan 32 Filistin, 28 Afganistan, 9 Burma, 4 Irak ve 1 Moritanya uyruklu toplam 74 kişi ya- kalandõ. Türkiye’den Yunanistan’a yasadõşõ yollar- dan geçmeye çalõşan 3 Burma ve 2 Filistin uyruk- lu, Suriye’den Türkiye’ye yasadõşõ şekilde geçen 1 Somali uyruklu ile İran’dan Türkiye’ye yasadõşõ olarak geçen 11 Türk vatandaşõ ve 1 İran uyruklu toplam 18 kişi hakkõnda da yasal işlem başlatõldõ. CMYB C M Y B 17 KASIM 2008 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER 3 SÖZ ÇİZGİNİN Turhan Selçuk AYDINLANMA EMRE KONGAR Milliyetçiliğin Erdemleri ve Tehlikeleri Bir yandan PKK’nin ayrılıkçı etnik terörü devam ederken, öte yandan Başbakan Recep Tayyip Er- doğan’ın ve AKP iktidarı mensuplarının, dinci söylem ve eylemlerine ek olarak, son günlerde sert bir milliyetçi çizgiye kaydıkları gözlemleniyor. İnsanlık tarihi, üretim ilişkilerine koşut olarak, dincilik ve milliyetçilik çizgisinde de izlenebilir ve irdelenebilir. Çünkü önce din, sonra da milliyet, tüm siyasal sistemlerin, toplumsal düzenlerin üst yapısını, ide- olojisini ve savaşların gerekçesini oluşturur. Üstelik bugün bile din (inanç, mezhep) ve milliyet (ırk, etnik grup) sadece toplumların değil, bireylerin de kimliklerini oluşturan esas öğelerdir. Bu nitelikleri ile din ve milliyet, bireyin aidiyet duy- gusu ile birlikte toplumsal birlikteliği de vurgular. Bir insanın birlikte yaşadığı topluma aidiyet duy- gusu aslında bir erdemdir: Bireyi, başkalarını düşünmeye, onlar için çalış- maya, kendi çıkarlarına ek olarak toplumun çıkar- larını da dikkate almaya, hatta kimi zaman özveride bulunmaya, kısacası başkalarına da yararlı olmaya yöneltir. Bir insanın aidiyet duygusu aynı zamanda, hem bireye yani kendisine hem de insanlığa dönük bir tehlikedir de. Önce, bireyin benliğini, iradesini, özerk ve bağım- sız kişiliğini daha büyük bir grup, bir cemaat, bir toplum içinde din ya da milliyet adına eritme tehlike- si ortaya çıkar. Daha sonra, o aidiyet duygusunun, özel bir grup için, insanlığın öteki kesimlerine karşı bir ayrımcılığa, bir üstünlük duygusuna, kısacası bir faşizme dönüşmesi tehlikesi görülür. Din, bugün de bireysel kimliği belirleyen işlevin- den önce, bütün Tarım Devrimi boyunca, din-tarım imparatorlukları döneminde yüzyıllarca, sadece toplumsal yapının göstergesi değil, aynı zamanda savaşların gerekçesini de oluşturan bir ideolojidir. Milliyetçilik de Endüstri Devrimi’nden sonra aynı ikili işlevi görmüştür. Tarım Devrimi sırasında savaşlar, toprak ve ürün için, din adına yapılmıştır… Endüstri Devrimi’nde de, hammadde ve pazar için, milliyetçilik adına. Dolayısıyla her iki ideoloji de, toplumları bir arada tutan, onlara kimlik veren işlevleri yanında, tarih boyunca dökülen kanların da gerekçesi ve simgesi olmuştur. Yani bugün için taşıdıkları tehlikelerin kanıtı o- larak, tarihsel anlamda hem güçlü hem de vukuat sahibidirler. Bütün bu tehlikelere karşın, yine de bugün dünya üzerinde egemenliğini sürdüren vahşi sömürüye karşı bir bilinç, milliyet çizgisinde, bu ideoloji demokratik ideallerle birleştirilebildiği oranda gerçekleştirilebilir. Günümüzde egemen olmaya başlayan, laiklik, in- san hakları, adalet ve özellikle de eşit vatandaşlık kavramlarını içeren demokrasi ideolojisi, dinin ve milliyetin taşıdığı tehlikeleri bertaraf eden, erdem- lerini öne çıkaran bir niteliktedir. Tam bu noktada, dinci ve milliyetçi ideolojilerin demokratik siyaset içinde kullanılmalarında yatan büyük tehlike ortaya çıkmaktadır: Bireyin aidiyet duygusunu, kimliğini belirlediği için yaygın kabul gören bu ideolojiler, bütün ilkel siyasetçilerin, demagog liderlerin ağzını su- landırmıştır. Ama bu ideolojiler, demokratik ilkelerin, laikliğin, vatandaş eşitliğinin dışında kullanılmaya başlandığı zaman yukarda açıklanan tüm kanlı ve bölücü faşist tehlikeler ortaya çıkar. Üstelik bu tür kimlik ideolojilerinin kullanılmaları kolay olduğu ve sınır tanımadığı için, popülist bir parti veya demagog bir lider bunu yapmaya başlayınca, partiler ve politikacılar arasında bir aşırılık yarışının başlaması da kaçınılmazdır. Bugün eşitlikçi milliyetçilik olarak tanımladığımız, Atatürk milliyetçiliği, demokratik milliyetçilik ne denli erdemli bir ideoloji ise, ayrımcı, demagojik milliyetçilik de o denli faşizan ve tehlikelidir. Ülkemiz faşist ve ayrılıkçı etnik PKK terörünün sorunlarıyla uğraşırken, dilerim, iktidar ve Başbakan ne yaptıklarının, ne denli tehlikeli bir silahla oy- nadıklarının bilincindedirler. ekongar@cumhuriyet.com.tr; www.kongar.org Her sarı metali altın sanmayın! İZMİR (AA) - İzmir’de gömü bulduklarõ- nõ söyleyerek, sarõ renk metalleri “tarihi değe- ri olan altõn” diye satmak istedikleri iddiasõyla 3 kişi gözaltõna alõndõ. Asayiş ekipleri, içinde 4 kişi olan otomobilde yaptõğõ aramada 800 parça sarõ renkte metal buldu. Otomobildeki- lerden Yaşar Albayrak, oğlunun asker arkada- şõ olan E. A’nõn kendileriyle irtibat kurduğu- nu, temel kazõsõnda bulduğu altõnlarõ satmak istediğini söylediğini ve pazarlõk için buluş- tuklarõnõ söyledi. Dolandõrõcõlõktan kayõtlarõ bulunan, E. A. (37), M.A. (31) ve Ö.D’nin (27), Albayrak’a ellerindeki sarõ renk metalle- ri 20 bin YTL karşõlõğõnda satmaya çalõştõklarõ tespit edildi. Zanlõlar, İzmir Cumhuriyet Baş- savcõlõğõ’na sevk edildi. Piyasaya sahte para sürdüler SINDIRGI (AA) - Balõkesir’in Sõndõrgõ il- çesinde, piyasaya sahte para sürdükleri iddia- sõyla 3 kişi tutuklandõ. Polis tarafõndan ihbar üzerine takibe alõnan, piyasaya sahte para sür- mek istedikleri iddia edilen Himmet E. (37) ve İbrahim G. (37) bir işyerinde sahte 100 YTL’lik banknotlarla alõşveriş yaparken suç- üstü yakalandõ. Himmet E. ve İbrahim G’nin paralarõ İbrahim G’den aldõklarõnõ söylemeleri üzerine bu kişi de Manisa’da gözaltõna alõndõ. Zanlõlar, çõkarõldõklarõ mahkemece tutuklandõ. ‘Türkiye’nin ‘Keyveni’si aranıyor’ ZUHAL AYTOLUN Hazõr yemek ve catering, günümüz- de en hõzlõ gelişen sektörlerden biri. Bu sektörde yõllardõr başarõsõnõ sürdüren fir- malardan biri de Keyveni. Türk mutfa- ğõnõn lezzetlerini işyerleriyle paylaşan Keyveni, bugünlerde farklõ bir heyecan yaşõyor. ‘Türkiye’nin Keyveni’si Ara- nıyor’ adõyla düzenlenen yemek yarõş- masõ ile hem yemek kültürünü yeniden gün- deme taşõyacak hem de gizli kalmõş yete- nekleri ortaya çõkaracak. Keyveni’nin sa- hibi Sadık Çelik, “Yarışma ile istedik ki, insanlar kaybolmaya yüz tutan bu kül- türü tanısın” diyor. Çelik’le hem değişen yemek kültürünü hem de yeni Keyve- ni’ler için düzenlenen yarõşmayõ konuştuk. -Keyveni sizin için ne ifade ediyor? Benim belki de çocukluğumun en önem- li imgelerinden biri keyveni. En başta 106 yaşõnda yitirdiğimiz babaannem Sultan Ana en büyük keyveni. Farklõ yörelerde fark- lõ anlamlara geliyor bu kelime. Konya’da aş- çõ kadõn anlamõna gelirken, Van’da ekmek yapan kimse, Gümüşhane ve Kayseri’de dü- ğün yemeği yapan kişi, Malatya’da yemek yapmakta becerikli, tutumlu kadõn anlamõ- na geliyor. Tabii her yörenin değişik ağõz- larõna göre de keyfen ya da keyvene de de- nilebiliyor. Aslõna bakarsanõz Anadolu Türk kültürünün en önemli öğelerinden birisidir keyveni. -‘Türkiye ‘Keyveni’sini arıyor’ yarış- ması ile neyi hedefliyorsunuz? Bu maharetli kadõnlarõn elinden ye- diğim çocukluğumun yemeklerinin ta- dõ hâlâ damağõmda ve ruhumda olduğu için, biz de onlar gibi lezzetli yemek ya- pabilmek ve o tatlarõ yaşatabilmek için çalõşan kurumumuzda, şimdilerde dü- zenlediğimiz yarõşma ile Keyveni kül- türünü yeniden gündeme taşõmayõ he- defliyoruz. Gizli kalmõş keyvenileri or- taya çõkarmak esas amacõmõz. -Yeni keyveniler sizce nasıl katkıda bulunacak Türk mutfağına? Keyvenilerin karõn doyurmanõn da ötesinde aile birliğini, bütünlüğünü, dir- liğini ve düzenini sağlamada, sürdürül- mesinde, sosyal ve kültürel açõdan oy- nadõklarõ rolü toplumumuz da görebilsin, hatõrlayabilsin. Bu sayede ayakta duran Türk toplumunun geleneksel büyük aile kavramõ büyük kentlerdeki kargaşa ve yozlaşma içerisinde erozyona uğramasõn. Pi- şirdikleri yemeklerle ve kendileri ile gurur duyabilsinler ve daha da iyisini yapmak için heveslensinler. Ve istedik ki, gönderdikleri tariflerdeki Anadolu lezzetlerinin yaşatõl- masõna ve çekirdek ailenin korunmasõna gü- cümüz yettiğince katkõda bulunalõm. ‘Sadaka tasarısı’AKP milletvekili Aksoy tarafõndan hazõrlanan enerjide dõşa bağõmlõlõğõ azaltmak amacõyla hazõrlanan tasarõnõn yetersiz olduğu vurgulandõ METE KIZIK İZMİR - TBMM Enerji ve Sanayi Komisyonu Başkanõ, AKP Kütahya Milletvekili Soner Aksoy tarafõndan, enerjide dõşa bağõmlõlõğõ azaltmak ama- cõyla hazõrlanan yasa tasarõsõnõn, yeter- siz ve Türkiye’nin taahhüt ettiği hedef- leri gerçekleştirmeye yeterli olmadõğõ belirtiliyor. Aksoy tarafõndan hazõrlanan teklife göre, 2016’ya dek devreye girecek su, rüzgâr, jeotermal, güneş gibi yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarõndan üre- tilecek elektriğe 10 yõl alõm garantisi verilecek. Devletin, bu kaynaklardan üretilecek elektriği, kilovatsaati 5-18 sent arasõndaki fiyattan satõn almasõ ön- görülüyor. Oysa başta Almanya, Fransa, İtalya, Fas, Cezayir gibi ülkeler bu konuda sõ- nõrsõz alõm garantisi verirken, bu kay- naklardan üretilen elektriğe de 40 sent ücret ödüyor. Yasa tasarõsõnda ayrõca, rüzgâr ve gü- neş enerjisinden yararlanmada çok önemli bileşkeler olan güneş pilleri ve odaklayõcõ üniteler olarak kullanan elet- rik üretim sistemleri kapsamõnda yapõ- lacak Ar-Ge çalõşmalarõ, teşvik, vizyon, ulusal enerji politikasõ, yeni bir ekono- mik sektör olarak değerlendirilmiyor. Uzmanlara göre teklifin yasalaşma- sõyla, yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmak hayal olacak. Oysa Türkiye, 154 ülkeden resmi ve özel sektör lider- lerinin katõlõmõyla Bonn’da yapõlan “Yenilenebilir Kaynaklar 2004 (Re- newables 2004) Uluslararası Eylem Programı” çerçevesinde 2020’ye kadar rüzgâr ve güneş enerjisinden yararlan- ma kapasitesini binde 5’ten yüzde 10’a çõkarmayõ ve ulaşõmda kullanõlan biyo- yakõt oranõnõ da 2015’e dek yüzde 5’e yükseltmeyi taahhüt ediyordu. Avrupa Yenilenebilir Enerji- ler Birliği (EUROSOLAR) Başkan Yardõmcõsõ ve Marmara Üniversite- si Mühendislik Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Tanay Sõdkõ Uyar, Ak- soy tarafõndan hazõrlanan yasa ta- sarõsõnõn bu alanda yeterli olmadõğõnõ vurguladõ. Uyar, ülkemizde yenile- nebilir enerji uygulamalarõnõn ger- çekleşmesinin tek yolunun, fosil ve nükleer enerji kullanõmõnõn surdü- rülmeyeceğinin açõklanmasõ, bu ko- nuda yapõlan uzun vadeli bağõmlõlõk anlaşmalarõnõn iptal edilmesinden geçtiğini söyledi. Türkiye Enerji Stratejileri Uzmanõ Dr. Baha Kuban da “Son birkaç yõl- dõr Almanya, ekonomisinin motor gücü olan araba endüstrisinden vaz- geçerek çevre ve yenilenebilir enerji teknolojisi ve yatõrõmlarõ alanõnda ilk sõraya yerleşmek üzere. Almanya 20 yõldan beri bu alanda yapõlan ça- lõşmalarõ destekliyor. Buna rağmen şu anda güneşten elektrik üretenlere bu yõl da 49 sent destek veriliyor” dedi. UZUN VADELİ ANLAŞMALAR İPTAL EDİLMELİ Keyveni’nin sahibi Sadık Çelik, yarışmayı ye- ni Keyveni’ler için düzenlediklerini söyledi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog