Bugünden 1930'a 5,498,322 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B 11 KASIM 2008 SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER 7 DÜZ YAZI ORHAN BİRGİT Paşanın Gardiyan Korkusu! Avukatı Filiz Esen, eski Jandarma Genel Ko- mutanı, emekli Orgeneral Şener Eruygur’un dramını dünkü Vatan gazetesinde anlatmış. 67 yaşındaki Eruygur’un, Ergenekon davasın- dan sanık olarak tutuklanarak Kandıra F Tipi Ce- zaevi’ne konulduğunu, 17 Eylül 2008 günü, kal- dığı hücrenin merdivenlerinden düşerek beyin ka- naması geçirdiğini, Kocaeli Tıp Fakültesi Has- tanesi’nde uzun süren koma döneminden sonra, kısmen iyileşir gibi olduğunu biliyoruz. Kısmen iyileşir gibi sözcüğü ne anlama ge- liyor? Emekli Orgeneral, hücresinin merdivenle- rinden düşüp de boyun kemiğini kırmadan önce de yaşının verdiği kimi rahatsızlıklardan şikâyet- çiydi. Avukatı o şikâyetlerini gerekçe göstererek tutukluluk durumuna son verilmesini istemiş, ama yargıyı inandıramadığı için, salıverilme iste- ğini kabul ettirememişti. Ta ki, Eruygur, o talihsiz düşme olayı yüzünden komaya girip, apar topar hastaneye kaldırıldıktan beş gün sonra, Kocaeli Savcılığı’nın başvurusu üzerine Paşa’nın tutukluluk halinin kaldırılmasına karar verilmişti. Merdivenden düşme mi? Düşürülme mi? Bu kararın sadece kâğıt üzerinde kaldığını, “bi- linci gidip gelen Eruygur’un bazen eşini bile tanı- makta güçlük çektiğini” Filiz Esen’in açıklama- larından öğreniyoruz. Avukatın anlattıkları bu kadar da değil. Şu an- da tedavisi Haydarpaşa GATA Hastanesi’nde sü- ren eski Jandarma Genel Komutanı, kapıda ken- disini korumakla görevli olan jandarmaları gardi- yan zannediyor, “..ve onlardan çok korku- yor”muş! Avukatının dehşete kapılarak okuduğum bu son gözlemi, Eruygur’un geçirmiş olduğu merdiven- den düşme olayını, bir kazadan daha çok, ken- disinin itilmiş olması kuşkusuna bağlayan Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın beş gün önceki açıklamalarını çağrıştırdığı için, bu- günkü yazının konusu oldu. Prof. Dr. Fincancı’nın halen Silivri’de devam eden Ergenekon Davası’nda müdahil olma iste- ğinin kabul edildiğini biliyoruz. Ancak, emekli or- generaller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon hak- larında gözaltına alındıkları tarihten bugüne kadar hâlâ niçin ve ne ile suçlandıklarını anlatan bir id- dianame hazırlanmadığı için, dava da açılmış de- ğil. Bu nedenle de, Profesör Fincancı’nın müdahale isteğinin bu yüzden Silivri’de süren duruşmalar- da yürürlüğe girmesi olanak dışı olacaktır. Avukat Filiz Esen’in açıklamasındaki o dehşet verici iddiaya tekrar dönelim ve bilinci zaman za- man gidip gelen Eruygur’un “kapısında kendisi- ni korumakla görevli olan jandarma görevlilerini gar- diyan zannettiği için, onlardan çok korktuğu” tümcesinin altını kırmızı bir kalem ile çizelim. ‘Yaşaması bile mucize’ Avukatın açıklamalarına göre doktorları, yaşa- masını bile bu aşamada bir mucize olarak gör- dükleri hastanın kendisine ne zaman gelebilece- ği konusunda bir şey söyleyemiyorlarmış. Koskoca orgenerali korkuya düşüren gardiyan olayının nedenini, toplum olarak öğrenebilmemiz için Adalet Bakanı ve Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı’nın açacakları kovuşturmaya ihtiya- cımız var. Şener Paşa, Gülhane Askeri Tıp Akademi- si’ndeki odasının kapısında kendisini koruma amacı ile bekletilen jandarmaları gardiyan sandığı için niçin korkuyor? Yoksa 17 Eylül günkü merdivenden düşme ola- yına bir baş dönmesi değil de bilinmeyen elle- rin itip kakması mı neden oldu? Adli Tıp Uzmanı Şebnem Fincancı’nın kuşku- ları gerçekleşiyor mu? Faks: 0 216 302 82 08 obirgit@e-kolay.net ENTERNET / MEHMET SUCU Türkiye Bilişim Derneği’nin Adalet Bakanlığı ve Yeditepe Üniversitesi ile bir- likte organize ettiği ve Microsoft ile Kredi Kayıt Bürosu A.Ş’nin sponsor olduğu Siber Suç geçen ay sonunda gerçekleştirildi. Seminerin öncelikli ama- cı Siber Suçlar ya da Bilişim Suçları ile mücadelede ülkemizde tercih edilen yöntemlerin Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi çerçevesinde tartışılmasıy- dı. Toplantıya katılan STK’ler, bağım- sız kuruluşlar ve akademisyenlerin üzerinde uzlaştığı nokta uluslararası ni- telik taşıyan bilişim suçları ile ulusal mü- cadelenin çok faydalı olamayacağı, bu nedenle Siber Suç Sözleşmesi’ne taraf olmanın gerekliliğiydi. “Toplantıya katılan Avukat Mehmet Ali Köksal’ın belirttiğine göre konuş- malarda yargı mensupları, kamu kurum ve kuruluşu temsilcileri de genel olarak Sözleşme’nin imzalanmasının faydalı olacağı üzerinde durdular. Toplantıya Avrupa Konseyi’nden Ale- xander Seger de katıldı. Seger, Avru- pa Konseyi üye devletlerden sadece 6’sı- nın bugüne kadar Sözleşme’yi imzala- madığını, bu devletlerden Rusya ve Türkiye’nin önem taşıdığını, Sözleş- me’yi imzalamayan diğer devletlerin ise küçük ülkeler olduğunun altını çizdi. Toplantının ardından bir değerlen- dirme konuşması yapan Yargıtay 11. Ceza Dairesi Üyesi Sedat Bakıcı ise ‘kovana çomak soktuk’ diye başladığı değerlendirme konuşmasında iki gün süren toplantının oldukça faydalı ol- duğunu, toplantıların devam etmesi gerektiğini, bölgesel toplantılar yapıla- rak hâkim ve savcıların bilişim suçları ko- nusunda bilgilendirilmesinin gerekli ol- duğunu vurguladı. İki gün süren toplantıda öncelikle Si- ber Suç Sözleşmesi ele alındı. AB uyum yasaları çerçevesinde son yıllarda yapı- lan birçok düzenleme de Siber Suç Söz- leşmesi hükümlerinin Türk mevzuatına kazandırıldığı, bu nedenle Sözleşme hükümlerinin yüzde 90’ının mevzuatı- mızda karşılandığı dile getirildi.” Üzerinde durulan önemli konulardan birisi de 5651 sayılı Yasa’nın ardından giderek yaygınlaşan, internet sitelerine erişimin engellenmesi konusuydu. Top- lantıda konuşma yapan veya soruları ile katkıda bulunan birçok hâkim ve sav- cı bir kitap yüzünden kütüphanenin ta- mamının yakılması gibi değerlendir- dikleri erişimin engellenmesi kararını si- tenin tümü üzerine vermeyi isteme- diklerini, ancak sadece ilgili içeriğe erişimin engellenmesi kararı verildi- ğinde bu kararın uygulanamayacağı, bunun teknik olarak mümkün olmadı- ğı şeklinde kendilerine bilgi verildiğini belirterek, kararın bu şekilde verilme- sinin mümkün olup olmadığının açık- lığa kavuşturulmasını istediler. Bir konuşma yapan TİD Genel Se- kreteri İbrahim Sarıoğlu aslında bu- günkü teknoloji itibarıyla bunun müm- kün olduğunu, ancak, ISP’lerde (İnter- net Erişim Sağlayıcılar) bu teknolojiyi al- mak için gerekli yatırımın yapılmadığı- nı belirtti. Toplantıya katılan hâkim ve savcıların bilişimle belli bir ilişkileri ol- duğunu var sayarsak, bu yasakların al- tına imza atanların aynı şekilde dü- şünmedikleri ve belki de konu hakkın- da hiçbir fikirleri olmadığı belli oluyor. Konu hakkında bilgi sahibi olan hu- kukçuların görev yapacağı bir mahke- meye gereksinim var diyesi geliyor in- sanın. Ama tabii ki doğrusu, yargıçla- rın ve savcıların internet konusunda da- ha fazla bilgi sahibi olmaları gerekiyor. mehmet@cumhuriyet.com.tr Bir Kitap Yüzünden Kütüphaneyi Yakmak DİSK’ten 10 Kasım açıklaması İstanbul Haber Servisi - DİSK Genel Başkanõ Süleyman Çelebi, “Atatürk’ün öncülüğünü üstlendiği kazanõmlarõn, ölümünün 70’inci yõlõnda daha da ileriye taşõnmasõ gerekirken gittikçe eridiğini görmenin kendilerini üzdüğünü” bildirdi. Türkiye’nin gerçekleştirdiği devrimlerle dönemin en hõzlõ gelişmesini kaydeden ülkelerin başõnda yer aldõğõnõ, yaşamõn her alanõnda köklü dönüşümlerin gerçekleştiğini belirten Çelebi, bu olumlu gelişmelerin ne yazõk ki sürdürülemediğini, cumhuriyet ilke ve hedeflerine uzak akõmlar ve yaklaşõmlarõn ülkenin önüne barikat çektiğini kaydetti. Mönü Ata’nın sevdiği yiyecekler ANKARA (AA) - Esenboğa Havalimanõ’nda yiyecek-içecek hizmeti sunan BTA Catering, Atatürk’ün sevdiği yemeklerden oluşan mönüyü dün yolcularõn beğenisine sundu. Rumeli türküleri eşliğinde yolculara ikram edilen mönüde, Enginar Dolma, Kuru Fasulye, Cõzbõz Köfte, Kõymalõ Arnavut Böreği, Fava, Karnõyarõk gibi çeşitli yemekler yer aldõ. TAV Havalimanlarõ Holding’in işlettiği İstanbul Atatürk Havalimanõ ile İzmir Adnan Menderes Havalimanõ’nda da Atatürk’ün sevdiği yemekler yolculara ikram ediliyor. ‘Mustafa’ya suç duyurusu MALATYA (Cumhuriyet) - ADD Malatya Şube Başkanõ Ali Ekber Tunçdemir, Can Dündar’õn “Mustafa” adlõ belgesel filmini “Mustafa Kemal’i ve onun yolunda yürütülen Ulusal Kurtuluş mücadelesini bitirmeye yönelik bir psikolojik operasyon” diye nitelendirdi. Tunçdemir, filmle ilgili olarak yapõmcõlar hakkõnda suç duyurusunda bulunacağõnõ belirtti. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu- su, Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk aramõzdan ayrõlõşõnõn 70. yõldönümünde özlemle anõldõ. Ankara’daki ilk tören Anõtka- bir’de düzenlendi. Tören saat 08.55’te Cumhurbaşkanõ Abdullah Gül başkanlõğõndaki devlet erkânõ- nõn Aslanlõ Yol’da yürüyüşüyle baş- ladõ. Cumhurbaşkanõ Gül tarafõndan üzerinde “Cumhurbaşkanı” yazan beyaz kõrmõzõ karanfillerden oluşan çelengin mozeleye konulmasõnõn ardõndan Atatürk’ün 70 yõl önce ya- şamõnõ yitirdiği saat 09.05’te “ti” se- si ve sirenler eşliğinde 2 dakikalõk saygõ duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşõ okundu. Bu sõrada Anõtka- bir’deki gönderdeki Türk bayrağõ da yarõya indirildi. Cumhurbaşkanõ Gül ve protokolde yer alan devlet erkâ- nõ daha sonra Misak-õ Milli Kulesi’ne geçti. Gül daha önce yazõlmõş olan metni imzalayarak okudu. Yurttaşlar ellerinde Türk bayrak- larõ, kõrmõzõ karanfil ve güller ile Ata’ya olan sevgilerini sabahõn erken saatlerinde Anõtkabir önünde top- lanmaya başlayarak gösterdi. Resmi törenin ardõndan Atatürk’ün manevi huzuruna çõkõp saygõlarõnõ sunmak is- teyen genç yaşlõ her yaştan binlerce yurttaş Anõtkabir’in önünde uzun kuyruklar oluştururken, resmi tö- renden ayrõlan askerleri sevinç gös- terileri ve alkõşlarla uğurladõ. Elle- rindeki beyaz ve kõrmõzõ karanfille- ri Ata’nõn mozolesine bõrakan ziya- retçilerden bazõlarõ gözyaşlarõnõ tu- tamadõ. Anõtkabir’i ilk kez gören bedensel engelli Fatma Önal, İzmir’den gel- diğini ve Ata’nõn huzurunda ol- maktan dolayõ çok heyecanlõ oldu- ğunu söyledi. Van’dan gelen ilköğ- retim öğrencisi Öznur Demir, “İlk kez Atam’ın huzurundayım. Ata- türk’ün yaptığı yenilikler, bizleri buraya getirdi” dedi. Van’dan ge- len 9 yaşõndaki Rümeysa Demir Atatürk hakkõnda her şeyi öğrenmek istediğini dile getirirken Halk ozanõ Hasan Gül de Anõtkabir’e sadece 10 Kasõm’da değil, başka zamanlarda da gelerek Atatürk’ü ziyaret ettiğini belirtti. Anõtkabir’deki devlet töreninin ardõndan askeri ve sivil erkân ile öğ- renciler Atatürk’ün mozolesinin önünde saygõ geçişi yapmaya baş- larken, aralarõnda türbanlõ bir öğret- menin de yer aldõğõ, ellerinde Türk bayraklarõ bulunan bir grup öğren- cinin Atatürk’ün manevi huzuruna çõkmayarak Anõtkabir’den ayrõlma- sõ dikkat çekti. SON ANDA FARK EDİLDİ Kürsü arkasõnda patlayõcõ Yurt Haberleri Servisi - Atatürk, ölümünün 70. yõldönümünde yurt ge- nelinde düzenlenen törenlerle anõldõ. Hakkâri’nin Çukurca ilçesinde anma törenleri için hazõrlanan kürsüye yer- leştirilen 2 kilo plastik patlayõcõ son an- da fark edilerek imha edildi. HAKKÂRİ: Çukurca’da çelenk koyma töreninde kullanõlmak üzere hazõrlanan kürsüde 2 kiloluk plastik patlayõcõ bulundu. Patlayõcõnõn düze- neği frekans karõştõrõcõ jammer ciha- zõyla bozuldu. Bombaya bağlõ cep te- lefonunun düzenekten ayrõlmasõndan 3 dakika sonra çalmasõ üzerine polis- ler ölümden döndü. Olayõn ardõndan araştõrma başlatõlõrken Atatürk’ü an- ma törenleri çelenk sunulmasõnõn ar- dõndan Çukurca Yatõlõ İlköğretim Bölge Okulu’nda yapõldõ. Törenler sõ- rasõnda güvenlik önlemleri en üst se- viyede tutuldu. VAN: Çukurca’daki olay nedeniy- le polis ekipleri alarma geçti. Van’da törenin yapõlacağõ alana çõkan bütün yollar kapatõldõ. Polis tören alanõna gi- renleri tek tek aradõ, yüksek binalara özel harekât polisleri yerleştirildi. Ya- rõm saat süren anma törenlerinde tören alanõnõn yakõnlarõna sinyal karõştõrõcõ jammer cihazlarõ hazõr bulunduruldu. ANTALYA: Antalya’da törenler Cumhuriyet Meydanõ’ndaki Atatürk Anõtõ’na çelenk sunulmasõyla başladõ. DTP, Cumhuriyet Bayramõ’nda ol- duğu gibi yine çelenk törenine katõl- madõ. ADANA: Adana’da Atatürk Par- kõ’ndaki resmi törenlerin ardõndan Çukurova Üniversitesi’nde etkinlikler düzenlendi. Yurdun çeşitli illerinde de çeşitli tö- renler, sergiler ve anma etkinlikleri dü- zenlendi. İstanbul Haber Servisi - Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 70. yõlõnda İstan- bul’da çok sayõda etkinlikle anõldõ. Taksim Cumhuriyet Anõtõ’nda düzenlenen tö- rende, Süleyman Tanrıku- lu adlõ bir kişi tekbir getire- rek “Ey insanlar sizi Risa- le-i Nur’a davet ediyorum. Sizi Allah ve Resulü’ne davet ediyorum” diye ba- ğõrdõ. Polis tarafõndan etkisiz hale getirilen Tanrõkulu’ya yurttaşlar, “Türkiye laiktir laik kalacak” sloganõ atarak tepki göstedi. Tepkinin artmasõ üzerine po- lisler tarafõndan bir otelin ka- feteryasõna sokulan Tanrõkulu, arka kapõdan çõkarõlarak sor- gulanmak üzere İstanbul Em- niyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Tanrõkulu’nun geçen yõl da TBMM bahçesinde “Şeriat is- tiyoruz” sloganõ atarak benzer bir eylem yaptõğõ öğrenildi. Atatürk’ün gözlerini yaşama yumduğu 09.05’te sirenlerin çalmasõyla İstanbul’da hayat durdu. Sirenlere, yurttaşlar araçlarõnõ durdurarak kornala- rõyla, vapurlar da sirenleriyle eşlik etti. Anma törenlerinin il- ki Atatürk’ün yaşamõnõ kay- bettiği Dolmabahçe Sara- yõ’ndaki yatak odasõnda ger- çekleştirildi. Fenerbahçe, Ata için tören düzenlerken G.Saray ve Be- şiktaş Spor Kulüpleri resmi internet sitelerinde anma me- sajlarõ yayõmladõ. Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, Anıtkabir’deki törenin ardından Atatürk Kültür Dil ve Ta- rih Yüksek Kurumu tarafından düzenlenen etkinliğe katıldı. Gül ve Erdoğan burada birer konuşma yaptı. (Fotoğraflar: NECATİ SAVAŞ) İzmir Ata’sõ için yürüdü İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - İzmir’de Ata için ilk tören Cumhuriyet Alanõ’ndaki anõtõ önünde ger- çekleştirildi. Törenin ardõndan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Atatürk’ümüze Saygõ Yürüyüşü”ne katõlan yaklaşõk 10 bin yurttaş, karşõ- devrimcilere meydan okudu. Katõlõmcõ kitlenin açtõ- ğõ pankartlar arasõnda “İzmir her zaman senin yo- lunda” yazõlõ olanõ dikkat çekti. Yürüyüşün ardõndan Yaşar Üniversitesi’nde gerçekleştirilen anma etkin- liğinde de “Son Balo: Vals ve Zeybek” adlõ filmin gös- teriminin yanõ sõra konuşmalar yapõldõ, Atatürk’ün en sevdiği arya olarak bilinen Tosca operasõndan “Vi- siD’Arte” seslendirildi. Tören sonunda adõnõn Erhan Çatkõn olduğu öğrenilen bir yurttaş, “Ülke, Atatürk karşõtlarõnõn odağõ haline gelen bir parti tarafõndan yönetiliyor. Hamdolsun Atatürkçüyüz” diye bağõrdõ. Boğaziçi Köprüsü’nde yuttaşlar saygı duruşunda bulunurken Dol- mabahçe’de nöbet tutan asker gözyaşlarını tutamadı. ANKARA İSTANBUL İZMİR Göstericiye sloganlõ tepki ŞİŞLİ’DE İKİ AYRI TÖREN Şişli’de Cumhuriyet Parkõ’nda ve Atatürk Evi’nde iki ayrõ tören dü- zenlendi. Törene, Şişli Kaymakamõ Mehmet Öklü, Belediye Başkanõ Mus- tafa Sarõgül ile çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarõnõn temsilcileri katõldõ. Sarõgül, törenin ardõndan yaptõğõ ko- nuşmada, “O’nun 85 yõl önce kurup bize emanet ettiği Cumhuriyeti, daha ileri bir noktaya götürüp götürmedi- ğimize bakmak gerekiyor. Atatürk’ü anmak O’nun arkasõna sõğõnmak de- ğildir” dedi. Törenin ardõndan ço- cuklara Nutuk CD’leri hediye edildi. Z İ Y A R E T Ç İ A K I N I Resmi törenin ardõndan Atatürk’ün ya- tak ve çalõşma odasõ, öğrenciler ve yurttaşlar tarafõndan ziyaretçi akõnõna uğradõ. Atatürk’ün odasõna girmek için uzun kuyruklarõn oluştuğu sarayda ku- rulan ses sistemiyle Atatürk’ün kendi se- sinden “10. Yõl Nutku’” ziyaretçilere dinletildi. Yurttaşlar da açõlan deftere Atatürk ile ilgili duygularõnõ yazdõ. Sa- ray çõkõşõnda bir yurttaş bayõldõ. Sağlõk ekiplerinin olmamasõysa tepki çekti. Atatürk’ün yaşamõnõ yitirişinin 70. yõldönümünde Türk halkõ onun hiçbir zaman yalnõz olmadõğõnõ gösterdi UluÖnder’iözlemleandõk
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog