Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 11 KASIM 2008 SALI 4 HABERLER DÜNYADA BUGÜN ALİ SİRMEN AKP’deki Değişimin Nedeni Yaklaşan yerel seçimler, bu oylamada Güneydoğu’yu özellikle Diyarbakır’ı mutlaka almak isteyen Erdo- ğan’ın acemiliğin ötesinde gaf sınırlarını zorlaması, AKP içinde önemli gelişmelere yol açtı. AKP’nin iki numaralı adamı olduğu kadar Kürt siya- setinin de önde gelen isimlerinden olan Dengir Mir Meh- met Fırat, AKP içindeki önemli görevinden istifa etti. AKP son günlerde darbe üstüne darbe alıyor. Kim ne derse desin, Deniz Feneri olayı, dini siyase- te alet eden hortumcularla, yine dini siyasete alet eden AKP bağlantısını çoğu kişinin gözünde inkâra imkân bı- rakmayacak bir açıklıkla kanıtlamıştır. Zaten Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da, Deniz Fe- neri ile AKP arasındaki para trafiğini soruşturmaya baş- lamış bulunmaktadır. Birbirini izleyen, yolsuzluklar, kokuşmuşluklar, hor- tumculuklar ile AKP arasındaki bağlantılar birer birer gün yüzüne çıkarken Kemal Kılıçdaroğlu ile Dengir Mir Meh- met Fırat’ın, kamuoyunun önünde yaptıkları televizyon düellosunda, belgelerinin gücü, savlarının sağlamlığı ve soğukkanlı tavrı ile Sayın Kılıçdaroğlu puan toplarken AKP’nin o zamanki 2 numarası Dengir Mir Mehmet Fı- rat köşeye sıkışmış, ne hayali ihracat konusunda do- yurucu bir açıklama yapmış ne de devletten gümrük- te ayrıcalık isteyen başvuru kâğıdındaki adının gerek- çesini açıklayabilmiştir. Böyle olunca Fırat’ın bu olayda da hiç değilse nüfuz suiistimali şaibesi altında kalması kaçınılmazlaşmıştı. Son zamanlarda, uzun süre muhalefetini yalnızca, la- iklik ve rejim konularıyla sınırlı tutup geniş kitlelerle pay- laşmayarak, demeçlerle sınırlı kalmış olan CHP de ar- tık yolsuzlukları ön plana çıkarmaya başlamıştır. Yalnızca aklı evvellerin Türkiye’ye teğet geçeceğini ileri sürdükleri, aslında büyük etkilerini önümüzdeki dö- nemde göreceğimiz ekonomik kriz ile birlikte doğalgaz elektrik gibi stratejik maddeler ile temel ihtiyaç mad- delerine gelmekte olan büyük zamlar bir yandan, ba- zı işyerlerinin kapanması veya üretim kısmasına gitmeleri, zaten işsizlik sorunu büyük olan Türkiye’de işsizler or- dusunun saflarını kabartırken düşük kur, yüksek faiz for- mülüyle bulunan sıcak paranın da temini güçleşece- ğinden önümüzdeki günlerde Türkiye’yi önemli sorun- lar beklemekte ve hoşnutsuzlar kervanına her gün ye- ni katılmalar olmaktadır. Herkesin işinin tıkır olduğu, Başbakan’ın inanılmaz bir gaflet ile sosyal devlet kurumlarıyla karıştırdığı sadaka ekonomisinin kimi gedikleri kapamakta rol oynadığı or- tamda, belki de din ticareti afyonu yüzünden fazla dik- kati çekmeyecek olan, yolsuzluklar, artık geniş kesim- lerin “Biz burada açlık çekerken, onlar işkembelerini dol- duruyorlar” diye düşünmelerine ve tepki göstermele- rine yol açabilecektir. Nitekim son dönemlerde, AKP’nin hızlı bir oy eri- mesine girmesinde, bu etkenlerin de rol oynadığı söy- lenmektedir. Başbakan’ın aşırı gerginliğini ve sinirliliğini bunlara bağ- lamak mümkündür. Öte yandan Hüseyin Üzmez de- nen bir herif-i na şerifin marifetlerinin bu döneme rast- laması, bu zatın, bütün rezillikleri dini savlar ileri süre- rek geçiştirmeye çalışırken din bezirgânı cephenin ki- mi “cihat organları”nın da kepazeliğe ve bir zamanla- rın katil adayı, şimdilerin sübyan tacizcisi Üzmez’in ha- reketlerini kedi pisliğini örter gibi örtemeye çalışmala- rı da, her şeyin üstüne tüy dikmiş bulunmaktadır. Böyle bir ortamda, Başbakan’ın kimi geleneksel ya- lakalarının da, eleştirilerine hedef olması, kimi çevrelerde olduğu gibi, Tayyip Bey’in kendisinde de, - Eyvah ne oluyor, acaba ABD at mı değiştiriyor, so- rusunu sormasına neden olmuş olabilir. İşte Mir Dengir Mehmet Fırat’ın görevlerinden ayrıl- ma durumunun bu zamana rastlamış olması, kimileri- nin şu soruyu sormalarına neden oldu: - Acaba, Fırat’ın başını yiyen Kılıçdaroğlu mu oldu? Bu soruya olumlu yanıt vermenin pek mümkün ol- duğunu sanmıyorum. Bütün yolsuzluğa bulaşmış olan- lara kol kanat geren, Zahid Akman’a şahinler gibi ar- ka çıkan AKP, ikinci adamını harcayabilir mi? Yolsuzluklara gırtlağına kadar bulaşmış olanlar, her yakalananı, gözden çıkarırsa kadrosunda kimseyi bu- lamaz olur. Ümit Yaşar Oğuzcan’ın bir şiiri vardır. Orada ha- mama giden sadrazamın nasıl keselendiğini, nasıl ko- ca koca kirler çıktığını, sonra da birden nasıl yok ol- duğunu anlatır şair ve şu dizelerle bitirir şiirini. - Kir gitti sadrazam bitti. Son zamanlarda Türk siyasi yaşamı bu şiiri anımsa- tacak kadar yolsuzluk batağına batmıştır. Yazıyı kısa bir fıkra ile bitireyim: Uzak diyarlardan birinde, fırsatçı biri, iktidara kurul- muş olan bir Beyaz Parti’ye başvurmuş. Başvuru sırasında, yetkililerden biri, genellikle kon- servatuvar girişinde sorulan şu soruyu sormuş: - Ne çalarsınız beyefendi?.. asirmen@cumhuriyet.com.tr ‘Büyükbiraderbiziizliyor’ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - TBMM Plan ve Bütçe Komisyo- nu’nda İçişleri Bakanlõğõ bütçesi gö- rüşmeleri sõrasõnda muhalefet sözcü- leri, Ergenekon davasõ ve “telekulak” olaylarõnõ gündeme getirdi. CHP’li Mustafa Özyürek, “Telekulak olay- ları ayağa düştü. Kendimizi, büyük birader tarafından izlenen insanlar olarak görüyoruz” dedi. İçişleri Bakanõ Beşir Atalay, dün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlõğõnõn bütçesinin sunuşuna Ata- türk’ü anarak başladõ. Atalay, terör- le mücadele konusunda “Olmazsa olmaz ilkemiz, terörist ile vatanda- şın birbirine karıştırılmamasıdır. Bu mücadele sırasında hukukun üstünlüğünden, demokratikleşme- den ve insan haklarından taviz ver- memizi kimse bizden beklemesin. Biz, kesinlikle demokrasiyi teröre fe- da etmeyeceğiz” dedi. Atalay, “İş- kenceye sıfır tolerans” politikasõnõn kararlõlõkla uygulandõğõnõ, işkence ve kötü muamele konularõyla ilgili 2003 yõlõndan bu yana toplam 272 mülkiye müfettişinin görevlendirildiğini, gös- terdikleri hassasiyet sonucu kamu gö- revlileri hakkõnda açõlan dava sayõsõ- nõn düştüğünü kaydetti. Atalay, “2003 yılında kamu görevlileri aleyhine açılan dava sayısı 205 iken, 2007 yı- lında 56’ya, 2008 yılının ilk 6 ayın- da ise 13’e düşmüştür” dedi. CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, Atalay’õn dini siyasete alet etmekten kaynaklanan, irticai faali- yetlerle ilgili bir açõklamasõnõn olma- dõğõna dikkat çekti. Özyürek, “Acaba artık bu nitelikte suç mu yok, yok- sa dini siyasete alet etmek vakayi adiyeden mi?” diye sordu. Özyürek, gözaltõlarõ “Türkiye’nin kanayan yarası” diye nitelendirirken “Bu in- sanlar, telefon edilmesi halinde ifa- de vermeye geleceklerdir. Kamera- lar önceden nasıl haberdar olup, gözaltılarda orada oluyor? İster ar- tist, ister manken, ister siyaset ada- mı, ister fikir adamlarını evlerinden alın... Bunu insan haysiyetiyle bağ- daştırmak mümkün değil. Hukuk, herkese lazımdır. Hiç kimsenin bu duruma düşmesini istemeyiz ama hepimiz, herkes düşebilir. Ülkeyi, hukukun egemen olduğu, keyfilik- lerin egemen olmadığı bir ülke ha- line getirmek, hepimize düşen gö- revdir” dedi. Ergenekon davasõnda, belgeler yeterince incelenmeden, Em- niyet’ten gelen bilgilerin iddianame- ye konulduğuna yönelik değerlendir- melere dikkat çeken Özyürek, “din- leme, telekulak olaylarının ayağa düştüğünü” bildirdi. Özyürek, “Ken- dimizi, büyük birader tarafından iz- lenen insanlar olarak görüyoruz. Türkiye AB’ye girecek diyoruz ama herkes dinlenebiliyor. Bu dinleme- ler, iddianamede yer alabiliyor. Medya da çarşaf çarşaf yayımlıyor. Suçlu mu; hayır, sadece iki kişi bir- biriyle konuşmuş. Emniyet, büyük sorumluluk altında” dedi. DTP Şõrnak Milletvekili Hasip Kaplan da, “son 1 yılda hukuksuz- ca bir dinleme olduğunu, seçim böl- gesine gittiğinde, cep telefonunun sanki açık radyo gibi olduğunu” bil- dirdi. Şõrnak’ta son gösterilerde yan- lõş bir uygulama başlatõldõğõnõ vurgu- layan Kaplan, “İdil, Şırnak, Ciz- re’de, güvenlik güçleri yetmiyor gi- bi korucular şehre indiriliyor. Sivil halk gösteri yaptığında, korucuları şehre indirmek, kan davalarının olmasına neden olur” dedi. CHP’li Özyürek, İçişleri Bakanõ Atalay’õn dini siyasete alet etmekten kaynaklanan, irticai faaliyetlerle ilgili bir açõklamasõnõn olmadõğõna dikkat çekerek, “Acaba artõk bu nitelikte suç mu yok, yoksa dini siyasete alet etmek vakayi adiyeden mi?” diye sordu. İ N T E R N E T Şimşek’in yanõtlarõ belge gibi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - TBMM “Telekulak” araştõrma komisyonuna bilgi veren Telekomünikasyon İletişim Başkanõ (TİB) Fethi Şimşek, CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan’õn “Hotmail vs. mail okuma işlemi sizde var mı” sorusuna “İnternet dinlemesi dediğimiz internet içeriği hâkim kararı çerçevesinde yapılmaktadır” yanõtõnõ verdi. Fethi Şimşek’in TBMM Telekulak Araştõrma Komisyonu’na bilgi verdiği toplantõnõn tutanaklarõ “internet izlemesi”ni de ortaya koydu. Bu konudaki sorular ve yanõtlarõ tutanaklara şöyle yansõdõ: Tacidar Seyhan - İletişim takibi yapõyor musunuz siz TİB olarak? Hotmail, vesaire, mail okuma işlemi sizde var mõ? Fethi Şimşek - Dinleme şeklinde efendim, dinleme anlamõnda o da. Gönderilen mesajla. Birisi sesli, birisi şeyli. Aynõ şekilde hâkim kararõ gerekiyor. Tacidar Seyhan - Bilgisayarlar içindeki mailleri izlemeyle ilgili bir biriminiz var mõ? Fethi Şimşek - İnternet dinlemesi dediğimiz internet içeriği hâkim kararõ çerçevesinde yapõlmaktadõr. Tacidar Seyhan - Siz yapõyorsunuz internet izlemeden de… Fethi Şimşek - Hayõr, yine, aynõ, belirttiğim kurumlar tarafõndan yapõlõyor. Biz sadece tanõmlõyoruz, yani, internet adresini tanõmlayõp paketleyip gönderiyoruz. Tacidar Seyhan - Peki, burada, internette taranan mail sayõsõ var mõ? Ortalama mail sayõsõ var mõ? Fethi Şimşek - Bizde hiçbir şekilde tarama yok efendim, kelime bazlõ, kişi bazlõ hiçbir şekilde tarama yok. Hâkim kararõnda kelime olarak bir şeye de rastlamadõk. Tacidar Seyhan - Ben bir iddiada bulunuyorum, diyorum ki; benim mailim ve bütün milletvekillerinin maili bizden önce okunuyor. Osman Durmuş - Er mektubu, görülmüştür. Tacidar Seyhan - Aynen. CAN HACIOĞLU ESKİŞEHİR - Eskişehir’de bir törende DSP’li Büyükşehir Belediye Başkanõ Yılmaz Büyüker- şen ile görüşen CHP Genel Başkan Yardõmcõsõ Yılmaz Ateş, solda birliğin sağlanacağõna inandõ- ğõnõ söyledi. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Eskişehir Şubesi’nin lokal ve sosyal tesislerinin açõlõşõ Bü- yükerşen ve Ateş tarafõndan yapõldõ. Açõlõşa, Es- kişehir Valisi Kadir Çalışıcı, Eskişehir milletve- killeri ile CHP, DSP, SHP, MHP ve İP yöneticile- ri de katõldõ. Açõlõşta Büyükerşen’in 72. doğum günü de kutlandõ. ÇGD yöneticileri tarafõndan ge- tirtilen pasta, Büyükerşen ve Ateş tarafõndan ke- sildi. Büyükerşen, pasta kesmekte birleştiklerini belirterek solda işbirliğinin Eskişehir için büyük önem taşõdõğõnõ söyledi. Ateş de solda birliğe CHP’nin her zaman sõcak baktõğõnõ, önümüzdeki yerel seçim sürecinde de birliğin sağlanacağõna inandõğõnõ ifade etti. Açõlõşõn ardõndan gazetecilerin gündeme ilişkin sorularõnõ yanõtlayan Yõlmaz Ateş, AKP Genel Başkan Yardõmcõsõ Dengir Mir Mehmet Fırat’õn istifasõ ile ilgili “yerinde bir davranış” değerlen- dirmesinde bulundu. Daha önce yolsuzluğa karõş- tõğõ iddiasõyla görevinden istifa eden eski AKP Genel Başkan Yardõmcõsõ Şaban Dişli’yi de anõmsatan Ateş, Deniz Feneri e.V. yolsuzluğuna adõ karõşan RTÜK Başkanõ Zahid Akman’õn da istifa etmesi gerektiğini belirtti. Ateş, Akman ile RTÜK’ün yara aldõğõnõ ifade ederek “Alman- ya’daki dolandırıcılık davasında RTÜK adres gösterilmiştir. Akman’ın avukatlığını Başba- kan üstlenmiş görünüyor. Akman istifa etmez- se Türkiye’de medyanın saygınlığına gölge dü- şer. Akman’ın RTÜK’ten çekilip, hukukta he- sabını vermesi gerekir” dedi. Açılış töreninde solda birlik mesajı Ergenekon davasõnõn 2 bin 455 sayfalõk iddianamesinin okunmasõ tamamlandõ Şimdi sıra sorgulamada İstanbul Haber Servisi - Ergene- kon davasõnõn 11. oturumunda 2 bin 455 sayfalõk iddianamenin okunmasõ, 9 günde tamamlandõ. Savcõlar 28 Ekim’deki üçüncü oturumda iddiana- meyi okumaya başlamõştõ. İstanbul 13. Ağõr Ceza Mahkeme- si’nce görülen Ergenekon davasõna, Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonu içinde devam ediliyor. Dünkü oturu- ma, tutuklu sanõklardan 44’ü ve Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, Güler Kö- mürcü ve Ali Yasak’õn da aralarõnda bulunduğu 13 tutuksuz sanõk katõldõ. MHP eski Yozgat Senatörü Servet Bora da Doğu Perinçek’in avukatõ olarak duruşmada hazõr bulundu. 10 Kasõm nedeniyle saat 10.30 başlayan duruşmada, 66. şüpheli Hüseyin Gö- rüm’ün hukuki durumunun anlatõldõ- ğõ bölümden, 2 bin 137. sayfadan iti- baren iddianamenin okunmasõna de- vam edildi. Öğleden önce 2 bin 254. sayfaya gelindi. Öğle arasõndan sonra sanõk avukatlarõndan Bozkurt Nu- hoğlu, söz alarak “Cumhuriyetimi- zin kurucusu için bir dakikalık say- gı duruşunda bulunulmasını istiyo- ruz” dedi. Mahkeme başkanõ Köksal Şengün, “Biz gereğini yaptık” de- yince Nuhoğlu, “Biz yolda olduğu- muz için yapamadık” diye konuştu. Başkan Şengün ise “Meraklanma- yın, mahkeme heyeti en az sizin ka- dar o konuda hassastır” dedi. İddia- namenin okunmasõ işlemi, sonuç bö- lümünün de okunmasõyla saat 15.30 sõralarõnda tamamlandõ. Savcõlar Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taş- kın dönüşümlü olarak okudular. Kerinçsiz’in itirazı Tutuklu sanõk Kemal Kerinçsiz, yargõlamanõn durdurulmasõ isteğinin reddedilmesine itiraz etti. Kerinçsiz’in avukatõ Tolga Akalın, durma kararõ verilmediği takdirde, yargõlamanõn çok yönlü hukuki kaosa gireceğini savun- du. Ergenekon soruşturmasõnõn sürdü- ğünü, bu nedenle örgütün varlõğõ ve yokluğu tartõşmasõnõ yapamayacaklarõ- nõ belirten Akalõn, “En önemlisi de şüphe hali bilinmez bir zamana ka- dar sanıklar üzerinden kalkmaya- cak ve tutukluluk infaz haline gele- cektir” dedi. Savcõlõğõn son anda dos- yaya sunduğu örgüt şemasõnõn örgüt prensipleri dikkate alõndõğõnda yüzler- ce uzlaşmaz çelişkiyle dolu olduğunu ileri süren Akalõn, iddianamenin Türk hukuk sistemine göre değil, Anglosak- son hukuk kültüründeki itham sistemi ile yazõldõğõnõ belirtti. Devam eden so- ruşturma nedeniyle mahkemenin dava- yõ bitirme imkânõnõn olmadõğõna dik- kat çekerek “Bu hukuk dışı terdipli soruşturmanın hukuka intibakı an- cak durma kararı verilmesi ile mümkündür. Bu davanın merkezini oluşturan örgüt iddiası, devam eden örgüt soruşturması nedeniyle bu da- vada tartışılmaz. İtirazımız kabul görmezse, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep ediyoruz” diye konuştu. Biz Kaç Kişiyiz üyeleri de sanõklara destek olmak amacõyla dün cezaevi önüne geldiler. Yaklaşõk 2 bin 500 sayfalõk iddianamenin okunmasõ 9 günde tamamlandõ. Sanõk avukatõnõn Atatürk için saygõ duruşu talebi kabul edilmedi. TİB Başkanõ Şimşek’in, Telekulak Araştõrma Komisyonu’na bilgi verdiği toplantõnõn tutanaklarõ “internet izlemesi”ni de ortaya koydu. Dokunulmazlõk zõrhõ kalkõnca Susurluk davasõ kapsamõnda hâkim karşõsõna çõkacak Ağar’õnyargõlanmasõnabaşlanõyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Dokunulmazlõğõ nedeniyle bugüne dek yargõlanamayan Mehmet Ağar’õn, Su- surluk davasõ kapsamõnda yargõlanmasõ- na bugün başlanacak. Ağar, Bahçelievler katliamõnõn gõyabi tutuklu sanõğõ Ab- dullah Çatlı’nõn yerini bildiği halde devlete haber vermemek, gizlenmesine yardõm etmek, yasadõşõ silah taşõma ve ye- şil pasaport verilmesini sağlamak suçla- rõndan yargõlanacak. Ağar’õn Susurluk davasõ kapsamõnda, Emniyet Genel Müdürü olduğu dönem- le ilgili yargõlanmasõna Ankara 3. Ağõr Ceza Mahkemesi’nde bugün başlana- cak. Mehmet Ağar hakkõnda Susurluk da- vasõ kapsamõnda açõlan dava, milletvekili seçilmesi nedeniyle durdurulmuştu. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde tekrar mil- letvekili seçilemeyince yasama doku- nulmazlõğõ kalmadõğõ için İçişleri Ba- kanlõğõ dosyasõnõ Danõştay’a gönderdi. Danõştay 1. Dairesi, Ağar’õn “cürüm iş- lemek için silahlı teşekkül meydana ge- tirmek” suçu yönünden lüzum-u muha- kemesine karar verdi. Ağar hakkındaki suçlamalar Ağar hakkõndaki suçlamalar şöyle: “1993-1996 yılları arasında, cürüm işlemek için silahlı teşekkül meydana getirmek, Susurluk kazasında ölen, Bahçelievler katliamıyla ilgili gıyabi tu- tuklu sanık Abdullah Çatlı’nın saklı bulunduğu yeri bildiği halde yetkili mercilere haber vermemek ve gizlen- mesine yardım etmek, yasalara aykı- rı olarak Abdullah Çatlı ve Yaşar Öz’e silah taşıma izin belgesi vermek sure- tiyle görevi kötüye kullanmak, yine ya- salara aykırı olarak Abdullah Çatlı ve Yaşar Öz’e yeşil pasaport verilmesini sağlamak suretiyle görevi kötüye kul- lanmak. ” Danõştay 1. Dairesi; DGM, Ağõr Ceza ve Yargõtay’õn Susurluk kararlarõ ile Ağar hakkõndaki fezlekeleri inceleye- rek bazõ tespitlerde bulunmuştu. Daire ka- rarõnda, “cürüm işlemek için silahlı te- şekkül meydana getirmek” suçuyla il- gili olarak İstanbul DGM’de yargõlanan diğer sanõklar İbrahim Şahin, Korkut Eken, Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz, Enver Ulu, Mustafa Altunok, Abdülgani Kızılkaya, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Yaşar Öz, Ali Fevzi Bir, Haluk Kırcı ve Sa- mi Hoştan ile Ağar arasõnda bazõ bağ- lantõlar tespit edildiği vurgulanmõştõ. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda muhalefet sözcüleri ‘Ergenekon’ ve ‘telekulak’ konularõnõ gündeme taşõdõ Eskişehir’de DSP ve CHP’den işbirliği sinyali geldi ÇGD tesislerinin açılışında bir araya gelen DSP’li Büyükerşen ve CHP’li Ateş birlikte pasta kestiler. ‘YaratõlõşAtlasõ’yine okullaragönderildi YUSUF BAŞTUĞ ADANA - Laik ve çağdaş Türkiye’nin kuru- cusu Mustafa Kemal Atatürk’ü ölümünün 70. yõlõnda anarken, Harun Yahya takma adõyla ya- zan Adnan Oktar’a ait Yaratõlõş Atlasõ’nõn ikin- ci cildinin üniversite, lise ve ilköğretim okullarõ- na gönderildiği öğrenildi. Bilimsel gerçeklerden uzak, dogmatik safsatalarla Evrim Teorisi’ni ka- ralamak için hazõrlanan atlasõn yeniden okullara gönderilmesi tepkiyle karşõlandõ. Kendisine atlas gönderilen ÇÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cahit Erdem, atlasõn bölümdeki öğretim üyelerinin hepsine gönderildiğini belirterek “Bu atlası Mersin Üniversitesi’ndeki arkadaşları- ma da göndermişler. Bana iki cilt ulaştı ama onlara üç cilt olarak gelmiş. Bu atlasın bilim- sel bir yanı yok. Ama bilimsel gerçeklerden haberdar olmayanların kafasını karıştıracak denli geniş bir içeriği var” dedi. Eğitim-Sen Adana Şube Başkanõ Güven Boğa da, “Adnan Oktar Yaratılış Atlası’na gösteri- len tepkiler nedeniyle Eğitim-Sen’in internet sitesini kapattırmıştı. Görüyoruz ki eğitimi bilimsel ve laik yönünden koparmak isteyen- ler boş durmuyor” diye konuştu. Ö Ğ R E T M E N L E R T E P K İ L İ Mehmet Ağar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog