Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 10 KASIM 2008 PAZARTESİ 6 HABERLER MİYASE İLKNUR CHP Grup Başkanvekili Kemal Kı- lıçdaroğlu’nun kendisi hakkõndaki yolsuzluk iddialarõ karşõsõnda yara alan Dengir Mir Mehmet Fırat’õn AKP Genel Başkan Yardõmcõlõğõ görevinden istifasõnõn üzerindeki sõr perdesi henüz aralanmadõ. Dengir Mir Mehmet Fõrat ve Başbakan Erdoğan, istifayõ sağlõk sorunlarõna bağladõlar. Ancak bu ge- rekçe siyasi çevrelerde pek inandõrõcõ bulunmadõ. Fõrat’õn sürpriz istifasõnõn, üç ayrõ nedeninin olabileceği üzerinde duruluyor. Birincisi; Kemal Kõlõçda- roğlu ile girdiği hayali ihracat tartõş- malarõnda inandõrõcõ yanõtlar veremeyip kendisini ve partiyi yõpratmasõ. İkinci neden; Fõrat’õn parti içinde bireysel ör- gütlenme çalõşmalarõna ağõrlõk verme- si ve bunun da parti yönetimi tarafõn- dan hoş karşõlanmamasõ. Son ve en inandõrõcõ neden ise son günlerde Baş- bakan Tayyip Erdoğan’õn Kürt politi- kasõnda izlediği sert tutum. Dengir Mir Mehmet Fõrat’õn önceki gün partinin MYK toplantõsõnda Baş- bakan’õn bu tutumunu eleştirmesi ve ay- nõ eleştiriyi Başbakan’la yaptõğõ ikili gö- rüşmelerde de sürdürmesinin yanõnda, istifasõ kabul edilen Fõrat’õn yerine yi- ne Kürt kökenli Abdülkadir Aksu’nun atanmasõ son ihtimali güçlendiriyor. Ge- çen günlerde Fõrat’õn, ilişkileri yumu- şatmak ve bölgedeki tansiyonu düşür- mek için DTP yöneticileri ile Anka- ra’daki bir yemekte bir araya gelmesi- nin ardõndan Başbakan Erdoğan’õn da DTP’liler gibi bölgedeki tansiyonu dü- şürmek yerine tutumunu sertleştirme- si ve geçmişte MHP’nin kullandõğõ “Ya sev ya terket” sloganõyla denk dü- şen “Beğenmeyen başka yere gide- bilir” sözleri, Fõrat’õ bölgesinde ve Kürt tabanõ karşõsõnda güç duruma soktu. Ailesinin Kürt tabanda bir ağõr- lõğõ olan Dengir Mir Mehmet Fõrat, par- ti politikasõnõn “ya sev ya terket” çiz- gisine gelmesinden duyduğu rahatsõz- lõğõ görevini terkederek dile getirdi. Fõ- rat’õn gösterdiği bu reaksiyonu, ailesi- nin geçmişte yaşadõklarõna bağlamak mümkün. Ailesi üç kez sürgüne gön- derilen Fõrat’õn anne tarafõndan dede- si Zeynel Turanlı da, 1960 ihtilali son- rasõnda önde gelen DP’li Kürtlerin toplandõğõ Sõvas Kampõ’nda 9 ay tu- tulduktan sonra Niğde Cezaevi’nde hapis yattõ. Sivas Toplama Kampı 27 Mayõs 1960 darbesinden 4 gün sonra ‘Doğu ve Güneydoğu Anado- lu’da tutuklanan 485 Kürt, Sõvas Ka- bakyazõ’da kõşladan çevrilen kampta toplandõ. Toplananlar arasõnda bölge- nin tanõnmõş ailelerinin fertlerinin ya- nõ sõra ağa ve şeyhler de bulunuyordu. Yetkililer, kamp sakinlerinin suçlarõnõ “Kürtçülük propagandası ve devle- te isyan hazırlığı” olarak açõkladõlar. 9 aylõk kamp hayatõndan sonra 485 ki- şinin 55’i yurdun değişik bölgelerine sürgüne gönderildi. Gönderilenlerin tümünün menkul ve gayrimenkul mal- larõna el konulmuştu. Sõvas Kampõ’nda kalanlara, kaldõklarõ 9 ay boyunca ye- mek verilmemesine karşõn, kamp boş- altõlõrken adam başõ 400 lira yemek pa- rasõ alõnmõştõ. Kampa götürülenler ara- sõnda, AKP Genel Başkan Yardõmcõ- sõ Dengir Mir Mehmet Fõrat’õn dedesi Zeynel Turanlõ, eski DYP Milletveki- li Sedat Bucak’õn babasõ Hakkı Bu- cak, HAKPAR Genel Başkanõ Sertaç Bucak’õn babasõ Faik Bucak, Şeyh Sa- id’in çocuklarõ, eski TBMM Başkanõ ve AP milletvekili Kinyas Kartal ve ailesi, Hakkâri’den Ertuşi aşireti ile Di- yarbakõrlõ Ensarioğullarõ yer alõyordu. DP’li Kürtleri bir kampta toplama em- rini veren Birinci Ordu Komutanõ Ra- gıp Gümüşpala, ne ilginçtir ki, emek- li olduktan sonra DP’nin devamõ olan AP’nin kurucu genel başkanõ oldu. 7 Ekim 1960’ta çõkartõlan 105 No’lu Mecburi İskân Kanunu’na dayanarak kamptaki 485 kişiden 55’i Antalya, İz- mir, Burdur, Muğla, Afyon, Isparta, Manisa, Çorum ve Denizli’ye mecbu- ri iskâna gönderildiler. Sürgüne gön- derilen 55 kişi arasõnda Dengir Mir Mehmet Fõrat’õn annesinin babasõ Zey- nel Turanlõ da vardõ. Dengir Mir Mehmet Fõrat, dedesi ile ilgili olarak Sõvas Kampõ’nõ ilk kez gün- deme getiren Nokta Dergisi’ne şu açõk- lamayõ yapmõştõ: “O zaman 105 sayılı yasaya göre ya- pılan uygulama tamamen insanlığa ve hukuka aykırı bir uygulamaydı. Do- layısıyla haksız bir uygulamaya uğrayan bütün insanlar gibi o in- sanlar üzerinde de çok büyük etkileri oldu. O uygulamanın sadece Türkiye’nin belirli bir bölgesinde yapılması sonucu uygulamaya maruz kalan in- sanlar Türk insanından ay- rı bir muameleye tabi tutul- duklarını hissettiler, belki de ilk ayrımı orada fark et- tiler. Tutuklanan ve sürgüne gönderilen insanların hepsi toprak ağası değildi. Niğde Cezaevi’nde ziyaret ettiğim dedem, oradaki bazı insanların terzilik yaptığını, ba- zılarının ise koğuşlarda çamaşır yıkayarak geçimlerini sağladığı- nı anlatmıştı bana. Mesela benim ailem Milli Mücadele döneminde çok önemli işler yapmış bir ailedir ve bundan dolayı Meclis tarafından dedeme kırmızı - yeşil madalya ve- rilmiştir. Atatürk bile Nutuk’ta ai- lemden övgüyle bahseder- ken, ailem üç defa sürgün yedi ve mallarına el konuldu. Dedem Sı- vas Kampı’nda tu- tuldu, daha sonra cezaevinde kal- dı ve sonra ser- best bırakıldı. Bu tür uygula- maların devlete kazandırdığı hiçbir şey olma- dı.” Profesörün eşi intihar etti iddiası BURSA (AA) - ABD’nin Atlanta kentinde düzenlenen bir kongreye katõlan Prof. Dr. Haluk Ertürk’ün eşi Neslihan Ertürk’ün (49), eşiyle birlikte kaldõğõ otelin penceresinden atlayarak intihar ettiği ileri sürüldü. Neslihan Ertürk’ün cenazesinin Bursa’ya getirileceği, olayla ilgili soruşturmanõn sürdüğü öğrenildi. Uludağ Üniversitesi’nde (UÜ), bir süre İngilizce okutmanlõk ve Sanat Galerisi Müdürlüğü de yapan Neslihan Ertürk, bir çocuk annesiydi. CNN’den ‘soykırım’ belgesi WASHINGTON (ANKA) - CNN Enternasyonal kanalõnca, BM’nin Soykõrõm Suçunun Önlenmesi ve Cezalandõrõlmasõ’na İlişkin Sözleşmesi’nin kabulünün 60. yõldönümü dolayõsõyla aralõk ayõnda yayõmlanacak bir belgeselde 20. yüzyõlda “tekrarlanan soykõrõm kâbusu” konusunun işleneceği belirtiliyor. Christiane Amanpour’un sunacağõ belgeselde Ermenilerin maruz kaldõğõ iddia edilen “etnik katliamlar”a da yer verileceği kaydediliyor. Belgesel, 9 Aralõk’ta, ABD’nin doğusundaki eyaletler saatiyle saat 21.00’de gösterilecek. Hacaloğlu: Hiçbir partiyle ittifak yok SARIGÖL (AA) - CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü ve Manisa İl Başkanõ Cahit Kaplan ile Sarõgöl ilçe teşkilatõnõ ziyaret eden CHP Genel Sekreter Yardõmcõsõ Algan Hacaloğlu, yerel seçimlerde hiçbir partiyle ittifak içinde olmayacaklarõnõ belirtti. Ankara Büyükşehir Belediyesi adaylarõnõn Murat Karayalçõn olduğunu, bu birliktelikte hiçbir çõkar ve koşul ortaya koymadõklarõnõ belirten Hacaloğlu, “Diğer büyükşehir belediyelerini de alacağõz. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesini almamõz demek, AKP’nin bitmesi demektir” dedi. Medeni Kanun’da hüküm iptali ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi, 4721 sayõlõ Türk Medeni Kanunu’nun, “mirasçõlar”, “evlilik dõşõ çocuğun velayetinin anneye ait olmasõ” ve “boşanmada çocuk mallarõnõn kullanõmõnõ” düzenleyen hükümlerinin iptal istemlerini 13 Kasõm’da esastan görüşecek. Yüksek Mahkeme, yerel mahkemelerden itiraz yoluyla gelen söz konusu kanunun mirasçõlara ilişkin 497. maddesi ile 499. maddesinin bazõ ibareleri ile 337. maddesinin, “Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir” bu hükmü ve 353. maddenin iptal istemini esastan karara bağlayacak. Lisede namaz servisine tepki ADANA (Cumhuriyet Bürosu) - ÇEAŞ Anadolu Lisesi’nde öğrencilerin servise bindirilerek cuma namazõna götürülmesi tepkiyle karşõlandõ. Uygulamalarõ geçen yõl TBMM gündemine taşõyan CHP Adana Milletvekili Hulusi Güvel, “Milli Eğitim Bakanlõğõ’nõn bu rezalete son vermesini istiyoruz” dedi. Eğitim-Sen Adana Şube Başkanõ Güven Boğa, uygulamalarõ deşifre eden sendika temsilcisi Sahil Onat’õn sürgün edildiğini belirtirken Eğitim-İş Adana Şube Başkanõ İsa Kayadan da “Öğrencileri Müdür Yardõmcõsõ Abdurrahman Yõlmaz ve idareciler yönlendiriyor” diye konuştu. Erdoğan’õn “Ya sev ya terk et” anlamõna gelecek, “Beğenmeyenler çekip gidebilir” sözlerini MYK’de ve baş başa görüşmelerinde eleştiren ve ardõndan da görevini terk eden Fõrat’õn ailesi de, geçmişte memleketlerini terke zorlanmõştõ. 1960 ihtilalinden dört gün sonra Sõvas kampõnda toplanan Kürt ileri gelenleri arasõnda Fõrat’õn dedesi de vardõ. MEHMET AĞAR YARGIÇ KARŞISINDA ÇUKURCA’DA ÇATIŞMA: 3 ASKER YARALI Susurluk davasõ yarõn başlõyor HİLAL KÖSE Milletvekili dokunulmazlõğõ ne- deniyle yargõlanmayan Mehmet Ağar’õn, Susurluk davasõ yarõn başlõyor. Çağdaş Hukukçular Der- neği (ÇHD) üyesi avukatlar faili meçhul cinayetlerin, gizli ope- rasyonlarõn açõğa çõkarõlmasõnõ istemek için davaya müdahil olma talebinde bulunacaklar. Ağar, Danõştay 1. Dairesi’nin yargõlanmasõna karar vermesiyle, Ankara 3. Ağõr Ceza Mahkeme- si’nde ilk kez yargõç karşõsõna çõ- kacak. Ağar, 1993-1996 yõllarõ arasõnda, “suç işlemek için silahlı örgüt kurmak, gıyabi tutuklu sa- nık Abdullah Çatlı’nın saklı bulunduğu yeri bildiği halde yetkili mercilere haber verme- mek ve gizlenmesine yardım et- mek; yasalara aykırı olarak Ab- dullah Çatlõ ve Yaşar Öz’e silah taşıma izin belgesi vermek su- retiyle görevi kötüye kullan- mak, yasalara aykırı olarak Ab- dullah Çatlı ve Yaşar Öz’e özel damgalı (yeşil) pasaport veril- mesini sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanmak” suç- larõndan yargõlanacak. ‘Ağar hesap ver’ Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatlar, 11 Kasõm’da ya- põlacak oturumda, davaya katõlma talebinde bulunacaklar. ÇHD İs- tanbul Şubesi üyeleri bir de “www.agarhesapver.org” adlõ por- tal hazõrlayarak, “Ağar’ın yargı- lanması aklanması olmasın” kampanyasõ başlattõlar. Sitede, Ağar hakkõndaki fezleke, Susurluk raporlarõ, kapatõlan Devlet Gü- venlik Mahkemesi’nin Susurluk davasõ kararõ ve daha pek çok bil- gi yer alõyor. ‘Bu davada faili meçhuller yok’ Kampanyanõn sözcülerinden avukat Taylan Tanay, Ağar’õn TBMM Soruşturma Komisyo- nu’na verdiği ifadede “Ne yap- tıysam devlet için yaptım” de- diğini anõmsatarak, bu açõklama- nõn anlamõnõn da 1000 gizli ope- rasyon, binlerce cinayet, infaz, katliam, kayõplar, faili meçhuller demek olduğunu vurguladõ. Ancak Ağar’õn yargõlandõğõ Susurluk da- vasõnda, katliam, kayõp, işkence ve infazõn olmadõğõnõ söyleyen Ta- nay, “Bu yargılamada bu örgüt adına binlerce insanımızı öldü- renler sakat bırakanlar yok. Bu yargılamada, 1000 operas- yonun talimatını verenler, yö- netenler, yetkili makamlarda olup, bu suçları gören, bilgi sa- hibi olan, destek vererek veya sessiz kalıp göz yumarak ortak olanlar yok. Çünkü Ağar yar- gılanmak değil aklanmak iste- niyor” diye konuştu. Fõrat’õn istifasõ üzerindeki sõr perdesi aralanmadõ ancak Erdoğan’õn sertleşen Kürt politikasõnõn etken olduğu düşünülüyor Dedesi de terke zorlanmõştõ Haber Merkezi - Hakkâri’nin Çukurca ilçesine bağlõ Çayõrlõ bölgesindeki sõnõr bölüğüne havan saldõrõsõ düzenleyen PKK’lilerle güvenlik güçleri arasõnda çõkan çatõşmada 3 asker yaralandõ. Irak sõnõrõnõn sõfõr noktasõndaki Çukurca ilçesine bağlõ Çayõrlõ kö- yünde konuşlanan sõnõr bölüğüne dün sabah saat 10.00 sõralarõnda, teröristler tarafõndan havan atõşõyla saldõrõ düzenlendi. Bölgede mev- zilenen güvenlik güçleri tarafõndan hemen karşõlõk verilmesi üzerine çatõşma çõktõ. Yaklaşõk yarõm sa- at süren çatõşmada 3 asker yara- landõ. Yaralõ askerler Hakkâri Devlet Hastanesi’ne kaldõrõlõrken, durumu ağõr 1 asker de helikop- terle Van Askeri Hastanesi’ne sevk edildi. Takviye birliklerin gel- mesiyle birlikte Kuzey Irak isti- kametine doğru kaçan teröristle- ri yakalamak için geniş çaplõ ope- rasyon başlatõldõ. Güvenlik güçleri, belirlenen hedefleri yoğun top atõşõna tuttu. Bu arada Kuzey Irak’taki yerel yönetim, Türk Silahlõ Kuvvetle- ri’nin dün sabah saatlerinde, Tür- kiye-İran-Irak sõnõr üçgeninde yer alan Hakurk bölgesindeki PKK mevzilerine topçu ateşi düzenle- diğini duyurdu. Kürt güvenlik kaynaklarõ, bombardõmanda sivil can kaybõnõn olmadõğõnõ duyurdu. Saldõrõ püskürtüldü
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog