Bugünden 1930'a 5,500,335 adet makale



Katalog


«
»

ekonomi@cumhuriyet.com.tr 10 KASIM 2008 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA EKONOMİ 11 CMYB C M Y B ANKARA PAZARI YAKUP KEPENEK Kasım Çağrışımları... Bugün 10 Kasım, Mustafa Kemal Atatürk’ün 70. ölüm yıldönümü. Önce söz Mustafa Kemal’in: En doğ- rusu TBMM’yi Açış Konuşmaları’ndan (konuşmala- rın tamamı, eski ve yeni biçimleriyle, Meclis’in web sayfasında bulunuyor) seçilen bir üçlü demet yapmak: 1. Toprak Reformu: 1 Kasım 1929: ...çiftçiye toprak verme işi de, hükümetin sürekli iz- lemesi gereken bir durumdur. Çalışan Türk köylüsüne işleyebileceği kadar toprak sağlamak, ülkenin üreti- mini zenginleştirecek başlıca çareler arasındadır. 1 Kasım 1936: Toprak Kanunu’nun bir sonuca varmasını, Kamu- tayın yüksek çalışmalarından beklerim. Her Türk çiftçi ailesinin geçineceği ve çalışacağı toprağa sa- hip olması, kesinlikle gereklidir. Vatanın sağlam te- meli ve imarı buna dayanır. 1 Kasım 1937: Bir defa memlekette topraksız çiftçi bırakılmama- lıdır. 2. Üniversite 1 Kasım 1937 Büyük davamız, en uygar ve en refaha kavuşmuş ülke olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu, ...üniversitelerimize ve yüksekokullarımıza dü- şen başlıca görevdir. Bunun için ülkeyi şimdilik üç büyük kültür bölge- sine ayırarak, batı bölgesi için İstanbul Üniversitesi’nde başlanmış olan reform programının daha köklü bir bi- çimde uygulanmasıyla Cumhuriyete gerçekten mo- dern bir üniversite kazandırmak, merkez bölgesi için, Ankara Üniversitesi’ni az zamanda kurmak ge- rekir. Doğu bölgesi için Van Gölü sahillerinin en gü- zel bir yerinde, her aşamadaki okulları ve bunlara ek olarak üniversitesiyle modern bir kültür şehri yarat- mak yolunda şimdiden harekete geçilmelidir. Bu yararlı girişimin, doğu illerimiz gençliğine vereceği verimlilik Cumhuriyet hükümeti için en mutlu bir eser olarak kalacaktır. 3. Egemenliğin Kaynağı 1 Kasım 1937 Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimi- mizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetim- de ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğ- malarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gök- ten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz. Alıntıların çoğu ölümünden bir yıl önce yaptığı ko- nuşmadan seçildi; bu nedenle ayrıca anlamlı sayıl- malıdırlar. Bir nokta daha var. Son günlerde Kürt so- runu konusunda Atatürk’ten çok sayıda alıntı yapı- lıyor. Ancak toprak reformu yapılmasını istediğine hiç değinilmiyor. İlginç değil mi? Egemenliğin kaynağı ile ilgili alıntı Can Dündar ve arkadaşlarının yapımı Mustafa belgeselinde de yer alıyor. Bu belgesel ile ilgili yoğun tartışmalar yapılıyor; ko- nu Mustafa Kemal olunca, tartışmalar doğaldır. Gi- derek, bu konuda uzmanlığı, belgesi, bilgisi olanlar tarafından yorum ve değerlendirmeler yapılmalıdır. Doğal olmayan kimi görüşlerin, eleştirileri olmanın çok ötesine geçmesi, “Gitmeyin, izlemeyin, çocuklarınız görmesin” gibi “yasaklama çağrısı” özelliği taşıma- sıdır. Ayrıca “yasakçılık” yapanların, başkalarının ya- sakçılık yapmaları karşısında söyleyecek sözleri ol- maz. Oysa, Mustafa Kemal’in bu topluma kazandırma- ya çalıştıklarını, kanımca “özgürleşme” temeline ya da ortak noktasına indirgemek olanaklıdır. Özgür- leşme süreci içinde de düşünce ve anlatım özgür- lüğünün özel bir önceliği vardır. Özgürlüklerin ön- koşulu düşünce ve anlatım özgürlüğüdür. Bu temel üzerinedir ki her türlü “yaratıcılık” yükselir; “yetenekler” gelişir; bilim ve sanat alanlarında ilerleme olabilir. Özellikle günümüzde düşünce ve anlatım özgür- lüğünün içselleştirilmesi, birey olarak da toplum ola- rak da, yaşamsal bir önem kazanıyor. Toplum olarak düşünce ve anlatım yasaklamala- rının, kimi kişi ve konulara “dokunulmaz” zırhı giy- dirilmesinin ağır maliyetini on yıllardır ödedik ve öde- meye devam ediyoruz. Toprak reformu ve üniversi- te konularında olduğu gibi, özgürlükler konusunda da Mustafa Kemal’in ölümünden sonra 70 yılda ge- linen nokta, kesinlikle bir başarı öyküsü değildir. Mustafa Kemal’in kaynağını “yaşamdan aldığını” vurguladığı ilkelerin temel öğretisi ve hedefi genel an- lamda özgürleşme ve özellikle de “yasaksız” düşünce ve anlatım özgürlüğü olarak anlaşılmalıdır. Türkiye’yi, ‘kredi, portföy, dõş ticaret ve tüketici davranõşlarõ’ olmak üzere dört farklõ kanaldan etkileyecek Kriz dört koldan vuracak Ekonomi Servisi - Türkiye Eko- nomi Politikalarõ Araştõrma Vakfõ (TEPAV), küresel krizin Türkiye’yi “kredi, portföy, dış ticaret ve tü- ketici davranışları” olmak üzere dört kanaldan etkileyeceğini tespit ederek somut önlemlerini açõkladõ. TEPAV Küresel Kriz Çalõşma Gru- bu’nca hazõrlanan “2007-08 Küresel Finans Krizi ve Türkiye: Etkiler ve Öneriler” raporunda alõnmasõ gere- ken önlemler arasõnda, “Merkez Bankası rezervlerinden bir fon oluşturulması”, “İssizlik Sigortası Fonu’nun bir bölümünün, kitlesel seferberlik ile bilgisayar ve ya- bancı dil eğitiminde kullanılması”, “IMF ile ciddi ve ayrıntılı bir an- laşmanın bir an önce imzalanma- sı”, “Körfez sermayesinin çekil- mesine yönelik tedbirlerin alın- ması” ve “Ekonomi Koordinas- yon Kurulu’nun (EKK) çözümün merkezinde yer alması” önerileri de sayõldõ. Krizi Türkiye’ye ve benzer ülkelere taşõyacak temel vasõtanõn banka ve şir- ket bilançolarõ olduğu belirtilen ça- lõşmada, TEPAV, krizin Türkiye’yi dört kanaldan etkileyeceğini, şu ön- görülerle açõkladõ: “Bunlardan ilki ve en önemlisi kredi kanalıdır. İkinci kanal portföy yatırımı ka- nalıdır. Üçüncü kanal ticaret ka- nalıdır. Dördüncü ve son kanal ise tüketici davranış kalıplarındaki değişiklikler olarak görülmektedir. Türkiye’nin küresel krizden etki- lenmesine neden olacak bu dört ka- nalın aynı anda tıkanması ihtima- linin oldukça yüksek olduğu tah- min edilmektedir. Böyle bir durumda, ekonomi- mizin kısa bir zaman dilimi içinde bir dizi olumsuz sonuçla karşılaş- masından duyulan endişeler art- maktadır. Söz konusu olumsuz göstergeler içinde büyüme oranının daha da yavaşlaması, faiz oranla- rının mevcut yüksek patikasında kalması, enflasyonun yükselmeye devam etmesi, hisse senedi fiyatla- rının düşmesi, işsizliğin artması, Türk Lirası’nın ise hızla değer kaybetmesi yer almaktadır.” Küresel krizin bugünkü konjonktüründe Türkiye’nin dezavantajlõ bir konuma düşmesinin ‘an meselesi’ olduğunu vurgulayan TEPAV, 2009’u ‘kayõp yõl’ olarak değerlendirdi. N E L E R Y A P I L M A L I ? Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) çözümün merkezinde yer alarak ve birbirine bağlõ iki gündemi (acil gündem - normal gündem) yürütmesi önerisinde bulunan TEPAV, alõnmasõ gereken önlemleri şöyle sõ- raladõ: “Bankacılık sektörünün sermaye yapısı güç- lendirilmeli. Şirketler yeniden sermayelendirilme- li. Bunlar için gerekli kefalet sistemi oluşturulma- lı. Oluşturulan mekanizmanın bütçe disiplinini ze- delememesi ve ülke kredibilitesini azaltmaması amacıyla, IMF’nin desteğinde bir istikrar progra- mının ana hatları tespit edilmeli. 2009 Programı ve OVP, yukarıda anılan hususlarla ayrıca uyumlu ha- le getirilmeli ve 2009 Bütçe Yasası’nın oluşturul- masında da burada ana hatları verilen ‘çift gündemli’ yapıya yer verilmeli. Merkez Bankası’nın mevcut rezervlerin bir bölümüyle banka bünyesinde bir fon oluşturulmalı. Bu fonun temel işlevi ek borçlanmayı olanaklı hale getirmek olarak görülmeli.” ‘G-20 ÜLKELERİ EK TEDBİRLER ALMALI’ Uluslararasõ Para Fonu (IMF), Washington’da bu hafta bir araya gelecek G-20 liderlerinden, küresel mali krize karşõ ila- ve mali tedbirleri görüşmelerini istedi. IMF Başkanõ Domi- nique Strauss-Kahn, G-20 liderlerine gönderdi- ği mektupta, kredi krizini sõnõrlamak için ülkele- rin daha fazla şey yapmasõ gerektiğini söyledi. Strauss-Kahn, mektubunda, IMF’nin mali krize karşõ koymaya çalõşan ülkeleri yeterince finanse etmesinin fonun işi olduğunu kaydetti. Avustral- ya Hazine Bakanõ Wayne Swan Sao Paulo’da yapõlan G-20 toplantõsõ sõrasõnda, küresel mali krizle mücadele için ortak hareket edilmeli çağrõsõ yaptõ.. FİYAT YÜKSELMEZSE, ÜRETİM DÜŞECEK Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Başkanõ Şekip Ha- lil, petrolde daha fazla üretim kesintisi olabileceğini söyledi. Aynõ zamanda Cezayir Enerji Bakanõ da olan Halil, üretim ke- sintisinin petrol fiyatlarõnõ yükselteceğini ve hem petrol ihraç eden ülkeler hem de tüketici ülkeler açõsõndan yönetilebilir bir seviyede istikrara kavuşabi- leceğini umduğunu belirtti. Halil, geçen haf- ta 60 dolarõn da altõna gerileyen ham petrol fiyatlarõ açõsõndan makul aralõğõn 70-90 dolar olduğuna işa- ret etti. Halil, ABD ve Avrupa ekonomilerinin durgunluğa gi- receğinin tahmin edildiğini, bunun da petrole olan talebin düş- meye devam edeceği anlamõna geldiğini ifade etti. AHMEDİNEJAD’A UYARI MEKTUBU İranlõ bir grup ekonomist, Cumhurbaşkanõ Mahmud Ahmedine- jad’a yazdõklarõ mektupta “ekonomik gidişatõn sonuçlarõ” konu- sunda uyarõda bulundu. Üniversite öğretim üyelerinden oluşan 60 ekonomistin kaleme aldõğõ mektupta, “Bu zor süreçte kapsamlõ re- formlar hayata geçirilmeli, aksi halde istenmeyen sonuçlarla karşõ karşõya kalõnacak” ifadesini kul- landõ. Basõndaki haberlere göre, Tahmasb Meza- hiri, banka kredileri ve kâr payõ miktarõ konusun- da Ahmedinejad ile görüş farklõlõğõ nedeniyle ey- lülde Merkez Bankasõ Başkanlõğõ görevinden ayrõlmõştõ. Davut Da- niş Caferi de para ve banka politikalarõndaki görüş ayrõlõğõnõ ge- rekçe göstererek nisanda Ekonomi Bakanlõğõ’ndan istifa etmişti. İTO: Bütçede ayarlama yapõlmalõ Ekonomi Sevisi - İstanbul Ticaret Odasõ (İTO) Başkanõ Murat Yalçıntaş, “2009’u sanki dünya- da bir kriz yokmuş gibi geçiremeyiz. 2009 büt- çesinde mutlaka gerekli ayarlamaların yapılması lazım” dedi. Yalçõntaş, “Bir kriz var, ama bu kri- zin boyutlarının ne olacağını kimse kestiremiyor. Türkiye bu hassas dönemde bir seçime giriyor, bu seçimde hepimize düşen, başta siyasilere toplum önderlerine, bizlere ve halkımıza düşen Türkiye’yi germemektir” dedi. Yalçõntaş, son haftalarda döviz kurlarõndaki dalga- lanmanõn tekstil sektörünü sõkõntõya sok- tuğunu ifade ederek dövizdeki dalgalan- manõn tekstil sektörünü etkilemesine izin verilmemesi gerektiğini vurgu- ladõ. Yalçõntaş, tekstil sektörü- nün tüm kesimlerini, sektö- rün geleceğini düşünerek hareket etmeye çağõrdõ- ğõnõ kaydetti. ASO’dan vergileri indirin çağrõsõ Son yılların en canlı ekonomisine sahip olan Çin’de hükümet, iç talebi canlandırmaya yönelik 586 milyar dolarlık (4 trilyon yuan) teşvik paketi açıkladı. Başbakanlığın resmi internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, Çin kabinesi, altyapı ve sosyal refah için 2010 sonuna kadar 586 milyar dolar harcamayı öngören planı onayladı. Açıklamada, Çin’in, etkin bir mali politikayı benimseyeceği, 17.5 milyar dolarlık (120 milyar yuan) vergi yardımları sunulacağı ifade edildi. Planla, kırsal ve kentsel gelirin arttırılacağı kaydedildi. ANKARA (AA) - Ankara Sanayi Oda- sõ (ASO) Başkanõ Nurettin Özdebir, bir mektup göndererek Başbakan Recep Tay- yip Erdoğan’dan reel sektöre destek için bazõ tedbirler alõnmasõnõ istedi. ASO Başkanõ Özdebir, reel sektörün içinde bulunduğu sõkõntõlarõ hafifletmek için gelir ve kurumlar vergisinde geçici vergi üçüncü dönem ödemelerini, Ba- kanlar Kurulu’nun yetkisini kullanarak er- telemesini talep etti. Küresel kriz ve içe- ride daralan talep nedeniyle reel sektörün önemli bir dar boğaza sürüklendiğini, işçi çõkarmalarõn ve işyeri kapatmalarõn giderek arttõğõnõ belirten Özdebir, bazõ tedbirler alõnmazsa bu sü- recin daha da olumsuza sürüklenmesinden en- dişe duyduklarõnõ kay- detti. TC YÜKSEKÖĞRETİM KURULU ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI’NDAN DUYURU YAN DAL UZMANLIK EĞİTİMİ GİRİŞ SINAVLARINA KATILMAK İSTEYEN UZMAN TABİPLERİN DİKKATİNE 13 Aralõk 1983 tarihli ve 181 sayõlõ Sağlõk Bakanlõ- ğõnõn Teşkilat ve Görevleri Hakkõnda Kanun Hükmün- de Kararnamenin Ek 4’üncü ve Ek 5’inci maddelerine dayanõlarak, 14 Mayõs 2002 tarihli ve 2002/4198 sayõ- lõ Bakanlar Kurulu Kararõ ile yürürlüğe konulan Tõpta Uzmanlõk Tüzüğü, 28 Nisan 2007 tarih ve 26506 sayõ- lõ Resmi Gazete’de yayõmlanan, 05.05.2007 tarih ve 26523 sayõlõ Resmi Gazete’de yayõmlanarak değiştiri- len yönetmelik uyarõnca; Sağlõk Bakanlõğõ eğitim ve araştõrma hastanelerinde, üniversitelerin tõp fakültele- rinde ve Gülhane Askeri Tõp Akademisi’nde (GATA) daha ileri seviyede Yan Dal Uzmanlõk Eğitimi görmek isteyen adaylarõn seçme işlemleri Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafõndan yürütülecek- tir. 1) Yan Dal Uzmanlõk Eğitimi Giriş Sõnavõ (YDUS), mesleki bilgi üzerine yapõlõr. YDUS’un amacõ yan dal uzmanlõk eğitimine kabul edilecek adaylarõ seçerek tercihlerine göre mevcut kontenjanlara yerleştirmektir. 2) 2008 Sonbahar Dönemi YDUS’a başvurabilmek için adaylarõn sõnavõna başvuracağõ yan dalõn bağlõ ol- duğu ana dalda uzman unvanõnõ almõş olmalarõ şarttõr. 3) YDUS’a, Kamu Personeli Yabancõ Dil Bilgisi Se- viye Tespit Sõnavõ’ndan (KPDS) veya Üniversiteler- arasõ Kurul Yabancõ Dil Sõnavõ’ndan (ÜDS) 100 üze- rinden en az 50 ve üzeri puan alanlar katõlabilirler. Ya- bancõ dil belgeleri için, bu belgenin verilmesine esas olan ilgili mevzuatõnda belirtilen geçerlilik süreleri uy- gulanõr. 4) YDUS tek oturum halinde Ankara’da 6 Aralõk 2008 Cumartesi günü yapõlacaktõr. Sõnav saat 9.30’da başlayacak ve 150 dakika sürecektir. 5) Adaylar 2008-YDUS Sonbahar Dönemi Kõlavuzu ile Aday Bilgi Formu’na 11 Kasõm 2008 tarihinden iti- baren ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet ad- resinden ulaşabilirler. 6) Başvurular 11-14 Kasõm 2008 tarihleri arasõnda yapõlacaktõr. Sõnav hakkõnda ayrõntõlõ bilgi 2008-Sonbahar Döne- mi YDUS Kõlavuzu’ndan edinilebilir. Basõn: 58087 Aziz Atatürk; Sen, ülkeni karanlıktan aydınlığa çı- karan ve batmayan bir güneştin. Çevrendekiler ise, ışığını Senden alan yıldızlardı. Senden sonra o yıl- dızlar birer birer söndü. O nedenle yıl- lardan beri karanlıktayız. Kurtardığın, kurduğun ve emanet ettiğin tam ba- ğımsız ve üniter devletimiz, ulusal bir- liğimiz, çağdaş ve laik Cumhuriyeti- miz, bugün bir kurtarıcı bekler hale getirilmiştir. Artık ulusça uyanarak, yolumuzu aydınlatan ışığına yeni- den kavuştuğumuz gün, ülkemiz, yi- ne Senin dönemindeki gibi, Atatürk Türkiyesi olacaktır. Yüce Atatürk; Tek güvencemiz Sen kaldın. Seni özlüyor ve Seni bekliyoruz... Demiştin ki; Ne mutlu Türk’üm diyene... Diyoruz ki; Ne mutlu Sendenim diyene... Mustafa Kemal Derneği Nüfus cüzdanõmõ kaybettim. Hükümsüzdür. NAZMİ ERDİ COŞKUNPINAR KOCAELİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN ESAS NO: 2005/83 Esas DAVALI: 1- ZEYNEP NUR ÖZUSTA Dr. Mediha Eldem Sok. No 56/4 Kõzõlay Mer- kez/ANKARA Davacõ KOU Rektörlüğü vekili tarafõndan aleyhinize açõlan Alacak davasõnõn yapõlan yar- gõlamasõnda; Mahkemenizce dava dilekçesinde belirtilen adresinize duruşma gününü bildirir davetiye çõkarõlmõş olup, adresinizden ayrõldõğõnõz gerekçesiyle tebligat yapõlamamõştõr. Adres araştõr- masõndan da bir netice alõnamadõğõndan dava dilekçesi ve duruşma gününün ilanen tebliğine karar verilmiştir. Duruşma Günü: 27/01/2009 günü saat: 09: 2l’da duruşmada bizzat hazõr bulunmanõz, veya kendinizi bir vekille temsil ettirmeniz, aksi taktirde H.U.M.K.'nun 3156 sayõlõ yasa ile deği- şik 213/2 maddesi uyarõnca yargõlamaya yokluğunuzda devam olunacağõ hususu, dava dilek- çesi ve duruşma günü yerine geçerli olmak üzere ilanen tebliğ olunur. Basõn: 60158 Öğrenci kimliğimi kaybettim. Hükümsüzdür. İZZET KABADAYI Çin bile teşvik paketine sarıldı
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog