Bugünden 1930'a 5,502,890 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 28 OCAK 2008 PAZARTESİ 8 TÜRKİYE İstanbul Edirne Kocaeli Çanakkale İzmir Manisa Aydın Denizli Zonguldak Açık İstanbul HABERLERİN DEVAMI K K K K Y Y Y Y Y 5 3 4 4 10 8 11 6 4 Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sıvas Antalya K K K K K K K K Y 6 6 7 8 0 2 2 1 14 Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars Y Y K Y Y K K K K 14 14 4 6 2 4 3 1 9 Trabzon Ankara İzmir Hakkari Antalya Adana Ş.Urfa Erzurum Bütün bölgelerimiz çok bulutlu ve yağışlı geçecek. Yağışlar kıyı Ege, Akdeniz kıyıları ile Doğu Karadeniz kıyılarında yağmur, diğer yerlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacak. Hava sıcaklığı yurdun batı kesimlerinde 68 derece azalacak, doğu kesimlerde önemli bir değişiklik olmayacak. Çok bulutlu DIŞ MERKEZLER Oslo B 1 Helsinki B 1 Stockholm B 3 Londra PB 10 Amsterdam Y 10 Brüksel Y 9 Paris PB 8 Bonn B 8 Münih PB 3 Yağmurlu Stockholm Berlin Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Zürih Y 9 B 6 B 16 K 6 K 4 K 2 PB 15 Y 15 PB 9 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Baku Bişkek Tiflis Kahire Şam Karlı K 4 PB 7 B 12 K 2 PB 10 B 1 PB 7 K 17 Y 10 Londra Berlin Moskova Belgrad Madrid Ankara Taşkent Tahran Kahire Sulu kar Gök gürültülü Parçalı bulutlu Sisli Bulutlu Ülke İkiye Ayrıldı... Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada El Kaide operasyonu kapsamında İstanbul ve Gaziantep’te 6 kişi daha gözaltına alındı GÜNDEM Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada MUSTAFA BALBAY reniş, bu kapsamda değerlendirilmelidir. ૽ Ne yazık ki Türkiye artık ikiye ayrılmış görünüyor. Demokrasi, Batı’da, laik devlet düzenlerindeki sermayeemek hesaplaşmasına dayanır; bizdeki çok partili rejimin içeriği ise bambaşka bir tartışmaya oturdu. Sorunun çözümü de Avrupa’dakinden başka yöntemlerle gerçekleşirse şaşırmanın âlemi yoktur. Bağlantılar araştırılıyor GAZİANTEP (AA) Gaziantep’te El Kaide’ye yönelik olarak düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınanların sayısı 25’e yükseldi. 24 Ocak’ta Gaziantep’te, El Kaide terör örgütüne bağlı olan ve örgütün Türkiye kolunu oluşturduğu ileri sürülen gruba yönelik düzenlenen operasyon kapsamında Gaziantep’te ve İstanbul’da toplam 6 kişi daha gözaltına alındı. İstanbul’da gözaltına alınan ve daha sonra uçakla Gaziantep’e getirilen 3 kişi arasında Çeçen asıllı bir Rus vatandaşının da bulunduğu öğrenildi. İstanbul’da yakalanan 3 kişinin örgütün yurtdışı bağlantılarını sağladığı ileri sürüldü. Gözaltındaki 25 zanlıyı, Ankara’dan gelen El Kaide konusunda uzman bir ekibin sorguladığı öğrenildi. AÇI C Bilgi verip talimat aldılar Irak’ın Kerkük kentinde ABD güçleriyle girdiği çatışmada 23 Haziran 2007’de öldürülen ve üst düzey El Kaide mensubu olduğu iddia edilen Gaziantepli Mehmet Yılmaz’ın Irak’a giderken yerine, Gaziantep’te ölü ele geçirilen ve grubun lideri olduğu iddia edilen Mehmet Polat’ı atadığı belirlendi. Zanlıların verdiği bilgiler ışığında, operasyonda Mehmet Polat ile gözaltına alınan bazı kişilerin, sahte pasaportla ve kaçak yollarla sık sık İran üzerinden Afganistan ve Pakistan’a gidip örgüt yetkilileriyle yüz yüze görüşerek Türkiye’deki faaliyetleriyle ilgili bilgi verip talimatlar aldığı belirlendi. Polis, elde ettiği bilgiler doğrultusunda, örgütün Türkiye’deki başka illerde bulunan bağlantılarını araştırıyor.Gözaltına alınan 25 kişinin ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda, 2 Kalaşnikof marka tüfek, 2 pompalı tüfek ve bir tabanca, çok sayıda mermi, 5 pasaport ile örgütsel bilgilerin bulunduğu birçok CD, disket ve örgütsel doküman bulundu. Eyleme hazırlanıyorlardı Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’nden bir yetkili, bazı basın yayın organlarında “Ufuk’’ operasyonuna yönelik haksız ve yanlış eleştiriler yapıldığını ileri sürdü. İstihbarat yetersizliğiyle ilgili iddiaların asılsız olduğunu ifade eden yetkili, şöyle konuştu: “Bu örgütü uzun süredir izliyorduk. Örgütün sansasyonel birtakım eylemlere girişeceği ve bu ko nuda hazırlık yaptığı istihbaratı üzerine operasyonu gerçekleştirdik. Böylece gerçekleştirilen ani operasyonla planlanan eylemler önlenmiş oldu. Operasyonun gece yapılmasının sebebi, bu kişilerin birçoğunun pazarcılık yapması ve sabah çok erken saatlerde evden çıkıp geç saatlerde eve döndüğünün belirlenmesidir. Örgüt lideri olduğu ileri sürülen Mehmet Polat’ın bulunduğu eve yönelik düzenlenen operasyonun uzun sürmesinin sebebi, evdeki 2 kadın ve 3 çocuğun kalkan olarak kullanılmasıdır.’’ Tepki telefonu yağdı MÜMTAZ SOYSAL Tehlikeli Bileşik TEK bir hafta sonunun Batı basınıyla Türk basınını karşılaştırmak, “Dünya nerede, biz neredeyiz” sorusuna yanıt bulmaya yetiyor. Yakın komşudan başlamak gerekirse, hemen görülüyor ki, Karamanlis’in Türkiye ziyaretine haber olarak verilen yer ve ağırlık açısından bile Atina basınıyla bizimki arasında dağlar kadar fark var; türban, olayın anlam ve önemini örtmeye yetmiş. İtalya, oradaki hükümet bunalımıyla meşgul. Tam da Batı ekonomisinin çöküntü eşiğinde olduğu sırada Romano Prodi’nin beş oy farkla düşürülmüş olması herkesi tasalandırmış. Gazeteler bununla dolu. Küresel bunalım tehlikesi, Fransa’da Sarkozy’nin aşkını bile gölgede bırakmış. Gönül ilişkilerine geniş yer yermeye bayılan gazeteler ekonomiyi ön plana geçirmeye mecbur kalmışlar. Şu sıra terör suçları için 28 günlük gözaltı süresini 42 güne çıkarmayı tartışan ve terörle mücadeleye ayrılmış polis ödeneğini arttırmanın rahatlığını yaşayan İngiltere ekonomik bunalım olasılığından rahatsız. The Wall Street Journal’in şu başlığı Amerika’daki telaşı anlatmaya yetiyor; “Ekonomi, ABD’li seçmendeki Irak tasasının da yerine geçti:” merika hapşırıp Avrupa aksırınca zatürree korkusu geçiren Türkiye’de ise gazetelerle televizyonlar hep türbanla dolu. Bu yılki Ekonomik Forum’un sorumluluğunu taşıyan Türkiye’de kimse Başbakan’ın oraya gitmeyi göze alamayışındaki temel nedeni bile düşünmek istemiyor. Var mı yok mu, türban Aslına bakılırsa, bu konudaki ağırlık kaymasını bilinçsizlik ve bunca önemli sorun dururken türbanı konu etmeyi sorumsuzluk sayıp medyayı suçlamak yanlış oluyor. Konunun türban olmadığını, basın gibi türbanı eleştirenler kadar savunanlar da biliyor: Özde rejimin ve cumhuriyetin kaderi tartışılmaktadır. Bunu bilmezden gelmek, AKP’nin stratejisi olabilir, ama Cumhuriyetin kaderi söz konusuyken sinip seyirci kalan ve görkemli ama etkisiz duruşlarına toz kondurmayanlar da rahatlatıcı bir yanı olsa gerek bunun herhalde. ma yine bir Batı gazetesi, Avusturya’nın “Die Presse”si, küresel bunalımı tınmayıp türbanla uğraşan Türkiye’deki asıl tehlikeyi geçen cuma günü yayımladığı renkli tek fotoğrafla anlatmayı becermişti: Dört adam boyu, yerlere kadar inen dev bir MHP bayrağı önünde, yine yerlere kadar inen eteğiyle yürüyen türbanlı bir kadın. Kırmızı zemin üzerindeki beyaz “üç ay”ın her biri kadından büyük. AKPMHP yakınlaşmasındaki temel tehlike, ümmetçilikle milliyetçiliğin, yani aslında birbirinin zıddı iki akımın yan yana gelişi, amonyumnitrat bileşiği gibi, korkunç patlamalı bir karışım oluşturmuş sayılmaz mı? TRT’de türban dönemi DTP’nin Diyarbakır’daki kongresine Leyla Zana, Hatip Dicle, Selim Sadak ile Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve yaklaşık 3 bin partili katıldı. (Fotoğraf: AA) ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Türban tartışmaları sürerken TRT 1’de cuma gecesi yayımlanan “Enine Boyuna” adlı tartışma programının konukları arasında ilk kez bir türbanlı sosyologyazar yer aldı. TRT’nin canlı yayımlanan programı boyunca telefonları, tepki nedeniyle kilitlendi. Türban konusunun ele alındığı tartışma programının konuğu olan sosyologyazar Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, türbanıyla TRT ekranlarında görünen ilk isim oldu. Programın diğer konukları ise yazar Nazlı Ilıcak, sosyolog Tülin Bumin, Cumhuriyet Kadınları Derneği Üsküdar Şube Başkanı Fatma Çoban oldu. Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Başkanı Şanal Sarıhan’ın da telefonla bağlandığı programda karşılıklı atışmalar hâkimdi. DTP’li Ayna: Federalizm önerisini destekliyorum A Kongrede Öcalan sesleri DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) DTP Diyarbakır İl Örgütü 2’nci Olağanüstü Kongresi dün yapıldı. DTP Genel Başkan Yardımcısı ve Mardin Milletvekili Emine Ayna, “ABD’nin Ortadoğu Projesi’ne alternatif olarak, ben Sayın Abdullah Öcalan’ın demokratik konfederalizm önerisini önemsiyorum. Bunu tartışmaya açmamız ve konuşmamız gerekir’’ dedi. Bağlar Beldesi’nde yapılan kongrede salona Türk Bayrağı’nın yanı sıra “Demokratik çözüm ve diyalog için operasyonlara hayır”, “Onurlu yaşam için artık yeter”, “Tecrit ve İmralı sistemine hayır” ve “Demokratik Özerklikle Demokratik Cumhuriyete” yazılı afişler asıldı. İstiklal Marşı’nın okunmadığı kongre sırasında salonda bulunanlar sık sık “Biji serok Apo”, “Selam selam İmralı’ya bin selam” ve “Şehit namırın” sloganları attı. Divan Başkanlığı’na seçilen DTP Genel Başkan Yardımcısı Kamuran Yüksel, DTP olarak ekolojik ve demokratik değerler üzerinde bir toplum kurmak istediklerini belirtti. DTP’li Ayna ise sadece siyaset yapmak için değil, özgürlük mücadelesi vermek için burada olduklarınısöyledi. Ayna “Özgürlük diyorsak sadece türbana değil, herkese özgürlük vermek gerekir. Sadece Müslümana değil, Alevilere, Hıristiyanlara, Kürtlere, Türklere, Çerkezlere, Lazlara özgürlük vermek gerekir” dedi. Öcalan’dan yine “Sayın” diye sözeden Ayna, şöyle devam etti: “Sayın Öcalan’ın dile getirdiği bir şey vardır. Demokratik konfederalizm önerisini önemsiyorum. Bunu konuşmak gerekir. Bunu niye tartışmıyoruz. ABD’nin Ortadoğu Projesi’ne alternatif bir öneridir. Bunu gündemleştirelim. Geç de olsa tartışmaya açmak gerekir.” Kongre sonucunda il başkanlığına Nejdet Atalay getirildi. (elmek) iletti: Üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulamayan aile dostumuzun kızı, belediyeye başvurmuştu. Kendisine, “bizde iş yok ama, şu şirkete git, orada iş verebilirler” demişler. O şirkette şu öneriyle karşılaşmış; ayda 500 YTL net maaş alacaksın, sigortan yapılacak, cebine uzun kullanımlı otobüs bileti koyacağız. İşi şu olacak; sana vereceğimiz türbanı takacaksın, belediye otobüslerinde yolculuk yapıp merkezi yerlerde dolaşacaksın! Bu ve benzeri psikolojik mücadele yöntemlerini değişik yerlerden duyuyoruz. Toplumda zaten bir dönüşüm var. Bütün amaç bunun iyice yerleştiği, herkesin kabul etmesi gerektiği fikrini oturtmak! ૽૽૽ Bir başka okurumuz... Şehrin hemen dışındaki akaryakıt istasyonundan, şu notu iletti: Son dönemde değişik bir baskı unsuru ile karşı karşıyayız. Adam geliyor, benzin pompasının önünde camını açıp soruyor; “Mescidiniz var mı” diye. Yok deyince bir sürü laf ediyor. Bir daha gelişte yine olmazsa, buradan alışveriş yapmayacağını söylüyor! Ankara’dan bir örnek: Kentte hızla yaygınlaşmakta olan pastane zincirlerinden birinde bir grup türbanlı kadın toplantı yapıyor. Yiyip içiyorlar. Bir süre sonra “Mescit var mı” diye soruyorlar. Görevli eleman, “Burası bir inanç merkezi değil, eğer namaz kılmak isterseniz, bakın az ileride cami var, daha sonra da kılabilirsiniz, kazası var” karşılığını veriyor. Kadınlar ısrarla bir bölümün mescit olarak ayrılmasını istiyor, aksi halde bir daha gelmeyeceklerini söylüyor. Bu gidişin mahalle baskısından öte, müşteri baskısına dönüştüğü görülüyor. Zorla “talep yaratıp” ardından “toplum böyle istiyor, millete karşı mı çıkıyorsunuz” edebiyatı! ૽૽૽ Yukarıda aktardığımız örnekler gidişin boyutlarını ortaya koyuyor. Kadınlar, toplumun dönüştürülmesinde önemli bir araç olarak kullanılacak, bu kesin! Kapitalizmin kadını bir “cinsel obje” olarak kullanmasını yıllarca eleştirdik, karşı çıktı. Şimdi siyasi yapı kadını bir “dinsel obje” olarak kullanıyor! Kadınlarımız ne yapacak? Erkekler olarak mücadeleyi onlara yükleyip kenara çekilmekten yana değiliz ama, mademki siyasi yapı bunu yapıyor, çağdaş, uygarlığı benimsemiş kadınlarımızın buna yanıt vermesi gerekir. Önümüzdeki dönem mücadele kadınlar üzerinden yürüyecek. Kadınlarımızın içinden, ayrı ayrı kesimlerde çıkacak 200 kişilik toplum önderi gündemi etkileyebilir, kadın hareketini yönlendirebilir! Kadınlar haykırmalı: Erkekler bizim üzerimizden siyaseti bıraksın... Biz ne cinsel ne dinsel objeyiz... Biz insanız! ankcum࠽cumhuriyet.com.tr Polemik yaşandı TRT ekranlarına türbanıyla çıkan sosyolog Barbarosoğlu, zaman zaman Fatma Çoban’la da türban polemiğine girdi.Nazlı Ilıcak, Bumin ve Barbarosoğlu türbanın bir özgürlük sorunu olduğunu ifade etti. Cumhuriyet Kadınları Derneği temsilcilerinin, türban girişimini anayasanın laiklik ilkesine aykırı bir girişim olarak değerlendirip AKP’yi yerel seçimler öncesi bu konuyu siyasi araç olarak kullanmakla eleştiren ifadelerine ve kadınların türban üzerinden siyasete alet edildiklerini vurgulamalarına sosyolog Fatma Karabıyık Barbarosoğlu tepki gösterdi. TRT’nin önümüzdeki günlerde yeni anayasa tartışmalarının ele alınacağı bir program hazırlığı içinde olduğu öğrenildi. Türban serbestinin de ele alınacağı programlara türbanlı konukların davet edileceği de belirtildi. SINAVLARA GİRDİLER ‘Dağda siyaset yaparız’ Ceyhan ilçe kongresinde konuşan DTP PM Üyesi Murat Avcı, genel başkanları Nurettin Demirtaş’ın kanunsuz yollarla tutuklandığını ileri sürerek, “Milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız ve tüm yöneticilerimiz ile birlikte operasyon bölgesine giderek ‘savaşa hayır’ diyerek demir kalkan olacağız. Meclis mikrofonunu bize kapatarak susturmaya çalışıyorlar. Biz yine konuşmayı biliriz, sabrımızı da taşırmayın. Eğer bize Meclis kapıları kapatılırsa o zaman dağlara çıkıp orada siyaset yapmaya başlayacağız” dedi. Öcalan’a “sayın” demeye devam edeceklerini kaydeden Avcı, “Herkes aklını başına toplasın, herkesin düşünce özgürlüğüne saygı göstersin” diye konuştu. A Liselerde türban şovu FIRAT KOZOK mumtazsoysal@gmail.com KESİNTİ SONA ERDİ Richard Perle’nin ‘Türkiye’de yükselen bazı eğilimlerden kaygı duyduğu’belirtildi Richard Perle İran doğalgaz vanalarını açtı ANKARA (AA) İran’dan Türkiye’ye doğal gaz verilmeye başlandı. Edinilen bilgiye göre, dün saat 16 itibarıyla Türkiyeİran doğalgaz boru hattından doğalgaz gelişi yeniden başladı. İran, normalde günlük 29 milyon metrekübe yakın verdiği doğalgazı, bu ay başında 45 milyon metrekübe kadar düşürmüş, 7 Ocak 2008 tarihinden itibaren de tamamen kesmişti. Kesintiye sebep olarak, ağır kış koşulları nedeniyle artan iç talep ve gaz ihtiyacının yüzde 5’ini karşılayan Türkmenistan’ın gaz akışını durdurmasını gösteren İran, Türkiye’nin en büyük ikinci tedarikçisi durumunda. İran’ın akışı kesmesi üzerine, Türkiye, Rusya’dan, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan üzerinden gelen Batı hattından alınan 36.5 milyon metreküp doğalgaz alım miktarını 39 milyon metrekübe çıkarmış, Silivri’de bulunan yeraltı doğalgaz deposu ile Marmara Ereğlisi ve İzmir Aliağa’da bulunan likit doğalgaz (LNG) terminallerinde sistemin ihtiyacı olan doğalgaz arzını sağlamıştı. Laiklik tartışması Forbes’te NEW YORK (ANKA) – ABD eski Savunma Bakan Yardımcısı Richard Perle, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “denge gücü” ve “pragmatik” olduğunu belirterek Türkiye’deki yükselen bazı eğilimlere ilişkin kaygılarını Forbes dergisinde dile getirdi. Forbes de, Türk ekonomisinin “kapitalist” bir hamle gerçekleştirdiğine dikkat çekerken vergi incelemeleri ve ihalelere ilişkin eleştiri ve iddialara yer verdi. Forbes dergisi, Türkiye’de “toptan fiyatına perakende” satışı gibi sloganlar ile son dönemde hızla yayılan market zincirleri ve Zapsu ailesinin bu sektördeki faaliyetlerini değerlendirdiği haberinde ülkedeki laiklik tartışmalarının da üzerinde durdu. Zapsu ailesinin girişimci enerjisinin, Türkiye’nin yaşadığı “kapitalist” hamleyi açıkladığını kaydeden dergi, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana borsa endeksinin üç kat yükseldiğini, enflasyonun yüzde 10’ur altına indiğini, piyasaların liberalleştirildiği ve devlet varlıklarının özelleştirildiğini belirtti. Buna karşın laiklerin kaygılarına da dikkat çeken dergi, Nisan 2007’de milyonlarca insanın “Cumhuriyeti korumak” amacıyla İstanbul ve Ankara’da sokaklara döküldüğünü yazdı. Laiklere karşı “vergi soruşturma” aracının kullanıldığı iddialarına yer veren dergi, vitrininde Türk bayrağı asılan bir dükkâna Maliye Bakanlığı’na bağlı vergi müfettişlerince bir haftada üç defa “baskın” düzenlendiğini, ancak herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını yazdı. Dergiye konuşan ABD eski Savunma Bakan Yardımcısı Richard Perle de, Erdoğan’ın “denge gücü” ve “pragmatik” olduğunu, “laik Türkiye’nin genel sınırları”nı kabul ettiğini belirtti. Buna karşın dergi, halen düşünce kuruluşu American Enterprise Enstitüsü’nde çalışmalarda bulunan Perle için şunları yazdı: “Perle bile, gözdağı vermeye yönelik gibi görülen vergi incelemeleri modeli dahil olmak üzere,Türk toplumunda yükselen bazı eğilimlerden kaygı duyuyor.” El Kadı olayının da üzerinde duran dergi, Türkiye’de cemaatlerin laik devlete yönelik tutumuna dikkat çekerken “Erdoğan’ı eleştirenler, ülkenin laik hukukunun kademeli olarak yeniden ‘yönlendirilmesinin’ çoktan başladığını savunuyor ve sadece vergi yasalarının selektif bir biçimde kullanılmasına değil, aynı zamanda ihalelerdeki taraflılığa işaret ediyorlar” diye yazdı. ANKARA Üniversitelerdeki türban yasağının kaldırılması tartışılırken açık lise sınavları türbanlıların şov alanı olmaya devam ediyor. Ankara Başkent Lisesi’nde yapılan sınava da çok sayıda türbanlı katıldı. Okul yönetimi türbanlılar hakkında tutatanak tutmakla yetindi. Abidinpaşa’da bulunan Başkent Lisesi’nde yapılacak olan açık lise sınavlarının sabahki bölümüne çok sayıda türbanlı öğrenci de katıldı. Okul yönetimi, bu öğrenciler hakkında tutanak hazırlayarak sınav dosyalarına ekledi. Sınavın öğleden sonraki bölümünde de okul adeta türbanlıların şov alanı haline döndü. Çok sayıda türbanlı öğrenci ve veli okulu doldurdu. Türbanlı öğrenciler, polis kontrolünden rahatlıkla geçerek sınav salonlarına yöneldi. Okul yönetimi, mevzuat çerçevesinde yapılması gerekenlerin yapıldığını savunarak konuşmaktan kaçındı. Dinçer: İşi kitabına uyduruyorlar EğitimSen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, AKP iktidarıyla işbaşına gelen kadroların açık lise sınavlarında türbana ödün verdiğini belirterek “Okullarda tutulan tutanakların hiçbir değeri yoktur. Bunlar aslında işi kitabına uydurmaya yönelik uygulamalardır” dedi. Türbanla ilgili birçok yargı kararı olduğunu anımsatan Dinçer, “Türbanlı öğrencilere müsamaha gösterilmesi yönünde bakanlık merkezli gizli bir talimatın verildiğini düşünüyorum” diye konuştu. AKP iktidarının üniversitelerde türban tartışmasını başlatarak dini birtakım uygulamalar konusunda öğrencileri cesaretlendirdiğini ifade eden Dinçer, “Okullarda mescit açan, toplu cuma namazı kılan, türbanla sınava girenler hakkında hiçbir işlem yapılmıyor ancak bunlara tepki gösteren öğretmenlere soruşturma açılıyor” dedi. Zapsu’nun mağazaları Dergi, bu savını güçlendirmek amacıyla Perle’nin bir arkadaşı konusunda anlatıklarını aktarırken “Perle,Türk arkadaşlarından birinin ‘hiçbir zaman kazanmayacaklarını bildikleri için’ devlet ihalelerine katılmaktan vazgeçtiğini ekledi” diye yazdı. Dergi, Aziz Zapsu’nun kurduğu “For You” kişisel bakım zincirinin 18 ay içerisinde mağaza sayısının 12’den 177’ye çıktığına dikkat çekti. CUMHURİYET 08 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog