Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

28 OCAK 2008 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER AKP ile MHP uzlaşırsa anayasa değişikliği önerisi bu hafta TBMM’ye sunulacak 5 Referandum uyarısı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) AKP ile MHP’nin üniversitede türbanı serbest bırakmak için formül arayışı sürerken uzlaşmaya varılması durumunda iki maddelik anayasa değişikliği önerisinin bu hafta TBMM Başkanlığı’na sunulması ve Anayasa Komisyonu’nda görüşülmesi planlanıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, bu süreçte “Önemli konuları halkın da oyuna sunmakta fayda var” sözleriyle referandum sinyali vermesi dikkati çekti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, “Cumhuriyetin temelleriyle ilgili konuların referanduma sunulması, halkı kesinlikle ikiye böler. Öyle anlaşılıyor ki, Sayın Cumhurbaşkanı, milleti bölmekte bir sakınca görmüyor” uyarısında bulundu. TBMM bu hafta “türban” tartışmalarına kilitleniyor. AKP ile MHP yöneticileri, bugün ikinci kez bir araya gelerek formül ko ‘25 lira verene tabanca’ aralığı ise yüzde 29’u.” Kürsüden Umut Vakfı yıllardır bireysel kurusıkı silah gösteren Bülent silahlanmaya karşı mücadele Ecevit’in koruma müdürlüğünü yürütüyor. TBMM’de “kurusıkı” yapmış olan DSP İzmir diye anılan silahlarla ilgili Milletvekili Recai Birgün, düzenlemeler getiren TSK ve emniyet güçleri tasarı görüşülürken, CHP dışında “bir başka silahlı Tekirdağ Milletvekili Enis güç” daha bulunduğunu Tütüncü silahlanma vurguladı: “2004 yılı tablosunun ne kadar itibarıyla Türkiye’de kayıtlı ürkütücü olduğunu bir 356 bin 218 kurusıkı tabir kez daha ortaya koydu: edilen silah var.” “Ruhsatlı silah sayısı DTP’li Hasip Kaplan, “25 2004 yılında 2 milyon 100 lirayı cebine koyanın yaşı binken, 2005 yılında 2 Enis Tütüncü ne olursa olsun tabanca milyon 300 bine çıkmış, sahibi olabildiğini” anlattı: 2006’da 2 milyon 400 “Yani tabancasına göre, bine yükselmiş. Ruhsatsız Smith Wesson’sa veya silah sayısının da 7 Zigzaver’se veya otomatik milyon adedin üzerinde makineliyse fiyatı artıyor. olduğu tahmin ediliyor. Namlusu kısa veya 2004’te günde ortalama uzunsa, ona göre 500 8 kişi, 2005’te günde liraya kadar çıkıyor. ortalama 9 kişi, 2006’da Polislerin kullandığı silah günde ortalama 10 kişi benzeri bir silah almak serseri kurşun kurbanı isteyenlerse, 235 YTL’ye olmuş. 2003 2006 yılları polislerin kullandığı arasında 35 kişinin Recai Birgün 14’lüden bir tane kurusıkı tabir edilen edinebiliyor. Şimdi, durum silahlarla öldürüldüğü böyle olunca ve çok ortaya çıkmıştır. (...) rahatlıkla yüzlerce kurusıkı Bakınız, niçin kurusıkı mermi de paket paket silah kullanılıyor? alınabilince, çok rahat bir Araştırmaya giren suç aleti durumuna deneklerin yüzde 48’i geliyor. Adli Tıp diyor ki: ‘Birileri bende bir Kurumu’nun verilerine silahın varlığını bilsin baktığımız zaman, son üç diye.’ Yüzde 15’i diyor ki: yılda, kurusıkı silahların ‘Karizma için.’ Yüzde namlusunun 16’sı silahı sevdiği için. Hasip Kaplan değiştirilmesiyle sadece Ayrıca, kurusıkı 35 cinayetin işlendiği ortaya kullananların yaş grupları itibarıyla konulursa, bu silahların yine vahim dağılımına bakıldığında çok bir şekilde suç aracı olarak enteresan bir sonuçla kullanılması, bu yasanın çıkmasının karşılaşıyoruz. 2535 yaş aralığında bile gecikmeli olduğunu, geç olanlar kurusıkı kullananların yüzde olduğunu ortaya koymaktadır.” 56’sını oluşturuyor, 1825 yaş ᮣ TBMM bu hafta türban tartışmalarına kilitleniyor. AKP ile MHP yöneticileri bugün ikinci kez bir araya gelecek. CHP’li Mustafa Özyürek, “Cumhuriyetin temelleriyle ilgili konuların referanduma sunulması, halkı kesinlikle ikiye böler. Öyle anlaşılıyor ki Sayın Cumhurbaşkanı, milleti bölmekte bir sakınca görmüyor” dedi. nusunda uzlaşma arayacak. AKP’nin sivil anayasa taslağını hazırlayan kurulun başında yer alan Prof. Dr. Ergun Özbudun “Sadece kılık kıyafet derseniz, bir kayıt koymazsınız burkayla, Nazi üniformasıyla, bikiniyle üniversiteye gelirler” uyarısında bulundu. Aynı kurulda çalışanlardan Prof. Dr. Serap Yazıcı da, “başı açık olanların baskı altına alınmasını önleyecek” düzenlemelere de yer verilmesi gereği üzerinde durdu. Bu uyarılar üzerine anayasa değişikliği konusunda frene basılırken formül arayışları hafta sonunda da devam etti. AKP ve MHP grup yöneticilerinin bugün bir uzlaşmaya varması durumunda, anayasanın 10. ve 42. maddelerinin değişmesi için hazırlanacak önerinin bu hafta TBMM Başkanlığı’na sunulması ve Anayasa Komisyonu’nda görüşülmesi planlanıyor. Önerinin görüşme ve oylamalarının ise gelecek haftaya kalması bekleniyor. rın neticesinde belki büyük anayasa değişikliği söz konusu olunca önemli konuları halkın da oyuna sunmakta fayda vardır” yanıtını verdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, türban konusunda referanduma gidilmesinin bölünme ve kutuplaşma yaratacağı uyarısında bulunurken şu görüşleri dile getirdi: “İşte Türkiye’yi tam bölüyorlar. Türkiye, laik cumhuriyetten yana olanlar ve karşı olanlar diye ikiye bölünecek. Sivil anayasa için referanduma gideriz, diyorlardı. Şimdi, bunun için de gidebilirim, diyor. Cumhuriyetin temelleriyle ilgili konuların referanduma sunulması halkı kesinlikle ikiye bö GÜL’DEN SİNYAL AKP ile MHP’nin türban formülü arayışı sürerken Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “referandum” sinyali vermesi dikkati çekti. Gül, Kayseri’de “Anayasa değişikliği önünüze geldiğinde referanduma götürür müsünüz” sorusuna “Henüz karar vermedim, ama bunla ler. Bu bölünme büyük sorunlar, tartışmalar yaratır. Öyle anlaşılıyor ki Sayın Cumhurbaşkanı, milleti bölmekte bir sakınca görmüyor. Şimdi adeta şeriat isteyenler, şeriata karşı olanlar diye Türkiye’yi ikiye bölmek istiyorlar. Bu, Türk milletinin bir arada yaşama iradesine çok ciddi bir darbe indirecek bir gelişmedir. Biz laik, demokratik cumhuriyeti, Atatürk ilkelerini, kadın erkek eşitliğini, çağdaş yaşamı savunmaya, dinin siyasete, eğitime, yargıya egemen olmasına karşı çıkmaya devam edeceğiz. Partiler açısından Meclis’te tek başımıza kaldık ama Türkiye’de bizim gibi düşünen milyonlarla beraber mücadele edeceğiz. Tepkiler geliştikçe, diğer sivil toplum örgütlerinden talep ettikçe mitingler, yürüyüşler de yapılır. Laik, demokratik cumhuriyeti savunmak için her türlü mücadele yöntemini kullanacağız.” Tunceli’deki operasyon Ⅵ TUNCELİ (Cumhuriyet) Tunceli’de ihaleye fesat karıştırdıkları iddiasıyla 23 Ocak’ta gözaltına alınan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Muzaffer Arslan, eski Tunceli belediye başkanlarından Hasan Korkmaz, eski Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Asker Güler ve Nazımiye Belediye Başkanı Bertal Ateş ile bazı müteahhitlerin de aralarında bulunduğu 19 kişi, sevk edildikleri Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nda 36 saat süren sorgularının ardından tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edildi. Zanlılar, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. ÇİZMEDEN YUKARI MUSA KART KANADOĞLU ‘Şeriat için halkoyuna gidilmez’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, türbana ilişkin düzenlemenin referanduma götürülebileceği yönündeki açıklamasını eleştirerek, “Türban onunla da çözülmez. ‘Türkiye’ye şeriat getirilsin mi?’ diye referandum yapılmaz” dedi. “15. Adalet ve Demokrasi Haftası” etkinlikleri kapsamında TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası tarafından “Tam Bağımsızlık Bilinci’’ konulu bir açık oturum düzenlendi. Oturuma konuşmacı olarak katılan Kanadoğlu, gazetecilerin, türban konusundaki anayasa değişikliğinin refaranduma götürülmesi önerilerini nasıl karşıladığına ilişkin sorularını yanıtladı. Kanadoğlu, “Türban onunla da çözülmez. Bugün ‘Türkiye’ye şeriat getirilsin mi?’ diye referandum yapılmaz. Sorun türban sorunu değil, dinin siyasete alet edilmesi sorunu. Anayasada laiklik maddesi kaldığı sürece yapılacak değişikliklerle türban sorunu çözülmez” diye konuştu. ‘Fakat’sız ifade özgürlüğü grubu TBMM’de ihtisas komisyonları dışında, ortak çalışma grupları (OÇG) oluşturuldu. Projenin teknik altyapısını hazırlayanlar “açık kodlu” işletim sistemi Linux’a benzetiyor. OÇG’ler başkanı, yöneticisi, üyeliği, istifası olmayan, isteyenin istediği an, istediği kadar katılabileceği gruplar. Tüm STK’ler ve milletvekillerine açık. STK’ler bu gruplara www.tbmmocg.net adresinden ulaşıp milletvekillerini bilgi ve belgeyle destekleyebilecek. “Ama’sız barış”, “Fakat’sız ifade özgürlüğü”, “insan hakları”, “işkenceye sıfır tolerans”, “kadın hak ve özgürlükleri” , “küresel ısınma”, “mayınları unutmayın”, “önce çevre”, “çocuk hak ve özgürlükleri”, “engelli hakları” “hayvan hakları”, “şeffaf yönetim” “yolsuzluk ve yoksulluk” ortak çalışma grupları oluşturulmuş. “Fakat’sız ifade özgürlüğü” grubunda 11 milletvekili yer alıyor. DTP’li Akın Birdal , CHP’li Algan Hacaloğlu ile İsa Gök ve AKP’li Nursuna Memecan, Erdal Kalkan, Ayhan Sefer Üstün bu grupta yer alıyor. Bu gruplara katılan milletvekillerinin cep telefonları, sekreterlerinin adları ve internet adreslerine ulaşmak olanaklı. Sivil toplum örgütleri, mücadele konularıyla “ilgili” milletvekillerine bu kanaldan ulaşabilir... TÜMOD yeni yönetim Ⅵ İstanbul Haber Servisi Tüm Öğretim Üyeleri Derneği (TÜMOD) İstanbul İl Kongresi önceki gün YTÜ’de gerçekleştirildi. Yapılan seçimler sonucunda yönetim kuruluna Prof. Eren Omay, Prof. Mehmet Can Akyolcu, Prof. Mine Küçüker, Prof. Kürşat Yıldız ve Doç. Dr. Cüneyt Akalın seçildi. TÜMOD Genel Başkanı Alpaslan Işıklı yaptığı konuşmada, TÜMOD’un, 12 Eylül darbesi sonrasında akademik camia içinde kurulan ilk derneklerden biri olduğunu anımsattı. O şimdi Rize milletvekili! Bağımsız Rize Milletvekili Mesut Yılmaz adının başında birçok “eski” sıfatı taşıyor: Eski Dışişleri Bakanı, eski Başbakan, eski ANAP Genel Başkanı. Yılmaz, şu anda merkez sağdaki gelişmeleri “izlemekle” yetinen sade bir Rize milletvekili. TBMM’de çok sık görünmüyor. Geçen günlerde TCY’ye uyum yasası görüşülürken, “Rize milletvekili” olarak ruhsatsız çay bahçesi kuranlara getirilen cezaları arttıran düzenlemenin çıkarılması için bir önerge verdi, ancak bu önergesi kabul edilmedi. Yılmaz, görüşmeler sırasında kürsüye çıkıp konuşmadı, ama önergesinin gerekçesinde seçim bölgesinin sorunlarını özetledi: “1984 yılında yasalaşan 3092 sayılı Çay Kanunu ile ruhsatsız çay bahçesi kuranlara cezai müeyyide getirilmiş ve bu cezalar daha sonra yasal düzenlemelerle arttırılmıştır. Kanunun yasalaştığı 1984 yılından itibaren ülkemizde artan nüfusa paralel olarak çay tüketimi ve çay talebi de sürekli artmaktadır. Bunun yanında çay ithalatına ilave olarak son yıllarda kaçak çay girişi artmıştır. Ruhsatsız kurulan çay bahçeleri ve çay üretimi bir anlamda sürekli artan iç talebi ve ülke içi ihtiyacı karşılamaktadır ve gerek bölge ekonomisi, gerekse ülke ekonomisi açısından katma değer yaratmaktadır. Çay tarımı ülkemizde ekolojik olarak başka ürünlerin yetiştirilmesinin mümkün olmadığı Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yapılmaktadır ve çay tarımı bölge halkının büyük ölçüde geçim kaynağını oluşturduğu için yaşamsal öneme sahiptir. Üretim maliyetleri karşısında gelir düzeyi gittikçe azalan çay üreticilerinin yasal düzenlemelerle sürekli arttırılan bu cezaları ödemesi mümkün değildir.” musakart@yahoo.com Türbandan sonra mescit Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ne ait R1 dersliklerinde bazı öğrencilerin adı resmen konulmamış bir mescidi kullandıkları öne sürüldü ADANA (Cumhuriyet Bürosu) Çukurova Üniversitesi’nde (ÇÜ) türbanlı öğrencilerin dersliklere girdiklerinin belgelenmesinden sonra, söz konusu dersliklerin bulunduğu binanın çatı katında mescit de açıldığı ileri sürüldü. ÇÜ Eğitim Fakültesi’ne ait R1 dersliklerinde eğitim gören bazı öğrencilerin ibadet etmek istediklerinde adı resmen konulmamış bu mescidi kullandıkları öne sürüldü. Üniversite yerleşkesinde rahatça dolaşan türbanlı öğrencilerin derslere de türbanla girmesinden sonra ortaya atılan “mescit” savı “Çukurova Üniversitesi’nin dinci yapılanmaya açık hale geldiği” yorumlarına yol açtı. Eğitim Fakültesi, Felsefe Grubu Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adnan Gümüş’ün türbana gösterdiği hoşgörüye karşın, aynı bölümden bazı öğretim üyelerinin türbana karşı dirençli bir tutum takındıkları bildirildi. Sezai Durgun, Mustafa Günay ve Zeynep Yüreğir gibi öğretim üyelerinin derslerine kesinlikle türbanlı öğrencilerin alınmadığı yan binadaki FenEdebiyat Fakültesi’nde de türbanlı öğrencilerin dersliklere alınmadığı kaydedildi. Bu arada, gazetemizde dün yayımlanan ve ÇÜ’de türbanlıların bazı dersliklere rahatça girebildiklerini belgeleyen haberin ardından tepki açıklamaları geldi. Üniversitenin her yerinde türbanlıların bulunduğunu söyleyen EğitimSen Adana Şube Başkanı Güven Boğa, türbanlıları üniversiteye alan rektörlüğe ve dekanlığa tepki gösterdi. Üniversite yerleşkesinin sadece bir girişinin bulunduğunu anımsatan Boğa şunları söyledi: “Türbanlıların üniversiteye ve dersliğe girmesinden birinci derecede Rektör Alper Akınoğlu, ikinci derecede ise Eğitim Fakültesi Dekanı Necmi Yaşar sorumludur. Güvenlik görevlileri kılıkkıyafet kurallarına uymayan öğrencileri engelleyebilir. Kampusa kadar giren türbanlılar derslere de girer. Bunu akademisyenin önlemesi mümkün değildir.” Aldanıyorlar... BCP Genel Başkanı Mümtaz Soysal’ın başkanlığını yaptığı oturumda konuşan Kanadoğlu, “Eğer bir ülkede başörtüsü istismar ediliyor bundan siyasi çıkar sağlanıyorsa o ülkede ne demokrasiden, ne de bağımsız yargıdan söz edilebilir. Çünkü dinin siyasete alet edilmesi anlayışına karşı çıkan, bağımsız yargıdır. Türbanla ilgili anayasa değişikliğini, Anayasa Mahkemesi’nin şekil yönünden inceleyemeyeceği düşünülüyor. Kesin olarak aldanılıyor. Cumhuriyetin, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek temel ilkeleri üzerinde yapılacak her hareket, gayrimeşrudur. Uzun, sıkıntılı, zor bir süreç olacak ama şuna eminim ki zafer, Cumhuriyet felsefesini özümsemişlerin olacaktır’’ dedi. Oturumu yöneten Soysal, ülkenin zor bir dönemden geçtiğini belirterek, “Bu yapıyı muhafaza edemezsek Cumhuriyet yıkılacak ve başka bir devlet biçimi gelecek. İşçisi, işvereni, bu ülkede değer üreteni, sivili, askeri buna karşı durmak zorundayız” diye konuştu. DTP’liler polisle çatıştı Ⅵ MERSİN (Cumhuriyet) Mersin’de DTP Akdeniz Belde teşkilatı binası önüne önünde toplanan bir grup DTP’li “Abdullah Öcalan’ın durumunun iyileştirilmesi ve sınır ötesi operasyonların sona erdirilmesi” istedi. PKK lehine sloganlar atarak yürüyüşe geçen grup, yol üzerinde barikat kurarak gösteri yaptı. Polis ve gazetecileri taş atan grup, polisin müdahalesi üzerine dağıldı. Sigara yasağı bahara! Sigara yasağını genişleten önerinin yasalaşmasının ardından, TBMM de bu yasaklara uyum sağlamaya çalışıyor. Yasanın uygulanması konusunda son derece duyarlı davranan TBMM Başkanı Köksal Toptan, 4 aylık ertelemeye karşın hemen önlemler aldırdı. İktidar ve muhalefet kulislerine “sigara içilmez” uyarıları konuldu. Sigara tiryakisi olan milletvekilleri için özel bölümler ayrıldı. Yasanın yürürlüğe girmesinin 418 ay arasında ertelenmesi özelleştirilecek olan TEKEL’in değerinin düşürülmesinden, yerel seçimleri atlatmaya dek çeşitli gerekçelere bağlanırken; yasanın mimarı TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Cevdet Erdöl’ün gerekçesi dikkat çekiciydi: “Biz mevsim şartlarını da düşünerek yasanın 4 ay sonra yürürlüğe girmesini istedik. Baharda, insanların sigara içmek için dışarı çıkması daha kolay. Bu havada ‘dışarıda iç’ demek doğru olmaz.” Günay: Hâlâ sosyal demokratım Ⅵ Haber Merkezi Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İngilizce ve Türkçe yayımlanan True dergisine yaptığı açıklamada, AKP’de büyük bir iç huzurla görev yaptığını söyledi. Hâlâ sosyal demokrat olduğunu savunan Günay, “Şu anda AK Parti içinde biz bir grup sosyal demokratlarız” dedi. Alevilerden mitinge çağrı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) dün Taksim Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasıyla AKP iktidarının Alevilere yönelik asimilasyon politikaları ve antidemokratik uygulamalarına karşı 3 Şubat Pazar günü Kadıköy’de düzenleyeceği “Öğretimize, Özgürlüğümüze Saygı” mitingine katılım çağrısında bulundu. Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP) Galatasaray’da yaptığı gösteride, AKP hükümetinin Alevilerle ilgili politikalarını protesto etti. (Fotoğraf: SERKAN YILDIZ) Türey Köse, Ayşe Sayın, Emine Kaplan parlamentokulisi@gmail.com CUMHURİYET 05 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog