Bugünden 1930'a 5,490,587 adet makale



Katalog


«
»

25 OCAK 2008 CUMA ૽૽૽૽ CUMHURİYET SAYFA HABERLERİN DEVAMI TÜRKİYE İstanbul Edirne Kocaeli Çanakkale İzmir Manisa Aydın Denizli Zonguldak Açık İstanbul 19 Stockholm PB 7 PB 5 S 6 PB 7 PB 11 PB 10 PB 12 PB 9 PB 9 Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sıvas Antalya Y 7 Y 7 Y 5 Y 4 PB 2 PB 0 PB 1 K 9 PB 16 Parçalı bulutlu Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars PB PB PB PB PB PB PB PB K 13 17 8 13 7 9 2 0 10 Trabzon Ankara Erzurum Hakkari İzmir Antalya Ş.Urfa Adana Yurdun kuzey, iç ve doğu bölgeleri parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile iç Anadolu’nun kuzeydoğusu yağışlı diğer yerler az bulutlu geçecek. Hava sıcaklığı güney, iç ve doğu bölgelerde 46 derece azalacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacak. Çok bulutlu DIŞ MERKEZLER Oslo Helsinki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn Münih K 1 K 2 PB 4 B 11 PB 10 PB 9 PB 9 Y 4 K 3 Yağmurlu Berlin Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Zürih PB 7 PB 8 PB 16 Y 8 PB 6 PB 5 B 13 PB 12 K 8 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Baku Bişkek Tiflis Kahire Şam Karlı K 0 B 5 PB 12 PB 6 K 5 B 8 K 6 Y 18 Y 13 Londra Berlin Moskova Belgrad Madrid Ankara Taşkent Tahran Kahire Sulu kar Gök gürültülü Sisli Bulutlu GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada ederdi; zamanın iktidarları ise darbe olasılığının söz konusu olmadığından. Ya bugün?.. İktidar darbeden söz ediyor; muhalefet ise iddiayı reddediyor. Dünya tersine döndü. Sadece tek bir konuda mı? Fazla ilgi çekmeyen, 25 yıl öncesine ait bir örnek, dünle bugün arasındaki derin farkı gözler önüne seriyor. Kadın evlendikten sonra ailesinin baskısıyla başını kapatıyor. Eşi karşı çıkıyor. Ancak kadın türban takmakta direnince koca boşanma davası açıyor. Mahkeme çifti boşuyor. Kadın Yargıtay’a gidiyor. Yüksek mahkeme boşanmayı onaylıyor. Karar gerekçesinde Yargıtay, “Gerçekten İslam dininde tesettür (örtünme) konusunda kesin hatları ve ayrıntıları muayyen ve uygulanması her halde zorunlu bulunan kurallar belirlenmiş değildir. Medeni Kanun’un TBMM’ye sevk gerekçesinde belirtildiği gibi, ‘Çağdaş medeniyeti benimsemek kararında bulunan Türk milleti, çağı kendisine değil, kendisini medeniyetin gereklerine’ her ne pahasına olursa olsun ayak uydurmak zorundadır” diyor. 25 yıl sonra bugün?.. Örtünmemek, türban takmamak neredeyse boşanma nedeni sayılacak! ૽૽૽ Bir zamanlar YÖK’e başkanlık eden AKP milletvekili Mehmet Sağlam’a göre meğer üniversitelerde türban serbest iken üniversitelerde huzur varmış. Bir başka YÖK Başkanı İhsan Doğramacı, üniversitelerin kendi bünyelerinde türban sorununu çözebileceğini söylüyor. Fakat nedense türbanın palazlanmasına neden olanların başında Doğramacı adı yazılı. “Bu arada YÖK Başkanı olarak Doğramacı üniversitelerde takılabilecek türbanın tanımını bir resim eşliğinde üniversite ilgililerine gönderdiğini” anımsamıyor. Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden bir TV programında; yüksek mahkemenin türbanı yasaklayan kararı çıktıktan sonra kendisini ziyaret eden Doğramacı’nın “karara aynen uyacaklarını” söylediğini… ancak YÖK bünyesindeki ilgililere türban uygulamasında bir yolunu bulmalarını salık verdiğini anlattı. Böyle böyle, böyle adamlarla bugünlere geldik. ૽૽૽ Laiklik rejimsel bir sorun. RTE türbanı rejimsel bir kimlikten çıkarmaya çalışıyor. Türbanı rejimsel bir sorun olarak görmeyen MHP Genel Başkanı Bahçeli de RTE’nin türban konusunu yerel seçimler öncesi bir koz olarak kullandığını söylüyor. Gerekçeye bakınız: Türbana serbesti sağlayarak RTE’nin elinden oyuncağını almışlarmış! MHP liderine göre siyasal bir simge olan türban, laik rejimi tehdit etmiyor. Laik rejimle uzak yakın ilgisi yok! Bir parti nasıl oluyor da bu kadar gözleri kapalı olabiliyor? Başını kuma sokan devekuşu gibi… Ne diye uğraşıyoruz; tencere (MHP) yuvarlandı, kapağını (AKP) buldu. Meğer ne büyük bir engelmiş Uğur Mumcu... Türkiye’nin bugün getirildiği yere bakınca bu daha iyi anlaşılıyor. Cumhuriyet rejiminin temel direkleri birer birer yıkılırken, Uğur Mumcu’ların neden yok edildiği daha iyi görülüyor. Cumhuriyet’le davası olanlar (yerliyabancı) artık nasıl da rahat rahat konuşuyorlar: ‘Atatürkçülüğün devri geçti’. ‘Kemalizm bitti’. ‘Atatürkçülük, Türkiye’nin önünü tıkıyor.’ ‘Atatürk resimleri devlet dairelerinden kaldırılsın.’ Ve bu laflar, Uğur Mumcu’suz medyada bayrak gibi dalgalandırılıyor. Ve Atatürk’ün uygarlık projesini tersyüz eden adımlar birerikişer atılıyor. Ne diyordu Uğur Mumcu: “Atatürkçülük tam bağımsızlık demektir. Atatürkçülük barış demektir, laiklik demektir, devrimcilik demektir.” Başka ne diyordu Uğur Mumcu: “Atatürk dönemi, Türk yakın tarihinin en görkemli ve en devrimci GENİŞ AÇI HİKMET BİLA ‘Adam Olma’nın Simgesi: Uğur Mumcu safhasıdır. Önce emperyalizme karşı verilen silahlı savaş, sonra da tam bağımsızlık inanç ve bilinci ile dünya uluslar ailesinin onurlu üyesi olmak için verilen uygarlık savaşı.” Daha başka ne diyordu Uğur Mumcu: “Ülkemizde yıllardır, yasaklı ve kısıtlı bir demokrasi anlayışı egemendir. Bu koşullarda Atatürk’ün büyüklüğü, amacı, silah ve düşün arkadaşlarının devrimcilikleri çok daha iyi anlaşılmaktadır.” Çok şey diyordu Uğur Mumcu. Tarikatticaretsiyaset üçgeninde bu ülkenin nasıl soyulduğunu, kitlelerin nasıl uyutulduğunu, Türkiye’yi çağdaş, uygar dünyanın bir üyesi yapmayı hedefleyen aydınlanma devriminin nasıl kemirildiğini anlatıyordu. Karşıdevrimin ipliğini bir bir pazara çıkarıyordu. Böyle bir Uğur Mumcu elbette karşıdevrimin önünde engeldi. O engeli on beş yıl önce kaldırdılar. Ama bugün Uğur Mumcu’yu anmak için yapılan etkinliklere baktıkça, bu halkın Uğur Mumcu’yu yaşatma azmini gördükçe, Uğur Mumcu düşüncesini ve inancını ortadan kaldırmanın o kadar kolay olmadığı da ortaya çıkıyor. Sadece Ankara’nın göbeğindeki ‘Sudan manzaraları’ bile Uğur Mumcu’ya yönelişe yetiyor. ૽ Uğur Mumcu artık bir simgedir. Özgürlüğün, bağımsızlığın, demokrasinin, insan haklarının, ‘adam olma’nın simgesidir. Her gün biraz daha yükseğe çekilen bayrak gibi... O bayrağın altında neler yapılması gerektiğini de Prof. Özer Ozankaya’nın Adalet ve Demokrasi Haftası dolayısıyla dün yaptığı konuşmadaki şu sözleri anlatıyor: “Yaşarken kalemleriyle, Türk ulusunun Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki özgürlük, bağımsızlık, ulusal onur ve toplumsal adalet yolculuğunda ilerlemesine hizmet eden ve bu yüzden akıtılan kanlarıyla da sonsuza değin hizmet edecek olan Mumcu’ları, Aksoy’ları, Tütengil’leri, Üçok’ları, Kışlalı’ları ve öteki yüksek değerlerimizi öldürtenlere verilecek en etkili ceza, Atatürk’ün uygarlık projesini yılmadan, yorulmadan, her ortamdan yararlanarak anlatmak, savunmak ve yeniden ulusumuzun, yurdumuzun yönetimine yön vermesini sağlamaktır.” GÜNDEM Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada MUSTAFA BALBAY hikmet.bila@ntv.com.tr Bush, Türkiye ile ABD arasında 2000’de yapılan anlaşmayı Kongre’nin onayına sundu ‘Nükleer işbirliği’ Kongre’de Dış Haberler Servisi ABD Başkanı George Bush, ABD ile Türkiye arasında barışçı amaçlarla nükleer işbirliği yapılmasını öngören anlaşmayı Kongre’nin onayına sundu. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya göre Bush, Kongre’ye gönderdiği mesajda, “Bu anlaşma, NATO müttefikimizle aramızdaki siyasi ve ekonomik ilişkileri güçlendirecek ve Türkiye’de kurulması planlanan sivil nükleer sektöre ABD sanayinin nükleer ihracat yapabilmesinin gerekli yasal altyapısını oluşturacak” dedi. Bush, Türkiye’nin bu anlaşmaya dahil olmasının, Ankara’nın nükleer malzemelerin dünyada yayılmasına karşı politikalarını güçlendireceğini de belirtti. Edinilen bilgiye göre anlaşma, Amerikan şirketlerinin, Türkiye’ye sivil amaçlarla nükleer teknoloji, malzeme ve enerji reaktörü kurulmasında kullanılacak teçhizatı aktarabilmesini öngörüyor. Anlaşmanın uygulamaya girmesi için Kongre’nin iki kanadında, Senato ve Temsilciler Meclisi’nde de onaylanması gerekiyor. Beyaz Saray’dan verilen bilgiye göre bu anlaşma, aslında 26 Temmuz 2000 tarihinde imzalanmış ve dönemin başkanı Bill Clinton’ın da onayını almıştı. Ancak yine aynı açıklamaya göre, ABD kuruluşlarının, “bazı özel Türk kurumlarının, nükleer malzemelerin yayılmasına yönelik bazı faaliyetlerde bulunduğunu ima eden bilgiler edinmesi” üzerine anlaşma, o dönemde onay için Kongre’ye gönderilmemişti. Açıklamada, söz konusu kaygıların giderildiği belirtildi. Başkan Bush, yönetiminin, Kongre’deki onay süreci çerçevesinde Senato Dış İlişkiler Komitesi ve Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi ile hemen danışma görüşmelerine başlamaya hazır olduğunu da bildirdi. ‘Ergenekon’ zanlılarının bugün yargıç karşısına çıkarılması bekleniyor Bağlantılar araştırılıyor İstanbul Haber Servisi Ümraniye’de bir gecekonduda ele geçirilen el bombaları ve patlayıcılara ilişkin yürütülen ve 40 ilde eşzamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınanlardan adliyeye sevk edilen 4 kişi serbest bırakıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma, Türkiye’de derin devlete yönelik en önemli operasyon olarak nitelendirildi. “Ergenekon” terör örgütüne yönelik operasyonda gözaltına alınan, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, avukat Kemal Kerinçsiz, gazeteci Güler Kömürcü, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın ve Halkla İlişkiler Sözcüsü Sevgi Erenerol, kamuoyunda “Drej Ali’’ olarak tanınan Ali Yasak, “Susurluk davası’’ hükümlüsü Sami Hoştan ve Kuvayı Milliye Derneği Genel Başkanı emekli Kurmay Albay Mehmet Fikri Karadağ ile gazeteci Hrant Dink cinayeti azmettiricisi Yasin Hayal’in avukatı Fuat Turgut’un da aralarında bulunduğu 35 kişinin sorguları devam ediyor. davet edilen konuklar tümüyle küreselleşmecilerin beğenisine sunulmak üzere biçimlendiriliyor. Erdoğan da bu zirvelerin yabancısı değil. 2002 Davos toplantısı 11 Eylül’ün ardından ABD’ye omuz vermek üzere New York’ta yapılmıştı. Zirveye Türkiye’den “geleceğin başbakan adayı” öngörüsüyle 3 kişi davet edilmişti: Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Derviş ve İsmail Cem... Ülke raporlarında da Türkiye genellikle “riskleri olan ve gelişmeye açık” bir ülke olarak yer alır. Bu yılki Türkiye raporunda ise daha değişik motiflerin işlendiğini görüyoruz. Türkiye’nin yer aldığı bölümün ana başlığı şu: İslam ve Batı: Diyaloğun Durumu! Türkiye’ye dönmesi için önünde hiçbir engel olmadığı halde ABD’de yaşamayı yeğleyen Fethullah Gülen’e özel bir yer veriliyor. Türkiye dışındaki okullarından övgüyle söz ediliyor. Yeri geldikçe Gülen okullarının, eski Doğu Bloku coğrafyasını Amerikan küreselleşmesine yamama projelerinin yardımcısı olduğunu vurguluyoruz. Raporun ayrıntılarında bu tezin tümüyle doğrulandığını görüyoruz. ૽૽૽ Raporun dikkat çeken bir boyutu da Türk insanının yüzde 13’ünün El Kaide sempatizanı olduğunu iddia etmesi. Büyük bir özenle, ciddi araştırmalar sonucu hazırlandığı söylenen raporda, bu sonuca nasıl varıldığı tam açıklanmıyor! Raporda İslamBatı diyaloğunda Türkiye’nin İran’dan da geri olduğu iddia ediliyor. Gülen’e bu kadar övgü düzüp Türkiye’yi diyalog fakiri ilan etmek ayrı bir yazı konusu... Türkiye’deki gelişmelere paralel olarak Batı raporlarının da ruhunun değişmeye başladığını görüyoruz... Artık, Mustafa Kemal Türkiye’sinin çağdaş hedeflere dönük yüzü yok, Gülen okullarının diyaloğa verdiği hizmet var... Artık, yönü uygarlığa dönük, Avrupa Konseyi’nin kurucusu Türkiye yok, İslam dünyasından Batı’ya bakışta ölçek alınan Türkiye var... Artık, NATO üyesi, AB ve ABD’nin tam müttefiki Türkiye yok, ılımlı İslam projesinin laboratuvarlığına gönüllü soyunmuş Türkiye var... ૽૽૽ Türkiye’nin içindeki tartışmalar elbette Batı’da da izleniyor. Hele küresel projeleri şekillendirenlerin ayrıca gündeminde... AKP hükümetinin 6 yılda Türkiye’yi hangi görünüme soktuğunu görmüş oluyoruz. Raporun doğruluğu yanlışlığı ayrı konu; Türkiye’nin nasıl algılandığını ortaya koyması bakımından önemli. Hedefinin AB’ye tam üyelik olduğunu söyleyen AKP; Türkiye’yi, değil çağdaş uygarlığı yakalamak, Batı ile diyalog kurmaktan dahi aciz bir ülke çukuruna soktu... Türkiye’den bunu göremeyenler için Batı’dakiler raporunu da hazırlamışlar! Bu böyle gidemez... Gitmemeli... Türkiye’nin kaderini AKP’ye teslim etmemeliyiz... ankcum࠽cumhuriyet.com.tr MUHCU: AKP MÜDAHALE EDİYOR KARİKATÜR SAVUNMASI Cumhurbaşkanlığı: Biz şikâyet etmedik ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi, gazetemizde yayımlanan karikatürleri nedeniyle haklarında soruşturma açılan çizerlerimiz Musa Kart ve Zafer Temoçin hakkında Cumhurbaşkanlığı’nın savcılığa herhangi bir başvuru yapmadığını, dosyanın savcılığa Adalet Bakanlığı tarafından gönderildiğini bildirdi. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamada, önceki gün ve dünkü bazı yayın organlarında gazetemizde yayımlanan iki karikatürle Cumhurbaşkanı’na hakaret ettikleri öne sürülen karikatüristlerimiz hakkında Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen hazırlık soruşturmasına ilişkin haberler yer aldığı anımsatıldı. Haberlerde gerçeği yansıtmayan yorumlara yer verildiği ifade edilen açıklamada, “Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunun şikâyete bağlı bir suç olmadığı bu suçtan dolayı kovuşturma yapılmasının Adalet Bakanlığı’nın iznine bağlı olduğu ve söz konusu karikatürlerle ilgili bakanlığın evrakı savcılığa göndermesiyle adli işlemlerin başlatıldığı” kaydedildi. Mimarlar Odası’nda genel kurul heyecanı İstanbul Haber Servisi Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin 40. Dönem Genel Kurulu bugün başlıyor. Genel kurulda şu an şube başkanı olan Eyüp Muhcu’nun “Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar” grubu ile “Mimarlık için Mimarlar” grubu yarışacak. İTÜ Taşkışla Prof. Dr. Nezih Eldem Konferans Salonu’nda bugün yapılacak genel kurulun ardından yarın Yıldız Sarayı Dış Karakol Binası’ndaki merkezinde seçime gidilecek. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı ve “Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar” grubunun adayı Muhcu, kentsel dönüşüm ve kentsel yenileme alanlarındaki tahribatın engellenmesi yönündeki çabalarının bazı çevreleri rahatsız ettiğini dile getirdi. Muhcu, “Diğer grup kentsel dönüşüm projelerinin önünde odayı engel olarak görüyorlar. Kamu ve çevre yararına yürüttüğümüz çalışmaları karalama çabasındalar. Bizimle ilgili mesnetsiz söylemleri nedeniyle yürüttükleri kampanyanın niteliği de tartışılır” diye konuştu. Muhcu, oda yönetimine her zaman farklı listelerin aday olduğunu ancak bu seçimde farklılıklardan çok çıkar birlikteliği sürecinin örgütlendiğini söyledi. Muhcu, “Bu çıkar birlikteliği AKP tarafından destekleniyor. Oda yönetimine müdahale etmeye, yönetimi ele geçirmeye çalışıyorlar” dedi. Seçime katılan Mimarlık için Mimarlık grubuna, sağ kesimin adaylarından oluşan “Meslekte Birlik” grubu da destek veriyor. Bernie Boston yaşamını yitirdi Vietnam Savaşı’nı protesto eden barışçıların fotoğrafıyla 1960’lı yıllarda büyük ün kazanan Amerikalı foto muhabiri Bernie Boston 74 yaşında yaşamını yitirdi. 1967’de ABD’nin başkenti Washington’daki savaş karşıtı gösteride, kasklı askerlerin tüfeklerinin namlularına çiçek koyan bir genç adamın görüldüğü “Çiçek Çocukları” fotoğrafını çeken Boston’un fotoğrafı, barış yanlılarının simgesi haline gelmişti. 4 kişi serbest bırakıldı İstanbul Terörle Mücadele Şubesi’ndeki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 4’ü dün Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. İfadesi alınan zanlılardan 3’ü serbest bırakılırken tutuklanması istemiyle nöbetçi İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilen Satılmış B. de ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Emniyetteki diğer şüphelilerin ise bugün adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor. Soruşturmanın, Susurluk kazasından, Danıştay saldırısına, gazetemize 2006 yılı mayıs ayında atılan el bombalarından, Hrant Dink suikastına kadar son yılların en önemli olaylarıyla bağlantılı olduğu iddia ediliyor. 1. KOŞU: F: Zeliham (16), P: Tuğçe Sultan (15), PP: Revan Kızı (13), S: Miss Aleria (11). 2. KOŞU: F: Aklımda (7), P: Günal (1), PP: Turankızı (5), S: Sedağ (8). 3. KOŞU: F: Rusalka (15), P: Paloma (14), PP: Gaviotta (11), S: Hurricane Jane (13). 4. KOŞU: F: Serhas (6), P: Malibu Star (4), PP: Puntacana (5), S: Cemboy (3). 5. KOŞU: F: Miss Karaköse (13), P: Harbiye (11), PP: True Love (16), S: New Burry (5). 6. KOŞU: F: Sebat (2), P: Mutlu (8), PP: Mert Melih (7), S: Birgican (1). 7. KOŞU: F: Beran (3), P: Wanhelsig (6), PP: Big Eagle (1), S: Kerem Paşa (4). 8. KOŞU: F: PekALTILI GANYAN kan (2), P: Haberer (7), PP: Muratti (1), 6 13 2 3 2 1 S: Somtürkbey (4). 4 11 8 3 9. KOŞU: F: Kurt16 7 15 kaya (1), P: Ziko 5 1 16/6 (3), PP: Saraoui (15), S: Rojda (16). 14 4/17 ‘Türk ve Pamuk hedefti’ Örgütün eylem hazırlığı içinde bulunduğu kişiler arasında DTP Grup Başkanı Ahmet Türk’ün adı da geçiyor. Ergene kon örgütlenmesiyle bağlantılı olarak gözaltına alınananların telefon konuşmalarında yazar Orhan Pamuk’u öldürtmek için 2 milyon YTL kaynak aradıkları, suikast silahı olarak da Glock marka tabanca seçtikleri, zanlıların Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu cinayetiyle ilgili olarak da sorgulandıkları iddia edildi. Operasyonun başlamasının ardından, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne “Cerrah’ın (İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah) kafasına sıkacağız. Paşaya bir şey olursa hesabını verirsiniz” diye tehdit telefonları geldiği belirtildi. Örgütün kaos yaratarak, 2009’da darbe yapmayı planladığı, “iç düşmanları” ortadan kaldırmayı hedefledikleri öne sürüldü. Medyayı ve sivil toplum kuruluşlarını kullanmayı da amaçlayan örgütün içinde, taşeron mafya yapılanmalarının da yer buldukları ileri sürülüyor. ‘4 daire komutanlığı, 2 sivil başkanlık’ Örgütün başkana doğrudan bağlı olan dört daire komutanlığı ile iki sivil başkanlıktan oluştuğu, bunların “Lobi” adı sivil unsurların örgütlenmesini sağladığı öne sürülüyor. Örgüt te Ergenekon Başkanlığı, Daire Komutanlığı, Analiz ve Değerlendirme Dairesi Komutanlığı, Operasyon Dairesi Komutanlığı, Finansman Daire Başkanlığı (sivil), İç Araştırma Dairesi Komutanlığı, Teori Tasarım ve Sivil Planlama Dairesi Başkanlığı olduğu idda ediliyor. Dış kaynaklı, işbirlikçi, sözde sivil toplum örgütlerinin bölücü ve yıkıcı girişimlerini etkisiz kılınmasını amaçlayan örgüte göre, lobinin kontra direnci ile karşılaşan siyasi otorite grupları, doğal olarak Kemalist sivil ‘lobi’ ile işbirliğine yönelme zorunluluğu duyacak. 1. KOŞU: F: Ateş Fırtınası (4), P: Dilşadhanım (7), PP: Yardımcıkızı (12), S: Ar (3). 2. KOŞU: F: Tunçdilek (13), P: Timurcan (10), PP: Tumbul Tina (12), S: Dağnur (6). 3. KOŞU: F: Akduman (15), P: Pusu (6), PP: Ekinci (4), S: Gürçelik (17). 4. KOŞU: F: My Flower (8), P: Onbirnisankaplanı (10), PP: Doğan Çitlembik (6), S: Mahrur (7). 5. KOŞU: F: Şantaj (4), P: Talihli (5), PP: Sun Storm (8), S: Karembeu (3). 6. KOŞU: F: Kiev Star (5), P: Idefix (4), PP: Royal Kaşgar (7), S: Onbirşubat (6). 7. KOŞU: F: Kandemirkır (3), P: Beykılıç (6), PP: Talihim (8), S: Polatkan (4). 8. KOŞU: F: TaşkınıALTILI GANYAN noğlu (8), P: Koşulantay 8 4 5 3 8 16 (1), PP: Muhtar (2), S: 10 5 4 5 Baba Adil (3). 9. KOŞU: 6 8 6 8 F: Küçükaydıncık (16), 7 3 5 14 P: Sertbey (5), PP: Yasin 12 15/3 han (6), S: Erbay (8). 11 17/12 CUMHURİYET 19 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog