Bugünden 1930'a 5,502,228 adet makale



Katalog


«
»

20 OCAK 2008 PAZAR CUMHURİYET SAYFA HABERLER Hükümet, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Danıştay’ın uyarılarına kulak tıkıyor 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA AKP türbanda ısrarlı EMİNE KAPLAN Keyveni Mutfağı ve Çukurova... Akdeniz güneşi altındayım yine... Bu kez Çukurova’dayım, yani Adana’da... İstanbul’dan Adana’ya uçarken Alex Capus’un “Munzinger Paşa”sını (Can Yayınları) okudum. İki gün önce de yine Can’dan çıkan Rosa Regas’ın “Dorotea’nın Şarkısı”nı okuyup bitirmiştim... Hüseyin Korkut’un “Ateş Manisa’ya da Düştü” (İmge Yayınları), Bülent Ağaoğlu’nun “Sarıkamış Harekâtı Kaynakçası” (İkarus Yayınları), A. Başer Kafaoğlu’nun “AKP’nin Dilenme Ekonomisi ve Çöküş” (Kaynak Yayınları) okuduğum kitaplar arasındaydı... Bugün Serdar Kızık ve Mehmet Faraç’la birlikte Adana TÜYAP Kitap Fuarı’nda Cumhuriyet Kitapları Standı’nda olacağız saat 14.0015.00 arası. Biz ayrılacağız, Alev Coşkun ve Çetin Yiğenoğlu buluşacak okurlarla. Çukurova’ya çok sık gittim geçen yıl. Mersin, Gaziantep ve seçim gezileri. Şanlıurfa’ya uzandım, ‘Harran Ovası’nda dolaştım, Toroslar’da orman köylüleriyle konuştum. Adana’ya her gittiğimde sanayinin, tarımın nereden nereye geldiğini görüyorum... Neyse!.. Pazar sabahı canınızı sıkmak istemiyorum... Bir yaşamöyküsü anlatacağım... Sadık Çelik bir işadamı. 1956 doğumlu. 25 yıldır hazır yemek sektöründe çalışan “Keyveni Catering”in kurucusu. Divriği’nin Demirbağ köyünde doğmuş. Gülhasan ve Mercan Çelik’in beş çocuğunun ikincisi. Babası maden işçisi Sadık Çelik’in... Sadık, ilkokul, ortaokul ve liseyi Divriği’de okumuş. 70’li yılların ortamında yetişmiş. Alevi ve solcu kimliğiyle, yurtseverliği içine sindirmiş. 1980 yılında üniversiteyi bitirip bir süre memur olarak çalışmış. 12 Eylül’ün baskısına dayanamayıp istifa etmiş ve yemek sektörüne atılmış. ૽૽૽ Sadık Çelik iyi bir Cumhuriyet okurudur... Öyküsü uzun Sadık’ın... Şimdilerde “Keyveni” markasıyla “butik” hizmet veren tek kuruluş. Sadık Çelik’in “Keyveni Mutfağı” adlı dergisini okuyorum bir Çukurova sabahında... Bir de ne göreyim!.. ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan ve Sadık Çelik’in birlikte fotoğrafı olan bir haber: “Çağdaş yaşamla çağdaş yemek...” Sadık, ÇYDD çalışanlarına ücretsiz yemek veriyormuş her gün... Sadık Çelik ne diyor haberde: “Türkiye’nin sorunlarının en başında eğitimsizlik geliyor. Eğitim sorunu çözüldüğünde öteki sorunlar da kendiliğinden çözülür...” Dergide İTÜ Gıda Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Devres’le yapılan bir söyleşi ilgimi çekti... Onur Devres diyor ki: “Doğanın dengelerini kendi çıkarlarımız için bozmayalım...” Doğru!.. Doğamızı çokuluslu “altın avcıları”na peşkeş çeken biz değil miydik? Bir yandan siyanür, bir yandan zeytin, meyve ve sebze üretimi... Deniz kıyılarındaki balık çiftlikleri... Ölen balıklar... Bir pazar sabahı yine daldan dala atlamaya başladım. Yazımın siyasal içeriği olmaması için direniyorum. Olmuyor işte!.. ૽૽૽ Bugün “Hayatın Sayfaları”ndan Sadık Çelik çıktı. Divriği’nin bir köyünde doğan Alevi bir köylü çocuğunun yaşamöyküsü... Yaşamöyküsü uzun... Hava Harp Okulu’na girip subay olmak istemesi. Gözlerinin miyop olduğu gerekçesiyle sağlık raporu alamayışı. Yıllar sonra gözlerinin miyop olmadığının anlaşılması. Evet... Çukurova’dayım... Şair Adnan Yücel’in dizelerinde bir yolculuğa çıkıyorum: “Kendini bir suyun akışında Ve suları kendi bakışlarında Bulabilenler bilir bu türküyü. Sen ki anlarsın Bir türkü uğruna Çileler çektin yıllar boyu. Soluğunda Yaban menekşelerinin kokusu. Gözlerinde Serin pınarların uğultusu. Dağlar seni yaşardı her gün Ormanlar sıcak dostluğunu.” Gül, Esad’la görüştü Ⅵ ŞAM (AA) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Şam: 2008 Yılı Arap Birliği Kültür Başkenti’’ etkinliklerine katılmak üzere geldiği Suriye’de Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile bir araya geldi. Gül, Suriye Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gelişinde Beşar Esad tarafından karşılandı. Gül ve Esad, yaklaşık yarım saat süren baş başa görüşmenin ardından heyetler arası görüşmeye başkanlık ettiler. Görüşmelerin başlangıcında basın mensuplarının görüntü almasına izin verildi. ANKARA AKP hükümeti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya ve Danıştay Başkanlar Kurulu’nun uyarılarına karşın yükseköğretim kurumlarında türban yasağının kaldırılmasına ilişkin çalışmalarını sürdürüyor. AKP’nin anayasa taslağını hazırlayan Prof. Dr. Ergun Özbudun ise MHP’nin önerisinin türban yasağını kaldırmayacağını söyledi. AKP, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın “türbanın özgürlük adı altında serbest bırakılamayacağı ve özgürlüğün di ᮣ AKP, uyarılara karşın MHP’nin önerisi doğrultusunda türban yasağını kaldırmak için anayasa değişikliği üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. AKP bu çerçevede parti dışından kişilerden görüş alarak MHP’nin önerisinin sorunu çözüp çözmeyeceğini belirleyecek. ni esaslar çerçevesinde ele alınmasının halkı çatışmaya götüreceği”, Danıştay’ın türban yasağını kaldıracak bir düzenlemenin eğitimle sınırlı kalmayacağına ilişkin uyarılarını göz ardı ediyor. AKP kurmayları, MHP’nin önerisi doğrultusunda anayasa değişikliği için çalışmalarını sürdürüyor. Bu çerçevede AKP Grup başkanvekilleri Sadullah Ergin ile Bekir Bozdağ, partili ve parti dışından hukukçu, anayasa taslağını hazırlayan akademisyenler ve bazı siyaset bilimcilerden görüş alarak MHP’nin önerisinin türban sorununu çözmeye yeterli olup olmadığını belirleyecek. AKP’de, MHP’nin önerisinin yeterli olmadığı yönünde genel bir kanı bulunuyor. MHP’ye götürülecek. MHP ile ortak bir metin üzerinde uzlaşma sağlanabilirse anayasa değişikliği önerisi hızla TBMM gündemine getirilecek. Partide sorunun çözümü için anayasanın “eğitim ve öğretim hakkı” başlıklı 42. maddesine “Ceza hukuku ve genel ahlaka aykırı olmamak kaydıyla yükseköğretim kurumlarında kılık ve kıyafet serbesttir” hükmünün konulması gerektiği dile getiriliyor. AKP’ye anayasa taslağı hazır Metin hazırlanacak AKP yönetimi, gelecek hafta akademisyenlerin de katkısıyla bir metin hazırlayarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sunacak. Erdoğan’ın “olur” vermesi durumunda bu öneri layan akademisyenler de MHP’nin önerisini yeterli bulmuyor. Yeni anayasa taslağını hazırlayan komisyonun başkanı, Prof. Dr. Ergun Özbudun, MHP’nin önerisinin kesinlikle türban sorununu çözmeyeceğini belirterek bu önerinin yeni bir unsur getirmediğini söyledi. Anayasanın 10. maddesinde zaten idarenin bütün işlemlerinde yasa önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmesi kuralının olduğuna dikkat çeken Özbudun, anayasanın 42. maddesine türban yasağını kaldırmaya dönük açık ve net bir hükmün konmasının yeterli olacağını kaydetti. CHP MİLLETVEKİLİ UYARDI Önerinin ilköğretimde de serbestlik getireceğine dikkat çekiliyor Sezer: MHP doğru yolda değil Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, MHP’nin başörtüsü konusundaki teklifinin “işi tamamen içinden çıkılmaz hale” getirdiğini ve MHP’nin doğru yolda olmadığını söyledi. Sezer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, inanç ve kültür üzerinden siyaset cambazlığı, siyaset esnaflığı yaptığını ifade ederek Başbakan’ın Madrid’de başörtüsüyle ilgili açıklamalarıyla “Türkiye’de patlayacak bir bombanın pimini çektiğini” söyledi. Serter: İlkokula kadar iner TÜREY KÖSE ANKARA CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, hükümetin türban yasağını kaldırmaya dönük girişimlerini değerlendirirken rektörleri “hiçbir kişisel endişe taşımadan” mücadele etmeye çağırdı. Serter, “Üniversitelerde kaos olur, örtünmeyenlere mahalle baskısı uygulanır. Türban üniversitede serbest olursa, ilkokula da iner” uyarısında bulundu. 1998 yılına dek Anayasa Mahkemesi kararlarına karşın türbanlı öğrencilerin üniversitelere girdiğini anımsatan Serter, “Üniversiteye başı açık gelen kız öğrenciler, 3. sınıfa geldiğinde başlarını kapatmaya başladılar” dedi. Türbanın üniversitelerde serbest bırakılması durumunda ilkokullara dek ineceğini kaydeden Serter, şu görüşleri dile getirdi: “İktidarın hedefi üniversiteden başlayarak bütün eğitim kurumlarına dönüktür. Türban ‘hizmet alan’dan başlayarak ‘hizmet veren’e sıçrayacaktır. Tıpta, hukukta, SBF’de başı kapalı olarak okuyan öğrenciler mezun olunca dinden mi vazgeçecekler? Çalışma hayatında da başları kapalı devam etmek isteyeceklerdir. Eğitim fakülteleri çok kritik. Buralarda okuyanlar, okul bitince başlarını açıp da mı öğretmen olacaklar? Türban serbestisinin ilköğretime kadar, devlet memurlarına kadar yaygınlaştırılmak istendiğine tereddüt yok. Türbanın üniversitede serbest olmasını savunanlar, buna destek verenler bile bir gün gelecek rahatsız olacak.” MHP’nin türban çelişkisi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Türban serbestisini ilköğretimden kamu kurumlarına kadar genişletecek bir anayasa değişikliği önerisi veren MHP kendi söylemiyle çelişiyor. MHP’nin önerisindeki, “her türlü kamu hizmetlerinin sunumu ve bunlardan yararlanma” ifadesiyle ilköğretim, ortaöğretim ve kamu kurumlarında da türbanın serbest hale gelebileceğine dikkat çekilirken; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kamu çalışanlarının kurallara uymak zorunda olduğunu, tesettürlü hâkim ya da komiser olamayacağını savunuyor. MHP’nin türban yasağını kaldırmak için önerdiği anayasa değişikliği üzerindeki tartışmalar sürüyor. MHP’nin önerisindeki “her türlü kamu hizmetlerinin sunumu ve bunlardan yararlanma” ifadesiyle yalnızca üniversiteler değil ilköğretimden başlayarak tüm eğitim kurumları ile kamu kurumlarında türbanın serbest hale gelebileceğine işaret ediliyor. MHP lideri Bahçeli ise, bu konuda çelişMHP lideri Devlet Bahçeli. kili açıklamalar yapıyor. Bahçeli, önceki gün Hürriyet gazetesinde yer alan açıklamasında, “Türban serbestisi sadece üniversitede uygulansın diye kısıtlama olacak mı” sorusu üzerine, “Zaten eğitim sadece üniversite ve şeyde efendim bir bütün halinde alınır. Kamu hizmetinden yararlanan herkes kullansın” dedi. Bahçeli, “Liseyi kapsar mı” sorusu üzerine de, “Zaten liselerde çok fazla yok, problem üniversitelerde” derken; “Lisede olmasına karşı mısınız” sorusuna ise, “Hayır efendim, bir bütün olarak ele alındığı vakit, şurada var burada yok, bu bir süreç, birbirini tamamlar ve Türkiye istikrar bulur” yanıtını verdi. “Türbanlı bir genç kızımız tıptan mezun olduğunda kamu hastanesinde veya hukuktan mezun olup hâkim olduğunda türbanı ile devam etsin deseler, siz parti olarak bunu destekler misiniz” sorusu üzerine Bahçeli, “Efendim bu aşamalarda değiliz henüz. Yani sıkıntı başka yerde. Yani bu sıkıntı bir çözülsün bakalım, kamuoyundaki tartışma bir bitsin, istismarlar ortadan kalksın, ondan sonra toplum kendi kendine bir şekil verir zaten” diye konuştu. ÇGD’den mektuplu protesto Ⅵ ANKARA (ANKA) Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), gazetecilerin yıpranma hakkının kaldırılmasını öngören yasa tasarısını yarın Başbakanlığa sunacakları mektupla protesto edecek. ÇGD Genel Yönetim Kurulu, gazetecilerin “yıpranma” hakkını ortadan kaldıran ve emekliliğini olumsuz etkileyen Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı’nı protesto etmek için yarın saat 12.30’da Güvenpark’ın Yeni Karamürsel köşesinde toplanarak Başbakanlığa mektup vermeyi kararlaştırdı. ÇGD Genel Başkanı Ahmet Abakay, tüm üyelere ve gazetecilere eyleme destek verme çağrısında bulunarak, “AKP iktidarının çalışanlar aleyhine, dolayısıyla gazeteciler, yayıncılar aleyhine yönelik bu pervasız gidişine karşı durmak, sessiz kalmamak görevi ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyoruz” dedi. Düzeltmeye çalıştı Bahçeli, dün Milliyet gazetesinde yer alan açıklamasında ise anayasa önerisindeki “hizmet sunumu” ifadesinin yanlış anlaşılmamasını, hizmet sunumu ile hizmeti sunanların ayrı şeyler olduğunu söyledi. İSTANBUL BAROSU Türbansız eğitim zorunluluk İstanbul Haber Servisi İstanbul Barosu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarının ardından hükümetin türbanı serbest bırakma girişimini eleştirdi. İstanbul Barosu Başkanı Kazım Kolcuoğlu dün yaptığı açıklamada üniversitelerde türban yasağını kaldırmaya yönelik tartışmaları anımsatarak “Türkiye’de eğitimin türbansız sürdürülmesi laiklik açısından zorunludur” dedi. Kolcuoğlu, anayasaya konulması düşünülen “Ahlak kurallarına ve ceza yasası kurallarına aykırı olmamak şartıyla, üniversitelerde giyim kuşam serbesttir” şeklindeki hükmün de türbanın hukuken önünü açmaya yetmeyeceğini belirtti. Türbanın serbest bırakılabilmesi için anayasaya hüküm konmasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’yle açıkça çelişeceğini vurgulayan Kolcuoğlu, “Kaldı ki türbanla okuyan bir öğrencinin eğitimden sonra mesleğini yerine getirirken de türban takmak isteyeceği bu konuda bir dayatmada bulunacağı kaçınılmaz bir gerçektir” dedi. Laikliğin Türk ulusunu bütünleştiren bir kavram olduğunu ifade eden Kolcuoğlu, “Sayın Başbakan’ın demokrasinin ölçütü olan laikliği en fazla korumakla görevli olan kişi konumunda olduğu da unutulmamalıdır” dedi. Gökçek’e tepki Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Halkevlerine üye bir grup, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin, Dikmen Vadisi’nde uyguladığı, 4 ve 5. etap kentsel dönüşüm projesini protesto etti. Ellerinde “Halkın barınma hakkı var’’ yazılı dövizler taşıyan grup üyeleri Güvenpark’ta toplanarak, Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanlık binasının bulunduğu Milli Müdafaa Caddesi’ne yürüdü. Grup adına açıklama yapan avukat Ender Büyükçulha, proje kapsamında bölgede yaşayan insanlara tek taraflı çözümler dayatıldığını, belediye yetkililerince “işgalci’’ olarak adlandırıldıklarını ifade ederek, “Yıkılan sadece evler olmayacak, binlerce insan sosyal ve ekonomik anlamda da yıkılacak’’ dedi. hikmet.cetinkaya࠽cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 343 72 69 CUMHURİYET 05 CMYK
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog