Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

2 OCAK 2008 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER Deniz Baykal, 2008’de AKP’nin Türkiye’yi üç büyük kırılmaya götüreceğini söyledi 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA ‘Anayasa krizi yılı’ Haşimi Kanbay görüşmesi Ⅵ BAĞDAT (ANKA) Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Derya Kanbay, Irak Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Tarık Haşimi ile bir görüşme yaptı. Sınır ötesi operasyonların ele alındığı görüşmede Haşimi, operasyonlar öncesi Irak hükümeti ile koordinasyon yapılmasını istedi. Büyükelçi Kanbay’ın görüşmede, Türkiye’nin masum insanlara zarar verilmesini önleme isteğini dile getirdiği kaydedildi. MUSTAFA BALBAY ANKARA CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 2008 yılının “anayasal kırılma yılı” olacağını belirterek “Irak’ta işgalle yapılan Türkiye’de anayasa ile yapılacak” dedi. Baykal, AKP’nin “tebliğ etmeye” hazırlandığı yeni anayasanın laiklik, yargı ve üniter yapıda kırılmayı ve bozulmayı getireceğini söyledi. Baykal, AKP’nin önümüzdeki günlerde kamuoyuna açıklamaya hazırlandığı yeni anayasaya ilişkin görüşlerini Cumhuriyet’e anlattı. 2007’nin cumhurbaşkanlığı tartışmalarıyla geçtiğini anımsatan Baykal, “ilk kez Türkiye Cumhuriyeti’nin değerleriyle mücadelesi olan bir kişi Köşk’e çıktı. Bugün Çankaya’da dev Geride Kalan... Yeni yılın ilk ışıklarıyla uyanıyor deniz. Bir gemi Kuzguncuk açıklarından geçerken, güneş yeni yeni yükselmeye başlıyor. Bugün 2008’in ikinci günü... Elimde bir not defteri... Aşkın gizli kalmış sayfaları, doğumlar, ölümler... Kaç yıl oldu Onat Kutlar’ı ve arkeolog Yasemin Cebenoyan’ı yitireli? Yıllar bir ırmak gibi akıp gidiyor işte... 30 Aralık 1994 yılında Taksim The Marmara Oteli’nin kafesinde patlayan bomba, iki insanı alıp götürmüştü aramızdan. Yeni yılın birinci günü “ne yazmalı umuda ve geleceği dair” diye düşünürken, Onat Kutlar’ın dizeleri geldi aklıma: “Islanınca esmer defterleri yüzümüzün/ bu çamurla, kanla, alınteriyle gizli bir yazgı çakıyor bir an./ Karanlık feneri ülkemizin./ Nasıl bir yalnızlık, unutulmuş bir ışık diliyle çırpınırken biz, üstümüze geliyor büyük gemisi geleceğin./ Bir tenis topu, koşan bir çocuk, bir gözyaşı bile değiliz./ Yalnızca bir ağaç ailesi ve bir köşede yıllardır bizi gözleyen hep aynı balta: Dalgınlık/ Düşünüyorum nasıl budandık bahara ulaşmak için./Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin/unutmamak için/ çünkü unutuluşun kolay ülkesindeyiz/ ölü balıklar geçiyor kırışık bir deniz sofrasından ve ellerinde fenerlerle benim arkadaşlarım/ durmadan düşünüyorum ne kadar çok öldük yaşamak için.” ૽૽૽ Ben kareli not defterime 2007 için şunları yazmışım: “Çok kötü bir yıldı 2007...” Hrant Dink cinayeti, Malatya katliamı... Okulları kuşatan dincifaşist öğretmenler... Uygulamalı din dersleri!.. İslam ideolojisinin yaşama geçirilmesi için verilen çabalar, “sıkmabaş oyunu”, İstanbul müftüsünün fetvası... Bu yıl Şişli’de yılbaşı kutlamaları yapılırken neden Taksim’de yapılamadı; Kadıköy Belediye Başkanı CHP’li Selami Öztürk, “güvenlik” gerekçesiyle Bağdat Caddesi ve İskele Alanı’nı coşku yumağına dönüştürmedi? Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Nişantaşı’nda halkla birlikteydi, şarkılar söylendi, halaylar çekildi; İzmir Cumhuriyet Alanı’nı sevgi, barış, kardeşlik ırmağına dönüştürdü... İstanbul ve Ankara... Aynı sessizliğe büründü bu yıl “güvenlik”, “şehit askerlerimiz” gerekçesiyle... Dinci ideoloji Türkiye’yi Edirne’den Kars’a dek kuşatıyor beyler, paşalar farkında mısınız? Salt üniversiteler de değil, ilköğretim okullarında başlayacak “sıkmabaş” haberiniz olsun... Sıkın dişinizi, en fazla 510 yıl sonra, kamu kurum ve kuruluşlarında “sıkmabaşlı” kadınlar görev alacak ardından “kara çarşaf” gelecek; sarık, takke giyen avukatlar olacak mahkeme salonlarında... Biraz daha bekleyin... Sınıfsal eşitsizlik “İslam ideolojisi”nin yaşama geçirilmesiyle çözümlenecek, “kömür” ya da “mercimek” dağıtmakla iş bitmeyeceği için, köktendinci terör artacak... Rahip cinayeti, Danıştay baskını, Malatya katliamı, Hrant Dink’in öldürülmesi “işaret fişeği”ydi ve bizim “Soros Çocukları” olayı “derin devlet”in üzerine yıkıp rahatladı. Peki, yakalanan tetikçiler kimlerdi, ilişki kurdukları kişiler neyin nesiydi? Hangi yurtlarda, evlerde kalmışlar, nasıl kullanılmışlardı? ૽૽૽ Bugün düşünceler ormanındayım... Etnik milliyetçilik ve onun silahlı kolu olan PKK terörü... Diyarbakır, Batman, Şırnak, Hakkâri... Yoksulluk ve yolsuzluk!.. Açlık ve işsiz insanlar!.. Asıl tartışmamız gereken “Türkiye laik demokratik bir hukuk devleti midir, değil midir? AKP gerçekten laik demokratik hukuk devletini korumaktan yana mıdır?” “Linç kültürü” diye ortaçağı anımsatan bu kavram niye ortaya atıldı? ABD emperyalizmine karşı niye bir hareketlenme “Soros Çocukları”nca engelleniyor? Kareli not defterimde pek çok konu var 2007’ye ilişkin... Yarın devam edeceğim... Yazımı bitirmeden bir soru sevgili okur: “İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyesi bu yıl yılbaşı kutlamalarını manevi ve dini değerlere sahip çıkmak için mi kutlamadı, yoksa güvenlik ve şehit askerlerimiz için mi?” Hangisi? ᮣ CHP lideri Deniz Baykal, AKP’nin yeni anayasa çalışmalarını Cumhuriyet’e değerlendirdi. AKP’nin gerçek niyetinin, 1921’den bu yana, 1924, 1961 birikimlerini de tümüyle ortadan kaldırmak olduğunu belirten Baykal, “Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün anayasal birikimini sıfırlamak istiyorlar” dedi. Baykal AKP’nin anayasasının özellikle laiklikte, yargıda, üniter yapıda kırılma getireceğini ve 2008’in bu tartışmalarla geçeceğini söyledi. leti kavramaktan, Türkiye’nin tümünü kucaklayıcı anlayıştan uzak bir yapı var. Şimdi bu yapının anayasasını oluşturmaya çalışıyorlar” dedi. AKP’nin tavırlarının 2008’in “anayasa krizi yılı” olacağını gösterdiğine dikkat çeken Baykal şunları söyledi: “1982 Anayasası’nın üçte biri değişmiş. Tam 13 kez, gerektikçe değiştirilmiş. Bugün de değiştirilmesinin kaçınılmaz olduğunu düşündükleri maddeler varsa söylesinler biz de gereğini yapalım. Ama niyet o değil. Niyet, 1921’den bu yana, 1924, 1961 birikimlerini de tümüyle ortadan kaldırmak. Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün anayasal birikimini sıfırlamak istiyorlar.” Kimi çevrelerde salt bu anayasanın yapılışının 12 Eylül süreci olmasına tepki duyulmasını yadırgadığını belirten Baykal, Japonya anayasasının Amerikalılarca, Almanya anayasasının işgal kuvvetlerince yapıldığını, ama bu ülkelerde işin şekline değil, esasına bakıldığını söyledi. Baykal, “ABD Kırıkkale’de silah kaçakçılığı Ⅵ KIRIKKALE (AA) Kırıkkale Organize Sanayi Sitesi’ndeki bir silah fabrikasında üretilen tabancalardan bir bölümünün piyasaya kaçak olarak sürüldüğünü tespit eden polis ekipleri, fabrika sahibinin de aralarında bulunduğu 27 kişiyi gözaltına aldı. Kırıkkale Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi ekipleri düzenledikleri operasyonda, zanlıların sorguları ve yapılan soruşturma sonucu, fabrikada imal edilen tabancalardan bir bölümünün menşei ve marka bölümlerinin değiştirilerek piyasaya sürüldüğü belirlendi. Gözaltına alınan toplam 27 kişi adliyeye sevk edilirken, silahları satın aldığı iddia edilen 20 kişi, ifadeleri alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. T EKİRDAĞ ÇİZMEDEN YUKARI AKP’nin ampulü bedava yanıyor Ekonomi Servisi Türkiye genelinde elektrik kurumuna borcu olanların ikinci faturası ödenmediğinde elektrikleri kesilirken AKP’nin Tekirdağ il binasının birikmiş 14 bin YTL’lik borcuna karşın ne elektriği kesiliyor ne de bu para tahsil ediliyor. Türkiye genelindeki uygulamada, iki faturası ödenmeyen yurttaşın borcu kaç para olursa olsun mutlaka hukuk servisine gönderiliyor ve icra işlemleri başlatılıyor. Tekirdağ’da yerel bir gazete olan Olay’ın haberine göre, AKP’nin kiracı olarak kullandığı ve Belediye Meclis Üyesi Ferah Pek’e ait olan il binasının Şubat 2005’ten Aralık 2007’ye kadarki elektrik tüketiminin bedeli ödenmiyor. Bu kadar süredir fatura ödenmediği halde elektriği kesilmeyen ve icra işlemi de başlatılmayan AKP il binasına ayrıcalıklı uygulama tepki görüyor. CHP İl Başkanı avukat Fahrettin Meker, TREDAŞ yetkililerini dava edeceklerini belirterek görevi kötüye kullanmak suçunun işlendiğini ifade etti. Tekirdağ Ticaret Sanayi Odası Başkanı Mustafa Yurdanur da Olay gazetesine yaptığı açıklamada şunları söyledi: “AKP yöneticilerinin ve TREDAŞ yetkililerinin yapmış olduğu bu çifte standart uygulamayı büyük bir üzüntü ile öğrendik. Yaklaşık 2.5 yıllık toplam elektrik borcunu ödemeyen AKP yöneticileri için hiçbir işlem yapılmazken odamıza üye olan 2 bin civarındaki esnaf ve sanayicimizin elektrikleri, kanunlara göre 2. faturasında kesiliyor. Nasıl oluyor da bu kural AKP Belediye Meclis üyesine ait olan bu binada uygulanmıyor? Hangi parti olursa olsun bu tür uygulamayı yapmış olması vicdansızlıktır, insafsızlıktır. AKP kendini Osmanlı dönemindeki gibi padişahlık döneminde mi zannediyor?” 171 gazeteci öldürüldü Ⅵ İstanbul Haber Servisi Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), yaptığı açıklamada, Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (FIJ) verilerine göre 2007 yılında 171 gazetecinin görevi başında yaşamını yitirdiğini duyurdu. Medya çalışanlarını hedef alan tehdit ve tehlikelerin, özellikle Irak gibi çatışma bölgelerinde devam ettiği belirtilen açıklamada, Irak’ın yanı sıra, Somali ve Afganistan’da çok sayıda gazeteci cinayeti işlendiği, Sri Lanka ve Pakistan’daki ayaklanmalar sonucunda çok sayıda gazeteci ninöldürüldüğü kaydedildi. 2003’teki ABD işgalinden bugüne dek Irak’ta öldürülen gazeteci sayısının 65’e ulaştığı belirtilen raporda, faillerin yakalanmadığına dikkat çekildi. den daha şeffaf yapıldığını anımsattı. Baykal’a göre yeni anayasa üç alanda kırılma yaratacak. Bu alanlar ve Baykal’ın irdelemeleri şöyle: Laiklik: Bu konuda zaten fiili olarak uygulamaya koydukanayasası da 250 yıl önce ya ları çok şey var. Şimdi bütün pıldı. Gerektikçe güne uyma bunları anayasa çerçevesi içiyan maddelerini değiştiriyor ne sokmak istiyorlar. Kendi içlar, ama biri çıkıp ille ben bu lerinde şöyle bir söylem gelişnun tümünü ortadan kaldı tirmiş durumdalar; din camiye racağım demiyor. Türkiye’de hapsedilemez. Siz bunu söyniyet anayasa ile ülkenin tüm lediğiniz an devlet yapısını tartışmaya başladınız demektir. çizgisini değiştirmek” dedi. Bugün Pakistan’ın yaşadığı da Üç alanda kırılma budur. Medreselerde eğitim göBaykal, AKP’nin kapalı ka renler de Pakistan Silahlı Kuvpılar ardında hazırladığı anaya vetleri’ne alınsın denildi. Sosadan basında yer alan haber nuçlar ortada... Yargı bağımsızlığı: ler ve Başbakan’ın yaptığı açıklamalar çerçevesinde haberdar Türkiye’de kuvvetler ayrılığı olduklarını belirtti, 12 Eylül fiili olarak değişime uğradı. anayasasının bile bugünkün Artık yasama ile yürütmenin birbirinden ayrı olduğunu söylemek zor. İktidar parher iki alana da hâkim MUSA KART tisi oluyor. Burada yargının önemi ayrıca ortaya çıkıyor. Şimdi yargıyı, yasama ve yürütmenin bir organı, yani iktidarın organı haline getirmeye çalışıyorlar. Cumhurbaşkanının zihniyetiyle birlikte zaten bir değişim yaşanacak. Anayasayla bunu hızlandırmak ve çapını genişletmek istiyorlar. Üniter devlet: Öncelikle anayasayı tekil devlet anlayışından uzaklaştıracaklar. Türkiye’yi birbirinden farklı etnik grupların yaşadığı bir ülke görünümüne sokacaklar. Bu zaten dillerinin altında var. Devlet vatandaşı bir birey olarak görür. Bunlar, Türk milletini etnik kimliklerden biri haline indirgeyecekler. Bu çok ciddi bir çözülmeyi beraberinde getirir. Irak’ın parçalanma sürecine bakın; orada işgalle yapılanı bizde anayasa ile yapacaklar. Gerçeği anlatacağız 2005 yılı temmuz ayında bir çağrı yaptığını, herkesi AKP’nin yapmak istedikleri konusunda uyardığını anımsatan Baykal, “O dönemde olasılık olarak düşündüklerimizin önemli bir bölümü ne yazık ki gerçekleşti. Türkiye geriye gitti. Bugün de uyarıyorum; anayasa tartışması sıradan bir tartışma değil. Devlet yapısını kökten değiştirme girişimidir” dedi. Halka gerçekleri anlatmaya çalışacaklarını söyleyen Baykal, “Demokrasi başı dik, bilinçli insanlarla ayakta durur. Türkiye’de ne yazık ki vatandaşın önemli bölümünü yardıma muhtaç edip kendilerine bağladılar. Kendisini iktidara avuç açma durumunda hisseden bir kişi için bu gerçekler ikinci plana itiliyor” değerlendirmesini yaptı. musakart@yahoo.com CHP’de ihraç tartışması Parti içi muhalefetin Mersin’deki etkili isimlerinden Adil Aktay, ‘hakkındaki şikâyetler’ gerekçe gösterilerek disipline sevk edildi ABİDİN YAĞMUR MERSİN CHP Mersin İl Başkanlığı, parti içi muhalefetin Mersin’deki etkili isimlerinden avukat Adil Aktay’ı kesin ihraç talebiyle il disiplin kuruluna sevk etti. 2004 yerel seçimlerinde Tarsus’tan belediye başkan adayı olan daha sonraki süreçte Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül öncülüğündeki parti içi muhalefet hareketinin Mersin’deki çalışmalarını üstlenen Adil Aktay, CHP il başkanlığı tarafından kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak disiplin kuruluna verildi. Bir il yöneticisi Aktay hakkında parti üyelerinden gelen şikâyetler sonucu ihraç kararı verdiklerini belirtti. Avukat Adil Aktay ise, kesin ihraç talebiyle disipline verilmesi kararının CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın isteği üzerine alındığını söyledi. Aktay, “Onlar atmaya çalışacaklar ben yüksek disiplin kuruluna gideceğim, mahkemeye gideceğim, gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gideceğim” dedi. CHP parti okulu başlatıyor Ⅵ ANKARA (ANKA) CHP İstanbul İl Başkanlığı, Gençlik Kolları üyelerinin ideolojik ve politik donanımlarını güçlendirmek amacıyla “Parti Okulu” adı verilen bir eğitim programı başlatıyor. 12 Ocak 2008 tarihi itibarıyla hayata geçirilecek olan Parti Okulu’nun ilk eğitim dönemi, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın vereceği “Sosyal Demokrasi’nin Tarihsel Evreleri, Günümüzdeki Durumu ve Geleceği” konulu ders ile başlayacak. Ders programı, siyaset, ekonomi, uluslararası ilişkiler, medyailetişim alanlarında önemli isimlerin verecekleri derslerle devam edecek. M EHMET AĞAR VE TANSU ÇİLLER, PERDE GERİSİNDE İKTİDAR YARIŞI YAPACAK hikmet.cetinkaya࠽cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 343 72 69 DP’de ‘emanetçiler’ kongresi Mehmet Ağar ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Demokrat Parti’nin (DP) pazar günü yapılacak 4. olağanüstü kongresinde yarış eski Genel Başkan Tansu Çiller ile Genel Başkan Mehmet Ağar’ın desteklediği adaylar arasında yaşanacak. Genel başkan adayı sayısının 16’ya yükseldiği kongrede genel başkanlık için Çiller’e yakınlığıyla bilinen eski İstanbul İl Başkanı Süleyman Soylu ile Ağar’ın açıkça destek verdiği Genel Başkan Yardımcısı Çağrı Erhan’ın yarışması bekleniyor. 22 Temmuz yenilgisinin ardından, seçmene verdiği sözü tutma gerekçesiyle, genel başkanlıktan ayrılma kararı alan Ağar, ara formül olarak gündeme getirdiği “Hüsamettin Cindoruk’un liderliğinde partinin toparlanması” girişiminden sonuç alamadı. Cindoruk, Genel İdare Kurulu’nun (GİK) genel başkanlık için ileri sürdüğü koşulları yerine getirmediğini savunarak, son anda adaylıktan vazgeçince, partinin toparlanması formülü de suya düştü. Ancak daha önce parti örgütlerinden gelen talepler üzerine kongreyi erteleyen Ağar, 4. olağanüstü kongreyi GİK’te alınan karar doğrultusunda pazar günü yapmaya karar verdi. DP’nin pazar günü yapılacak kongresinin ilginç bir özelliği ise geçmişte DYP içinde liderlik yarışına giren Ağar ve Çiller’in destekledikleri adaylar aracılığıyla parti içinde “güç denemesi” yapacak olmaları. Buna göre Ağar, Genel Başkan Yardımcısı Çağrı Erhan’ı desteklerken, Çiller de eski İstanbul İl Başkanı Süleyman Soylu’yu destekliyor. Çağrı Erhan ve Soylu, “emanetçi” iddialarına karşı çıkarken, kulislerde Ağar ve Çiller’in pazar günkü kongreden sonra yeniden partinin başına geçip geçmeme konusunda “nabız yoklayacağı” dile getiriliyor. Ağar’ın desteklediği Çağrı Erhan, “emanetçi” yakıştırmalarına tepki gösterirken, mayıs ayındaki olağan kongrede de genel başkanlığa aday olacağını söyledi. DP’nin pazar günü Selim Sırrı Tarcan Spor Salonu’nda yapılacak 4. olağanüstü kongresinde 1210 seçilmiş delege, sayı artmaz ya da çekilmeler nedeniyle düşmezse, 16 aday için oy kullanacak. Genel Başkan Ağar’ın “veda” niteliğinde sunuş konuşması yapacağı kongrede, genel başkan seçiminin yanı sıra GİK ve yüksek haysiyet divanına seçimler yapılacak. Tansu Çiller CUMHURİYET 05 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog