Bugünden 1930'a 5,503,614 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 13 OCAK 2008 PAZAR 14 KÜLTÜR kultur࠽cumhuriyet.com.tr 2007’de Batı dünyasında sanat çevrelerinin dikkatini çeken sergilerden birkaçı SANATA BAKIŞ SELMİ ANDAK Uzaklarda kışa doğru ERHAN KARAESMEN ‘AKORT’ Müzik Yorumcuları Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (Müyorbir) Yayını olan “AKORT” dergisinin Ocak Şubat 2008 sayısı, müzik sektörünün ortak sesi kapsamında çok önemli konuları içeren yazılar, toplantılarda alınan kararlar, haberler, yorumlar, eleştiriler, sorular, raporlar ile dolu bir oluşum ile müzik alanımızda emek verenlere ulaşmaktadır. Biz de bu köşemizde “AKORT” dergisinin Ocak Şubat 2008 sayısında yer alan konuları özetle yansıtmayı görev saydık: Dünyaca ünlü orkestra şefi Gürer Aykal, “Türkiye Aydın Bir Ülkedir” başlıklı yazısında “Çoksesliliği kavrayan insanlar, demokrasiyi kavramış olur ve yoz döngüden kurtulur...” diyor. Bu sözleri tekrarlayarak, bu önemli görüşe eklediklerinin ise her kesimden vatandaşımızı yakından ilgilendirdiğini anımsatıyoruz... Orkestra şefi, bir eseri iyice çalışan, özümseyen, kendi benliğiyle benzeştiren, sonra da bugüne kadar edindiği kültür ve bilgiler doğrultusunda onu orkestradan alan kişidir. Dünyada orkestra şefliğini, elini kolunu sallayan bir adam olarak görürler. Basit bir meslek gibi kabul edilir. Oysa, orkestra şefi, yazılmış bir eseri yaşama geçiren kişidir... Klasik müziğe olan bakış açısı konusunda Gürer Aykal şöyle bir değerlendirme yapıyor: “Türkiye’ye bir şey vermedik. Müzik eğitimi vermedik. Orkestrayı, operayı doğru düzgün göstermedik. Onlardan ne isteyeceğiz ki?..” Anadolu insanı çok yetenekli, ama onlara hiçbir şey götürmedik. Ancak, bir konser olduğunda boyalı TV’de çalışan bazı muhabirler o zavallı insanların burnuna mikrofonu dayayıp “Ne anladın” diye soruyorlar. Ben çok isterdim o muhabirlere ne anladıklarını sormayı... Zavallı insanların verdikleri yanıtlar da çok güzeldir. “Bir şey anlamadım ama.. çocuklarım için buraya geldim” diyen nineler var. “Çokseslilik’le huzur buldum” diyenler var. Gürer Aykal’a şu soru sorulmuş: “Orkestra sayılarının artmasının Avrupa Birliği yolunda önemli bir adım olduğu yönünde bir söyleminiz var?” Gürer Aykal’ın bu soruya karşı yanıtı önemli: “Bugün AB içinde olan çok ülkede, Türkiye’deki kadar orkestra yok! Bilkent ve ardından Borusan birinci büyük özel orkestralardır. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın genel müzik yönetmenliğini ve şefliğini yürütmekteyim. Bu özel orkestralar Yunanistan’da yoktur.. Türkiye çok aydın bir ülkedir. Ancak, Türkiye bunlardan mahrum kılındı! Bu gelişme, Türkiye’de bazı kesim tarafından istenmiyor. En acısı da budur. Orkestra çokseslilik getirir. Çokseslilik çağdaş toplumların yaşadığı bir olaydır. Çoksesliliği kavrayan insanlar, demokrasiyi kavramış olur, yoz döngüden kurtulur. Türkiye artık yoz döngüden kurtulmuş olmalı.. çağdaş uygarlık düzeyine girmiş olmalı. Müzik alanında bu zorunludur ve bunun uygulanması gereklidir.” Aydınlık bir Türkiye için kültür ve sanat yolunda tüm emekler, yeni yıl ile birlikte özellikle yayımlanmakta olan AKORT’la birlikte Genel Yayın Yönetmeni Ali Rıza Türker’in başarılı tutumu ve çalışmalarına bağlıdır. Ali Rıza Türker’i sevgiyle, saygıyla alkışlarız. Onun belirttiği gibi; sanatçı tanımını “Toplumun Önünde Giden Kimlik” olarak onaylarsak Türkiye’yi aydınlık bir ülke olarak daima çağdaş ve uluslararası bir ülke olarak yaşarız... Sevgiler... Sonbaharın kışa devrilen döneminde Batı ülkeleri dünyası önemli sanatsal etkinlikler yaşıyordu. Arka arkaya gelen birkaç seyahat çerçevesinde bunlardan bazılarını izleme ve ilginç kişisel izlenimler edinme şansı doğdu. Bunları, özetle bir yazıda toplamanın yararlı olacağını düşündüm. 2007’nin sadece sonundan değil, tümünden akılda kalan “Demoiselles d’Avignon”un Picasso’nun elinden çıkışının yüzüncü yılıyla ilgili sergiler oluyor. Bunlar hâlâ konuşuluyor ve üzerine yazılar yazılıyor. Aslında, Paris’teki Picasso Müzesi’nde ve New York’taki MoMA’da düzenlenen özel 100. yıl etkinlikleri yıl boyunca devam etti. Şimdilerde sona ermiş olsalar bile yankıları hâlâ sürüyor. ‘Golden Age’ sergileri dizisi Yankıları hâlâ sürmekte olan ve bir süre daha sanat çevrelerinin dikkatinden düşmeyecek bir diğer olağanüstü sanat olayı ise “Golden Age” sergileri dizisiydi. Rembrandt ve Frans Halls dönemi Hollanda’sının olağanüstü yansıtılışı yıl içinde Londra’da başladı, sonbahara doğru New York’a taşındı. Atlantiğin her iki yakasında da dünya resim sanatının gerçekten altın çağı olan bu dönem üzerine televizyon programları ve bir bölümü büyük kitaplar olmak kaydıyla yayınlar yapıldı. Sanat tarihinin geçmiş önem ᮣ 2007’nin sadece sonundan değil, tümünden akılda kalan “Demoiselles d’Avignon”un Picasso’nun elinden çıkışının yüzüncü yılıyla ilgili sergiler oluyor. Bunlar hâlâ konuşuluyor ve üzerine yazılar yazılıyor. Aslında, Paris’teki Picasso Müzesi’nde ve New York’taki MoMA’da düzenlenen özel 100. yıl etkinlikleri yıl boyunca devam etti. Şimdilerde sona ermiş olsalar bile yankıları hâlâ sürüyor. li dönemlerine ve ustalara saygı Batı ülkeleri sanat çevrelerinde hep fazlasıyla var olmuştur. Bu sözü edilenler de bunun son bir örneğidir. 2007 yılında bir diğer anlamlı saygı sunuş Washington D.C’de “Turner” sergisiyle yaşandı. İngiltere dışında bugüne kadar düzenlenmiş bu en kapsamlı gösteri, sanat meraklıları için bulunmaz bir büyük fırsattı. Bu yılın ilk ayına da taşarak yüz bini aşkın izleyicinin ilgisini toplama yolundadır. Tüm bu çok büyük, ama adları da çok bilinen büyük ustaların yanı sıra, daha gölgelerde kalmış çok özel bir büyük adamın ser gisi ise Paris’i birbirine katıyor. Ayrıca Avrupa ülkelerinde ve ABD’de yoğun bir yankı buluyor. Arcimboldo İtalyan Rönesansı’nın garip biçimde gölgede kalmış ve kendisine büyük klasik resim sanatı yerine daha çok karikatürle uğraşan bir usta gözüyle bakılmıştır. Hınzır ve espri dolu bir resim anlayışının olduğu kesindir ama yaptığı sadece orijinal, şaşırtıcı figürler değildir. Döneminin sosyal değerlendirmelerini hicveden bir protestocu tarafı vardır. Ama, bir yandan da, kendisiyle ilgili yazılarda yapılan bir değerlendirmeye uygun biçimde, çizdiği ve boyadığı göz için bir bayramdır. 2007 sonbaharının bu büyük sergileme olayından buradaki ilgili ve meraklı çevreyi kısaca da olsa haberdar etmek istedim. Romenhof’un sergisi... Kışa girerken yolumun düştüğü Stockholm’de ise, çağdaş müze düzenlemesinin sevimli ve başarılı bir örneğini oluşturan İsveç Modern Sanatlar Müzesi’nde durakladım. Uluslararası sempozyumlarda, sergilerde günümüz İsveçli sanatçıları sık sık epey itici, rahatsız edici, ışık ve görüntü oyunlarıyla boy gösterirler. Müzede bunlardan bir iki örneğe de yer ayrılmış olmakla birlikte, ağırlık kübizm sonrası gelişmeler ve soyutlamalara verilmiş. 20. yüzyılın ikinci yarısı İsveç sanatının büyük soyut ustası Romenhof da çok güzel düzenlenmiş kapsamlı bir özel sergiyle anılıyor. Dostlar Tiyatrosu’nun sahnelediği, Genco Erkal’ın yazdığı ‘Sivas ’93’ adlı oyunun galası yapıldı Sivas katliamı sahneye taşındı İstanbul Haber Servisi Dostlar Tiyatrosu’nun sahnelediği, senaryosunu Genco Erkal’ın yazdığı, müziklerini de Fazıl Say’ın bestelediği “Sivas ’93’ belgesel oyununun galası önceki akşam Beyoğlu Muammer Karaca Tiyatrosu’nda yapıldı. Sıvas katliamının anlatıldığı oyunu, gazetemizin imtiyaz sahibi İlhan Selçuk, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, piyanist Fazıl Say, sanatçı Tarık Akan, Berhan Şimşek, tiyatro sanatçısı Gülriz Sururi, Engin Cezzar, şair Ataol Behramoğlu, sanatçı Yavuz Bingöl, Mazlum Çimen, oyuncu Zuhal Olcay’ın yanı sıra Madımak Oteli’nde katledilenlerin aileleri ve çok sayıda yurttaş izledi. Oyun çıkışında soruları yanıtlayan Genco Erkal, oyunun Sivas Madımak Oteli’nde yaşananları bire bir yansıttığını belirterek, “Oyunu yazMüziklerini Fazıl Say’ın bestelediği ‘Sivas ‘93’te Sıvas katliamı mamın amacı Sivas’ta yaşananları bianlatılıyor. (Fotoğraf: BURAK ALİÇAVUŞOĞLU) re bir ortaya çıkarmaktır. Oyunun içindeki konuşmalar, şahitlerin bizlere anlattıkları ve mahkeme kayıtları okunarak yazıldı. Seyircilerimizin gerçeği bilmesi ve bu olayla hesaplaşması gerekiyor. Oyunun çok ses getireceğini düşünüyorum” dedi. ‘Yaşananlar çabuk unutuldu’ AKP hükümetinin Alevi yurttaşlara yönelik düzenlediği Muharrem Ayı iftar yemeğini eleştiren Erkal, “Bu yemeğe katılan Alevi örgütlerini tasvip etmiyorum. Buraya katılmaları kendi ayıpları. Bu yemeğin gerçek bir iletişim kurmak ve diyalog sağlamak amacıyla yapılan bir iş olmadığını düşünüyorum. AKP’nin seçim yatırımı olabilir” değerlendirmesinde bulundu. Sivas katliamında hayatını kaybeden Gülsüm Karababa’nın kardeşi Zeynep Karababa, oyu nun Sivas’ta yaşanan acıları yeniden anımsattığını vurgulayarak, “Sivas’ta çocuklarımızla birlikte Türkiye’nin de geleceği yakıldı. Genco Erkal bu oyunu yazarak yaşanan acıları yeniden hatırlattı. Bu olayın bütün ayrıntılarının aydınlatılması için herkese büyük görevler düşüyor” diye konuştu. Madımak Oteli’nde 19 yaşında hayatını yitiren Serkan Doğan’nın kardeşi ve olaylar sırasında orada bulunan Serdar Doğan, katliamda hayatını kaybedenlerin aileleri olarak 15 yıldır büyük acılar yaşadıklarını ifade ederek, “Kültürlerin buluşması için bir şehre gidiyorsunuz ve yakılarak öldürülüyorsunuz. Bu inanılacak gibi bir olay değil. Ancak yaşanan bu acı olay çabuk unutuldu. Genco Erkal’ın belgesel gibi hazırladığı bu oyun ölenlerin yeniden hatırlanmasını sağlayacak” dedi. İşitme engelli yönetmenin konferansı Ⅵ Kültür Servisi Fransa’da yaşayan, işitme ve konuşma engelli Levent Beşkardeşler, önceki akşam Bedri Baykam’ın atölyesi olan Piramit Sanat’ta Türkiye’deki ilk konferansını verdi. Baykam’ın “Efsanenin Yüzyılı” adlı sergisinin sunulduğu salonda yapılan konferansı Nasuh Mahruki sundu. Kendi kendine Fransız işaret dilini öğrendiğini ve tiyatroda hem vücut dili, hem de işaret dilini kullanarak sanatını ifade etme fırsatı bulduğunu söyleyen Beşkardeşler, yönetmenliğini, oyunculuğunu, kurgusunu ve montajını kendisinin yaptığı kısa metraj ve belgeselleriyle birçok ödül aldı. “Konuşan insan işaret dilini bilmeyebilir.. ama içimizdeki ruhu sahneye döktüğümüz zaman izleyici sesli ya da sessiz bunu anlayabilir” diyen Beşkardeşler şiirlerini de kendince belirlediği işaretlerle yazıyor. Beşkardeşler, 1986 yılından beri yazdığı “Kırmızı” adlı şiirini de görsel olarak oynayarak okudu. ADANA SULH HUKUK MAHKEMELERİ SATIŞ MEMURLUĞUNDAN GAYRİMENKULÜN AÇIK ARTTIRMA İLANI Dosya No: 2007/46 Satışına karar verilen Gayrimenkulün cinsi, kıymeti, adedi: Adana ili, Seyhan ilçesi, Çınarlı Mahallesinde, tapunun Cilt 12, Sayfa 1568, Ada 6496, Parsel I de kayıtlı, 297 m2 lik taşınmaz izalei şüyu kararına istinaden satılacaktır. Taşınmaz Adana ili, Seyhan ilçesi, Çınarlı Mahallesi, 12 sokak, no 8 de bulunmaktadır. Parsel üzerinde tek katlı, duvarları briketten örülmüş, tavanı çelik çatılı, atermitten çatı örtüsü bulunan büyükçe bir oda şeklinde, önü açık oto yıkama yeri olarak kullanılan yapı, mevcut bu yapı zeminde 108 m2 oturumlu, iş yerinin iç kısmında zeminde 15 m2, iki katlı zemin katında büro, WC, el yıkama yeri olarak kullanılmakta, üst katı ise depo olarak kullanılmakta, bu yapının mahalli rayiçlere göre 16.000,00 YTL değerinde olduğu, ZEMİN DEĞERİ: Taşınmazın bulunduğu yer, kullanım şekli ve imar durumu göz önüne alındığında 1 m2 sinin 500,00 YTL değerinde olduğu, taşınmazın zemin değerinin tamamı 148.500,00 YTL değerinde olduğu. Taşınmazın üzerinde bulunan yapı ve zemin değerinin tamamı 164.500,00 YTL Muhammen bedel üzerinden aşağıdaki şartlarda satılacaktır. İMAR DURUMU: D3 Ön Bahçeli beş katlı sıra mesken NOT: 1/5000’lik nâzım imar planında M.İ.A Merkezi iş alanı olarak görülmektedir. Satış Şartları: 1 Satış; 22/02/2008 Cuma günü, saat: 10.00’dan 10.15’e kadar, Adana Adliye binasının 4. katında 407 veya 408 odada açık artırma suretiyle yapılacaktır. Bu artırmada tahmin edilen kıymetin % 60’ını ve rüçhanlı alacaklılar varsa alacakları mecnunu ve satış masraflarını geçmek şartı ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alıcı çıkmazsa en çok artıranın taahhüdü baki kalmak şartı ile 03/03/2008 Pazartesi günü, Adliye binası 4. katta, 408 odada aynı saatlerde de ikinci artırmaya çıkartılacaktır. Bu artırmada da bu miktar elde edilmemişse, gayrimenkul en çok artıranın taahhüdü saklı kalmak üzere artırma en çok artırana ihale edilecektir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin % 40’ını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşecektir. 2 Artırmaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen kıymetin % 20’si nispetinde pey akçesi veya bu miktar kadar milli bir bankanın teminat mektubunu vermeleri lazıtndır. Satış peşin para iledir, alıcı istediğinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Katma Değer Vergisi, ihale pulu, tapu harcı ve masrafları alıcıya aittir. Birikmiş vergiler satış bedelinden ödenir 2464 Sayılı kanunun 68. maddesi gereğince, Tellaliye harcı satış bedelinden ödenir. 3 İpotek sahibi alacaklılarla, diğer ilgililerin bu gayrimenkul üzerindeki haklarını, hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını, dayanağı belgeler ile ONBEŞ gün içinde dairemize bildirmeleri lazımdır, aksi takdirde hakları tapu sicili ile sabit olmadıkça paylaşmadan hariç bırakılacaklardır. 4 İhaleye katılıp, daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle, ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri, teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacaklardır. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın, Dairemizce tahsil olunacak, bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden alınacaktır. 5 Şartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açık olup, masrafı verildiği takdirde isteyen alıcıya örneği gönderilebilir. 6 Satışa iştirak edenlerin, şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacakları, başkaca bilgi almak isteyenlerin 2007/46 sayılı dosya numarası ile müdürlüğümüze başvurmaları ilan olunur. İcra İflas Kanunu 126 İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir. (Basın: 1543) GAZİOSMANPAŞA 2. AİLE MAHKEMESİ İLAN ESAS NO: 2007/97 Davacı DURMUŞ ÇELİK, VASİSİ MEHMET ÇELİK tarafından, davalı MARICICA ÇELİK aleyhine açılan boşanma davasının yapılmakta olan yargılamasında, davalının adresi tesbit edilemediğinden, davalıya dava dilekçesinin ilanen tebligat yapılmasına karar verilmiş olup; Davacı vasisi dilekçesinde, tarafların 1997 yılında evlendiklerini, müşterek çocuklarının olmadığını, davacının seyyar satıcılık yaptığını, davacının saflığından yararlanan bazı kişilerin menfaatleri karşılığında, davalının Türkiye’de kalması ve vatandaşlık kazanması için tarafların evlendirildiğini, tarafların bir arada kalmaları ve birlikte yaşamalarının olmadığını, davacının Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi altında olduğunu, davacının psikolojik rahatsızlığının olduğunu belirterek, tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir. Duruşmasının 15/02/2008 günü, saat 10.20’de yapılmasına karar verildiği, özrü olmaksızın belli gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadığı takdirde, yargılamaya yokluğunda devam edileceği ve karar verileceği, dava dilekçesi, yenileme dilekçesi ve duruşma gününün tebliği yerine geçmek üzere, BOSNA CAD. 17. SK., N.15, K.2 BOLLUCA GAZİOSMANPAŞA/İST. adresinde iken, meçhul kalan Ion ve Ileana kızı Onestı 20/02/1970 DoğumluKastamonu, Doğanyurt, Yassıkışla C: 12 H:7 S:57 Nüfusuna kayıtlı davalı MARICICA ÇELİK’e İLANEN TEBLİĞ olunur. 08/01/2008 (Basın: 1432) DOSYA No: 200710 İFLAS Müflisin adı, soyadı ve adresi: Tam Perakende Mağazacılık ve Ticaret AŞ iflasın KADIKÖY İFLAS DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN İFLASIN KAPATILDIĞINA DAİR İLAN açılması veya kapanması veya Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kaldırılmasına karar veren mahkeme: 21.06.2007 tarih ve 2003258 esas, 2007431 karar sayılı kararı ile iflasına karar verilen kararın tarih ve sayısı ile özeti: İflasın kapatılması Yukarıda adresi yazılı Müflis Hakkında Kadıköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05.12.2007 tarih ve 2007930 esas, 2007831 karar sayılı kararıyla iflasın kapatılmasına karar verilmiş bulunduğu İcra ve İflas Kanunu’nun 166 (254182) maddeci gereğince ilan olunur. Basın: 974 CUMHURİYET 14 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog