Bugünden 1930'a 5,470,688 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 9 TEMMUZ 2007 PAZARTESİ 2 OLAYLAR VE GÖRÜŞLER ARADA BİR MUHSİN DURUCAN Eğitimci yazar ABD ve Türk Halkı ABD kaynaklı PEW kuruluşunun araştırma sonuçlarına göre Türk halkı içinde ABD politikalarını destekleyenlerin oranı yüzde 9’a düşmüş bulunuyor. Bu oran ABD’ye karşı olanların yüzde 91’e ulaştığını gösteriyor. Dünyada ABD politikalarına en karşı halk Türk halkı oluyor... kullanarak ya da PKK terör unsurlarını Türkiye’nin üzerine salarak Ortadoğu’da kendi çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan bir politika uygulamaktadır. CUMHURİYET’TEN OKURLARA İBRAHİM YILDIZ Başgöz ile Göz Göze “Cumhuriyet kadar iriyim, Cumhuriyet kadar diriyim.” İlhan Başgöz İlkin onu tanıyalım: “İlhan Başgöz, Gemerek’te arpalar biçilirken doğmuş, yılı kesin değil. 1921 veya 1923 olabilir. Babası ilkokul öğretmeni Hasan Efendi, annesi Cadoğlu Türkmenlerinden Zeycan Hanım’dır. İlkokulu ve liseyi Sıvas’ta bitiren Başgöz, 1940 yılında Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ne girer ve 1944 yılında Pertev Nail Boratav’ın asistanı olur. 1949’da ‘Türk Folkloru ve Halk Edebiyatı’ dalında doktorasını verir. Fakültenin folklor kürsüsü politikaya kurban verilip kapatılınca, Başgöz Tokat Lisesi’ne edebiyat öğretmeni olarak atanır. İki yıl sonra öğretmenlikten çıkarılır. 1960 yılında Ford Vakfı bursu ile Amerika’ya davet edilir. Dört yıl Kaliforniya Üniversitesi’nde çalıştıktan sonra Indiana Üniversitesi’nde görev alır. Şimdi bu üniversitenin UralAltay Dilleri ve Folklor Enstitüsü’nde profesör ve üniversitenin Türkçe programının direktörüdür. Amerikan Folklor Cemiyeti’ne onur üyesi seçilen İlhan Başgöz, Türk folkloru ve halk edebiyatı dalındaki araştırmaları ile tanınmaktadır.” ૽૽૽ Pırıl pırıl mayıs akşamı. Türkiye Yazarlar Sendikası ile Truva Folklor Araştırmaları Derneği’nin el ve gönül birliğinde değerli halkbilimci İlhan Başgöz’ün 85. yaş ve yazın yaşamına başlamasının 64. yılı kutlandı. Coşku içinde hem de sevenleriyle birlikte... İzlencenin akışı öncesinde salonda tanışmakonuşma gerçekleşti. Sergilenen kitaplar incelendi. Başgöz’ün eğitim içerikli yapıtları ile Dr. Gönül Ayda Pular’ın “Kardeşliğe Bin Selam”ı ilgi gördü. Özenle hazırlanan izlenceye göre, tiyatro ve sinema sanatçısı Gülsen Tuncer’in sunuculuğunda TYS Başkanı Enver Ercan, ardından Truva FAD Başkanı İlhan Gülek’in açış konuşmalarıyla gece başlatıldı. Başgöz’ün dostları olan adlardan Emre Kongar, Cengiz Bektaş. Yücel Aşkın, Haluk Şahin ve Sultan Yetkin (Balım Sultan) birer konuşma yaparak; Başgöz’le ilgili anılarını, birlikteliklerini, kişiliğini ve halkbilim konusundaki başarılı çalışmalarını ilgiyle izleyenlerine aktardılar. Sultan Yetkin’in seslendirdiği türkü, TFAD’ın Erzurum (Kız) halkoyunları ekibi ve koreografısini Mehmet Akan’ın yaptığı “Su Semahları “ grubu gösterisi, Ayşenur Kolivar Mehmet Tarkan Yazıcıoğlu ikilisinin kemençe eşliğinde seslendirdikleri Kazım Koyuncu’nun özgün yapıtları beğeni topladı! 85’lik bilim adamı İlhan Başgöz, kendisiyle göz göze gelen gözlere neşe ve gülümseme gönderen bakışlarla alkışlar arasında içerikli konuşmasına başladı. Fikret Otyam’ın özenle kaleme alıp gönderdiği mektubunu okudu. Otyam’ın: “Ne mutlu İlhan Başgöz’ü yetiştiren ülkeye!” sözleri ile salon alkışa boğuldu! Başgöz, Mücrimi’den duygu yüklü dizeler seslendirdi, Deliktaşlı Ruhsati’nin: “Senin bu yanağın, senin bu dilin öldürür beni...” dizelerini de içeren lirik şiirini sundu. Bu sırada “Yaş seksen beş yolun yarısı eder... “ dizelerini söylemeyi de savsaklamadı. Nedim delisi, olduğunu belirtti. Kendi şiiri olan “Şahdamar”ı ustaca yorumladı. Ayrıca değerli bir halkbilimci ve yazın adamı olduğunu da kanıtladı. Bir eğitim kurumunun Beşiktaş yerleşkesindeki Fazıl Say Salonu’nda gerçekleştirilen, sanatçı Kubilay Dökmetaş’ın eserleriyle anlamanı bulan anma ve kutlama gecesinde; Başgöz’ün başını çektiği horon tepildi, halaylar çekildi. Yurdun değişik yörelerinden gelen konuşmacı ve konuklara ödüllerinin verilmesiyle eğlence bitirildi. Katılanları mutlu eden doyurucu bir izlence oldu. Daha nice verimli çalışmalar ve nice sağlıklı yıllar olsun İlhan Başgöz’e ve “Ne mutlu İlhan Başgöz’ü yetiştiren ülkeye! “ Öneriler PEW’in sonuçlarını analiz edecek görevlilere, üzerinde durmaları gereken işte birkaç nokta: 1 50 yıldır sadık bir müttefik olan bir ülkenin askeri güçlerinin başlarına sırf kendinizi tatmin duygularıyla çuval geçirirseniz, o ülkeden destek görmeniz mümkün müdür? 2 PKK terörünün özellikle son yıllarda kancık ve alçakça mayın döşeme eylemlerinden ciddi olarak zarar gören, her gün şehitler veren bir halkın, bu teröre destek veren Kuzey Irak’taki aşiret liderlerinin ABD tarafından korunduğunu görmesi ve anlaması sonucunda o halktan ABD’ye destek vermesi beklenebilir mi? 3 Kuzey Irak’ta yuvalanan PKK terör örgütü için ABD’nin yaptığı kimi girişimlerin (örnek: Terör Koordinatörlüğü aldatmacası) göstermelik olduğunu anlayan Türk halkının, kendisinin oyalanmak ve aldatılmak istendiğini duyumsayınca ABD’ye destek vermesi istenebilir mi? 4 Oradaki aşiret liderlerinin sürekli Türkiye’yi tahrik edici konuşmalarının arkasında ABD’nin cesaretlendirici desteğinin olması, bunun açıkça dile getirilmesi karşısında o halktan yüzde 9’dan fazla bir destek beklenebilir mi? 5 Irak bataklığındaki tamir edilemez durumunu onarmak amacıyla sadece Barzani’ye ve onun peşmergelerine güvenen, 70 milyonluk Türkiye’yi bir kenara iterek Kuzey Irak’ta geleceği kuşkulu küçük bir devlet yaratmak için her türlü girişimi yapan ABD’ye Türk milletinin yüzde 9’dan fazla destek vermesi olanaklı mıdır? 6 ABD’nin görevlileri bu yazıyı okuyunca hoşlanmayabilirler, ulusalcı çizgideki bir yazarın yanlı düşünceleri olarak değerlendirebilirler. Ancak biz öteden beri yazdıklarımızı yineleyelim: Türk halkının iki önemli ve vazgeçilmez isteği var. Hangi parti seçimleri kazanırsa kazansın değişmez. Türk halkının bu isteği: Bölünmez bütünlük ve laik çağdaş Cumhuriyetin yaşamasıdır. Ama ABD’nin yayımladığı haritalarda ve fiilen PKK’ye ve Barzani’ye destek veren uygulamalarında Türk halkı bölünmez yurt bütünlüğüne en büyük tehdidin ABD’den geldiğini görüyor ve duyumsuyor. 7 Laik Cumhuriyetin korunması ve sonsuza dek sürdürülmesi Türk halkı için son derece önemlidir. Geçen nisan ve mayıs aylarında sadece 1 ay içinde Tandoğan, Çağlayan, Gündoğdu, Manisa, Çanakkale, Denizli ve Samsun mitingleri Türk halkının bu konuda ne kadar duyarlı olduğunu göstermiştir. Dünya siyaset bilimi tarihinde bir ay içinde bu derece büyük, disiplinli ve milyonu aşan kitlelerin bir araya gelip laik Cumhuriyetin korunması doğrultusunda eylem yaptıkları görülmemiştir. 8 Türk halkının büyük çoğunluğu ABD’nin ılımlı İslam politikasından rahatsız olmaktadırlar. ABD’nin Türkiye için biçtiği ılımlı İslam rejiminden rahatsızdırlar. TSK bundan rahatsızdır, üniversiteler, yargı organları, Türkiye’nin dinamik, çağdaş, aydın güçleri bundan rahatsızdır. ABD’nin Ortadoğu’daki kendi çıkarları için Türkiye’ye “Ilımlı İslam’’ adı verilen rejimi dayatmasından son derece tedirgin olmaktadırlar. Çünkü biliyorlar ki “Ilımlı İslam” diye bir sistem olamaz, bu sistem eninde sonunda radikal İslama dönüşür. Türkiye’nin dinamik kesimi bundan son derece rahatsızdır. Unutulmasın ki o büyük kitlesel halk mitinglerinin arkasında yatan bu tedirginliktir. Medyanın Durumu Bir süre önce Cumhuriyet’in gündeme getirdiği “Türkiye’yi bölen harita” bir kez daha ortaya çıktı. Yunanistan’ın başkenti Atina’da, Yunan Genelkurmay Başkanlığı tarafından düzenlenen kriz yönetim seminerinde aynı harita yine masaya yatırıldı. Atina Askeri Ataşemiz Albay Atilla Şirin tepki göstererek toplantıyı terk etti. Olayı gündeme taşıyan gazetemiz Cumhuriyet oldu. Haberimizin ardından Dışişleri Bakanlığı yetkilileri Yunanistan Dışişleri nezdinde girişimde bulundu. Türkiye’yi bölünmüş olarak gösteren harita haberi, çok satışlı gazetelerin sayfalarında yer bulmadı. ૽૽૽ Seçimlere 2 hafta kala AKP hükümeti Petkim’i sattı. Bu son dakika satışı, başta Petrolİş olmak üzere sivil toplum örgütleri ve muhalefet partileri tarafından tepki gördü. Petkim ihalesinde her gün yeni bir bulgu çıkması kuşkuları da artırdı. Petkim’i alacak olan TransCentralAsia Ortak Girişim Grubu’nda Ermeni lobi faaliyetlerini sürdüren Ruben Vardanian’ın şirketi dışında, Rum, Yahudi, Rus ve ABD’lilerin olması karışık hatta karanlık ilişkileri de gündeme getirdi. Petkim satışında göz ardı edilen ortaklar, Ankara’da yapılan “teröre karşı sessiz buluşma” da olduğu gibi medyada da yer almadı. Cumhuriyet, olayların perde arkasını okurlarına aktarırken objektif haberciliğin de önderi olmayı yineledi... ૽૽૽ “Tehlikenin farkında mısınız?” sloganı ile başlayan Cumhuriyet reklamları bir iki televizyon kanalı dışında yayımlanmadı. TV yetkilileri RTÜK baskısından, aldıkları uyarılardan çekinmişlerdi. Yine, birkaç gündür gazetemizde gördüğünüz reklamlar da televizyonlarda yayımlanmıyor Kanaltürk ile ART dışındaki TV yöneticileri, hukuki bir engel olmamasına rağmen reklamlarımızı yayımlayamayacaklarını bildirdiler. Tekelleşen ve hükümet kontrolüne giren medyanın durumu basın özgürlüğü açısından bakıldığında içler acısı.. Hangi demokratik ülkede, Türkiye benzeri bir medya söz konusu... İyi haftalar... Alev COŞKUN T ürk halkının ABD’ye karşı destek ve sevgisinin giderek azaldığı biliniyordu, ama son araştırma işin ciddiyetini kesin olarak ortaya koyuyor. Konuyu kısaca özetleyelim: ABD kaynaklı PEW adlı araştırma kuruluşu 47 ülkede yaptığı son anketi yayımladı. Yapılan araştırmanın sonuçları son derece ilginçtir. PEW kuruluşu bu araştırmayı her yıl yapıyor. Anketin sonuçlarına göre bu yıl Türk halkı içinde ABD ve Amerikalılar için olumlu düşünenlerin oranının yüzde 9’a düşmüş olduğu açıklandı. Oysa öteye gitmeye gerek yok, daha 810 yıl önce Türk kamuoyunda ABD’ye destek, dünyanın en ilerisinde, yüzde 7080’lerde seyrediyordu. Ancak 2000’li yıllardan itibaren bu destek giderek azalıyor. 2000 yılında Amerika’ya verilen destek yüzde 52 oranında iken bu yıl verilen destek yüzde 9’lara düşmüş bulunuyor. Bush’un dış politikasını beğenenlerin oranı ise ancak yüzde 2’lerde görülüyor. Bu sayılar gerçek midir? Anketi yapan bir Amerikan şirketi olduğuna göre sayılar ve sonuçları hakkında kuşku duymamalıyız. Bu araştırmaya göre ABD’ye en büyük desteği veren ilk 5 ülke sırasıyla Japonya, İtalya, İsrail, Gana ve Nijerya’dır. ABD politikalarının en az desteklendiği ülkeler ise sırasıyla Ürdün yüzde 20, Pakistan yüzde 15, Filistin yüzde 13 ve Türkiye yüzde 9’dur. Kanımızca eğer bu anket Kuzey Irak’ta da yapılsaydı, kuşkusuz ABD’ye destek oranı yüzde 90’lara yaklaşıp tavan yapabilirdi. PEW’in bu yılki araştırmasından çı kan en çarpıcı sonuç şudur: ABD karşıtı siyasal yönetimlerin işbaşında olduğu ya da doğrudan ABD işgali içinde bulunan ülkelerde, hatta Filistin’de bile ABD’yi destekleme oranı Türkiye’den fazla... Böylece tüm dünyada ABD’yi en düşük derecede destekleme oranının Türkiye’de olduğu ortaya çıkmıştır. Aslında bütün dünyada ABD politikalarına karşı genel bir hoşnuzsuzluk söz konusudur. Örneğin son 5 yılda İngiltere’de destek yüzde 75’ten yüzde 51’e, Almanya’da yüzde 60’tan yüzde 30’a, Meksika’da yüzde 64’ten yüzde 56’ya düşmüştür. ABD neden sevilmiyor? ABD yetkilileri “Amerika Türkiye’de neden sevilmiyor’’ sorusunu kendilerine sormalıdırlar. Ya da yüzde 52’lik destekleme oranından 7 yılda nasıl oldu da yüzde 9’luk destekleme oranına düşüldü? Daha doğru bir anlatımla nasıl oldu da Türk halkı yüzde 91 oranında Amerika’ya karşı olumsuzluk havasına girdi? İşte bu soruları sormalı, doğru ve yansız yanıtlarını bulmalıdırlar. ABD kuşkusuz bir süper güçtür ve Ortadoğu’da birçok çıkarı vardır. ABD son yıllarda Ortadoğu’da yanlış politikalar ve hesaplar içine girmiştir. Bunun en çarpıcı örneği Irak politikasıdır. Irak’a müdahalede bulunurken askerinin çiçeklerle karşılaşacağını sanan ABD, şimdi terör bataklığının içine saplanmıştır. Büyük bir çelişki ile karşı karşıyadır. O bataklıktan çıkmak için uğraş verirken hatalar zincirini sürdürmektedir. 1950’den beri yarım asrı aşan bir süredir sadık bir müttefik olarak sürekli destek gördüğü Türkiye’yi üzen, onu geri plana iten, onurunu kıran uygulamalara yönelmiştir. ABD özellikle Türkiye’yi Ortadoğu Ortadoğu coğrafyası karmaşık, kırılgan ve dalgalıdır. İran’dan Suriye’ye, Filistin’den Irak’a, Kafkaslar’dan Kıbrıs’a; Ermenistan’dan Balkanlar’a kadar yer alan bu büyük coğrafyada tek istikrarlı demokrasi, sürekli ekonomik gelişme, yönetimsel olarak sürekli ve istikrarlı ülke Türkiye’dir. Amerika’nın ulusal çıkarları Türkiye ile zıtlaşmak ve kavga etmek yerine Türkiye’nin yukarıda belirttiğim iki önemli temel çizgisini kabul etmekten geçer. Muayene, Teşhis, Tedavi TÜRK KALP V AKFI 19 Mayıs Cad. No: 8 Şişli/İstanbul Tel: (212) 212 07 07 (pbx) Faks: (212) 212 68 35 İnternet: http://www.tkv.org.tr email: gen.sekreter࠽tkv.org.tr koordinator࠽tkv.org.tr CUMHURİYET 02 CMYK
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog