Bugünden 1930'a 5,465,197 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 8 TEMMUZ 2007 PAZAR 8 TÜRKİYE İstanbul Edirne Kocaeli Çanakkale İzmir Manisa Aydın Denizli Zonguldak Açık İstanbul HABERLERİN DEVAMI PB Y PB PB B B B B PB 30 30 29 30 33 33 36 35 26 Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sıvas Antalya PB B B B PB PB PB PB B 27 28 25 24 30 30 30 27 35 Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars B B PB PB PB PB PB PB Y 34 34 40 41 38 37 31 25 25 Trabzon Ankara İzmir Hakkari Antalya Adana Ş.Urfa Erzurum Yurdun iç ve doğu kesimleri parçalı ve çok bulutlu, İç Anadolu’nun kuzeydoğusu, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu’nun kuzeyi sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerler az bulutlu ve açık geçecek. Yağışların Doğu Karadeniz ile Kars ve Ardahan çevrelerinde etkili olması beklenmektedir. Çok bulutlu DIŞ MERKEZLER Oslo Y 16 Helsinki B 25 Stockholm Y 21 Londra Y 21 Amsterdam B 18 Brüksel PB 19 Paris PB 18 Bonn PB 20 Münih Y 16 Yağmurlu Stockholm Berlin Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Zürih Y B A Y Y PB B A Y 22 23 34 21 25 24 27 32 18 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Baku Bişkek Tiflis Kahire Şam Karlı B A B PB B PB B A A 25 40 29 37 28 34 29 36 35 Londra Berlin Moskova Belgrad Madrid Ankara Taşkent Tahran Kahire Sulu kar Gök gürültülü Parçalı bulutlu Sisli Bulutlu GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada dönüştüren küçük büyük bayraklarla süslemese, AKP’nin bilboard’lardaki şunu da yaptık bunu da yaptık, yarıda bırakmayın diyen ve övünen afişleri de olmasa.. başkentin seçime hazırlandığını anlamakta insan güçlük çekecek! Üçdört ay öncesiyle bugün arasında heyecan açısından derin farklar göze çarpıyor. Biriki ay önceki laik Cumhuriyete sahip çıkan görkemli mitinglerdeki heyecan yok! Olağan bir seçim havası esiyor. Ya kararını vermiş halkımız, sandık gününü bekliyor, ya da bu seçime de öteki seçimler gibi bir seçim gözüyle bakıyor. Bu arada hâlâ kararsız olduğunu söyleyebilen seçmen, hâlâ sandıkta hangi partiye oy vereceğini bilemediğini söyleyenler var mıdır acaba? RTE hükümeti marifetiyle son dört buçuk yılın sosyal, ekonomik ve politik alanda nelere mal olduğunu hâlâ bilemediğini, kestiremediğini söyleyen varsa.. insan, yaşamdan bu denli kopmuş bir kişi olabilir mi diye düşünmek zorunda kalıyor. ૽૽૽ Parti liderlerine bakın. İktidarda kalabilmek için günde bir iki ilde miting düzenleyen bir iktidar partisi AKP. Yüzde 10 barajını aşabilmek için çırpınan bir başkası, DP. Barajı aşmış, AKP ile mücadele edebilecek tek parti olduğu söyleyerek kansere çare bulduğu dışında her alanda bol keseden umut dağıtan bir diğeri, (Genç Parti). Sağlam adımlarla, ne medyanın ne de siyaset dışı görünen kuruluşların desteğini aramadan, sadece halktan gücünü alan, kendi inançları doğrultusunda “tek başına” hareket eden bir parti, MHP. Geçmiş seçimlere oranla beğenenlerle beğenmeyenlerin, AKP’ye karşı güçlü aday, tek seçenek gördüğü için bu seçimde oy vereceğini söyleyenlerin yöneldiği, anketlere, hatta RTE’nin açıkladığına göre oyunu yüzde 18’den yüzde 24’lere tırmandırarak en az altı puan yükselten ana muhalefet partisi, CHP… Genel başkanları sadece AKP ile uğraşmıyor. Farkında olduğu veya olmadığı, olsa bile şimdilik karşı çıkmadığı kimileri.. yarınlarını kurtarmak için partiye de, lidere de hoş görünme çabasında olanlar.. yanına, çevresine sokuldular bile. Medyanın yıllarca aldığı karşı tavırdan sonra.. Baykal, ne yapsın ne etsin ki, örneğin hatırı sayılır bir TV’de dincilikten laikliğe dönen birinin programına katılıyor. Karşısına dizilen az yalak, çok yalak ama yalak ya da iktidara ram olmuş, kalemini de sütunlarını da AKP’ye bağlamış olan gazetecilere ve bunların pek çok çoğunun tuzak sorularını yanıtlayarak halka, topluma partisini, yaşanan gerçekleri anlatmak zorunda kalıyor. Veya düştüğü çukurdan çıkabilmek, yarınlarını kurtarmak için daha değişik bir maske takanlar da var ana muhalefet liderinin önünde arkasında. Maddi manevi desteğini aldıkları Baykal’la bir yere varılamayacağını arkasından ağır sözcüklerle söyleyenler; bir de bakıyorsunuz, ekranda karşısına geçmiş, CHP oylarını böleceklere verdiği destek bir yana, ne söylerse dudaklarında yalancı gülümsemelerle baş sallayıp onaylıyor… Bu da yalakalığın bir başka türü... ૽૽૽ Bu medyatik yalancı destekler, CHP’yi sıçrama tahtası görerek yanı başında görünenler kadar, hatta daha önemli bir tehlikenin acaba genel merkez farkında mı? Lider meydanlardan ekranlara koşturup duruyor ve böylece toplumu bir ara farkına vardığı tehlike karşısında yeniden uyarıyor. Ama örneğin kimi illerden bize iletilen örgütsel durum iç açıcı değil. Üstelik bu bilgileri verenler ne CHP’li, ne AKP’li, ne de MHP’li. Laik Cumhuriyete, Atatürk ilkelerine ve devrimlerine bağlı Atatürkçüler. Uyarı görevi yapıyorlar. Laik Cumhuriyeti ve Atatürk ilkelerini koruyacak parti olarak gördükleri CHP’deki örneğin İzmir’de saptadıkları sakıncaları duyuruyorlar. Örgütün, İzmir CHP’nin kalesi, nasılsa seçim cepte havasına girdiğini, rehavetin pahalıya mal olabileceğini örneklerle anlatıyorlar, anlatıyorlar. Kimileri gibi iktidara gelirse CHP’den bekledikleri bir şey yok. AKP’den kurtulmayı rejimsel kaygılarla ister görünen maske ile dolaşarak ekranları kullananlar, konuşanlar, yazanlar gibi değil bu insanlar. Tek amaçları laik rejimin, Atatürk Cumhuriyeti’nin RTE’lerin, Gül’lerin, Arınç’ların elinden kurtulduğunu görmek! Bize iletilen ve gördüğümüz gerçekleri yansıtan saptamalara karşı çıkanlar olur mu, olur. Ülkemizde gerçekleri duymamak için başını kuma sokan devekuşu gibi davrananlar çooook! İskenderun Limanı’nı daha önce 3 kez kullanan ABD yeni girişimlerde bulundu GÜNDEM Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada MUSTAFA BALBAY ABD’nin liman inadı AKIN BODUR İSKENDERUN Amerikan askeri, Ortadoğu operasyonlarında üç kez kullandığı TCDD İskenderun Limanı’ndan vazgeçmiyor. ABD’lilerin 22 Temmuz genel seçimlerinden sonra limanı bir kez kullanma planları yaptığı ortaya çıktı. Başbakanlık Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu da bu planı doğrulayarak “Ben ne ‘evet gelecekler’, ne de ‘hayır gelmeyecekler’ diyemem.Ama, İskenderun için öyle bir proje vardı ve askıya alınmıştı.Ağustosta ya da daha sonra geleceklerine veya gelmeyeceklerine ilişkin net bir şey söyleyemem” dedi. 1991 Körfez Savaşı, 1998 Dynamik98 tatbikatı ile 2003 Irak işgali sırasında TCDD İskenderun Limanı’nı kullanan Amerikan deniz piyadeleri, geçen yıl da önce Romanya Üssü’nü kente taşımak istemişti. Ardından Irak’ta kullanılan askeri araç ve malzemelerine İskenderun’da kimyasal, nükleer ve biyolojik temizlik yaptırmayı talep etmişlerdi. Kimyasal, biyolojik ve nükleer kirlilik bulaşan savaş malzemelerini İskenderun’da temizleyerek, farklı bölgelere göndermek isteyen Amerikan askeri, kent limanını 15 Ağustos’tan itibaren kullanmak için yeniden girişimlerde bulundu. Cumhuriyet’e bilgi veren üst düzey bir görevli, ABD askerinin İskenderun’a ilişkin planlarının daha önceden yapıldğını ancak daha sonra 22 Temmuz seçimleri sonrasına ertelendiğini belirtti. Yetikili, buna göre Amerikan askerlerinin 15 Ağustos’a yakın tarihlerde kente bir kez gelmeyi planladığını açıklarken, bunun gerekçesinin “deniz üssü” mü, askeri silahlara yapılacak “temizlik” mi ya da daha farklı bir gerekçeden mi oluşacağına açıklık gelmediğini söyledi. nı’na tezkeresiz giriş yapan Amerikan askerinin bulunduğu bölgeye “can güvenliği sağlanamaz” gerekçesiyle alınmayan CHP Hatay milletvekili Gökhan Durgun da son gelişmenin BOP’un ikinci aşamasına geçilme hazırlığını gösterdiğini söyledi. ‘Türkiye yol geçen hanı değil’ Amerikan askerinin İskenderun’a gelme planlarının hesabını sormak istediklerini vurgulayan Durgun, şunları söyledi: “Ne Türkiye, ne de İskenderun Limanı, ABD’nin yol geçen hanı değildir. İskenderun,Amerikan askerinin de canı istediği zaman konuşlanma yeri hiç değildir. Hangi yetkiyle, hangi donanımla, neye göre, ne kadar süreli geleceklerse, yetkisi, görevi ne olacaksa, bunun açıklığa kavuşturulması gerekir. İskenderun Limanı’nın Amerikan askerine yönelik bir planından bilgimiz yok. Peki bu planı, projeyi kimler biliyor. Bizim bilgimiz dahilinde olmayan konuları, sayın başbakan bizimle değil, ABD Başkanı Bush, Kıbrıs Rum Kesimi lideri, Barzani ve Talabani ile görüşüyor. Birisi çıkıp bunu açıklasın. Eğer açıklanmazsa ve Amerikan askerleri de gelecek olursa, ben de limana gireceğim ve Türkiye’nin, Hatay’ın bir milletvekili olarak bunun hesabını soracağım.” Müsteşar Nabioğlu doğruladı İskenderun’un Sareseki beldesindeki GÜBRETAŞ tesis ve limanının 25 yıl süreyle kullanım ihalesini alan Denbirport’un açılışına katılan Başbakanlık Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu da Amerikan askerlerinin TCDD İskenderun Limanı’yla ilgili bir planı olduğunu ve bir süreliğine askıya alındığını doğruladı. Naiboğlu, böyle bir konunun Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, MİT gibi kurumların ortak kararı ile verildiğini ifade ederek, “Ben ne ‘evet gelecekler’, ne de ‘hayır gelmeyecekler’ diyemem. Ama, İskenderun için öyle bir proje vardı ve askıya alınmıştı. Ağustosta ya da daha sonra geleceklerine veya gelmeyeceklerine ilişkin net bir şey söyleyemem” dedi. Şubat 2003’te TCDD İskenderun Lima İlçeyi tehdit eden orman yangınında toplam 1000 hektarlık alan kül oldu Bodrum alevlere teslim BODRUM (Cumhuriyet) Bodrum’da çıkan ve rüzgârın etkisiyle kısa sürede büyüyen yangın, Bodrum Yarımadası’nı felç etti. Yangın dolayısıyla dumandan zehirlenen 10 işçi tedavi altına alındı. 500’ü tarım alanı, 500 hektarı da ormanlık alan olmak üzere 1000 hektarlık alanda etkili olan yangın kısmen kontrol alına alındı. Türkiye’nin en önemli tatil bölgesi Bodrum’un üzeri dumanla kaplanırken, Kempinski Hotel Barbaros Bay Bodrum tahliye edildi. Bodrum’un Torba mevkiinde Kızılağaç köyü yakınlarında dün saat 11.00’de başlayan ve rüzgârın etkisiyle hızla yayılan yangın ilçe merkezini tehdit edici boyuta ulaştı. Çıkış nedeni belirlenemeyen ancak “sabotaj’’ ihtimali üzerine durulan yangında ilk belirlemelere göre, 1 itfaiye aracı ile 3 ev yandı. Dumandan zehirlenen 10 işçi tedavi altına alındı.Yangın nedeniyle Muğla Orman Bölge Müdürü İbrahim Aydın, Bodrum Kaymakamı Abdullah Kalkan, Bodrum Belediye Başkanı Mazlum Ağan’ın da aralarında bulunduğu yetkililerden Kriz Merkezi oluşturuldu. Muğla Orman Bölge Müdür Yardımcısı ve Yangın Harekât Daire Başkanı Mümtaz Kanat, yangının, 500 hektarı ormanlık alan, geri kalanı tarım arazisi ve çalılık olmak üzere yaklaşık 1000 tı. Hem eldekileri sat hem borç üret... Bu da bir marifet! Önceki büyük satışların çoğunda tartışmalar ortaya çıktı ama, AKP bu şaibeli durumlardan fazla yara almadan kurtulmasını bildi. Neden? Çünkü AKP’nin bu satışlarından beslenen ve bunun sürmesini isteyen kesim, iktidarı çok iyi korudu. Öyle ki; AKP’nin yüce divanlık suçlar işlediği dönemlerde bile AKP’den çok muhalefet partilerine eleştiri götürüldü ve “icraatın engellendiği” öne sürüldü. Bütün bunların açığa çıkacağı bir dönem bekliyoruz! Bir söz vardır: Öksürük, aşk ve para uzun süre saklanamaz! Buna siyaset dilinde yolsuzluğu da eklemek gerekiyor. Yolsuzluğu, olumsuzluğu bir yıl saklayabilirsiniz, iki yıl saklayabilirsiniz, hatta bir iktidar dönemi boyunca saklayabilirsiniz ama, bunu sonsuza dek yapamazsınız. ૽૽૽ Bize göre PETKİM ihalesi AKP’nin 4.5 yıllık icraatının özeti oldu. Belki de AKP’liler şunu söylemek istediler: “Bizim 4.5 yıl boyunca ne yaptığımızı, nasıl yaptığımızı uzun uzun anlatacağınıza size bir örnek verelim. Onu enine boyuna işleyin, yeter!” Gerçekten laboratuvar örneğini aratmayacak bir nevale, affedersiniz ihale olayı ile karşı karşıyayız. İçinde yok yok... PETKİM’i AKP’nin ‘şeffaf karanlık’ yöntemleriyle satın alan kuruluşun tam adı şu: TransCentralAsia Petrochemical Holding Ortak Girişim Grubu. ‘Özüleştirme’ İdaresi yetkilileri satış sevincini paylaştıktan sonra sanırız aralarında şu diyalog geçti: Bu satışı kime yaptık? “İyi yaptık...” Evet iyi yaptık da kime yaptık? “Kime ne yaptık?” PETKİM’i diyorum, kime sattık? “Kime olacak şeye...” Neye? “Şeye canım... Hani o bu alanda çalışan ünlü kuruluş...” Yahu o ünlü dediğin kuruluşu her yere sorduk, bilen yok... İnternette kaydı yok... Patronu kim, belli değil... “Her yere sordunuz mu?” Evet sorduk... Bilen yok... Borsa, Hazine, Google, her türlü site... Kimse bilmiyor... “AKP Genel Merkezi’ne sordunuz mu?” Hayır... “Onlar bilir, gerisini boşverin...” ૽૽૽ Aslında konunun çok da kara mizah kaldıracak yanı yok ama, yukarıda canlandırdığımız diyaloğun da eksiği var, fazlası yok. İhaleyi alanların, kara para aklamış olabileceği iddia ediliyor. Bu yüzden ne pahasına olursa olsun, ihalenin kazanılmasının hedeflendiği söyleniyor. İhaleyi alanların, Kıbrıs Rum kesimiyle doğrudan, Ermenistan’la dolaylı, Suudi Arabistan’la parasal, Kazakistan’la ruhsal, Rusya’yla yaşamsal, ABD ile duygusal bağlarının olduğu iddia ediliyor. İhaleyi alanların, PETKİM’i bir işletme olarak kullanmaktan çok önündeki limanla ilgilendikleri, limanın biraz büyütülerek Ege Denizi’nde her türlü ticaret açısından çok önemli bir depo işlevi görebileceği söyleniyor. Yazıyı kaleme aldığımız saatlere dek, son durum şuydu: İhaleyi alan şirketin bütün bağlantıları ucundan kıyısından ortaya çıktı... Bir tek Türkiye ile bağlantısının olup olmadığı anlaşılamadı! Bu ihale AKP’ye çok yakıştı. Bundan sonra AKP satışlarının kod adı belli: PETKİM! Bodrum’daki orman yangını 1000 hektarlık alan etkili olurken bölgede yaşayan yurttaşlar ve turistler endişeli dakikalar geçirdi.Yangına çevre illerden gelen ekipler de müdahale etti. (Fotoğraflar:AA) ankcum࠽cumhuriyet.com.tr hektar alanda etkili olduğunu açıkladı. Yangına 10 helikopter, 3 yangın söndürme uçağı, 50 arazöz, 15 dozer, 600 orman işçisi ve yurttaşlarca müdahale edildiğini belirten Kanat, “Bodrum’un girişindeki Yokuşbaşı mahallesinin yüksek yerlerine kadar ilerleyen yangın, burada durdurularak kontrol altına alındı. Ancak kuzeydoğu yönüne ilerleyen alevler, Çamlık köyünü tehdit ediyor’’ dedi. Yangına ka ra ekiplerinin de büyük çabayla müdahale ettiğini vurgulayan Kanat, İstanbul, Bursa, Ankara ve Isparta’dan yangın söndürme uçaklarının bölgeye geldiğini söyledi. Otel boşaltıldı Yangın üzerine Kempinski Hotel Barbaros Bay Bodrum tahliye edildi. Yangının buraya ulaşmaması için 2 amfibik uçak, söndürme çalışmalarına katıldı. Otelde kalan turistler ile personel, otobüslerle götürülerek çevredeki çeşitli otellere yerleştirildi. Bu arada BodrumTorba kavşağında yol kenarına araçlarını park eden sürücüler ve turistler ise fotoğraf makineleri ile yangını görüntüledi. Yangını izleyen sürücülerin trafiği tehlikeye düşürmesi üzerine trafik ekipleri megafonla anons yaparak sürücülerin araçlarını bölgeden çekmelerini sağladı. IŞIL ÖZGENTÜRK Partiler için beleş reklam sloganları Ⅵ Baştarafı Arka Sayfada Köprüye, içkiye, sigaraya zam yok, önce Jaguar’ın vergisi! Ermeni, Kürt, Türk, bütün kalpler aynı atar! Sokak çocuklarına para verme, vergini öde! Bu ülkede sporcusu da, sunucusu da, işadamı da vergi dairesinin yolunu öğrenecek! Güneydoğu’da yatırım için teşvik alıp cukka yapanlar bir bir teşhir edilecekler! İsviçre bankalarında yatan paralar senin aç çocuğunun paralarıdır! Unutma! Söz! Genel başkanımız her sekiz yılda bir değişecek! Genç adam, yabancı ülke hayallerine son! İşte sana çağdaş bir “Köy Enstitüleri” planı: “İş öğreten meslek liseleri, Çırak yetiştiren KOBİ’ler, İş öğrenmek isteyeni kucaklayan sanayi kuruluşları, Ekolojik tarım kooperatifleri, Büyük ve küçük baş hayvan üretim birimleri, Ülke doğasına uygun türler üstünde çalışan üniversite birimleri, Deneyimi ödüllendiren teşvik primleri...” Turizmde her şey dahile son! Tatil kasabalarında pansiyonculuğa özel teşvik! Türkiye’yi tanıtım fonu paraları eşe dosta değil işin erbabına! Şehit olmama hakkını kullan! Kaçak fuhuşa son! Seks işçileri devlet güvencesinde! Cinsel tercihlerinden ötürü kimseye ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılamaz! Emekli artık ölüm için gün sayan olmayacak! Geçimin olsa kızını satar mısın? Öyleyse önce geçim! Yazarlar, çizerler güneş enerjisiyle yaşamıyor, ey şenlik yapan belediyeler, ses sanatçılarına dünyanın parasını verirken bir düşünün! “Zengin bir koca”, yazık sadece bu hayali kurmana izin var! Paralı asker asker olmaz! Bu reklam sloganlarını daha da çoğaltmak mümkün, ancak beleş bu kadar... isilozgenturk@gmail.com RIFAT ILGAZ ANILDI ‘Petkim ihalesi iptal edilsin’ Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada Cide’de ‘Sarı Yazma Festivali’ne büyük ilgi NİHAN İNAL CİDE Kastamonu’nun Cide ilçesinde bu yıl 12. düzenlenen “Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Festivali”ne Türkiye’nin çeşitli kentlerinden binlerce kişi katıldı. Konserler, paneller, sergiler, yarışmalarla renklenen festival, Kastamonu Kaymakamı Mustafa Ayhan, Cide Belediye Başkanı Nejdet Demir, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Bahri Gökçebay’ın Atatürk büstüne çelenk bırakmasıyla önceki gün başladı. Festivale Rıfat Ilgaz’ın oğlu Aydın Ilgaz, gelini Nilgün Ilgaz’ın yanı sıra çok sayıda Cumhuriyet Okuru (CUMOK) katıldı. Memduh İner Kültür Salonu’nda düzenlenen törende konuşan Aydın Ilgaz, babasının Cide’ye kendisini adadığını belirterek, “Cide sevginin karşılığını verdi” dedi. Cumhuriyet İlköğretim Okulu öğrencilerinin sergilediği “Sarı Yazma Halk Oyunları”nın ardından grup Memduh İner Kültür Salonu’ndan Rıfat Ilgaz’ın evine kadar yürüdü. Burada hem Cide Toplum Merkezi’nın hem de Rıfat Ilgaz’ın evinin açılışı yapıldı. oluşturmuştu. Şimdi Petkim’i alanlardan birisi de Kıbrıs Rum Kesimi şirketi olursa, bu sorunu burada yeniden yaşayacağız. Bu yöntemle bizi oldubittiye getirebilirler. Rum kesimi sakıncalıdır,Türkiye’nin tanımadığı, Türkiye’yi hasım sayan bir devlettir. Bir stratejik kurumumuzun böyle bir devletin eline geçmesi son derece sakıncalıdır. Ben mecbur muyum Kıbrıslı Ruma en stratejik kurumumu satmaya? Kıbrıslı Rum size bir bakkal dükkânını satıyor mu?” ‘Verilmiş sözleri var’ Öymen, bir süre önce Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Hristofyas’ın “Biz bu seçimlerde AKP’yi destekliyoruz” dediğini anımsatarak, şöyle devam etti: “Neden AKP’yi destekledikleri belli oldu. Türkiye bu kadar teslimiyetçi bir dönemden hiç geçmedi. Ülke nin en stratejik kurumlarını düşmana satmakta sakınca görmüyorlar. Çünkü bu hükümette ulusal çıkarları koruma refleksi, kaygısı yok. Bu hükümetten her şey beklenir.” Petkim’in satışının baştan sona yanlış olduğunu vurgulayan Öymen, “Stratejik değere sahip devlet kurumlarının altın hissesi satılmaz. Çağdaş ülkelerde seçim kararı alındıktan sonra bu tür önemli işler, gelecek hükümete bırakılır” dedi. Öymen, “Çatladın mı, patladın mı? Devletin en stratejik menfaatlarını seçime iki hafta kala, bu kadar alelacele satıyorlarsa birilerine verilmiş sözleri vardır” dedi. ‘Yatırıma yönlendirilmeli’ Parti çalışmaları kapsamında geldiği Adana’da partisinin il binasında basın toplantısı düzenleyen SHP Genel Başkanı Karayalçın, gündemdeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Karayalçın, Türkiye’nin petro kimya ürünlerine çok ihtiyacı olduğunu belirterek Petkim’in yüzde 51’lik payının satılmasına tepki gösterdi ve stratejik sektörlerdeki özelleştirmelerin yanlış olduğunu söyledi. Karayalçın, şöyle konuştu: “Devlet tesislerini satacağına, bu konuda hevesi ve niyeti olan, yatırım yapmak isteyen kesimleri, doğrudan yatırıma yönlendirmeliydi. Petkim’in özelleştirilmesi yerine, rafineri ve petrokimya tesislerinin yenilerinin yapılması gerekirdi. Maalesef dış açığın bu kadar yüksek olduğu bir dönemde, var olan tesisin bu yolla elden çıkarılması, yenilerin kurulmasının önünde ciddi engel olabilecek.” ‘Güvenlik kontrolü yok’ Genç Parti Genel Başkan Yardımcısı Emin Şirin de Petkim’in satışını şu sözlerle eleştirdi: “Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci ile Türk Telekom satılırken de aynı şekilde gö rüşmüştük. Böyle Türkiye’nin stratejik kurumlarını alanlar, bunu iki yıl sonra Ermeni devletine de, Barzani’ye de, yurtdışında PKK kontrolündeki bir müesseseye satabilirler. Özelleştirmeyi yaparken güvenlik kontrolünü yapmıyorlar. Hukuken bunlara mani olacak hiçbir şey yok. Ben 5 senedir uğraşıyorum. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı böyle satışlar öncesi görüş almıyor. Görüş alması için, yasal bir düzenleme yok ama görüş almaması için de yasal bir düzenleme yok.” Petrolİş Sendikası’nın Petkim ihalesine ilişkin açtığı üçüncü dava dilekçesinde firmalara getirilen tek önyeterlilik ölçütünün “sermaye” şartı olduğu, sektörel tecrübe, tekelleşmeye yönelik olası katılımları engellemeye yönelik şartlar gibi önemli konularda hiçbir sınırlama veya düzenleme yapılmadığına dikkat çekildi. CUMHURİYET 08 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog