Bugünden 1930'a 5,458,541 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 8 TEMMUZ 2007 PAZAR 14 KÜLTÜR kultur࠽cumhuriyet.com.tr Vedat Günyol deneyimleriyle, yerel ve evrensel sanatın ne olduğunu, sanatçının toplumdaki görevini anımsatır Hayatı ömürle sınırlamadı ᮣ Günyol, ‘düşüncesini yaşam biçimine dönüştüren derviş’ C. Süreya’ya bakılırsa. C. Atuf Kansu, o bir uyanış savaşçısıdır der. Başaran ise insan sıcaklığıdır saptamasını yapar. MÜSLİM ÇELİK SANATA BAKIŞ SELMİ ANDAK Karaca’nın Ardından Barış’ı da Kaybettik Kültür ve sanat alanında başaşağı bir devir yaşıyoruz... Öyle bir dönem ki, gerçek sanat karakteri taşıyanlar, medyanın ve özellikle TVradyo ve basın kanallarının, sadece magazin niteliği yolunda sansasyon ve satış kazancı elde etmek için uğraşan kişilerin kucağında yozlaşmaktan kaçınmayan oyuncaklar oluyorlar!? Aydınlık bir Türkiye olmak yerine, karanlık bir dünyaya doğru her geçen gün yol almaktayız... Nerede o eski günler... Kültür ve sanat ile yaşayan aydınlıklar?! Bu atmosfer içinde en üzücü ortamlar ise, her geçen günler asıl yaratıcı varlıkların yaşamlarını yitirmeleri ve onları kaybetmenin derin üzüntüsünü taşımamızdır?! İşte üzücü bir olay daha: Müzik dünyasının çok değerli, yaratıcı ve yorumcu genç bir elemanını daha kaybettik: Sesini müziğe adamış bir varlık olan Barış’ı beklenmedik bir feci trafik kazasında kaybetmiş bulunuyoruz. Barış, özellikle yıllarca önce yaşamını yitirmiş bulunan Cem Karaca’nın müziği yolunda yürüyen gerçek bir sanatçı idi. Şu anda, elimde Cem Karaca’nın yaşamında bana göndermiş bulunduğu ve kendisinin yazdığı bir kitap duruyor. Kitabın adı: Fani Rübai. Yazan Cem Karaca.. Bu kitabı bana Cem Karaca’nın değerli eşi İlkin Erkan Karaca göndermişti. Kitabı hazırlayan İlkin Erkan Karaca ilk sözde şöyle diyor: “Ömer Hayyam’a sevgi, saygı ve rahmet olsun. Seni kara toprağa gömdüğümüz gün, senin sevdiğin bir Rubai yayımlandı, bana bu kitabı hazırlamam için misal oldu...” Rubailer’den: “Körpe pınar ağzında bir Karaca misali. Ensemde alıcı kuş, gör neler eyler. Pınara dilini değsem mi değmesem mi? Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler... Ey Fuzuli eyy senden aldım bu nasibi. Yanmışam yakarmışam olmuşam bir Azeri... Şaşırmışam bu dünyaya bu böyle gitmez... Kul Karacayım heç bi şeye yetmez. Onun üçün gözüm yaşı dinmez.. Utanırım çıplaklığımdan, usanırım yoksulluğumdan. Bekleyen ne olsa bile sana anlattığım hayat hikâyemdir. Dert, ızdırap ve hasret dolu... Gurbet bir kambur sırtımda... Atsam desem atılmıyor aşkı derdi garipliği satsam desem satılmıyor. Önce kendini sev, kalbini, ellerini, beynini, burnunu bütün kalbinle... Bir başkası istedi diye ölmeyecek kadar, sonra daha rahat seversin başka şeyleri... Feryad figan bağırmak boştan gelir boşa gider. Mecnunum Leyla’m nerde hoştur ama boşa gider. Çelişkinin itişmeye vardığı noktadayız. Gülüm sevda adına biz çiş yarışındayız. Elele bir uçurumun tam kenarındayız. Dur, duralım, dur artık, dur da sarıl bana...” Türkçeyi en iyi konuşan, yazan, sesi ile, yorumu ile asla taklit edilemeyecek bir insandı. Fırsat bulup stüdyoya giremedik. Ben bestelemiştim, o da söz yazmıştı. Cem’e göre zoru başarmıştı. O da her zaman sözün besteyi çağırdığını söylemişti bana. Birlikte bu çalışmamızı sevenlerimize duyuramadık. Oysa çok istemiştik. Atatürk’ü anlamış bir ustayı, bir ölümsüz dostu, gerçek sanatçı olan Cem Karaca’yı kaybetmenin üzüntüsü içindeyim... Anma etkinliği bugün Onun görklü bakışı gönlümüzün aynasıdır. Yunus Emre hakkında söylenen sözü ben, Günyol için yakıştırsam mı derken, oldu işte yazıya geçiriyorum. Tarih, insanseverlik (hümanizma) düşüncesi bağlamında insanlaşma sürecini yaşarken, özellikle evren ve toplumsal gelişmeler yararına çalışanlarıyla gerçekleştirir bu olguyu. Us ve tin mühendislerinin çeşitlemeleri üçtür bana göre: a) Gönül aynaları olup rahatlatanlar; b) Yürek pası silenler; c) Usları aydınlatanlar. Her üç özelliği aynı kişide bulmak da olası. Günyol bunlardan biridir. 16. yüzyılın ünlü hümanisti Rabelais’nin dünyasal konularda kaleme aldığı o ünlü betiği, bir tümcenin tam ortasında apansız sona erer. Bu yapıt onun en güzel yazılarından birçoğunu içerir. İnsanların kurtulabilmeleri için “birlikte çalışması” gerektiği görüşünü savunur. MRÜNÜ GELECEK KUŞAKLARA AKTARDI Günyol, ‘düşüncesini yaşam biçimine dönüştüren derviş’ C. Süreya’ya bakılırsa. C. Atuf Kansu, o bir uyanış savaşçısıdır der. Başaran ise insan sıcaklığıdır saptamasını yapar. Vedat Günyol, doğum tarihinden önceki insanlığın hayatıyla birlikte yaşamaya başladı. Tarihsel zamanın bilincinde kendinden önceki kuşaklarla haşır neşir oldu. Kendinden sonraki hayatı ürünleriyle tohumlayıp ömrünü gelecek kuşaklara aktardı. Hayatı ömürle sınırlamayan insanlar kapsamındadır diyor, İlhan Selçuk. İşte yeni bir özekin ve dil anlayışıyladır ki, arayışına, düşünsel denemeleri içinde Batılı anlamda açılımlar içeren çeşitliliği öngörmüştür. Çoğulcu, paylaşımı bol katılımcı bu büyük düşünceye ulaşılması için, demokrasi ve demokratikleşme süre Aydınlanma yolunda Vedat Günyol Kültür Servisi Türkiye Yazarlar Sendikası, İnsancı Felsefe Sanat ve Bilim Çevresi ve Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nin Vedat Günyol anısına düzenledikleri anma etkinliği bugün saat 18.30’da Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Açılış konuşmasını Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Enver Ercan ve İnsancı Felsefe Sanat ve Bilim Çevresi Yürütücüsü Ali Ekber Ataş yapacak. Hakan Aytekin ve Turhan Yavuz’un hazırladıkları “Ben Vedat Günyol” adlı belgeselin gösterileceği etkinliğe, Prof. Dr. Türkan Saylan, Prof. Dr. Coşkun Özdemir, Dr. H. Haluk Erdem, Turhan Günay ve Celal Ülgen konuşmacı olarak katılacak. Etkinlik Şehriban Ebem’in “Pir Sultan Türküleri” adlı müzik dinletisiyle sona erecek. (Adres: Bahariye Cad. Ali Suavi Sk. No: 7 Kadıköy) Ö cini iyi işleterek, insancıl düşünceleri ısrarla, bıkmadan usanmadan işleyip geliştirmiş bir durumu arzulamıştır. İnsanı çözümlerken, onu, kendine bakarak doğayı değil, insanı, doğaya bakarak, yapısındakine göre ele alıp irdelemeyi ilke olarak benimsemiş hep. Her söylediğini bilen fakat süreç içinde, denemesinin ne söylediğini bilmeyen denemeci tavrına yatkındır. Hümanist çağdaş düşünce yapıtlarını ülkemizde tanıtmış, bir yerli hümanizmayı daha da kuvvetlendirme yolunda çaba sarfetmiştir. 6 Mart I911’de İstanbul’da doğar. Babasının görevi nedeniyle Anadolu’nun çeşitli yerleşimlerinde bulunur. Öğrenimini, İstanbul üzerinden Paris’e dek götürür. Sonunda aydınlanmacı bir büyük bilge insanla karşı karşıya kalırız. Usu ve diliyle yasaklara göğüs gererek, karanlığı ısıtmaya çalışan aydınlardan olur. Ardında onlarca yapıt ve dostlarını, öğrencilerini bırakarak, bedeniyle yaşamdan ayrılır. Paul Valery’e ait olan, yazımın başlığındaki sözü, her anımsadığımda Günyol gelir usuma. O, yerel ve evrensel sanatın ne olduğunu, sanat çının toplumdaki görevini anımsatır çevirmenliği, dergiciliği ve deneyimleriyle. Dediği gibi, bütün bunlar ‘günlerin insafsız akışı’ içerisinde gelişir, yetişirler. Gün sonsuza denlidir; yol ise hep olacak, havada, karada, denizde. Bir de insanın gönlünde uzayıp giden bir açılımı var yolun. Denizi damlayla; göğ şemsiyesini, sevgi harmanını, bulutların gözyaşlarını, zebercet ılıklığını yerin ısısından emerek, yaza yaza bulana kadar. Doğal insan kaynaklarının ve yaşamdan sağlanan insan arzı değerlerinin, özekinlerin geliştirilmesinde kullanılmak üzere, kamusal alana inince, uygarlığa çıkan yolda, sanatın özgür, özgül, özgün değerlerine evrilmesidir, hepsi bu. Ben onu son kez, Koşuyolu’nda sayrılarevinin ölüdamına (morg) indirilirken gördüm. Göğe yelken açmıştı, sularda yüzdürdüğüyse bir çift kuğu. O bir ipek ve hiç mülk edinmedi. Şükrü Sever, şiirini sanki de, Günyol’a yazmış gibi: İPEK / Sularda bıraktım yüzümü / yurtsuz ve yersizim / düşülmez bir ses / doğumum / bilisiz enlem / ölümüm / kararıp duran sularla. Hasankeyf boğuluyor... Kültür Servisi Anadolu’nun ayakta kalmış yegâne ortaçağ kenti “Hasankeyf” sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Böyle bir tarihi zenginliği kaybetmek istemeyen ve de toplum ve medyada farkındalık uyandırmak amacıyla yola çıkan Barış Yöş ve Gülçin Önel bir belgesel projesi ile herkesin bu projeye destek vermesini bekliyorlar. Hasankeyf’in bir karakter olarak yansıtılacağı, coğrafyası, tarihi, geçmişi, bugün içinde bulunduğu kötü durumu, yarını dramatik bir metinle sunulması planlanan belgesel için 25 bin Avro’luk bir bütçeye ihtiyaç duyuluyor. Hâlâ sponsor bulma aşamasında olan ve gereken bütçenin temin edilebilmesi halinde hemen çekimlerine başlanacak olan belgesele katkı sağlamak için gsfdeu@gmail.com, gulcinonel@gmail.com adreslerinden bilgi edinebilirsiniz. Şan Tiyatrosu’nda ilginç buluşma Kültür Servisi Yıllar önce yanan Şan Tiyatrosu’nun kalıntıları, 14. Uluslararası İstanbul Caz Festivali kapsamında, bu akşam saat 20.00’de festivalin en önemli konserlerinden birine ev sahipliği yapacak. Kabare ve avantgarde popu, etkileyici sözlerle buluşturan Antony And The Johnsons ve geçen yıl yalın sesi ve “Heartbeats” yorumu ile akıllara kazınan José Gonzáles, GittiGidiyor / eBay sponsorluğunda aynı sahnede buluşuyor. Festival kapsamında Blonde Redhead konserinin de sponsorluğunu üstlenen GittiGidiyor / eBay “Yeni Ozanlar” konserleri için sahne arkası pass, sanatçılarla tanışma fırsatları ile imzalı CD ve posterleri satışa sundu. www.gittigidiyor.com üzerinden yapılan bu özel satışlardaki ürünleri satın alan müzikseverlere GittiGidiyor / eBay tarafından ikişer kişilik konser davetiyeleri de hediye edildi. (0 216 556 98 00) Atatürk’ün notları satıldı Ⅵ Kültür Servisi İngiltere’deki Christie’s Müzayede Evi, Atatürk’ün harf devrimine ilişkin olarak bizzat tuttuğu notları 4 Temmuz’da satışa çıkardı. Christie’s müzayedesinin Atatürk’ün notları için biçtiği tahmini fiyat 10001500 sterlin olarak açıklanırken notlar adı açıklanmayan özel koleksiyoncu tarafından 3840 sterline alıcı buldu. Harf devrimiyle ilgili notların Atatürk tarafından İsviçreli antropolog Eugene Pittard’a gönderildiği, notların arasında heceleme ve telaffuza dair görüşler ve bazı eskizlerin yer aldığı belirtildi. “AYDINLANMA YOLUNDA VEDAT GÜNYOL” DÜZENLEYEN: TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI, İNSANCI FELSEFE SANAT VE BİLİM ÇEVRESİ, NÂZIM HİKMET KÜLTÜR MERKEZİ TARİH: 08.07.2007 SAAT: 18.30 YER: NÂZIM HİKMET KÜLTÜR MERKEZİ AÇIŞ KONUŞMALARI: Enver Ercan (Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı) Ali Ekber Ataş (İnsancı Felsefe Sanat ve Bilim Çevresi Yürütücüsü) VEDAT GÜNYOL BELGESELİ “BEN VEDAT GÜNYOL” Hazırlayanlar: Hakan Aytekin, Turhan Yavuz KONUŞMACILAR: Prof. Dr. Türkan Saylan Prof. Dr. Coşkun Özdemir Dr. H. Haluk Erdem Turhan Günay Celal Ülgen MÜZİK DİNLETİSİ: Şehriban Ebem “Pir Sultan Türküleri” ADRES: Bahariye Cad. Ali Suavi Sok. No: 7 KADIKÖY KÖKTENDİNCİLİĞE KARŞI ULUSLARASI AYDINLANMA KONFERANSI (MART 1997) BELGELERİ KİTAPLAŞTIRILDI KONFERANSA BİLDİRİ SUNANLAR Prof. Dr. Sina Akşin, Prof. Dr. Türker Alkan, Prof. Dr. Sadun Aren, Prof. Dr. İlhan Arsel, Erdoğan Aydın (AraştırmacıYazar), Bedri Baykam (RessamYazar), Doç. Dr. Zekeriya Beyaz, Nejat Birdoğan (Yazar), Prof. Dr. Nejat Bozkurt, Faik Bulut (AraştırmacıYazar), Prof. Dr. JeanPaul Costantin (ENA İletişim ve Dil Fak. Bşk.) Peter Curman (İsveç Sanat ve Edebiyat Profesyonelleri Bşk.), Oral Çalışlar (GazeteciYazar), Dr. Muazzez İlmiye Çığ, Françoise BarretDecroco (Fransız Kültür Akademisi Genel Sekreteri), Dr. Lütfü Doğan, Diyanetten Sorumlu eski Devlet Bakanı), İsmet Z. Eyüboğlu, Dr. Peter Priskil (Yazar), Prof. Dr. Türkan Saylan, İlhan Selçuk (Yazar), Erol Sever (AraştırmacıYazar), Frank Shutte (IBKA, Dindışılar ve Ateistler Uluslararası Ligi), Prof. Dr. Emmanuel Sivan (Hebrew Üniversitesi Siyasal Bilimler), Prof. Dr. Ehud Spinzak (Hebrew Üniversitesi Siyasal Bilimler), Prof. Dr. Vural Ülkü (Mersin Üniversitesi Rektörü) 68’LİLER BİRLİĞİ V AKFI YAYINI İletişim: ŞİŞLİ KELEPİR KİTABEVİ Büyükdere Cad. No: 31 Şişli İSTANBUL TEL: 0212 246 58 81 Size Bir Hikâyemiz Var... ZİLLİ ŞIH Meddah Gösterisi Okuma Tiyatrosu Yazan: Haşmet Zeybek Sunan: Doç. Dr. Nurhan Tekerek 14 Temmuz Cumartesi Saat 21.00 Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Açık Hava Sahnesi Bilet Satışı Nâzım Hikmet Kültür Merkezi: Ali Suavi Sokağı (Sanatçılar Sokağı), No: 7 Bahariye 0216 414 22 39 Tiyatral İstanbul Küçükparmakkapı Sok. No: 4 Kat: 5 Daire: 18 Beyoğlu 0212 252 30 24 CUMHURİYET 14 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog