Bugünden 1930'a 5,438,586 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 17 TEMMUZ 2007 SALI 8 TÜRKİYE İstanbul Edirne Kocaeli Çanakkale İzmir Manisa Aydın Denizli Zonguldak Açık İstanbul HABERLERİN DEVAMI B B B B A A A A PB 32 37 33 33 37 38 40 37 27 Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sıvas Antalya PB Y Y Y B B B PB A 27 27 23 22 31 30 27 23 39 Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars B B PB B PB PB Y Y Y 35 33 35 36 32 31 23 20 19 Trabzon Ankara İzmir Hakkari Antalya Adana Ş.Urfa Erzurum Yurdun doğu kesimleri parçalı çok bulutlu, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun doğusu ile Samsun Tokat ve Ordu çevreleri sağanak yağışlı, diğer yerler az bulutlu ve açık geçecek. Yağışlar Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda etkili olacak. Hava sıcaklığı güneydoğu bölgelerimizde 4 ila 6 derece azalacak, diğer yerlerde biraz artacak. Çok bulutlu DIŞ MERKEZLER Oslo Y 19 Helsinki Y 20 Stockholm Y 24 Londra Y 23 Amsterdam Y 22 Brüksel Y 23 Paris Y 24 Bonn PB 26 Münih PB 29 Yağmurlu Stockholm Berlin Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Zürih PB PB B PB B B B B PB 30 36 34 36 34 34 34 33 29 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Baku Bişkek Tiflis Kahire Şam Karlı Y PB Y PB B PB B B B 24 38 28 34 22 31 24 35 35 Londra Berlin Moskova Belgrad Madrid Ankara Taşkent Tahran Kahire Sulu kar Gök gürültülü Parçalı bulutlu Sisli Bulutlu GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada Bu üslup, konuların, sorunların gerçek yüzünü halkın gözünden kaçırmakta ustalaşan RTE’ye yakışıyor. 2002 yılında iktidara geldiğinde PKK teröründen söz edilmediğini anımsamıyor bile. Çuvaldızı kendine batırmıyor, durmadan sağa sola saldırıyor. Yalnızca terör konusunda değil aymazlığı, hemen hemen her konuda. “Kısa sürede nasıl zengin olunur Türkiye’de” başlıklı bir kitap yazabilir, meraklısına yol yöntem gösterebilir... Kolundaki saate CHP lideri 60 bin dolar fiyat biçince “Gel sana 15 bin dolara vereyim. O fazla gelirse 10 bin dolara da fit olurum” diyor. Nereden nereye? Dün küçük bir memur, simit satan bir imam hatip mezunu bugün dolar üzerinden yüksekten atıyor. Gözü 60 bin dolarlık saatlerde olacak ki artık 10 bin dolarlık kol saatini küçümsüyor. Böyle bir tartışmanın kahramanı; inandırıcı biçimde açıklayamadığı servetini son 11 yılda 355 kat nasıl artırdığının hesabını vermeyen RTE! ૽૽૽ “İki Türkiye fotoğrafı değil, tek Türkiye fotoğrafı vermek istiyoruz.” Bir miting konuşmasındaki bu söylem, RTE’nin. Oysa bir zamanlar Batılıların “Modern Türkiye” diye övdükleri bu ülkeyi bugün bölünmüşlüğe sürükleyen RTE! Siyasal ve ideolojik amaçlarla karşıtlarını suçluyor, tecahülü arifaneden gelerek Türkiye’yi etnik ayrımcılık kaynaklı üniter devlet yapısını zorlayan gelişmeleri ön planda gösteren, toplumu laiklaiklik karşıtları diye ikiye bölünmeye zorlayan kendisi değilmiş gibi, “tek Türkiye fotoğrafı” vermekten söz edebiliyor. RTE gibi, Gül gibi, Arınç gibi yüksek kadro, istediği kadar türbanı giyim biçimi, eşlerinin “kişisel tercihleri” diye yutturmaya kalksınlar. Dört buçuk yılda laiklaiklik karşıtı ayrım o denli gelişti ki... sorun artık hemen her gün yabancı basında bir makaleye veya habere konu oluyor. Acaba bir İngiliz gazetesi, “Türkiye’de yavaş yavaş ilerleyen İslamlaşma ülkeyi bölüyor” başlıklı haberini yayımlarken RTE ve korosunun iddia ettiği gibi “içimizdeki kimi AKP’ye ve İslama düşman olan gazeteler” gibi mi düşünüyor, yoksa bu gerçeği Antalya’yı, İstanbul’u, Ankara’yı izledikten sonra, üstelik “Modern Türkiye” adına kaygılandığı için mi yazıyor? Time gibi bir ABD dergisi, türbanlı bir Türk kızını kapak yaparak “Türkiye’de büyük bölünme” başlıklı bir yazı yayımlıyor. RTE’nin tekrar tek başına iktidara gelmeyi zorladığı bir sırada bu yayınların zamanı dikkat çekici. ૽૽૽ Onur Öymen, Bursa’dan aday. İlçe ilçe geziyor. Geçen gün, “AKP, inanılmayacak ölçüde din konusunu kullanıyor. Evlerde gizli ayinler yapılıyor” diyordu. Elbette din, AKP’nin kullandığı birinci silah. Sadece din konusunu mu kullanıyorlar? Hayır! AKP’nin başka yardımcı silahları da gündemde. Kimi işadamları da “İmam hatipli değilseniz, beş vakit namaz kılmıyorsanız, eşinizin başı açıksa, cemaatten değilseniz, partiye yardım yapmıyorsanız, o zaman bir şey yapma şansınız yok” demek zorunda kalıyorlar. Ama RTE, büyük işadamlarının AKP’ye oy vermeyeceklerini, ama AKP’nin iktidarda kalmasını istediklerini yazan İngiliz gazetesindeki haberden hoşnut değil. İkiyüzlülük markasını başkalarına kaptırdığı için sinirli. Gerçekleri saklamak olanaklı mı? Kömür dağıtımı, para yardımlarıyla ilgili gerçekler... Cumhuriyet yazar, zaten karşımızda, amaçlı dersin. Ama bak, koruganlarından Milliyet’e. Tam sayfa; AKP’nin uyguladığı “sınırsız yardıma” dair haberler veriyor. Gazete, seçim öncesi AKP’li belediyelerin “vatandaşlara gıda, mobilya, giyecek, burs, kırtasiye, kömür gibi değişik yardımlar dağıttığını, bu yardımlarla AKP’li belediyelerin, 2006’dan bu yana 2 milyonun üzerinde aileye ulaştığını” duyuruyor. Bütün bunların RTE’ye göre seçimle ilgisi yok! En az 20 milyon insanı Yeni Cami önünde mendil açma durumunda bıraktığını unutarak: Baykal’ı banttan izlemiş, “Öyle ağlıyor ağlıyor ki, acıdım. Öyle acıdım ki, gel sana Yeni Cami’nin önünde bir mendil açalım” diyerek bir kez daha terbiye sınırlarını aşıyor. Kadrolaşmanın sonu Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada GÜNDEM Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada MUSTAFA BALBAY menliğe döndü ya da başka dairelerde görevlendirildi. Uzun yıllar daire başkanlığı yapan bürokrat, 3 yıl önce kendi çocuğunun da sınava gireceği gerekçesiyle görevinden alındı. Sınavdan sonra da görevine döndürülmedi. Yurtdışı geziler Genel müdürlüğe ilişkin önemli iddialardan birisini de üst düzey görevlilerin sık sık yurtiçi ve yurtdışı görevlere gönderilmesi oluşturdu. Özellikle sınav ların yapıldığı dönemlerde sınavlar dairesindeki yöneticilerin yurtiçi ve yurtdışında görevlere gittiği, yurtdışı görevlere daha önce 5 gün gidilirken bazı yöneticilerin 810 günlüğüne gönderildiği belirtildi. Genel müdürlükteki kadro değişiminin ardından, öğrencilere başvuru formlarıyla ilgili geri bildirimlerin de sağlıklı yapılamadığı bu nedenle birçok öğrencinin hatasını düzeltemediği öğrenildi. Yapılan kadrolaşma operasyonunun ardından, Eğitim Tekno lojileri Genel Müdürlüğü son üç yıldır OKS sınavlarındaki hatalarıyla gündeme gelmeye başladı. Milyonları ilgilendiren sınavların düzenleyicisi genel müdürlük, OKS’de 2005 yılında yaşanan sorunların aynısına geçen yıl ve bu yıl da imza attı. Hatalar tekrarlandı Genel müdürlük, 2005 OKS’de tercih kılavuzları, puan dönüştürmeleri, kontenjanların yanlış bildirilmesi üzerine yapılan hatalı yerleştirmelere karşın, geçen yıl ve bu yıl da yüzdelik dilimlerde hatalar yaptı. Aynı genel müdürlük, geçen yıl yapılan Açıköğretim Lisesi Sınavı’nda da soruları unutarak başka bir skandala imza atmıştı. 2425 Haziran 2006 tarihlerinde yapılan sınavda, 4’ncü sınıf biyoloji dersinin sorularına kitapçıkta yer verilmediği ortaya çıkmıştı. Soruların eksik çıktığının fark edilmesi üzerine bakanlık, milyarlarca lira masraf ederek biyoloji 4’üncü sınıf sorularının yer aldığı yeni bir sınav yapmıştı. OKS mağdurları sendikaların rehberliğinde dava açmaya hazırlanıyor Veliler yargı yolunda ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme Sınavı’nda (OKS) yüzlerce öğrencinin diploma notunun yanlış girilmesi ve İlköğretim Başarı Puanı’nın (İBP) yanlış hesaplanmasının mağduru olan öğrencilerin velileri, eğitim sendikalarına vekâlet vererek yargı yoluna gitmeye hazırlanıyor. Sendikaların hukuk büroları konu üzerinde çalışıyor ve kendilerine iletilen talepleri değerlendiriyor. Çanakkale’den Mete Ergin adlı veli, çocuğunun İBP’sinin yanlış girilmediğini, ancak ortaöğretimdeki notların OKS sonucunu etkileyeceğinin son sınıfta öğrencilere açıklanmasının kendilerini mağdur ettiğini söyledi. Ergin, İBP nedeniyle çocuğunun kaybettiği puana işaret ederek bu sistemin uygulanacağından 6. sınıfta haberleri olsa ya da uygulama bu yıl başlamasa, oğlunun ilk tercihi olan Galatasaray Lisesi’ne yerleşebileceğini belirtti. Ankara’dan Nuran Soysal adlı veli ise çocuğunun puanının yanlış girilmediğini, ancak belirsizlik nedeniyle ne yapacaklarını bilemediklerini kaydetti. “En yüksek puanı alan bile ne yapacağını bilmiyor” diyen Soysal, yapılan açıklamaların kendilerini tatmin etmediğini vurguladı. GAZETECİ AKTUĞ UĞURLANDI Ankara’da önceki gün yaşamını yitiren eski parlamento muhabirlerinden Emel Aktuğ, dün toprağa verildi. Emel Aktuğ için dün TBMM basın kapısı önünde bir tören düzenlendi. Törene TBMM Başkan Vekili İsmail Alptekin, eski TBMM Başkanı İsmet Sezgin, Cumhurbaşkanlığı Basın Danışmanı Metin Yalman,Aktuğ’un yakınları ve meslektaşları katıldı. Aktuğ’un cenazesi memleketi İzmir’de toprağa verildi. (Fotoğraf: AA) ni 8. sınıfta öğrendiler. Geçmiş yılların notları önemli. Geriye dönük olarak notlarda oynama yapılmadığının garantisini kimse veremez. Notların kontrol edilmesine olanak yok. alan bir öğrencinin notu düzeltildikten sonra yerleşeceği sıradaki öğrencinin yerinin değişmeyeceğini, iki öğrencinin aynı hakla, aynı sırayı paylaşacağını açıkladı. Ancak öğrencilerin net sayıları, başarı puanları gibi unsurlar aynı olmayacağı için haksızlık ortaya çıkacak. Bir öğrenci, notu düzeltildiğinde önüne geçtiği binlerce öğrenciye göre tercih avantajına sahip olacağı için diğer öğrenciler mağdur olacak. ‘Şaibeli bir durum var’ EğitimSen Başkanı Alaaddin Dinçer ise okullardan MEB’e yanlış ve abartılı notlar iletildiğine işaret ederek “Hele ki de işbaşında AKP olduğu için bu daha kuvvetli görünüyor” dedi. “Şaibeli bir durumun söz konusu olduğunu” vurgulayan Dinçer, noktalara dikkat çekti: ✔ Şişirme notlarla birçok kentte, okulların çoğunda karşılaşılabiliyor. Abartılmış hiçbir not bulunmadığını kimse söyleyemez. ✔ Bu yıl sınava giren öğrenciler, İBP’nin OKS’yi etkileyeceği Sıkıntı büyük olacak Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, “Okyanusta damla” diye sorunu küçümsese de OKS’deki sıkıntının boyutu büyük olacak. MEB, hak ettiğinden düşük puan 1999’da terör örgütü başı Öcalan’ın yakalanmasının ardından terörsüz bir döneme girme umudu, sandığı belirledi. 2002’de, yeni yaşanmış ekonomik kriz her şeyin belirleyicisi oldu. 2007 seçimlerinde ise öne şu çıkıyor: Küresel dayatmaların işbirlikçisi AKP’den kurtuluş! AKP, Türkiye’yi öyle bir sarmala soktu ki; Anadolu’da dini siyaset pazarına soktu satıyor, İstanbul’da Türkiye’yi küresel pazara soktu satıyor... Böylesine yoğun satışın elbette alıcısı ve işbirlikçisi de olacak. Onlar da her türlü densizliği göze aldı, AKP’nin iktidarda kalması için ne gerekirse yapıyor. Özellikle ekonomideki göreceli iyilik, AKP’nin satış politikalarını sürdüreceğine dair verdiği sözlerin karşılığında küresel sermayenin yarattığı suni bir iklimdir. AKP döneminde reel ekonomi, yani üretim ekonomisi yerinde saymış, hatta gerilemiştir. İşsizliğin başlıca nedeni budur. ૽૽૽ Türkiye, AKP iktidarından nasıl kurtulabilir? Seçime 5 gün kala, sözü dolandırmanın gereği yok; çıkış, CHP’nin sandıktan güçlü çıkmasındadır. Bize göre, toplumun önemli bir dilimi bunu özümsedi. Defalarca sandığa gitmiş olup, ilk kez 22 Temmuz’da CHP’ye oy verecek pek çok seçmen var. Bu anlamda CHP, kendi tabanı dışında ulaşabileceği en geniş kesimi kucaklamayı başardı. İlk aşamada kolay görünen ama zor olan CHP’ye oy verme olasılığı, yüksek kesimlerin ikna edilmesi! Bu kesimlerin her biri kendi içinde haklı olabilir. Ama, gün o gün değil... AKP özünde bir koalisyonun temsilcisi... İkinci cumhuriyetçiler, ırkçılık kokacak düzeyde etnik temele dayalı siyaset yapanlar, şeriatçılar, Türkiye’nin AB’ye girmesine değil AB’nin Türkiye’ye girmesine öncülük eden kökten küreselleşmeciler koalisyonun başlıca üyeleri ve destekçileri... Bu yapıya karşı koyabilecek başlıca güç, CHP’nin etrafında toparlanacak ulusal diriliş hareketidir. CHP, özellikle son dönemdeki çizgisi ile bu hareketi kucaklayabilecek, sürükleyebilecek bilince sahip olduğunu göstermiştir. ૽૽૽ Büyük kentler hem siyaseti belirleme gücü hem oy potansiyeli nedeniyle ayrıca önemli... Özellikle İstanbul’da ‘sol aday’ gibi görünenlere verilecek oylar AKP’nin ekmeğine yağ sürecektir. Örneğin demokraside tek ‘baskın’ olan ‘oran’ kendisiymiş gibi hareket edenlerin söylemlerine bakıyorsunuz, zaten AKP’den farksız! Başta da vurguladığımız gibi, 22 Temmuz seçimlerinin ana konusu küresel pazarın emlakçisi AKP’den kurtulmaktır. Sandığın ana ruhu budur. Siyasette son düzlük, tıpkı atletizmdeki son tur gibidir. Burada yapılacak son atak, birinciyi belirleyecektir. CHP’nin kendi içinde kavga olmaması, 22 Temmuz’dan çok 23 Temmuz’u, yani başarısızlığı bekleyenlerin olmaması büyük bir avantaj. Ancak son düzlükte sağasola bakmadan, hedefe kilitlenerek büyük bir atağa kalkmak gerekiyor. Tüm CHP’liler, CHP’ye gönül verenler ve AKP hükümetinden kurtulmak gerektiğine inananlar sandıktan şu sonucun çıkması için çaba harcamalı: Güçlü bir CHP... CHP için değil, Türkiye için! Karşıda AKP varken bunun dışındaki her şey lükstür! ankcum࠽cumhuriyet.com.tr MGK GENEL SEKRETERLİĞİ ‘SINAV TEKRAR EDİLMELİ’ NİHAN İNAL ACI KAYBIMIZ Sevgili Milli Egitim Bakanlığı’nın (MEB) Ortaöğretim Kurumları Sınavı’nda (OKS) okul müdürlüklerinin öğrencilerin diploma notlarını yanlış hesaplaması ve beraberinde ortaya çıkan “OKS tekrar yapılsın” tartışmaları, öğrenci ve velileri çileden çıkardı. Eğitim çevreleri OKS’deki yanlışlığın düzeltilmesi için sınavın yeniden yapılması gerektiğini belirtirken sınav stresini tekrar yaşamak istemediklerini dile getiren öğrenciler böyle bir durum karşısında ne yapacaklarını bilmediklerini söylediler. EğitimSen Başkanı Alaaddin Dinçer konuyla ilgili sorularımızı yanıtlarken “Yapılan hataların tamamen ortadan kalkabilmesi için OKS’nin tekrar yapılması gerekir” dedi. OKS’nin yapılmasının yanı sıra tüm öğrencilerin ilköğretim başarı puanlarının yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çeken Dinçer, “Mağdur olan öğrenci ve velileri tazminat davası açabilirler. EĞİTEK diye bir merkez bu sınavları yapıyor. Bu kurum her zaman tartışmalı bir kurum oldu. OKS gibi sınavların daha bağımsız bir yapıda hazırlanması gerekiyor” diye konuştu. EMEL AKTUĞ’u kaybettik. Onu çok özleyeceğiz. Dr. Şerefden Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz Burcuoğlu’na Köşk vetosu MAHMUT GÜRER / IŞIL ÖZGENTÜRK Ⅵ Baştarafı Arka Sayfada bizzat sorumlu olanlar, hâlâ neden güzelim çamların cayır cayır yanmasını bekliyorlar, iki gün süren yangını söndürünce de kahramanlık yapmış gibi ortalıkta geziniyorlar. Gelelim aklımıza gelen önlemlere: Deniz adamları ne zaman hangi denizlerde fırtına olacağını iyi bilirler, toprakla uğraşanlar da tohumlamayı, ürün toplamayı rüzgâra göre ayarlarlar. Şimdi insanoğlunun bu binlerce yıllık deneyimine teknolojinin akıl almaz verileri de eklendi. Yani ne zaman hangi rüzgârlar hangi şiddette esecek bu biliniyor, nem oranları da, öyleyse “kırmızı alarma” geçilen orman bölgelerinde özellikle gençlerden kurulu gönüllü gruplar pekâlâ görev alıp sahayı sürekli gözetleyebilirler. Ellerindeki cep telefonlarıyla da anında gerekli merkezlere ulaşılır. Tanık ifadelerinden sürekli yangınlara müdahalenin geç yapıldığını öğre Orman yangını değil yürek yangını niyoruz. Bunu bizzat yangın söndürmek için canla başla çalışan orman işçileri söylüyor. Sahaya çıkan grupların gözetlemek dışında bir önemli işi de orman içine bırakılan cam kırıklarını toplamak olabilir. Bildiğiniz gibi sıcak havalarda cam kırıkları birer ateş topuna dönüşürler ve önce otları tutuşturur, ardından ağaç alev alır ve koskoca bir orman bir anda yanar. Gönüllülerin cam kırıklarını toplamaları yetmez, “sözden anlamayanın hakkı kötektir” diyerek, tüm orman bölgeleri piknik yapmaya kapatılabilir. Piknik filan yok! Şişeni bir poşete koyup çöpe atmayı beceremiyorsan piknik de yok! Kimse burada bana insan haklarından filan söz etmesin, şimdi ağaçları koruma zamanı. Gönüllüleri ve hepimizi bekleyen bir görev daha var: Sizleri bir konuda muhbirlik yapmaya çağırıyorum. “Muhbir” sözcüğü bile kanımı dondurur ama başka çare yok. Lütfen yanan orman arazisinin üstünde herhangi bir yapılaşma, herhangi bir maden arama çalışması görürseniz, en yakın gazete bürosundan içeri girin ve hiçbir çekince duymadan gördüklerinizi söyleyin. Acı ama gerçek, Türkiye rant uğruna her şeyi mubah sayanların da ülkesi. Şimdi gelelim başka önlemlere ve uygulamalara, hepinizin bildiği gibi orman arazisinin çok olduğu yerler aynı zamanda ülkemizin turizm ve tatil yerleşimi açısından zengin yerleri. Kıyı belediyelerinin işi zor, para az, hizmet edilecek nüfus özellikle yaz aylarında yedi sekiz kat artıyor. Öyleyse pekâlâ, sadece eldeki yangın söndürme araçlarını çoğaltabilmek için, otellere ve lüks konutlara ek bir vergi konulabilir. Me raklanmayın, bu yüzme havuzlu evlerinde, apartman misali yatlarında koyların, denizin ve ormanın sefasını sürenlere pek koymaz. Üstelik bunu konutun ve yatın lükslüğüne göre ayarlayabilirsiniz. Aklıma ne kadar çok şey geliyor, örneğin yangın önleme ve söndürmede pekâlâ askerlerden yardım istenilebilir. Çünkü kırmızı alarmdayız, yangın da tıpkı deprem gibi bir afet! Yanan sadece ağaçlar değil, bir ülkenin yüreği, yürek yangınından daha kötüsü var mıdır? Söylemeden edemeyeceğim, bu arada Bodrum’un en eskilerinden eski Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Şen, tüm Fenerbahçe Cumhuriyeti adına yola çıkıp, yeniden ağaçlandırma yapılabilmesi için “pamuk eller cebe” diyebilir. Çok da faydalı olur. Malumunuz cumhuriyet olmak, cadde süslemek kadar sosyal proje üretmekten de geçer. isilozgenturk@gmail.com ANKARA Yiğit Alpogan’ın İngiltere Büyükelçiliği’ne atanarak Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliği görevinden ayrılmasının ardından kilit kurumun başına kimin geçeceği belirsizliğini koruyor. Hükümetin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e son olarak, Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu’nu önerdiği, ancak bu ismin de Çankaya’dan döndüğü öğrenildi. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sezer ile 3 Temmuz’da yaptığı görüşmede, MGK Genel Sekreterliği için Burcuoğlu’nu önerdi. Görüşmenin ardından AKP kanadı, basın aracılığıyla, “MGK Genel Sekreteri konusunda uzlaştık” mesajı verirken hükümeti şoke eden yanıt, geçen cuma günü Başbakanlık’a ulaştı. Sezer’in, Burcuoğlu’nun atanmasının uygun olmadığını Erdoğan’a ilettiği bildirildi. Burcuoğlu’na Genelkurmay’ın da karşı çıktığı, atamanın bu nedenle gerçekleşmediği belirtildi. Atama seçim sonrasına bırakıldı Hükümet daha önce Sezer’e 3 büyükelçinin ismini götürmüştü. Ancak Sezer, Varşova Büyükelçisi Ecvet Tezcan, eski Bağdat Büyükelçisi Ünal Çeviköz ve Paris Büyükelçisi Osman Korutürk’e karşı, Berlin Büyükelçisi Mehmet Ali İrtemçelik’i önermişti. Bu öneri de hükümet tarafından kabul görmemişti. Burcuoğlu’nu reddinin ardından ise hükümetin herhangi bir atama planlamadığı ifade ediliyor. Sezer’in de atamanın seçimlerin ardından ortaya çıkacak hükümet tarafından yapılmasını uygun gördüğü vurgulanırken bu sürece kadar Genel Sekreterliği vekâleten Tümgeneral Orhan Akbağ yürütecek. Bir Varmış... Bir Yokmuş... TEMA Ormanlarımız Yanıyor. Seyirci Kalmayın. Fidan Dikim Hattı: (0 212) 284 80 00 www.tema.org.tr CUMHURİYET 08 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog