Bugünden 1930'a 5,499,166 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 15 TEMMUZ 2007 PAZAR 6 HABERLER Baykal’ın malvarlığını soran Erdoğan’ın serveti 11 yılda 1.7 trilyona ulaştı PAZAR ORHAN BURSALI Serveti 355 kat arttı İLHAN TAŞCI Devren Milli İrade Milli irade ve demokrasi... İkisi de çook yüce şeyler! Ortalık, yer gök, dağova, nutuklar, yazılar.. hep bunlarla dolu! Öyle ki “milli irade” yüzünden, halkı siyaseten birbirine kırdırmaya varan tahrikçilik bile revaçta! Özellikle de AKP ve AKP’ye destek atan bir kısım yazar çizer ile bazı “akademisyen” takımın kaleminden hep “milli irade” ve “demokrasi” balı damlıyor!.. Ama sadece askerin sözü, demeci söz konusu olduğunda! Olgulara bakıyorsunuz: Ülkemizdeki, sandığa yansıyacak “milli irade” ise sersefil durumda! ૽૽૽ Milli irade manzaraları: Tarım Bakanı “ağa”, 4 bin “Kürt” köylüsünü olduğu gibi AKP’ye transfer etmiş! Erdoğan, Çin’den getirdiği milyonlarca oyuncağı, seçim otobüsünden bizzat çocuklara dağıtarak, ana babaların milli iradesini “satın alma” girişiminde. Kentlerde, varoşlardaki “milli irade”nin temeltaban fiyatı, 300 YTL’lik yiyecek ve kömür torbaları! Milyonlarca dağıtılıyor! “Oy hakkına sahip” yurttaşın milli iradesi, yer yer çeyrek altınlarla ve nakit paralar karşılığı, garanti olsun diye Kuran’a el bastırılarak devralınıyor! Hikmet’e göre, Ege yörelerinde taban fiyat “aile” başına 500 YTL! Maliye Bakanı Unakıtan, Eskişehirspor’a 2 milyon dolar veya liralık iki futbolcu alarak, Eskişehirlilerin milli iradesini satın alma eylemi içinde! Tarikat ve cemaat liderleri birbiri ardına istiareye yatarak, “beyinlerinde yanan ampule” göre, cemaat oylarının nereye gideceğini açıklıyor: Tek adres AKP! Tanrısal bir işaret! Tabii en etkin cemaat (*) Fethullahçılar da kullarına AKP’yi işaret ediyorlar! TV’lerde bazı kadınlar, oyunu kime vereceğini en iyisi kocasının bileceğini söylüyor. Bazı kadınlar da kocası öldüğü için oyunu kime vereceğini bilemiyor! Tınaz Titiz, bir yazısında başka bir milli iradeye işaret ediyor: “Üniversiteli iki genç, gayri meşru çocuk sahibi oldu. Aileleri evlenmelerine izin verdi ve gençler tam evlenecekken oğlan vazgeçti. Ailelere de ‘Biz çocuğu sokağa bıraktık, sorun yok’ deyince olay kapandı; kız bir başkasıyla evlenmeye karar verince çift çocuğu barbeküde yakarak küllerini Kırklareli’nde değişik yerlere serpti...” Tabii okuma yazma bilmeyen nüfusun yüzde 13’ünün milli iradesi sandıkta! Bunlardan Güneydoğu’da yaşayan bir kısım kadın yurttaş, oy pusulasında damgayı vuracağı yeri, yanında götüreceği ipin uzunluğu ile ölçerek bulacak! Kadınlar talim terbiye ettiriliyor evlerde! Eh, pusulanın uzunluğunda minik bir oynama ile de milli irade başka türlü tecelli ettirilebilir! Titiz, “Çeşitli ilgi ve çıkar gruplarının bireysel olarak ve/ya örgütlenerek kendilerini ifade edip bir denge oluşturdukları rejime demokrasi deniliyor öyle mi!” diyor! Tınaz Bey beyefendidir, daha ötesine dili varmaz. Ama ben sokak çocuğu olarak, ülkemizde milli iradenin satın alınabilir (önemli ölçüde) veya kişisel yararlarca yönlendirilebilir bir meta olduğunu söylüyorum! Demokrasi de, bu metayı satın alanların belirlediği ve çerçevesini çizdiği, işte öyle bir şey ülkemizde! ૽૽૽ Dikkat edin: En çok “Milli İrade” sözünü edenler, milli iradeyi ve bu ölçüte göre “değerlendireceği” demokrasiyi, en iyi satın alabileceklerine inananlar ve buna fiilen soyunanlardır! “Milli İrade”nin niteliği ne kadar düşük olursa, piyasada o kadar daha çok ve kolay satın alınabilir meta özelliği taşıyor! AKP döneminde yoksulluğun artması, gelir gider dengesi arasında uçurumların büyümesi, okuma yazma bilmeyenlerin çoğalması, okuyacak yazacak olanların da imam hatiplere sokulmaya çalışılması... neden? Yurttaşların önemli bir kısmını, en temel biyolojik ihtiyaçlarını sağlayamayacak durumda tutacaksın; onları mümkünse kafalarıyla beyinlerinde siyasal tercihler oluşturamayacak noktalarda durduracaksın.. demek bu satın alma alt sınırı 300500 liralık sadakalar düzeyi! Ne utanç verici! Dinciler kadar bu ülke insanını bir şey yerine bile koymayan bin siyasal varlık oluşmuş mudur? Yeter! Söz milletindir!; işte bu politikaların sloganıdır ve ülkemizde 60 yıldır sağcı iktidarlarca sahnelenen oyunun adıdır! ૽૽૽ Şimdi düşünelim: Acaba AKP’nin toplam oylarında satın alınmış iradenin oranı ne kadar olacak? Başka bir soruşla: Tarikat ve cemaatlerin yönlendirdiği kulların + yiyecek torbaları, kömür, altın ve nakit paraların + dincilik, Müslümanlık kandırmacalarının... sandığa yansıyacak ve milli irade olarak ortaya çıkacak ve demokrasi olarak bize kabul ettirilecek oran, oy sayısı, milletvekili sayısı nedir, kaç tanedir? En az yüzde 5, bana göre! Halk Partisi’ne küfrettirilmek için transfer olanlar, milli iradenin hangi satın alınmış kesimlerinin temsilcisi ve tecellisi olarak, milletvekili seçileceklerdir? Merak bu ya! (*) Bir yazar “Tarikatlar, cemaatler güç kaybediyor” diyerek sayıp döküyor... Bu güç kaybetmenin hangi cemaatin gücüne katıldığına değinmiyor... Ülkemiz, bin bir kılığa bürünen, her kesime uygun bukalemun kesilen ve bu nedenle de tarih bilimcisine kadar her kesimden adam devşiren bir cemaatin sultasına giriyor... Ufuk Uras’a destek pedalı Ⅵ İstanbul Haber Servisi “Barışa Pedal Çevirenler”, İstanbul 1. Bölge bağımsız adayı Ufuk Uras’a destek olmak için Kadıköy’den Üsküdar İskelesi’ne kadar “Meclise Ufuk gerek” diyerek pedal çevirdiler. Kadıköy İskele Meydanı’nda toplanan 40’a yakın bisikletli, “Özgür, demokratik Türkiye için”, “Eşitlik ve adalet için” pankartları taşıdı. Uras, barışa, demokrasiye, laikliğe ve özgürlüğe pedal çevirdiklerini vurgulayarak “Yüzde 10 seçim barajını devirmeye geliyoruz” dedi. ANKARA CHP lideri Deniz Baykal’dan malvarlığını açıklamasını isteyen Tayyip Erdoğan’ın serveti 11 yılda “355 kat” arttı. 1994’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na başlarken 5 bin 110 YTL ’si olan Erdoğan’ın serveti 2005 yılında Başbakanlık koltuğunda otururken 1 milyon 780 bin YTL ’ye ulaştı. Erdoğan’ın 4 yıllık belediye başkanlığı döneminde ise serveti 10 kat arttı. Çocukları 1 trilyona villa, 2.5 milyon dolara da gemi alırken, Erdoğan hakkındaki haksız malvarlığı davasından iktidarı döneminde beraat etti. Erdoğan’ın kendi beyanlarına göre serveti incelendiğin ᮣ 1994’te 5 bin YTL ’si olan Erdoğan’ın Başbakan’ken bilinen serveti 1.7 milyon YTL ’ye ulaştı. Emine ve Tayyip Erdoğan’ın üzerine kayıtlı ev bile yokken çocukları 1 milyon YTL ’ye villa, 2.5 milyon dolara gemi aldılar. de her yıl katlanarak arttığı ortaya çıkıyor. Erdoğan’ın 1994 yılında belediye başkanlığına başladıktan sonra verdiği 15 Nisan 1994 tarihli mal bildirimine göre 5 bin 110 YTL ’si vardı. Bu bildirimden 9 ay sonra verdiği beyanda ise serveti 8 bin 450 YTL ’ye yükseldi. Erdoğan’ın serveti her yıl bir önceki yıla oranla katlanarak artarken, mahkumiyeti nedeniyle belediye başkanlığından ayrılmak zorunda kalmıştı. Erdoğan’ın belediye başkanlığından ayrıldığı 1998 tarihinde verdiği mal bildiriminde ise serveti 66.5 bin YTL ’ye yükselmişti. Dolayısıyla Erdoğan’ın serveti başkanlığa başladığı tarihten bıraktığı tarih arasındaki 4 yıllık sürede 11 kat artmıştı. 2001 yılında AKP Genel Başkanı sıfatıyla verdiği mal beyanında ise Erdoğan’ın 738 bin YTL ’si bulunuyordu. 2005 yılında başbakan olarak kendisinin açıkladığı serveti ise 1 milyon 780 bin YTL ’ye ulaşmıştı. Belediye başkanlığına başladığı 1994 yılındaki 5 bin 110 YTL ’si dikkate alındığında Erdoğan’ın serveti 11 yılda “355 kat” artmıştı. Erdoğan hakkındaki haksız malvarlığı edindiği gerekçesiyle açılan davadan da AKP iktidarı döneminde kurtuldu. Davanın iddianamesinde malvarlığındaki 256 bin YTL ’lik bölümün haksız edinildiği savlanıyordu. Bir evleri bile yok Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın üzerine kayıtlı bir evlerinin bile olmaması dikkat çekiyor. Başbakan Erdoğan’ın oğulları Ahmet Burak ile Bilal Erdoğan ise 2006 yılında İstanbul’da 1 milyon YTL ’ye villa satın aldılar. Küçük oğlu Bi lal Erdoğan ayrıca eşi Reyyan Erdoğan ile birlikte 261 bin 500 dolara ABD’de de bir ev sahibi oldular. Başbakan Erdoğan’ın oğlu Ahmet Burak, Erdoğan’ın başbakanlık koltuğuna oturduktan sonra kurduğuYenidoğan Gıda AŞ’de 2005 rakamlarıyla “500 milyon lira dolayında maaşla” çalışıyordu. Oğul Erdoğan’ın yüzde 50 hissesine sahip olduğu MB Denizcilik Taşımacılık Limited Şirketi, Safran 1 adlı kuru yük gemisini satın aldı. 95.54 metrelik, 4 bin 300 tonluk gemi 2 milyon 350 bin dolara mal oldu. Geminin 500 bin dolarını peşin ödeyen oğul Erdoğan, geri kalan kısmını 36 ay taksitle ödeyecekti. BAYKAL ’DAN ERDOĞAN’A Partiler televizyonda Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Seçime girecek siyasi partilerin radyo ve televizyon propaganda konuşmaları bugün başlıyor. Her liderin 10 dakika süresi olacak. AKP ile CHP, TRT ekranlarını hafta içinde de kullanabilecek. YSK’de siyasi partilerin TRT’de yapacakları seçim propaganda konuşmaları için çekilen kuraya göre, ilk gün 18.15’ten itibaren sırasıyla Aydınlık Türkiye Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Halkın Yükselişi Partisi, Emek Partisi, Demokrat Parti, Genç Parti, Liberal Demokrat Parti, Cumhuriyet Halk Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Saadet Partisi, Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi ve İşçi Partisi propaganda hakkını kullanacak. ‘Malvarlığını açıklamalısın’ ᮣ Malvarlığını açıklamasını isteyen Erdoğan’a yanıt veren Baykal, mal beyanında bulunmakla yükümlü olmadığı halde eşinin ve kendisinin mal varlığını açıkladığını söyledi. Erdoğan’ın malvarlığının ise bilinmediğini ifade eden Baykal, “Başbakan’sın. Sen malvarlığını açıklamalısın’’ dedi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, kendisinden malvarlığını açıklamasını isteyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a “Malvarlığını açıklamak durumunda olan ben değilim, Başbakan’dır” yanıtını verdi. Baykal dün CNN Türk’te katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Baykal, seçim meydanlarında gerilimin tırmandığı yönündeki yorumlar üzerine kendisinin kimseye hakaret etmediğini söyledi. Söylediklerinin tamamen somut ve belgeli olduğunu belirten Baykal, “Başbakan tabii benim bu somut, ciddi iddialarım karşısında çok rahatsız, tedirgin oluyor. O planda ona cevap vermeye yönelmiyor, çünkü verecek bir cevabı yok. İşi kişisel suçlamaya, hakarete, dedikoduya falan çekiyor. Sanki aramızda anlamsız, kızgınlıktan, birbirimizden nefret ettiğimiz için söz konusu bir kavga varmış gibi bir hava yaratmaya çalışıyor” dedi. Kendisinin Başbakan’a kızmadığını, yanlışlarını söylediğini belirten Baykal, Başbakan Erdoğan’a televizyonda tartışma çağrısını yineledi. Gökçekler’e yakın koruma Başbakan Erdoğan’ın Ankara’daki mitingini izleyen Büyükşehir Belediye Başkanı, Melih Gökçek ve oğullarını çıktıkları sandalyenin üzerinden düşmemeleri için bacaklarına sarılarak tutan korumalar ilginç görüntüler oluşturdu. (Fotoğraflar:AA) Başbakan, gazetemizin reklamlarını bir kez daha hedef aldı Erdoğan tehdit etti MURAT UYGUN / FIRAT KOZOK ‘Ü’ olan afişler toplatılıyor Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Kastamonu İl Seçim Kurulu, CHP’nin başvurusu üzerine, AKP’nin seçim afişlerinde yer alan “Her şey Türkiye için’’ cümlesindeki ‘ü’ harfinin Türk bayrağını simgelediğine karar verdi. Kararda, “Bu afişlerin tamamının ilgili yerlerden kaldırılmasına karar verilmiştir’’ denildi. ‘Malvarlığım ortada’ Başbakan Erdoğan’ın kendisinden malvarlığını açıklamasını istediğinin anımsatılması üzerine Baykal, “Kimse benim malvarlığımı biliyor olmayı isteyemez, ama Başbakan’ın böyle bir durumu var. Malvarlığını açıklamak durumunda olan ben değilim, Sayın Başbakan’dır’’ dedi. Erdoğan’ın anlamsız tartışmalar üretmeye çalıştığını kaydeden Baykal, son 30 yılda Dışişleri Bakanlığı dönemi hariç hiçbir zaman kamu görevi üstlenmediğini ve mal beyanında bulunmakla yükümlü olmadığını, ancak kendisi ve eşinin malvarlığının ortada olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan’ın malvarlığının ise bilinmediğini ifade eden Baykal, “Ben muhalefetim, sen Başbakan’sın. Sen malvarlığını açıklamalısın. Malvarlığım konusunda bana ağzını bile açamazsın’’ diye konuştu. Baronun 83. yılı Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Ankara Barosu’nun 83. kuruluş yıldönümü etkinliklerle kutlanıyor. Baro Başkanı Vedat Ahsen Coşar, Ankara Barosu Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Meslekte 30 Yıl Plaket Töreni’’nde yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetin ilanından 1 yıl sonra kurulan baromuz, Cumhuriyetimiz kadar sağlıklı ve olgun’’ dedi. ADAPAZARI / ANKARA Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gazetimizi açıkça tehdit etti. Gazetemizin reklamlarını hedef alan Erdoğan, “Kusura bakmasınlar yapacaksanız, objektif gazetecilik yaparsınız. Yapmadığınız zaman cevabınızı alırsınız. Haa tehdit mehdit... kusura bakmayın” diye konuştu. Sakarya’daki mitingde GP lideri Cem Uzan’a yüklenen Erdoğan, “Uzan Sakaryalı olabilir ama ayrım yok. Çok götürdüler” dedi. MHP’lilerin Bursa’da bilboardlara afiş asan AKP’lileri dövdüğünü anlatan Erdoğan, “Benim evimin önüne Ankara’da geldiler, bayraklar astılar. Benim koruma polislerim orda olmalarına rağmen koparttırmadım” dedi. Erdoğan, CHP lideri Deniz Baykal’ın AKP’nin kapı kapı dolaşarak altın dağıttığı yönündeki iddialarını yanıtlarken “Bunu ispat edemezsen Baykal, namertsin, müfterisin’’ dedi. Ankara’daki mitingde gazetemizi de reklamlarından ötürü açık bir şekilde “tehdit eden” Başbakan, bazı gazeteler için “AKP’ye yakınlığıyla tanınan” ifadesinin kullanıldığını söyledi. “Şimdi ben de ilan ediyorum. Halk Parti’ye yakınlığıyla biyatından medet uman bir muhalefet anlayışı vardır. Milletin karşısına siyasi korkuluklar dikiyorlar. Milleti korkutmak, sindirmek istiyorlar. Yine kışkırtmalara, tahriklere, hakaretlere başvuracaklar. Bunların arasında karalar bağlayanlar da var. Sözüm ona cumhuriyeti koruyacaklar. Cumhuriyeti cumhur korur, herhangi bir kurum değil. Kimse kalkıp bunu kendi tasarrufu altına alamaz, böyle bir yetkisi olamaz. Millete hep öcüler gösterip Cumhuriyeti nasıl koruyacaksınız? Kriz üretim merkezleri gibi çalışarak Cumhuriyete hizmet edeceğinizi mi zannediyorsunuz? Bunların derdi benim, bunlar Cumhuriyeti değil, kendi çıkarlarıErdoğan, partisinin 27 Şubat’taki grup top nı koruma derdindeler. Tabii horlantısında da Cumhuriyet’i hedef almıştı. tumlar kesilince, şimdi nasıl yeni hortumlar tesis edeceğiz, busınlar yapacaksanız, objektif gaze nun gayreti içindeler. Kapı kapı tecilik yaparsınız. Yapmadığınız dolaşıp tehditler savuranlar var, zaman cevabınızı alırsınız. Haa reklam talebiyle kendilerine kaytehdit mehdit... kusura bakmayın. nak üretmeye çalışanlar var. ‘Bu Yumuşak başlıysam kim dedi uy olmazsa şöyle olur haaaa’ diyenler sal koyunum. kesilir belki fakat, var. Önümüzde iki seçim var, böyçekmeye gelmez boynum.” le yaparak güya millete diyecekErdoğan, 27 Şubat 2007 tarihli ler ki ‘Tehlikeyi biz engelledik’, AKP’nin grup toplantısında da bunun hazırlığını yapıyorlar” di“Türkiye’de bugün hâlâ öcü ede yerek gazetemizi hedef almıştı. tanınan gazeteler. MHP’ye yakınlığıyla tanınan gazeteler. Buna ne diyeceksiniz?” diyen Erdoğan, şunları kaydetti: “Gazetenin başlığında Cumhurbaşkanlığı seçiminden itibaren kalkıp kara günlere hazırlanın. Bir Cumhurbaşkanlığı seçimini gölgelemek isteyen gazetelere ne diyeceksiniz? Kusura bakma obursali࠽cumhuriyet.com.tr. CUMHURİYET 06 CMYK
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog