Bugünden 1930'a 5,498,966 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 15 TEMMUZ 2007 PAZAR 15 TEMMUZ 2007 PAZAR CUMHURİYET SAYFA 12 PAZAR YAZILARI dishab࠽cumhuriyet.com.tr Tacikistan’da türbana ret Ⅵ Dış Haberler Servisi Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’de türbanla okula girmesine izin verilmeyen üniversite öğrencisinin bu konuda açtığı dava mahkeme tarafından reddedildi. BBC’de yer alan habere göre olay ülkede kurallara uygun olmayan giysi yüzünden okula alınmamayla sonuçlanan ilk karar. DIŞ HABERLER dishab࠽cumhuriyet.com.tr 13 Kendi partisinden tepki İsveçlilerin ‘Türk uyumu’nun böylesi! deve şaşkınlığı... A anlış anlaşılmasın, adım ayaklarını dışarıya sarkıtacak başında rastladığımız delik açmayı başardı. Dışarı sarkan develerden söz etmiyorum. bacakları feci şekilde sakatlandı. İsveç’te bulunmadığından değil. Her Sürücü durumu fark ettiği zaman iş tarafta olduğu gibi burada da işten geçmişti. Tedavisinin imkânsız istemediğiniz kadar var. Ama olduğu anlaşıldığından sürücü deveyi konumuz basbayağı develer. Hani şu vurmak zorunda kaldı ve hayvan hörgüçlü, evcil hayvanlar. “Devenin cesetlerini toplayan kuruma haber İsveç’te ne işi var? Nereden aklına verip deveyi yol kenarına bıraktı. geldi develer?” diyebilirsiniz. Geçen Deve haberi başka ülkelerde de hafta E 22 karayolunun kenarında yankı yaratırken Bengt Erlingsson bir deve ölüsü bulunmasaydı aklıma adlı İsveçlinin Öland Adası’nda 20 gelmezdi. Zaten şaşıran sadece deve beslediğini ve yazın bunlarla ben değilim. Olay birçok ülkede turist gezdirdiğini öğrendik. Aslında haber oldu. Böylece bir deve develerin varlığıyla ilgili ilk ipucu çiftliğinden de haberdar olduk. 3 yıl öncesine uzanıyor. 2004 kışında İsveç’e ilk deve 300 yıl önce geldi. şiddetli bir kar fırtınası sırasında yola Bunun Türkler ile de bağlantısı var. çıkan irice bir hayvan yüzünden 3 yıl önce de güneyde bir deve E 4 karayolunda trafik durmuştu. görülmüştü. Develerin varlığından Sürücüler yoğun kar yağışında net haberdar oluşumuz mizah öykülerini göremediklerinden geyik sandıkları hatırlattığından anlatmak istedim. hayvanın deve olduğunu fark edince, Nasıl olsa insanlığı tehdit polisi aramışlar ve gene eden küresel ısınmaya STOCKHOLM son olayda olduğu gibi karşı önlem almamız şaşkınlık yaşanmıştı. gerektiğini Madonna’nın Nihayet telefon edenlerden erotik danslarına, biri “Devem ipini Shakira’nın kalçalarına koparıp kaçtı” diye bakıp öğrendik ve yardım isteyince, durum bilinçlendik. Dişlerimizi anlaşılmış ve polis olay OSMAN İKİZ fırçalarken suyu idareli yerine gelerek deveyi kullanırsak, muslukları sahibine sağ salim etmişti. iyice kapatırsak felaketi Haber medyada sürrealist bir öykü önleyebilecekmişiz. Bilinçlendik, üslubuyla ele alınmış, devenin rahatladık. Öyleyse bu pazar günü bir İsveçlinin mi, yoksa bir Arap İsveç’in develeriyle rahat rahat göçmenin mi olduğu üzerinde ilgilenebiliriz. İki hafta önce sabaha durulmamıştı. İsveç’in deve ile karşı saat 03.00 sularında İsveç’in ilk tanışması da ilginç olduğundan güneyinde E 22 karayolundan olaylar aklıma takılıp kalıyor. geçenler kenarda bir devenin Mohaç Savaşı’nda Osmanlı yattığını görünce panik halinde Ordusu’na karşı savaşan Avrupalılar telefona sarılıp polisi aradılar. Polis arasındaki İsveçli subay Nils, önce haberi ciddiye almadı ama, memleketine savaş ganimeti olarak telefonların arkası kesilmeyince, aldığı bir deve ile dönmüş. Hem de bildirilen yere bir ekip gönderildi. devenin bakıcısı Şahbaz’ı da Deveyi görünce polisler de şaşırdı. getirmiş. Nils’in kahramanlığı ile Hayvan cesetlerini toplayan kurumla Şahbaz ve deve, bir dönem halk temas kurulunca olayın esrarı arasında başlıca sohbet konusuymuş. çözüldü: İsveç’in güneydoğusundaki Sarayın duvarındaki koskoca yağlı Öland Adası’ndaki develerden biri boya deve tablosunu görenler, anakaraya götürülmek üzere eserin hayal ürünü olduğunu karavanla yola çıkarıldı. Deve bu sanıyorlar. Halbuki o sosyetenin seyahatten hoşlanmamış olmalı ki görmek için kuyruğa girdiği karavanı tekmelemeye başladı ve Şahbaz’ın ünlü devesi. ABD’nin füze savunma sistemi projesine karşı çıkan Moskova, Batı ile ipleri geriyor Y caba, “Almanya’da, neredeyse her sorunun altında ya biraz Türkiye var ya da doğrudan Almanya’da yaşamayı seçmiş Türkiye kökenli insanlar” diye bir iddiada bulunulabilir mi? Bu, gerçekten abartma olur. Ama Türkiye ile “Almanyalı Türkler” gibi iki konunun, Berlin’deki siyasal sıkıntıların önemli bir bölümünde rol oynadığı artık kabul edilmek zorunda. Nitekim Başbakan Angela Merkel başta olmak üzere, Alman siyasetçiler uzun bir süredir bu gerçekle yatıp kalkıyor. Berlinde iktidar olan Türkiye’ye en fazla “imtiyazlı ortaklık” önerebilen bir zihniyettir ve tabii bunun da çeşitli ülkede sadece Türkiye sonuçları oluyor. En azından F R A N K F U R T kökenli göçmenlerin yaşamadığını biliyoruz. 15 huzursuz bir “Türkiye milyonu aşkın “kökleri kökenli toplum” sahnenin orta yerinde duruyor. Almanya dışında” Dolayısıyla, gerek Türkiye dolayısıyla “göç arka planına sahip” bir kitle var gerekse de Almanya’daki OSMAN ÇUTSAY bu ülkede ve sözü geçen “Türkiye kökenli göçmen grubu”, Alman siyasi grup içinde en büyük kesimi Türkiye bağlantılı insanlarımız gündeminin hep ilk sıralarında yer alıyor. Nitekim perşembe günü yapılan oluşturuyor. Fakat, Berlin’i ilgilendiren ve herhangi bir somut sonuç her konuda bu grubun bir biçimde etkisi, tepkisi bulunuyor. Yine öyle içermemesine rağmen nedense hakkında büyük gürültü koparılan oldu. Bu küçük “etnik grup”, biraz “İkinci Uyum Zirvesi” de bir anda bir daha tehlikeli bir deyişle “halk grubu”, Berlin’in iç politikasında Türk toplantısına dönüştü. Daha doğrusu bir “Türk uyumsuzluğu” merkezi bir yer aldığını yeniden toplantısına... Oysa 82 milyonluk bu kanıtladı. Merkel, ilki geçen yıl D evrim kutlanıyor Fransa’da 1789 Devrimi’nin yıldönümü kutlamaları, ChampsElysees Meydanı’nda düzenlenen törenlerle başladı. 14 Temmuz 1789’da Bastille Hapishanesi’nin ele geçirilmesiyle başlayan Fransız Devrimi’nin yıldönümünde, “Bastille Günü” adıyla da yapılan ulusal gün kutlamaları, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Zafer Anıtı’na çelenk koyarak saygı duruşunda bulunması ve ardından düzenlenen askeri geçit töreniyle başladı. Askeri geçit törenine, bu yıl ilk kez, AB’ye üye 27 ülkenin askeri birlikleri de katıldı. Geçit törenini Sarkozy ile birlikte AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, AB’nin Savunma ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Javier Solana, Avrupa Parlamentosu Başkanı HansGert Poettering ve AB Dönem Başkanı Portekiz’in Başbakanı Jose Socrates izledi. (REUTERS) yapılan “Uyum Zirvesi”nde tarihsel adımlar atıldığını anlatmaya ve yeni çalışmalarda bulundukları propagandası yapmaya çalışıyordu ki, üç Türk örgütü bu zirveyi boykot ederek ortalığı iyice karıştırdı. Alman televizyonlarının ilk haberlerinde hafta başından itibaren “üye sayıları son derece mütevazı” bu Türk örgütlerinin yöneticileri, en çok da Almanya Türk Toplumu (ATT) Başkanı Kenan Kolat görüldü. Kolat, düzgün bir Almancayla, Türklerin derdini anlattı ve “kendilerine küçük çocuklar gibi davranılmasını hazmedemeyecekleri” görüşünü yineledi. ATT, DİTİB, RTS gibi az sayıda üyeye sahip Türk örgütlerinin son derece etkili olduğu da ortaya çıktı. Merkel, bu boykotu doğrudan muhatap almak zorunda kaldı. Buradaki en büyük Türk gazetesinin son derece abartılı ve “Berlin’e ultimatom verildiği” yolundaki manşetlerini, Merkel “Alman hükümetine ultimatom verilmez” gibi usturuplu bir dille protesto etme gereği duydu. Türk toplumu, şu sıralar Cumhurbaşkanı Horst Köhler’in imzasını bekleyen Göç Yasası’ndan çok tedirgin. Sertleştirilmiş bu yeni yasa, göçmenlerin uyumunu değil, uyumsuzluğunu temel alıyor gerçekten de. Göçmenlerin bazı alanlarda kolayca sınır dışı edilebileceği gözleniyor. Özellikle aile birleşimi yoluyla Almanya’ya getirilecek eşler konusunda yeni bir uygulama var. Yaşlar 16’dan 18’e yükseltiliyor ve gelin veya damat adayının gelmeden biraz Almanca öğrenmesi isteniyor. Berlin’e kalırsa, Türkiye’den gelen ve mutsuz evlilikleri nedeniyle önemli sorunlar yaşayan genç Türk kadınları bu sayede daha çok korunmuş olacak. Başka örnekler de var. Kolat da bütün bunların bir ayrımcılık ve “aşağılama” olduğunu anlatmaya çalışıyor ve yeni yasanın yumuşatılmasını talep ediyor. Almanya’nın her siyasal sıkıntısında, bir biçimde mutlaka “Türk uyumsuzluğu” yatıyor. Daha doğrusu, Berlin’in Türk’süz ve Türkiye’siz bir geleceği olmadığı herkesin hem aklına hem de fikrine yerleşmiş bulunuyor. Yoksa bir bardak sudaki bu fırtınayı nasıl açıklayabiliriz? Rusya AKKA’dan çekildi Dış Haberler Servisi Rusya, soğuk savaş sonrası silah kontrolünü öngören başlıca anlaşmalardan biri olan Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Anlaşması’ndan (AKKA) çekildiğini açıkladı. Kremlin’den dün yapılan açıklamada, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, “Rusya Federasyonu’nun güvenliğini etkileyen ve acil önlemler alınmasını gerektiren olağanüstü koşullar” nedeniyle Rusya’nın anlaşmadaki yükümlülüklerinin askıya alınmasını öngören kararı imzaladığı bildirildi. ABD’nin Çek Cumhuriyeti ve Polonya’da füze savunma sistemi kurma projesi ile Kosova’nın Sırbistan’dan bağımsızlığı konusunda Batılı ortaklarıyla gerilim yaşayan Rusya, daha önce de AKKA’yla ilgili yükümlülüklerini askıya alabileceğini açıklamıştı. NATO’nun Doğu Avrupa’da ᮣ Putin’in Avrupa Konvansiyonal Kuvvetler Anlaşması’ndan çekilme yönündeki kararının, Rusya’nın sınırları yakınında askeri güç oluşturmasına olanak sağlayacağı belirtiliyor. Karar, Washington yönetimine “sembolik bir tepki” olarak yorumlanıyor. ki askeri varlığının azaltılmasını isteyen Rusya, örgütün anlaşmada yeni düzenlemeler yapılması konusundaki ısrarına da karşı çıkmıştı. Putin, ABD’nin Doğu Avrupa ülkelerine yönelik füze savunma sistemi projesinin bölgede istikrarsızlık yarattığını belirterek, AKKA’daki taahhütlerini donduracakları uyarısında bulunmuştu. 1990’da imzalanan AKKA, NATO ve eski Varşova Paktı üyeleri arasında, konvansiyonel silah miktarının sınırlandırılmasını öngörüyor. Anlaşmanın 1999’da güncellenen son hali, Rusya tarafından onaylanmış, ancak ABD ve diğer NATO üyesi ülkeler, Rusya, eski Sovyet ülkeleri olan Moldova ve Gürcistan’daki askerlerini çekinceye kadar anlaşmayı onaylamayacaklarını açıklamışlardı. Kremlin sözcü yardımcısı Dimitriy Piskov, Rusya’nın bu adımının Batılı ortaklarının AKKA’nın güncellenmiş halini Ahmedinejad’a eleştiri Ⅵ Dış Haberler Servisi İranlı 57 iktisatçının, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’la bir araya geldikleri görüşmede hükümetin izlediği ekonomi politikalarını “acemi” ve “bilimsel temelden yoksun” olarak nitelendirdikleri bildirildi. İktisatçılar hükümetin mevcut ekonomi politikaları nedeniyle yüksek petrol gelirlerini boşa harcadığını belirtti. onaylamalarına vesile olmasını umduğunu söyledi. AKKA’dan çekilme kararının Rusya’nın sınırları yakınında askeri güç oluşturmasına olanak sağlayacağı belirtilirken askeri uzmanlar Moskova’nın bu adımının ABD’nin füze savunma sistemine yönelik “sembolik bir tepki” olduğunu ifade ediyorlar. Bush’un çemberi daralıyor Dış Haberler Servisi Muhalefetin baskılarına rağmen Irak işgalini savunmaya devam eden ABD Başkanı George Bush’a, kendi partisinden de darbe geldi. Senato’nun önde gelen 2 Cumhuriyetçi Parti üyesi John Warner ve Richard Lugar tarafından hazırlanan yasa tasarısında, “Irak’taki ABD güçlerinin görev alanlarının büyük ölçüde daraltılması” talep edildi. Tasarının Bush’un önceki gün yaptığı “eylülde sunulacak rapora kadar Irak’ta önemli bir politika değişikliğine gitmeyeceği” yönündeki açıklamasının ardından gelmesi dikkat çekti. “Irak’ta mezhep çatışmalarının yakın bir gelecekte azalacağına ya da merkezi bir güç tarafından kontrol altına alınabileceğine dair bir işaretin bulunmadığı” belirtilen tasarıda, ABD’nin Irak’taki askeri ve diplomatik stratejisinin, “gerçeklerle bağdaşır bir çizgiye çekilmesi gerektiği” ifade edildi. Tasarının Iraklı gelişmelerden kaygı duyan bazı Cumhuriyetçiler arasında destek görebileceği belirtiliyor. NATO: Hayal kırıklığı NATO’dan yapılan açıklamada, “AKKA’nın, Avrupa’nın güvenlik ve istikrarı açısından önemli bir temel oluşturduğu ve Rusya’nın hayal kırıklığı yaratan bu tavrının geriye doğru atılmış bir adım olduğu” kaydedildi. NATO üyesi 26 müttefikin daimi temsilcileri, gelecek hafta başında toplanarak Rusya’nın kararına ilişkin durum değerlendirmesinde bulunacak. S ALDIRIDA 18 ASKER ÖLDÜ A RJANTİN Pakistan’da gerilim artıyor Dış Haberler Servisi Pakistan’da bir askeri konvoya bomba yüklü araçla düzenlenen intihar saldırısında 18 asker öldü. Afganistan sınırındaki Kuzey Veziristan bölgesinde meydana gelen saldırıda 20 askerin de yaralandığı belirtildi. Yetkililer, saldırının başkent İslamabad’daki Lal Mescidi külliyesine yönelik operasyona misilleme olarak Taliban yanlısı gruplar tarafından düzenlenmiş olabileceğini düşünüyor. Cuntacıya af yok Dış Haberler Servisi Arjantin Yüksek Mahkemesi, “kirli savaş” dönemi cunta yönetiminin önde gelen isimlerinden Orgeneral Santiago Omar Riveros’a 1989’da dönemin cumhurbaşkanı Carlos Menem tarafından çıkarılan af kararını iptal etti. Riveros (83), adam kaçırma, işkence ve muhaliflerin öldürülmesi suçlamalarıyla yargılanacak. Riveros, “işkence merkezi’’ olarak bilinen Campo de Mayo’nun komutanıydı. Arjantin’de 197683 askeri cunta döneminde 13 bin kişi kaybolmuş, 30 bine yakın kişi ölmüştü. Af kararının anayasaya aykırı olduğuna hükmedilmesi, askeri dönem yöneticilerine yargı yolunu kapatan diğer onlarca af kararının da mahkemelerce yeniden değerlendirilmesinin yolunu açtı. Irak korkusuyla kendini vurdurttu Ⅵ NEW YORK (AA) Bir süre önce Irak’tan dönen ABD’li bir asker, Irak’a geri dönmemek için parayla kendini bacağından vurdurttu. Irak’ta 8 ay daha görev yapması gereken Jonathan Aporte (20) adlı asker, önce soyulduğunu iddia etti, ancak sonra polis sorgusunda kendisini vurması için bir adama 500 dolar verdiğini itiraf etti. Asker, “Her gün vurulma korkusuyla yaşayacağına bir kere vurulmanın daha iyi olacağını düşündüğünü” söyledi. CNN’e yasak Pakistan hükümeti, Amerikan CNN televizyonunun operasyon düzenlenen Lal Mescidi külliyesine girmesine izin vermedi. Hindustan Times gazetesinin haberine göre, ordunun mescitteki militanlara karşı düzenlediği operasyondan sonra, önceki gün külliyeyi medyaya açan hükümet CNN’e yönelik kararına gerekçe olarak bu kanalın, “Pakistan’ın terör ve aşırıcılıkla mücadelede yeterince çaba göstermediği yolunda bir izlenim yaratmak için taraflı ve yanıltıcı yayımlar yapmasını” gösterdi. El Maliki: Hazırız Irak Başbakanı Nuri el Maliki, koalisyon güçlerinin çekilmek istedikleri anda Irak güvenlik güçlerinin, ülkenin güvenliğini tam olarak üstlenecek durumda olduğuna inandıklarını belirtti. El Maliki, dün düzenlediği basın toplantısında güvenlik güçlerinin teçhizat ve eğitime ihtiyacı olduğunu ifade ederek, bunun Irak’ın karmaşık durumu düşünüldüğünde normal olduğunu kaydetti. Refah’ta bitmeyen bekleyiş Gazze Şeridi’nin Hamas’ın kontrolüne geçmesinin ardından kapatılan Mısır sınırındaki Refah geçiş noktasında mahsur kalan, aralarında çok sayıda çocuğun da olduğu, Filistinlilerin bekleyişi sürüyor. Haftalardır sınırın açılmasını bekleyen Filistinliler dün kötü barınma ve beslenme koşullarını protesto etti. Öte yandan İsrail, Batı Şeria’da aranan El Fetihlilerden 178 kişilik liste oluşturduğunu ve bu isimlerin terör bağlantılı eylemlere katılmamaları halinde yakalanma korkusu olmaksızın serbestçe dolaşım ve aynı zamanda yurtdışına çıkış imkânına kavuşacaklarını açıkladı. (Fotoğraf: REUTERS) CUMHURİYET 1011 CMYK
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog