Bugünden 1930'a 5,419,774 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

22 HAZİRAN 2007 CUMA CUMHURİYET SAYFA DIŞ HABERLER İspanya’dan AB’ye ETA tepkisi Ⅵ MADRİD (AA) AB Komisyonu’nun dün Brüksel’de açıkladığı Eurobarometre anketinde, İspanya’nın kuzeyindeki Bask bölgesinin bağımsızlığı için mücadele eden terör örgütü ETA için, “ayrılıkçı Bask hareketi” ifadesini kullanması İspanya’da tepkiye yol açtı. İspanya’da muhafazakâr görüşlü Halk Partisi’nin Avrupa Parlamentosu’ndaki temsilcileri başta olmak üzere gelen tepkiler üzerine açıklama yapan AB Komisyonu sözcüsü Mikolaj Dowgiewicz, “Sadece bir hata oldu. Hiçbir şekilde AB’nin ETA’ya karşı görüşünü yansıtan bir ifade değil. Bu hata en kısa zamanda düzeltilecek” dedi. dishab࠽cumhuriyet.com.tr 11 Polonya dün başlayan doruk öncesinde Almanya’dan işgalin hesabını sordu BIÇAK SIRTI EROL MANİSALI AB’de tarihi hesaplaşma ᮣ AB’nin nüfusa göre formüle edilen yeni oylama sistemi önerisini kabul etmeyen Polonya Başbakanı Jaroslaw Kaczynski “Eğer 1939’dan 1945’e kadar meydana gelenleri Polonya yaşamamış olsaydı, şu an nüfusumuz 66 milyon olacaktı’’ dedi. Kaczynski, yeni sistemin Eylül 1939’daki Alman işgalinin ardından yaşanan kayıpları tazmin etmediğini söyledi. Dış Haberler Servisi Anayasa taslağına ilişkin üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıklarının damgasını vurduğu Avrupa Birliği (AB) doruğu dün Brüksel’de başladı. Taslakta yer alan, üye ülkelerin karar mekanizmasındaki oy oranlarının nüfuslarına göre belirlenmesini içeren yeni oylama sistemi önerisine itiraz eden Polonya, doruk öncesinde İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanan can kayıplarına atıfta bulundu. “İkili çoğunluk” olarak nitelenen yeni oylama sisteminin birlik içindeki küçük nüfuslu ülkeleri büyüklerin altında ezeceğini savunan Varşova’nın geçmişe yönelik bu çıkışı “AB içinde tarih hesaplaşması” yorumlarını da beraberinde getirdi. İngiliz Financial Times gazetesinde önceki gün yer alan haberde, Polonya Başbakanı Jaroslaw Kaczynski’nin salı günü yaptığı bir konuşmada “Eğer 1939’dan 1945’e kadar meydana gelenleri Polonya yaşamamış olsaydı, şu an nüfusumuz 66 milyon olacaktı’’ dediği belirtildi. Kaczynski, nüfusa göre formüle edilen AB’nin yeni oylama sistemi önerisinin ülkesini incittiğini, çünkü Eylül 1939’daki Alman işgalinin ardından yaşanan ka CHP Tavrını Netleştirmeli CHP, ABD ve AB’nin Türkiye ve bölge üzerindeki emperyalizmine karşı tutumunu “net bir biçimde kamuoyuna açıklamalıdır.” Bu da yetmez; ABD ve AB emperyalizmini önlemek için nasıl bir politika izleyeceğini göstermek durumundadır. Sadece, “Laik bir Cumhuriyet istiyoruz” demek yeterli olmaz. Çünkü laik Cumhuriyeti ortadan kaldırmak isteyen “işbirlikçi köktendincilerin arkasında” ABD, AB ve Batı emperyalizmi bulunmaktadır. Bu nedenle, “Laik Cumhuriyeti gerçekten korumak istiyorsak, sadece vitrine sürülen maşaları hedef almak yetmez”. Bataklığı kurutmadan sivrisineklerle uğraşmanın anlamı yoktur. Rejimin Cumhuriyetçi, demokratik ve laik kimliğinin korunması ve geliştirilmesi iktisadi, siyasi, askeri ve kültürel boyutlarıyla bir bütündür. Bu dört alanda, “bütünleştirilmiş denge politikalarının” uygulanması kaçınılmazdır. Bu dengenin hem iç yapıda hem de dış ilişkilerde oluşturulması çağdaş demokratik ve sosyal bir devlet için gereklidir. Bunlar da ulusal politikalarla yürütülür. Bu durum bir boyutu ile “tamamen teknik ve nesnel” niteliktedir. Aynen iki kere ikinin dört ettiği gibi. Ulusal politikanız yoksa kendi köylünüzü, işçinizi, memurunuzu, esnafınızı, KOBİ’nizi, sanayinizi koruyamazsınız. Bu “nesnel ve teknik” boyutu yanında işin bir de “öznel ve politik boyutu” vardır; Türkiye gibi bin yıldır bu coğrafyada yerleşik durumdaysanız; Doğu ile Batı arasındaki iktisadi, kültürel, dini ve askeri fay hattının üzerinde oturuyorsanız; bu nedenle bugün, ABD ve AB’nin hedefi durumundaysanız; güneyinizde ABD, AB ve İsrail’in fiili işgali ve ürettiği iç çatışmalar varsa Türkiye, “öznel ve bölgesel olarak emperyalizmin fiili tehdidi altına girmişse”, sadece laiklik sözcüğüyle işler geçiştirilemez. Elimizi taşın altına sokup net tavır almak zorundayız. Bunu yapamıyorsak inandırıcı olamayız. Guantanamo’dan şiirler Ⅵ WASHINGTON (AA) ABD’nin Küba’daki üssü Guantanamo’da tutulanların avukatlarına ilettiği, plastik tas kapaklarına diş macunuyla yazılmış ya da küçük taşlarla kazınmış şiirler, “Guantanamo’dan Şiirler Mahpuslar Konuşuyor” başlıklı kitapta toplandı. Iowa Üniversitesi yayınları tarafından basılan, 17 tutuklu tarafından kaleme alınan 84 sayfalık kitabın avukat Marc Falkoff sayesinde ortaya çıktığı, tamamı Arapça yazılmış şiirlerin ABD Savunma Bakanlığı’na (Pentagon) akredite çevirmenler tarafından çevrildiği ve Pentagon tarafından yayımlanmalarında sakınca görülmemesi üzerine kitabın basıldığı belirtiliyor. ALTERNATİF AİLE FOTOĞRAF Zirve öncesinde AB üyesi ülkelerin liderlerinin kulaklarını tıkamış haldeki maketlerinden yapılan “alternatif aile fotoğrafı” liderlerin seçmenlerine kulak tıkamasını simgeliyor. (Fotoğraf: REUTERS) yıpları tazmin etmediğini söyledi. Polonya ulusal radyosuna açıklamalarda bulunan Kaczynski, “İstediğimiz tek bir şey var, o da bizden alınanların geri verilmesi” diye konuştu. Lüksemburg Başbakanı JeanClaude Juncker, Polonya’nın biri devlet başkanı diğeri başbakanı olan liderleri Kaczynski kardeşlerin babalarının 1944’teki Varşova ayaklanmasında yer aldığını hatırlatarak, bu ülke liderliğinin tarihin etkisinde olduğunu savundu. Financial Times gazetesine demeç veren Juncker, kendi babası ve amcasının ise Alman ordusu içinde savaşmaya zorlanıldıklarını söyleyerek “Eğer hep geriye bakarsanız uzun vadede mutlu olamazsınız” dedi. için nüfusun karekökünün esas alınması isteniyor. Yaklaşık 38 milyon nüfuslu Polonya, “ikili çoğunluk”tan taviz verilmemesi halinde 82 milyon nüfuslu Almanya’nın anayasa taslağı çerçevesindeki “yol haritası” önerisini bütünüyle veto edeceği tehdidinde bulunuyor. Çek Cumhuriyeti yüksek sesle olmasa da Varşova yönetimine bu konuda destek veriyor. Bu arada Brüksel’de başlayan doruk, 27 Haziran’da görevinden ayrılacak olan Tony Blair’in başbakan sıfatıyla katılacağı son toplantı olma özelliğini taşıyor. ‘Yol haritası’nı veto tehdidi “İkili çoğunluk” sistemine göre AB Konseyi’nde karar alınabilmesi için üye ülkelerin yüzde 55’inin desteği yanında AB toplam nüfusunun yüzde 65’inin temsil edilmesi şartı aranıyor. Bu oylama sisteminin Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya’ya yaradığını düşünen Polonya tarafından getirilen öneride, nüfus yerine büyük ülkelerle küçük ülkeler arasındaki farkı azaltmak Ve oligarşiye karşı tavır... ABD ve AB Türkiye içindeki sessiz darbesini, “içimizdeki oligarşi üzerinden” yürütmektedir. İşbirlikçi köktentendinciler, oligarşinin ayrılmaz bir parçası oldular. En serbest, her şeyin özelleştirilip dışa açıldığı bir arka bahçe piyasası üzerinden herkes kendi işini yürütüyor. Devletin içi bu piyasa üzerinden boşaltılıp ABD ve AB’nin biçtiği elbise Türkiye’ye giydirilmek isteniyor. Bölücü örgüt, bu “en serbest ve de ayrıcalıklı” piyasa üzerinden Kürdistan projesini AB, ABD ve İsrail ile birlikte inşa ediyor. İşbirlikçi köktendinciler Cumhuriyetin ve devletin yerine Batı’nın önerdiği “ılımlı İslam oyununu” bu sahne üzerinde yürütüyorlar. Büyük sermaye çevreleri de “benden sonra tufan” zihniyeti ile oligarşinin içindeki asli yerini, Mütareke medyası ile birlikte almış durumda. Türkiye üzerinde ABD ve AB’nin oligarşi aracılığı ile yürüttüğü bu operasyonuna karşı CHP’nin tavrı nedir? Bunun da açıkça ortaya konması gerekir. Yaşar Büyükanıt Meclis’in tartışmaktan korktuğu, hükümetin hasıraltı ettiği bu konuları 12 Nisan 2007’den beri art arda Türk halkına anlatmaktadır. ABD’nin, AB’nin ve oligarşinin ne yaptığını ve kimlerden oluştuğunu gözler önüne sermektedir. Bununla da kalmadı; 31 Mayıs 2007’de tarihi açıklama ile TSK Türk halkını yardıma çağırdı. Üstelik, yakın tarihimizde görülmemiş bir biçimde yöntemini de söyledi; halkın toplumsal tepki göstermesini önerdi. CHP, bu toplumsal tepkiye katılıp katılmayacağını açık olarak ortaya koymalıdır. ABD ve AB’nin Türkiye, Kuzey Irak ve bölge üzerindeki emperyalist eylemlerine açık olarak karşı çıkıyor mu? Emperyalizmin içimizdeki uzantısı olan oligarşi karşısında CHP’nin tavrı nedir? Bunlara karşı, “nasıl bir dış denge politikası öneriyor?” Yeni denge arayışlarına girecek mi? CHP, bu konularda AKP’den ayrıldığını net olarak ortaya koymak zorundadır. Aksi halde, Grossman’ın yaptığı şantaja boyun eğmiş duruma düşer. www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali B EYAZ SARAY TEKLİF ETTİ Filistin Devlet Başkanı Abbas’ın açıklamasının ardından gece yarısı Gazze sokaklarına dökülen Hamas yandaşları, meclis binası önünde toplanarak Abbas’ı protesto etti. Hamas’ın gövde gösterisine dönüşen mitingde ABD ve İsrail bayrakları da yakıldı. (Fotoğraf: AFP) AİHM, Rusya’yı mahkum etti Ⅵ STRASBOURG (AA) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Çeçenistan’da faili meçhul cinayetler hakkında gerekli soruşturmayı yapmadığı gerekçesiyle, Rusya’yı mahkum etti. AİHM, bir Çeçen ailenin dört ferdinin 2003 yılında hayatını kaybettiği cinayetle ilgili olarak Rusya’nın 85 bin Avro maddi tazminat ödemesini kararlaştırdı. Strasbourg Mahkemesi, söz konusu başvuruyla ilgili olarak Rusya’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesini ihlal ettiğine hükmetti. Blair, Bush’un Ortadoğu’daki sesi olacak... Dış Haberler Servisi ABD yönetiminin, gelecek hafta görevden ayrılacak olan İngiltere Başbakanı Tony Blair’e Ortadoğu özel temsilciliği için teklif götürdüğü öne sürüldü. İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin haberinde, Blair’in, ABD Başkanı George Bush ve Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile Birleşmiş Milletler, Rusya, Avrupa Birliği ve ABD’den oluşan Ortadoğu Dörtlüsü’nün özel temsilciliği konusunda görüşmeler yaptığı, Bush’un, Blair’i Ortadoğu özel temsilcisi olarak görmekten memnuniyet duyacağını söylediği belirtildi. Blair’in teklife nasıl yaklaştığı konusunda açıklama yapılmazken, sözcüsü, Blair’in geleceği hakkında yapılan spekülasyonların büyük bölümünün asılsız olduğunu ifade etti. Abbas köprüleri attı Hamas yandaşları, Hamas’ı ‘kanlı teröristler’ olarak niteleyen Filistin Devlet Başkanı’na yanıt olarak Gazze’de sokaklara döküldü Dış Haberler Servisi Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Hamas’la ipleri kopardı. Abbas, önceki gün televizyonda yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, Gazze’nin kontrolünü ele geçiren Hamas’ı kendi “karanlık projesini’’ uygulamaya çalışan “kanlı teröristler’’ olarak tanımlayarak bölgedeki bazı yabancı güçlerin Hamas’ı desteklediğini söyledi. Örgütün Gazze’deki hükümet sembollerine saldırmasına tepki gösteren Abbas, Hamas’ı kendisine yönelik suikast planı yapmakla suçladı. Abbas’ın açıklamasının ardından gece yarısı Gazze sokaklarına dökülen Hamas yandaşları, meclis binası önünde toplanarak Abbas’ı protesto etti. Hamas’ın gövde gösterisine dönüşen mitingde aralarında çocuk ve gençlerin de bulunduğu yüzlerce Hamas yanlısı, “İşbirlikçi Abbas’’, “Hain Abbas’’ sloganları atarak ABD ve İsrail bayrakları yaktı. Hamas temsilcilerinden Hasan Siyam, “Abbas’ın Hamas’la diyaloğa girmek istemediğini, ama İsrail’le diyaloğa hiç düşünmeden girdiğini’’ söyledi. Hamas’ın siyasi bürosunun Şam’daki başkan yardımcısı Musa Ebu Marzuk da Hamas ve El Fetih’in yer almadığı, bağımsız teknokratlardan oluşan yeni bir Filistin hükümetinin kurulmasını önerdi. Abbas’ın Hamas’ın bulunmadığı yeni hükümet kurma kararını onaylayan Filistin Kurtuluş Ordusu (FKÖ) Merkez Konseyi, Hamas ve El Fetih’e bağlı tüm milis güçlerin feshedilmesi çağrısı yaptı. İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Abbas, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ve Ürdün Kralı Abdullah’ın Mısır’da gelecek hafta dörtlü bir zirvede bir araya geleceklerini bildirdi. Öte yandan, Türkiye’nin Kudüs Başkonsolosluğu ve Tel Aviv Büyükelçiliği yetkililerinin ortak çabaları ve de İsrail yetkililerinden alınan özel izinle, 3 ailenin bulunduğu ilk Türk grubun tahliyesi dün tamamlandı. ‘ABD’yle ilişkiler alarm veriyor’ Ⅵ MOSKOVA (AA) Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un, ABD ile ilişkilerinin “alarm verdiğini” söylediği bildirildi. İtarTass’ın haberinde, Lavrov’un bir düşünce kuruluşunda yaptığı konuşmada bu sözleri sarf ettiği belirtildi. Ancak Lavrov’un bu sözleri hangi bağlamda kullandığı tam olarak bilinmiyor. T ARTIŞMALI PLAN Aborijinlere alkol yasağı TAYLAN BÜYÜKŞAHİN ‘Henüz Bağdat’a bildirmedik’ Kürtler 15 ülkede temsilcilik açıyor Dış Haberler Servisi Irak’ın kuzeyindeki Bölgesel Kürt Yönetimi’nin 15 ülkede temsilcilik açmak üzere harekete geçtiği bildirildi. Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne yakın bir internet sitesinin haberine göre, Bölgesel yönetimin dış ilişkiler sorumlusu Felah Mustafa, “ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve yabancı sermayenin bölgeye getirilmesi amacıyla 15 değişik ülkede temsilcilik açacaklarını’’ açıkladı. “Aralarında Almanya, Fransa, İsveç, İsviçre, Belçika, Hollanda ve Danimarka gibi birçok Avrupa ülkesinin bulunduğu temsilcilikler için gerekli çalışmaların tamamlandığını’’ ifade eden Mustafa, konuyu henüz Irak Dışişleri Bakanlığı ile görüşmediklerini söyledi. Bu temsilciliklerin bürolarının ve diplomatik misyonlarının Irak konsoloslukları çerçevesinde açılacağı, ancak yer olmaması halinde ayrı binalarda faaliyet göstereceği kaydedildi. Hollanda’nın da gelecek ay Kuzey Irak’ın Erbil kentinde konsolosluk açacağı ve başta sağlık olmak üzere çeşitli alanlarda yürütülecek projeler için 46 milyon Avro’luk bütçe ayırdığı bildirildi. Tahran’a idam uyarısı Ⅵ KAHİRE (AA) Uluslararası alanda faaliyet gösteren insan hakları örgütlerinden İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), İran’a, 18 yaşın altındakilerin idam edilmesi uygulamasına son vermesi çağrısında bulundu. Örgütün Ortadoğu’daki çocuk hakları araştırmacısı Clarisa Bencomo’nun yayımladığı açıklamada, İran’da 2004’ten bu yana 17 kişinin, 18 yaşından önce işledikleri suçlardan dolayı idam edildiği belirtildi. SYDNEY Avustralya hükümeti, çocuk tacizini önleme gerekçesiyle Aborijinlere pornografi ve alkol yasağı getirmeyi planlıyor. Hükümet ayrıca Aborijinlere verilen sosyal yardımlar üzerindeki denetimini de arttırmayı hedefliyor. Hükümetin planı, Aborijin liderlerinin tepkisine yol açtı. Avustralya Başbakanı John Howard, bu kararı, Aborijinlerin yerleşim alanlarının bulunduğu Northern Territory (Kuzey Toprakları) eyaletinde yürütülen ve yüksek oranda alkol tüketiminin de etkisiyle çocuklara yönelik tacizin çok yaygın olduğu saptamasının yer aldığı rapora dayanarak aldığını bildirdi. Kararın kendilerine danışılmadan alınmasına tepki gösteren bazı Aborijin liderleri, hükümeti ayrımcılıkla suçladılar. Aborijinlerin sosyal sorunlarından büyük ölçüde hükümetin sorumlu olduğunu belirten Aborijin liderleri, hükümetin sosyal yardımların içkiye yatırıldığı saptamasına da tepki gösterdiler. Geçmiş yıllarda hükümetin ayrımcı yasaları yüzünden anne babalarından alınan Aborijin çocuklarının aileleriyle yeniden bir araya getirilmesi için kurulan merkezin bir üyesi, “hükümetin bu tepeden bakan tavrını iğrenç bulduğunu” ifade etti. Bazı Aborijin liderleriyse sosyal yardımların en azından yarısının yiyecek ve diğer temel ihtiyaçlara ayrılması zorunluluğunu olumlu karşıladılar. Nüfusun yüzde 2.3’ünü oluşturan Aborijinler aynı zamanda ülkenin en yoksul kesimi. Kıbrıslı Rumlara son uyarı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY), Mısır ve Lübnan ile münhasır ekonomik bölge sınırlandırması anlaşması yapmasının ardından Kıbrıs’ın güney ve güneybatısında belirlediği 13 bölgede çıktığı petrol arama ihalesinde sürenin dolmasına bir aydan kısa süre kala Ankara alarma geçti. MGK önceki gün yaptığı toplantının ardından GKRY’yi sert bir dille uyarmasının arkasında, Rum Yönetimi’nin bugüne kadar Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin haklarına tecavüz etme politikasından geri adım atmamasının olduğu belirtildi. Rumların Doğu Akdeniz’de, Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgesi ile beş tanesinin kısmen örtüştüğü, 13 petrol bölgesi için uluslararası şirketleri davet ettiği ihalenin süresi 16 Temmuz’da dolacak. Edinilen bilgilere göre başvuruda bulunan şirketler, GKRY hükümetinin, Kıbrıs adası civarında münhasır ekonomik bölge sınırlandırması anlaşması olmaması nedeniyle “itilaflı” kabul edilen bölgelerde yaptırdığı “kıta sahanlığı” araştırması ile elde ettiği bilgileri satın aldıktan sonra incelemeye başladılar. GKRY de bu süre içinde şirketlerin yapılarını incelemeye aldı. Nihai kararın ise 17 Temmuz’da açıklanması bekleniyor. İhaleyi kazanan şirketin, söz konusu bölgelerde petrol aramasına Türkiye uluslararası hukuktan ve deniz hukuku sözleşmesinden doğan hakları nedeniyle karşı çıkıyor. Ancak, Türkiye’nin kendi münhasır ekonomik bölgesi ile kesişen beş noktada arama yapılmasına izin vermesi, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin haklarından zımnen vazgeçtiğini gösterecek. Bu nedenle Ankara gerginliğin daha üst noktalara tırmanmaması için Rumların bu ihale sürecini dondurmasını istiyor. Böylece Türkiye’nin deniz gücünü bölgeye gönderip, petrol arayacak olan yabancı şirketlere müdahale etmesi olasılığı da ortadan kalkmış olacak. Bu nedenle, MGK açıklamasında Doğu Akdeniz konusuna geniş yer ayırdı. Türkiye’nin, kaygılarını kayda geçirmemesi ve ihaleyi alacak şirketlerin söz konusu bölgelerde fiilen petrol arama yapmasının engellenmemesi durumunda, Türkiye Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarından resmen vazgeçmiş konumuna düşecek. 14 ABD askeri öldü Irak’ın kuzeyindeki Süleyman Pek kentinde belediye binasına bomba yüklü kamyonla düzenlenen saldırıda 18 kişi öldü. Polis saldırıda, aralarında belediye başkanı, emniyet müdürü ve belediye meclisi üyelerinin de bulunduğu 76 kişinin yaralandığını kaydetti. ABD ordusu, ülkenin çeşitli kentlerinde iki günde 14 ABD askerinin öldüğünü bildirdi. CUMHURİYET 11 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog