Bugünden 1930'a 5,431,920 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 31 MAYIS 2007 PERŞEMBE 8 TÜRKİYE İstanbul Edirne Kocaeli Çanakkale İzmir Manisa Aydın Denizli Zonguldak Açık İstanbul HABERLERİN DEVAMI Y Y Y B B B B B Y 25 25 23 24 30 30 30 29 24 Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sıvas Antalya B B B B Y Y B B B 23 26 24 25 30 25 30 26 28 Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars B B B B B B Y Y Y 30 27 31 35 29 31 24 23 19 Trabzon Ankara İzmir Hakkari Antalya Adana Ş.Urfa Erzurum Yurdun kuzey ve iç kesimleri parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, Batı ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Kuzey Ege’nin iç kesimleri, İç Anadolu’nun kuzeybatısı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerler az bulutlu ve açık geçecek. Hava sıcaklığı yağış alan bölgelerde biraz azalacak, diğer yerlerde biraz artacak. Çok bulutlu DIŞ MERKEZLER Oslo Helsinki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn Münih Y Y Y Y Y Y Y B B 16 14 20 17 18 18 17 22 15 Yağmurlu Stockholm Berlin Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Zürih B Y B B B Y B B Y 24 23 24 22 22 20 23 24 21 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Baku Bişkek Tiflis Kahire Şam Karlı B Y Y Y B Y B B B 33 32 16 38 26 32 30 32 30 Londra Berlin Moskova Belgrad Madrid Ankara Taşkent Tahran Kahire Sulu kar Gök gürültülü Parçalı bulutlu Sisli Bulutlu GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada Seçim sathı mailine girdik; liderlere ölçülü biçimde yer vermesi gereken ekranları RTE işgal ediyor. Grupta konuşuyor, törenlerde konuşuyor, kimi kuruluşların örneğin işadamları, TÜSİAD gibi kimi kuruluşlarda konuşuyor ve buralardaki uzun konuşmaların canlı yayını yetmiyormuş gibi... atv’den çıkıyor, NTV stüdyolarında ikili söyleşiye konuk oluyor. Yarım saat, bir saat... Yetmiyor gibi bir buçuk saat... seçim öncesi seçmenin, halkın beynini yıkamak için kimi yerde çanak izlenimi veren soruları yanıtlıyor. RTE dört buçuk yıllık çalışma sonucu bu sonuca erişti. Bir zamanlar yabancı devlet adamlarının “Türk basını mı? Aman dikkat!” diye eleştirdikleri, özellikle dinci AKP’ye karşı vaziyet alması olası bir zamanların Türk medyasını, kendine çevirdi. Diyeceksiniz ki, bir zamanlar gazete gibi gazeteler vardı; maddi menfaat peşinde koşmayan, şimdiki gibi holdingleşmemiş bir basın. ૽૽૽ RTE, iktidara geldikten hemen sonra ilk iş olarak medyayı susturmanın yollarını aradı. Holding medyasının zaaflarını bildiği için önce sözle uyardı; kudret bende, ayağınızı denk alın, ya benimle iyi geçinin ya da!.. höt deyince: Holding medyası tabii kimi holdingsel sıkıntılarını çözmek için “memleketin yüksek yararları ve ülkenin kavuştuğu istikrar uğruna” RTE’yi “rahatsız” etmeyecek özde de ve sözde de destek görevi yapmaya başladı. Bugün açıkça göstermek istemiyorlar ama; RTE ile “düzgün bir alışveriş ortamında yürüyüp giden ilişkilerin”, kısacası AKP iktidarının devamına yanlı olduklarını davranışlarıyla gösteriyorlar. Ne de olsa yerli Avrupalılar yönetiminde medya. Haftanın üçbeş gününü şu veya burada geçiren, bir yanı iş dünyasına üye, bir yanı gazeteci iki şapkalı genel yayın yönetmenlerinin yönettiği bir medya, günümüzün medyası! ૽૽૽ Bir gün önce söylediklerinden iki gün sonra yüz seksen derece tornistan eden bir başbakan var karşımızda. Hayret mi edersiniz, yoksa Türkiye’ye dün söylediğini bugün yadsıyan ve bu davranışını su içer gibi, rahatlıkla, hiçbir sıkılganlık, utanç duygusu sergilemeyen bir başbakanın yönetiminde olmaktan ıstırap mı duyarsınız, insan karar vermekte zorlanıyor. RTE, ekranlarda bir haftada iki yüz sergiledi. atv’de sınır ötesi operasyon konusuna değinirken… “askerden sınır ötesi operasyon için bir talep gelirse yasal yönden destekleyeceklerini…” söyledi ve bir tartışma açtı. Anayasa, geçmiş uygulamaları bilen birileri RTE’nin eteğini çekmiş olmalı ki; NTV’de tam tersi beyanlarda bulundu. Öyle beyanlar ki, Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt’ın 12 Nisan’da sınır ötesi operasyonun yapılması için zorunlu gördüğü koşulları yineleyen beyanlar! Ne dedi Büyükanıt: Operasyon yapılmalı. Yararlı olur mu, evet! Ama daha önce sivil otoritenin karar alması koşuluyla! RTE dün askerden talep beklediğini söyledi, bugün ise askerin söylediklerini yineleyerek önce hükümetin karar almasının altını çizdi. ૽૽૽ Hayretle izlenen bir başka incisi: İkide bir K. Irak’tan içimize sızan PKK terörünü önlemek için sınır ötesi operasyon yapacağımızı duyumsatan ve “Artık sabrımız kalmadı” diye özetlenecek içerikte Kasımpaşalılık sergileyen RTE; bu tavrını değiştirerek şimdi “Sabrımız taştı taşıyor gibi sözler… bunların hepsi söylenir” diyor. Bakmayın o sözlere, kulak asmayın, halkı uyutmak için sıktığımız palavradır demeye getiriyor. Halka, kelle dediği şehit ailelerine yalan söylemek! Bu iktidarın, RTE’nin siyasal etik anlayışının temel taşı… ૽૽૽ NTV’deki söyleşide ABD’nin K. Irak politikasının dışına çıkamayacağını kanıtlayan açıklamaları yer aldı: (1) Tek taraflı operasyon yapılamayacağını, ancak ABD ve Irak’la birlikte sınır ötesi harekâta geçebileceğimizi söyledi. ABD’nin tıpkı kopyası bir politika: ABD ne diyor: “Tek başına operasyon fayda getirmez!” (2) Askerin sınırdaki hazırlıklarına karşı gözdağı vermek amacıyla topraklarımız üzerinde F16’ları uçuruyor. RTE hükümeti, Genelkurmay önce ABD Elçiliği’ne bilgi verdi, hükümete ancak dört gün sonra bilgi gönderdi diye yalanlara başvurdu. Yunan uçaklarının benzer eylemlerine ateş püsküren tabii RTE ile Gül’ün emri gereği Dışişleri, sıra ABD’ye geldi mi, F16’lar olayını hafifleten, neredeyse bir daha yapmayın diye ikinci sınıf bir elçilik yetkilisinericacı bir nota verdi. Bunlar ABD deyince elleri ayakları kesiliyor; RTE de aynı doğrultuda konuşuyor. Genelkurmay ile görüş ayrılığı yokmuş, öyle diyor ve durmadan yineliyor: “Operasyon için nihai kararı siyasi irade verir!” Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararını yargı için yüz karası diye niteliyor. Cumhurbaşkanı Sezer’in anayasa değişiklik paketini 15 gün incelemesini tarihin yargılayacağını söylüyor. Oysa tarihin yargılayacağı bir kişi varsa, o da laik Cumhuriyeti, Atatürk ilke ve devrimlerini silmeye çalışan ve yazık ki Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan RTE! Sünnet de seçim yatırımı Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada sistemine aldığı sünnet de artık devlet tarafından yaptırılabilecek. Bakanlar Kurulu’nun, “mal ve hizmetlere uygulanacak Katma Değer Vergisi oranlarının tespitine ilişkin’’ kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Hükümet, turizmde KDV indiriminde de yine ideolojik bakış açısını yansıtarak alkollü içkiler ile ilgili kalemlerde indirim yapmadı. GÜNDEM Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada MUSTAFA BALBAY nosu, bar, dans salonu, diskotek, pavyon, taverna, birahane, kokteyl salonu ve benzeri yerler kapsama dahil edilmedi. ✔ Otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama tesislerindeki geceleme hizmeti. Gıdada indirim... 1 Haziran’dan, itibaren yürürlüğe girecek değişikliğe göre, KDV oranı yüzde 8’den yüzde 1’e inen bazı gıda ürünleri şöyle: ✔ Tavşanlar, geyikler, dağ keçisi, keklik, devekuşu, bıldırcın, çulluk, yabani ördek ve kazlar, sülün, yabani beç tavuğu ile etleri ve yenilen sakatatı. ✔ Yenilen bazı kök, yumru, yağlı tohumlar ile bunların yetiştirilmesi amacıyla kullanılan tohum, çekirdek ve sporları. ✔ Kahve, bitki çayları, baharat, hububat, değirmencilik ürünleri. ✔ Yağlı tohum ve meyveler, şeker kamışı, meyvelerin un ve kaba unları, insan gıdası olarak kullanılmaya elverişli yağlar ile bunların üretiminde kullanılan ham yağlar, hazır çorbalar, tatlılar. Turizmde indirim... Yapılan değişiklikle 1 Ocak 2008’den itibaren turizm konusunda KDV yüzde 18’den yüzde 8’e indirilecek hizmetler şöyle: ✔ Kahvehane, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, kıraathane, kafeterya, pastane, ayakta yemek yenilen yerler, yemeği pakette satan veya diğer şekillerde yemek hizmeti sunan yerler, lokanta, içkili lokanta, kebapçı ve benzeri yerlerde verilen hizmetlerin, alkollü içeceklere isabet eden kısmı hariç geri kalan bölümleri. Gazino, açık hava gazi ✔ Et ürünleri (sucuk, sosis, salam, konserve vb.). ✔ Şeker ve mamulleri, kakao ve kakao müstahzarları, pastacılık ürünleri (bisküvi, gofret, kek, kuru ve yaş pasta, dondurma, sütlü ve diğer tatlılar). ✔ Sebze, meyve suları, sütlü, gazlı ve kolalı içecekler. Ayrıca fason olarak yapılan tekstil ve konfeksiyon işleri ile bakım, huzurevi, düşkünevleri ve yetimhanelerde verilen hizmetlerden alınacak KDV oranı da yüzde 8 olarak belirlendi. Bu ürünlerden kakao ve kakao müstahzarları ile gazlı ve kolalı içeceklerdeki indirim 1 Ocak 2008’de, diğerlerinde ise 1 Haziran’da yürürlüğe girecek. dahil kaldırılabilir’’ dedi. Hükümet, seçim öncesinde sünneti de sosyal güvenlik kapsamına aldı. 15 Haziran’da yürürlüğe girecek olan tebliğlere göre, sosyal güvenlik kuruluşları kapsamındakiler ile yeşil kartlıların sünnet ücretini de artık devlet ödeyecek. Devlet, hastanelere sünnet başına 50 YTL ödeyecek. Uygulamanın yıllık maliyeti 250 milyon YTL’yi bulacak. Borç kesintisine erteleme Hükümet, belediyelerin bütçe gelirlerinden yapılan borç kesintilerini de nisan, mayıs ve haziran ayları için durdurdu. Kararla, sadece yaz döneminde yatırım yapabildikleri gerekçesiyle belediyelere, nisanhaziran döneminde daha fazla gelir aktarılarak daha fazla harcama yapma imkânı sağlandı. Sağlık Bakanı Akdağ da düzenlediği basın toplantısında haziran ayında 32 bin 449 yeni sağlık personeli alınacağını belirterek kadrolaşma iddialarının saçma olduğunu ileri sürdü. Turizmciler: Sıkıntı olur Türkiye Otelciler Federasyonu II. Başkanı Seçim Aydın, KDV indiriminde alkollü içeceklerin kapsam dışı bırakılmasını “Turizm sektöründe ciddi sıkıntı yaratacak. Sahilde oteller her şey dahille satılıyor. Konu nasıl ayırt edilecek? Her şey Peşmergeye emanet Kuzey Irak güvenliğinde devir teslim Dış Haberler Servisi Bölgesel Kürt Yönetimi’ne bağlı peşmerge güçleri, Kuzey Irak’taki Erbil, Süleymaniye ve Dohuk vilayetlerinin güvenlik yetkisini işgal güçlerinden resmen devraldı. Bölgesel Kürt Yönetimi’nin idari merkezi Erbil’de düzenlenen ve silahlı peşmergelerin geçit resmiyle başlayan törene Kürt yetkililer, merkezi Bağdat hükümeti ve işgal güçlerinin temsilcileri katıldı. Güvenlik devri anlaşması, lrak’taki işgal güçlerinin temsilcisi Nexen Benjamin ile Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani arasında imzalandı. Barzani, yaptığı konuşmada “Devraldığımız sorumluluk, 16 yıllık tecrübenin ürünüdür’’ dedi. Törene Bağdat hükümetini temsilen katılan ulusal güvenlik danışmanı Muvaffak el Rubai ise “Kürdistan hükümetinin demokrasi ve güvenlik alanında diğer bölgelere örnek olduğunu” söyledi ve “Kürdistan’ın güvenliğini pekiştirmek Irak’ın güvenliğini güçlendirmektir’’ dedi. ABD’li Tümgeneral Benjamin Mixon ise güvenlik devrinin “tarihi önemine’’ vurgu yaptı. Devir teslime ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Levent Bilman, “Bizim açımızdan önemli olan, sorumluluğun yerel güçlere verilmesi değil, doğrudan Irak merkezi hükümetine devridir” dedi. ABD Dışişleri Sözcü Tom Casey de güvenlik devrinin Türkiye’deki gelişmeler ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını açıkladı. DTCF’de eğitime ara verildi Ankara Üniversitesi Dil ve TarihCoğrafya Fakültesi’nde (DTCF) dün çıkan olaylar nedeniyle 4 Haziran’a kadar eğitime ara verildi. Alınan bilgiye göre, öğle saatlerinde DTCF’nin 3. katında, sınava giren karşıt görüşlü öğrenci grupları arasında sözlü tartışma yaşandı. Tartışmanın büyümesi üzerine, kimliği belirlenemeyen bir öğrenci, karşı gruptan Baran C. adındaki öğrenciyi elinden ve yüzünden bıçakla yaraladı. Baran C. hastanede tedavi altına alınırken polis fakülteye girerek kavgaya müdahale etti. Öğrencilerin birbirlerine taş ve sopalarla saldırdığı kavgada İhsan S., Abdullah C. ve Şafak Y. adındaki öğrenciler yaralandı. Yaralı öğrenciler İbni Sina Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. DTCF’de eğitim ve öğretime 4 Haziran’a kadar ara verildi. (AA) ki “kötü niyetli” bulunmayabilirdi. Ancak olayın ayrıntılarına inince, ortada çok vahim bir tablonun olduğu ortaya çıkıyor. Bugünkü noktaya nasıl gelindiğini perde gerisi bilgilerle özetleyelim. ABD’nin Irak’ı işgale giriştiği 20 Mart 2003 tarihinde terör örgütü PKK, ciddi bir panik içindeydi. ABD’nin kendisine yönelik tutumu ne olacaktı? Yanıt iki ay sonra geldi, PKK telsizlerinden şu duyuldu: “Endişe edecek durum yok, ABD bize dokunmayacak!” Aynı süreçte ABD uçakları sık sık Türkiye’nin Irak sınırını ihlal etmeye başladı. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) başlangıçta bunları saptamakta zorlandı. Zira Saddam döneminde böyle bir ihlalin yapılması olası görülmediğinden güçlü radar sistemi de yoktu. İhlallerin artmasıyla, TSK Ege’deki radar sisteminin benzerini Irak sınırına kurdu. Sadece saptamak yetmiyordu, ihlaller devam edince radar sisteminin yanına bir de füze sistemi kurdu. Türkiye, böyle bir ihlali saptadığında müdahale edecek güce sahip. ૽૽૽ Güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre ABD, Türkiye sınırını ve Güneydoğu’daki askeri hareketliliği saptamak üzere F16 savaş uçaklarından çok insansız hava araçları (İHA) kullanıyor. Bunlar 60 bin feet yüksekliğe kadar çıkabiliyor. ABD’nin yanı sıra İsrail de benzer yöntemlerle Türkiye’yi kontrol ediyor. İHA’lar çok donanımlı uçuyor. Sahip oldukları cihazlarla yerdeki bir askeri aracın üzerinde bulunan asker sayısını, silah cinsini net olarak görebiliyor, fotoğraflayabiliyor. Bu kontrol bilgileri ne işe yarıyor? TSK; bu istihbaratların ABD eliyle önce Barzani’ye, oradan da terör örgütüne ulaştırıldığı bilgisine sahip! Böylece terör örgütü, askerlerin ne zaman, nerede operasyon yapmakta olduklarını bir anlamda “anında” öğrenmiş oluyor! Sınırda müttefikimiz ABD’ye karşı alınan bu önlem, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin klasik yapılanmasının biraz dışında, Kara Kuvvetleri’ne bağlı olarak inşa edildi. Bu anlamda olası bir ihlal karşısında füzeleri harekete geçirme, yani vurma yetkisi bölgedeki birlik komutanında! Mevcut mekanizmaya göre, ani bir gelişme yaşandığında bölgedeki birliğin komutanı sahip olduğu yetkiyle bir Amerikan uçağını düşürebilir. ૽૽૽ Türkiye’nin Suriye, İran, Gürcistan, Bulgaristan, hatta Yunanistan sınırları dikkate alındığında en sorunlu sınırımız Irak. Gerçek anlamda buradaki komşumuz kim? ABD... ABD, bu sınırı Irak hükümetine değil peşmergelere bırakıp usul usul çekiliyor. Peşmergeler kim? ABD’nin eğittiği Barzani ve Talabani güçleri. Kuzey Irak’taki üçüncü büyük güç hangisi? PKK. PKK, Türkiye’deki etkisini, varlığını kimin sayesinde sürdürüyor, artırıyor? ABD, Barzani, Talabani. ABD ile Afganistan’da yan yanayız; tablo gösteriyor ki, Irak’ta karşı karşıya! Bu çelişkiyi önce açığa vuracak, sonra da ortadan kaldıracak temel irade, Türkiye’yi yöneten hükümette yok! Dışişleri Bakanı, eşinin türbanına vereceği yeni şekille meşgul, Başbakan Anayasa Mahkemesi’ne karşı başlattığı “yüz karası operasyonu”nu yönetmekle meşgul! AKP hükümeti ABD ile Stratejik Ortaklık Belgesi imzaladı ve bölgemizde her alanda birlikte hareket edileceğini ilan etti. Başta Başbakan olmak üzere AKP’den ABD’nin bu tutumu ile ilgili birkaç utangaç söz dışında herhangi bir söylem çıkmadığına göre şu soru akla geliyor: Acaba ABD ile AKP Türkiye’ye karşı anlaştı mı? ankcum࠽cumhuriyet.com.tr AİHM’den son Arestis kararı Türkiye’nin itirazlarını reddeden mahkeme, davacının KKTC Tazmin Komisyonu’na ilişkin başvurusunu da kabul etmedi REŞAT AKAR LEFKOŞA Mira KsenidiArestis adlı Güney Kıbrıslı kadının, Maraş’taki taşınmaz malının iadesi ve tazminatıyla ilgili davayı Aralık 2006’da sonuçlandıran AİHM, nihai kararını geçen hafta içinde verdi. Güney Kıbrıs’ta yayımlanan Politis gazetesine göre, Türkiye’nin, 1 milyon Avro tutarındaki tazminata yönelik itirazını ve Maraş kentinin Kıbrıs Türk Vakıflar İdaresi’nin (Evkaf) malı olduğuna dair argümanı reddeden mahkeme, davacı Arestis’in 2006 yılındaki kararda yer alan KKTC Tazmin Komisyonu’na ilişkin değerlendirmelere karşı yaptığı itirazları da kabul etmedi. Mahkemenin bu tavrı, KKTC Tazmin Komisyonu’na onay vermesi şeklinde değerlendirildi. AİHM, 23 Mayıs 2007’de, 1 milyon Avro’luk tazminatın yanı sıra Arestis’in mülküne geri dönmesinin Türkiye tarafından garantiye alınmasını ve diğer insani haklarının çiğnendiği yönündeki değerlendirmeyi de onayladı. Arestis’in, KKTC Tazmin Komisyonu’na “yasallık unsurları’’ verdiği gerekçesiyle yaptığı itirazı reddeden mahkemenin, komisyonun bir iç hukuk organı olarak faaliyet göstermesi konusunda ise ayrıntıya girmekten ve fikir beyan etmekten kaçındığını belirtti. Politis gazetesine göre, KKTC Tazmin Komisyonu’nun geleceğini, AİHM’de görüşülmesi muhtemel başka Kıbrıslı Rumların davaları belirleyecek. AİHM’de halen 1400 Kıbrıslı Rum’un davası askıda bekliyor. El Kaide operasyonu: 11 gözaltı Ⅵ İstanbul Haber Servisi Avcılar, Bağcılar, Küçükcekmece ve Ümraniye’de gerçekleştirilen eşzamanlı operasyonlarda 11 El Kaide üyesi gözaltına alındı. Şahısların kaldıkları evlerde yapılan aramalarda ise pasaport yapımında kullanılan malzemeler, kimlikler ve dökümanlar ele geçirildi. Zanlıların ifadelerinde eylem grubundan olmadıkları, örgüte lojistik destek ve eleman sağladıklarını söylediği öne sürüldü. Şahısların sahte pasaportla yurtdışına eleman gönderdiği ifade edildi. Metin Kaplan’ın davası sürüyor Ⅵ İstanbul Haber Servisi İslami Cemiyet ve Cemaatleri Birliği yöneticisi Metin Kaplan’ın “anayasal düzeni silah zoruyla teşebbüs” suçunu işlediği gerekçesiyle Yargıtay’ın bozma ilamının ardından yeniden yargılanmasına devam edildi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Anadolu Federe İslam Devleti örgütünce, Anıtkabir’e saldırı düzenlenmesine ilişkin görülen ve Yargıtay’da olan davanın sanıkları da dinlendi. Tanıklar, böyle bir eylemin yapılması için Metin Kaplan’dan fetva almadıklarını söylediler. Eylemlerin ‘suç işlemek için örgüt oluşturmak’ suçunu oluşturmadığı savunuldu Atabeyler’de savcı beraat istedi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Kamuoyunda “Atabeyler grubu” olarak bilinen davada savcı Salim Demirci, tüm sanıkların, üzerlerine atılı “Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin görevlerini kısmen veya tamamen engellemeye kalkışmak amacıyla anlaşmak” suçundan delil yetersizliğinden beraatlarına karar verilmesini istedi. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın dünkü duruşmasında savcı Demirci, esas hakkındaki görüşünü açıkladı. Demirci, “Atabeyler grubu”na yönelik soruşturmanın, “Vatansever” rumuzu ile kolluk güçlerine gönderilen elektronik posta üzerine başlatıldığını ve sanıklar işadamı Yunis Akkaya, ordudan ihraç edilen yüzbaşı Murat Eren ve astsubay Yasin Yaman’ın evlerinde yapılan aramalarda patlayıcı madde, mühimmat ve bazı belge, CD ile disketlere el konulduğunu söyledi. 623 bin kişi hac için başvurdu Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, bu yıl 623 bin hacı adayının önkayıt yaptırdığını, bu adayların çoğunluğunun kadın olduğunu söyledi. Bardakoğlu, Türkiye’ye verilecek ek kontenjan miktarının Suudi Arabistan hükümeti tarafından, hac ücretlerinin ise Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu’nda önümüzdeki hafta belirleneceğini bildirdi. Kandoğan hakkında suç duyurusu Ⅵ İstanbul Haber Servisi Denizli Bağımsız Milletvekili Ümmet Kandoğan hakkında anayasa değişikliğine ilişkin oylamanın yapıldığı gün TBMM’de bir gazete küpürünü göstererek Cumhurbaşkanı’nı hedef aldığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu. Avukat Mahmut Tanal tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilen dilekçede, açıklamaların “Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar” kapsamına girdiği belirtildi. 3 kişiye 187 biner YTL Ⅵ ANKARA (AA) Şans Topu’nda numaralar “12, 15, 18, 21, 29 + 10” olarak belirlendi. 5+1 bilen 3 kişi, 187 bin 885’er YTL kazandı. 5 bilenler bin 830’ar YTL, 4+1 bilenler 134’er YTL, 4 bilenler 15’er YTL, 3+1 bilenler 8’er YTL, 3 bilenler 1 YTL 90’ar YKr, 2+1 bilenler 2 YTL 65’er YKr, 1+1 bilenler 1 YTL 40’ar YKr kazandı. Mühimmat var tehlike yok Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’nca yaptırılan uzman bilirkişi ve kriminal incelemelerde, Akkaya ve Yaman’ın evlerinde elde edilen patlayıcılar ile mühimmatların bir kısmının piyasadan temin edildiğinin, bir kısmının ise askeri malzeme olduğunun anlaşıldığını belirten savcı, askeri malzeme olan patlayıcı ve mühimmatların mevcut durumlarıyla tehlikesi bulunmayan, düzenek haline getirilmemiş ve kendine uygun silahla kullanılmadıkları sürece tehlikeli olmayan maddeler olduğunun anlaşıldığını kaydetti. Sanıkların eylemlerinin “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçunu oluşturmadığını anlatan Demirci, sanıklar Akkaya, Eren, Yaman, Yakup Yayla, Erkut Taş, Suat Kıy, İsmail Binici, Mehmet Karatepe, Cemal Hasan Özdeş ve Mustafa Raşit Çavdar’ın, üzerlerine atılı “Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin görevlerini kısmen veya tamamen engellemeye kalkışmak amacıyla anlaşmak” suçundan delil yetersizliğinden beraatlarına karar verilmesini istedi. Sanıklar Eren, Akkaya, Taş ve Yaman’ın, “patlayıcı madde bulundurmak” suçlarından 3’er yıldan 8’er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep eden Demirci, Akkaya ve Taş’ın ayrıca “ruhsatsız tabanca bulundurmak ve satmak” suçlarından da 1’er yıldan 3’er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. TKP: Sol engellenmek isteniyor Ⅵ İstanbul Haber Servisi TKP son dönemde artış gösteren yeni siyasi partileri, “Türkiye’de solun engellenmesi için yapılan bir çalışma” olarak nitelendirdi. Yapılan açıklamada, partilerin birbirinin aynısı olduğu belirtilerek siyasette yaşanan birleşmelerin başarıya ulaşmadığı kaydedildi. CUMHURİYET 08 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog