Bugünden 1930'a 5,492,155 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 30 MAYIS 2007 ÇARŞAMBA 14 KÜLTÜR kultur࠽cumhuriyet.com.tr Karikatürcü Bahadır Baruter ilk sergisinde desen çalışmalarına yer veriyor DEFNE GÖLGESİ TURGAY FİŞEKÇİ Sorgulayıcı bir sergi Karikatürün alışkanlıklarıyla resmin beklentileri çok farklı ve bu sergi ‘karikatür resim dili’ kırılmasında doğru bir yerde duruyor. SELCEN AKSEL Cumhuriyet Mitingleri ve Edebiyat Ülkemizde son haftalarda tarihimiz boyunca tanık olunmadık denli büyük kitle eylemleri birbirini izliyor. Alanları dolduran insanların sayısı için “milyonlar” deniliyor. Gazete sayfalarına, televizyon ekranlarına yansıyan kalabalıkların fotoğraflarına, görüntülerine bakıp, halkımızın gelişen demokrasi bilinci karşısında coşkuya kapılmamak elde değil. Hele sol görüşlüyseniz, tarihi örgütlü kitlelerin eylemlerinin yönlendirebileceğine inanıyorsanız, bir ömürde kolay rastlanmayacak, tarihsel önemde olayların içinde yaşadığınıza bakarak da sevinebilirsiniz. Ben de “çılgın” olduğu kadar olgunluğuyla da dikkati çeken bu büyük kitle eylemlerini izledikçe toplumumuz adına gururlanıyorum elbette. Edebiyatçı olduğum için de alanlarda kürsüden okunan şiirlere özellikle kulak kesiliyorum. İlk dikkatimi çeken, seçilen şiirlerin hep Nâzım Hikmet’ten oluşu. Şaşırtıcı değil elbette bu durum. Ulusal ve toplumsal mücadelemizle, halkımızla bütünleşebilmiş şairlerin başında geliyor Nâzım Hikmet. Yazılışlarının üzerinden elli, altmış, yetmiş yıl geçmiş şiirlerin bugün de insanlarımızın mücadelelerinde yanlarında olabilmesi, onlara bugün yazılmış gibi tazelikle seslenebilmesi çok güzel. Şiirleri okuyan tiyatro sanatçılarımızın seçimlerindeki geniş açı da beni mutlu ediyor. Kimi Menderes iktidarına karşı yazılmış ama bugüne de çok uyan, “Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, / siz toprak altında derin uykudayken / düşmanı çağırdılar / satıldık, uyanın!” şiirini okuyor, kimi 1930’larda İtalyan faşizmine karşı yaşamın güzelliğini anlatan “Taranta Babu”yu. Elbette zordur, binlerce insanın önünde okunabilecek şiirler yazmak. Hem güzel şiir olacak, hem ilk kez duyanın kolayca algılayabileceği kadar yalın olacak, hem de daha önce okumuş olanların da aynı heyecanla bir kez daha dinleyeceği kadar etkileyici. Zor iş. Ama Nâzım Hikmet, Ulusal Kurtuluş Savaşımızdan başlayarak yeni bir şiir yaratırken ulusumuzun çağdaş tarihini de yazdı. Sonrasında da kesilmedi bu süreç. Pek çok şairimiz, kişisel ve toplumsal duyarlıklarla örülü nice güzel şiir armağan ettiler dilimize ve ulusumuza. Belleğimi yokladıkça, örneğin Genco Erkal’ın 1 Mayıs 1976 günü, Taksim Alanı’nda Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın yazdığı “DİSK Marşı”nı okuyuşu geliyor gözlerimin önüne. ૽૽૽ İster alanlarda okunsun ister odalarda, toplumumuzun ve bireylerin çok farklı kesimlerinin dil ve yaşam deneyimleri çağdaş şiirimizce başarıyla işlendi. Köyden kente, tarihten doğaya insanımızın kendini bulacağı görkemli bir şiir toplamımız oluştu. 1980’den bu yana ise, şiirimizin ana gövdesinin dışında, topluma ve hayata değil, kendine dönük bir süreç yaşadığı görülüyor. Şairler sanki nasıl bir toplumda, hangi insanların arasında yaşadıklarının ayrımında değiller gibi. Kendilerine özel dünyalar yaratıp onun güzellikleri peşinde avunuyorlar. Miting alanlarına baktığımda müzikçileri, tiyatrocuları görüyorum. Edip Akbayram’dan Sadık Gürbüz’e pek çoğu toplumsal duyarlıklarını yitirmeden sanatlarını sürdürdüler, sürdürüyorlar. Onları o kürsülerde görmek sevindiriyor beni. İnandıkları, benimsedikleri sanat anlayışlarını koruyorlar. Kitlelerle buluşmanın sevinci, coşkusu yüzlerinden okunuyor. İsterdim ki, böylesi tarihsel önemdeki toplumsal olaylarda günümüz şairlerinin de yeri olabilsin. Orada toplanmış insanlara söylecek sözleri, paylaşabilecekleri dizeleri olsun. turgay@fisekci.com ‘Varlık Evhamı’ Bahadır Baruter’in Nişantaşı’ndaki Galeri X ist’te sürmekte olan sergisine verdiği ad. Bir bütünü oluşturan desenler var, kişiler bize kendileriyle ilgili bir şeyler söylüyorlar... İç dünyalarında, yaşamları ve seçimlerine ilişkin soruları yanıtlarken yalnız olmak mı istemiyorlar? Baruter’le desen çalışmaları, resim sanatı ve bu serginin onun sanatında ne demek olduğunu konuştuk. Kavramları daha soyut ele almayı seçmeseniz de, belirsizlik de söz konusu yorumunuzda... Kendi mezarlarını hazırlamışçasına yaşamların içinden bakıyorlar... BARUTER Yoruma açıklık ayrı, ama mesele dolaysız ortaya konuyor. Fluluk ise bilinçli. Varlık sözcüğünü iki anlamıyla kullanmaya çalıştım. Var olduğumuz için evhamlı insanlarız bence, o yüzden varlık sahibi olmaya çalışıyoruz. Fakat bu da bir başka evhamı besliyor. Bütün başrol oyuncuları görünmeyle ilgili de bir endişe taşıyorlar, bize dönmüşler, ev içindeki erk meselesinin nasıl göründüğü, sergileniş biçimleri dertleri. Bazılarında, ‘Freudyen’ semboller de kullandım. Başrol oyuncuları insanlar var, bir de erkeği, ‘Erk’i somutlaştıran figür. Olduğu gibi anlatmaya çalıştım bazı şeyleri. ESMİN TEMELİ DESEN Sizi karikatürcü olarak tanıyoruz, bu kez desen çalışmalarınızla bir sergi açıyorsunuz... BARUTER Karikatür geçmişim daha çok illüstrasyon ile ilgili olsa da, burada resim sanatının plastik değerlerini taşıyan işler söz konusu. Resmin en temel meselesini taşıyan desenden başladım resmi çözmeye belki de... Çizgici tavrınızla tanınmanız, bu çalışmalarınızın doğal bir sürecin parçası olduğu izlenimini uyandırıyor. Siyah beyaz dengesi de dikkat çekici. BARUTER Evet, çizgiyi felsefe olarak da, resme ve karikatüre yaklaşımımda da merkezde tutuyorum. Ve karikatürün dışında başka alanlara da dağılmadım. Plastik unsurlar da resimsel düşünme kaygısıyla ilgili... Karikatürün alışkanlıklarıyla resmin beklentileri çok farklı ve bu sergi ‘karikatür resim dili’ kırılmasında doğru bir yerde duruyor. Karikatürize eşit değildir deforme değil mi?.. BARUTER Burada deformasyon karikatürden koptu. Yine deformasyon ve abartı üzerine kurulu; protest bir dil kullanıyorum dünyamı ifade ederken. Tek ayrım, birinin güldürücü diğerinin çözümleyici oluşu değil; daha çok birinin karikatürün anlatım olanaklarıyla kısıtlı, diğerinin ise birazcık daha özgürleştirici deneyim oluşu. Yeni bir yoğunlaşma biçimi diyebilir miyiz bu sergi için ? BARUTER ‘Algının o karanlık nesnesi var benim derinlerimde’ desem... İki yıl sürekli kurcaladım, fakat bu sergiyi yaklaşık olarak son bir ayda, bir tema çerçevesinde üreterek hazırladım. Tıpkı mizahçı alışkanlıkları gibi, bir gecelik bir sabahlamaya benzettim bu 30 günlük çalışmayı. Yapıtların adları yönlendirici. Neden ? BARUTER Bilinçli, onlarla bir söz söylüyorlar bize. Dekorları, kostümleri ve kullandıkları araçlar var. Takıntılı detaylar saplantılı ve kurcalayıcı bir boyut kazandırıyor. Ama bu ayrıntıların görsellikten öte bir işlevi var.. BARUTER Evet, şeytanın ayrıntıda gizli olduğu düşüncesi... Meselenin kökenini bütünün içine iteklenmiş ayrıntılarıyla oluşturan bir plastik dil bu. Caz Festivali’nin sürprizi Norah Jones Kültür Servisi İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği, Garanti Bankası’nın sponsorluğunu üstlendiği 14. Uluslararası İstanbul Caz Festivali 318 Temmuz tarihleri arasında yapılacak. 40’ın üzerinde topluluk ile 200’ün üzerinde yerli ve yabancı müzisyeni ağırlayacak olan festivalin basın tanıtımı önceki akşam Garanti Bankası binasının 21. teras katında yaFotoğraf: Egem en Berköz pıldı. Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen ile İKSV Başkanı Şakir ğu 4 Temmuz Eczacıbaşı’nın konuşmalarından sonÇarşamba, Bryan Ferry 5 Temmuz Perra festival yönetmeni Pelin Hopçin’in şembe, “Robin Gibb Of The Bee Gebilgi verdiği topes With Philarmonia İstanbul’’ ise lantıya Selçuk 10 Temmuz Salı akşamı konser vereSun Trio da caz cekler. ezgileriyle katılİstanbul dı. Caz Festivali, Festivalde, bu yıl bir ilke dünyanın en imza atarak, İstiklal önemli kadın Caddesi’nin girişindeki Fransız seslerinden NoKültür Merkezi’nin bahçesini rah Jones, 1 bir caz kulübüne dönüştürerek Ağustos akşaEuropean Jazz Club konserlerimı Açıkhava ne ev sahipliği yapmasını sağlıSahnesi’nde yor. ‘Genç Caz Konserleri’nde cazseverlerin genç ve amatör müzisyenlerin çakarşısına çıkacak. lışmalarını sunacağı festivalin geÜnlü rock topluluğu Led lenekselleşen etkinliği olan ‘Caz Zeppelin’in şarkıcısı Robert Vapuru’nda ise 8 Temmuz Pazar Plant, Bee Gees’in solistlegünü İDO Şehir Hatları’nın ‘Barinden Robin Gibb, Cassandrış Manço’ vapuruyla Boğaz turu ra Wilson, Joe Sample Trio yapılacak. ile Randy Crawford, BlonFestival etkinlikleri bu yıl Cede Redhead, The Dears mil Topuzlu Açık Hava Sahfestival kapsamında İstannesi’nin yanı sıra Sepetçibullu cazseverlerle bululer Kasrı, Esma Sultan Yaşacak diğer ünlülerden bazıları. lısı, İstanbul Modern HeyMichael Bolton’un 3 Temkel Bahçesi, Şan Tiyatrosu, Franmuz Salı akşamı Sepetçiler KasCassandra sız Kültür Merkezi’nin avlusu, İsWilson. rı’nda Frank Sinatra şarkılarıtanbul Jazz Center, Kemer Golf & nı seslendireceği festivalde, Açık HaCountry Club ile Aya İrini ve Arva Sahnesi’nde Robert Plant ile keoloji Müzesi’nin bahçesinde ya“The Strange Sensation’’ toplulupılacak. ÖZGÜR BİR DENEYİM R “AZİZ ÜSTÜN DE YOK ARTIK!” Bilgeydi, hoşgörü timsaliydi. Aracısız bir Tanrı inancıyla yurdunu ve insanlarını sevdi. O, bizim beyni ışık saçan din dersi öğretmenimizdi. Gönen İlköğretmen Okulu’nda öğretmen olarak ve Yeniden İmece Dergisi’ndeki yazılarıyla bize ışık oldu, yolumuzu aydınlattı. Seni unutmamız ne mümkün! Sevgili öğretmenimiz. GÖNEN İLKÖĞRETMEN OKULU’NDAN ÖĞRENCİLERİ VE YENİDEN İMECE DERGİSİNDEN DOSTLARI: Prof. Dr. Dr Ali Kocabaş, Prof. Dr. Kemal Kocabaş, Kemal Yalçın, Mustafa Özdemir, Ramazan Karakale, İsmail Erten, Prof. Dr. Nevzat Kavcar, Prof. Dr. Oğuz Makal, Yılmaz Özkan, İsmail Başoğlu, Münip Coşkun, Sadi Öncü, Muhammet Tunç, Osman Argun, Nizami Çubuk, Süleyman Kaya, Hüseyin Duvarcı, Erol Darıcı, Nevzat Demirbaş, Hilmi Turan, Fevzi Yılmaz, Hilmi Akhan, İsmet Baş, Hüseyin Özdemir, M. Ali Akyol, Cenap Çırak, Tali Özdemir, Mustafa Demir, Vesile Kadıoğlu, Sakin Koşar, Mahmut Özyürek, (ADD Isparta adına) Sami Gediz, Dr. İsmail Taner 30 HAZİRAN’A DEK ARALIK DERNEĞİ’NDE Nurhak’ta Yitirdiklerimizin Anısına AÇIK OTURUM TÜRKİYE’DEN VENEZÜELLA’YA BAKIŞ Açılış Konuşması: Sönmez Targan 68’liler Birliği Vakfı Başkanı Oturum Yöneticisi: Haşmet Atahan Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Derneği Başkanı Konuşmacılar: Patrick Byrne İngiliz İşçi Partisi Eski Üyesi Dr. Cüneyt Akalın Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğr. Üyesi Cenk Ağacabay Gazeteci TARİH ve YER: Armada Otel, SultanahmetİST. 31 Mayıs 2007 Perşembe, Saat: 19.00 İLETİŞİM: 0532 325 85 90 NOT: Slayt gösterisi ve sunum (Sunuş, İngiliz İşçi Partisi eski üyesi Patrick Byrne, simültane çeviri Serdar Erden tarafından yapılacaktır.) Diyarbakırlı gençler İstanbul’u çiziyor... Kültür Servisi Aralık Derneği’nin “Genç Yetenekleri Keşfedelim” tasarısı kapsamında Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen 30 genç, tasarının sanat danışmanı İsmail Acar önderliğinde İstanbul’u resmettiler. Her birinin farklı bir açıdan ele aldığı ve hiç görmedikleri hayallerindeki İstanbul’u anlatan resimler, “Diyar Diyar İstanbul” sergisiyle 6 Haziran’a kadar Aralık Derneği’nde ziyaretçilerle buluşacak. Resimlerin satışından elde edilecek gelirin tümü gençlerin okullarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi’ne bağışlanacak. Ayrıca sergilenecek resimlerden beşi 46 Haziran tarihleri arasında GittiGidiyor.com’da açık artırmaya çıkartılacak. Sergi Aralık Derneği’nde hafta içi 10:0018:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Tel: 0212 258 69 65 www.aralik.net Yıldıray Çınar yaşamını yitirdi Ⅵ Kültür Servisi Türk halk müziği sanatçısı Yıldıray Çınar, tedavi gördüğü hastanede yaşama gözlerini yumdu. Yaklaşık 1.5 aydan bu yana Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde ilerleyici bir sinir sistemi hastalığı olan ALS (amyotrophic lateral sclerosis) tedavisi gören Yıldıray Çınar (68), dün sabaha karşı hayatını kaybetti. 50 dolayında filmde başrol oynayan, 12 Altın Plak Ödülü bulunan 19601980’li yılların ünlü sanatçısı Çınar’ın cenazesi, bugün Samsun’da, düzenlenecek cenaze töreninin ardından toprağa verilecek. KÂMİL MASARACI K Ü L T Ü R ⅷ Ç İ Z İ K ANMA Değerli annem ACI KAYBIMIZ Cemiyetimiz üyesi, sarı basın kartı sahibi değerli arkadaşımız BEDRİYE SEVİM ŞEREMETLİ’yi aramızdan ayrılışının birinci yılında sevgi, saygı özlem ve rahmetle anıyorum. Ayşe Lale Şeremetli NERİMAN FERDİ TEKİL’i 28 Mayıs 2007 Pazartesi günü yitirdik. Kaybı topluluğumuzda üzüntü yaratan Neriman Ferdi Tekil’in cenazesi 30 Mayıs 2007 Çarşamba günü saat 11.00’de Fenerbahçe Spor Kulübü önünde yapılacak törenin ardından Fenerbahçe Kalamış Camii’nden alınarak Karacaahmet Aile Mezarlığı’nda toprağa verilecek Tekil’i saygı ve sevgi ile anarken, yakınlarına, basın topluluğuna başsağlığı dileriz. Hayati Asılyazıcı’ya dostluk ödülü Kültür Servisi Gazeteci ve tiyatro eleştirmeni Hayati Asılyazıcı’ya kültürel ilişkilere katkısı nedeniyleVoronezh Devlet Akademik Tiyatrosu “Dostluk Ödülü” Anatoly Ivanov tarafından sunuldu. 1954’ten bu yana sanat ve tiyatro üzerine yazı ve eleştirileriyle tanınan, aynı zamanda da UNESCO’ya bağlı Uluslararası Eleştirmenler Birliği üyesi olan Asılyazıcı, halen Akademi İstanbul’da sanat koordinatörü ve eğitmen olarak çalışmalarını sürdürüyor. TÜRKİYE GAZETECİLER CEMİYETİ CUMHURİYET 14 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog