Bugünden 1930'a 5,498,966 adet makale



Katalog


«
»

23 MAYIS 2007 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER AKP, Sezer’in veto olasılığına karşı yeni formüller üzerinde duruyor 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Anayasa manevrası Karayalçın çağrısını yineledi Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. SHP’nin, CHP ve DSP arasında gerçekleştirilen seçim işbirliğinde yer almasına yönelik açıklamalarının bir “rica ya da yakarma niteliğinde olmadığını’’ anlatan Karayalçın, milletvekilliği talebinden de kaynaklanmadığını ifade etti. “Bu birlikteliğin bir parçası olma arzusunun halkın bu yöndeki taleplerinin sonucu olduğunu’’ anlatan Karayalçın, ancak “bu talebi karşılayacak bir yanıt alamadıklarını’’ söyledi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) AKP, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in anayasa paketini veto etmesi durumunda cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine ilişkin düzenlemeleri askıya almayı tartışıyor. Paketin söz konusu maddelerden ayıklanıp yalnızca seçimlerin 4 yılda bir yapılması ve cumhurbaşkanı seçiminde toplantı yeter sayısının 184 olarak belirlenmesine ilişkin maddeleriyle TBMM’den geçirilmesi üzerinde duruluyor. AKP içinde “cumhurbaşkanını halk seçsin” düzenlemesinin yeni Meclis’e bırakılması tartışılıyor. Cumhurbaşkanı Sezer’in paketin tamamı Yeni Orta Sınıf... Hem AKP iktidarında hem de kimi köşe yazarlarında algılama zorluğu var... Alanları dolduran milyonlar nasıl bir yaşam istiyor, ulusal hareketlilik neden merkez sağ ve soldaki liderleri etkiliyor? AKP ve bazı sözde aydınlar, gazeteciler yaşam biçimlerine dokunulmamasını isteyen “orta kesimi” önce “bindirilmiş kıtalar” ve “darbeciler” diye hafife aldı, ardından “onlar toplumun çok az bir bölümü” diye yaklaştı... Hareket Tandoğan’da başlamıştı... Çoğunluğu gençti, kadındı... Belki de 2002 seçimlerinde oy kullanmamışlardı... ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sencer Ayata’nın iki gündür Milliyet’te yaptığı açıklamalar, Türkiye’deki “yeni orta sınıfın” ne isteyip ne istemediğini ortaya koyuyor... Ne istiyor bu orta kesim? “Benim yaşamıma müdahale etmeyin!..” Otuz yıl önce geleneksel orta tabaka, üretici, esnaf, tüccardı... Muhafakazâr bir aile yapısından geliyordu... Kasaba esnafı ve tüccarı hâlâ Anadolu’da varlığını sürdürüyor, biraz küçülse bile. 1980 askeri darbesi “sol”u budadı, bir başka deyişle silindir gibi ezdi. 1990’da Sovyetler Birliği’nin yıkılması, Türkiye’de güdük olan Marksist düşünceyi kendi saflarında tartışmalarla sindirdi. Ardından Güneydoğu sorunu, PKK ve Kürt milliyetçilerinin kurduğu parti, Türk Marksistlerini cepheleştirip, saf değiştirmelerine neden oldu. Kala kala ortaya CHP, SHP ve DSP kaldı... ૽૽૽ Sendikasızlaştırma olanca hızıyla sürdü, DİSK devrimci geleneğini, düşünce biçimini terk edip, neoliberal bir yapıya dönüştürülmeye çalışıldı. Ulusal temellere dayanmayan bir sol düşünce yapısı ortaya çıktı... Yurtseverlik etnik milliyetçilik sanıldı. Türkiye’nin dört bir yanı çokuluslu altın şirketlerine teslim edildi... Tüm bu olup bitenleri sessizce izleyen “yeni orta kesim” sabırla bekledi... 2002 yılında AKP’nin iktidar olması ve BOP’un yaşama geçmesi, Türkiye’yi “Ilımlı İslam”a doğru çekmeye başladı... Bazı aymaz aydınlar, at gözlüğü takan gazeteciler bu olup bitenleri “Kemalist rejim sona eriyor” çığlıklarıyla kutlarlarken, ABD’den ve AB’den büyük destek alıyorlardı. Soros’un çocuklarının keyfi yerindeydi... Yeni orta kesim gelişmeleri uzun süre izledi, sonunda Tandoğan’da patladı: “Türkiye laiktir laik kalacak...” Bir bayrak sevgisi dalga dalga yayıldı Türkiye’de. Yurtseverlik ırmağı Orta Anadolu’nun bozkırından Ege’ye, Akdeniz’e, Karadeniz’e aktı... Alanları dolduranlar, Prof. Dr. Sencer Ayata’nın değindiği gibi çalışanlar, doktordu, mimardı, sekreterdi, hemşireydi, öğrenciydi, şık giyimli tezgâhtardı, eczacıydı, memurdu, öğretmendi, emekliydi... Bu uyanışta Atatürk’ün kurduğu, Yunus Nadi’nin “Cumhuriyet”inin büyük payı vardı... Artık yığınlar “tehlikenin farkına varıp” alanlara inmişti... Bu noktada sözü Prof. Dr. Sencer Ayata’ya bırakıyorum: “Yeni orta sınıfın siyaset sahnesinde görünmesi, iş dünyasının kurduğu bazı dengeleri de sarstı. Eğer mitinglere katılan vasıflı işgücü sistemden rahatsız olursa, siyasi istikrarı sağlamak zorlaşır. Hatta ekonomide ciddi üretkenlik ve verimlilik sorunları yaşanabilir. Oysa ki iş dünyası ekonomiyi büyüttüğü ve AB reformları konusunda gerekli adımları attığı ölçüde hükümetle iyi geçindi. Ama siyasi ve kültürel bakımdan paylaşımlar oldukça azdı. Şimdi mitingler bu dengeleri hangi yönde etkiler; onu beklemek gerekir. Ama medya üzerindeki etki daha çarpıcı oldu. Medya dünyası, varlıklılar ile varoşlar denilen kesim dışında büyük bir kitlenin var olduğunu, bu olaylar sonucu keşfetti. Bu geç fark etmede, siyasi olaylara yalnızca askersivil ilişkisi cephesinden bakmanın da etkisi vardı.” ૽૽૽ Alanları dolduran yüz binler (45 milyon) ne eskimiş yüzlerdir ne de tutucular... Onlar demokrasinin temelinin laiklik olduğunun bilincindeler. Onlar eğitimli. Onlar Türkiye’yi ve dünyayı yakından izliyor. Onlar çağdaş ve uygar. Din baskısı altında yaşamak istemeyen yüz binler 22 Temmuz’da sandığa gidecekler... Sandıktan “Cumhuriyetçiler, laik demokratik cumhuriyet sevdalıları, yurtseverler, merkez sol ve merkez sağ” çıkacak... Peki bu olup bitenlere varoşlar, üreticiler, halk ne diyor?.. Önümüzdeki günlerde anlatacağım. ᮣ Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin düzenlemeyi yeni Meclis’e bırakmayı planlayan AKP, yalnızca seçimlerin 4 yılda bir yapılması ve cumhurbaşkanı seçiminde toplantı yeter sayısının 184 olarak belirlenmesine ilişkin maddeleri TBMM’den geçirme hesapları yapıyor. nı veto etmesi durumunda cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini düzenleyen maddelerin paketten çıkarılabileceği, paketin yalnızca seçimlerin 5 yıldan 4 yıla düşürülmesi ve TBMM’deki tüm toplantı ve seçimlerde toplantı yeter sayısının 184 olarak aranmasına ilişkin maddeleriyle Meclis’ten geçirilebileceği dile getiriliyor. AKP, CHP’nin de desteğini alma hesabı yapıyor. Sezer’in paketin yalnızca cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine ilişkin maddelerini veto etmesi durumunda ise, bu maddelerin paketten çıkarılması ve seçimlerin 4 yılda bir yapılması ve cumhurbaşkanı seçiminde toplantı yeter sayısının 184 olmasına ilişkin maddelerin de 22 Temmuz’da yapılacak seçimler öncesinde yürürlüğe girebileceği dile getiriliyor. AKP, veto gerekçeleri doğrultusunda değerlendirme yaparak kararını verecek. AKP kulislerinde, vetonun ardından paketin gündeme alınmaması ve kadük olması da değerlendiriliyor. Sezer’in paketi 26 Mayıs’ta veto etmesi bekleniyor. AKP, bu durumda paketin 27 Mayıs’ta Anayasa Komisyonu’nda görüşülmesini planlarken, 28 Mayıs’ta TBMM Genel Kurulu’nda ilk tur, 31 Mayıs’ta da ikinci tur görüşmelerinin yapılmasını hedefliyor. AKP yönetimi, tüm milletvekillerine uyarıda bulunarak 3 Haziran’a kadar Ankara dışına çıkılmamasını istemişti. Anayasa değişikliği paketine destek veren Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın “AKP’nin anayasa değişikliği paketini bölmek istediği” yönündeki açıklamasının anımsatılarak, “AKP’den size böyle bir talep geldi mi?” sorusu üzerine, “Bize böyle bir talep gelmedi. İnşallah şakadır. Çünkü ikiyüzlülüğün çeşitli biçimlerini görmüştük ama üç yüzlülük, dört yüzlülük beş yüzlülük gibi çok yüzlülüğe de siyasetimiz alışık değildir. Bu kadarını bizim midemiz kaldırmaz” dedi. ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİ Solda Umut Yürüyüşü Ⅵ İstanbul Haber Servisi Türkiye’nin dört bir tarafından gelen üniversite öğrencilerinin oluşturduğu “Solda Umut Yürüyüşü” devam ediyor. 19 Mayıs tarihinde Samsun’dan başlayarak Ankara’ya kadar köy, kasaba ve kentleri yürüyerek geçen grup, yol boyunca yurttaşlar ve solun yerel önderleriyle görüşmeler yapıyorlar. Yürüyüşün temelini sol bir program oluştururken yürüyüşle ilgili ayrıntılara www.soldaumut.org adresinden ulaşılabiliyor. Yasama faaliyeti tartışmalı ᮣ Hukukçular, 16 Mayıs’a değin cumhurbaşkanı seçemeyen TBMM’nin anayasaya göre bir anlamda münfesih durumda olduğunu, dolayısıyla yasama faaliyeti yürütemeyeceğini savunuyorlar. IŞIK KANSU AKP’nin cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini de öngören anayasa değişikliğinin kadük olması bekleniyor. Hukukçular, 16 Mayıs’a değin cumhurbaşkanı seçemeyen Meclis’in anayasaya göre bir anlamda münfesih durumda olduğunu, dolayısıyla bundan böyle yasama faaliyetini yürütümeyeceğini savunuyorlar. Hukukçular, şu anda Çankaya’da beklemekte olan anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı tarafından Meclis’e geri gönderilmesi halinde, TBMM’nin bu tasarıyı yeniden görüşerek karara bağlama olanağına sahip bulunmadığını savunuyorlar. Prof. Dr. İbrahim Kaplan da Meclis’in şu anda bir anlamda münfesih durumda olduğunu değinerek “Seçim dönemine girildiği için yasama organının yasama faaliyetlerini sürdürmesi hem siyasi, hem de hukuk etiğine uygun düşmemektedir” görüşünü savundu. Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu da, önceki gün, “Anayasa mı değiştiriliyor, sistem mi?” başlıklı açık oturumda yaptığı konuşmada, “Anayasa değişikliği teşebbüsünün başarısız olacağı konusunda sizi temin ederim. Bugünkü anayasamız bu girişimi kadük hale getirecektir. Hiç şüpheniz olmasın, bu anayasa değişikliği bu dönem içinde çıkmayacaktır” dedi. ANAVATAN lideri Mumcu’dan AKP ve yandaşlarına: CHP’li Önder toprağa verildi Ⅵ SAMSUN (Cumhuriyet) Tedavi gördüğü İbni Sina Hastanesi’nde yaşamını yitiren CHP Samsun Milletvekili İlyas Sezai Önder, Samsun’da düzenlenen törenin ardından Bafra ilçesi Kolay beldesinde toprağa verildi. Önder için önce CHP Samsun İl Başkanlığı ardından da bir dönem görev yaptığı Samsun Adliyesi önünde tören düzenlendi. Törende Sezai Önder’in eşi Hatice Önder, çocukları İlyas, Muzaffer, Hüseyin ve Mürvet Önder, diğer sevenleriyle birlikte gözyaşı döktü. Çaldıklarına fetva veriyorlar, çapkınlıklarına nikâh kıyıyorlar ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) ANAVATAN Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, partisinin grup toplantısında dini kullanarak siyaset yapan kesimlere yüklendi. Bazı kesimlerin, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde, AKP’nin adayıyla ilgili kendisine “Bunlar dindar adamlar, niye oy vermediniz?” eleştirisinde bulunduğuna dikkat çeken Mumcu, “Bir kez daha söylüyorum; bunlara beytülmal emanet edilmez, tüyü bitmedik yetimin hakkı emanet edilmez” diye konuştu. Mumcu, son dönemde dinin, laikliğin tartışıldığına dikkat çekerek “Bu memlekette kim ‘Elhamdülillah Müslümanım’ diyorsa bilsin ki imanını Allah’a, dinini devlete borçludur. Müslümanım diyen kim varsa herkes aklını başını alsın” dedi. Mumcu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Deniz Feneri isimli derneğe operasyon yapıldı. Kanal 7 yöneticilerinin zimmetine milyonlarca Avro’yu hukuk dışı aktardıkları belgelendi. Milletin gıkı çıkmıyor. Bir tek ben mi biliyorum? Bu ülkede adına cemaat denen toplulukların sureti haktan görünüp milletten sadaka, zekât diye topladıkları paralarla faizcilik yaptıklarını bir tek ben mi biliyorum? İslami holdingler adı altında yüksek faiz getirileri yaparak kâr payı adı altında fakir fukaranın üç kuruşunun çalındığını bir tek ben mi biliyorum? Bunların bir tek marifeti var: Çaldıklarına fetva veriyorlar, çapkınlıklarına nikâh kıyıyorlar. Ve masum insanlarda din hakkında yanlış kanaatler oluşturuyorlar.” Mumcu, “Kendince din saydığı şeylerle devleti ele geçirmek isteyenlere söylüyorum. Hiç kimse Kabakçı hezeyanlarına kapılmasın. Osmanlı oyunu affetmez. Elinize üç kuruş para geçti, üç gazete iki televizyonunuz oldu diye devleti ele geçirme sevdasından vazgeçin” görüşünü dile getirdi. ‘Etiğe uygun değil’ Konuya ilişkin Cumhuriyet’in sorularını yanıtlayan emekli Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Güven Dinçer, anayasa uyarınca cumhurbaşkanı seçemeyen TBMM’nin derhal yenilenmesine karar verildiğini anımsatarak “TBMM’nin yenilenmesi, seçim süreci başlamıştır. Bu süreç içinde TBMM’nin kurumsal mevcudiyetinin devamı seçim süreci başladıktan yeni kanun çıkarmak, anayasa değişikliği yapmak, yani yasama görevini sürdürmek anlamı taşımaz” dedi. SBF öğretim üyesi Cevdet Sunay anıldı Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Türkiye Cumhuriyeti’nin 5. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, ölümünün 25. yıldönümünde, Devlet Mezarlığı’ndaki gömütü başında düzenlenen törenle anıldı. Törene, Sunay’ın yakınları, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Bülent Serim, hükümeti temsilen Bayındırlık ve İskân Bakanı Faruk Nafiz Özak, Ankara Vali Yardımcısı Celal Ulusoy, Garnizon Komutanı Korgeneral Saldıray Berk ile diğer ilgililer katıldı. Yargıtay’da kavga sürüyor Emekli Başsavcı Nuri Ok, Yargıtay Başkanı Osman Arslan’ın eleştirilerine mektupla yanıt verdi, YARSAV da Ok’un düşüncelerine katıldığını açıkladı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Emekli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, kendisine sert eleştiriler yönelten Yargıtay Başkanı Osman Arslan’a mektup gönderdi. Ok, “yeni bir Osman Arslan klasiğini ibret ve üzüntüyle” karşıladığını bildirdi. Ok mektubunda, “Yargıtay’ın büyüklüğü ve zarafetinin, üslubunuzu ve ortaya konan seviyeyi reddettiği görmezlikten gelinemez” dedi. Ok, şunları kaydetti: “7 Nisan’da düzenlenen ceza hukuku panelinde yaptığım konuşmada aynı eleştiriler, kabul anlamında sessizlikle karşılanırken bu kez mesleğe vedamla birleştirilen Yargıtay Başsavcılığı Onur Günü’nde yumuşatarak tekrarladığım eleştiriler dolayısıyla şahsıma da yönelik çok yüksek dozda tepki ve saldırıyı izah etmekte zorlandığımı söylemeliyim.” YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu da dün konuya ilişkin bir açıklama yaptı. Ok’un yaptığı konuşmadaki, “YARSAV’ın, Yargıtay Yasası’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tasarı’nın TBMM komisyon çalışmalarından dışlanmasıyla’’ ilgili sözlerini anımsatan Eminağaoğlu, “Sayın Ok’un konuşmasının YARSAV’la ilgili bölümleri gerçek durumla örtüşmekte ve YARSAV da bu düşüncelere katılmaktadır’’ dedi. hikmet.cetinkaya࠽cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 343 72 69 Nuri Ok. 23 Nisan’da Denizli’de gerçekleştirilen Kutlu Doğum Haftası etkinlikleriyle ilgili soruşturma bitti F16 düştü, pilotu yaralı kurtuldu Ⅵ KONYA (Cumhuriyet) Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan dün saat 10.30 sıralarında kalkan ve eğitim uçuşu yapan F16 savaş uçağı, merkez Selçuklu ilçesi Muhsine köyü yakınlarına, bilinmeyen bir nedenle düştü. Kazadan hemen önce paraşütle atlayan Pilot Yüzbaşı İlker Özbil yaralı olarak kurtuldu. Alternatif kutlama yapan görevlilere ceza ᮣ Denizli Vali Yardımcısı Mustafa Güney’e ‘yazılı uyarı’, İl Müftüsü Mehmet Köse’ye ‘uyarı’, Tavas İlçe Müftüsü Duran Turgut’a ise 1 yıl ‘kademe ilerlemesinin durdurulması’ cezaları verildi. DENİZLİ (Cumhuriyet) 23 Nisan etkinliklerine alternatif olarak yapıldığı ileri sürülen Kutlu Doğum Haftası kapsamında Denizli’de gerçekleştirilen etkinliklere ilişkin idari soruşturma tamamlandı. Genelkurmay Başkanlığı tarafından 27 Nisan gecesi yayımlanan bildiride de yer alan etkinlikler için sorumlu görülen görevliler hakkında çeşitli idari cezaların uygulandığı açıklandı. Denizli Valiliği, Denizli Belediyesi ve İl Müftülüğü tarafından düzenlenen Kutlu Doğum Haftası etkinliği ile Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde, Atatürk İlköğretim Okulu’nda kadınlara vaaz verilmesi ve dini söyleşi yapılmasıyla ilgili başlatılan incelemenin tamamlandığını açıkladı. Buna göre, Vali Yardımcısı Mustafa Güney’e “yazılı uyarı”, İl Müftüsü Mehmet Köse’ye “uyarı”, Tavas İlçe Müftüsü Duran Turgut’a 1 yıl “kademe ilerlemesinin durdurulması” cezaları verildi. Ayrıca Turgut’un Manisa’nın Demirci ilçesine atandığı bildirildi. Nikfer’deki Atatürk İlköğretim Okulu Müdürü Ali Rıza Onbaşıoğlu’na kınama cezası verilirken, okuldaki görevinden alınarak Baharlar İlköğretim Okulu Müdürlüğü’ne atandı. Denizli Belediyesi önündeki kutlama programında ilahi okunmasını kişisel girişimiyle ilave ettirdiği belirtilen Bereketler Camisi imam hatibi Hasan Koç’a da kınama cezası verildiği bildirildi. Öte yandan, Denizli’de, “Dinin Direği Namaz” adlı kitabın dağıtıldığı Yeşilköy İbrahim Cengiz Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nun Müdür Yardımcısı Mehmet Yıldız’ın görev yeri değiştirildi. Yıldız’ın merkeze bağlı Akkale beldesindeki Ahmet Gökşin İlköğretim Okulu’na müdür yardımcısı olarak atandığı belirtildi. CUMHURİYET 05 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog