Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 23 MAYIS 2007 ÇARŞAMBA 14 KÜLTÜR kultur࠽cumhuriyet.com.tr Festivalde, Fatih Akın ve Semih Kaplanoğlu’nun filmleri izleyiciyle buluşuyor DEFNE GÖLGESİ TURGAY FİŞEKÇİ ‘Yumurta’ Cannes’a gelince VECDİ SAYAR Fethi Naci’nin 80 Yılı Geçen pazartesi günü Türkiye Yazarlar Sendikası’nın girişimiyle Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde Fethi Naci’nin 80. yaşı kutlandı. Konuşmacılar onun edebiyat yaşamının ve kişiliğinin farklı özelliklerine değindiler. Çağdaş edebiyatımız içindeki önemini vurguladılar. Bizim edebiyat geleneğimizde ta Namık Kemal’den beri yazarların yaşamlarında ve yaratı dünyalarında siyasetle edebiyat iç içedir. Cumhuriyetle birlikte bu özellik daha da güçlenerek sürmüştür. Kimi dönemlerde yazarlar arasında yargılanmamış, hapse girmemiş birini bulmak, güç bulunur bir özelliğe dönüşmüştür. Fethi Naci’nin de bu gelenek içinde önemli bir yeri olduğu söylenebilir. Yazarlığa başladığı ilk yıllarda Şükran Kurdakul’la birlikte edebiyatla siyasetin koşut yürütüldüğü “Yeryüzü” ve “Beraber” dergilerini yayımladığını görüyoruz. 1962’de Türkiye İşçi Partisi’ne giren Fethi Naci, yine edebiyatla siyaseti yan yana yürüttü. Bu yılların en etkili siyasal dergilerinden “Yön” ve “Ant”ın sanat sayfalarını yönetti. 1965’te Gerçek Yayınevi’ni kurduğunda yayımladığı ilk kitap kendi yazdığı Azgelişmiş Ülkeler ve Sosyalizm’di. Ardından başlattığı “100 Soruda” dizisiyle siyasal ve kültürel uyanışa katkılar yapan önemli kitaplar yayımladı. Yine bu yıllarda onu bir başka eylemin içinde DİSK’te eğitimci olarak görüyoruz. Yıllar boyu sendikalı işçilere ekonomi politik dersleri verdi. 1980’lerde roman eleştirmeni kimliği öne çıktı. 1981’de yayımladığı Türkiye’de Roman ve Toplumsal Değişme adlı incelemesi, toplumsal değişim süreçlerinin çağdaş romanımıza nasıl yansıdığını göstermesiyle benzersiz bir örnek olarak edebiyat tarihimizde yerini aldı. 2000 yılında genişleterek 100 Yılın 100 Romanı adını verdiği bu anıt çalışma yanında Reşat Nuri, Yaşar Kemal, Sait Faik üstüne de kapsamlı inceleme kitapları yayımladı. Dergilerde yayımladığı “Eleştiri Günlüğü” ile edebiyat sorunlarını canlı tutan, tartışan eleştirmen olma özelliğini hep korudu. Dönüp Baktığımda ve Dünya Bir Gölgeliktir adlı anı kitaplarında ne denli duyarlı bir yazar olduğunun pek çok örneğini veren yürek burkan satırlar yazdı. “Eleştiride 40 Yıl” (1993) adlı yazısını, bütün yaşam ve edebiyat mücadelesini özetledikten sonra şöyle sonlandırıyordu: “Kırk yılın sonunda şöyle bir durup düşündüğümde... Sosyalizmin insanoğlunun yaratabildiği en güzel gerçekleşebilir düş olduğuna, dünyanın gençliği olduğuna inanıyorum. Reel sosyalizmin çöküşünün nedenlerini açıklayabiliyoruz. Burjuva demokratik özgürlüklerin, evrensel özgürlükler olduğunu artık biliyoruz. Edebiyata, eleştiriye gelince... Böylesine batakta, böylesine çürümüş bir toplumda öbür toplumsal etkinlikler ne durumdaysa edebiyat da o durumda...” Son seçimlerde Özgürlük ve Dayanışma Partisi, kendisini memleketi Giresun’dan aday gösterince, yine o düşün peşinde memleketine gidip kahve toplantıları düzenlemiş, sokaklarda bildiriler dağıtmıştı. Eleştiri tarihimizde Fethi Naci, öznel yargılarla nesnel tutumu bir arada kullanabilmesiyle de önemli bir yere sahiptir. Düşüncelerinde son derece tutarlı, ödünsüz bir eleştirmen olmasına karşın dili günlük yaşamın neşesiyle tatlanmıştır. Bu yüzden bir eleştirmenden çok, tiryakisi olunacak bir deneme yazarı gibi okuru kendine bağlar. Bir kitap üstüne yazarken, o gün yediği bir yemekten, yüzdüğü denizden, sokakta rastladığı birinden de söz açarak hayatla edebiyat arasındaki o hep süregelen canlı bağı diri tutar. Fethi Naci’nin 80 yılık yaşamı, büyük mücadelelerin, büyük dostlukların, büyük hayatların çok renkli bir örneği olarak unutulmazlar arasında yerini koruyacak. turgay@fisekci.com Sahne sanatları buluşması başladı Kültür Servisi Çağdaş Gösteri Sanatları Girişimi (ÇGSG) Sahne Sanatları Buluşması dün Tuğçe Tuna Proje Topluluğu’nun ‘Düşünme Fobisi’ adlı gösteriyle Oyun Atölyesi’nde başladı. Bugün saat 20.30’da Tiyatro Tem’in ‘3. Riçırd Faciası’ oyunuyla sürecek olan etkinlik kapsamında yarın akşam saat 20.30’da 22/11Proje Topluluğu’nun ‘Sıfırla Böl’, 9Altı Proje Topluluğu’nun ‘Camadımlar’, 25 Mayıs akşamı saat 20.30’da BİLSAK Tiyatro Atölyesi’nin ‘Evcimen/Kabil’, 26 Mayıs akşamı saat 20.30’da Taldans’ın ‘Sek Sek’, 27 Mayıs akşamı saat 20.30’da Emre Koyuncuoğlu’nun ‘Arıza’, 28 Mayıs akşamı saat 20.30’da Çıplakayaklar Kumpanyası’nın ‘Mehmet Barış’ı Seviyor’ adlı oyunları sahnelenecek. 29 Mayıs akşamı saat 19.00’da Prof. Dr. Metin Balay’ın ‘Anlatı ve Anlatı Oyunculuğu’ konulu seminerinin yer alacağı etkinlikler, 30 Mayıs akşamı saat 20.30’da Tiyatro Oyunevi’nin ‘Tol’, 31 Mayıs akşamı saat 20.30’da Mustafa Sekmen’in ‘Neden’, 1 Haziran günü saat 20.30’da Tiyatro Oyunevi’nin ‘Yalnızlıklar’ adlı oyunlarının sahnelenmesinin ardından 2 Haziran günü saat 14.00’te Dr. Türel Ezici’nin ‘Çağdaş Gösterim Sanatlarında Anlatı ve Taklit Geleneği’ konulu semineri, saat 17.00’de de ‘Anlatı Geleneği ve Çağdaş Uygulamaları’ başlıklı forumla sürecek. Etkinlik, 3 Haziran akşamı saat 20.30’da Hareket Atölyesi’nin ‘İnsanlık Hali’ adlı oyununun sahnelenmesiyle sona erecek. (0 216 345 39 39) 28 Mayıs akşamı saat 20.30’da Çıplakayaklar Kumpanyası’nın ‘Mehmet Barış’ı Seviyor’ adlı oyunu sahnelenecek. ki Türk yönetmeninin, Fatih Akın ve Semih Kaplanoğlu’nun Canİ nes’ın en prestijli iki bölümüne seçilmiş olması bile tek başına sinemamız adına sevindirici bir gelişmeydi. Akın’ın filmini bugün izleyeceğiz. Kaplan’ın filmi ‘Yumurta’ ise dün gösterildi. ‘Yumurta’nın, ‘Yönetmenlerin Onbeş Günü’ bölümünde şu ana dek gösterilen filmler içinde en beğenilenlerden biri olduğuna kuşku yok. Hatta, yarışmadaki pek çok filmden daha iyi olduğunu söyleyebilirim. İlk filmi ‘Herkes Kendi Evinde’ ile anlamlı bir çıkış yapan Kaplanoğlu, yurtdışında ödüllendirilmesine karşın, bizim pek fazla ilişki kuramadığımız ikinci filmi ‘Meleğin Düşüşü’nden sonra, üçüncü filminde sinematografik kariyerinin en tutarlı yapıtını ortaya koyuyor. ‘Yumurta’yı, Türkiye’de son dönemde hızla değişen taşrayı anlatan bir üçlemenin sonuncu filmi olarak tasarlamış Kaplanoğlu. Son yıllarda insanımızı folklorik özelikleri ile değil, evrensel boyutları ile anlatmakta önemli bir başarı çizgisi yakalayan Türk sinemasının yeni ve iddialı bir ürünü ‘Yumurta’. Avrupa ülkelerindeki sanat ve deneme sineması tutkunlarının ilgisiz kalmayacağını şimdiden söyleyebilirim. Taşranın dingin yaşamı içinde gizli olan değişim sancılarını yansıtmak üzere yola çıkan yönetmen malzemesini iyi tanıyor. Çerçevelerinden oyuncu seçimine, tüm sinematografik öğeleri taşra insanının yalnızlığını, ‘ruh tedirginliğini’ yansıtmak üzere başarı ile kurguluyor. Büyük kentte yaşayan 3540 yaşlarında bir şairin annesi ile ilişkisi bağlamında, Filmin başrollerini Nejat İşler ve Saadet Işıl Aksoy üstleniyor. aydının kökenleri ile hesaplaşmasını anlatıyor Kaplanoğlu. Ama, filmin girişinde uzun bir yoldan gelip, puslu bir manzara içinde yitip giden imge dışında anneyi göremiyoruz. Anlaşılan, üçlemenin ilk iki bölümünde anne, yalnızca geride bıraktığı anılarla değil, fiziki varlığı ile de karşımızda olacak. Kaplanoğlu, üçlemenin ikincisinde kahramanının 18 yaşına gidecek, anneden ayrılıp, büyük kente göçtüğü zamana… En son çekeceği, üçlemenin ilk filminde ise, kahramanımızın 6 yaşında, babasının ölümü sonrası annesi ile yaşadığı katı ilişkiyi anlatacak. İLM GENİŞ BİR KİTLEYE SESLENİYOR ‘Yumurta’ çeşitli metaforlar, saklı anlamlar içeren ki bunların üçlemenin öteki bölümlerinde çözümleneceği anlaşılıyor bir film. Geniş kitleye seslenen bir film olmayacağı ortada. Ama, seçtiği yolda önemli bir başarıyı yakaladığı kanısındayım. Bunda, sözel anlatımdan çok görsel anlatımı yeğleyen senaryonun (Semih F Kaplanoğlu ve Orçun Köksal), görüntü yönetmeni Özgür Eken’in ve özellikle filmin başrollerini üstlenen iki oyuncunun, Nejat İşler ve Saadet Işıl Aksoy’un rolü büyük. Nejat İşler, tüm klişelerin dışısında, son derece inandırıcı bir oyunculuk sergiliyor. Saadet Işıl Aksoy’un da sinemada geleceği olan bir oyuncu olduğunu söylemek isterim. Filmin afişini gördüğümde ‘Bu kız bakmasını biliyor’ demiştim. Filmi izlerken, bu düşüncemin pekiştiğini söylemeliyim. Filmin bir başyapıt olduğunu söyleyecek değilim. Kimi zaman, ‘sanat filmi’ eleştirmenlerinin beğenilerine hitap eden aşırı bir ‘farkındalık’ hissetmedim değil. Ama, üçlemenin diğer bölümlerinde Kaplanoğlu’nun özgün sesini tam olarak yakalayacağını hissediyorum. Şairi, doğa ile, içgüdüleri ile karşı karşıya getiren köpekli sahne filmi izlemeyenlere fazlaca ipucu verip bu sahnenin büyüsünü bozmak istemem bu sesin güçlü biçimde duyulduğu bir sahneydi. Üçlemenin finalinin yalınlığı ve içerdiği umut da filmin başka bir artısı. TEŞEKKÜRLER CUMHURİYET GAZETEMİZ, TEŞEKKÜRLER KANALTÜRK, TEŞEKKÜRLER SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ, TEŞEKKÜRLER YAĞMUR, ÇAMUR, KIZGIN GÜNEŞ DEMEDEN “GÜZEL GÜNLER GÖREBİLMEK” İÇİN, ÇOCUKLARININ GELECEĞİNİ KARARTAN KARANLIKLARI BAŞIMIZDAN KOVABİLMEK İÇİN YORGUNLUK NEDİR BİLMEDEN ŞEHİRDEN ŞEHİRE AKIN EDEN, TÜM DÜNYAYA BİRLEŞMENİN ÖNEMİNİ GÖSTEREN GÜZEL İNSANLAR... TEŞEKKÜRLER CHP, TEŞEKKÜRLER DSP, TEŞEKKÜRLER TÜRKİYE NİCE AYDINLIK GÜNLERE... ÇAĞDAŞ EĞİTİM VAKFI 68 Kuşağının değerli öğretmeni, devrimci savaşımın sevgili ağabeyi SÜLEYMAN ÜSTÜN’ü yitirmiş olmanın acısını tüm aile ve dostlarıyla paylaşırız. 68’LİLER BİRLİĞİ VAKFI T.C. MARMARA EREĞLİSİ İCRA DAİRESİ’NDEN GAYRİMENKUL AÇIK ARTIRMA İLANI 2006/199 Tal. Satılmasına karar verilen gayrimenkulun cinsi, kıymeti, adedi, evsafı: Tekirdağ İli, Marmara Ereğlisi ilçesi, Yeni Çiftlik köyü, Denizboyu Mevkiinde kain, 30 Pafta, 5707 Parsel sayılı, 45034 m2 miktarlı taşınmazın kat irtifakına ayrılan 4/878 arsa paylı zemin kat 34 nolu meskenin tamamının satışı yapılacaktır. İmar Durumu: Yeni Çiftlik Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nün 02.11.2006 tarihli yazılarında; Taks: 0.20, Kaks: 0.40 Bina Yüksekliği : 6.50 m, İnşaat Nizamı: Ayrık, Ön Bahçe Mesafesi: 5.00 m, Arka Bahçe Mesafesi: 3.00 m, Komşu Bahçe Mesafesi: 3.00 m denmektedir. Satılacak Taşınmaz: 4/878 arsa paylı zemin kat 34 nolu mesken, Kaptan Contry Tatil Sitesinde yer almaktadır. Site yörenin en güzel ve en lüks sitelerindendir. Taşınmazın bulunduğu site çok güzel bakımlı bir tatil köyü hüviyetindedir. Tüm sosyal tesisleri mevcuttur. Bahçe düzenlemesi son derece güzeldir. Taşınmaz 125 m2 inşaat alanına sahiptir. Bayındırlık İskan Bakanlığının, 2006 yılı yapı yaklaşık birim maliyetine göre III. sınıf A grubu yapılara girmektedir. Binanın yıpranma payı %5 olarak bilirkişilerce kanaat edilmiştir. Zemin kat 34 nolu meskenle taşınmaz değeri birlikte Muhammen Bedeli: 142.245,64.YTL olarak kıymetlendirilmiştir. Satış Şartları: 1 Satış Gayrimenkul 10/07/2007 SALI günü Saat 14.00’den 14.10’a kadar Marmara Ereğlisi İcra Müdürlüğü’nde açık artırma suretiyle yapılacaktır. Bu artırmada tahmin edilen kıymetin %60’ını ve rüçhanlı alacaklılar varsa alacakları mecmuunu ve satış masraflarını geçmek şartı ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alıcı çıkmazsa en çok artıranın taahhüdü baki kalmak şartıyla 20/07/2007 CUMA günü aynı yer ve saatlerde ikinci artırmaya çıkarılacaktır. Bu artırmada da bu miktar elde edilememişse gayrimenkul en çok artıranın taahhüdü saklı kalmak üzere artırma ilanında gösterilen müddet sonunda en çok artırana ihale edilecektir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin %40’ını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka, paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşecektir. 2 Artırmaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen kıymetin %20’si nispetinde pey akçesi veya bu miktar kadar banka teminat mektubunu vermeleri lazımdır. Satış peşin para iledir, alıcı istediğinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Tellaliye resmi, damga vergisi, KDV, tapu harç ve masrafları alıcıya aittir. Birikmiş vergiler satış bedelinden ödenir. 3 İpotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin (*) bu gayrimenkul üzerindeki haklarını hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını dayanağı belgeler ile on beş gün içinde dairemize bildirmeleri lazımdır. Aksi takdirde hakları tapu sicili ile sabit olmadıkça paylaşmadan hariç bırakılacaklardır. 4 İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacaklardır. İhale fark ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın Dairemizce tahsil olunacak, bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden ödenecektir. 5 Şartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açık olup masrafı verildiği takdirde isteyen alıcıya bir örneği gönderilebilir. 6 Satışa iştirak edenlerin şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacakları, başkaca bilgi almak isteyenlerin 2006 / 199 Tal. sayılı dosya numarasıyla Müdürlüğümüze başvurmaları ilan olunur. Taşınmazda daha sonra meydana gelecek değişiklikler ihale alıcısı tarafından kabul edilmiş sayılacaktır. İşbu ilan tebliğ yapılamayan diğer ilgililer için tebliğ hükmündedir. (İİK. 126) (*) İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir. (Basın: 26947) CUMHURİYET MAHALLESİ’NDE SAHİBİNDEN 800 m2 BAHÇE İÇERİSİNDE YAZKIŞ OTURUMA HAZIR SATILIK LÜKS VİLLA 0532 277 84 76 Nüfus cüzdanımı kaybettim. Hükümsüzdür. ERKAN İŞLEYEN CUMHURİYET 14 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog