Bugünden 1930'a 5,465,331 adet makale



Katalog


«
»

5 KASIM 2007 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Nükleer Santral Yasası çıkmadan birçok firma küçük santral kurabilmek için kulis yapmaya başladı 3 AYDINLANMA EMRE KONGAR Çantacı nükleerciler işbaşında ᮣ Çantasını kapanların kurumun kapısını çaldığını belirten TAEK Başkanı Oktay Çakıroğlu, “Köşe başına santral kuralım diyenler var. Hiçbir şekilde bir prototipi dahi yapılmamış, kâğıt üzerinde tasarımı olan santrallar var. Bunları Türkiye’de denemeye kalkışanlar var” diye konuştu. CHP’li Tacidar Seyhan ise “Korkuyorum ki, küçük küçük nükleer santrallar özel sektörün elinde kurulacak. Bir tane kuruldu mu bu ülkede, artık tutamazsınız” dedi. EMİNE KAPLAN ANKARA AKP hükümeti, tüm uyarılara karşın nükleer santral kurulması sürecini hızlandırmaya çalışırken, daha yasa TBMM’den çıkmadan “çantacı” olarak nitelendirilen birçok firma küçük nükleer santral kurmak için kulis yapmaya başladı. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Oktay Çakıroğlu, “Çantasını kapan geliyor, köşe başına santral kuralım diyenler var” dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Türkiye’de nükleer santral kuracak firmaların ürettiği elektriği yurtdışına satabileceğini söyledi. Nükleer Santral Yasası, geçen haftalarda TBMM Sanayi ve Ticaret Komisyonu’nda bazı değişiklikler yapılarak kabul edildi. TAEK Başkanı Çakıroğlu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Güler’in komisyon tutanaklarına yansıyan açıklamaları, Türkiye’nin ne kadar risk altında olduğunu gözler önüne serdi. ÜRKİYE NÜKLEER ‘T SANTRAL ÇÖPLÜĞÜ OLACAK’ CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan, Türkiye’ye nükleer santral pazarlamak isteyen firmaların girişimlerde bulunduğu yönünde kendilerine bilgiler geldiğini belirtirken “Küçük küçük bazı şirketlerin de talepleri var. Bu kanun düzeltilsin istiyorlar. Korkuyorum ki, küçük küçük nükleer santrallar özel sektörün elinde kurulacak. Bir tane kuruldu mu bu ülkede, artık tutamazsınız. Küçük küçük çantacı santralların kurulması, Türkiye’nin bir nükleer santral çöplüğüne, mezarlığına dönüşmesi endişemiz var” dedi. AEK: ÇANTASINI T KAPAN GELİYOR TAEK Başkanı Çakıroğlu, milletvekillerinin eleştirilerini yanıtlarken “Biz kriterleri belirledik. Buradan haklı olarak endişeler dile getirildi. Mesela küçük santrallar var. Çantasını kapan gelebiliyor. Bize daha çok geliyorlar. Köşe başına santral kuralım diyenler var. Hiçbir şekilde bir prototipi dahi yapılmamış, kâğıt üzerinde tasarımı olan santrallar var. Bunları Türkiye’de denemeye kalkışanlar var” diye konuştu. Çakıroğlu, TAEK olarak bu tip başvuruları önleyecek ölçütlerin belirlendiğini belirtti. Komisyonda görüşmeler sonrasında, özel sektöre teşvikler ve alım garantisi sağlanmadan nükleer santral kurabilme olanağı tanınırken, bu düzenleme ile nükleer santralın Türkiye’de kurulması, elektriğinin ise yurtdışına satılmasının yolunun açıldığı dile getirildi. Erdal İnönü: Bir Aydınlanma Ürünü ve Örneği Bu sütunun adını, Cumhuriyet’te bana muntazam yazma onuru verildiği zaman, İlhan Selçuk koymuştu: “Aydınlanma”. ૽૽૽ Günümüzde, gençliğin “örnek alacağı” “model insanlar” artık pek kalmadı. Gençler ya “popçuların” ya da “topçuların” izinden gitme eğiliminde. Sanatı ya da sporu hiç küçümsemediğimi, futbolu, popüler müziği ve popüler kültürü önemsediğimi değerli okurlarım çok iyi bilir. Ama bugün spor adına ortalıkta dolaşan topçu, ya da sanat adına popçu olarak ün kazanmış kişilerin “gençlere yol gösterici olma özelliği” taşımadıklarını, hatta tam tersine, sözleri ve hareketleri ile onlara “kötü örnek” olduklarını düşünüyorum. ૽૽૽ İşte Erdal İnönü, toplumumuzda artık nesli tükenen “model insanlardan” biriydi. ૽૽૽ Erdal İnönü, kimdi, neydi? Neyin modeliydi? Kimler için modeldi? ૽૽૽ Erdal İnönü, sözcüğün gerçek anlamıyla, büyük harfle, bir “İnsandı”. Genel olarak bütün insanlık için bir modeldi. Özel olarak Türk insanı için, başta gençler olmak üzere, bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için bir örnekti. ૽૽૽ Türkiye’deki Aydınlanma sürecinin ürünüydü. Cumhuriyet’in ilanından üç yıl sonra doğmuş, Atatürk Devrimlerinin getirdiği toplumsal ve kültürel yapının içinde ve bu devrimlerin coşkusuyla oluşan ortamda yoğrulmuştu. Mustafa Kemal Atatürk’ün Aydınlanma Devriminin, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin, “insan ve vatandaş olarak” modeliydi. ૽૽૽ Bir aydındı, bütün aydınlar için bir modeldi. Bir eşti, bütün eşler için bir modeldi. Bir biliminsanıydı, bütün biliminsanları için bir modeldi. Bir politikacıydı, bütün politikacılar için bir modeldi. Bir siyasal liderdi, bütün siyasal liderler için bir modeldi. ૽૽૽ Çok çalışkan ve çok üretkendi. Son nefesine kadar sürekli okudu, çalıştı, üretti. Çok bilgiliydi. Sadece kendi alanları olan fizikte ve matematikte değil; tarihte, felsefede ve edebiyatta da büyük bir birikimi vardı. İnce ve keskin bir zekâ, mizahi bir bakış sahibiydi. Bunları, başta kendisine olmak kaydıyla, olaylara ve insanlara hem gerçekçi, hem de eleştirel bir yaklaşımla geliştirmişti. Çok sabırlı, çok müsamahalı ve çok kararlıydı. Bu özelliklerini insan doğasını ve toplum yapısını iyi anlamaya çalışarak, karar vermeden önce ince eleyip sık dokuyarak, koşulları ve insanları derinliğine çözümleyerek, ama karar verdikten sonra bu kararından dönmeyerek geliştirmişti. ૽૽૽ Onu “Aydınlanma Devriminin bir ürünü”, bu devrimin bir “model insanı” yapan temel özelliği, “Bilimin yol göstericiliğine” olan inancıydı. ekongar@cumhuriyet.com.tr; www.kongar.org Burhan Felek anıldı Ⅵ İSTANBUL (AA) Türk basınının önde gelen kalemlerinden ve eski Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) başkanlarından Burhan Felek, ölümünün 25’inci yılında Karacaahmet Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Felek’in kabrine çiçeklerin konulduğu anma töreninde konuşan TGC Başkanı Orhan Erinç, Burhan Felek’in sadece gazetecilik açısından değil, örgütçülük konusunda da önemli bir insan olduğunu belirtti. “Bugün ifade özgürlüğü konusunda mesleğimizi yerine getiremiyoruz’’ diyen Erinç, Başbakan ve ilgili bakanın bu konudaki uygulamalarının sansür niteliğini taşıdığını ifade etti. Düğün kan gölüne döndü Ⅵ İSTANBUL (AA) Zeytinburnu’nda yapılan bir düğünde taraflar arasında çıkan silahlı ve bıçaklı kavgada 8 kişi yaralandı. Gülseren İ. ile Serhan S’nin düğünü sırasında taraflar arasında çıkan tartışma büyüyerek, silah ve bıçakların da kullanıldığı kavgaya dönüştü. Silahla ağır yaralanan Şahin Pala ile bıçakla yaralanan yedi kişi çeşitli hastanelerde tedavi altına alındı. Kız tarafının düğünden vazgeçmesine rağmen damat tarafının gelini alarak salona götürdüğü, gelinin annesinin ise bunun üzerine kızını zorla düğüne götürdükleri gerekçesiyle şikâyetçi olduğu, düğün öncesinde çıkan tartışmanın düğün sırasında da devam ettiği ve sonuna doğru silahlı ve bıçaklı kavgaya dönüştüğü ifade edildi. Malatya’da rehine operasyonu Ⅵ MALATYA (AA) İstanbul’dan fidye için kaçırıldığı bildirilen bir kişinin Malatya’da tutulduğunu tespit eden polis operasyon düzenledi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün fidye için kaçırılan İ.İ’nin (32) Malatya’da tutulduğunu bildirmesi üzerine Malatya Emniyet Müdürlüğü ile ortak yürütülen çalışmada Yeşilyurt ilçesinde bulunan bir eve operasyon düzenlendi. Operasyon sonucu rehine kurtarılırken olayın şüphelileri M.E. (30), E.T. (34), E.K. (33) ve B.A. (32) gözaltına alındı. Alınan ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklandı. ‘Tiyatrolarımızı yıktırmayız’ Karanlığa Karşı Sanat Cephesi üyeleri, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkılmasını düzenledikleri meşaleli, fenerli yürüyüşle protesto etti. Muhsin Ertuğrul Sahnesi önünde bir araya gelen ve aralarında Kültür SanatSen, Nâzım Hikmet Kültür Merkezi, 68’liler Birliği Vakfı’nın da bulunduğu Karanlığa Karşı Sanat Cephesi üyeleri Atatürk Kültür Merkezi’ne (AKM) kadar “Tiyatrolarımızı yıktırmayız”, “Okulumu, tiyatromu, evimi rahat bırak”, “Gelin karanlığa karşı birlikte ışık olalım” pankart ve dövizleriyle yürüdü. Ellerindeki meşalelerle “AKP karanlığını” aydınlatmaya çalıştıklarını belirten tiyatro sanatçıları ıslıklarıyla da Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a tepkilerini gösterdiler. (Fotoğraf: BURAK ALİÇAVUŞOĞLU) Hızlı tren, tarihi gün yüzüne çıkardı Ⅵ ESKİŞEHİR (AA) Eskişehir’in İnönü ilçesinde devam eden hızlı tren hattı çalışmaları sırasında rastlanan MÖ 6. yüzyıla ait tümülüs ve mezarlığın kazı çalışmaları sona erdi. Anadolu Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Ahmet Oğuz Alp, tümülüse ve mezar alanına hızlı tren hattındaki hafriyat çalışmalarında rastlandığını anımsatarak, mezarların iki grup halinde olduğunu saptadıklarını kaydetti. Tümülüsün 18 metre çapında olduğunu ifade eden Alp, şöyle konuştu: “Steller (mezar başlıkları) MÖ 6. yüzyılın sonuna ait. Bunlar bölgede tespit edilen tek örnek. Mezarlığa yakın yerleşim yeri olup olmadığı konusunda çalışmalarımız da olacak. Bir aydır burada çalışıyoruz. Kazılar bitti. Buluntuları Arkeoloji Müzesi’ne taşıyacağız. Mezarlardan bronz küpe, bilezik ve kolyeler çıktı.’’ YURTTAŞLAR NEREYE BAŞVURACAKLARINI BİLMİYOR ‘Organ bağışında organizasyon eksik’ HİCRAN ÖZDAMAR Iglesias İstanbul’u coşturdu Ⅵ İSTANBUL (AA) İspanyol şarkıcı Enrique Iglesias, “Insomniac’’ adlı albümünün dünya turnesi kapsamında İstanbul’da konser verdi. Abdi İpekçi Arena’da verdiği konserde son albümünde yer alan parçalarını seslendiren Enrique Iglesias’ı çok sayıda müziksever coşkuyla izledi. Arkadaşlarımızın mutlu günü Gazetemizin yazıişleri editörü Ayça Bilgin ile foto muhabiri Uğur Demir evlendiler. Beşiktaş Evlendirme Dairesi’nde kıyılan nikâhta çiftin şahitliklerini Neslihan Tüntül ile Mahmut Gündüz yaptı. Arkadaşlarımıza ömür boyu mutluluklar dileriz. İZMİR Türkiye’nin organ nakillerinde dünya standartlarını yakaladığı, ancak kadavradan nakillerin hâlâ yetersiz olduğu vurgulandı. Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Koordinatörleri Kurulu Başkanı ve Ege Üniversitesi (EÜ) Organ Nakli Koordinatörü Dr. Ata Bozoklar, sağlık sisteminin iyi çalışmadığını belirterek “Bağış konusunda halkımızın bilinçsiz olduğunu söyleyemeyiz. Asıl sorun organizasyon eksikliğidir” dedi. Ülke genelinde yoğun bakım sistemlerinin iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Bozoklar, kişinin evinde ölmesi durumunda organların kullanılamayacağını anımsattı. Halkı bilinçlendirmek adına son yıllarda önemli kampanyalar yürütüldüğünü kaydeden Bozoklar, “Nakillerde dünya standartlarını yakaladık. Hatta bazı ülkelere göre çok iyiyiz. Ancak kadavradan nakil konusunda gerideyiz. Organ bulmada sıkıntı yaşıyoruz. Bu da sağlık sisteminin iyi çalışmadığının bir göstergesidir. Yoğun bakımların artırılması ve iyileştirilmesi gerekiyor. Koordinatörlük sistemi devreye alınmalıdır, hasta öldükten sonra yakını nereye başvuracağını bilemiyor” diye konuştu. EVLET ÜSTÜNE DÜŞENİ ‘D YAPMALI’ Bu konuda devletin üstüne düşeni yapması gerektiğini belirten Bozoklar, şunları söyledi: “Hasta yakınlarının yüzde 40’ı organ bağışlıyor. Bu dünya standartlarındadır. Organizyonun iyi olması olumlu sonuçlar ortaya çıkarıyor. Toplumun yapılan yayınlar ve bilgilendirmelerle duyarlılığı artıyor. Devletin içinde yer aldığı bir sistem oluşturulmalı. Koordinatörlük kavramı iyice yerleşerek böyle bir kadro tahsisi yapılmalıdır.” Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Dr. Nüket Çelik de hastane önünde İzmir Atatürk Lisesi öğrencileriyle birlikte organ nakli standı kurdu ve konuyla ilgili yurttaşlara broşürler dağıttı. İZMİR’DE KATLİAM: 4 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ İZMİR (AA) İzmir’in Hatay semtindeki bir evde 1’i kadın 4 kişi, bir arkabaraları tarafından başından vurularak öldürüldü. Bir ihbar üzerine Hatay semti Poligon mevkisinde 52/12 sokak 19 numaralı eve gelen polis ekipleri, akraba oldukları öğrenilen 1’i kadın 4 kişinin, tabancayla başlarından vurularak öldürülmüş olduğunu gördü. Evde yaralı olarak bulunan Elif Yumerof adlı kadın ise hastaneye kaldırıldı. Soruşturmayı yürüten ekipler, cesetlerin, evsahibi Yusuf Aygör, Ömer Şükrü Yumerof, Cennet Gündüz Tüfenkçioğlu ve eşi Uğur Tüfenkçioğlu’na ait olduğunu belirledi. Polis ekipleri, yaptığı araştırma sonucu olay yerinden kaçan zanlının Uğur Tüfenkçioğlu’nun bacanağı İ.V. olduğunu belirledi. Tüfenkçioğlu ile aralarında husumet bulunduğu kaydedilen İ.V . akşam saatlerinde polise teslim oldu. CUMHURİYET 03 CMYK
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog