Bugünden 1930'a 5,439,041 adet makale



Katalog


«
»

26 KASIM 2007 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Dışişleri Bakanı Babacan, AKP’li milletvekillerine sınır ötesi operasyon konusunda bilgi verdi: 5 Zaman ve kapsam belirsiz EMİNE KAPLAN KIZILCAHAMAM AKP’nin Kızılcahamam kampına tezkere ve sınır ötesi operasyon konuları damgasını vurdu. Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Kuzey Irak yönetiminin terörle mücadele konusunda Türkiye’nin yanında olması için ikna edildiğini belirterek, “Artık Türkiye’nin yanındalar. Terörle mücadelede Türkiye ile birlikte hareket ediyorlar” dedi. Bazı Güneydoğulu milletvekilleri, operasyon uyarısında bulunarak operasyonun macera olacağı mesajını verdiler. Bölge milletvekillerine kızan Başbakan Tayyip Erdoğan, “Soyut konuşmayın, somut öneriler getirin” dedi. AKP’nin Kızılcahamam kampı, dün sona erdi. Milletvekilleri, Dışişleri Baka ᮣ Kuzey Irak yönetiminin terörle mücadele konusunda Türkiye’nin yanında olması için ikna edildiğini belirten Babacan, “Artık Türkiye’nin yanındalar. Terörle mücadelede Türkiye ile birlikte hareket ediyorlar” dedi. Operasyon uyarısı yapan bölge milletvekillerine sinirlenen Başbakan Erdoğan ise “Soyut konuşmayın, somut öneriler getirin” dedi. nı Babacan’a tezkerenin kullanılıp kullanılmayacağını, operasyonun ne zaman yapılacağını sordular. Babacan, ABD ile istihbarat paylaşımının başarıyla sürdüğünü vurguladı. Operasyonun zamanı konusunda güvenlik birimleriyle koordineli biçimde çalışıldığını vurgulayan Babacan, zamanı ve kapsamının henüz belli olmadığını, bunu açıklamasının doğru olmayacağını bildirdi. Babacan, “Güvenlik birimlerimiz ihtiyaç duyulan anda operasyonu gerçekleştirecek. Son dönemde Kuzey Irak bizim haklılığımızı anladı. Onlara terörün yanında yer almanız sizin menfaatinize olmaz, bunu anlayın dedik. Onlar da şu an bunu anlamış durumdalar. Kuzey Irak, PKK ile mücadelede şu anda Türkiye’nin yanında, Türkiye ile işbirliğindedir” dedi. Bazı Güneydoğu milletvekilleri, operasyon konusunda uyarıda bulundular. Sınır ötesi operasyonun sonuç getirmeyeceğini belirten milletvekilleri, hükümetin bu konuda acil adım atmamasını istediler. Bölge milletvekilleri, “Başbakanı tebrik ediyoruz, aklıselimle hareket ediyorsunuz. Bölge halkının gönlünü fethettiniz” diye konuştular. Bir milletvekili DTP’nin kapatılmaması gerektiğini dile getirdi. Oturumu yöneten parti yöneticileri ise millevetillerine DTP konusuna girmemeleri yönünde uyardı. Başbakan Erdoğan da, bölgenin sorunlarından söz eden milletvekillerine sinirlendi. Erdoğan, “Sorunu söylüyorsunuz ama çözümü getirmiyorsunuz. Soyut konuşmayın, somut öneriler getirin” dedi. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ise teröre karşı sosyal projelere ve politikalara ağırlık verilmesi gerektiğini belirterek hükümetin uyguladığı KÖYDES ve BELDES gibi projelerin teröre son verecek projeler olduğunu ileri sürdü. Dost Canlısı Vekiller ve ‘Komünizm’! Kostarika, Kuveyt, Ürdün, Malezya, TBMM’de her yasama döneminde çeşitli ülkelerle parlamentolar arası Tunus...” AKP Adıyaman Milletvekili Hüsrev dostluk grupları kurulur. Bu yasama döneminde milletvekillerinin bu Kutlu, Çin dostluk grubunu tercih etti. Kutlu’nun bu tercihinde 2 yıl komisyonlara ilgisi geçen dönemlere önce bu ülkeye yaptığı ziyaretteki göre katbekat artmış durumda. “ağırlanma” biçimi etkili olmuş. Özellikle AKP milletvekilleri, birden “Çin’e gideceksen Komünist Parti’nin fazla dostluk grubuna üye olabilmek davetlisi olarak gideceksin” diyen için harıl harıl form dolduruyor. CHP Kutlu, kendisini çok etkileyen bu ve MHP’nin dostluk gruplarının başkanlıklarını alabilmek için sıkı bir ziyareti esprili üslubuyla şöyle anlattı: “Ben Komünist Partisi’nin şekilde çalıştığını gören AKP, davetlisi olarak gittim. başkanlıkları muhalefete Odamıza gittik, yerde kaptırmamak için vekillere seccade serili. Masanın desteler halinde başvuru üstünde Çince ve Arapça formu gönderdi. Ancak bazı Kuran duruyor. Yemek milletvekilleri, toplam sayısı yemeğe gittik, restoranın adı neredeyse 100’e yaklaşan Muslim Restaurant... Bir fıkra dostluk gruplarının vardır: Müslümanlarla birçoğuna üye olmaktan Hıristiyanların yaşadığı köyde yakındı: “Yahu bizim Uganda dostluk grubunda ne işimiz Hüsrev Kutlu. papaz ölmüş. Bunun üzerine Hıristiyan köylüler, köyün var, herkes verimli olabileceği imamına gidip ‘Bize vaaz verin’ grupta yer almalı.” ricasında bulunmuşlar. İmam da Bu yasama döneminde kurulması bunu kabul etmiş, başlamış planlanan dostluk gruplarından Kuran’dan Meryem suresini bazılarını aktaralım: okumaya... Hıristiyanlar, çok “Tayland, Moğolistan, Cibuti, etkilenmiş, duygulanmışlar. Gözleri Umman, Japonya, Singapur, yaşlı teşekkür etmişler; ‘Bir de sana Endonezya, Moldova, İran, Etiyopya, Müslüman derler’ diye. Şimdi Bangladeş, Mısır, Lübnan, Nijer, benimki o hesap. Bir de Çinlilere Sudan, Suudi Arabistan, Uruguay, komünist derler!” Belarus, Filipinler, Cezayir, Yemen, Eleştiriler kızdırdı Erdoğan muhalefete ve basına yüklendi Londra’da teröre lanet Ⅵ LONDRA (AA) Londra’da yaşayan 5 bini aşkın Türk, kent merkezinde üç saat süren bir yürüyüş düzenleyerek, İngiliz hükümetine “PKK’yi ve terörü durdurun” çağrısında bulundu. “Türkler Teröre Karşı Platformu” ve Türk Dernekleri Federasyonu tarafından düzenlenen gösterinin başlamasından önce bölgede bildiri dağıtan 30’a yakın terör örgütü yandaşı gözaltına alındı. İngiltere Başbakanı Gordon Brown’ın konutunun bulunduğu Downing Sokağı’na yürüyen grup terörün durdurulması talebini içeren bir bildiriyi Başbakanlık Konutu’na teslim etti. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) AKP’nin Kızılcahamam kampının kapanışında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yine basın ve muhalefeti hedef alarak “Toplumun sinir uçlarıyla oynayarak siyaset yapanlar var” dedi. Hizipçi siyasetin tasfiye olduğunu ve Türkiye’yi ayırım yapmadan kucakladıklarını kaydeden Erdoğan, ayrıştırıcı değil birleştirici siyaset izlediklerini söyledi. Erdoğan muhalefete yüklenerek “Toplumun sinir uçlarıyla oynayarak siyaset yapanlar var. Devleti, milleti bir arada düşünemiyorlar. İnsanlarımızın hassasiyetleriyle oynayarak, onların duygularını sömürerek, duyarlılıklarını kışkırtarak gelecek için tek bir oyu bile istemiyoruz” diye konuştu. Terörle mücadele konusunda yazılan haberleri de eleştiren Erdoğan, uydurma ve senaryo haber yapılmamasını istedi. Erdoğan, “70 milyonluk Türkiye’de 3 milyon gazete satılıyorsa bu yanlış. Güven telkin edersen satarsın” dedi. ‘Anason bir ot, ottan bile çalıyorlar’ TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesi görüşmeleri sırasında CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, “turizmle yakından ilgili” bir konuyu gündeme getirdi: “Antalya’da bir tatil köyünde kalıyordum, gaz tenekeleriyle rakı satılıyordu. Mey’in Yeni Rakı üreticisinin CEO’su diyor ki, ‘Bidon bidon güneye rakı gidiyor’. İçki merakım falan olduğunu düşünmeyin arkadaşlar, ama bir duble rakı istiyorsunuz, suyu koyuyorsunuz, koyuyorsunuz, hiç beyazlaşma yok. Yani, anason ki ottur ottan bile çalmışlar. Tabii bu kadar yüksek vergi, rakıda ve şarapta kaçak üretimi teşvik ediyor.” AKP’li Halil Aydoğan, “Bu konulara da ilgisiz değilsiniz” diye laf atarken Özyürek sözlerini şöyle sürdürdü: “Benim bu konularla bir sorunum yok arkadaşlar. Hem kaçak ve sağlığa tehlikeli içki üretimini teşvik ediyor. Bunu Maliye Bakanlığı bütçesinde de söylüyoruz. Arkadaşlarım da bana hep takılıyorlar. Tabii, bu konunun burada anlatılmasının, biraz Müslüman mahallesinde salyangoz satmak gibi güç bir tarafı olduğunun da farkındayım, ama bu bir sorundur.” Baykal, Banu Keçeli ve Atıf Koca’nın nişan yüzüğünü taktı. (Fotoğraf: Yusuf Baştuğ) ‘Herkes bekliyor’ PKK liderlerinin teslim edilmediğini belirten Baykal, “Herkes bu konuda beklenti içinde. Ama kimse bir şey yapmıyor” dedi ADANA (Cumhuriyet Bürosu) CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, kongre sürecinde ilki Adana’da düzenlenen toplantıya katılmasının ardından, Adana eski milletvekili Mahmut Keçeli’nin kızının nişan törenine gitti, genç çiftin nişan yüzüklerini taktı. Adana’da düzenlenen bölge toplantısında il başkanları ve yöneticilerin katıldığı toplantının ardından, önce Adana Ticaret Odası Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen yemekte partililerle bir araya gelen, ardından Keçeli’nin Baraj Yolu’nda bulunan evindeki nişan törenine katılan Baykal, Banu Keçeli (26) ve Atıf Koca’nın (26) nişan yüzüklerini taktı. Daha sonra, yerel Kanal A Televizyonu’nda canlı yayın programına katılan Baykal, “PKK’nin Irak’tan çıkarılması kadar, Iraklı yetkililerin PKK ile karşılıklı sıcak ilişki içinde olmaktan çıkarılmasını da sağlamak gerekiyor. Tüm gelişmelere rağmen PKK’nin ABD ve Irak tarafından kolay şekilde alınıp, Türkiye’ye teslim edilebilecek lider kadrosundan kimseye el uzatılmadı. Herkes bu konuda bir beklenti içinde. Ama kimse bir şey yapmıyor” diye konuştu. kal, şunları söyledi: “O dönemde Suriye, Türkiye’nin ciddiyetini gördü, PKK gitti, şimdi Suriye ile çok yakınız. Şimdi aynı şeyi, Irak ile oradaki tüm kesimlerle yapmak istiyoruz. Tüm kesimlerin işbirliğiyle PKK’yi ortadan kaldırabilirsek, onlarla dost olmamamız için bir neden yok. Bunları yapacağız. Temennilerimiz var, bize söylenen sözler var ama bunları ‘oldu bitti’ diye kabul etmemek gerekli. Bir süre sonra orada yine PKK’nin eski saldırı potansiyeliyle ortaya çıkmaması gerekir. Buna müsaade etmemeliyiz. Dikkatli olmak zorundayız.” Baykal, programının ardından, Kocaeli’nde düzenlenecek CHP Bölge Toplantısı’na katılmak üzere dün sabah uçağı ile Adana’dan ayrıldı. Toptan’dan ‘sivil itaatsizlik’ çağrısı! TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın bir panelde STÖ’lerin önemine dikkat çekerken “(...)Elbette çağımızda sivil itaatsizliğin de önem kazandığı dikkate alınırsa, sivil toplumun gösteri hakkını yasalar çerçevesinde, ama sivil itaatsizliği de dikkate alarak kullanması, o toplumu yönetenler için ciddi bir ikazdır” vurgusu yapması dikkat çekiciydi. Madem TBMM Başkanı yol gösterdi, biz de bu vesileyle bazı sivil itaatsizlik eylemlerini anımsatalım: Henry David Thoreau, 1846 yılında “kelle vergisi”ni ödemeyi kabul etmediği için bir geceliğine cezaevine girdi. Thoreu, “Tek bir namuslu kişi Massachusetts eyaletinde köle kullanmayı bırakarak bu ortaklıktan çekilse bu nedenle de cezaevine kapatılsa Amerika’da köleliğin kaldırılmasıyla sonuçlanır bu” görüşünü savunuyordu. Hindistan’da kazançlı bir tekel oluşturmak isteyen İngiliz yönetimi tuz yapımını yasaklayınca Gandhi arkadaşlarıyla deniz suyunu buharlaştırarak tuz elde etti. Gandhi hapse atılırken, kendisini yüzlerce, binlerce kişi izledi. Hapishaneler tıka basa doldu. Sonuçta yönetim yasayı kaldırmak zorunda kaldı. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerce işgal edilen Danimarka’da yönetim, Yahudileri kolaylıkla ayırt edebilmek için, arkasında sarı yıldız bulunan giysiler giymelerini zorunlu kıldı. Bunun üzerine, aralarında Danimarka Kralı X. Christian’ın da bulunduğu halkın büyük bölümünün sırtı sarı yıldızlı giysilerle sokağa çıktığı rivayet edilir. Naziler, hareketin lideri olarak gördükleri Danimarka kralını gözetimleri altında tutabilmek için onun çok hasta olduğunu açıklayarak kendisini saraya hapsettiler. Ancak Danimarka halkı, ülkenin hemen her yerindeki çiçekçilere gidip krala gönderilmek üzere buketler hazırlattılar. Çiçek taşıdıkları için insanları tutuklayamayan Nazi yönetimi, kralın aniden iyileştiğini bildirmek zorunda kaldı. Bu bir söylence bile olsa, insanlık adına gurur verici türden bir öykü. Türkiye’de de bazı sivil itaatsizlik eylemleri yaşandı. 1995 yılında “Düşünceye Özgürlük” adlı kitap, 1080 kişinin imzasıyla yayımlandı. Susurluk skandalının ardından “Sürekli aydınlık için her gün bir dakika karanlık” eylemine katılan yurttaşlar her akşam aynı saatte evlerindeki ışıkları söndürerek en kitlesel eylemlerden birini gerçekleştirdi. ‘Cinsiyet ayrımı’ sorusu Ⅵ ANKARA (ANKA) CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun, cinsiyet ayrımı yaparak, bakanlığına bağlı bazı kurum ve kuruluşlara erkek eleman aldığını bir soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Topuz, Başbakan Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle gündeme taşıdığı soru önergesinde, AKP’nin iktidara gelmesinden bugüne kadar, gerek kamu kurumlarında işe alınmalarda gerekse kamuda yapılan görevlendirmelerde “kadınları dışlayan” bir politikanın uygulamaya konulduğunu belirterek Bakan Eroğlu’nun, bayan il müdürlerini ‘Doğu illerine geçici görevle’ sürgüne gönderdiğini ileri sürdü. ‘El Kaide isyancı demedim’ Erdoğan, dün bazı basın yayın organlarında yer alan Batı ülkelerine yönelik “PKK’ye karşı somut adım atmasanız, bizde El Kaide’yi isyancı deriz” şeklinde çıkan haberleri eleştirdi. Erdoğan, “Ya sizi işletiyorlar ya da bu rivayetleri işlerine geldiği gibi size fısıldayanlara alet oluyorsunuz. İş işten geçtikten sonra da doğrulandı ya da doğrulanmadı gibi ifadelere başvurarak meseleyi bizim üstümüze yıkıp sıyrılmaya çalışıyorsunuz” dedi. AKP Genel Merkezi de, Başbakan Erdoğan’ın, bu yönde ifadeleri olmadığını bildirdi. ‘Ciddiyet gösterilmeli’ Türkiye’nin geçmişte ciddiyetini gösterdiğinde, başarılı bir tablonun ortaya çıktığına vurgu yapan Baykal, bu ciddiyetin sonunda PKK’nin Suriye’den kovulduğunu anımsattı. Gerekli hazırlıkların tamamlanıp aynı ciddiyet gösterildiğinde amaca ulaşılacağına dikkat çeken Bay ERDOĞAN: DAHA VAKTİMİZ VAR ŞAHİN, MÜDÜRLERİN İSTİFASINI İSTEDİ Oyalama taktiği ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Irak’a olası bir operasyonu sürekli öteliyor. ABD gezisi sırasında “Operasyon kararı aldık”, Türkiye’ye döndükten sonra “Kış öncesinde operasyon yapılır” diyen Erdoğan, partisinin Kızılcahamam kampında ise MKYK üyelerine operasyon tarihinin ertelenebileceği sinyalini verdi. Erdoğan, “Daha bir yıllık zamanımız var, gerekirse operasyonu yaparız” diye konuştu. Erdoğan, “Ne icap edilirse yapacağız, gerek görülürse operasyon da yapılır. Daha 1 yıl zaman var. Operasyon ile ilgili kurumlar arasında görüşmeler sürüyor. Bizden ne talep ediliyorsa onu yerine getiriyoruz” dedi. Muhalefetin “Tezkereyi verdik, niye kullanmıyorsunuz” eleştirilerine yanıt veren Erdoğan, “Durun bakalım, konunun askeri, diplomatik, siyasi yönü var. Masaya otursalar ve buyur deseniz, bunu da yapamazlar. Bu iş o kadar kolay değil” dedi. MKYK’de tezkerenin süresinin 1 yıl olduğu, bu sürenin 1 yıl daha uzatatılabileceği üzerinde de duruldu. Bu durum, “1 yıl içinde Kuzey Irak’a operasyon yapılması olası gözükmüyor” yorumlarına neden oldu. Erdoğan’ın, terörle mücadele stratejisinde bazı mahrem konular olduğunu açıklaması da dikkat çekici bulundu. Erdoğan’ın bu sözleri, ABD, Kuzey Irak ve Türkiye arasında gizli bir plan yürütüldüğü yönündeki iddiaları güçlendirdi. TRT kaynıyor FIRAT KOZOK Salim Uslu yeniden başkan Ⅵ ANKARA (AA) Hakİş’in 11. olağan genel kurulunda, çalışma hayatı ile Türkiye’nin temel sorunlarına yönelik politika ve çözüm önerilerini içeren ve konfederasyonun gelecek dönem çalışmalarına ilişkin bir dizi kararlar alındı. Buna göre, konfederasyonun isminin önüne “Türkiye’’ ibaresinin eklenmesi ve bu konuda Bakanlar Kurulu nezdinde girişimde bulunulması hususunda yönetim kurulu yetkilendirildi. Yapılan seçimler sonucu genel başkanlığa yeniden Salim Uslu seçildi. ANKARA TRT Genel Müdürlüğü’ne atanan İbrahim Şahin, daire başkanları ve genel müdür yardımcılarıyla yaptığı toplantıda, tümünün istifasını istedi. TRT’nin hantal bir yapıda olduğunu vurgulayan Şahin, yöneticilere, “Mevzuata takılmayın, yönetmelikler beni ilgilendirmez” dedi. TRT Genel Müdürü Şahin, göreve gelir gelmez üst düzey yöneticilerle bir araya geldi. Şahin, kurumun daire başkanları ve genel müdür yardımcıları ile cuma günü saat 15.00’te bir toplantı yaptı. Şahin toplantıda tüm üst düzey yöneticilere bir A4 kâğıt vererek, istifalarını imzalamalarını istedi. Bazı yöneticiler durumu şaşkınlıkla karşılarken bazıları da is tifalarını imzaladı. TRT’nin hantal bir yapıda olduğunu söyleyen Şahin, sert çıkışlarıyla da kurumun önümüzdeki dönem çok tartışılacağının sinyallerini verdi. Üst düzey yöneticileri mevzuata takılmama konusunda uyaran Şahin’in, “Yönetmelikler beni ilgilendirmez. Ben bu kurumu özel televizyon kuruluşlarıyla rekabet edecek hale getireceğim” dediği öğrenildi. Kurumun iyi organize olamamasından yakınan Şahin, mali konularda Maliye’ye görüş sorulmasına da tepki gösterdi. “Maliye’ye neden görüş soruyorsunuz” diyen Şahin, bazı birimlerin kaldırılacağını söyledi. TRT Genel Müdür Vekili Ali Güney’in koltuğunu Şahin’e bırakmadan önce bazı atamalar yapması ise dikkat çekti. Fıkralı atışma TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bütçe görüşmeleri sırasında, AKP hükümetinin “gelir beklentisi”ne muhalefetten “sert” eleştiri geldi. Hükümetin “gelir” hesabını “enflasyona” endekslediğine dikkat çeken DSP’li Harun Öztürk bir fıkrayla bu görüşünü destekledi: ‘’Adamın iki kızı varmış, ikisini de evlendirmiş. Karısı bir gün ‘Bey, gidip bir damatların durumuna bak’ demiş. Adam gitmiş. İlk damat çiftçiymiş, durumunu anlatmış ve ‘15 gün içinde yağmur yağarsa iyi olacak’ demiş. Diğer damat ise tuğlacıymış... O da durumunu anlatmış ve ‘Yağmur yağmazsa işim düzelecek’ demiş. Adam dönmüş, damatların durumunu soran karısına, ‘Valla birinin durumu değişecek, ama hangisinin bilmiyorum’ demiş. Sizin durumunuz da buna benziyor. Enflasyona göre gelir bekliyorsunuz.’’ Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, yine “Unakıtanca” bir yanıt verdi: “O zaman meteorolojiye sorsalarmış, cevabı alırlarmış. Yani eski fıkralar bugüne pek uymuyor. Türkiye ve dünya değişti, hesaplar da değişti. Bizim hesaplarımız da sadece enflasyona bağlı değil. GSMH, sektörler, piyasalar var. Bugüne kadar tahminlerimizi tutturduk.’’ Türey Köse, Ayşe Sayın, Emine Kaplan tbmmcum@ttnet.net.tr CUMHURİYET 05 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog