Bugünden 1930'a 5,457,753 adet makale



Katalog


«
»

26 KASIM 2007 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA KÜLTÜR kultur࠽cumhuriyet.com.tr 15 SANATA BAKIŞ Gülsün Erbil’den ‘Cumhuriyet’e Saygı’ Kültür Servisi Sanatçı Gülsün Erbil, İstanbul ve Konya’nın ardından ‘Cumhuriyet’e Saygı’ adını vediği sergisiyle 4 Aralık’a dek İzmir’de. İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde bugün açılacak olan sergi, “Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin kadınlara verdiği haklar ve özgürlüklere bir kadın sanatçının saygı duruşu olma’’ özelliği taşıyor. Sanatçı bu sergisiyle, Cumhuriyet idealleri ve ulusal bilince yönelik artan saldırılara karşı bir duruş gösterdiğini, Atatürk’ün kadının ezilmişliğine son vererek yaratıcılığının önündeki engelleri kaldırdığını belirtiyor ve kadınların yaratıcılıklarını ortaya çıkarma ve sanat yapma özgürlüklerini Cumhuriyetin kazanımlarına bağlıyor. ‘Kelami’ sahnede... Kültür Servisi 19. ENKA Kültür ve Sanat Kış Etkinlikleri sürüyor. Yarın saat 20.30’da Ortaoyuncular’ın “Beni Ben mi Delirttim” adlı oyunuyla sahnelenecek. Ferhan Şensoy’un yazıp yönettiği oyunda; başkarakter “Kelami” nin şizofren yapısıyla dünyaya bakışı anlatılıyor. (www.enkasanat.org 0 212 276 22 1415/209 www.biletix.com) SELMİ ANDAK Atatürk Konseri İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası 9 ve 10 Kasım 2007 tarihlerini Atatürk Kültür Merkezi Büyük Salonu’nda “Atatürk’ün ölüm yıldönümü”nü anmaya ayırmıştı... Orkestra şefi Mark Kadin, solist viyolonselist Elif Dimli sahne almışlardı. Programda: Alexander Glazunof’un “Op. 8 Eleji (18651936) Türkiye’de ilk seslendirilişi”, Edvard Elgar’ın (18571934) “Viyolonsel Konçertosu Op. 85”, Gustav Mahler (18601911) “5. Senfoni 4. bölüm Adagietto”, Franz Liszt (18111886) “Prelüd’ler”. Mark Kadin: Orkestra şefi Mark Kadin’in müzik yaşamı eski Sovyetler Birliği dönemine rastlamaktadır. Çalışmalarında özellikle Rusya’da çağdaş ve modern müziğin gelişmesi için emek sarf etmiştir. Bunun ilk örneği Moskova Modern Müzik Topluluğu’dur. Bunların içinde Güney Koreli genç bestecilerin çalışmaları dikkati çekmiştir.. 1997 yalında Mark Kadin, ünlü iyanist Michael Plevnev’in bir önerisine ilgi duyar.. Rusya Ulusal Orkestrası ile işbirliği yapması istenir. Konserler bu durumda geniş ilgi çeker. 1999 yılından itibaren Mark Kadin ünlü Spikavok’un daveti üzerine “Moskova Virtüozları” ile birlikte çalışmaya başlar. Pravda gazetesi Mark Kadin için: “O sadece bir mükemmel şef değil, derin müzik bilgisi ve tekniğiyle dinleyicileri etkilemektedir” diye yazı yayımlamıştır. Mar Kadin günümüze kadar dünyaca ünlü senfonik orkestraları başarıyla yönetmektedir. İzlediğimiz konserde solist olarak yer alan viyolonselist Elif Dimli 1967 yılı Ankara doğumludur. Beş yaşında iken müziğe piyano çalarak başlamıştır. 1995 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi içeriğindeki Erken Müzik Eğitimi Programı’nın sınavını kazanarak, çalışmalarını viyolonsele yönelterek 2005 yılında bitirdi. 1996 yılında Elif Dimli Ankara’da Rotary Kulübü’nün Yetenekli Çocuklar Yarışması’nda ikincilik, 2000 yılında Edirne’de Trakya Üniversitesi Yılın Genç Müzisyenleri Yarışması’nda birincilik, 2002 yılında Fransa’da Uluslararası Genç Yorumcular Yarışması’nda ikincilik ödüllerini aldı. Elif Dimli 2005 yılında Almanya’nın Essen Yüksek Müzik Okulu’nun sınavını kazanarak Prof. YoungCung Cho’nun sınıfında görev aldı ve halen devam ediyor. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın “ATATÜRK”ün ölüm yılı dolayısıyla düzenlenen konserler dizisinde: dünyaca ünlü orkestra şefi Fedor Gluşenko yönetiminde, solist viyolonist İlya Gringolis, Dvorak’ın keman konçertosu, Dvorak’ın “Nefesli Çalgılar Serenadı”, “Yaylı Çalgılar Serenadı”, solist piyanist Emre Elivar tarafından Johannes Brahms’ın 1. Piyano Konçertosu, Nevit Kodallı’nın “Telli Turna”sı, Alexander Borodin’in “2. Senfoni”si yer almaktadır. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın seslendirdiği “Atatürk Konseri”ni açan Alexander Glazunof’un (18651936) “Op. 8 Bir Kahramanın Anısına” adlı bestesi Türkiye’de ilk kez çalınmış oluyor. Bir Eleji türünde olan bu beste, 1885 yılında besteci 20 yaşında iken yazılmış. Rus ezgilerinden oluşan bu beste Glazunof’un henüz o yaşta yeniliğe açık bir yaradılışta olduğunu göstermektedir. Glazunof 1899 yılında St. Petersburg’da konservatuvar öğretim üyesi kadrosuna girmiş, 1905’te aynı kurumun yöneticiliğine atanmıştır. Bu dönemde Glazunof o dönemde tanınmış olan Rimski Korsakov ve Balakirev gibi usta müzisyenler ile tanışmak olanağı bulmuştur. Bir mensur şiir... ARİF DAMAR Fotoğraftaki algılamalar YILDIZ ÇELİK sviçreli fotoğrafçı Jean Mohr ile sanat tarihçisi, eleştirmen ve yazar John Berger’in birlikte kurgulayıp hazırladıkları ‘Anlatmanın Başka Bir Biçimi’ adlı kitap Agora Kitaplığı’ndan çıktı. Kitap, fotoğrafta kuramın görüntülerin yanı sıra sözcükleri de, anekdotların yanı sıra anıları da kapsadığını ortaya koyan benzersiz bir çalışma; fotoğrafı çekenle çekilen kişiler, fotoğraflarla onlara bakanlar, deklanşöre basılan anla fotoğrafın çağrıştırdığı anılar arasındaki gerilimi eşsiz bir seyre dönüştürüyor. Teknik bu kadar gelişirken fotoğrafta daha önemli olanın ne olduğu konusunda ‘Görünümler Muamması’ bölümünde ilginç bir noktaya değiniliyor: “Pozitivist fotoğraf görüşü, yetersizliklerine İ karşın görüş olarak kalmıştır ve bunun nedeni, görünümlerin vahiyci doğası dikkate alınmadıkça başka hiçbir görüşün mümkün olmamasıdır. En iyi fotoğrafçıların hepsi de sezgiyle çalışan insanlardır. Çalışmaları açısından değerlendirildiğinde, kendilerinin bir kuramdan yoksun olmamalarının fazla bir önemi yoktu.” Fotoğrafçının, fotoğrafla yakaladığı anların bizlere söylediklerinin farklı algılamalarla anlatıldığı kitap da ‘asla yazılmamış olan şeyi okuma’yı bize aktarıyor ve gördüklerimizi algılama konusunda farklı ışıklar yakıyor. Osman Akınhay’ın dilimize çevirdiği 290 sayfalık, 293 birbirinden güzel fotoğrafın yer aldığı kitap; “Fotoğraflar neyi anlatır, onları nasıl kullanabilir ve nasıl değerlendirebiliriz” soruları üzerinde duruyor. 007 Ekim ayının şiire yer veren edebiyat dergilerinden: Akademi Gökyüzü, Akatalpa, Afyodisyas Sanat, Aşkın eHali, Berfin Bahar, Dize, Esmer, Etken, Evrensel Kültür, İle, Kıyı, Kitaplık, Lacivert, Sanat Cephesi, Tavır, Varlık, Yasakmeyve ve Yeni Patika’da yayımlanan şiirleri okudum, inceledim. Sennur Sezer’in Evrensel Kültür dergisinde çıkan “Nişanlı Kız” adlı şiirini ayın şiiri olarak değerlendirdim. Görüldüğü gibi bu bir mensur şiir. Bu çeşit şiirlerde şiirselliği sağlamak oldukça güçtür. Sennur Sezer bunun üstesinden geliyor. Dizelerle oluşturulan bir şiir kafiye olmasa da, daha kolaydır. Sennur Sezer’i uzun yıllardır tanır, şiirini bilirdim. Sanırım bir iki kitap da çıkarmıştı. O yllarda onu şair olarak hiç ciddiye almıyordum. Kaç yıl oldu, anımsamıyorum. Yalova’da Çınarlı Park’ta bir etkinlik gerçekleştirirken, “Ben şairim ama, gördüğünüz gibi sunuculuk yapıyorum burda” filan gibi laflar ettiğinde, “Bak sen beni sakın sunma!..” deyince fena bozuldu. Gerçek mi yapay mı bilemiyorum, fenalık geçirdi. Ben bu kadarla kalsam iyi. Aziz Nesin’in de şair olmak istemesine çok bozuluyordum. Çünkü daha önce bir nedenle Vakıf’a ziyaretine gitmiştim. Bana şiirlerini okudu. Ben de “Muhteva (içerik) çok kuvvetli ama ben tekniğine daha çok önem veriyorum..” filan yollu laflar ettim. Bilindiği gibi çok zeki bir in 2 sandır, ne demek istediğimi anladı. Ama yine de şiir kitabı çıkardı. O güldürünün büyük ustası olmasaydı hangi yayıncı basardı kitabını!.. Oktay Akbal, bir yazar daha konuşma yapıyorlardı. Kendisine orada tanıştığım genç güzel bir hanımla bir pusula yazıp gönderdim. Rahmetli Ataç’ın o olağanüstü tümcesini yazdım: “Sana silah zoruyla mı şiir yazdırıyorlar?” Aziz Bey biraz bozuldu ama yanıtını da biraz duraksadıktan sonra verdi: “Arif Damar beni kıskanıyor. Çünkü benim şiirlerim çok güzel. Sonra Arif Damar gibi bir şairin beni kıskanması şiirlerimin ne kadar güzel olduğunun kanıtıdır.” Kaldığımız yere dönerken otobüste yan yana oturduk, havadan sudan konuşuyoruz. Gelen her yazar, şair akadaş şaşırıyordu, niçin kavga etmiyoruz diye. Uzattık sözü. Gelelim Sennur’a; o geçen yıllar içinde şiirini inanılmayacak kadar çok geliştirdi. Oysa genelde şairler yaşlandıkça şiirleri kötüleşir, zayıflar. F.H. Dağlarca, “Çocuk ve Allah” kitabından sonra hiç yazmasa hiçbir şey yitirmezdi. “Çakır’ın Destanı”nı bir kenara koyarsak, sonraları yaratıcı değil üretici oldu. Birçok iyi şair örneğin Ahmet Erhan da aynı düşüncededir. Sennur Sezer’in şiirinin yoruma gereksinmesi yok. Anlattığı manzaralar Doğu ve Güneydoğu Anadolumuz’da çok sıklıkla yaşanır. Geç kız, genç kadın intiharlarının başlıca nedeni bu durumlardır. Sennur Sezer bu yürek parçalayan olayı çok güzel yansıtmış. Kendisini kutlarım. Nişanlı Kız Daha yıldızların adını öğreneceğim, yerini ezber edeceğim Kervankıran’ın. Yalnız yatmam lazım. Ağır altınlara katarlar da kınayı, azarla yakarlar, acıyla... Kaldıramam. Kına tası dursun hele, ben ceviz ayıklayacağım. Gelini ağlatırlar güldürmezler bilmem mi! Anama göndermezler, iş güç... Babama denktir hele damadın yaşı... Ne beş taştan bıktım ne saklambaçtan. Dereye girmek var aklımda daha, saçımı güneşte kurutmak... Hem böğürtlenler kararmadı bile ...zamanı mı evlenmenin. Sennur Sezer PORTRE/SENNUR SEZER İ stanbul Kız Lisesi’ndeki eğitiminin ardından bir süre memur olarak çalıştı. 1966 68 yılları arasında Varlık Yayınevi’nde düzeltmenlik yaptı. Daha sonra Cumhuriyet, Vatan gibi gazetelerde yazıları yayımlandı, çeşitli dergilerde çalıştı ve ansiklopedilerde metin yazarı, redaktör olarak görev aldı. Sezer, son olarak ‘Kirlenmiş Kâğıtlar’ adlı kitabıyla 2000 Yunus Nadi Şiir Ödülü’nü aldı. İzmir Devlet Senfoni Rusya’da Ⅵ İZMİR (ANKA) İzmir Devlet Senfoni Orkestrası, (İDSO) Rusya’da 2008 yılının “Türk Kültür Yılı” olarak ilan edilmesi nedeniyle Rusya’da bir dizi konser verecek. İDSO 2008 Ocak ayı sonunda gerçekleştirilecek turne kapsamında, Rusya’nın dört kentte vereceği konserlerinde Türk ve Rus bestecilerin yapıtlarını seslendirecek. 7. Devrim Yasası’nın 73. Yılı 26 Kasım (1934 2007) * 73 yıl önce, Yedinci Devrim Yasası ile kimi unvan ve lakaplar kaldırılmıştır. * Böylece toplumumuzda yüzyıllar boyunca adeta ayrıcalıklı bir sınıf yaratan unvan ve lakapların kullanılmasına son verilmiştir. * Bu yasa ile, halkı ezip sömürme aracı haline getirilen: Ağa, hacı, hafız, hazret, paşa, paşaefendi, molla, hocaefendi, şeyhefendi gibi unvan ve lakaplar artık tarihe karışıyordu. * Ne yazık ki, günümüzde tüm Devrim Yasaları’na uygulanan yöntem bu yasaya da uygulanarak içi boşaltılmaya başlandı; hoca, hacı, hocaefendi, hocaefendi hazretleri yine gün ışığına çıkarıldı. * Gittikçe ivme kazanan bu karşıdevrim oluşumunu halka iyice anlatıp, var gücümüzle engellemeye çalışmalıyız. KÜÇÜKÇEKMECE 2. AİLE MAHKEMESİ’NDEN MILICA DENİS AKBAY’A İLANEN TEBLİGAT ESAS NO: 2007/122 KARAR NO: 2007/740 09.07.2007 tarihli karar ile Bitlis İli Tatvan İlçesi Hanelmalı Köyü C: 56 HN: 6’da nüfusa kayıtlı Mehmet Zaman ve Rabia’dan olma 12.06.1973 doğumlu VAHDETTİN AKBAY ve aynı yer nüfusuna kayıtlı eşi Vasile ve Lonıca’dan olma 20.09.1973 doğumlu MILICA DENIS AKBAY’ın aile birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile BOŞANMALARINA karar verilmiştir. Harç, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmiş olup, daha önce duruşma gününü bildirir açıklamalı dava dilekçesi de davalıya ilanen tebliğ edilmiş olduğundan bu ilanın yayınlanmasından itibaren 15 gün sonra gerekçeli karar davalı nüfusuna kayıtlı eşi Vasile ve Lonıca’dan olma 20.09.1973 doğumlu MILICA DENIS AKBAY’a tebliğ edilmiş sayılacağı ve bunu takip eden 15 gün içerisinde kararı temyiz edebileceği, aksi halde boşanma kararının kesinleşeceği, davalı MILICA DENIS AKBAY’a ilanen tebliğ olunur. Basın: 63346 İSTANBUL KIZ LİSELİLER adına BİRNUR ÖZÜMERT T.C. DENİZLİ BEŞİNCİ İCRA MÜDÜRLÜĞÜ TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI Dosya No:2007/40 Tal. Bir borçtan dolayı hacizli bulunan ve aşağıda cinsi, miktarı ve kıymeti yazılı araç satışa çıkarılmıştır. Birinci artırma; 12/12/2007 günü, 11.5012.00 saatler arasında, Yediemin Deliktaş Mahallesi, 2001 Sokak, Üçgen Mevkii Şimşek Ota Parkı DENİZLİ adresinde yapılacak ve o günü kıymetlerinin %60’ını ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olmasının ve bundan başka paraya çevirme ve payların paylaştırma masraflarını geçmesinin şart olduğu, istekli bulunmadığı takdirde ilk artırmayı izleyen beşinci gün olan 17/12/2007 günü (ilk artırmayı izleyen beşinci günün resmi tatil gününe rastlaması halinde, ikinci artırma resmi tatili izleyen ilk iş günü yapılır) 11.50 12.00 Saatler arasında, Yediemin Şehitler Cami Yanı, Kale Otoparkı, Susurluk adresinde ikinci artırma yapılarak satılacağı, şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetin %40’ını bulmasının ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olmasının ve bundan başka paraya çevirme ve payların paylaştırma masraflarını geçmesinin şart olduğu, artırmaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen kıymetin %20’si nispetinde pey akçesi veya bu miktar kadar milli bir bankamn teminat mektubunu vermeleri lazımdır. Satış peşin para iledir. Alıcı istediğinde 7 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Mahcuzun, satış bedeli üzerinden KDV resmi ihale damga pulu ve mahcuzun teslim masrafları alıcıya ait olup tellaliye harcı ve menkulün, aynından doğan birikmiş vergiler satış bedelinden ödenir. Satış şartnamesinin icra dosyasından görülebileceği, masrafı verildiği takdirde, şartnamenin bir örneğinin isteyene gönderilebileceği, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarıda yazılı dosya numarasıyla müdürlüğümüze başvurmaları ilan olunur. 16.11.2007 MUHAMMEN BEDELİ 8.000,00 YTL ADEDİ (1) CİNSİ VE ÖZELLİKLERİ 20 YZ 808 plaka 2000 Model Fiat Brava Fildişi renkli Hususi Otomobil. 84.068 KM’de, istepnesi, Kriko, bicon anahtarı ve teybi mevcut. Arka bagaj kapağı çizik, sağ ön çamurluk hasarlı, sağ taraf komple tek taraflı çizik, kontak anahtarı mevcut, ruhsatı var. Motor no: 182A4000 0241959 Şasi no: NM4182000 01501080 (Basın: 62619) TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ ELELE VAKFI “Türkiye, Gazileriyle Elele.” Yapı Kredi Bankası Ankara Cebeci Ş. 01 00000 1 YTL Tel: 0312 431 99 36 www.elele.org.tr CUMHURİYET 15 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog