Bugünden 1930'a 5,447,902 adet makale



Katalog


«
»

10 KASIM 2007 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA EKONOMİ ekonomi࠽cumhuriyet.com.tr 13 İŞÇİNİN EVRENİNDEN ŞÜKRAN SONER Kur gelecek yıl 1.16 YTL seviyesinde kalırsa yıllık ithalat 180 milyar dolara ulaşacak Bir kuruş deyip geçmeyin ᮣ Dolardaki bir kuruşluk düşüş, ithalatı ayda 104 milyon dolar arttırıyor. Uluslararası piyasalardaki çalkalanma nedeniyle dolar kurunun 1.56 YTL ’ye fırladığı Haziran 2006’da 11 milyar 961 milyon dolar olan aylık ithalat rakamı, kurun 1.2746’ya düştüğü Ağustos 2007’de 14 milyar 217 milyon dolara kadar çıktı. MURAT KIŞLALI ANKARA Dolar döviz kurundaki bir kuruşluk düşüş, ithalatı ayda 104 milyon dolar arttırıyor. Dolar kuru gelecek yıl boyunca 1.16 YTL seviyesinde kalırsa, senelik ithalat 180 milyar dolara ulaşacak. Enflasyon riski altında olan Merkez Bankası (MB) da faizleri düşürüp kurun yükselmesini sağlayamayacağı için, reel ekonomi iyice çıkmaza girecek. MB verilerine göre, uluslararası piyasalardaki çalkalanma nedeniyle dolar kurunun 1.56 YTL ’ye fırladığı 2006 yılının Haziran ayında 11 milyar 961 milyon dolar olan aylık ithalat rakamı, döviz kurunun 1.2746’ya düştüğü Ağustos 2007’de 14 milyar 217 milyon dolara kadar çıktı. Söz konusu dönemde dövizdeki düşüş ile ithalattaki artış arasında yüzde 69 oranında ilinti olduğu hesaplanırken bu dönemdeki veriler kullanılarak yapılan regresyon hesabına göre ise döviz kurundaki 1 Yeni Kuruş’luk (YKrş) düşüşün, aylık ithalat miktarını 104 milyon dolar arttırdığı ortaya çıktı. Yapılan hesaplamaya göre, döviz kurunun 1.20 YTL seviyesinde olması durumunda aylık ithalat 14 milyar 562 milyon dolara, hafta içinde olduğu gibi 1.16 YTL seviyesine inmesi durumunda ise 14 milyar 980 milyon dolara çıkacak. Böylece kurun 1.16 YTL olduğu seviyede yıllık ithalat miktarı 180 milyar dolara yaklaşacak. minin içinde olduğu açmaz şu şekilde ortaya çıkıyor: Kurun düşmesi sonucu artan ithalat yoluyla cari açık büyümeye devam ediyor. Bu da bu açığın finanse edilememesi olasılığını arttırıyor. Ayrıca başta petrol olmak üzere dünya emtia fiyatlarındaki artışlar, Türkiye’deki enflasyonu arttırıyor. Bu etkenler Merkez Bankası’nın faizleri düşürmekte zorlanacağını ortaya koyuyor. Çünkü Merkez Bankası faizleri düşürürse, bu, bir taraftan harcamaları arttırarak enflasyonist etki yaratır, diğer taraftan da YTL’nin getirisini düşürerek cari açığı finanse eden yatırımcıların kademeli olarak Türkiye’den kaçmalarına neden olur. MB faizleri düşürmezse, bu sefer büyüme artmayacağı için işsizlik sorunu çözülmeyecek, yüksek faizler nedeniyle de Türkiye’nin borçları büyümeye devam edecek. Yol Ayrımı İster bireysel, isterse toplumsal ilişkilerde olsun, temel yol ayrımları küçücük görünen büyük ayrıntılarda gizlidir. Etik değerler, ilkeler, bunlardan ödün vermemek, işte bu nedenlerle çok önemlidir... Pürlen ve Gufran Kurtböke’ler, kızı ve eşi, Oktay Kurtböke’nin dostlarını Elmadağ Restoran’da bir araya getirdiler... Gazeteci gibi gazeteci, mangal gibi yüreği olan Kurtböke’nin hem insan, hem de toplumsal değerler ve meslek etiğinde, gazeteciliğin zirvesinde, en büyüklerden biri olarak yüreklerde kalmasının nedenlerini bir kez daha küçücük, o ölçüde çarpıcı anılar içinden çok çıplak görebildik... Daha sayfa sekreteri olduğu yıllarda, Cumhuriyet gazetesinin manşetine attığı başlığın olayı en iyi şekilde özetleyip özetlemediği yolunda kuşkuya düştüğünde, telefonla ulaşamadığı haberi yazan arkadaşa, gecenin bir saatinde, elinde sayfa provaları, arabayla ulaşması... Genel yayın müdürü iken birçok sayfayı birden dolduracak kanlı 1 Mayıs haberlerinin en kısa zamanda, en doğru ve en iyi yetişebilmesi için, o tarihin teknolojik koşullarında haberi yazan haberciye, daktilo, kâğıt, fotoğraf, yiyecek taşımayı saatlerce sürdürmekten gocunmayan meslek tutkusu, heyecanı... İşsiz, parasız kalınan günlerde herkesle birden yaptığı olağanüstü dayanışma... Yargı konusu olan yazılara, yazara, “Bin kere önüme gelse sayfaya koyarım” ünlü savunma sözleriyle sahip çıkması, tabii ki aynı kaderi cezaevinde hapis yatarak paylaşması... Büyük holding çatısı altında gazete çıkarma görevi aldığında, kendisine tahsis edilmek istenen araba ve şoförü, “İstemem, çünkü arabaya ve şoföre alışırsam, günü geldiğinde kaybetmeme uğruna kendimden, mesleğimden ödün vermek zorunda kalabilirim” diyerek reddetmesi... Gazetenin kapatılması kararı verildiğinde, birlikte çalıştığı arkadaşlarının işine son verildiğinde ceketini alıp çıkabilmesi, kendisinin holding çatısı altında bir başka gazeteye, işe transferini kabul etmemesi... ૽૽૽ İşte bu çok küçük ama çok büyük ayrıntılar, gazetecilik mesleğinde özgür, bağımsız, kimliğini satmamış gazeteci ile, ilişkilendirilmiş, holding çıkarlarını, siyasi iktidar çıkarlarını toplum çıkarları üzerinde görmek, tutmak zorunda kalan gazeteci arasındaki farkın, uçurumun oluşmasının taşlarıdır. Gazetecilikte bu iki zıt anlamlı, uçurum, kimlik farklılıklarının oluşması, milyonların doğru habere, bilgiye, yoruma ulaşabilmeleri, kimliklerini koruyabilmeleri ile, yönlendirilerek kendilerine, çıkarlarına, insan olma hallerine yabancılaştırılmaları, değerler erozyonuna uğratılmaları arasındaki oluşum farklılıklarının da aracıdır... Sorumlu, ilkeli gazetecilik, kirli çıkar odaklarının aracı medya, haklarının bilincinde kitleler, çarpık, yönlendirilmiş, satın alınmış beyinler... Bu yol ayrımının aracı, ayrıntı gibi görünen gelişmelerde hep saklı oluyor... Tabii bir insanın yaşamı üzerinden zaman geçtikten sonra görmesi kolay da... İçinde yaşadığımız yaşamsal önemde toplumsal, siyasal olaylarda, kavramlar kargaşasında, yol ayrımı noktalarını görmek, çizgi çizebilmek sanılandan çok daha zor... Örneğin Kürt sorunu, PKK terörü üzerinden doğrularımızı, yolumuzu, kırmızı çizgilerimizi bulmak, her olayın ayrıntısında yerli yerine oturtmak büsbütün zor... Bu ülkede barış ve beraberlik içinde, birlikte yaşamak isteyen, kendini Kürt kökenli görenlerin işleri sanki biraz daha da zor... İktidara, AKP’ye bakarsanız oylarını partilerine verenler en doğru adımı attılar. Kişisel kanım aşiret, ağa düzeni ilişkilerinde Kürtİslam sentezinde, İslami değerlerin ağır bastığı bir yönlendirmenin, güncel ittifaklarının ürünü, değişken, baskıya bağlı bir sonuç. Bilinçli, örgütlü bir seçimle uzaktan yakından ilişkisi yok. Tıpkı DTP’de toplanan Kürt kökenlilerin oylarının, PKK terör örgütü ile bütünleşme, Kürt ayrımcılığının bilinçli seçimi ile ilişkisinin olmaması gibi. Meclis’e girenlerin, parti yönetiminde etkin olanların kimliklerinin, siyaseten çizdikleri rotanın, hatta kogre seçim sonucu, bizi inciten kararlarının bile oy veren kitlelerin çoğunluğunu kucakladığını söylemek büyük bir yanılgı, haksızlık olur. Ancak yine de kritik bir yol ayrımında birlikte, barış içinde, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşamanın olmazsa olmaz önkoşulu kimi ayrıntılar da var; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlık üst kimliğinde buluşmak, tek bayrak, tek çatı altında, anayasal hukuk düzenine bağlı kalmak. Terörle tartışmasız yolunu ayırmak, ABD, AB, emperyal çıkarlar adına, BOP ve benzeri projelerle Ortadoğu halkları üzerinde oynanmakta olunan kanlı, kirli petrolle ilgili çıkar oyunları, harita hesaplarının dışında durmak.. Yukarda Kürt kökenli vatandaşlarımızın bugünlerde, yol ayrımlarında, doğru çizgiyi çizmede durmalarının daha zor olduğunu söylemiştim ya, aslında yüz yüze kalınan yakıcı gelişmelerde Türk ya da başka kökenlilerin, ırkçı ayrımcı çizgiden uzak durmaları daha da zor. Çünkü onları yanlış yapmaya, öfkeye yönlendirecek tahrikler çok boyutlu, çok yakıcı. En başta şehit cenazeleri tabii ki... Sonrasında dış oyunlara bağlı dış tahrikler, iç tahriklerin biri bin para... soner@cumhuriyet.com.tr Reel ekonomide sıkıntı Söz konusu bulgular, diğer gelişmelerle bir arada irdelendiğinde ekono ‘AÇIK 12.2 MİLYAR YTL ’ İş Bankası’nın 83 yıllık geçmişinden kesitlerinin yer aldığı müze kapılarını açıyor Bütçe delik deşik ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Bütçe açığının, eylül sonunda 12.2 milyar YTL’yi bulduğu, bu rakamın geçen yıl 2.4 milyar YTL düzeyinde olduğu dikkate alındığında “bütçe performansındaki bozulmanın geçen yıla göre oldukça ciddi boyutlara ulaştığı’’ bildirildi. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) İstikrar Enstitüsü tarafından hazırlanan “Mali İzleme Raporu2007 Yılı Eylül Ayı Bütçe Sonuçları” açıklandı. Raporda, “Merkezi bütçe gelirleri arasında yer alan özelleştirme gelirleri hariç tutularak bütçe açığı hesaplandığında ise açığın 3.8 milyar YTL’den 19.1 milyar YTL’ye çıktığı görülmekte. Bu ise bütçe açığında yüzde 400’ü aşan bir sıçrama anlamına gelmektedir’’ dendi. Bütçe harcamalarındaki hızlı artış ve özellikle dolaylı vergi gelirlerindeki düşük performansın, merkezi yönetim bütçe dengesindeki bozulmayı belirleyen temel unsurlar olduğuna dikkat çekildi. Toplam vergi gelirlerinin, hedefin ancak yüzde 70.6’sına ulaştığına dikkat çekilirken vergi gelirlerinin hedefin altında kaldığı, vergi sisteminde biriken yapısal nitelikli sorunlar yanında, dönemsel olarak gündeme getirilen unsurların da etkili olduğunun düşünüldüğü vurgulandı. Bu da manevi sermaye ᮣ İş Bankası’nın, Büyük Önder Atatürk’ün “vizyonerliğinin’’ bir başka örneği olduğunu belirten Özince, kısıtlı imkânlarla kurulan bankanın, bir dünya kuruluşu haline geldiğini vurguladı. Ekonomi Servisi Türkiye İş Bankası’nın 83 yıllık geçmişinin tüm kesitlerinin yer aldığı “Türkiye İş Bankası Müzesi’’ 14 Kasım’da ziyarete açılacak. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, bankanın Eminönü’ndeki Yeni Cami Şubesi’nin tarihi binasında açılacak “Türkiye İş Bankası Müzesi’’nin tanıtımı dolayısıyla basın toplantısı düzenledi. İş Bankası’nın, Büyük Önder Atatürk’ün “vizyonerliğinin’’ bir başka örneği olduğunu belirten Özince, bankanın, daha kuruluşunda “Türkler bankacılık yapamaz’’ düşüncesini yıktığını dile getirdi. Özince, ülke ekonomisinin kurulup güçlenmesinde öncü rol üstlenen bankanın, yalnızca ulusal sermayenin oluşmasını değil, bu sermayenin verimli alanlara yatırılmasını da temel işlevleri arasında gördüğünü belirterek “Kuruluşundan itibaren, bir taraftan çağdaş ve ulusal bankacılığı ülkemizde oluşturup geliştirmeye çalışan bankamız, bir taraftan da Türkiye’nin sanayileşme çabasına katkıda bulunmuştur’’ dedi. Atatürk’ün İş Bankası’na ayrı bir önem verdiğini ve müzede bunun çok yakından görüleceğini ifade eden Özin Net kâr yüzde 90 arttı İş Bankası’nın net karı 2007’nin ilk 9 ayında yüzde 90’lık artışla 1 milyar 360 milyon YTL’ye ulaştı. Bankadan yapılan açıklamaya göre, artan karlılık ve mali piyasalardaki olumlu gelişmelere bağlı olarak İş Bankası’nın özkaynakları 2006 sonuna göre 2007’nin ilk 9 ayında yüzde 17 büyüdü. Bankanın sermaye yeterlilik rasyosu ise yüzde 20,8’e ulaştı. ce, “Atatürk sadece kurucusu değil, aynı zamanda hissedarı, müşterisi ve destekçisi. Yıllarca genel müdürün kim olacağı konusunda görüş bildirmiş ve hep gençlerin genel müdür olmasını istemiş’’ dedi. B İ L G İ Y O K A K L A M A V A R Kılıçdaroğlu: THY’de yolsuzluk gizleniyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM KİT Komisyonu’nun ‘’AKP bürokratlarını aklama komisyonuna dönüştüğünü’’ belirterek, yolsuzlukların örtbas edildiğini söyledi. THY’nin 2006 yılı ilk 6 aylık raporu ile 2005 yılı raporunu gösteren Kılıçdaroğlu, ‘’THY’de yaşanan bütün olumsuzluklar geçiştirilmeye çalışılıyor. Bu raporda, 6 aylık bilanço, fon ve nakit akım tablosu yok. Ama 6 aylık dönem aklanıyor. Kacır ve AKP’li üyeler bilanço, fon ve nakit akım tablosunu görmeden nasıl oluyor da uhrevi bir bilgiyle THY’nin 2006 yılı ilk 6 ayını aklamaya çalışıyor’’ diye sordu. CHP Hatay Milletvekili Durgun da Komisyon Başkanı Kacır hakkında pazartesi günü güvensizlik önerSENDİKAYA GÖZDAĞI İDDİASI gesi vereceklerini bildirdi. Durgun, “Hac operasyonu sırasında THY ekiplerinin Cidde’de konaklaması için 55 bin YTL rüşvet aldığı, üstelik dünya tarihinde ilk kez yazılı rüşvet anlaşması yapıldığı için hakkında dava açılan Yer İstasyon BaşEkonomi Servisi Toplusözleşme sürekanı Hamit Kahveci’yi korumak cinde, çalışan karşıtı bir tavır sergileyen yöiçin mi bu raporu kaçırdılar? netim, şimdi de THY Teknik AŞ’de 8 sendiBaşpilot yardımcısı Kamuran ka üyesini hiçbir gerekçe göstermeksizin işBaşoğlu ve aynı zamanda Satış ten çıkardı. Artırma Müdürü olan eşi ÖzleYazılı bir açıklama yapan Havaİş sendinen Başoğlu, Maliye Bakanı’nın kası yönetim kurulu, “THY Teknik A.Ş’de eşi Ahsen Unakıtan’ın akrabası. biri sendika temsilcisi 8 üyemiz gerekçeGelir Yönetimi Başkanı Sami siz işten çıkarıldı. 4857 sayılı İş Yasası’nın Alan Dışişleri Bakanı Ali Babailgili hiçbir hükmünü dikkate almadan can’ın akrabası, Bilgi Teknolojiyapılan bu yasaya aykırı işlem, THY Tekleri Başkanı Ali Güler Enerji Banik A.Ş yönetiminin pervasızlığını da orkanı Hilmi Güler’in kuzeni... taya koymaktadır” denildi. Mali İşlerden Sorumlu Genel Personele karşı inanılmaz bir kin ve öç alMüdür Yardımcısı Coşkun Kılıç ma duygusuna dikkat çekilen açıklamada, ise Unakıtan’ın danışmanlığınişten çıkarmaların hiçbir yasal dayanağı budan geldi. Başbakana alınan lunmadığı, yıllar sonra ilk kez sendika temözel VIP uçağına ilişkin hesapsilcisi Hat Bakım’da görev yapan Mustafa ları incelememizden kaçırmak Doğancı’nın da dahil edilerek sendikaya kariçin mi böyle apar topar yasaya şı bir gözdağının amaçlandığını belirtildi. aykırı olarak hesaplar aklanmış oldu?’’ diye konuştu. 8 işçi gerekçesiz işten atıldı 2006/6 Satış TAPU KAYDI: İstanbul, Fatih Seyitömer mah., Silivri kapı cad., 413 pafta, 2598 ada, 107 parselde kayıtlı, 656.57 m2 miktarlı arsanın tamamı satılacaktır. Satış yapılacak gayrimenkulun 1/2 hissesi üzerinde İNTİFA HAKKI VARDIR. VE İNTİFA HAKKI İLE YÜKÜMLÜ OLARAK SATILACAKTIR. İMAR DURUMU: 21.5.2005 Tastik tarihli, 1/100 ölçekli uyguluma imar planında üçüncü derece koruma bölgesinde konut alanında kalmakta olup, Avan proje ile uygulama yapılacaktır. Taks: 0.40, Kaks: 1.60, HMAX: 12.50 Metredir. HALİ HAZIR DURUMU: Dava konusu taşınmaz, Fatih Seyitömer Mah., Silivrikapı cad., 413 paftta, 2598 ada, 107 parsel sayılı, 52 kapı nolu işyeri olup, dava konusu bu arsanın üzerinde bulunan binanın, keşif günü yıkılmış olduğu ve arsa üzerine bina yapılacağından dolayı, yıkılan bu binanın arsa üzerinde molozlarının bulunduğu, bu nedenlede arsanın cadde kısmı üzerine galvaniz saçtan korkulukların çekilmiş olduğu, keşif mahallinde yapılan incelemelerde görülmüştür. Dava konusu arsanın elektriği ve suyu mevcuttur. 65657 metre kullanım alanı ve Kocamustafapaşa semtinde iyi bir mevkide bulunmaktadır. BİLİRKİŞİCE KONAN DEĞER: 12.7.2006 tarihli dosyada, mübrez bilirkişi raporunda taşınmazın intifa hakkı ile yükümlü değeri 738.192.00 YTL’dir ( yediyüzotuzsekizbinyüzdoksaniki YTL) SATIŞ ŞARTLARI: Taşınmazın 1. 18.12.2007 günü, saat: 14.00den, 14.15’e kadar, Fatih 2. Sulh Hukuk Mahkemesi duruşma salonunda, açık artırma suretiyle yapılacaktır. Bu artırmada tahmin edilen kıymetin %60’ını ve rüçhanlı alacaklılar varsa alacaklıların mecmuunu ve satış masraflarını geçmek şartı ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alıcı çıkmazsa en çok artıranın taahhüdü baki kalmak şartıyla, Taşınmazın 2. satışı 28.12.2007 günü, saat: 14.00 den, 14.15’e kadar artırmaya çıkarılacaktır. Bu artırmada da bu miktar elde edilmemiş ise gayrimenkul en çok artıranın taahhüdü saklı kalmak üzere, artırma ilanında gösterilen müddet sonunda en çok artırana ihale olacaktır. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin %40’ını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka, paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşecektir. 2. Artırmaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen kıymetin%20’si nispetinde pey akçesi veya bu miktar kadar milli bir bankanın teminat mektubunu vermeleri lazımdır. Satış peşin para iledir, alıcı istediğinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Tellaliye, resmi ihale pulu, %18 KDV, tapu harç masrafları alıcıya aittir. Birikmiş vergiler satış bedelinden ödenir. 3. İpotek sahibi alacaklılarla diğer (*) ilgililerin, bu gayrimenkul üzerindeki haklarını, hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını, dayanağı belgelerle 15 gün içinde satış memurluğuna bildirmeleri lazımdır. Aksi takdirde hakları tapu siciliyle sabit olmadıkça, paylaşmadan hariç bırakılacaklardır. 4. İhaleye katılıp, daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle, ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri, teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacaklardır. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın, satış memurluğunca tahsil olunacak, bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden alınacaktır. 5. Şartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açık olup, masrafı verildiği takdirde isteyen alıcıya bir örneği gönderilebilir. 6. Satışa iştirak edenlerin, şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacakları, başkaca bilgi almak isteyenlerin 2006/6 sayılı dosya numarası ile satış memurluğuna başvurmaları ilan olunur. (*) İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir. 30.10.2007 (Basın: 58311) FATİH 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ SATIŞ MEMURLUĞU’NDAN GAYRİMENKUL SATIŞ İLANI Öğrenciden uygun fiyata ingilizce dersi verilir. 0536.271 77 62 Nüfus Cüzdanımı kaybettim. Hükümsüzdür. Selahattin MURATOĞLU Nüfus Cüzdanımı kaybettim. Hükümsüzdür. Orçun GÜLDOĞAN Profilo YK5200BN11031053 no’lu yazarkasa ruhsatımı kaybettim. Hükümsüzdür. Huriye KARATAŞ CUMHURİYET 13 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog