Bugünden 1930'a 5,457,753 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 23 OCAK 2007 SALI 6 HABERLER Hrant Dink cinayetinin zanlısı Ogün Samast’ın annesi Havva Samast oğluna seslendi SALI ORHAN BURSALI ‘Seni kullananı açıkla’ ᮣ Ogün Samast’ın annesi Havva Samast, Cinayetten bir gün önce oğluyla konuştuğunu belirterek “Nasıl ve niçin yaptığını bilmiyorum” dedi. Samast’ı azmettirdiği öne sürülen Yasin Hayal’in annesinin, “Oğlum insanlara kıyamaz. Zaten o bombayı insanlar için patlattı” şeklindeki sözleri dikkat çekti. AHMET ŞEFİK Ermenileri Anlamak Anadolu’da tehcir yoluyla ve sırasında Ermeni katliamı yapıldı. Bu, Anadolu’da Ermeni nüfusunun büyük ölçüde yok olmasıyla sonuçlandı. Ermenilerin katledilmesini ve sürülmesini başlatan koşullara/nedenlere hiç değinmiyorum. Ermeniler Ruslarla işbirliği yapıp Osmanlı’yı vurmaya başlamasa (çöken İmparatorluk üzerinde Ermenilerin de kendi devletlerini kurma saiki); bu tehcir ve katliam belki de olmayabilirdi. Erdoğan Aydın’a göre, Osmanlı ordusu Sarıkamış serüvenine kalkışmayıp yok olmasaydı, Ruslar Anadolu’ya sarkamayacak, ErmeniRus ittifakı kurulmayabilecek, tehcir ve katliam da gündeme gelmeyecekti. Fakat tarihsel gelişme yukarıdaki iyi niyet çerçevesinde gelişmiş olsaydı bile, Anadolu’da Ermenilerle Türkler arasında nasıl bir ilişki gelişirdi sorusu, her türlü spekülasyona açıktır. Tek sonuç şudur: Ermeniler katliam yaşayarak topraklarından olmuştur. Yurtdışında onlarca ülkeye dağılan Ermeniler bu acıyı unutmadı, canlı tuttular. Çünkü kaybedilmiş normal bir savaşın sonucunda yaşanmadı bu tehcir ve katliam. Evet, Türkler de öldü, ama esas insanlık dramını Ermeniler yaşadı. Hrant Dink, Ermenilerin yaşadıkları ve nesilden nesile aktarılan bu acıyı anlayabilmemiz için çırpındı. ૽૽૽ Ermenilerin bu acısı Türkiye’nin karşısına, en büyük insanlık suçlamasıyla “soykırım” ile çıkıyor. Üstelik “soykırım” hukuki değil, siyasi olarak, Osmanlı’nın mirasını üstlenmesi nedeniyle Türkiye’ye kabul ettirilmeye çalışılıyor. Türkiye’nin bu suçlamayı kabul etmesi zor, çünkü Cumhuriyet, Osmanlı İmparatorluğu zamanındaki bir katliamı, hem de siyasi ve çok çok ağırlaştırılmış olarak üstlenmek zorunda kalacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kimliği bütün dünyada, hukuki olarak da (mahkeme sonucu olmasa da) soykırımla özdeşleşecektir. Aslında, şimdi fiili olarak da durum kısmen böyledir. AB içinde Türkiye karşıtlarının büyük çabasıyla bu fiili durum yaratıldı. Şimdi Amerikan Kongresi de Soykırım’ı tanıyacaktır... er veya geç. Ama, bu ülkelerin geçmişleri nice katliam ve soykırımlarla doludur! ૽૽૽ Dışişleri Bakanı Gül, geçen hafta Türkiye’nin dış tehlikeleri üzerine sıralama yaparken, ikinci sıraya “Ermeni Sorunu”nu oturttu. Aslında “Ermeni Sorunu”nu “büyük tehlike” olarak gören bir siyasi yaklaşım, Türkiye’de derece derece belirli çevrelere egemen olan “yakında parçalanacağız” duygu ve politikasına da çok uygun düşüyor. Ancak bu duygu ve politikanın bir çıkar yolu yok. Bugüne kadar tek çıkar yol, Ermenilerle şu veya bu şekilde, ama sürekli olarak, doğrudan diyaloğu geliştirmeyi denemek ve bunu ana politika yapmaktı. “Ermeni Sorunu”nun bu noktaya gelmesi, Türklerin, devletin ve politikacıların son ana kadar sorunu erteleme, “Hele dur...” politikasının bir sonucudur. Ama politikacı, bu “Hele dur..”un sınırları aşıldıktan sonra bile “Hele dur...” politikasını sürdürdü! Yumurta kapıya dayanınca da “çözümsüzlük” ile karşı karşıya kalınmakta ve “şimdi ne yapalım” sorusuna “olmayan yanıtlar” aranmaktadır. Veya çok daha pahalı çözüm ve yanıtlarla karşı karşıya kalınmaktadır. Hrant Dink’i kaybetmemiz, bu en pahalı sonuçlardan biridir! “Çevrilmişlik”, “parçalanıyoruz” duygusunun körüklediği ırkçı tepkiler; başta iktidar olmak üzere siyasetin ülkeyi geleceğe taşıyacak ulusal politikalar üretememesi, gelecek meşalelerinin yakılamaması; iktidarın kendisinden olmayan her şeyi ötekileştirme ısrarı; ve bütün bunların yarattığı “kaybediyoruz” ruh hali; ülkeyi derin uçurumlara bölmüştür... Cinayet bu koşulların ürünü... AKP’nin ulusu derleyip toparlayacak politikalar üretebilmesi, mümkün mü? ૽૽૽ Bugün, “iki millet” arasında sürekli bir duygudaşlık arayışı içinde olan ve hayatını bu uğraş uğruna kaybeden Hrant Dink toprağa veriliyor. Türkiye Hrant Dink ile birlikte aslında acısını dışa vurdu! Bu acı, Ermenilerin acısını, duygusunu anlamamıza yardımcı olabilir. Hükümetin, dışarıdaki Ermenileri cenaze törenine davet etmesi çok olumlu bir adım. Umarız, diyalog için güçlü bir ilişkinin başlangıcını ateşler, Hrant Dink’in kaybedilmesi... O zaman mezarında rahat uyur. TRABZON Hrant Dink’in katil zanlısı Ogün Samast’ı, televizyondaki görüntüsünden önce annesi Havva Samast’ın tanıdığı belirlendi. Cinayetten bir gün önce oğluyla konuştuğunu anlatan anne Samast, “Nasıl ve niçin yaptığını bilmiyorum” dedi. Havva Samast, oğlunun kullanıldığını belirterek “Oğlumun kendini yönetenleri, bu işi yaptıranları açıklamasını istiyorum’’ diye konuştu. Samast’ı yönlendirdiği belirtilen Yasin Hayal’in ailesi, oğullarının cinayete karıştığına inanmadıklarını söylediler. Anne Huri Hayal’in “O insanlara kıyamaz. Bombayı insanlar için patlatmıştı” sözleri dikkat çekti. Ogün Samast’ın babası Ahmet ve annesi Havva Samast büyük şok yaşıyor. Havva Samast, Dink’in yerde yatarken yırtık ayakkabılarını gördüğünde gözyaşlarına boğulduğunu belirterek oğlunun kameralara takılan görüntüsünü ilk kendisinin fark ettiğini anlattı. Samast, “Olaylara inanamıyorum. Nasıl yaptı, neden yaptı bunu. Perşembe günü kendisiyle görüştük. Bir şey belli etmedi. Biraz sinirli, asabi bir çocuktu. Bu yüzden fazla da konuşamazdık. Son derece üzYasin Hayal, günüm” diye konuştu. Havva azmettirici olSamast, Dink ailesinin acısını duğu iddiasıyla hissettiğini belirterek başsağlığı sorgulanıyor. diledi. Yasin Hayal’in anne ve babası, oğullarının bu cinayete karıştığına inanmadıklarını belirttiler. Baba Bahattin Hayal, bombalama olayından sonra oğluna “Bu işlere bulaşma” dediğini anlatarak şunları söyledi: “O da bana söz vermişti. Bu olayı Yasin’in azmettirdiğine inanmıyorum ama ‘silahı verdim’ dediyse doğrudur. Onun bu işlere karışacağını sanmıyorum.” Yazar Yaşar Kemal ve Zülfü Livaneli’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı, siyasetçi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi, Agos gazetesini ziyaret etti. “1 Mayıs Mahallesi Emekçi Halkı” üyeleri gazete önünde açıklama yaptı. (CİHAN ORUÇOĞLU, BERİVAN TAPAN) Agos dimdik ayakta Sayfa sayısını 24’e çıkaran gazetenin yeni sayısı için yapılan toplantıya Etyen Mahçupyan başkanlık etti. Gazeteye, taziye ziyaretleri dün de sürdü İstanbul Haber Servisi Agos Gazetesi Yayın Kurulu, Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katledilişinin dördüncü gününde 26 Ocak Cuma günü yayımlanacak 565. yeni sayısı için toplandı. Agos gazetesi’nin 12 olan sayfa sayısının arttırılarak 24 sayfa olarak hazırlanan yeni sayısı için yapılan toplantıya gazeteci yazar Etyen Mahçupyan başkanlık etti. Yazar Yaşar Kemal ve Zülfü Livaneli’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı, aydın, siyasetçi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi, Agos gazetesini ziyaret etti. İstanbul Barosu Başkanı Kazım Kolcuoğlu, gazeteyi ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, tetikçilerin arkasındaki örgütlenmelerin ortaya çıkarılmasını isteyerek “Ülkemizde ırkına, düşüncesine, milletine ve farklılıklarırına hiçbir şekilde önem vermeden birlikte yaşamanın gereklerini yerine getirmeliyiz” dedi. TGC Başkanı Orhan Erinç de gazeteye taziye ziyaretinin ardından hunhar saldırının ardındaki kişilerin ortaya çıkarılması gereğini belirterek “Dileğimiz ‘Bundan sonraki kim’ diye düşünmekten meslektaşlarımız, bilim insanları, sanatçılar ve yazarlar kurtulmuş olsun” dedi. ra lanet ediyorum” dedi. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ise “Bu terörü lanetlemek için Agos Gazetesi’nin önünde ve mezarlıkta başında güvercin uçuracağız” dedi. Kendilerini “1 Mayıs Mahallesi Emekçi Halkı” olarak tanıtan bir grup da Agos gazetesine gelerek yaptıkları açıklamada, Ümraniye’de Hrant Dink ile ilgili 3 gündür mum yakma eylemi düzenlediklerini, önceki günkü eylemlerinde ise polis tarafından saldırıya uğradıklarını belirttiler. ‘Birlikte izledik, yorum yapmadı’ Oğlunun arkadaş grubundan Ogün diye birini de tanımadığını anlatan Hayal, “Yasin’in siyasi görüşünü siz de biliyorsunuz. Bir dönem BBP ile ilişkiliydi. Ama Yasin’in son zamanlarda BBP ile ilişkisi yoktu’’ dedi. Hrant Dink cinayeti haberlerini evde ailece seyrettiklerini de vurgulayan ba Bahattin Hayal, “Haberleri birlikte izledik. Yasin hiçbir yorum yapmadı cinayetle ilgili. Ne ahı vardı ve vahı vardı.” ‘İnsan değiller’ Yazar Yaşar Kemal de kendisini ailesinden birini kaybetmiş gibi hissettiğini dile getirerek “İnsanlık insanlığa benzerken bu ölüm olmamalıydı. Onu öldüren de ölümüne göz yuman da insan değildir” dedi. “Kendiniz için bir endişe duyuyor musunuz’’ sorusu üzerine Yaşar Kemal, “Benim umurumda değil. Ben yaşayacağımı yaşadım, hodri meydan’’ yanıtını verdi. Sanatçı Zülfü Livaneli, gazeteyi ziyaretinde “Rahip Santoro cinayeti aydınlatılsaydı, o dönem gereken tahkikatlar yapılsaydı belki de bu cinayet işlenmeyecekti” diye sordu. Gazeteyi ziyaret eden DSP lideri Zeki Sezer de başsağlığı dileğinde bulundu. Eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen de “Ona kıyan ellere ve kafala ‘Aşırı milliyetçiliğin sonucu’ TürkiyeAB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Joost Lagendijk, Agos gazetesi çalışanlarına taziye dileklerinde bulundu. Lagendijk, “Toplumun tüm kesimlerinin aşırı milliyetçiliğin ne demek olduğu ve nereye götürdüğü konusunda bilincinde olması gerekir. Bu Türkiye’nin iç sorunudur. Sorumluluk da Türk otoritelerinindir” diye konuştu. Sanatçı Sezen Aksu da Dink ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Savcılık, Samast’ı azmettirdiği ileri sürülen Hayal’in üstünde birileri olup olmadığını araştırıyor İlişkiler mercek altına alındı Kaçışı soru işaretleri yarattı İLHAN TAŞCI ANKARA Hrant Dink cinayetinin tetikçisi Ogün Samast’ın neredeyse tüm delilleri “döke saça kaçması” soruşturmayı yürüten ekiplerde “yakalanmak mı istedi” kuşkusunu gündeme getirdi. Soruşturma bu kuşku üzerinde yoğunlaşırken neden yakalanmak istediği sorusunun da yanıtı aranıyor. Bunun, Samast ve birlikte hareket ettiği kişilerin ardındaki güce ulaşılmasını engelleyerek “ulaşılabilecek son noktaymış” izlenimi yaratma stratejisinin yansıması olabileceği de değerlendiriliyor. Akrabalarınca İstanbul’u bilmediği belirtilen tetikçinin yalnızca Agos’un bulunduğu Şişli’yi sorarak gazete binasına kadar nasıl geldiği de yanıtı aranan sorular arasında. Üst düzey bir yetkili, “Zanlının yakalanmak istediğini düşünüyoruz. Şu ana kadar neden böyle bir amaca yöneldiği belirlenemedi. Olayın bir yere kadar götürülmesi ve ‘Mesele çözüldü, tamam’ denilmesi isteniyor gibi. Araştırma bu yönde de sürdürülüyor” dedi. Samast’ın gittiği internet kafede sürekli yanında oturduğu anlaşılan bir “arkadaşı” da gözaltına alınanlar arasında. Gözaltındakiler arasında azmettirici olduğu belirtilen Yasin Hayal kadar “önemli” bir kişinin bulunmadığı öğrenildi. Fotoğraf: AA Yakalanışı perdeleme İstanbul Haber Servisi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin soruşturmayı, cemaat şüphesi üzerine yoğunlaştırdı. Savcılık, zanlı Ogün Samast’ı azmettirdiği ileri sürülen Yasin Hayal’in üstünde birilerinin olup olmadığını araştırıyor. İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, “Zanlının arkasındaki güçlerin önemli bir kısmının yakalandığını” söyledi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, gelinen aşamada örgüt bağlantısına ilişkin bir tespit bulunmadığını belirtti. Dink’in ölümüne yönelik soruşturma, çok yönlü olarak devam ediyor. İstanbul Terörle Mücadele Şubesi’nde gözaltında bulunan Samast ve Hayal’in de aralarında bulunduğu 6 kişinin sorgusu sürüyor. Trabzon’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla gözaltına alınan bir kişi daha İstanbul’a getirildi. Cinayetle ilgisi olabileceği gerekçesiyle, Samsun’da Samast ile aynı otobüsten gözaltına alınarak İstanbul’a getirilen iki kişi ile önceki gün Trabzon’da gözaltına alınan üç kişi serbest bırakıldı. Samast’ın çarşamba günü Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilmesi bekleniyor. Yasin Hayal’in üstünde birilerinin olup olmadığını inceleyen savcılık, Hayal’in de aralarında bulunduğu 6 şüphelinin yaklaşık 34 yıldır mahalleden arkadaş olmaları, birlikte hareket etmeleri ve aynı internet kafeye gitmeleri nedeniyle cemaat şüphesine yöneldi. Hayal ve Samast’ın emni obursali࠽cumhuriyet.com.tr KATLEDİLİŞİNİN 14. YILI Uğur Mumcu için anma etkinlikleri Haber Merkezi Bombalı saldırı sonucu katledilen gazetemiz yazarı Uğur Mumcu, ölümünün 14. yıldönümünde “Adalet ve Demokrasi” etkinlikleri kapsamında anılıyor. Balçova Belediyesi’nce düzenlenen “Türkiye Nereye Sürükleniyor” başlıklı söyleşi İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde yarın saat 18.00’de yapılacak. Gazetemiz Ege Bölge Temsilcisi Serdar Kızık’ın yöneteceği söyleşinin açılış konuşmasını CHP Kadın Kolları Başkanı Güldal Okuducu yapacak. Söyleşide, gazetemiz yazarı Ali Sirmen, Ceyhun Mumcu, Muzaffer Erdost ve Öner Yağcı konuşmacı olarak yer alacak. Karşıyaka Belediyesi ve ADD Karşıyaka Şubesi’nin düzenlediği anma etkinlikleri yarın saat 14.00’te Ali Sirmen’in de konuşmacı olacağı söyleşiyle başlayacak. Çiğli Belediyesi’nce düzenlenen etkinlikler yarın saat 13.30’da Uğur Mumcu Parkı’nda, Narlıdere Belediyesi’nce düzenlenen etkinlikler ise Limanreis Uğur Mumcu Büstü önünde saat 16.00’da başlayacak. Mumcu ve Hrant Dink için Almanya’nın Hamburg kentinde Hamburg Atatürkçü Düşünce Derneği’nce anma toplantısı düzenlendi. Toplantıda suikastın, Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir parçası ve Sevr’i yeniden canlandırmak adına uygulanan bir tezgâh olduğu ortak kanısı dile getirildi. Emniyet kafa karıştırıyor İstanbul Haber Servisi Emniyet, Hrant Dink cinayetinin arkasında örgüt olup olmadığı konusunda kafa karıştırıyor. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, dün sabah bir açıklama yaparak, “Cinayetin siyasi boyutu ve örgüt bağlantısı yok. Zanlı, milliyetçi duygularla cinayeti işlemiş. Yasin Hayal’le de bu konuda görüşmelerde bulunmuş’’ dedi. Bu açıklamadan birkaç saat sonra İstanbul Valisi Muammer Güler ve Cerrah basının karşısına çıktı. Güler, Cerrah’ın konuşmasını düzelterek olayın siyasi boyutunun ve örgüt bağlantısının araştırıldığını belirtti. lının gittiği internet kafeden alınan 10 bilgisayarın hard diskleri incelenmek üzere kopyalandı. Dink’e gelen tehdit epostaları içinde Tranzon’daki internet kafede kullanılan bilgisayarların IP numaralarının olup olmadığı araştırılıyor. 6 şüphelinin de MSN adresleri ve bulundukları bölgedeki telefonlar inceleme altına alındı. İncelemelerde Samast’ın, Agos gazetesinin sitesini düzenli olarak ziyaret ettiği tespit edildi. Katil zanlısının, cinayet günü giydiği kıyafetleri ve ayakkabısını Trabzon’dan aldığı, olay yerine daha önce hiç gitmediği, adresi de sora sora bulduğu belirlendi. Gazetenin kapısında cinayeti işlemeden bir süre beklediği, Samast’ın bankaya gitmek için dışarı çıkan Dink’i görünce şaşırıp ateş edemediği, öldürmek için Dink’in bankadan dönüşünü beklediği ifade edildi. yette hiç bir araya getirilmedikleri, Samast ile gözaltında bulunduğu iki gün boyunca, psikolog kontrolünde sohbet edildiği ve ifadesinin alınmadığı kaydedildi. Agos’un internet sitesini takip ediyordu Diğer şüphelilerin ardından Samast’ın ifadesinin alınacağı belirlendi. Emniyette ve tatbikat sırasında tedirgin ve ürkek olduğu ifade edilen Samast’ın çelişkili bilgiler verdiği de belirtildi. Samast ve gözaltında bulunan 4 kişi ile ailelerinden hiç kimsenin görüşme talebinde bulunmadığı, Samast’a İstanbul Barosu’ndan avukat atandığı kaydedildi. Trabzon’da zan Silahı incelendi Zanlının cinayette kullandığı silahı Hayal’den temin ettiği, zaman zaman uyuşturucu hap kullandığı iddia edildi. Samast’ın üzerinde çıkan silahın, olayda kullanılan silah olduğu ekspertiz raporuyla kesinleşti. Basında yer alan kamera görüntülerindeki kişi ile Samast’ın aynı kişi olduğu, Ankara’dan gelen özel bir ekip tarafından incelenerek tespit edildi. CUMHURİYET 06 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog