Bugünden 1930'a 5,439,171 adet makale



Katalog


«
»

23 OCAK 2006 SALI CUMHURİYET SAYFA ÇANKAYA’YI TEMİZ TUT, TÜRKİYE’Yİ KİRLETME! 17 Halk, Başbakandan ekmek istemiş... “Pastaları bitmiş mi!” GÖRÜŞ BEDRİ BAYKAM Tuzla AKP’li Tuzla Belediyesi’nin mühürlediği Çağdaş Tuzla gazetesi yargı kararıyla açılırken belediye bu kez de açılışı duyuran afişler için gazeteye 3 bin yeni lira çevre kirletme cezası keserek demokrasiden intikam aldı! Ya ğ m u r E k i m Yeni moda meslek: Biraz büyüyünce katil olacağım! DELİKANLI, İstanbul’da uluslararası iş yapan holding sahibi bir işadamının oğlu. 24 yaşında ve ABD’de bir üniversitede okuyor. Üçüncü sınıfa geçmiş. İlk iki yıl, başarılı bir not ortalaması yakalamasına rağmen üçüncü yıl biraz içine kapanmış; sınavlara girmemiş ve not ortalamasını epeyce düşürmüş. Bu durum üniversitenin “güvenlik ajanı”nın dikkatini çekmiş. Yunan asıllı kadın ajan, gencin uyruğuna ve dinine bakarak “terör faaliyetlerine katılmak için eğitimini aksattığı” kararını vermiş. Şaka değil gerçek! Ajan, “terörle mücadele yasası”nın verdiği yetki ile genci polise ihbar etmiş. Genç gözaltına alınıp 24 saat sorgulanmış. Genç adam sorguda ne dese boş; polis, okulda herhangi bir disiplin suçu, okul dışında ise bir ABD faşizmi trafik cezası bile olmayan gencin eğitimini terörist faaliyetlere katılmak için aksattığı kanısına varıp mahkemeye sevk edilmesini uygun görmüş. Mahkeme, duruşma gününü belirlemiş. Duruşmaya kadar da genç adamın her gün polise gidip kimlik bildiriminde bulunması koşulu getirilmiş. Delikanlı bu işlemi aksatmadan yapmasına karşın, son anda korkup duruşmaya gitmemiş. Mahkeme gıyabında yapılmış ve altı ay hapis cezasına hükmedilmiş. Cezaevinden çıktıktan sonra da tabii ki sınır dışı edilmesine karar verilmiş. Genç adam tutuklanmış; bir sürü belge gözü kapalı imzalatıldıktan ve cezaevine konduktan sonra olaydan ailesinin haberi olmuş. Babası hemen ABD’ye gitmiş ama oğluyla görüşmek ne mümkün. Rektör “kusura bakmayın” demekle yetinmiş; üniversitenin “güvenlik ajanı” ise Hitler’in yardımcısı edasıyla, gencin babasını muhatap bile almamış. Babasının uzun uğraşlarından sonra, mahkeme masraflarını karşılamak ve tabii ki ABD’yi derhal terk etmek ve 10 yıl boyunca bir daha da ABD’ye gelmeye teşebbüs bile etmemek koşuluyla gencin cezaevinden çıkarılmasına izin verilmiş! Genç, 45 gün yattığı cezaevinden çıkınca polis gözetiminde havaalanına götürülmüş ve uçağa bindirilip Türkiye’ye gönderilmiş. İşte dünyaya “demokrasi ihracatı” yapan ABD’nin gerçek yüzü bu. Faşizmin daniskası! Dünya, “Führer Bush”a teslim! Dink Cinayeti: Alçaklar ve Sefiller… Noterde bir işlem bitirirken geldi acı haber. Bu sefer Hrant Dink’i vurmuştu alçaklar. Tartışmaya cesareti olmayan ve terörden beslenen odaklar yine devredeydi. İçim kanamaya başladı. 1980 sonrası dönemde, Muammer Aksoy olayından beri kaçıncıydı bu? Derhal taziye için Agos gazetesine gittim. Korkunç bir dram yaşanıyordu. Ailesinin çığlıkları kulağımdan gitmiyor. Dink’le defalarca hem özel olarak hem de televizyon programlarında bir araya gelmiştik. Karşılıklı her zaman son derece medeni ve saygılı bir ilişkimiz vardı. Bu programlarda da birçok konuda hemfikirdik. Tabii ki görüşlerimizin farklı olduğu sorunlar da vardı. Ama bunları her zaman nezaket ve demokrasi kuralları içinde ele aldık. Kendi düşüncelerini canı pahasına savunuyordu Dink. Her an hedef olabileceğini bilerek. Yiğit bir insandı. Tehditlerden yılmazdı. Ermeni diasporasının Türkiye aleyhine takındığı saldırgan tavırla da, Fransız Parlamentosu’nun çıkardığı us dışı yasayla da mücadele etmeyi bildi. Ben nasıl “Yaşananlar soykırım değildir” diyorsam, onun da tersini düşünme hakkı vardı… Ama bunu inançla yapıyordu, oportünizmle değil. Üstünde hep temsil ettiği halk kesiminin ve tarihinin yükünü taşıyordu. Onun öldürülmesinin uluslararası alanda bize “keseceği ceza” akıl almaz boyutlarda. ૽૽૽ 1970’lerde “Midnight Express” filmi, yabancı ittifakların Türkiye’ye verdiği koca bir zarardı. Bunun ardından ülke olarak iki kere kendi bileklerimizi kestik: Bunların birincisi, Orhan Pamuk aleyhine dava açmaktı. Davadan aylar önce yazdığım iki makaleyle gerekirse Cumhurbaşkanı’nın devreye girme olasılığını bile öne çıkararak bu antidemokratik davanın açılmamasını talep eden ve “uçurum geliyor” uyarısını yapan tek insandım. İkincisi ise Dink cinayeti, çok daha korkunç bir şekilde Türkiye’nin imajına darbe vurdu, düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürdü. Bunun da ötesinde, bir aileyi perişan etti, ülkenin iç huzurunu yine bitirdi. Ben şahsen komplo teorilerine elime kanıt verilmedikçe pek prim vermem. Katil beni şaşırtmayan kesimlerle bağlantılı görünüyor, ama somutlaşınca tam anlarız. Basında okuyoruz: Katil, “Cuma namazına gittim, sonra vurdum” demiş. Dincisağcı kesimler ile “bağlantılıymış”. Göreceğiz. Ama işin en trajikomik yanı şuydu: Bir spiker bayan, “Katil zanlısı Nizamı Âlem Ocakları, ulusalcı çevrelerle ilişkiliymiş” gibi absürd ve sapkın bir cümle kullanabildi!! Aynen yabancı yayınlar hakkında duyduğum “laikmilliyetçi tehlikeli girişimler” olarak özetlenen toptancı ve beyinsiz, asalak yorumlar gibi! İnsan şu cümleleri kurup ortada “muhabir” olarak nasıl gezer? Ogün Samast’ın bağlantıları, tam tersine, laikulusalcı kanadın en karşısında olduğu kesimin ta kendisi değil mi? Bir de şu hataya düşmemek lazım: Bir insan menfur bir suikasta kurban gitti diye, bütün görüşlerinde herkese göre haklı çıkmış olmaz. Böyle bir paralelizm kurmaya çalışanlara sorarım: Aksoy, Mumcu ve Kışlalı öldürüldüğünde, “haklı çıktılar” dediniz mi? Hayır. Tam tersine, neredeyse suçu “provokasyon” diye diye öbür tarafa attınız. Lütfen sapla samanı karıştırmayalım. Demokratik tartışmalarımız ayrı, teröre beraberce karşı çıkmak ayrı… ૽૽૽ Gelelim bazı sefillerin yarattıkları polemiklere: Olaydan üç saat sonra, Agos gazetesi önünde, Yurtsever Hareket adına bir açıklama yaptık. Ardından, altıyedi provokatör benim, Pamuk’u eleştirmiş olmamı öne sürmeye çalışarak laf attı ve bir kanal bunu sorumsuzca “Baykam protesto edildi” diye alt haber yaptı. Son defa bu konuya açıklık getireyim: Pamuk davasında, benim o gün bin kamera önünde cereyan eden olaylarda, yumurta attığımı, küfrettiğimi söyleyen bir tek insan, bir adet kanıt getirirse, sanatçılığı da, yazarlığı da ömür boyu bırakacağım! Bunu getiremeyen ama hâlâ, “Baykam o gün Pamuk ve onu savunanlara saldıranlarla beraberdi” yalanını yayan biri çıkarsa, aramızda ömür boyu sefil bir iftiracı damgası ile yaşamaya mahkum olacaktır. Ayrıca bu densizlere kötü bir haberim var: Tam tersine, o gün saldırıya uğrayan yabancı vekilleri nasıl koruyup saldırganlar adına özür dilediğimi gösteren Flash TV yayını elimde! Biz tam tersine o davanın açılmamasını ve Pamuk’un bu şekilde kahramanlaştırılmamasını savunduk, hepsi bu… Bunu da en sakin, en barışçı yollarla yaptık. Söylediğim her sözden, attığım her adımdan sorumluyum. Dink’le Ermeni sorunu ve başka konularda farklı düşünen dürüst insanlar da, en az Dink’in yandaşları kadar üzülmüştür. Bugün, bu çok değerli vatandaşımızın cenazesine kitlesel olarak katılmak boynumuzun borcudur. Başımız sağ olsun. email: bedbay࠽tnn.net Faks: 0212 227 34 65 Orantı Ahmet Önen: “Bir cinayetin çözülmesi, katilin ya da emniyetin profesyonelliği değil, maktulün kimliği ile doğru orantılıdır!” SESSİZ SEDASIZ (!) Türkİslam Sentezi ve emperyalizm KAMUOYUNA yansıyan bilgiler Hrant Dink’in katil zanlısının 12 Eylül’ün eseri “Türkİslam Sentezi”nden beslendiğini gösteriyor. Kafatası hesabıyla Türklüğün aşağılandığı yargısına var(dırıl)an genç, Cuma namazını kıldıktan sonra tetiği çekiyor. Fakat holdingci medyaya baktığınız zaman emperyalizme ve emperyalizmin tezgâhladığı Yeni Dünya Düzeni’ne direnen ulusalcı düşünce cinayetten sorumlu tutuluyor; “Her gün ‘ne mutlu Türküm’ diye bağırmaya devam edin; eğer kendinizi mutlu hissedebiliyorsanız” bile deniyor. İpin ucu kaçmışa benziyor. Ayşe Meral de bu konuya değiniyor: “ABD Temsilciler Meclisi üyelerinin sözde soykırım tasarısını tanıma kararını gündeme getirdiği, Amerika’nın yeni Irak politikasıyla Türkiye ile İran’ın karşı karşıya getirilmeye çalışıldığı ve kukla Kürt devletinin kabul ettirilmesi baskılarının yapıldığı, Türkiye’nin Büyük Ortadoğu Planı içine itildiği bir dönemde, Türkiye’de Ermeni kökenli bir yurttaşın cinayete kurban gitmesi kimlerin işine yarıyor?” Irak’ı mezhep ve etnik köken ayrımı ile kan gölüne çeviren emperyalizm, Türkiye’de de ayrımcılığı kaşıyadursun sürüklendiğimiz şu noktaya bakın: “Hepimiz Ermeni’yiz” demek yurtseverlik olarak kabul ediliyor, “Hepimiz Türk’üz” diyenler faşist damgasını yiyor. Emperyalizmi kutlamak gerek! Gülhan Elmas: “Kerkük’te referandumun ertelenmesini isteyen Erdoğan’a Bush yönetimi ‘hayır’ demiş. Açık tribünden söylenenler, şeref tribününden duyulmuyor galiba!” Tribün ABD’nin Afrika’daki Savaşı TÜRKKAYA ATAÖV Afganistan’a ve Irak’a askeriyle girip dehşet saçan ABD “Afrika Hörgücü” denen yere taç gibi yerleşmiş olan Somali’de de ateşle oynuyor. Bu kez, taşeron gibi kullandığı komşu Etiyopya eliyle. Hemen eklemeli ki, orada petrol bulundu. Ayrıca, toprakları gene petrol dolu Arabistan’a karşıdan bakıyor. ABD’nin Afrika’daki en büyük askeri üssü de Somali’nin komşusu Cibuti’de. Onu daha da büyütüyor. Ortadoğu kökenli Amerikan komutanı General John Abuzaid de kısa süre önce Etiyopya’ya giderek, Somali’nin durumunu orada konu etmişti. ૽૽૽ Somali bölünme ve uzun iç savaştan sonra durgunluğa kavuşmuştu. İslamcı bir güç birliği ülkeyi daha önce aralarında bölüşmüş olan “savaş lordlarını” teker teker yenilgiye uğratarak iktidara geçmesiyle dinginlik getirmişti. Birleşmiş Milletler Banş Gücü’nü de ülkeden çıkarıp atmış, bu arada 18 Amerikan askerini de öldürmüştü. Barış özlemi içindeki halk da onu tutuyordu. Bu durumda, ABD Somali’deki yeni iktidarla anlaşamayacağını düşünüyor. “Geçici Hükümet” dediği savaş lordlarını Kenya’da üslendirerek silah ve parayla besliyordu. Bu desteği yasadışıydı, çünkü iç savaşta taraflara böylesine destek vermek BM’nin ambargo kararına aykırıydı. Ancak, bunların Somali halkı arasında sözünü etmeye değer sevenleri yoktu. Ülkenin batısındaki Baidoa denilen küçük bir ilçenin ötesine geçemiyorlardı. ABD bu durumda Somali’nin rakibi, hatta düşmanı komşu Etiyopya’ya yanaştı. Onun 15 bin askerle Somali’ye girmesi de aynı kararları çiğnemekti. Komşu Etiyopya Somali’de yeni bir iktidar oluşturuyordu. ABD, bu kez, BM Güvenlik Kurulu üstünde baskı yaparak Somali’ye yeni bir bölgesel “barış gücü” yollamasını sağladı. Bu da uluslararası hukuka aykırıydı. BM’nin siyasal savaşım sürdüren, taraflardan birini iktidar için destekleme yetkisi yoktur. Nitekim, 54 Afrika ülkesinin üye olduğu Afrika Birliği Örgütü, Etiyopya’ya başvurarak askerlerini Somali’den çekme kararı aldığını da duyurmuştur. Böyle bir çağrıyı asıl BM Güvenlik Kurulu yapmalıydı. Barış ve savaş konuları onun yetki alanına girer. Ne var ki, ondan böyle bir çağrı gelmedi. ૽૽૽ Yeni BM Genel Sekreteri Ban Kimoon’u ivedi bir görev bekliyor. Bu işe ilk atandığı günlerde önündeki en önemli sorunun Sudan ve Darfur ekseni olduğu düşünülüyordu. Oysa, ABD’nin petrol zengini ve stratejik Afrika Hörgücü’ne el atmış olması ve silahlı müdahalelerden doğan sonuçlar ister istemez, öne çıkacak. Yeni genel sekretere düşen, Etiyopya’nın çekilmesini sağlamaktır. Ancak böyle bir girişim bu kişiye saygınlık sağlar. Ama Etiyopya’nın arkasında dünya zenginliklerini ele geçirmeye kararlı ve Somali’nin gözünün yaşına bakamayacak olan Amerika var. ÇİZGİLİK KÂMİL MASARACI kamilmasaraci࠽mynet.com HARBİ SEMİH POROY HAYAT EPİK TİYATROSU MUSTAFA BİLGİN hetiyatrosu࠽mynet.com BULMACA SOLDAN SAĞA: SEDAT YAŞAYAN OTOBÜSTEKİLER KEMAL URGENÇ kurgenc࠽yahoo.com iSTANBUL CUMOK ÇAĞRISI “GÜNCEL GELİŞMELER IŞIĞINDA 2007 ve TÜRKİYE’ye GETİRECEKLERİ” konulu Ocak Ayı Aydınlanma Kahvaltısında, Konuğumuz Sayın Gazeteci Yazar TARİHTE BUGÜN MÜMTAZ ARIKAN 23 Ocak www.mumtazarikan.com EROL MÜTERCİMLER ile buluşuyoruz. SEN GELMEZSEN BİR EKSİĞİZ. YANINIZDA BİR DE GENÇ GETİRİNİZ. Toplantı Yeri: İTÜ MAÇKA SOSYAL TESİSLERİ İstanbul Toplantı Tarihi: 28 Ocak 2007 Pazar Saat: 11.00 İletişimBilgi: 0 535 636 59 11 0 536 247 41 96 0 532 550 89 37 Açık büfe kahvaltı ederi 17,50 YTL LÜTFEN YER AYIRTINIZ. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1/ Yurdumuzun 1 Trakya bölümünde de yeti 2 şen ve kurutul 3 muş yaprakları halk hekimli 4 ğinde kullanı 5 lan bir akça 6 ağaç cinsi. 2/ Gece yapılan 7 sinema ya da 8 tiyatro gösteri 9 si... Hawaii’de karşılama ya da uğur1 2 3 4 5 6 7 8 9 lama anısı olarak veri 1 F O B O F O B İ len, çiçekten yapılmış 2 İ B A R E U L A kolye. 3/ Yunan ulusal 3 L E H N E F E S dansı. 4/ Bir şeyin özü4 A Z A T L A T A nü oluşturan ana öğe... 5 R R A M İ İ D Manisa ilinde, “ulusal K O F A O park” kapsamına alın 6 İ L İ R A mış bir dağ. 5/ Yeterin 7 Z O K A P A Z I U R K ce aydınlık olmayan... 8 Çıkar yol, çare. 6/ İlaç.. 9 P A P A R A Z Z İ Kadınların takındıkları süs iğnesi. 7/ Kütahya’nın Simav ilçesinde bir kaplıca... Yassı ve dar biçimli metal parça. 8/ Fincanın dibine çöken kahve tortusu... Genişlik. 9/ Dizi, sıra... Nâzım Hikmet’in bir oyunu. ÇANAKKALE CUMOK ÇAĞRISI DEMOKRASİ ŞEHİTLERİMİZİ ANIYORUZ “Giresun’daki köylüler, sizin için öldük. / Ege’deki tütün işçileri, sizin için öldük. / Doğu’daki topraksız köylüler sizin için öldük. / İstanbul’daki, Ankara’daki işçiler, işsizler sizin için öldük... VURULDUK EY HALKIM, UNUTMA BİZİ. UĞUR MUMCU” PROGRAM: 24.01.2007 günü, saat 12.30’da Cumhuriyet Meydanı’nda çelenk töreni ile basın açıklaması; Saat 19.00’de Uğur Mumcu Parkı’nda buluşma (mumlarımız ve karanfillerimizle) 24.01.2007 günü bir partimizin konuğu olarak kentimizde bulunan, gazetemiz yazarı MUSTAFA BALBAY ile “UĞR MUMCU ve BUGÜNKÜ TÜRKİYE” konulu panel ve kitap imza gününde, (Yer: Belediye Sosyal Tesisleri; saat 20.30) Tüm CUMOK’lar ile Laik Cumhuriyet ve Demokrasi sevdalısı Çanakkale halkı davetlidir. UNUTMAYALIM, UNUTTURMAYALIM...! www.cumok.org YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Tohumluk küçük soğan, arpacık soğanı. 2/ Kenar süsü... Bademden yapılan bir şerbet. 3/ Toplanan süprüntüleri alıp atmakta kullanılan, kürek biçiminde saplı kap... Önder. 4/ Yunan mitolojisinde aşk tanrısı... “Her çiçekten eyledik / Arıya saydılar bizi” (Pir Sultan Abdal). 5/ Havadaki su buharı... Kale hendeği... Bir bağlaç. 6/ Yapılarda dolgu gereci olarak kullanılan delikli tuğla. 7/ Kuşbaşı doğranmış koyun eti ve yufkayla yapılan bir tür kebap. 8/ İslam inancına göre, ölüleri mezarında sorguya çekecek olan iki melekten biri... Doğu Anadolu’da kullanılan bir tür küçük zurna. 9/ Köpek ve ineklere yedirilmek için un ve kepekle hazırlanan yiyecek... Akdeniz’de yaşayan bir balık. CUMHURİYET 17 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog