Bugünden 1930'a 5,438,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

19 OCAK 2007 CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER 3 Turhan Selçuk Devenin faturası vali yardımcısına çıktı ÖZCAN YAŞAR SÖZ ÇİZGİNİN GENİŞ AÇI HİKMET BİLA Atatürk Havalimanı Mülki Amiri İstanbul Vali Yardımcısı Vedat Müftüoğlu, sorumlu olduğu havalimanında son günlerde yaşanan apronda deve kesilmesi, 25 kilogram altının kaybolması ve Iraklı pilotların apronda namaz kılması gibi olaylardan sonra ani bir kararla merkeze alındı. Yaklaşık 2 yıldan bu yana Atatürk Havalimanı Mülki Amiri olarak görev yapan Müftüoğlu, Atatürk Havalimanı’nda pek sık karşılaşılmayan olayların görev yaptığı dönemde art arda yaşanmasını “talihsizlik” olarak yorumladı. Müftüoğlu’nun yerine İstanbul Vali Yardımcısı Mehmet Ali Ulutaş’ın vekâlet edeceği öğrenildi. Sınır Ötesi mi? Sinir Ötesi mi? Türkiye henüz Kerkük’e girmedi ama, Kerkük hayatımıza girdi. Bir zamandır Kerkük’le yatıp Kerkük’le kalkıyoruz. “Kerkük’e müdahale edelim, Irak’a girelim” diyenlerle, “Amerika’yla mı savaşacağız, oturalım oturduğumuz yerde” diyenlerin çatışması hızlanarak sürüyor. İç politikanın temel malzemesi de Kerkük oldu. İyi de... Daha önce bu köşede vurguladığımız bir gerçeği yine hatırlatalım: Kerkük’ün Kürt yönetimine bırakılacağı yeni belli olmadı ki. Amerikan ordusu Bağdat’a yürürken belliydi bu. TalabaniBarzani tebası, Kuzey Irak’ta zafer naraları atarken, dükkânlar, mağazalar, beyaz eşya depoları, müzeler, çığlık çığlığa yağmalanırken, bir grup da Kerkük’te nüfus idaresini basmıştı. Koltuklarının altına sıkıştırdıkları nüfus kütükleriyle kameralara poz veren Kürtleri dün gibi hatırlıyoruz. Kerkük’ün Arap ve Türkmenlerden temizleneceği, Kürtlerin bölgeye transfer edilerek nüfus yapısının değiştirileceği, daha o gün kameraya karşı gevrek gevrek gülen Kürt kardeşin dişlerinden okunuyordu. O gün gıkını çıkarmayan Türkiye, her şey olup bittikten sonra, “Kerkük’te oldubittiye izin vermem” diye efeleniyor. Ve anında Amerika’dan cevabını alıyor: “Otur oturduğun yerde, Kerkük’te referandum bu yıl yapılacak, sen de seyredeceksin ve sonuçlarına kuzu kuzu katlanacaksın.” Nasıl Türkiye’nin ‘kırmızı çizgi’ diye öne sürdüğü, ‘savaş nedeni’ ilan ettiği tüm koşulları ayaklar altına alındıysa, Kerkük konusu da o yolda ilerliyor. Göstermelik ‘Mahmur baskını’ gibi maskaralıklar, sinirleri daha da geriyor. Kerkük için dile getirilen ‘sınır ötesi operasyon’, içerde ‘sinir ötesi operasyona’ dönüşüyor. Dönüştü bile. Ne ortak irade kaldı ne gerçekçi, bilinçli bir yaklaşım. Orada atı alan Üsküdar’ı geçerken, burada oynatmaya az kaldı. ૽૽૽ Amerika, artık bildiğimiz Amerika değil. Dünyanın en büyük ekonomisini ve savaş çarkını ele geçiren bir grup, zücaciye dükkânına giren fil gibi Ortadoğu’ya daldı. Yakıp yıkıyor, kırıp döküyor. Şu ana kadar olup bitenler, Amerika’nın ne yaptığının farkında olmadığını da gösteriyor. Altmış yıllık müttefiki Türkiye’yi, Türk halkını bile ikiüç yıl içinde karşı saffa geçirdiğini biliyor mu acaba? Bir atasözü var: “Deli deliyi görünce baltasını saklarmış.” Bir deli, eline baltasını almış, ortalığı kasıp kavuruyor. Kafaları uçuruyor, kan döküyor. Yan bakanlara da balta sallıyor. Ve bunu serbestçe yapıyor. Yapıyor, çünkü karşısında başka deli görmemiş. Bugüne kadar görmemiş, bundan sonra da göreceğe benzemiyor. hikmet.bila@ntv.com.tr ‘Kilit isim’ uyuşturucu nedeniyle tutuklandı GÜL VONAL Şemdinli olayları sırasında PKK’lileri telefonla aradığı, aynı zamanda jandarma için de çalıştığı iddia edilen Orhan T., bir uyuşturucu şebekesinin organizatörü olduğu gerekçesiyle İstanbul’da yakalandı. İstanbul ve Kocaeli’de “Tarot’’ adı altında gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan T’nin, 46 kilo 550 gram esrarın sahibi olduğu ileri sürüldü. Adliyeye sevk edilen Orhan T’nin de aralarında olduğu 5 zanlı ‘uyuşturucu ticareti yapmak’ ve ‘uyuşturucu bulundurmak’ suçundan tutuklandı. “KADIN, ERKEĞİN KABURGA KEMİĞİNDEN YARATILDI.” EXPO Fuarı için Milano’ya karşı yürütülen mücadelede suçlamalar öne çıkıyor İzmir’e darbe içeriden geldi SERDAR KIZIK CHIANG MAI İzmir’in EXPO 2015 yolculuğu, beklenmeyen güçlüklerle sürüyor. Dünyanın beş yılda bir düzenlenen en büyük fuar etkinliğini kazanmak için İzmir’in Milano’ya karşı verdiği mücadelede, şimdilik suçlama ve gerilim unsurları öne çıkıyor. Buna göre, aşılması gereken engel Milano değil, içerde çeşitli kesimlerin oluşturduğu kaleler. İçeride, birbirini yok etme ve silme hesapları, şu anda EXPO’nun Türkiye ve İzmir’e getireceği kazanımlar konusundaki ortak anlayışın üstüne çıkmış görünüyor... Türkiye yürüyüşü Tayland’ın Chiang Mai kentinde yapılan EXPO organizasyonu kapsamında düzenlenen Türk Haftası etkinliği, başta Taylandlılar olmak üzere yabancı delegasyonun beğenisini kazandı. Hafta, Türk bayrağı tişörtü giymiş 300 Taylandlı öğrencinin de yer aldığı “Türkiye Yürüyüşü”yle başladı. SABOTE EDİLDİ İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin oybirliğiyle aldığı karar doğrultusunda Tayland’daki EXPO çiçek fuarına yönelik gezi, adeta sabote edildi. Bazı medya organları ve köşe yazarları, açık ya da ima yoluyla Tay land yolculuğunu “seks turuna” döndürdü. Bu sığ tutumun altında ne yatıyor? Acaba başka hesaplar, başka beklentiler mi var işin içinde? Tayland’daki, aralarında İzmir’in sanayi, ticaret ve esnaf odalarıyla, TMMOB’ye bağlı oda yöneticilerinin, bilim adamları, Dışişleri Bakanlığı uzmanları, belediye başkanları, milletvekilleri ve farklı partiler den meclis üyelerinin kişilik haklarına yönelik, insanlığa sığmayan bu suçlama geniş tepkilere yol açtı. SUÇLAMALAR HAKSIZ TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Kamil Oktay Sındır, bu konuyu ele alacaklarını, haksız suçlamalarla ilgili maddi manevi tazminat davaları açacaklarını söyledi. İzmir Ticaret Borsası Başkanı Tuğrul Yemişci de “seks turizmi” söylemini, haksız, yersiz ve büyük bir “ayıp” olarak nitelendirdi. Gelelim konunun politik yönüne. Doğrusu CHP, kendi kalesine bir gol daha attı. Tayland’a gidileceği 40 gün önceden belliydi. Gezinin gerekli olup olmadığı, biçimi, içeriği konusunda anlaşılan o ki, ortak bir değerlendirme yapılmamış. Uçağın kalkacağı gün genel merkez talimatıyla “gitmeyin” denmesinin nedenlerini daha iyi açıklamak gerekirdi. Bugüne değin CHP’li belediye başkanları, meclis üyeleri, belediyeler birliği ya da değişik adla yurtdışına büyük kafilelerle gittiğinde, genel merkezin buna ses çıkarmadığına bakılırsa, “katılım sayısındaki fazlalık” gerekçesi, kalıbına oturmuyor. Şimdi, gerek İzmir’deki yerel yönetimler, gerek milletvekilleri, gerekse genel merkez yöneticileri oturup bu durumu değerlendirsin. Tarafların kendi başlarına herhangi bir gerekçeyle “haklı” olması, ne gibi sonuçlara yol açtı acaba? Kimin hanesine, ne yazıldı? Parti olarak kâr mı ettiler, zarar mı? Ölümle gelen nüfus cüzdanı Ⅵ MALATYA (AA) Malatya’da ailesi tarafından nüfusa kaydı yapılmayan, evlendiğinde evlilik cüzdanı alamayan, çocuklarının kaydını da yaptıramayan Hediye Yılmaz, nüfus cüzdanına, 37 yaşında kanserden “ölünce’’ kavuşabildi. Hediye Yılmaz’ın defin işlemlerinin yapılması için “nüfus kaydı” mecburen yaptırıldı ve nüfus cüzdanı çıktı. GÜLEN’İN KOLEJİ Birileri ellerini ovuştururken Tayland’da Fethullah Gülen’in Fatih Koleji, Dışişleri Bakanlığı’nın organizasyonuyla EXPO programında yer aldı da, haberleri olsun... TÖRE CİNAYETİ Altı kişiye müebbet hapis VAN (Cumhuriyet) Başkale ilçesinde tecavüz sonucu hamile kaldığı gerekçesiyle aile meclisi kararıyla öldürülen 15 yaşındaki Naile Erdaş’ın babası, annesi, ağabeyi, amcası ve iki dayısının müebbet hapisle cezalandırılması istendi. Başkale’de 9 aylık hamile olduğu ortaya çıkan Naile Erdaş, doğum yaptıktan sonra silahla öldürüldü. Olayın ardından Erdaş’ın babası Mehmet, annesi Siti, amcası Kerim Erdaş ile dayıları Zeki ve Sabri Erdaş tutuklandı. Naile’nin ağabeyi Kemal Erdaş ise 1 Kasım’da teslim oldu. Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede, olaya karıştığı iddiasıyla tutuklu bulunan 6 sanık için TCK’nin 82/1. maddesi gereği ağırlaştırılmış müebbet hapis istendi. İddianamede, Naile’nin ağabeyi hakkında “töre saikiyle adam öldürme’’, amcası ve dayıları hakkında “cinayete yardım etme’’, anne ile baba hakkında ise “cinayete azmettirme’’ suçlamaları yer alıyor. CUMHURİYET 03 CMYK
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog