Bugünden 1930'a 5,438,300 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

19 OCAK 2007 CUMA CUMHURİYET SAYFA DIŞ HABERLER dishab࠽cumhuriyet.com.tr 11 Washington’ın ‘yetersiz’ bulduğu Irak Başbakanı, ABD Başkanı Bush’a yüklendi BIÇAK SIRTI EROL MANİSALI El Maliki gözünü kararttı Rice: İran sorun oluşturuyor Ⅵ Dış Haberler Servisi Almanya’nın başkenti Berlin’de, Dışişleri Bakanı FrankWalter Steinmeier ile görüşen ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice İran’ın BM kararlarına uymadığını, Uluslar Arası Atom Enerji Kurumu’nun da bu yönde açıklamaları olduğunu belirterek “İran, uluslararası ilişkilerde sorun oluşturuyor’’ dedi. Ortadoğu Dörtlüsü’nün 2 Şubat’ta Washington’da bir araya geleceğini açıklayan Rice, ABD, Rusya, AB ve BM tarafından sürdürülen dörtlü görüşmelerin canlandırılmasının, İsrail’in yanında bir Filistin devletinin kurulmasına olanak tanıyacağını umduğunu da söyledi. Rice daha sonra Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüştü. Sistemde Yazar Olmak... Bir gazetede köşe yazarı mısın; ne yazarsan yaz, ama dikkat etmen gereken şeyler olmalı. Bunlar “olmazsa olmaz” türünden şeyler. Kimileri “ya yazacaksın ya yazacaksın” da diyebilir. “Ayakta kalman” bunlara bağlıdır. Tabii ayakta kalmaktan kastettiğin, sisteme uyum sağlamaksa... Kimilerine göre pisliğe batmak hiç önemli değildir. Banyoya girip yıkandıkları zaman temizlendiklerine inanırlar. Çünkü onlar için ahlak, insanlık, toplum yararı, özgürlük, demokrasi, çağdaş değerler gibi kavramlar yoktur. Bu değerlerin dışında yaşamak onlara bir anlam ifade etmez. Rahatsızlık duymazlar. Önemli olan “sistemin içinde ayakta durabilmektir”; gerisi hiç önemli değildir. Bunun için de yazacağın, konuşacağın şeylere dikkat etmen gerekir. Öyle konular seçeceksin ki içinde “kamusal yarar” bulunmayacak. Kamu dediğin nedir ki! Toplum, hatta topluluk. Sahibi yok, dağınık, bir yarar getirmez, geriye sana bir şey dönmez. Anonim, kaybolur gider... Koyun sürüsü gibi. Onun için, “İki kazı güdemez” diyorlar. Ama “patronunun yararına yönelik” şeyler yazarsan bu geri döner; işinde kalırsın; çünkü Türkiye’de “çalışanın hakları korunmaz”. Seni ancak patron korur; sen de karşılığını ödemek zorundasın. Türkiye portakal ve fındık standartlarını kabul etmiştir ama “çalışanın haklarını ve kriterlerini” rafa kaldırmıştır. Gazete çalışanı da fındık üreticisi de “standart dışıdır”. Onun için kolluk kuvvetleri işçinin karşısında, patronların yanındadır. Oligarşinin kuralı böyle çalışır. “Kurulu düzen” bunu gerektirir. İşte bu nedenle köşe yazarıysanız her aklınıza geleni yazamazsınız; kurulu düzen faşist bile olsa, “Bu düzen değişmelidir” diyemezsiniz. Çünkü bu düzenden siyasetçiler, patronlar hatta kimi sendika patronları bile fazlasıyla yararlanırlar. İktisadi, siyasi ve medyatik rant sağlarlar. Türkiye’de iktidarlar “kamu kaynaklarını istedikleri gibi dağıttıkları için” iktidarlarla iyi geçinmek zorundasınız. İktidarlar patronları, patronlar da sizi kollar. Sistem böyle çalışır. Ya halk? Halkı kim koruyacak diye sakın düşünmeyin. Patron çok kızar. Oligarşi böyle şeylerden hoşlanmaz. Halk dediğin nedir ki! Onlar kaz gibi güdülür... “İki kazı güdemeyen” sözü bunun için söylenir... Ara sıra patronun tetikçiliğini yaparak, aba altından sopa göstermek apayrı bir hünerdir; patronlararası paylaşım kavgasının kıvırtmalarıdır bunlar. Havucu kapmak için sopayı ucundan göstermek gerekir. Oligarşinin vazgeçemediği bir oyundur bu. Dış Haberler Servisi Irak Başbakanı Nuri el Maliki, ABD Başkanı George Bush’un “hiç bugünkü kadar zayıf olmadığını” söyledi. İtalyan Corriere della Sera ve İngiliz Times gazetelerine demeçler veren El Maliki şöyle konuştu: “Şimdiki Amerikan yönetiminin 2 ay önceki seçim yenilgisinden sonra büyük zorluk içinde bulunduğunu anlıyorum. Bush’un zayıflığını hiç bugünkü kadar hissetmemiştim. Bana Bağdat’ta biz değil de Washington’da onlar tükeniyor gibi geliyor.” “Ş imdiki yönetimin 2 ay önceki seçim yenilgisinden sonra büyük zorluk içinde bulunduğunu anlıyorum. Bush’un zayıflığını hiç bu kadar hissetmemiştim. Bağdat’ta biz değil de Washington’da onlar tükeniyor gibi geliyor’ diyen El Maliki, ABD’den silah da istedi. ba harcanmasıyla mümkün olabilir” dedi. ABD, milis ya da direnişçilerin eline geçebileceği endişesiyle Irak’a büyük miktarlarda silah temin edilmesini kısıtlıyor. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı sözcüsü de bu serzenişlerde gerçeklik payı bulunduğunu kabul ediyor. İç savaş beklemiyor Bush’un yeni planı için, sahada nasıl uygulanacağını görmek gerektiğini belirten El Maliki, Şii milisleri hoş gördükleri yönündeki suçlamalara karşılık “Ayrım yapmaksızın, bütün milislerin peşindeyiz” dedi. Saddam Hüseyin’in 30 Aralık’ta asılarak idam edilmesiyle ilgili bir soru üzerine de El Maliki, hükümetinin “hatalar” yaptığını kabul etti, ancak bütün sorumluluğu üstlenmeyi reddetti. El Maliki, ülkesinde bir iç savaş beklemediğini, geçmişte de barış içinde birlikte yaşamayı başardıklarını ve aşırı uçtakileri yeneceklerine ikna olduğunu ifade etti. Irak’ta saldırılar dün de sürdü. Başkent Bağdat’ın çeşitli kesimlerinde bomba yüklü araçlarla düzenlenen 5 saldırıda 17 kişi öldü, 50’si yaralandı. Balad Ruz kasabası yakınlarında meydana gelen çatışmalarda, en az 100 direnişçinin öldüğü bildirildi. (Fotoğraf: REUTERS) Bir mesaj da Rice’a ABD tarafından, yetersizlikle eleştirilen Irak Başbakanı ilk kez bu kadar ağır bir biçimde Amerikan yönetimine yükleniyor. El Maliki, “Bana öyle geliyor ki Bush iç baskıların ağırlığına teslim olmakta. Belki de durumun kontrolünü kaybetti. Üzgünüm, çünkü Bush genelde güçlü bir karaktere sahip” dedi. AHMEDİNEJAD: ABD IRAK HÜKÜMETİNİ DEVİRMEK İSTİYOR Dış Haberler Servisi İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, ABD’nin Irak hükümetini devirmek istediğini öne sürdü. ABD’nin çıkarlarının Irak’ın güvensizliğinde olduğunu söyleyen Ahmedinejad, “Kendi meşruiyeti için güvensizlik yaratıyor. Irak hükümetini de devirmek istiyor. Bu, Başkan George Bush ve yandaşlarının planıdır. Bu yüzden bölge ve Irak halkı uyanık olmalı” diye konuştu. Irak hükümetinin teröristleri yakaladığını, ABD ve İngiltere’nin ise serbest bıraktığını iddia yorum. ABD uygun silah ve teçhizatı hemen gönderseydi durum daha iyi olabilirdi” diye konuştu. El Maliki, Irak’ın, savaştan zarar görmüş ordusuna gereeden Ahmedinejad Erbil’deki ABD baskınına da değinerek bütün dünyada konsoloslukların güvenliğinin garanti altında olduğuna dikkat çekti. ‘Irak güçlerini biz eğitelim’ Başkent Bağdat’ta dün Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari ile bir araya gelen İran’ın Irak Büyükelçisi Hasan Kazımi de basına yaptığı açıklamada, “İran, teröre karşı savaş çerçevesinde Irak güvenlik güçlerini eğitmeye, onlara silah ve malzeme sağlamaya hazır” diye konuştu. hızlandırmak konusunda bir anlaşmaya varılabilirse 3 ila 6 ay içinde Amerikan birliklerine daha az ihtiyacımız olacağını düşünüyorum. Bu ise ancak gerçekten ça Stoiber 8 ay sonra ayrılıyor Ⅵ BERLİN (Ajanslar) Almanya’nın Bavyera Eyaleti Başbakanı ve Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Genel Başkanı Edmund Stoiber, başbakanlık görevinden 30 Eylül’de ayrılacağını, partisinin sonbaharda düzenleyeceği kurultayda da parti başkanlığına yeniden aday olmayacağını bildirdi. Türkiye’nin AB üyeliğine karşı tutumuyla bilinen Stoiber, kamuoyu yoklamalarına göre desteği azalmaya başlayan partisi tarafından da görevi bırakması için yoğun baskı altında tutuluyordu. ABD silah gönderseydi... ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın Kongre’de Irak hükümetinin gecikmekte olduğu yönündeki sözlerini de reddeden El Maliki, “Rice’a teröristlere yardım edecek türden açıklamalarda bulunmamasını tavsiye edi ken silahları temin etmesi halinde ABD’nin, askerlerinin sayısını 3 ila 6 ay içinde önemli ölçüde azaltabileceğini belirterek “Kuvvetlerimize teçhizat ve silah sağlanmasını C İran işbirliği teklif etmiş HENEY REDDETMİŞ Dış Haberler Servisi İran’ın 2003’te, Irak’ın işgal edilmesinden kısa bir süre sonra ABD’ye, “Hamas ve Hizbullah’ı desteklememesi karşılığında, kendisine yönelik düşmanca tavrından ve uyguladığı yaptırımlardan vazgeçmesini” önerdiği belirtildi. İngiliz BBC televizyonunun haberinde, ABD tarafından reddedilen bu önerinin, İsviçre aracılığıyla Washington’a yazılı imzasız bir gizli mektup şeklinde iletildiği ve BBC’nin bu mektubun kopyasına ulaştığı belirtildi. Haberde, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın bu önerinin üst düzey İranlı yetkililerin onayıyla yapıldığını anladığı ve İran’ın bu mektupta, Hamas ve Hizbullah’a desteğini kesmeyi, Irak’ın istikrara kavuşması için nüfuzunu kullanmayı önerdiği ve nükleer programında tam bir şeffaflık sözü verdiği kaydedildi. İç ve dış patronlar Kafanızı bazen iç ve dış patronlar ayrımı karıştırabilir. Sonunda “kutu kutu içinde” oyununda olduğu gibi aynı kabın içinde bulunduklarını; aralarında pek ayrı gayrı olmadığını anlarsınız. Büyük dünya tekelleri vardır. Ayakkabıdan otomobile; cola’dan sigaraya, televizyondan ajansa uzayıp gider. Bir de bunların “yerli ortakları” vardır. Belki de bunlara “domestic” demek daha uygun düşer. İktisadi, sosyal, ahlaki her boyutunu kavramış olursunuz. İşte yazarlar, çizerler, kimi aydınlar (!) takımı yerli ortakların yerli çalışanlarıdır. Bu çalışanlar artık “sosyobiyolojik” bir yapı değişikliğine uğramışlar ve “evrim geçirmişlerdir”. Sömürgeleşme evriminde “yarıpatron yaratıklar” haline dönüşmüşlerdir. Tüketim kalıpları patronlarla adeta bütünleşmiştir. Tek sorun “aydın kalıplarındadır.” Aydın ve düşünür kimlikleri ortadan kalktığı halde hâlâ aydın ve düşünür rolündedirler. Sahnede bu oyunu sürdürürler. Kapitalizmin (ve sömürgeciliğin) piramidinde tepeye yerleşmişlerdir. Bunu gizlemek için toplumsal şeyler ve kamu yararı ile ilgilenen bir görüntü sergilerler. Halkçılık yoktur ama “halkla ilişkileri” iyi çalışır. Halkla ilişkiler, kazları gütmekle eşanlamlıdır. Dış tekellere ve yerli uzantılarına şimdi de tarikat ve cemaat patronları eklendi. Serbest piyasa ve özelleştirmeden en fazla onlar yararlanmaya başladı. Limanlar, fabrikalar, ormanlar, okullar, hastaneler özelleştirilirken bunlar da sermaye patronları ile birlikte büyük paylar kapmaya başladılar. Yazarken bunlara da karşı çıkamazsınız, kollamak zorundasınız. Dinsermaye bütünleşmesi sömürgeleşmenin getirdiği yeni bir alan oldu. Vitrinde sakallıboyun bağlı farkı görülse bile mutfakta el ele, kucak kucağa iş götürmeye başladılar. Aynı ‘gen’leri taşırlar. Önemli olan piyasanın ve kamu kaynaklarının paylaşılmasıdır. Serbest piyasa, özelleştirme, açık ekonomi gibi felsefi beraberliklerle “oligarşik sistemin” inceliklerini anladıktan sonra artık neyi yazıp neyi yazamayacağınız da belirlenmiş olur. Hülya’nın yeni sevgilisinden Hande’nin eski kocasına; her şeyle ilgilenir ve tepe tepe yazarsınız. Ama lütfen kamu yararı ile ilgilenmeyin. Yoksa sistemin adamı olmazsınız... Dışlanırsınız... www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali AB’den davet ve kapatma Ⅵ Dış Haberler Servisi Brüksel’deki AB daimi temsilcileri, istatistik faslında müzakereler için Türkiye’ye davet mektubunu gönderme kararı alırken, taraması tamamlanan sosyal politikalar ve istihdam faslında Türkiye’nin müzakereye hazır olmadığını kararlaştırdı. Karar uyarınca Türkiye’ye iki mektup daha gönderilecek. Birinci mektup ile Türkiye istatistik faslında müzakere pozisyon belgesini hazırlaması istenecek. Bush’un planı çerçevesinde Irak’a yollanlacak askerlerden bazıları Kansas Fort Riley’de eğitimden geçiyor. (AP) Powell öneriyi beğendi Buna karşılık ise İran’ın ABD’den kendisine yönelik düşmanca tutumundan vazgeçmesini, bütün yaptırımlara son vermesini ve Halkın Mücahitleri örgütünün üyelerinin yakalanarak İran’a iade edilmesini istediği kaydedildi. Halkın Mücahitleri, 8 yıl süren İranIrak savaşında, Saddam Hüseyin’in yanında yer almıştı. BBC’nin haberinde, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın yardımcılarından Lawrence Wilkerson’ın, “ABD Dışişleri Bakanlığı’nın aslında İran’dan gelen bu öneriyi olumlu bulduğunu” söylediği de belirtildi. Haberde, Wilkerson’ın, “Öneri Beyaz Saray’a gelince, Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin bürosu tarafından reddedildi. Cheney, ‘Kötülerle iş yapılmaz’ dedi” şeklindeki ifadesi de yer aldı. Bush’un kararına karşı çıkan bir tasarı Senato’ya sunuldu ABD’den KKTC’ye uçuş reddi Ⅵ BRÜKSEL (ANKA) İngiltere’den sonra ABD’nin de KKTC’ye doğrudan uçuş yapılmamasına karar verdiği ileri sürüldü. Washington’ın KKTC’ye doğrudan uçuşların başlatılması konusunu incelediğini ve uçuşların kesinlikle başlayamayacağı kanısına vardığı bildirildi. İngiltere ve ABD’nin incelemelerinde, uçuşların başlaması için Kıbrıs Rum Kesimi’nin izninin gerektiğinin belirtildiği kaydedildi. Washington’da kılıçlar çekildi Dış Haberler Servisi ABD Senatosu’nda çoğunluğu ele geçiren Demokratlar, ABD Başkanı George Bush’un Irak’a ek 20 binden fazla asker gönderilmesi kararına karşı çıkan bir tasarıyı Kongre’nin üst kanadı Senato’ya sundu. İki Cumhuriyetçi senatör tarafından da desteklenen tasarı, Irak’a ek asker gönderilmesinin ulusal çıkarlara uymadığını ve Irak sorununun siyasi yönden çözülmesi gerektiğini savunuyor. Tasarı, bağlayıcılık niteliği taşımadığından, Bush’un planlarını engellemeyecek. Ancak Senato’da kabul edilmesi durumunda bu, uzmanlara göre kamuoyu nezdinde Başkan Bush’a ağır bir darbe vuracak. Beyaz Saray: El Kaide’ye yarar Tasarı, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Demokrat senatör Carl Levin, Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Demokrat senatör Joe Biden ve Cumhuriyetçi senatör Chuck Hagel tarafından hazırlandı. Cumhuriyetçi senatör Olympia Snow da tasarıyı desteklediğini açıkladı. Cumhuriyetçi Parti’nin daha şimdiden iki fire vermesi, Beyaz Saray’ı kaygılandırdı. Tasarının El Kaide’nin işine yarayacağını ima eden Beyaz Saray Sözcüsü Tony Snow, “Kongre’nin vermek istediği mesaj ne ve hangi izleyiciyi hedef alıyor? Sadece Başkan’ı mı, Amerikan seçmenini mi, yoksa aynı zamanda El Kaide’yi mi?” diye konuştu. Tasarının, gelecek çarşamba Senato Dış İlişkileri Komitesi’nde ele alınması bekleniyor. 7 Kasım Kongre seçimlerini kazanan Demokrat Parti’nin, hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu bulunuyor. İdam görüntüleri bir can daha aldı Ⅵ RABAT (AA) Irak’ın idam edilen devrik lideri Saddam Hüseyin’in infazını taklit eden bir çocuk daha kendini tavana astı. 11 yaşındaki Faslı erkek çocuğun, kız kardeşiyle “idamcılık’’ oynadığı, kızın okula gittiği, ağabeyin ise oyuna devam ettiği bildirildi. Daha sonra eve gelen babanın oğlunu tavana asılı bulduğu belirtildi. Saddam’ın infaz görüntülerinin tüm dünya televizyonlarında yayımlanmasından sonra Suudi Arabistan, Cezayir, Azerbaycan ve Fas’ta gördüklerini taklit etmeye kalkan bazı çocuklar kendilerini asmışlardı. ABD’Lİ AKTÖR ERMENİ LOBİSİNİN OYUNCAĞI OLDU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ MEZUNLARI DERNEĞİ DEMOKRATİK DAYANIŞMA DERNEĞİ Yurttaşlık Hareketi Derneği GENEL TOPLANTI DUYURUSU Konuşmacı: ERCAN ÇİTLİOĞLU (Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merk. Başkanı) “2007 Yılında Türkiye’nin İçsel ve Dışsal Sorunları ve Yansımaları” Tarih Yer : 21 Ocak Pazar günü saat 10.30 : İTÜ Maçka Sosyal Tesisleri Stallone’dan Türkiye karşıtı film LONDRA (ANKA) ABD’li aktör Sylvester Stallone’un, Ermeni soykırım iddialarını konu alan “Musa Dağı’nda 40 Gün’’ adlı kitaptan esinlenerek yapılacak olan filmin yönetmenliğini yapacağını bildirdi. Rambo filmleri ile tüm dünyada üne kavuşan Sylvester Stallone, son filmi “Rocky Balboa’’yı tanıtmak üzere bulunduğu Londra’da Ermeni soykırım iddialarını konu alan film için açıklamalarda bulundu. İngiltere’de yayımlanan The Independent gazetesine konuşan Stallone, Avusturyalı yazar Franz Werfel’in kitabından esinlenilerek çekilecek filmin tepki çekeceğini göz önünde bulundurarak “Bu siyasi bir sıcak patates. Türkler, konuyu 85 yıldır öldürüyor’’ iddiasında bulundu. Bu arada, Soykırımı İddiaları ile Mücadele Derneği Başkanı Savaş Eğilmez’in filmi önlemek için bir mektup kampanyası başlattığı bildirildi. Independent gazetesi film için Yahudileri öfkelendiren Mel Gibson’un İsa konulu filmi anımsatarak “Yanında, Mel Gibson’un Tutku: Hazret İsa’nın Çilesi filminin yarattığı kültürü çok yumuşak gibi gözükebilir” değerlendirmesini yaptı. AYDINLANMA SÖYLEŞİLERİ Yıl: 8, No: 4 Konu ENERJİDE BAĞIMLILIK TÜRKİYE’NİN KADERİ Mİ? Yönetmen Prof. Dr. BÜLENT BERKARDA Konuşmacılar Prof. Dr. AHMET ERCAN Y. Müh. ORHAN ERSEN Tarih: 20 Ocak 2007 Cumartesi saat 10.30 13.00 arası Yer: Levent Kültür Merkezi (Beşiktaş Belediyesi) Levent Çarşı içi. Çalıkuşu Sok. (İş Bankası yanında) No: 2 1. Levent İstanbul İletişim: İ. Ü. Mezunları Derneği (Fatoş Taştan) 0 212 238 03 21 Aydınlık Yarınlar Özlemi İçindeki Tüm Yurttaşlarımız Davetlidir. Kahvaltı ücreti 15.00 YTL. İletişim : 0212 267 00 23 270 12 17 LCV. www.yhdhaber.com Stallone, soykırım iddialarını konu alan Werfel’in kitabından esinlenilerek çekilecek filmi yönetecek. Giriş Serbest ve Ücretsizdir. CUMHURİYET 11 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog