Bugünden 1930'a 5,438,865 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

11 ARALIK 2006 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA DIŞ HABERLER dishab࠽cumhuriyet.com.tr 11 AB üyelerine dağıtılan resmi olmayan metinde, Türkiye’nin liman atağının ayrıntıları var BIÇAK SIRTI EROL MANİSALI Öneride belge bilmecesi ELÇİN POYRAZLAR Avrupa Birliği’nin Nesine Karşıyım? 1) AB ile yapılan ve Türkiye’yi bir sömürge durumuna düşüren, “iktisadi, siyasi, hukuki, tek yanlı anlaşmalar yüzünden” AB’ye karşıyım. Çünkü bu anlaşmalar demokratik, uygar ve egemenliğin millette olduğu bir devletin değil, “ancak bir sömürge toprağının işbirlikçi yönetimlerinin yapabileceği anlaşmalardır”. 2) AB ile kurulan tek yanlı düzenin, Türkiye’yi yıllardır sömürmekte oluşuna karşıyım. Bu tek yanlı düzen yüzünden yerli sanayi çöküyor; çiftçi bir uydu durumuna sokuluyor; bankalar, iletişim, ulaştırma, doğal kaynaklar yabancı tekellerin eline geçiyor. Bu durumu yaratan AB’ye karşıyım. 3) AB ile kurulan ilişkilerin, “Türkiye’nin tüm dünya ülkeleri ile olan ticari ilişkilerini sınırladığı ve ipotek altına aldığı için” AB’ye karşıyım. 4) AB’nin Türkiye’yi “sıfır maliyetle kendisine bağlayıp”, bekleme odasında iğfal ettiği için ona karşıyım. 5) Türkiye’yi tam üye yapıyormuş gibi kandırarak, “adım adım özel statüye doğru götürmesine karşıyım” 6) Kürdistan, Ermenistan ve Patrikhane projeleri ile Türkiye’yi yavaş yavaş bölme politikalarını izlediği için AB’ye karşıyım. PKK ve Öcalan’a sistemli verdiği destek; hukuk skandalları ile mahkemelerinin aldıkları kararlar, “Türkiye’yi adeta bir düşman gibi ilan etmelerine yol açtı”. Bunun için AB’ye karşıyım. 7) İşçi haklarının, memura grev hakkının yerine sadece bölücü ve bireyci haklara yöneldiği için AB’ye karşıyım. 8) İktisadi, hukuki, siyasi ve dini sorunlarda, “AB’nin sürekli olarak çifte standart uygulamasına karşıyım”. 9) AB’nin Atatürk ve Atatürkçü düşünceye karşı olmasına karşıyım. 10) AB’nin içine kapanarak,”onlar ve ben diye ayrım politikaları izlemesine karşıyım”. 11) “Türkiye’de milletin egemenliği yerine, piyasanın egemenliğini dayatmak istemesine ve sosyal devleti ortadan kaldırmasına” karşıyım. 12) Türkiye’de, “emperyalizmin maşaları olan işbirlikçilere destek vermesine” karşıyım. 13) AB’ye, işçilerimi işsiz bırakan bir sömürge düzeni yaratmaya çalıştığı için karşıyım. 14) AB’nin “işbirlikçi İslamcı siyasilerle birlikte çalışarak” Lozan’ı ve Atatürkçü değerleri yıkmak istemesine karşıyım. 15) “TSK’yi bir düşman gibi görerek, İslamcı ve diğer işbirlikçilerle ona saldırmalarına karşıyım.” (*) Ben, AB ile ilişkilerimizde bütün bu anormalliklere karşıyım. Sonuçta, AB’nin Türkiye’yi yeniden sömürgeleştirmek istemesine karşıyım. Avrupa Parlamentosu’nun 1994’ten itibaren Türkiye’ye ilişkin kararları alt alta konulup okunduğunda; 17 Aralık 2004 ve 6 Ekim 2005 belgelerinin yanına Gümrük Birliği yükümlülüğünü getiren 6 Mart 1995 belgesi konulduğunda; 6 Mart 1995’ten bugüne kadar geçen sürede TürkiyeAB ilişkilerinin olumsuz sonuçları iktisadi, siyasi, hukuki ve kültürel boyutlarıyla net olarak görülmüş olur. Bu gerçeği aklı başında olan hiç kimse yadsıyamaz. Talat’tan Annan’a mektup Ⅵ LEFKOŞA (AA) KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a gönderdiği mektupta, Kıbrıs Rum Kesimi’nde yükselmekte olan ırkçılık ve aşırı milliyetçilik sonucu durumun kötüleşmesine ve Kıbrıslı Türklerin bu konudaki endişelerine dikkati çekti. Talat, “Irkçılık, yabancı düşmanlığı, aşırı milliyetçilik ve maalesef İslamofobinin Güney Kıbrıs’ta yükselişe geçmesinin ardındaki esas sebep, Kıbrıs Rum hükümetinin politikalarıdır’’ dedi. BRÜKSEL Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanı Finlandiya’nın geçen hafta Ankara’nın “liman önerisini” AB üyelerine sözlü olarak sunmasına karşın bazı üye ülkelerde önerilere yönelik yazılı bir belge bulunduğu ortaya çıktı. Bazı AB üyelerinin cuma günü Finlandiya’dan “resmen yazılı olarak” talep ettiği belgenin “nonpaper” şeklinde tanımlanan ve “sözlü ifadeler” olarak kabul edilen diplomatik bir belge olduğu belirtiliyor. Finlandiya’nın bugün AB dışişleri bakanlarına Türk tarafının önerilerine ilişkin bir metin sunabileceği olasılığı üzerinde duruluyor. AB ülkelerinin elinde bulunan resmi olmayan belgede Ankara’nın önerileri şu şekilde sıralanıyor: ᮣ Ankara’nın sözlü önerisi AB ülkelerinin elinde nonpaper (resmi olmayan belge) şeklinde bulunurken Finlandiya’nın bugün AB dışişleri bakanlarına Türkiye’nin önerilerine ilişkin bir metin sunabileceği belirtiliyor. Türkiye Ek Protokol’ün uygulanmasına bağlıdır; Türkiye gümrük birliği çerçevesinde Rum mallarını taşıyan Rum gemilerine büyük bir deniz limanını açacaktır. Türkiye aynı zamanda BM Genel Sekreteri’nin himayesinde ve BM parametrelerinin temelinde Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne güçlü bir biçimde bağlıdır. O nedenle BM Genel Sekreteri’nin bu yöndeki her türlü girişimini desteklemeye hazırdır. Türkiye AB Konseyi’ni, 2007 sonuna kadar Kıbrıs sorununda kapsamlı çözüme ulaşma konusunda BM çatısı altında gerçek görüşmelerin hızlı bir şekilde önünü açacak sürecin yeniden başlatılmasının önemini vurgulamaya çağırır. Bu yükümlülükler yerine getirilirken; Türkiye, Güney Kıbrıs’tan gelecek Rum ticari uçuşlarına bir havaalanını açmaya hazır olacaktır. Kıbrıslı Türkler AB Konseyi’nin 26 Nisan 2004 tarihli kararının bütünüyle uygulanmasını ve Katılım Protokolü’nün 10. maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmesini sabırsızlıkla bek lerler. Bu çerçevede Magosa Limanı, 7 Temmuz 2004 tarihli AB’nin Doğrudan Ticaret Tüzüğü uyarınca doğrudan ticaret amacıyla kullanılacaktır. Ercan Havaalanı da doğrudan uluslararası uçuşlara açılacaktır. Yukarıda sözü edilenlerin tümü geçici olarak 1 yıl süresince uygulamaya konulacak ve 2007 yılı sonunda ulaşılması beklenen, BM çatısı altındaki kapsamlı çözüme yönelik görüşmelerin sonucuna ilişkin önceden hüküm verilmeyecektir. AB kaynakları “bu çerçevede ortak anlayış oluşturulmasına destek verilmesine” yönelik ifadelerin bulunduğu belgenin içeriğine ilişkin tartışmaların bugünkü AB dışişleri bakanları toplantısında görüşülebileceği yönünde görüş bildirdiler. AB DIŞİŞLERİ BAKANLARI Filistinli bakana suikast girişimi Ⅵ GAZZE (AA) Filistin’de, İçişleri Bakanı Seyid Siyam’ın araç konvoyuna kimliği belirsiz kişiler tarafından silahlı saldırı düzenlendi. İçişleri Bakanı Siyam’ın sözcüsü, Gazze Şeridi’nde konvoya ateş açıldığını, bakanın yara almadan kurtulduğunu açıkladı. Görgü tanıkları da, polisin kaçan saldırganların peşine düştüğünü söyledi. Taslakta AKP’nin önerisi yok BRÜKSEL (Cumhuriyet) AB dışişleri bakanlarını bugün bir araya getiren Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi’nin sonuç bildirgesi taslağında Ankara’nın liman önerilerine yönelik herhangi bir atıf bulunmuyor. Dışişleri bakanlarının bugün üzerinde görüşecekleri sonuç bildirgesinin son halinde Türkiye’nin ek protokolü uygulamasına yönelik ilerlemeyi üye ülkelerin bir komisyon raporu temelinde izleyeceği ifade ediliyor. Daha önceki metinde bu konudaki izlemenin komisyonun yıllık ilerleme raporuyla yapılacağına yönelik ifadeler yer alıyordu. Bu ifadelerin metinde yer almaması, bazı ülkelerin limanlar konusunda üstü kapalı bir takvim imasını hedefledikleri yorumlarına neden oldu. Başlık sayısının belli olmadığı, Cumhuriyet’in ulaştığı taslak metnin Türkiye paragrafındaki unsurlar şöyle: ✔ Konsey, Avrupa Topluluğu ve üyelerinin 21 Eylül 2005 deklarasyonunu hatırlatır ve Türkiye’nin ek protokolü bütünüyle ve ayrımcılık olmaksızın uygulama yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmediğini not eder. ✔ Konsey, komisyonun 29 Kasım tarihli önerilerini memnuniyetle karşılar. Konsey, üye ülkelerin, komisyon Türkiye’nin ek protokole ilişkin yükümlülüklerini yerine getirdiğini teyit edene kadar Kıbrıs Cumhuriyeti’ne uyguladığı kısıtlamalara ilişkin başlıkların açılmaması yönündeki kararına katılır. ✔ Konsey üye ülkelerin, komisyon Türkiye’nin ek protokole ilişkin yükümlülüklerini yerine getirdiğini teyit edene kadar başlıkların geçici olarak kapanmaması kararına katılır. ✔ Konsey, komisyonun raporu temelinde 21 Eylül 2005 deklarasyonundaki konularda ilerleme sağlanıp sağlanmadığını izleyecektir. ✔ Konsey, tarama sürecinin sürmesini ve teknik hazırlıkları tamamlanan başlıkların Çerçeve Belgesi uyarınca açılmasını vurgular. ✔ Konsey bu konularda hızlı bir ilerleme sağlanmasını bekler. AB kaynakları 1415 Aralık sonuç bildirgesine temel oluşturacak AB dışişleri bakanları toplantısında ele alınacak olan metnin değişebileceği yönünde görüş bildirdiler. Finlandiya’nın, dışişleri bakanlarını Türkiye’nin liman önerisi konusunda sözlü ya da yazılı olarak bilgilendireceğine işaret ettiler. Genelkurmay Başkanı olduğu dönemde düzenlediği askeri darbeyle sosyalist lider Salvador Allende’yi (sağda) devirerek Şili’de iktidarı ele geçiren Augusto Pinochet (solda) insan haklarını hiçe sayan yönetimiyle büyük tepki çekti. Pinochet’nin düzenlediği darbe sırasında Allende de öldürüldü. (Fotoğraf: AP) Diktatör Pinochet öldü Haber Merkezi Şili’nin meş ğı yıllar sonra yapılan soruştur yakınlarına tazminat ödemeyi karu sosyalist lideri Salvador Allen malarda hava kuvvetlerinde gö bul etmişti. 1988’de yapılan refede hükümetini 1973’te Genelkur revli teknisyenler tarafından itiraf randumda halkın desteğini alamamay Başkanı olduğu dönemde as edildi. Pinochet ile birlikte 1970 yan Pinochet, devlet başkanlığı gökeri darbeyle devirerek ülkeyi 1990 1980 döneminde Güney Amerika revini 1990’da bıraktı, ancak genelkurmay başkanlığına deyılına kadar yöneten ve vam etti. Pinochet, anayasaya yaklaşık 3 bin muhalifi yeni bir madde ekleterek, kenöldüren diktatör Augusdisine “hayat boyu senatör” to Pinochet dün (91) olma hakkını tanıdı. 1998 yıyaşında öldü. lında, İspanya’da bir hâkim, PiPinochet, Şili Genelnochet’nin yönetimi sırasınkurmay Başkanı olduda öldürülenler arasında İsğu 1973 yılında, panyolların da bulunduğunu ABD’nin destek verdigerekçe göstererek, Şilili dikği darbeyle sosyalist Devlet Başkanı Salva Diktatör Augusto Pinochet’nin ölüm haberinin du tatörün yargılanmasını istedi. dor Allende yönetimi yulmasının ardından bazı Şilililer sevinç gösterileri Bu sırada İngiltere’de buluni devirdi ve ülke kont düzenlerken bazıları da gözyaşı döktü. (REUTERS) nan Pinochet, 17 ay göz hapsinde tutuldu ve daha sonra rolünü ele geçirdi. Pisağlığının kötüye gitmesi üzenochet, Allende’nin ölrine Şili’ye gönderildi. Şili’de dürüldüğü darbeyi izbirçok kez ev hapsine alınan leyen 17 yıllık iktidarı Pinochet, ülkesinde de yakınsırasında siyasete dalarının gizli servis çalışanları yalı şiddet, 3 bin kişinin tarafından öldürüldüğünü idölümüne, on binlerce dia edenler tarafından mahkişinin işkence görmekemeye verildi. Diktatör Pisine ve yaklaşık 200 bin nochet, 91. yaşgününde bir kişinin sürgün hayatı bildiri yayımlayarak, yöneyaşamasına neden oldu. Diktatörün öldürdüğü muha lı diktatörler, muhalifleri yok et timde olduğu sırada işlenen suçlaliflerden sadece yüzde 10’unun mek için, “Condor Operasyonu’’ rın “siyasi sorumluluğunu” üstlendi, buna kılıf olarak da, “ulusal çıcesetleri bulunabilirken, cesetlerin yürütmüştü. Şili hükümeti 1995 yılında iş karları koruma ve ülkesini yüceltbüyük bir bölümünün helikopterlerle Pasifik Okyanusu’na atıldı kence ve infaza kurban gidenlerin me arzusunu’’ gösterdi. Bakoyanni: Somut veriler önemli Ⅵ ATİNA (AA) Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni, “AB’de Türkiye ile ilgili kararların edinilen izlenimlere göre değil, somut verilere göre alınacağını” söyledi. Türkiye’nin limanlara ilişkin önerisinin Yunanistan tarafından beklendiğini ve Atina’yı şaşırtmadığını söyleyen Bakoyanni, “Türkiye’nin son anda atmosferi değiştirmeye çalışacağını biliyorduk. Ancak görüldüğü gibi, hiçbir sonuç getirmedi. Sonuçta, kararlar edinilen izlenimlere göre değil, somut verilere göre alınacaktır. Bugünkü somut veriler de Türkiye’nin gümrük birliği ile ilgili protokolün uygulanması konusunda kendi imzasına saygı göstermediği şeklindedir” dedi. (Karşı)lar neden artıyor? Ben AB’ye neden karşı olduğumu tek tek saydım. Bunları yıllardır söyledim ve yazdım. Aıtık bıçak kemiğe dayandı; halk görüyor, kimi iş çevreleri artık konuşuyor. Sağduyu sahibi yazarlar köşelerinde yazıyor. Meclis’tekilerin söyleyemediklerini asker söylemek zorunda kalıyor. İşçi, AB yüzünden işsiz kaldığını; köylü, Batı tekellerinin dayatmalarının kendisini zora soktuğunu artık anladı. Tekstil, ilaç, demirçelik, mobilya ve daha birçok sektör “yaşadıkları haksız rekabete” isyan etmeye başladılar. AB ile imzalanan tek yanlı anlaşmaların sonuçları ile yüzleşmeye başladılar. Soru şu; halkın büyük çoğunluğunun gördüğü ve yaşadığını Meclis, hükümet ve siyasal partiler ne zaman görecek? Ne zaman kendi milletinin Meclisi, hükümeti ve partisi olacaklar? Ya da ulus, “göstermenin yolunu ve yönetimi” öyle ya da böyle bulacak… (*) Avrupa’nın Askerle Kavgası, Truva Yay. 2006 www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali Diplomatik manevralar sonuç vermedi AB üyesi 5 ülkede halkın yüzde 60’ı hayır dedi İran: ABD’ye yardım ederiz Ⅵ TAHRAN (AA) İran yönetimi, ABD hükümetine askerlerini Irak’tan çekmesi şartıyla yardım edebileceğini açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Muhammed Ali Hüseyni, Irak Çalışma Grubu’nun raporuna değindi ve ABD yetkililerinin rapor konusundaki tutumlarını tam olarak ortaya koymadıklarını söyledi. “ABD hükümetinin Irak’tan çekilme kararını bekliyoruz” diyen Hüseyni, ABD ile ikili müzakerelere ilişkin soru üzerine, “Bizim ABD ile ikili olarak müzakere etmemiz asla söz konusu değil” diyerek, görüşme önerisinin ABD’den geldiğini belirtti. Ödün işe yaramadı BAHADIR SELİM DİLEK Türkiye istenmiyor Dış Haberler Servisi Avrupa Birliği’nin (AB), Türkiye’nin üyelik müzakerelerine ilişkin kritik kararına çok kısa bir süre kala, birliğin en büyük 5 ülkesinde yapılan bir kamuoyu yoklaması, halkın yüzde 60’ının Türkiye’nin üyeliğine karşı olduğunu gösterdi. Hafta sonunda açıklanan ankete göre Türkiye’nin üyeliğini destekleyenlerin oranı yalnızca yüzde 26. LH2 tarafından Le Monde, European Business School ve France Inter için İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’da gerçekleştirilen ankete göre, Türkiye’nin AB üyeliğine Avrupalıların yüzde 60’ı karşı çıkıyor. Bin kişinin katıldığı “Avrupa Barometresi” adlı anket, bu konuda görüşü olmayanların oranının ise yüzde 14’te kaldığını ortaya koydu. Halkın yüzde 42’si, gelecek aylarda en öncelikli hedefin terörle mücadele, yüzde 31’i ise işsizlikle mücadele olduğunu düşünüyor. Ankete yanıt verenlerin yüzde 47’si gibi önemli bir oran, Doğu Avrupa ülkelerinin AB’ye entegrasyonunun AB ekonomisi için daha çok bir tehdit oluşturduğuna inanıyor. Anketin ilginç bir sonucunu, halkın Avrupa kültürüne ilişkin görüşü oluşturdu. Halkın yüzde 84’ü gibi çok yüksek bir oran, “Avrupa, bir kültür mozaiğidir” dedi. “Avrupa’da tarihten miras kalan tek gerçek bir kültür var” görüşünü savunanların oranı ise yüzde 13 gibi düşük düzeyde kaldı. Halkın yüzde 77’si, göç konusunda sınır kontrollerinin artırılmasından yana tutum takınırken yüzde 48’i göçü Avrupa için bir tehdit olarak görüyor. Göçün Avrupa’nın gelişmesi için gerekli olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 57’ye ulaşıyor. ANKARA AKP’nin, AB Komisyonu’nun, “Türkiye, Gümrük Birliği Ek Protokolü’nü uygulamadı” gerekçesine dayanarak, 8 müzakere başlığının askıya alınması ve diğer başlıkların da limanların Rumlara açılmadan kapatılmaması yönündeki kararını engellemek veya yumuşatmak için yaptığı diplomatik manevra sonuç vermedi. Finlandiya aracılığı ile iletilen öneri, çok ciddi ödünleri kapsamasına karşın, AB yetersiz bulunca son dakika girişimi de işe yaramadı. Ankara’nın beklentileri dahilinde, sözlü önerilere Rum yönetiminin “hayır” demesine karşın AB ülkeleri komisyonun önerileri ile hareket edilmesine sıcak bakınca, Ankara’nın manevrası boşa çıktı. Finlandiya, li derler zirvesi sonuç bildirgesi taslağının değiştirilmesi yerine komisyonun önerilerini temel alan AB zirvesi sonuç bildirgesi taslağını üye ülkelere sundu. Dışişleri Bakanlığı koz vermek istemiyor Önerilerin yazılı olmaması, daimi temsilciler toplantısında Türkiye’ye ilişkin bir karara varılamamasının nedeni olarak gösterildi. Ancak Dışişleri Bakanlığı, önerilerin yazılı hale getirilip Rumlara yeni manevra alanı ve koz verilmesine sıcak bakmıyor. Bunun yanı sıra Brüksel’den Ankara’ya, “Türkiye hakkında karar siyasi olarak verilecek” mesajı geldi. Bu mesaj, son dakika girişiminin sonuç vermediğini, Türkiye kararının, 1415 Aralık liderler zirvesine kalacağını gösterdi. CUMHURİYET 11 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog