Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 4 NİSAN 2006 SALI 6 HABERLER Güvenlik sorunu bir türlü çözülemeyen İstiklal Caddesi şimdi de bitmeyen bir yenilemenin şantiye alanı SALI ORHAN BURSALI Korkuya çamur eklendi ᮣ İstanbul’un eğlence ve turizm merkezi Beyoğlu, İstiklal Caddesi’nin bitmek bilmeyen yenileme çalışmaları nedeniyle bunalıyor. Güvenlik sorununa bir çözüm üretilmeden bölgeyi şantiye alanına çeviren Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, eleştirilerin odağındaki isim. GÖKÇE UYGUN/NİHAN İNAL TeknoEkonomi Kulağa çok hoş geliyor: Makine İhracatçıları Birliği!.. Birliğin Başkanı Adnan Dalgakıran’la yapılan söyleşiyi okuyorum (Şelale Kadak, Sabah, 26 Mart). Yıllardır burada ve toplantılarda savunduğumuz ‘‘TeknoEkonomik!’’ görüşleri dile getiriyor. Diyor ki ‘‘Teknoloji üretmezsek bağımlı kalırız.. Güçlü sanayimiz olmazsa bağımlı kalırız.. Biz 1980’lerden sonra ortaya çıkan, devletle bağı olmayan yeni sanayici tipiyiz... Ciromuzun yüzde 2’sini ARGE’ye (araştırma geliştirme) harcıyoruz...’’ Dalgakıran, kaliteli kompresör üretip ihraç ediyor. Önce teknoloji ‘‘çalarak üretmiş’’.. Arkasından çaldığı teknolojiyi geliştirmiş.. Şimdi ise daha yüksek teknolojiyi çalıyor.. Çalmaktan maksat taklit tabii. Doğru bir saptama yapıyor: Çin, Kore, bütün dünya bu yoldan geçti! ‘‘Biz makine ihraç ederek güçlü ekonomi kurabiliriz’’i savunuyor. Toplam dünya makine ihracatı pazarı 1.2 trilyon dolar. Bizim buradaki payımız 5.2 milyar dolar (yüzde 0.43). Bu pazardan ithalatımız ise 16.5 milyar dolar. Güngör Uras (Milliyet) rakamlar veriyor: Kamu ve özel sektör 2004’te 32.1 milyar dolar, 2005’te ise 39.3 milyar dolarlık makine ve teçhizat ithal etmişiz! (Uras, iki yılda 71 milyarlık makine yatırımlarının neden yeni iş alanları yaratmadığını soruyor ve TÜİK’i açıklamaya davet ediyor!).. Türkiye, bu süreci tersine çevirmezse, ne ekonomide periyodik olarak düştüğü iflas sarmalının dışına çıkabilir, ne siyasi olarak güçlü olabilir ne de yine uluslararası arenada kendi çıkarlarını savunabilir!.. ૽૽૽ Sorun salt ‘‘makine ihraç eden ülke’’ olmak değil.. Teknoloji geliştiren, üreten ve satan ülke olmak.. Her türlü üretimi teknoloji ve yeni fikirlerle yaldızlayıp, ‘‘inovasyonyenilik’’ sürecinden geçirerek, dünya pazarına sunmak.. tasarımıyla, kalitesiyle... Türkiye sanayi ARGE’sine büyük destek vermek zorundadır. Sanayileşmede, yeni teknoloji alanlarında yeni stratejiler ve öncelikli yatırım ve destek verilecek sektörlerini belirlemeli, içinde yenilikçi fikri bol ileri teknolojileri bu topraklarda yeşertmelidir! Bu Cumartesi günü Cumhuriyet Bilim Teknik’te, 15 yıl boyunca sanayiye verilen teknolojik ARGE desteğinin bir bilançosunu yayımlıyoruz. Müfit Akyoz’un makalesine göre TÜBİTAK’a bağlı Teknoloji İzleme ve Değerlendirme Başkanlığı (TİDEB) aracılığıyla Eylül 19952005 yılları arasında şirketlere yapılan ARGE hibe tutarı 284 milyon dolar. Hibe alan firmalar da 463 milyon dolar harcama yaptı ve yaklaşık 750 milyon dolarlık bir ARGE hacmi ortaya çıktı.. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı da (TTGV) 19922005 döneminde 473 teknoloji geliştirme projesine 165 milyon ABD Doları tutarında destek sağladı ve ülke genelinde toplam 326 milyon ABD Doları tutarında bir ARGE hacmi oluşturdu. Her iki destek, 15 yıl içinde sanayide 1 milyar dolar civarında ARGE hacmi yarattı. Gelişmiş ülkelerin desteklerini düşünürsek, bu tabii ki devede kulak kalıyor.. Fakat diğer bir gerçek de şu: Hibe veren bu kuruluşlar bütçelerindeki bütün paraları harcayamıyorlar, çünkü talep az.. Şüphesiz, özellikle TÜBİTAK’ta destek fonunun harcanmasında sorunlar da var.. ૽૽૽ Bu iktidarın sanayiyi teşvik önlemleri, azgelişmiş bölgelerde daha çok, mesela yeni makarna fabrikaları açmaya yaradı.. tam bir fiyasko! Oysa elektroniğiyle, makinesiyle tüm sanayinin, katmadeğer yaratan bir yapıya kavuşturulması ve bu amaçla da yeni sanayileşme stratejilerinin, fikir ve maddi desteklerinin belirlenmesi gerekir. Türkiye ekonomisi, yıllardır yazıp çiziyoruz, ithalata bağımlı büyüme karakterinden kurtulmadıkça, inişlerçöküşler sarmalı içinde dönüp duracaktır.. Ülkenin TeknoEkonomik politikalara şiddetle ihtiyacı var! Yaşadığımız sorunlarımızın temelinde, ekonomik yapımızdaki bu geleneksel açmaz yatıyor. TÜİK, rakam oyunlarıyla Türkiye’de hayali büyümeler ve ‘‘iyileşen ekonomi’’ düşleri yaratıp iktidara yağ çekmesin! (AKP boşuna bu kurumların başına kendi adamlarını getirmiyor!) Erdoğan da bu düşlerin reklamını yapmasın, yarattığı kâğıttan kulelerin her an altında kalabilecegini görsün... NOT: İstanbul ve İzmir CUMOK’ları, İzmir Belediyesi’nin de desteğiyle, bu Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri İzmir’de İzmir İktisat Kongresi düzenledi.. Okurların, bu konuların da tartışılacağı kongreyi izlemesi dileğiyle... İstanbul’un eğlence ve turizm merkezi Beyoğlu’nun gündemini son 6 aydır ‘‘İstiklal Caddesi’nin bir türlü bitirilemeyen yenileme çalışmaları’’ oluşturuyor. Yapılan araştırmalara göre, cadde esnafı ve ziyaretçilerin en önemli sorun olarak gördükleri güvenlik eksikliğine, bir de cadde çalışmaları konusu eklendi. Dev bir şantiyeyi andıran İstiklal Caddesi’nde yılan hikâyesine dönen çalışmalar, 7’den 77’ye herkesi çileden çıkarıyor. Esnaf iş yapamamaktan, yurttaşlar da caddede çamura bulanmadan yürüyememekten şikâyet ediyor. Çalışmaların sorumlusu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB), işlerin nasıl yürüdüğünü kontrol etmemesi ise en büyük eksiklik olarak görülüyor. AKP’li başkan da eleştirdi A.Misbah Demircan Kadir Topbaş açıklaması da eklenince caddenin yeniden yapılması kaçınılmaz hale geldi. Topbaş, Çin malı yerine yerli granit döşeneceğini, iş bitinceye kadar da müteahhit firmaya paranın tamamının ödenmeyeceğini söyledi. Dolayısıyla hatalı yapılan iş nedeniyle harcanan 4 milyon 650 bin YTL ’lik çalışma boşa gitti. Şimdi her şey sil baştan yapılıyor; ara sokaklara girmek neredeyse imkânsız, caddede ise henüz bir hareketlilik yok. Taşların ne zaman sökülüp yenilerinin döşeneceği merak konusu. Topbaş’ın ocak ayı başlarında çalışmaların ‘‘2 aya kadar bitirileceğini’’ müjdeleyen sözlerine karşın mart ayı sonu itibarıyla esnaf ve yurttaşların sıkıntılı bekleyişi sürüyor. Kaldırımdan önce güvenlik Kadir Topbaş’ın ‘‘Beyoğlu’ndaki aksaklığın temelinde müteahhidin davranışı yatıyor’’ sözlerine bir tepki de Beyoğlu Güzelleştirme ve Koruma Derneği’nden geldi. Dernek Başkanı Baybars Altuntaş, başarısızlığın nedenini sadece inşaat firmasına yüklemenin doğru olmadığının altını çizerek ‘‘Bu başarısızlıkta Büyükşehir’in, Beyoğlu’nun tüm unsurlarını dışlamasının payı var’’ dedi. Baybars Altuntaş ayrıca ‘‘Ne taşı döşerseniz döşeyin, insanlar kendini güvende hissetmedikçe bunun bir önemi kalmaz. Taşlarla uğraşılacağına güvenlik kalitesi arttırılmalı’’ diyerek bir başka konuya daha dikkat çekti. İstiklal Caddesi’ndeki hatalı çalışmalar, AKP’li iki belediye başkanı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan arasında da gerginlik yarattı. Demircan’ın, ‘‘Çalışmalardaki aksamaların Beyoğlu Belediyesi’nin dışlanmasından kaynaklandığını’’na dikkat çekerek ‘‘Belediye lu’nda İstiklal Caddesi zeminini yenileme kararı aldı. Caddenin işi 4 milyon 650 bin YTL ’ye (artı KDV), Gür Yapı İnşaat AŞ firmasına; ara sokakların işi de 8 milyon 500 bin YTL ’ye (artı KDV) Güçlü Peyzaj Sanayi Tic. Lim. Şirketi’ne ihale edildi. İlk aşamada caddedeki 170’e yakın ağaç, tüm itirazlara karşın sö olarak biz alsaydık, yapsaydık’’ demesi, Topbaş’ı sinirlendirdi. Demircan’ın ifadesinin ‘‘yanlış olduğunu ve maksadı aştığını’’ vurgulayan Topbaş, İBB’nin kendi yatırımlarını ilçe ve ilk kademe belediyelerinin denetimine veremeyeceğini, Beyoğlu Belediyesi’nin kadrosu ve teknik elemanlarının, İBB’nin yaptığı yatırımın boyutuna yetmeyeceğini söyledi. ğı için her adımda çamurlu suyun sıçraması sorununa dikkat çekti. Bu haklı şikâyetlere, İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın, ocak ayı sonlarında yaptığı ‘‘İstiklal Caddesi’nde müteahhit firmanın ortaya koyduğu çalışmayı beğenmedim ve firma, çalışmalarını bana beğendirene kadar devam ettirecek’’ şeklindeki Topbaş, suçluyu buldu ‘‘İstiklal Caddesi’ni yenileme hikâyesi’’nin başlangıcı Ekim 2005’e dayanıyor. İBB, bu tarihte Beyoğ küldü. Caddedeki üstyapı çalışmaları 3 aya yakın devam etti. Esnaf ve yurttaşları haftalarca çamura bulayan, gürültü kirliliği yaratan çalışmalarda son aşamaya gelinmesine yakın memnuniyetsizlikler artmaya başladı. Kimileri yeni taşların kalitesizliğinden yakındı, kimisi taş döşemesi iyi yapılmadı İstiklal Caddesi üzerinde 705 kişiyle yapılan ankete katılanlar kapkaçın önlenemeyeceği görüşünde En büyük sorun güvenlik eyoğlu Güzelleştirme ve Koruma Derneği’nin B Şubat 2006 tarihinde ‘‘Tutum ve Beklenti Araştırması’’ yapıldı. Beyoğlu’ndan iş ve ziyaret amaçlı olarak yararlanan kitle nezdinde demografik yapı, ilçenin bugünkü durumuna ilişkin memnuniyet düzeyleri ve ilçenin geleceğine ilişkin beklentilerin neler olduğunun belirlenmesi amacını taşıyan araştırmada, yüz yüze görüşme tekniği ile İstiklal Caddesi üzerinde 705 kişiyle anket yapıldı. Araştırmanın en belirgin/çarpıcı sonucu ise insanların Beyoğlu’nun en önemli sorununun güvenlik olduğu konusunda ortak görüşe sahip olmaları. Araştırmadan çıkan bazı sonuçlar şöyle: ✔Beyoğlu’nda çalışanlar en çok çay bahçesi ve yeşil alanlar istiyor. ✔ Çalışanlarının yüzde 62’si Beyoğlu’nun bugünkü durumundan memnun. ✔ Memnun olmayanların en fazla belirttiği neden ise güvenlik. Ardından kalabalık, yozlaşma ve pislik/çöp geliyor. ✔Çalışanlarının yüzde 35’i ellerinde sihirli bir değnek olsa asayişi sağlamayı istiyor. Ardından altyapı ve çevre düzeni geliyor. ✔ Her 4 çalışandan 1’ine göre Beyoğlu’nun çözülemeyen en önemli sorunu kapkaç. ✔ Çalışanların yüzde 16’sı Beyoğlu’nun gelecekte de çözülemeyecek sorunlarının olacağına inanıyor. Her 2 çalışandan 1’i ise kapkaç ve evsizler /dilenciler/ tinerciler sorunlarının gelecekte de çözülemeyeceğini düşünüyor. ✔ Her 4 çalışandan 3’ü sorunların çözümünde asıl sorumluluğun Beyoğlu Belediyesi’nde olduğunu düşünüyor. Sorumlu ikinci kurum ise İstanbul Valiliği. ✔ Beyoğlu ziyaretçilerinin burada en fazla istediği mekân havuz. Ardından yeşil alanlar/ parklar ve oturulacak alanlar geliyor. ✔Beyoğlu’nun bugünkü durumundan memnun olmayan her 10 kişiden 8’inin nedeni güvenlik sorunu. Kalabalık ve yozlaşma da diğer nedenler arasında. ✔ Bir sihirli değnek ile değiştirme imkânı olsa ziyaretçilerin yüzde 26’sı asayişi sağlamak istiyor. Altyapı ve çevre düzenini değiştirmek isteyenler ikinci, gelen insanları değiştirmek isteyenler de üçüncü sırada. ✔ Ziyaretçilere göre Beyoğlu’nun çözülemediği düşünülen sorunu kapkaç. Ardından evsizler/ dilenciler / tinerciler ile temizlik ve kalabalık sorunları geliyor. ✔ Ziyaretçilerin yüzde 40’ı kapkaçın gelecekte de çözülemeyeceğini düşünüyor. Sorunların gelecekte çözüleceğini düşünenlerin oranı ise yüzde 9. ✔ Her 4 ziyaretçiden 3’ü sorunlarının çözümünden asıl sorumlunun Beyoğlu Belediyesi olduğunu düşünüyor. İstiklal Caddesi’nde yenileme adı altında yapılan çalışmalar nedeniyle esnaf kirasını ödeyemiyor, caddenin müdavimleri ise hâlâ bu yenilemeye neden ihtiyaç duyulduğunu sorguluyor. Esnaf da yurttaş da isyanda stiklal Caddesi ve ara sokaklarında konuştuğumuz esnaf ve yurttaşlar ise büyük sıkıntıda. Esnafın işleri yaklaşık yüzde 50 oranında azaldı, ziyaretçi sayısında da belirgin bir düşüş yaşanıyor. Bazı esnaf ise mekânlarının kirasını bile ödeyemeyecek durumda. Herkesin ortak görüşü ise İBB’nin kimseye danışmadan iş yapması ve çalışmaları kontrol etmemesi. Ali Poyraz (35, Balık Pazarı’nda kafe çalışanı): Taş döşenmesi için yaz sezonu daha uygundu. Biz beş aylık bir mekânız. Çalışmalar yüzünden dükkânımızın oturmasını sağlayacağımız imkânı da kaybettik. Ayrıca kimse fikrimizi sormadı, ‘‘Değiştirelim mi bu taşları, siz nasıl istersiniz’’ diye. Bu nasıl yöneticiliktir? Ahmet Doğru (26, Ağa Camii Sokağı’nda takı dükkânı sahibi): Dükkânımın çok büyük kaybı var. Eski taşların neyini beğenmemişler de değiştiriyorlar anlamıyorum. Olan, bizim gibi esnafa oluyor. obursali࠽cumhuriyet.com.tr. İ kü bir daha oy alamayacaklar. Önder İleri (35, elektrikelektronik dükkânı sahibi): Beyoğlu dünya şehri olacak diyorlar, 6 aydan beri bir taş işini halledemediler. Dükkân kira olmadığı için tutunabiliyorum. Ayrıca inşaatın bütün tozunu içimize çektiğimiz için sağlık sorunları yaşıyoruz. İnsanlar artık Beyoğlu’na çıkmak istemiyorlar, devamlı müşterilerimiz bile tozdan, çamurdan gelmez oldular. B OĞAZİÇİNDE YENİ DÖNEM ‘Taş döşeme bizi bitirdi’ Nejat Barışçı (47, Mis Sokak’ta ayakkabı dükkânı sahibi): Benim dükkânım 44 senelik. Bu taş döşeme işi bizi bitirdi. Müşterilerim telefon açıp soruyorlar, bitti mi işler, toz toprak diye. İş kaybım yüzde 95. Bu taş döşeme olaylarına trilyonlar harcandı, birinci kalite granit taşı diyorlar, bir incelesinler bakalım gerçekten öyle mi? Beyoğlu Belediye Başkanlığı yaptığı zaman Sayın Kadir Topbaş Beyoğlu için ne yaptı ki? Akif Aydın (19, öğrenci): Beyoğlu eski taşları ile de güzeldi. Ayrıca bu taşlar en ufak bir ıslaklıkta bile kayıyor. Rahatça yürüyemiyoruz bile. Arzu Can (26, doktor): Beyoğlu, çok sevdiğim bir mekân olmasına karşın uzun süredir çamur ve toz nedeniyle pek gelmiyorum. Sanem Öz (35, öğretmen): Beyoğlu İstanbul’un en gözde mekânlarından biri. Güzellikler yapılacağı söyleniyor, ama ağaçlar kesiliyor, çöp tenekeleri kaldırılıyor ve taş değiştirilecek denip kaç aydır çamur içinde bırakılıyor. İki yaka arasında paralı geçiş sona erdi İstanbul Haber Servisi Boğaziçi Köprüsü gişelerinden önceki gece saat 24.00’den itibaren paralı geçiş sona erdi. Köprüden bundan sonra Otomatik Geçiş Sistemi (OGS) veya Kartlı Geçiş Sistemi (KGS) bulunan sürücüler karşıya geçebilecek. Uygulamanın başladığı ilk dakikalarda OGS ve KGS’si bulunmayan sürücüler gişelerden ücret ödemeden kaçak geçiş yaptı. Uygulamadan haberleri olmadığını belirten bazı sürücüler, uygulamaya tepki gösterirken, gişe çalışanları ise uygulamadan memnun olduklarını, gişelerin kaldırılmasıyla egzoz gazının olumsuz etkisinden kurtulacaklarını söylediler. Okmeydanı, Zincirlikuyu, Mecidiyeköy ve Beşiktaş’taki yol trafik levhalarında sürekli ‘‘OGS ve KGS’si olmayan sürücüler, Boğaziçi Köprüsü’nü kullanamaz’’ ikazı yapılırken, bu sürücüler Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne yönlendiriliyor. ‘Dört gözle kışı bekliyoruz’ Harika Yılmazdağ (23) ve Ali Çelik (19) (İmam Adnan Sokak’ta kafe çalışanları): Bizler yazın iş yapamıyoruz, dört gözle kışın gelmesini bekliyoruz. Bizce yapılacaksa böyle bir uygulama yazın yapılmalıydı. Bütün esnaf isyan ettik, ama bir işe yaramadı. Araç artışı oldu Boğaziçi Köprüsü Başmühendisi Ramazan Yüksel, Boğaziçi Köprüsü’nden önceki gece 24.00’ten dün öğlen saat 12.00’ye kadar 19 bin 135 araç geçtiğini belirterek, bunlardan bin 73’ünün kaçak geçiş yaptığını söyledi. ‘Çalışanlar işinden oldu’ Şahin Utku (29, Ağa Camii Sokağı’nda tekstil elemanı): 6 aydan beri bir taş değiştirme olayıdır gidiyor, esnafı düşünen yok. Çok fazla zararımız var, iki çalışanımızı işten çıkardık. Bizden oy beklemesinler, çün CUMHURİYET 06 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog