Bugünden 1930'a 5,498,767 adet makale



Katalog


«
»

4 NİSAN 2006 SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER PKK’nin ‘intikam tugayı’ büyük kentlerde bombalama ve sokak eylemlerini yönlendiriyor 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA 1 milyon dolarlık örgüt MEHMET FARAÇ Yaşamı Anlayabilmek... Ortaköy’de, deniz kıyısında bir apartman. Bahçesinde bir kulübe. Yanında bir eğlence merkezi. Arada da bir duvar. Duvar bir gün önce yapılmış... Kaçak yapılan, 1986 İmar Affı’ndan yararlanan apartmanın bahçesindeki kulübede kapıcı İrfan ve Neslihan Arvasi’yle dört yaşındaki çocukları İbrahim yaşıyordu... Duvar dün sabaha karşı kapıcı kulübesinin üzerine çöktü ve Arvasi ailesi öldü... Şimdi herkes eğlence merkezini suçluyor... Doğru!.. Duvar bir günde çöker mi? Ama ortada bir gerçek var.. Koskoca apartmanın kapıcısı ve bahçıvanı yazkış bahçedeki kulübede yaşar mı? Yoksulluğun gözü kör olsun!.. Deniz kıyısındaki o koskoca apartmanda oturanlar karda kışta, sıcakta o kulübede yaşayan insanları düşünmez, bahçede açan çiçeklerin kokusunu içlerine çekerlerken!.. Birisi ‘‘Siz burada nasıl yaşıyorsunuz?’’ demez... Şimdi ben bu yazıyı yazıyorum ya, kimileri şöyle diyecektir: ‘‘Servet düşmanlığı yine hortladı...’’ Üç can, Reina eğlence merkezinin duvarının altında kalarak öldü... Elbet, duvarın dibinde kulübe vardı. Hiç kimse o duvarın çökeceğini düşünmedi. Düşünse ne olacaktı? Zaten o üç can ölümle yaşam arasında değiller miydi? ૽૽૽ Sabah sabah bu haberle irkildim... Üç can daha ölmüştü önceki akşam... Bir pazar akşamı belki işten dönüyorlardı. Belki de alışverişten... PKK’li teröristler belediye otobüsüne molotofkokteyliyle saldırdılar... Otobüs yanmaya başladı... Bu arada kamyona çarpan otobüs yan yattı... Kaçmaya çalışan yolculardan üç kadın yaşamını yitirdi... Bu bir vahşettir, kıyımdır... Kimse kimseyi savunmasın!.. Bu kanlı eylemlerin demokrasiyle, özgürlükle, Kürt sorunuyla filan yakından uzaktan ilişkisi yoktur... Diyarbakır’da, Batman’da işyerlerini ateşe veren, alışveriş merkezlerini yağmalayan bir düşünce savunulamaz!.. Elbet, 45 yaşlarındaki çocuğu öldüren düşünce de... Apartmanın bahçesine kapıcı kulübesi yapan düşünce de... Elbet, apartmanları eğlence merkezinin arasında duvar yapan düşünce de... Gerçekten Türkiye nereye götürülmek isteniyor? Bir yandan kardeş kavgası, öte yandan PKK terörü... Yoksulluk, mafya, gasp, soygun... Okullardaki şiddet!.. Ölümleri, yargısız infazları, molotofkokteylli saldırıları, bombaları, mayınlı tuzakları yaşam biçimi olarak mı seçtik biz? Neden, niçin böyle olduk? Bakın televizyon dizilerine, şarkıcıların, türkücülerin pazar akşamları yaptıkları TV programlarına... Esenler’de ve Ortaköy’de altı kişi öldü... Üçü duvar altında kaldı... Duvar, kulübenin üzerine çökmüştü... Esenler’de atılan molotofkokteyli sonucu yanan otobüsten kaçarken ezilip öldü üç kadın... Altı can!.. Ölümü hiç düşünmüşler miydi? Düşleri, umutları neydi? Yaşamı nasıl kucaklamışlardı? Nereliydiler, ne yer ne içerlerdi? ૽૽૽ Dağların yamaçlarında papatyalar, laleler çoktan açmıştır Ege ve Akdeniz kıyılarında... Hakkâri’nin Sümbül Dağı beyaz ve mor rengin içinde hüzünlüdür... Çıldır Gölü üzerinde yaban kazları uçmaktadır, Artvin’de güneş yaylaların yeşilini çoğaltmaktadır... Ben ilkyazda hep umutlu olurdum. İçimde bir sevinç çiçeği tomurcuklanırdı. İnanın, hüzünlüyüm ilkyazı karşılarken... Toplumun her kesimi sağduyulu ve yapıcı olmalı. Türkiye’yi yönetenler hakkında halka umut ve sevgi aşılamalı. Etnik çatışma Türkiye’yi kan gölüne çevirir... Azerbaycan’a gidiyor Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in çağrılısı olarak bugün ve yarın Azerbaycan’a resmi ziyarette bulunacak. Ziyaret sırasında iki ülke cumhurbaşkanı arasında yapılacak görüşmelerde siyasal ve ekonomik alanlar başta olmak üzere ikili ilişkileri ilgilendiren konular ile güncel konuların ele alınmasının öngörüldüğü kaydedildi. PKK, terörist cenazelerinin toprağa verilmesi sırasında başlattığı intifada provalarını, ‘‘Kürt İntikam Tugayı’’ olarak da adlandırılan (Teyrebazen Azadiya Kurdistan) ‘‘Kürdistan Özgürlük Şahinleri’’ (TAK) aracılığıyla kentlere yaymaya çalışıyor. PKK’nin 1 milyon dolarlık harcamayla yapılandırdığı örgüt, bombalı saldırıların yanı sıra kundaklama ve kışkırtma eylemlerini de organize ediyor. Örgütün sitesinde bomba yapımı tüm detaylarıyla anlatılıyor. Kuzey Irak’tan getirilen A4 patlayıcılarla başta İstanbul olmak üzere büyük kentler ve turizm merkezlerinde bombalı saldırılar gerçekleştiren TAK militanları, Güneydoğu illerindeki intifada eylemlerini İstanbul’a yaymak için birimler oluşturuyor, harekete geçiriyor. Ön ᮣ PKK’nin 1 milyon dolar ödenek ayırarak kurduğu intikam tugayı, bombalı saldırıların yanı sıra kundaklama ve kışkırtma eylemlerini de organize ediyor. ceki gün İstanbul’da 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan otobüslere yönelik saldırının da TAK’ın yönlendirmesiyle yapıldığı öne sürülüyor. TAK aslında eski PKK’lilerden oluşuyor. Örgüt üyeleri TAK’ı kurmak için PKK’den 1.5 yıl önce ayrıldıklarını itiraf ediyor. Örgütün sitelerinde, eylem yöntemleri ve bomba yapımı tüm detaylarıyla anlatılıyor, eylemler üstleniliyor, hedefler sıralanıyor. PKK’nin Kandil Dağı’ndaki yöneticilerinden Murat Karayılan, büyük kentlerde sivillere yönelik saldırı planlarında sorumluluğu üstlenmemek adına, TAK militanlarının örgüte bağlı bir grup olduğu konusundaki saptamaları her defasında ısrarla reddediyor. Ancak PKK’den koparak (Partiya Welatparezen Demokraten Kurdistan) Kürdistan Yurtsever Demokrat Parti’yi (PWD) kuranlar, TAK’ın nasıl ortaya çıktığı konusunda ilginç iddialar sıralıyor. PKK’nin ölüm listesinde olan ve örgüt içinde uzun süre faaliyet gösteren PWD yöneticisi Hıdır Sarıkaya, Abdullah Öcalan’ın yakalanmasının ardından Kürt İntikam Tugayı olarak da adlandırılan ‘‘özel bir terörist grup kurulduğunu, başına da Nasır adlı militanın getirildiğini’’ söylüyor. Nasır’ın 2 ay sonra görevi bırakması üzerine kendisinin Kandil’e çağrıldığını belirten Sarıkaya, o günleri şöyle anlatıyor: ‘‘Kandil’de Osman Öcalan ve Cuma (Cemil Bayık) ile konuştum. Bana, tamamen bir terör dalgası yaratacak özel bir terörist güç kurduklarını söylediler. Bunun PKK’den bağımsız bir güç olacağını ve sadece Cuma ile ilişki içinde, sonsuz yetkili olacağını ifade ettiler. Bu grup için ayrılan ödenek 1 milyon dolardı. Bu gücün komutasını da bana vermek istediler. Ben üstlenmeyeceğim eylemi yapmayacağımı, eylem yapmayan ama istihbarat toplayan bir örgütün daha çok gerekli olduğunu söyledim. Bu terör grubunun başında olmayı esasta Cemal (Murat Karayılan) istemişti. Çünkü ‘vur ama üslenme’ tarzı ona uygundu. Ancak herhalde siyasal kaygılarla bu görev ona verilmemişti. Daha sonra 2003 Ağustos’u sonundaki askeri konsey toplantısında Cemal, ‘Yaptığımız öneri kabul edildi ve TAK kuruldu’ dedi.’’ TAK’ın PKK dışındaymış gibi gösterildiğine dikkat çeken Sarıkaya, bu birimle ilgili tutanakların KONGRA GEL arşivinde olduğunu söylüyor. Sarıkaya, TAK’ın eylemlerini ‘‘Abbas’’ (Duran Kalkan) ve Cemil Bayık’ın onayladığını, planlamasını Murat Karayılan’ın yaptığını, pratik uygulama bölümünün de ‘‘Bahoz’’ kod adlı Suriyeli Feyman Hüseyin tarafından yürütüldüğünü iddia ediyor. KandilDiyarbakırİstanbul hattında tezgâhlanan ve büyük kentler ile turizm bölgelerinde yoğunluştırılmaya çalışılan kanlı eylemlerin perde arkasını eski PKK’liler böyle deşifre ediyor. İddialara ve saptamalara yorum katmaya da gerek kalmıyor. ‘OLAYLARA SEYİRCİ KALDI’ ABD, PKK terörünü kınadı Ⅵ WASHINGTON (AA) ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Adam Ereli, düzenlediği günlük basın toplantısına bir açıklamayla başlayarak ‘‘ABD, PKK’nin bombalı saldırılarını kınıyor. Hafta sonunda İstanbul’da 4 kişiyi öldürdüler. ABD, aynı zamanda Türkiye’nin Güneydoğu’sunda ve İstanbul’da geçen haftadan beri PKK sempatizanlarının şiddet içeren protestolarının sonucunda ölenler için de üzüntülerini bildiriyor’’ dedi. Ereli, ‘‘Türkiye değerli bir müttefik ve yakın bir dost. İlgili herkesi kontrollü davranmaya çağırıyoruz. Bu şiddeti kınamak, terorizme ve onun destekçilerine karşı durmak önemli’’ dedi. ÇİZMEDEN YUKARI MUSA KART CHP, hükümeti sorumlu tuttu ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç, Diyarbakır’da başlayıp büyük kentlere sıçrayan terör olaylarının ‘‘göz göre göre, bağıra bağıra’’ geldiğini belirterek ‘‘Hükümet gelişmelere seyirci kalmıştır. Hükümetin aczi, beceriksizliği ortadadır’’ dedi. Koç, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, son günlerde strateji olarak devreye sokulmak istenen bir eylem türünün, bilinçli şekilde yaygınlaştırıldığını söyledi. İstanbul’un ortasında teröristlerin, ülkenin bütünlüğünü tehdit eden gösterilerini ‘‘pervasızca’’ sürdürdüğünü belirten Koç, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ise bulduğu her mikrofonda konuşarak ‘‘havanda su dövdüğünü’’ söyledi. Erdoğan’ı ‘‘boş konuşma şampiyonu’’ ilan eden Koç, Başbakan’ın terör karşısında da ‘‘seyirci’’ konumunda olduğunu ifade etti. Koç, olayların bu noktaya gelmesinde AKP iktidarının terör örgütünün siyasi muhatap kabul edilmesi yönündeki ‘‘açıkgizli, dolaylı dolaysız’’ girişimlerinin etkili olduğunu söyledi. Erdoğan’ın, geçen ağustos ayında ‘‘Kürt sorunu vardır’’ diyerek daha önceki söylemine ters bir çıkış yaptığını anımsatan Koç, ‘‘Yaptığımız tüm uyarılara, sağduyulu tüm kesimlerin değerlendirmelerine rağmen 35 önkoşullu danışmanın yön verdiği Başbakan, bu tutumunun, bölgedeki terör olaylarını ve bölücülüğü hızla tırmandıracağını fark edememiş ve gaflet içine düşmüştür’’ diye konuştu. Terörün göz göre göre bu noktaya geldiğini kaydeden Koç, bu girişimin arkasında ‘‘terörün toplumsallaştırılmak istenmesinin’’ yattığını söyledi. Bölgede bir ‘‘otorite kayması’’ yaşandığını kaydeden Koç, ‘‘Hükümetin aczi, yetersizliği, beceriksizliği ortadadır. Başbakan, hâlâ olayların dününü, bugününü tam değerlendirmekten uzaktır, boş konuşmaya devam etmektedir. Başbakan’ın söylediklerini alt alta yazsanız, boşa konuşma monologları adlı bir kitap meydana getirebilirsiniz’’ görüşünü dile getirdi. Otomobile molotof atıldı Ⅵ İstanbul Haber Servisi Bahçelievler Hürriyet Mahallesi’nde dün akşam saatlerinde toplanan bir grup, korsan gösteri düzenledi. Bir süre slogan atan ve daha sonra yol kenarında park halinde bulunan İlhan Koçak’a ait otomobile molotofkokteyli atan grup, daha sonra ara sokaklara dağılarak kaçtı. musakart@yahoo.com Emniyetçiler, Diyarbakır olaylarında aşırı güç kullanımının sorunu çözmeyeceğine işaret ettiler ‘Devlet kucaklayıcı olmalı’ İLHAN TAŞCI Profesör ve mimar kaçırıldı Ⅵ İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) Ege Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. A.A. ile kimliği açıklanmayan mimar arkadaşı, Çeşme ilçesindeki bir yazlıktan silah zoruyla kaçırıldı. Profesörle mimarı, Karşıyaka ilçesine bağlı Bayraklı semtindeki bir eve getiren zanlılar, 100 bin YTL fidye getirmesi için mimarı serbest bıraktı. Mimarın polise başvurarak, olayı anlatması üzerine Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, Bayraklı semtindeki eve baskın düzenledi. Operasyonda 2 fidyecinin yakalandığı, olayla ilgili bir kişinin de arandığı bildirildi. ANKARA Diyarbakır’da başlayan ve büyük kentlere de sıçrayan olaylarda aşırı güç kullanımından özellikle kaçınıldığına işaret eden uzmanlar, ‘‘Geçici olarak acziyet içinde görünmek, mütecaviz olmaktan daha iyidir’’ değerlendirmesini yaptılar. Terörist cenazeleri sırasında başlayan ve birçok kente yayılan olaylar, örgütün son dönemdeki gerilimi en üst seviyede tutma stratejisinin uzantısı olarak yorumlandı. Olaylarda, örgütün beklentisiyle hareket edilmesinin yaratacağı sakıncalar da değerlendirilirken ‘‘Bu yönde bazı sinyaller de var. Buna gidilirse daha şiddetli kanunlar, OHAL, sıkıyöneti ᮣ Olaylarda minimum güç kullanıldığının altını çizen kaynaklar, ‘‘Örgütün beklentisiyle devlet hareket ederse, yıllarca yaşanan OHAL, sıkıyönetim, daha çok şiddet kısırdöngüsüne yeniden dönülür’’ diye konuştular. me gidilir ki bu yıllarca yaşanan kısırdöngüye yeniden dönmek demektir. Bu aşamada yapılması gereken devletin sabırla ve kendi kurallarıyla hareket etmesidir’’ denildi. PKK’nin Abdullah Öcalan’ın yakalanmasından önce kente gelme kararı aldığını anımsatan uzmanlar, olay yapmada örgütün öncelikli olduğunu, güvenlik birimlerinin yapılan ya da yapılacak olanları izlediğini, olay olmadan kimseye müdahale edilemeyeceğini belirttiler. Örgütün ayrımcılığı tahrik etme üzerine politika sürdürdüğü vurgulanırken devletin ‘‘çekingen’’ tavrı şöyle yorumlandı: ‘‘Devlet tam müdahale etse mütecaviz, faşist, baskıcı olacak. Devlet güçleri sınırlı davransa, acziyet içinde yorumları yapacaklar. Diyarbakır’da gelişmelere bakıldığında devlet kucaklayıcı olmak zorundaydı. Sorun çocukların, kadınların ön saflara konulmasıydı. En ufak yanlışta bütün dünya basını Türkiye’yi hedef haline getirecekti. Az güç kullanımına rağmen yine de bu oldu. Bu gelişmeler olumsuz etkiler yarattı. Devlet acziyet içindeymiş gibi bir manzara ortaya çıktı. Oysa bu kameranın önündeki görüntüydü. Ama arkada böyle değil. Devlet aşırı güç kullanmaktan taviz verdi. Çünkü ideolojik temeli etnik ayrımcılığa dayanan örgütle savaşıyorsunuz.’’ Uzmanlar, Fransa’daki olaylarla Diyarbakır’ın karşılaştırılmasına karşı çıkarak ‘‘Üniversite öğrencisiyle, ideolojiden öte bir yasaya karşı müacadele ile temeli etnik ayrımcılığa dayanan harekete dönük mücadele farklıdır. Çünkü güç kullanımı aynı zamanda geleceğe bırakılacak mirasıyla değerlendirilmelidir. Diyarbakır’a tanklarla girilebilirdi, kuş uçurtulmazdı. Ancak bu yapılan doğru olur muydu? İşte mesele bu sorunun yanıtında gizli’’ diye konuştular. hikmet.cetinkaya࠽cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 343 72 69 DTP İLE GÖRÜŞMEYE SOĞUK Başbakan’dan randevu yok FIRAT KOZOK Cerrah, üç ölümlü saldırıyı gerçekleştirenlerin eşkallerinin belirlendiğini söyledi ‘Otobüslere sivil polis koyacağız’ İstanbul Haber Servisi Terör örgütü PKK’nin Esenler’de belediye otobüsüne düzenlediği molotofkokteylli saldırıda yanarak ölen 3 kişinin de kadın olduğu belirlendi. Saldırıda yaşamını yitiren 18 ve 19 yaşlarındaki Sibel ve Sinem Özkan kardeşlerin cesetleri aileleri tarafından morgdan alınırken, İstanbul Valisi Muammer Güler, ‘‘Çok açık bir tertip var. Olaylarda sivil, masum, korumasız, savunmasız insanlar hedef alınıyor’’ dedi. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ise belediye otobüslerine yönelik saldırıları önlemek için önümüzdeki günlerde otobüslere sivil polis koyacaklarını bildirdi. PKK’li teröristler önceki akşam Oruç Reis Mahallesi’nde bir İETT otobüsüne Saldırıda yaşamını yitiren Sibel saldırdı. Yüzleri maskeli yaklaşık 15 kişi, Özkan toprağa verilirken nişanlısı önce otobüsün camlarını kırdı, daha sonra gözyaşlarına boğuldu. (AA) otobüsün içine molotofkokteylleri attı. Bunun üzerine şoför Mehmet Kahraman, tüm kapıları açarak yolcuları hemen tahliye etti. Daha sonra frenleri boşalan otobüs yokuş aşağı geri geri kaydı. Bu sırada 62 yaşındaki Zülbiye Karasu ile 18 ve 19 yaşlarındaki Sibel ve Sinem Özkan kardeşler otobüsün altında kaldılar. Otobüs, durakta bekleyen 2 kadına daha çarptı. Kadınlar hafif yaralandı. Hastaneye kaldırılan Zülbiye Karasu yaşamını yitirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yan yatan otobüsü doğrultarak altında kalan Özkan kardeşlerin yanmış cesetlerini çıkardı. Nişanlı olan Sibel Özkan’ın evlilik hazırlıkları yaptığı öğrenildi. Sinem Özkan ise Açıköğretim Fakültesi’nde okuyordu. İstanbul Valisi Güler, olayın faillerinin en kısa zamanda yakalanacağını belirterek saldırganları ‘‘cani’’ olarak tanımladı. Güler, ‘‘Kocamustafapaşa’daki patlamayla ilgili görüntülerden bilgi alınıp alınmadığına’’ ilişkin soru üzerine de ‘‘Bazı görüntüler var. Onları tespite çalışıyoruz’’ dedi. Türk Polis Teşkilatı’nın 161. yıldönümü kutlamaları çerçevesinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı ziyaret eden Celalettin Cerrah, önümüzdeki günlerde otobüslere sivil polis koyacaklarını bildirdi. Cerrah, ‘‘Özellikle eylem olmasını beklediğimiz bölgelerde bu tedbir alınacak’’ dedi. Cerrah, 3 kişinin öldüğü olayla ilgili olarak eşkallerin belirlendiğini kaydetti. Saldırıda yaşamını yitiren Sinem ve Sibel Özkan kardeşlerin cenazeleri kemer Mezarlığı’nda toprağa verildi. Sibel Özkan’ın tabutunun üzerine gelinlik, Sinem Özkan’ın tabutuna da duvak örtüldü. Zülbiye Karasu’nun cenazesi de memleketi olan Tekirdağ’ın Malkara İlçesi Balabancık Beldesi’nde toprağa verildi. Benzine yüzde 2.2 zam Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Benzinlerin rafineri çıkış fiyatına, bugünden geçerli olmak üzere zam yapıldı. Zammın pompa fiyatlarına yüzde 2.1 yüzde 2.2 oranında yansıması bekleniyor. ‘‘Çıplak’’ metreküp rafineri çıkış fiyatları, kurşunsuz benzinde yüzde 7.03, 98 oktan kurşunsuz benzinde yüzde 6.8 oranında arttı. ANKARA Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, canlı yayında kendisinden randevu isteyen Demokratik Toplum Partisi (DTP) Eşbaşkanı Ahmet Türk ile görüşmeye soğuk bakıyor. Erdoğan’ın, yakın çevresine ‘‘Olaylarla ilgili değerlendirmelerde bulunanların, önce şiddet ve terörle aralarına mesafe koymaları gerekir’’ dediği öğrenildi. Cumhuriyet’in edindiği bilgilere göre, DTP’nin üst düzey yetkililerinden şu ana kadar Başbakanlık’a resmi bir randevu talebi ulaşmadı. Başbakan Erdoğan’ın, özellikle katıldığı bir televizyon programında yaşanan olaylar karşısındaki tu tumunu eleştiren DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk’e ve parti yöneticilerine olayların ardından yaptıkları açıklamalar nedeniyle tepkili olduğu öğrenildi. Erdoğan’ın, emniyet güçlerinin tutumunu eleştiren DTP’li yöneticiler hakkında yakın çevresine ‘‘Yeni bir açılım ihtiyacı olduğunu düşünenler varsa bunun adını koymalıdır. Çeşitli talepleri olanların, bunları dile getirirken öncelikle şiddetle ve terörle aralarına mesafe koymaları gerekir’’ dediği belirtildi. Erdoğan’ın, daha önce de randevu istemlerini geri çevirdiği DTP’li yöneticilerle şu an için bir araya gelmeyeceği kaydedildi. CUMHURİYET 05 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog