Bugünden 1930'a 5,499,814 adet makale



Katalog


«
»

4 NİSAN 2006 SALI CUMHURİYET SAYFA EKONOMİ ekonomi࠽cumhuriyet.com.tr Yunanistan Ulusal Bankası, 5.5 milyar dolar değerindeki bankanın yüzde 46’sını 2.7 milyar milyar dolara alacak 13 İŞÇİNİN EVRENİNDEN ŞÜKRAN SONER Finansbank’a Yunan damat NBG Yönetim Kurulu Başkanı Takis Arapoglou (sağda), İstanbul’da FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin’le bir araya geldi. Arapoglou, Tekirdağlı olan dedesinin Mısır’a göç ettiğini Arapoglou soyadının buradan geldiğini söyledi. Olmak ya da Olmamak... Emniyetin içinde yetişmiş, içişleri bakanlığı yapmış siyasetçi Sadettin Tantan, sanırım 10 gün kadar önceki karşılaşmamızda, Kürt sorunu bağlantılı, önümüzdeki haftalar içinde çok kanlı olayların gelişeceğinden söz etmişti. Herkes gibi kaygılı, bizlerden bir adım öte istihbarata dayalı bilgi sahibi olarak gecikmiş önlemlerden söz ediyor, Erdoğan Hükümeti’nin sorunu hafife alan yanlış politikalarından yakınıyordu... Nevruz için kaygılı bekleyiş birkaç günlük sarkma ile, tırmanışa elverişli, çok daha ürkütücü boyutlarda karşımıza çıktı. İşsiz, yoksul gençlerin, çocukların eylemlerde öne çıkarılmış olmaları, kitlelerin desteğini almadığını veren görüntüler kaygılarımızı hafifletmeye yetmiyor. Kürt’üTürk’ü ile ülkemiz insanının çoğunluğunun, yüzyılların kültürel birikimine dayalı sağduyuları, birlikte, çatışmasız yaşama arzuları, ülke bütünlüğünde kucaklaşmaları tehdidin boyutlarını hafifletmiyor. PKK’yi yaratan koşulların odağında 12 Eylül düzeni, koşulları da vardı. 30 bin insanımızın ölümüne yol açan sıcak çatışmanın acısı yüreğimizde iken, eksiği gediği ile yaralar sarılmaya çalışılırken tetiğe basılmış olması, tetiğin basıldığı iç ve dış koşullar daha bir düşündürücü. Türkiye’nin her yerinden biraz daha boyutlu olsa da, her yeri için geçerli olan yoksulluk ve yoksunluğun uygun ortam yaratması olgusu tamam da; ülke bütünlüğü içinde, birlikte, insan haklarına sahip olarak yaşama koşullarını savunanlar için, çatışmacı ortamdan yarar beklemenin mantığı, akla uygun bir yanı yok. ૽૽૽ Öyle olunca da insan hakları savunucuları, iyi niyetli çözüm arayışları içinde olanlar da saflarını seçmek zorundalar. Siyasi birikim ve deneyiminden kuşku duymadığım DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, bölge insanının çaresizlik, sorunlarını öne çıkararak, söyleminde sık sık şiddet ve teröre karşı olduklarını vurgulasa da PKK ve terör ile net ayrılmayan çizgisi nedeniyle yeterince güven veremiyor. Belki de DTP bu konuda çok içten. Ancak eylemlere katılan kitleler bu ayrımı yapamadıkları için, toplumsal izlenim yanlış bir özdeşleştirmeyi, önyargıyı yaratıyor. Bazen ne anlatılmak istendiğinden çok ne anlaşıldığı, nasıl bir izlenim yaratıldığı önemlidir. Belki ondan önemlisi, PKK’yi yaratan koşullar ile bugünkü terör tırmanışını yaratan koşulların çok farklı olması. 12 Eylül koşullarından beslenen PKK terörü, iç ve dış destekleri ile, ABD Irak bataklığında, BOP projesi uygulamasında, bölge halkları kanlı ırk ve mezhep çatışmasına boğulmuş bir konumda iken, Türkiye’de yeniden hortlatılan PKK terörünün iç ve dış destekleri, koşulları aynı değil. Doğru değildi, ancak PKK terör örgütü sol dinamiklere dayanmaya çalışıyor, insan haklarını ideolojik gerekçesinde kullanabiliyordu. Kuzey Irak’ta fiilen kurulmuş ABD korumasında, din aşiret ekseninde de beslenen Kürdistan gerçeği ortada dururken ayrılıkçılık, ayrımcılık, aksi söylense de tartışılmaz öne çıkıyor. Önemli olan tek gerçek, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün, dünden çok daha büyük tehdit altında olduğu değil mi? ૽૽૽ Kötü bir rastlantı da olabilir. Ancak ABD Genelkurmay Başkanı’nın da katıldığı terör toplantısı çok yakın, söyledikleri çok taze belleklerde... Kuzey Irak’taki PKK örgütlenmesinde el sürmeyeceklerini, başlarında daha büyük sorunları olduğunu apaçık söyledi. Gözümüzün içine baka baka ancak uzun süreçte, Irak’ta oluşacak yönetim yeterince güçlenirse, kendi siyasetinin gereği olarak uygun görürse PKK’ye müdahalenin gündeme gelebileceğinin altını çizdi. Daha da açık olarak, ‘‘Siz PKK ile mücadeleyi kendi ülkenizde, kendi askeri gücünüzle zaten yapabiliyorsunuz. Bundan sonra da öyle yapın..’’ anlamına gelen cümleler kurdu. AB ülkelerinin de, ABD gibi PKK’nin terör örgütü olduğunu kabul edip demokrasi adına yayın organlarına, örgütlenmelerine el süremeyecekleri politikaları ortada. İşte tam da bu koşullarda bir AB ülkesinden yayın yapan televizyon kanalı çağrı yapıyor, kitleler sokağa dökülüp bir dizi kanla noktalanan eylemleri tırmandırıyorlar. Sözü uzatmanın hiçbir anlamı yok. Görüntüler olayların tırmanışının korkutucu boyutlarını yeterince çıplak ortaya koyuyor. Bu kez medyayı yargılama lüksümüz de yok. Medya aslında haberleri sansasyonel boyutlarda vermemek için anlamlı bir çaba gösteriyor. Bu noktada herkes için geçerli tek soru, tek yanıt var: Barış içinde, TC çatısı altında birlikte yaşama koşulları için savaşım vermekten yana olmak ya da olmamak... Ekonomi Servisi FİBA Holding bünyesindeki Finansbank’ın yüzde 46 hissesi ve tüm kurucu hisselerinin 2 milyar 774 milyon dolara, Yunanistan’ın en büyük bankası National Bank’a (NBG) satışı için anlaşmaya varıldı. Finansbank’ın tamamına 5.5 milyar dolar değer biçildi. Atina’da dün sabah imzalanan anlaşma uyarınca, FİBA Holding yüzde 9.68’lik hisseyi elinde tutacak. Banka üst yönetimi tümüyle görevinde kalırken Hüsnü Özyeğin de Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı sürdürecek. Bankanın halka açık olan yüzde 44.32 hissesi ise muhtelif yerli ve yabancı yatırımcıların elinde bulunuyor. Anlaşma gereğince, Finansbank ile birlikte, Finans Yatırım, Finans Leasing, Fi ᮣ Yunan National Bank ile varılan anlaşma uyarınca Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin ve bankanın üst yönetimi görevde kalacak. Dün yapılan anlaşma, Yunanistan ile Türkiye arasındaki en büyük ticari anlaşma olma özelliğini de taşıyor. nans Portföy Yönetimi, IBTech ve Finansbank Malta şirketleri satışa konu olurken Finansbank’ın yurtdışındaki diğer bankaları ise FİBA Holding’in mülkiyetine geçecek. FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Özyeğin, ‘‘Türkiye’de özgün bir bankacılık anlayışı ile faaliyet gösteren Finansbank’ın bu özelliğinin uluslararası bir banka tarafından fark edilmesi ve korunmak istenmesi, bunun bir ifadesi olarak Finansbank’ın tüm üst yönetiminin görevine devam etmesinin talep edilmesi, bizim için gurur vericidir. Yeni ortağımız, hem ülkemize ve hem de Finansbank’ın ortak ve müşterilerine önemli açılımlar sağlayacaktır’’ dedi. NBG Yönetim Kurulu Başkanı Takis Arapoglou da Türkiye’nin geleceğine çok güvendiklerini belirterek ‘‘Finansbank ile Güneydoğu Avrupa’nın en büyük bankacılık grubu olmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin ve Finansbank’ın bu bölgedeki bankacılık faaliyetlerimizin geleceği açısından stratejik önemi olacağına, bu nedenle de Finansbank’ın grubumuz içinde ayrıca lıklı bir yere sahip olacağına inanıyoruz’’ diye konuştu. 1841’de kurulan NBG, 1880’den beri Atina Borsası’nda, 1999’dan beri New York Borsası’nda işlem görüyor. Piyasa değeri 16 milyar dolar olan NBG’nin Yunanistan’da 590 şubesi bulunuyor. Yunanistan dışında 12 ülkede faaliyet gösteren ve bu ülkelerde 7 banka ile 19 finans kuruluşunu kontrol eden NBG, özellikle Güneydoğu Avrupa ve Doğu Akdeniz’de etkin bir oyuncu olarak tanınıyor. Banka hisselerinin yüzde 74.4’ü, ulusal ve uluslararası kurumsal ve bireysel yatırımcıların elinde bulunuyor. Diğer hisseler ise Yunanistan’daki bazı emeklilik fonları ve kamu kurumları ile bankanın kendi iştirakleri arasında paylaşılıyor. BEKLENTİNİN ÜSTÜNDE Yıllık enflasyon Toptan 10.70 8.95 10.58 10.17 8.70 9.23 8.69 8.18 8.70 Üretici Fiyatları Endeksi Ekonomi çevreleri, Türkiye İstatistik Kurumu’nun rakamlarını şüpheyle karşılıyor 8.15 8.16 5.59 4.25 4.26 7.99 7.52 7.61 7.72 7.93 4.38 2.57 1.60 2.66 5.11 5.26 4.21 Türkiye ne kadar büyüdü? ᮣ Eski Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, 2005’te yaşandığı iddia edilen yüzde 7.4’lük büyümenin yüzde 1’lik kısmının daha önce açıklanan yılın ilk 9 ayına ait gayri safi yurtiçi hasıla rakamlarının revize edilmesinden kaynaklandığını belirtti. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), büyüme rakamlarındaki artışı, Tarım Bakanlığı’nın rakamları revize etmesine bağlarken eski Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, rakamların ilk 9 aylık fiyat artışlarındaki farklılaşmadan kaynaklandığını belirtti. TÜİK’in geçen hafta açıkladığı büyüme rakamlarının beklenenin çok üstünde gelmesi ve daha sonra TÜİK Başkanı Ömer Demir’in bu sonuçları tarım rakamlarının revize edilmesine bağlaması inandırıcı bulunmadı. Faik Öztrak, 2005 yılında yaşandığı iddia edilen yüzde 7.4’lük büyümenin yüzde 1’lik kısmının daha önce açıklanan yılın ilk 9 ayına ait gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) rakamlarının revize edilmesinden kaynaklandığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: ‘‘TÜİK Başkanı yaptıkları revizyonu tarım sektörüne ilişkin üretim rakamlarının sağlıksızlığına bağlamış. Oysa durumun böyle olmadığı ve TÜİK tarafından hesaplanan ilk 9 aya ilişkin deflatörlerin önemli ölçüde revize edilmesi sonucu büyümenin arttığı ortaya çıkıyor. Fiyat revizyonları tarım, ithalat ve ihracatta özellikle dikkat çekiyor. Daha önce açıklanan fiyatların şimdi neden ve nasıl değiştirildiği açıklanmalıdır.’’ Şub. Mart Nis. Haz. Tem. Ağ. Eyl. Ekm. Kas. Ara. Ock. Şub. Mart Tekstilde KDV indirimi fiyatlara yansımadı Ekonomi Servisi Kasım ayında yükselişe geçen yıllık enflasyon mart ayında da artarak yüzde 8.16’ya çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, mart ayında TÜFE yüzde 0.27, ÜFE ise yüzde 0.25 arttı. Anketlerde tüketici fiyatlarının binde 2.1, üretici fiyatlarının ise binde 5.2 artması bekleniyordu. Rakamların tahminlerin biraz üstünde gerçekleşmesi, tekstilde yüzde 10’luk KDV indiriminin fiyatlara yansıtılmadığını ortaya koydu. Bu arada fiyat artışı, Merkez Bankası’nın belirlediği aralıkta gerçekleşmiş oldu. Yıllık enflasyon üretici fiyatlarında yüzde 4.21’e gerilerken, tüketici fiyatlarında yüzde 8.16’ya çıktı. Buna göre, çekirdek enflasyon yerine açıklanan TÜFE göstergeleri, mevsimlik ürünler hariç mart ayında yüzde 0.54, enerji hariç yüzde 0.23 oranında artarken işlenmemiş gıda ürünleri hariç yüzde 0.01 oranında geriledi. TÜİK’e göre, TÜFE işlenmemiş gıda ürünleri ve enerji hariç yüzde 0.11 oranında düşerken enerji hariç ve alkollü içkiler ile tütün ürünleri hariç yüzde 0.24 arttı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Bosna Hersek’in başkenti Saray Bosna’ya gitti. TOBB ile Bosna Hersek arasında eylem planı imzalandı ‘Yatırımlar hangi şehirde yapıldı?’ Milliyet köşe yazarı Prof. Dr. Güngör Uras ise, açıklanan büyüme rakamlarına göre Türkiye’nin son iki yılda 71.3 milyar dolarlık makine teçhizat yatırımı yapmış olması gerekeceğini belirterek ‘‘Bu yatırımlar ülkenin hangi şehirlerinde, hangi sektörlere yapıldı? Bu yatırımlar ne kadar istihdam sağlıyor? Bunları bulup halka anlatmazsak inandırıcılığı kalmaz’’ değerlendirmesinde bulundu. TÜİK, tarım sektöründe sabit fiyatlarla, yılın ilk çeyreği için başlangıçta yüzde sıfır olarak tahmin edilen gelişme hızını yüzde 4.3’e, ikinci çeyrekte yüzde 0.1 olan büyüme hızını yüzde 8.2’ye, üçüncü çeyrekte ise yüzde 6.4 olarak tahmin edilen büyüme hızını da yüzde 7.5’e revize etmişti. ‘Cari açık risktir’ ŞİNASİ DANIŞOĞLU Benzine yine zam Bu arada benzinlerin rafineri çıkış fiyatına, bugünden geçerli olmak üzere zam yapıldı. Zammın pompa fiyatlarına yüzde 2.1yüzde 2.2 oranında yansıması bekleniyor. SARAYBOSNA Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Bosna Hersek Dış Ticaret Odası arasında ortak eylem planı imzalandı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun, Bosna Hersek ziyareti çerçevesinde, başkent Saraybosna’da düzenlenen imza töreninde konuşan Başbakan Adnan Terzic, Türk işadamlarına yatırım çağrısı yaptı. Hisarcıklıoğlu da konuşmasında, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin istenilen düzeyde olmadığını, bundan sonra ortak projeler yürütüleceğini ve bilgi alışverişinde bu lunulacağını söyledi. Gazetecilerle de sohbet toplantısı düzenleyen TOBB Başkanı, Merkez Bankası’na bir an önce asaleten atama yapılması gerektiğini belirtti. Önlem alınmalı Hisarcıklıoğlu, cari açığı sürdürülebilir bulmadıklarını da ifade ederek ‘‘Cari açık risklidir, risktir. Önlem alınmalı’’ dedi. Türkiye’nin artık yüzde 7 büyümeyi hedeflemesi gerektiğini söyleyen TOBB Başkanı, ‘‘Türkiye, AB ortalamasında zenginlik ve refah düzeyini, yüzde 7 büyüme ile 30 yılda, yüzde 5 büyüme ile ancak 60 yılda yakalayabilir’’ diye konuştu. soner@cumhuriyet.com.tr Türk Bianchi İtalyanlara rakip Bianchi Bisiklet AŞ, İtalya’nın köklü bisiklet firması Atala’nın çoğunluk hisselerini alarak, kurucusu Bianchi’ye rakip oldu. Bianchi AŞ Yönetim Kurulu Başkanvekili Önder Şenkon, geçen yıl haziran ayında İtalya’nın 110 yıllık bisiklet, motosiklet ve kondisyon aletleri markası Atala’nın çoğunluk hisselerini satın aldıklarını belirtti. Şenkon, 1994 yılında Türkİtalyan ortaklığıyla kurulan, 1997 yılında tamamen Türk sermayeli hale gelen Bianchi AŞ’nin, genelde fason üretimle etkili olduğu Avrupa’da, kendi markalarıyla söz sahibi olacağını dile getirdi. Pazarda ilk üçte yer alan Atala’nın İtalya’daki üretimini durdurarak Manisa’daki tesislere kaydırdıklarını belirten Şenkon, bu ülkede satış, dağıtım ve pazarlama teşkilatı ile ArGe bölümünün çalışmaya devam ettiğini ifade etti. Şenkon, Atala’ya yapılan yatırımla İtalya’daki 3 bin 500 bayilik dağıtım kanalına da sahip olduklarını söyledi. CUMHURİYET 13 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog