Bugünden 1930'a 5,498,464 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 30 NİSAN 2006 PAZAR 8 TÜRKİYE İstanbul Edirne Kocaeli Çanakkale İzmir Manisa Aydın Denizli Zonguldak Açık İstanbul HABERLERİN DEVAMI Y Y Y Y Y Y PB Y Y 17 16 19 17 21 22 22 22 15 Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sıvas Antalya Y Y Y Y Y Y PB Y PB 14 16 15 15 20 19 20 17 23 Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars Y PB PB PB PB PB PB Y Y 25 24 25 29 25 23 18 19 10 Trabzon Ankara İzmir Hakkari Antalya Adana Ş.Urfa Erzurum Bütün bölgelerimiz parçalı çok bulutlu, Marmara, Kuzey ve İç Ege, Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzeyi, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve batısı, göller yöresi, Batı ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzeyiyle Bingöl, Muş Kütahya ve Eskişehir çevrelerinde etkili olacak. Hava sıcaklığı yurdun iç ve doğu kesimlerinde biraz artacak. DIŞ MERKEZLER Oslo Y 15 Helsinki PB 7 Stockholm PB 13 Londra Y 14 Amsterdam Y 11 Brüksel Y 10 Paris Y 11 Bonn Y 14 Münih Y 15 Yağmurlu Stockholm Berlin Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Zürih Y Y B Y Y Y Y Y PB 13 20 23 8 19 15 22 19 14 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Baku Bişkek Tiflis Kahire Şam Karlı PB PB Y Y Y B Y PB PB 10 25 9 28 12 18 3 29 27 Londra Berlin Moskova Belgrad Madrid Ankara Taşkent Tahran Kahire Sulu kar Gök gürültülü Parçalı bulutlu Sisli Bulutlu Çok bulutlu GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada cezasından 27 yıl indirileceğini ve iki yıl içinde de ‘‘dışarı çıkacağını’’ söyledi. Baykal’ın basın toplantısındaki sözlerini ‘‘tüyleri diken diken olarak’’ dinlediğini söyleyen RTE’nin verdiği yanıta bakınız: ‘‘Adeta bir ihaneti vataniye tehdidiyle bizi karşı karşıya bırakma gafletidir bu’’. Bu ve benzeri saldırılara Baykal; ‘‘Başbakan’ın vatana ihanet edip etmediğini bilmem ama, herhalde başta Öcalan olmak üzere terör örgütünün kurucu ve yöneticilerine sağladığı bu imkânla vatana hizmet etmemiştir’’ cümlesiyle gereken karşılığı veriyor. İmam hatip biçimselliği içinde giderek sertleşen saldırgan üslupla zenginleştirdiği konuşmada Baykal’ın ‘‘ne olduğunu geçmişinden bu yana bu milletin çok iyi bildiğini’’ söylüyor. Aman dikkat Bay Başbakan; Baykal’ın geçmişinde demokratik laik Cumhuriyeti değiştirmeye heves ettiğini gösteren tek bir çizgi yok. Buna karşılık siz Bay RTE; Baykal’ın ne olduğunu milletin bildiğini söylerken kuşkusuz istemeden kendinize ait bir gerçeği anımsatıyorsunuz. Evet bu millet siyasal İslam hevesiyle İslamı ülkenin geçerli tek yönetim şekli gören zihniyeti savunduğunuzu da pekâlâ biliyor. ૽૽૽ RTE bangır bangır bağırarak kimi gerçeklerin üzerini örteceğini sanıyor. Adalet Bakanı Çiçek, TMY’deki 6. maddenin örneğin polisin onayı ile alındığını söylüyor. Ne ki, asker de polis de yasaya böyle bir madde konulmasını istemediklerini, hatta Milli Savunma Bakanlığı temsilcisi hâkim albay, kendilerine verilen tasarıda göremedikleri bu maddenin yasaya sonradan eklendiğini söylüyor. 6. maddeye Öcalan ve katil tayfasına özgürlük vaat ettiği öne sürülen ifadeyi kimin eklediğine ne Bakan Çiçek, tabii işine gelmeyenleri ıska geçmekle ünlü ne de RTE değiniyor. Örneğin, Bakanlar Kurulu’ndan geçerek son biçimini alan tasarıyla kim oynadı: Söylendiği gibi Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer mi ya da AKP Genel Merkezi’nde yasayı incelerken her zaman parti adına TV’lerde açıklamalar yapan bir genel başkan yardımcısı mı? Kim? Açıklasanıza! Olay, yönetimdeki ‘‘kudretli meçhul ellerin’’ varlığına bir işaret! Bakanı da Başbakanı da meçhul eli bilmezlikten gelince, doğal ve haklı olarak Baykal; ‘‘Başbakan polemiği ve hakareti bıraksın, yasaya o maddeyi kim, hangi amaçla koydu, onun hesabını versin’’ diyor. ૽૽૽ Bu olayı doğuran nedenlere ulaşabilmek için daha önceki kimi saptamalara (dayatmalara) göz atıp 6. madde vukuatıyla ilgili bir sonuca varmak da olanaklı: 6 Ekim 2004. AB İlerleme Raporu; Öcalan’ın yeniden muhakeme edilmesi için yasaların değiştirilmesini dayatıyor. Mayıs 2005: AİHM, Öcalan’ı yeniden yargılayacak veya yolunu açacak bir yöntem bulmamızı istiyor. Adalet Bakanlığı temsilcisi ise AB Uyum Komisyonu’nda bu yasayı AB’yi düşünerek hazırladıklarını, tasarıda ‘‘Öcalan’a ‘şamil’ olmayacak şekilde değişiklik yapabileceklerini’’ söylüyor. Bu veriler hükümetin bu vesileyle AB’ye hoş görünmeye çalıştığını göstermiyor mu? Belindeki ağrı başına mı vurdu acaba? Eğer söylenenlerde doğruluk yoksa RTE’deki hiddet ve şiddet neden? ‘‘Başbakan polemiği ve hakareti bıraksın. (Bir hatadan dönmelerini sağladığı için yapmaz ya muhalefete teşekkür etsin) ama yasaya o maddeyi kim hangi amaçla koydu, onun hesabını versin’’. Verir mi? Aklınızdan bile geçirmeyin! Talabani, Zana ile görüştü IKYB karargâhında gerçekleşen ziyarette Zana’nın Irak Cumhurbaşkanı’ndan Türkiye’de tırmanan şiddetin sona erdirilmesi için girişimde bulunmasını istediği ileri sürüldü SÜLEYMANİYE (AA) Kapatılan DEP’in eski milletvekili Leyla Zana’nın Irak Devlet Başkanı Celal Talabani’yle yaptığı ikili görüşmede Irak Cumhurbaşkanı’ndan Türkiye’de tırmanan şiddetin sona erdirilmesi için girişimde bulunmasını istediği ileri sürüldü. Bir süredir Irak’ın kuzeyinde bulunan Leyla Zana, Süleymaniye’de bulunan Irak Devlet Başkanı Talabani ile görüştü. Zana’nın Irak Kürdistan Yurtsever Birliği (IKYB) karargâhında gerçekleştirdiği Talabani ziyareti ile ilgili haberi yayımlayan IKYB’ye ait Kürdsat televizyonu, Zana’nın Talabani’den, Türkiye’de tırmanan şiddetin sona erdirilmesi için girişimde bulunmasını istediğini bildirdi. Bir süredir Irak’ın kuzeyinde bulunan Leyla Zana, daha önce Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) lideri Mesud Barzani ile de Selahaddin kasabasında görüşmüştü. Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Barzani, bölgede özgürlük olduğunu ve daha iyi bir ülke olma yoluna girdiklerini belirterek ‘‘İnsanlar yaşamlarını özgürce sürdürsün. Savaşla hiçbir şey olmaz, bütün sıkıntıları barışla halletmeniz gerekir’’ diye konuştu. GÜNDEM Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada MUSTAFA BALBAY On binlerce kişi, kentte nükleer santral yapılmak istenmesini protesto etti Sinoplular tehlikenin farkında CENGİZ DEMİREL/ MEHMET ÖZDEMİR / SEYFETTİN METE SİNOP Hükümetin nükleer santral kurmak için adres gösterdiği Sinop’ta dün on binlerce kişi alanlara çıktı. Yurdun dört bir yanından çevreciler ‘‘Nükleere hayır’’ dediler. Uğur Mumcu Meydanı’ndaki mitinge Karadeniz Bölgesi’ndeki çevrecilerin yanı sıra İstanbul’dan Mersin’e, İzmir’den Kahramanmaraş’a, Ankara’dan Bursa’ya kadar yurdun dört bir yanından on binlerce kişi katıldı. Eski Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İlyas Yılmazer, çevre belediye başkanları da mitingde yerlerini aldılar. ‘‘Yaşadığınız kente sahip çıkın’’,‘‘Alma Sinop’un ahını, çıkar aheste aheste’’, ‘‘Nükleer santral değil, üniversite istiyoruz’’, ‘‘Anneler babalar, çocuğunuzun geleceğini karartmayın’’, ‘‘Nükleer santral Sinop’a iş değil felaket getirecek’’ yazılı pankart ve dövizlerin açıldığı alanda sık sık ‘‘Nükleere hayır’’, ‘‘Nükleer biter, rüzgâr bitmez’’, ‘‘Nükleerci şirket ülkemizi terk et’’, ‘‘Sinop’un sakinleri değil, sahipleriyiz’’ sloganları atıldı. Antinükleer Cephe üyeleri ise iskelet ve Azrail kostümleriyle dikkat çekti. Miting sırasında, hazırlanan platforma önceki gün gazetemizde haberi yer alan 6 yaşındaki doğuştan ‘‘hidrosefali’’ (beyinde su top lanması) hastalığı bulunan Funda Bostan da çıkarıldı. Küçük Funda, ‘‘Ben burdayım’’ diye seslendi. Balıkçı teknelerinden destek KOÇ, GAZETECİLERİ AZARLADI Can Yücel anısına her yıl Datça’da gerçekleştirilen ‘‘Can Şenliği’’nin altıncısı, bu kez İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İzmir’de başladı. ‘‘Can Şenliği 2006’’ etkinlikleri dün akşamüzeri Gündoğdu Meydanı’nda başladı. Etkinlik kapsamında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ CHP İl Can Şenliği başladı ‘Lara Park’ı tahsis ettik, satmadık’ GÜRSU KUNT Yaklaşık 100 balıkçı teknesi de açtıkları nükleer karşıtı pankartlarla mitinge denizden destek verdi.Ankara’dan katılan bir grup da miting boyunca gazetemizin reklamlarında yer alan ‘‘Tehlikenin farkında mısınız’’ yazılı pankartı taşıdı. Mitingde ilk olarak söz alan Sinop Nükleer Karşıtı Platform Sözcüsü Hale Oğuz, 1986’da Çernobil felaketiyle hem nükleer santralın ikinci yüzü hem de Türkiye’yi idare edenlerin ikinci yüzü ile tanıştıklarını söyledi. Ağır bir bedel ödendiğini vurgulayan Oğuz, ‘‘Hiçbir nükleer güç ve hiçbir nükleer gücün rüşvet gücü, politik gücü, bilim adamları, basını ve şirketleri, yaşama hakkımızı elimizden alamayacak’’ dedi. Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Kemal Ulusaler de ‘‘Bu ülke, bu halk satılık değil. Ülkenin karanlıkta kalacağını söylüyorlar. Yok böyle bir şey. Bu ülkenin suları boşa akıyor, AKP bakıyor. Bu santralın Sinop ve Türkiye’de kurulmasını engelleyeceğiz, izin vermeyeceğiz’’ diye konuştu. Eski Bayındırlık ve İskân Bakanı Yaşar Topçu ise Sinopluların yanında olduğunu söyledi. Bu sırada bazı gruplar Topçu’yu siren çalıp alkış tutarak protesto etti. CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, Başkanı Selçuk Ayhan DİSK Genel Sekreteri Musa Çam, ve ünlü şairin eşi GüTMMOB Enerji Komisyonu Başler Yücel’in de yer alkanı Cengiz Göltaş, ODTÜ öğredığı programda ilk olarak ‘‘Can Yücel 80 tim üyesi Prof. Dr. İnci Gökmen ve Yaşında’’ temalı serginin açılışı yapıldı.ArEMO Samsun Şube Başkanı Suat dından ‘‘Balkanatolia’’ topluluğu konser Yılmaz da birer konuşma yaparak verdi. Daha sonra şiir dinletisi gerçekleştimitinge destek verdi.Konuşmaların rildi. Kocaoğlu, “Can Yücel, bir İzmir âşıardından çeşitli müzik grupları ğıydı. Can Şenliği’nin önümüzdeki yıllarda konserler verdiler. Sinop Tiyatro uluslararası olmasını istiyoruz’’ dedi. Kulübü de nükleer santral konulu kısa bir oyun sahneledi. bulamayışları var! Anadolu’da AKP iktidarından ciddi bir soğuma var. Hani insanın neredeyse, ‘‘O zaman bu partiye onca oyu kim verdi’’ diye sorası geliyor. Zira insanların çoğu ‘‘Zaten oy vermemiştim’’ diye başlıyor söze! Konferanslarda köşe yazılarımızdaki görüşlerimiz, değerlendirmelerimiz doğrultusunda düşüncelerimizi ortaya koyduk. Sonrasında gelen sorularla da genel bir eğilim yoklaması yapmış olduk. Yazılısözlü çok çarpıcı sorular yöneltildi. Kimilerini bu sütunlara aktarsak, suç olur. Hükümete öylesine tepkili kesimler var. Kimi sorularsa akıl doluydu. İkisini paylaşmadan geçemeyeceğim... Çukurova’da bir yurttaş, ABD’nin bölgemizde yapıp ettiklerini anlattıktan sonra şunu sordu: ABD’nin dostluğundan nasıl kurtulabiliriz? Bir başka yurttaş da çıkış arayışını şöyle bir soruyla dile getirdi: Bu hükümeti delikten aşağı süpürmenin ve Atatürkçü bir hükümet kurabilmenin yolu nedir? ૽૽૽ Şu sorular ise hemen her yerde değişik tümcelerle yineleniyordu: 1 Saptamalarınıza katılıyoruz. Tamam da, ne yapacağız? Biraz da bundan söz edin. 2 Solda ne yapmak gerekiyor? 3 Erken seçim var mı? 4 Lütfen, çok ama, çok açık söyleyin; önümüzdeki seçimde ne yapacağız? Birincisine benzer soruların arttığı bir ortamda işin içine uyak da katarak, seslendim: Arkadaşlar anlaşıldı; Balbay bu kadar saptama yeter, hedef göster, diyorsunuz... Solda ne yapmak gerektiği özünde çok açık: Halkla daha çok iç içe olmak ve birleşmek. Erken seçim görünüyor. Cumhurbaşkanlığı olayı geleneksel ‘‘4 yılda seçim’’ ilkesini etkiliyor ama, koşullar bu yılın son çeyreğinde sandığı getirebilir. ૽૽૽ Son soruya yanıtım şu: Barajı geçeceğini düşündüğünüz, kendinize en yakın hissettiğiniz, AKP dışındaki bir partiye oy verin! Aynı açıklıkla sürdürmek gerekirse; kendisini sağa yakın hissedenlerin önünde iki parti var. Sola yakın hissedenlerin önünde ise tek parti duruyor: CHP... Bu saptamaları, izleyenlerle açıkça paylaştığımda salonda bulunan öteki sol partilerin temsilcileri kırıldılar. Düşüncelerine saygı duyuyorum, onlardan özür diliyorum ama, önümüzdeki seçimde dağınıklık çok lüks. Kimileri İtalya’daki zeytin ağacı formülünü öneriyor. Ancak bunun Türkiye’de uygulanabilirliği çok zor. Zaten bugün soldaki tabloyu zeytin ağacıyla anlatmak gerekirse; taraflar bir araya gelip, olmuş zeytinleri toplamayı değil, dallarını koparıp sopa yapmayı düşünüyor! Bu konuyu önümüzdeki dönem daha çok işleyeceğiz. Bugün için son sözümüz şu: Eyy aklı başında insanlar birleşin, Yoksa parçası olacağız birleşin! ankcum࠽cumhuriyet.com.tr Sol ne demek? Ⅵ Baştarafı Arka Sayfada dızlar daha parlaktır, aşk nedir, bu neden başımıza gelir, kalbimiz sık sık neden kırılır, vicdan nedir, neden yalan söylerken yüzümüz kızarır...’’ Küçük çocuk ‘‘Anne dur biraz’’ dedi, ‘‘kafam karıştı.’’ ‘‘Elbette karışacak’’ dedi annesi, ‘‘Dünyanın en zor sorusunu sordun, devamı var. Sol demek; her yaptığın işin neye yarayacağını bilmek demek, okuduğun her kitabı, denizlerin tuzunu, göklerin mavisini iyi bilmek demek, bir ormanda pusula olmadan Kuzey Yıldızı’na bakıp yolunu bulmak demek, herkes birinin karşısında mum gibi dururken kendin gibi durmak demek, geceden ölesiye korkmak ama geceyi sevmek demek, gün batımlarını sevmek demek, ormandaki tüm sesleri sevmek demektir; kendin için dans etmek demek, ağız dolusu gülmek demek, her yenilgiden sonra şöyle bir silkinip kendi küllerinden yeniden doğmak demek.’’ Küçük çocuk birden bağırdı, ‘‘Şimdi anladım’’ dedi, ‘‘Sol demek hiç durmadan düş kurmak demek!’’ Yarın gene 1 Mayıs.. düş kuranlar, bayramınız kutlu olsun. Firmanın et sattığı bazı üniversite ve kamu kuruluşları da mercek altına alındı ANTALYA Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Antalya’da katıldığı bir toplantıda Lara Park ile ilgili soru soran gazetecileri ‘‘Burayı parayla satmıyoruz. Ne zaman öğreneceksiniz kanunları. Tahsisler parayla yapılmaz. Biz adaleti sağlamak için katılım payı alıyoruz. Önce meseleyi öğrenin’’ diye azarladı. Antalyalılar aylarca, ‘‘kentin ciğeri’’ olarak bilinen Lara Kent Parkı için eylemler yaptı, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler dava üzerine dava açtı. Ancak tartışmalı alanın tahsisi önceki gün gerçekleştirildi. IC Grup’a bağlı Antbel ile Limak İnşaat’ın yer aldığı tahsiste, 10 milyon 550 bin YTL altyapı katılım payı veren Limak İnşaat, 49 yıllığına bölgenin tahsisini aldı. Konu Belek Turizm Yatırımcıları Birliği (BETUYAB) tarafından düzenlenen turizm toplantısında da gündeme geldi. Koç, habercilerin konuya ilişkin sorusuna tepki göstererek şunları söyledi:‘‘Burayı parayla satmıyoruz. Ne zaman öğreneceksiniz kanunları. Tahsise giren iki şahıs var. Hangisini tercih edeceğimiz konusunda altyapı katılım parası alıyoruz. Bu fiyata değil, ondan daha az da olabilirdi. Tahsisler parayla yapılmaz. Biz adaleti sağlamak için katılım payı alıyoruz. Önce meseleyi öğrenin.’’ Bakan Koç, Lara’da siyasi partilerin tepkilerine ilişkin soruyu da ‘‘Ne tepkisi kardeşim. Ne siyasi partisi...Tepki yok’’ diye yanıtladı. Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, toplantıda yaptığı konuşmada ise daha sezon başında söylediği “2006’da 26 milyon turist geleceği” iddiasından çark ederek bu sayıyı 21 milyona düşürdü. Bakan Koç, ‘‘Kafiyenin de cazibesine kapılarak 2006, 26 milyon turist dedik. Bu 26 olmayabilir ama 21 milyonu geçer’’ dedi. ‘At eti’ soruşturması genişliyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Ankara Adliyesi’nin yemekhanesine ‘‘at ve eşek eti’’ satıldığı iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında aynı firmanın et sattığı bazı üniversite ve kamu kuruluşları da mercek altına alındı. Ayrıca firmada görevli veterinerler hakkında da soruşturma başlatıldı. Ankara Adliyesi yemekhanesinde çıkan yemeklerde at eti kullanıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturma genişletilerek sürüyor. Savcılık, Sincan’da kesimhanesi bulunan firmanın 2003 yılından bu yana bazı üniversitelerle kamu kurum ve kuruluşlarına da et sattığı bilgisine ulaştı. Bunun üzerine ilgili kuruluşların buzhanelerinde bulunan etlerden de laboratuvar incelemesi için numuneler alındı. Başsavcılık ayrıca etlere ‘‘sağlıklı’’ raporu veren kesimhanede görevli uzman veterinerleri de soruşturmaya dahil etti. Tahlil çelişkisi Etlerin at eti mi sığır eti mi olduğuna ilişkin belirsizlik ise hâlâ devam sürüyor. Refik Saydam Merkez Hıfzıssıhha Müdürlüğü’nün, etlerin at eti olduğu yönündeki raporu üzerine firma yetkilileri itiraz etmiş, bunun üzerine Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Etlik Merkez Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nde yapılan bir başka tahlilde etlerin at değil sığır eti olduğu bildirilmişti. Bu çelişkinin ardından savcılık numunelerle ilgili üçüncü bir tahlil istedi. Tahlilin Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nde ya da İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılabileceği belirtiliyor. Böyle Milliyetçilik Olur mu? Ⅵ Baştarafı 2. Sayfada besleyip kontrol ettikleri PKK, dağdaki bir avuç adam; yeterince büyük bir ‘‘düşman’’, ‘‘hedef’’ oluşturmayacak. O halde ne yapmalı? Bütün Kürtler, Doğulu bütün vatandaşlar hedef alınmalı; hatta hazır iç kargaşa çıkarmışken neden bütün solcular, Kemalistler, demokratlar, küpeliler, uzun saçlılar, eşcinseller olmasın? Haydi tosuncuklarım saldırın: ‘‘Ya Allah Bismillah Allahuekber!’’ Ardından ABD açıklıyor: ‘‘PKK’ye karşı Türkiye’nin yanındayız!..’’ Yine asıl ‘‘düşman’’ ıskalanacak ve bu ulus birbirini boğazlayacak ve ABD yine dost ve stratejik ortak olacak. Aynı filmi üçüncü kez izliyoruz. Peki, bu oyunun figüranları ‘‘ülkücüler’’ attıkları sloganda bir tek Türkçe kelime yokken nasıl kendilerini ‘‘Türk milliyetçisi’’ diye isimlendirebiliyorlar? Geçmişte katlettikleri yüzlerce bilim insanı, aydın, genç, anababa, arkadaşa rağmen ve şimdi de ellerinde bıçak, satır, tabanca ile yine gençlere, aydınlara, kendinden olmayan herkese saldırmaya başlayan, kalabalığa sığınıp linçlere yeltenen çapulcular kimden emir alıp destekleniyorlar? Bunlara ‘‘milliyetçi’’ sıfatını yakıştırmak ‘‘kanunun suç saydığı fiili övmek’’ değilse nedir? GÜL, BAKOYANNİS’LE GÖRÜŞTÜ BAŞVURU ABD KONGRESİ’NDE ‘Kırmızı hat’mutabakatı Dış Haberler Servisi Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyannis ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, iki ülkenin savaş uçakları arasında Ege’de zaman zaman yaşanan it dalaşı olaylarını önleyecek ‘‘kırmızı hat’’tın kurulmasına hazır olduklarını bildirdi. NATO dışişleri bakanları gayri resmi toplantısı için Bulguristan’ın başkenti Sofya’da bulunan Gül ile Bakoyannis yaklaşık olarak 45 dakika süren ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, kırmızı hattın operasyonel hale geçmesi mutabakatına varıldığı bildirildi. Hattın devreye girmesine ilişkin açıklamanın, 34 Mayıs’ta Selanik’teki Güneydoğu Avrupa ülkeleri toplantısına katılacak olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis tarafından yapılacağı belirtildi. Türkiye, akıllı füze alıyor WASHINGTON (AA) ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), F16 savaş uçaklarınca kullanılmak üzere Türkiye’ye 50 adet SLAMER tipi havadan yere fırlatılan ‘‘akıllı füze’’ satılması için Kongre’nin iznine başvurdu. Pentagon’dan yapılan açıklamada, Türkiye’nin, füzelerin alımı için yaptığı başvurunun olumlu karşılandığı, silah sistemlerinin toplam değerinin ilgili teçhizat ve sağlanacak hizmetler dahil 162 milyon doları bulabileceği belirtildi. Boeing firması tarafından üretilen AGM84K SLAMER füzelerinin, Türkiye’ye FMS askeri satış kredileri yoluyla satılmasının öngörüldüğü kaydedildi. Hedefe karşı çok hassas ve isabetli bir biçimde kullanılabilen SLAMER füzeleri, ‘‘akıllı silahlar’’ arasında sayılıyor. CUMHURİYET 08 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog