Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

30 NİSAN 2006 PAZAR CUMHURİYET SAYFA MÜZİK Ercan Irmak dünyanın bütün müziklerine nefesiyle hayat veriyor, müzisyene gitar ve piyano eşlik ediyor 7 Dostluk için herkes sahnede Rock ve rap’in genç ve sevilen grupları, geçen günlerde babasını ve ağabeyini trafik kazasında kaybeden Emre Duymaz’a destek için 2 Mayıs Salı günü Beyoğlu’ndaki Balans’ta sahne alacak. İstanbul Attack, Dilemma, 110, DirecT, Çilekeş şarkılarını dostluk için seslendirecek. (0 212 251 70 20) Y aşamın ta kendisi: Ney HATİCE TUNCER Bana dinleyiciler neyzen desin rcan Irmak’ın ‘Davet’ albümü daha önce Mirzayev’le konserlerinde sundukları klasik Türk müziğinin besteleri ve anonim ezgilerinden oluşuyor. Hammamizade İsmail Dede Efendi, Tamburi Büyük Osman Bey, Mesut Cemil, Sadi Işılay gibi büyük bestecilerin eserlerinde Irmak’ın neyine piyanoda İlyas Mirzayev, gitarda Erkan Oğur eşlik ediyor. Albümde, Irmak’ın ‘Davet’ ve uşşak taksimi olan ‘Giz’ adlı iki de bestesi yer alıyor: ‘‘Ben neyzen diye anılmak istemiyorum. Neyi enstrüman olarak kullanan bir insanım. Neyzen deyince olması gereken şeyler var. Altyapınızın çok iyi olması gerekli. Ben çocukluğumdan beri bu camianın içindeyim ama benim hocam olmadı. Neyi bana öneren insanlar oldu. Tasavvuf erkânı olmak, klasik Türk müziği formatını çok iyi bilmek, belli bir hocadan üslup, tarz dersi almanız lazım. Mütevazılık olsun diye değil, gerçekçi olmayı seviyorum. Ben bu enstrümana üflüyorum ama bana neyzen denilmesi kararını dinleyeciler verecek. Kendi üslubunu, kendi karakteristik yapısını sazına yansıtan neyzendir, Şenol Filiz, Niyazi Sayın gibi. Birikimlerinizi saza yansıttığınız zaman tarzınız oluşur yoksa yalnızca üflemiş oluyorsunuz.’’ 23. Uluslararası Ankara Müzik Festivali’nde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın seslendirdiği Ney Konçertosu’na konuk solist olarak katılan Irmak, piyanist, besteci Anjelika Akbar’ın ‘Karşılama’ projesinde Erkan Oğur ve Mısırlı Ahmet’le birlikte yer alıyor. E Ercan Irmak, neyiyle nefes alıp veriyor, Anadolu ezgilerinden dünyanın müziklerine açılıyor. Neyine ‘‘Yemen Türküsü’’nü de, Dede Efendi’nin ‘‘Gülnihali’’ni de, Schubert’in serenadını da üflüyor. Dünyanın bütün müziklerine nefesiyle hayat veriyor. Ercan Irmak, Triolila Müzik’ten yayımlanan ‘‘Davet’’ albümü üzerine sohbetimize nefesinin neyle buluşmasının hikâyesinden başladık. Irmak, Eskişehir’deki çocukluk günlerinde duyduğu kaval sesiyle müziğin dönülmez yoluna girmiş: ‘‘Macun satarlar bilir misiniz? Rengârenk meyveli şekerleri çubuğun ucuna dolarlar. 45 yaşlarındaydım, bahçede oynarken bir ses geldi. Çıktım baktım; önünde macun tepsisi çocuklara macun doluyor, sonra da kaval çalıyor. Ben onun peşinde sokaklarda oraya buraya giderken kaybolunca karakola götürdüler. Evimi soruyorlar, bilmiyorum, ağlıyorum. Sonra annemle babam gelip beni aldı.’’ Daha sonraki günlerde annesiyle çarşıya gittiklerinde bir kitapçının vitrininde gördükleri kavalı alması için ısrar eder. Demiryolu işçisinin bütçesi için 2.5 lira çok yüksek bir fiyattır ama o çarşının ortasında o kadar feryat figan eder ki annesi kavalı almak zorunda kalır. Ortaokulda ikinci sınıftayken Bursa’daki ablasına tatile gidişi, yaşamının dönüm noktası olur. Bursa Kültür Park’ta gezerken gazinodaki müzik seslerini duyar. Gazinonun kulisinde bekler ve ‘‘Kaval çalıyorum, beni dinleyin’’ diye ısrar eder. Dinlerler ve hemen sahneye çıkarırlar: ‘‘Orada her şey bitti. Ne okul, ne anne, ne baba kaldı. Bir daha Eskişehir’e dönmedim.’’ mur’un Sesine Bak’’ gibi besteleriyle tanınan Vedat Yıldırım’ın önerisiyle 1975 yılında Aka Gündüz Kutbay’dan çok kısa süre ney dersleri alır: ‘‘Aka Gündüz neyi verdi, ‘üfle’ dedi. Üfledim, ‘Bravo, hiç bozma hep böyle üfle’ dedi ama ne demek istediğini ancak yıllar sonra fark ettim. O günlerde Libya’ya konsere gitmiştik. Lübnanlı bir neyzen müthiş çalıyordu, ben çalamıyordum. Ben de neyi ona hediye ettim. Neyi 1980’e kadar elime hiç almadım. 1980’de yeniden başladım, o zamandan beri üflüyorum.’’ rını tasavvuf müziğinin uzağında bir çizgide sürdürüyor: ‘‘Neyi, aracısız bir enstrüman olması diğerlerinden ayırıyor. Bağlamada, gitarda tel, perdeler vardır. Neyde siz yalnızca nefesinizi veriyorsunuz. Bir kamış parçası gibi görünüyor ama içinde o kadar büyük duygular barındırıyor ki. O kadar derya deniz bir saz ki ne kadar çok açıksanız o size daha fazlasını veriyor.’’ MİRZAYEV’LE ÇALIŞMA Irmak, 1995 yılında bir Fahir Atakoğlu konserinde tanıştığı Azerbaycanlı besteci, kompozitör İlyas Mirzayev’le Anadolu ezgileri, Türk müziği üzerinde çalışmaya başladı. Irmak, Mirzayev’le birlikte hazırladıkları Tasavvuf Senfonisi’ni 1999’da Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’yla birlikte seslendirdi. Daha sonra yine Mirzayev’le hazırladıkları üç bölümlük Ney Konçertosu’nu Prof. Dr. Saim Akçıl yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’yla Uluslararası İstanbul Müzik Festivali’nde, Türkiye’nin çeşitli kentlerinin yanı sıra Türk cumhuriyetlerinde, Selanik ve Brüksel’de sundu. Mirzayev’in ünlü piyanistler GüherSüher Pekineller için hazırladığı ‘‘Janus in Orient’’ eserinin Avrupa’daki sunumlarında ve İstanbul’da Aya İrini konserinde neyiyle yer alan Irmak, büyük ilgi gördü: ‘‘Mirzayev’le, bu topraklarda yapılan eserleri dünyaya anlatmak istedik. Ama iddialı değiliz. Biz gönlümüzdekini yansıtmaya çalışıyoruz. 2003 yılında Berlin’de Pekineller’in vereceği konser şefin yanlış parti çalışması sonucu iptal edildi. Organizatörleri son anda bizim bir program yapmamızı önerdi. Berlin Filarmoni’yle ertesi gün konser verdik. Repertuvarımız hazırdı zaten. İsmail Dede Efendi’nin ‘Gülnihali’nde neyle kilise orgunun örtüşmesini duymalıydınız... Bize müthiş ışık oldu. Konser sonunda 6 kez bis yaptık. Kiliselerde kullanılan orgun sesiyle bizde tasavufta kullanılan ney yan yana gelince inanılmaz bir gizem ortaya çıktı. Sonra aynı programı Viyana’da sunduk. Önce tedirgindik, beğenmezlerse kısa tutarız dedik ama 2.5 saat sürdü. ‘Doğru yoldayız’ diye düşündük ve albüme karar verdik.’’ Yeni Melek’te Jam Session Jazz Cafe 25. yaşgününü 6 Mayıs Cumartesi günü Yeni Melek’te düzenlenecek büyük bir Jam Session ile kutlayacak. Jazz Cafe programlarının vazgeçilmez isimleri Bülent Ortaçgil, Erkan Oğur, Gürol Ağırbaş, Neşet Ruacan, Önder Focan, Baki Duyarlar Band, Erkut Taçkın Band ve çok sayıda müzisyen, doğaçlamalarıyla cazın ve blues’un özgür tınılarında dolaşacak. Hafta içinde ise caz akşamları, 3 Mayıs’ta Bülent Ortaçgil ve Erkan Oğur’la, 4 Mayıs’ta Emin FındıkoğluGüray Atalay Beşlisi’yle, 5 Mayıs’ta Avrupa Yakası dizi filminin Yaprak’ı Hale Caneroğlu ile sürecek. (0212 245 05 16) BİRİKİMLER YANSIYOR Sahne ve albümlerde yıllarca sanatçılara eşlik eden Ercan Irmak, halen 1993’te açılan sınavla girdiği İstanbul Devlet Modern Folk Müziği Topluluğu’nda görev yapıyor: ‘‘Ney, tasavvufu akla getiriyor ama önce de vardı. MÖ 2800’lü yıllara, Sümerlere kadar dayanıyor. 13. yüzyılda tasavvufta kullanılmaya başlandı. Klasik Türk müziği dediğimiz saraydan gelen müzikte de kullanıldı. Biz de bunu biraz daha farklı boyutlara taşımaya çalıştık. Neyi birikiminize, eğitiminize göre istediğiniz her yerde kullanabilirsiniz. Ben çocukluğumdan beri her türlü müziği dinliyorum. Dolayısıyla birikimlerinizi sazınıza yansıttığınız zaman başka bir tarz çıkıyor ortaya.’’ 1993’te yayımlanan ve halen yapım şirketiyle sorunlu olduğu ‘‘Ses ve Nefes’’ albümünde Irmak tasavvuf müziğinden örnekler verdi. Ancak Irmak çalışmala Shantel Ahırkapı’da Balkan müziğinin dünyaca ünlü ismi Shantel, 5 Mayıs Cuma günü Ahırkapı’daki Hıdırellez Şenlikleri’ne katılacak. Ahırkapı sokaklarında Armada Hotel’in desteğiyle düzenlenen şenlikte saat 19.00’dan 00.30’a kadar hıdırellez kutlanacak. Saat 22.00’den itibaren DJ setinin başına geçecek olan Shantel’in yanı sıra Buzuki Orhan Osman da konser verecek. İSTANBUL’DA GAZİNOLAR Bursa’da 1520 gün kaldıktan sonra İstanbul’dan bir teklif üzerine Irmak da saz ekibine alınır. 13 yaşında gazinolarda 20 lira yevmiyeyle çıkmaya başlayan Ercan Irmak, Zeki Müren, Ahmet Sezgin, Suat Sayın, Orhan Gencebay, Nuri Sesgüzel’e plaklarında ve sahnede kavalıyla eşlik eder. Ancak şarkıların düzenlemeleri geliştikçe kaval yetmemeye başlar. ‘‘Dert Bende’’, ‘‘Yağ İSTANBUL BAROSU İ.Ü. HUKUK FAKÜLTESİ Avrupa Hukuku Araştırma ve Uyg. Merkezi UMDER (UĞURMUMCU ÇEVRE KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ) ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNENLER ULUSALCILAR KUVVAİ MİLLİYECİLER GELENEKSEL DOSTLUK, TANIŞMA VE DAYANIŞMA YEMEĞİ siz değerli dostlarımızla birlikte olabilmek için, her yıl geleneksek olarak düzenlediğimiz yemeğe katılmanızdan mutluluk duyarız. Tarih : 30.04.2006 Saat : 20:00 24:00 Yer : Çamlık Restaurant Ayazma Cad. No: 1 Yakacık/Kartal/İstanbul İletişim : Satılmış Torun Tel : 0533 646 81 39 0216 4758610 KONFERANS Avrupa Hukuku Günleri No. 4 “Avrupa Birliği’ne Uyum Yasalarında Kadın Erkek Eşitliği” Açış Konuşması Prof.Dr. Tankut Centel İ.Ü. Hukuk Fakültesi Dekanı Oturum Başkanı Prof.Dr. Nevhis DerenYıldırım İ.Ü.Avrupa Hukuku Araştırma ve Uyg. Merkezi Müdürü Konuşmacı Av. Nazan Moroğlu İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Tarih Saat Yer : 5 Mayıs 2006, Cuma : 14:00 : İ.Ü. Hukuk Fakültesi 5 No.lu Anfi, Beyazıt Esas No: 2005/479 Davalı Ziya Avcu Muharrem ve Ayşe oğlu 27.02.1977 doğumlu, Büyükevren Köyü Enez Edirne adresinde iken ikametgâhı halen meçhul. Davacı Nazmiye Avcu vekili tarafında davalı Ziya Avcu aleyhine mahkememize açılan boşanma davasının açık yargılaması sırasında davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün davalının adresi meçhul bulunduğundan ilanen tebliğine karar verilmiştir. Mahkememize ait 2005/479 Esas sayılı dava dosyasının duruşma günü olan 22.05. 2006 tarihinde Saat 10.30'daki duruşmasında hazır bulunmanız, hazır bulunmadığınız takdirde kendinizi bir vekille temsil ettirmeniz, temsil ettirmediğiniz ve duruşmaya gelmediğiniz takdirde yargılamaya yokluğunuzda devam edileceği ve karar verileceği hususunda dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ yerine kaim olmak üzere ilanen tebliğ olunur. 24.04.2006 Basın: 20491 ZEYTİNBURNU 1. AİLE MAHKEMESİ'NDEN Esas No: 2005/465 Davacı Nevin Karasu tarafından davalı Hüseyin Karasu aleyhine açılan alacak davasında, Yapılan araştırmalara rağmen bulunamayan davalı Hüseyin Karasu adına dava dilekçesi ve duruşma gününün ilanen tebliğine karar verilmiştir. Davacı Nevin Karasu'nun boşanmasına dair davasının Mahkememiz duruşma salonunda 30.05.2006 tarihinde saat 11.25'te yapılacak duruşmada hazır olması veya kendisini vekille temsil ettirmesi (varsa delilerini dosyaya ibraz etmesi), aksi takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilip karar verileceği davalı Hüseyin Karasu'ya ilanen tebliğ olunur. 27.04.2006 Basın: 20488 TC. BÜYÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ CUMHURİYET 07 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog