Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 28 NİSAN 2006 CUMA 6 HABERLER PKK’yi izlemek üzere Kuzey Irak’ta konuşlandırılan birlik Kürt grupları rahatsız ediyor BİR BAKIMA SERVER TANİLLİ Asıl hedef keşif birliği ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Türkiye’ye ‘‘sıcak takip’’ gerekçesiyle nota veren Irak’ın gerçek hedefinin, Kuzey Irak’taki PKK varlığını izlemek üzere bölgede konuşlandırılan birlik olduğu belirtiliyor. Irak hükümetindeki Kürt grupların sıcak takip bahanesinden de yararlanarak keşif birliğinden duydukları rahatsızlığın mesajını verdikleri dile getiriliyor. Irak hükümetine, ‘‘önlemlerin terör örgütünün sızmasına yönelik’’ olduğu mesajını veren Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, “Madem terörle mücadele etme kabiliyetine sahip değiller, o zaman bu aldığımız tedbirlerden dolayı memnun olsunlar’’ dedi. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson ise ‘‘sınır ötesi operasyonların bilgece olmayacağını’’ söyledi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK), en çok sızmanın yaşandığı Irak sınırına sıfır noktada konuşlanması özellikle Irak’taki Kürt grupları rahatsız etti. Kürt gruplar sıcak takip gerekçesinden yararlanarak Türkiye’nin Kuzey Irak’ta konuşlu bulunan irtibat timleri ve keşif birliğinden duydukları rahatsızlığı da belli etmeye başla İzmir Kitap Fuarı’ndan... TÜYAP, İzmir 11. Kitap Fuarı, geçen cumartesi, sade ama anlamlı bir törenle açıldı. Deniz Kavukçuoğlu konuşmasında, on bir yılın vardığı noktada, göz doldurucu bir tablo çiziyordu: Geçen yıl fuara 185 yayınevi katılmıştı, bu yıl sayı 225’e yükselmiştir; yine bu yıl, 103 etkinlik yapılacak ve okurlar 200 yazar, sanatçı, bilimci, gazeteci ve politikacıyla bir araya gelecektir. Bir kent için ne kadar önemli bir olay! Törene Büyükşehir Belediye Başkanı ve Vali de katıldı ve konuştular. Gelecek için fikir ve özlemleri dile getiren başka konuşmalar da yapıldı. Olan, büyük bir başarıdır ve İzmir’e de yakışıyor. Bu başarının altında imzası olan her kişi ve örgüt kutlanmalı! ૽ Etkinlikler ilk günden heyecanla başladı. Fotoğraf sanatçısı ve şair Mahmut Turgut’un 40’a yakın yazar ve sanatçının portresinin yer aldığı ‘‘Objektifimden Edebiyatçılar’’ sergisi pek önemlidir. Rıfat Ilgaz’ın yaşamından bir parça olan ‘‘Hababam Sınıfı 50 Yılını Kutluyor’’ adlı sergi, bizleri ayrıca duygulandırdı. Onu izleyen bir sempozyum 10, 11, 12 Mayıs’ta Kastamonu’da olacak, oraya gideceğiz. Başka sergiler de fuara bir zenginlik getiriyor. Fuarın son gününde, ‘‘Can Şenliği’’ var. Her günü dolduran söyleşileri ve kitaplarını imzalamak için gelenleri nasıl anlatmalı? Ben de, ‘‘Kadın Sorununun Neresindeyiz?’’ konulu bir söyleşi yaptım. İzleyenler, bilinçli idi ve yararlı tartışmalar geçti. Kitaplara gelince; bir ‘‘kitap yağmuru’’ görüyoruz fuarda... ૽ Yayınevleri kafilesine bir yenisi, ‘‘Kırmızı Yayınlar’’ da katıldı: Yayınevinin ilk kitaplarının başında, Louis Aragon ile Bertolt Brecht’in Aşk Şiirleri geliyor. Onların yanı sıra, büyük İngiliz tarihçisi Gordon Childe’in, Tarihte Neler Oldu? adlı ünlü eserini görüyoruz. Kitabın çevirisi, Alaeddin Şenel ile Mete Tunçay’ın yetkin kalemlerinden. Nilgün Tutal’ın Küreselleşme, İletişim, Kültürler Arasılık adlı çalışması ayrı bir önem taşıyor. Serdar Öztürk’ün, ‘Cumhuriyet Türkiyesi’nde Kahvehaneler ve İktidar, pek ilginçtir. Bir de, ünlü bir eserin çevirisi: Raymond Aron’un, Sosyolojik Düşüncenin Evreleri. Çeviriye Korkmaz Alemdar emek vermiş. Kırmızı Yayınlar’a başarılar diliyoruz... Öte yandan, Ayrıntı Yayınları, 20 yılda 500 kitap yayımlamış. Nasıl kutlamaz oluruz? Bilgi Yayınevi’nin yayımladığı Şu Çılgın Türkler çarpıcılığını sürdürüyor. Turgut Özakman’ın sevinci hepimizindir de. Aynı yayınevinin çıkardığı, Vural Savaş’ın Dip Dalgası okunmalı; bir de, büyük mizahcımız Muzaffer İzgü’nün son eseri Anneannem Sihirbaz’ı. Profesör Baskın Oran’ın yeni bir eseri, Türkiye İnsan Hakları Bilançosu. 2005 İzleme Raporu (TESEV Yayınları) önemlidir. Profesör İbrahim Ö. Kaboğlu’nun Kemal Akkurt ile birlikte yazdığı İnsan Hakları Danışma Kurulu Raporları (İmge Yayınları), bir başka önemdedir. Oran’ın, Kenan Evren’in Yazılmamış Anıları’nı, mizahın bu şaheserini İletişim Yayınları’nda görüyoruz. Nesin Yayınevi, Aziz Nesin’in eserlerini sürdürüyor: Irak ve Mısır, Yol, Bir Sürgünün Anıları, Zübük, Tatlı Betüş, Herkesin İşi Gücü Var, Gözünüz Aydın Efendim, son çıkanlar. Okumaz olur musunuz? İthaki Yayınları, Rainer Maria Rilke’nin bütün hikâyelerini çıkarmıştır ki, pek önemlidir. O. Aydın Süer’in, Evrensel Yayınlar’dan çıkan 19. Yüzyıl Rus Edebiyatı Üzerine Yazılar’ı, büyük bir boşluğu dolduracaktır. Orhan Tüleylioğlu, Savaşçı ve Şair adıyla Jose Marti’den seçmeler yapmış. Bu titiz çalışma Edebiyatçılar Derneği’nin yayını. Bir de Kaos Yayınları’ndan çıkan Fredy Perlman’ın, ErTarih’e Karşı Leviathan’a Karşı adlı eserini zikretmeli. İlya Yayınevi, bir Arslan Kaynardağ’a Armağan sundu ki, çok yerindedir. Son olarak, Emre Kongar’ın pek önemli bir eserini, Remzi Kitabevi yayımladı: Tarihimizle Yüzleşmek, çok tezgâhı bozacaktır... ૽ İstanbul’da yeni bir edebiyat olayının haberi fuara ulaştı: Turgay Fişekçi’nin başında olduğu Sözcükler adlı edebiyat dergisi çıkmış. Gözlerimiz aydın olsun! Ve başarılar... İran PKK’yi yine vurdu Haber Merkezi İran ordusunun son bir haftada terör örgütü PKK’nin İran’daki uzantısı PEJAK’a karşı ikinci kez saldırı gerçekleştirdiği bildirildi. PKK’ye yakın internet sitelerinde yer alan haberlerde, 20 Nisan gece boyunca Kuzey Irak’ın İran sınırına yakın yerlerinde bulunan PKK militanlarını havan, top ve katyuşa atışıyla vuran İran ordusunun, 24 Nisan gecesi de Haciümran, Helgurt ve Berdesor alanlarını bombaladığı belirtildi. PKK kaynakları saldırıyı doğrularken, kayıplar konusunda açıklama yapılmadı. İran ordusunun PKK’nin İran sınırında bulunan ana kamplarını hedef aldığı ve 10 kilometre derinliğinde bir alanı boşaltmaya çalıştığı iddia edildi. İran ordusu tarafından PKK’nin Kuzey Irak’taki kamplarına daha önce düzenlediği saldırıda 3 PKK’li öldürülmüştü. sızlık konusunda mesaj içerdiği, asıl hedefin bu birliğin bölgeden ayrılmasını sağlamak olduğu dile getiriliyor. layı memnun olsunlar’’ yanıtını verdi. Yapılanların aslında Irak’ın da işine yaradığını ifade eden Gül, terör örgütünün yarın Irak’ın da başına tehlike olacağını kaydetti. Türkiye’nin başka bir komşusunun da terörü fark etmediğini, şimdi terörün başına tehlike olduğu bir durumu yaşadığını söyleyen Gül, bu durumun Irak’ın da başına gelebileceğini vurguladı. ‘Operasyon bilgece olmaz’ Sincan’da sanayicilerle görüşen ABD Büyükelçisi Wilson, sınır ötesi operasyon iddialarıyla ilgili görüşünün sorulması üzerine, ‘‘sınır ötesi operasyonların bilgece olmayacağını’’ düşündüklerini söyledi. Türkiye’nin sınırlarındaki kontrolünü güçlendirmek için yaptıklarını desteklediklerini belirten Wilson, ‘‘Türkiye’nin sınır güvenliğini güçlendirmek için yaptıklarını, teröristlerin sızmasını engellemek için aldığı önlemleri destekliyoruz. PKK teröristlerinin sığınacak hiçbir yer bulmaması gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda Türkiye ve hükümet kurulur kurulmaz Irak ile birlikte bir şeyler yapmaya çalışmaya kararlıyız’’ dedi. dılar. Türkiye, ABD’nin Irak’a yönelik harekâtından önce bölgedeki terörist faaliyetler ve örgüt sızmalarını izlemek amacıyla Kuzey Irak’taki Kürt gruplarla da anlaşarak bölgede belli düzeyde asker bulundurmaya başlamıştı. Birliğin, Kuzey Irak’taki PKK varlığı nedeniyle bulunduğu daha sonra gündeme gelen tartışmalarda açıklanmıştı. Birlikteki asker sayısı da 1500 civarı olarak belirtilmişti. Irak’ın işgalinin ardından birliğin durumu Türkiye ile ABD arasında da gündeme gelmiş, Ankara gerekçelerini açıklayarak mevcut durumunu sürdürmüştü. Kuzey Irak’taki PKK varlığı konusunda herhangi bir adım atamayan bölgedeki etkin Kürt gruplar ve bu grupların etkisindeki Irak merkezi yönetimi, zaman zaman Türk birliğini gündeme getirmişti. Son dönemde TSK’nin Irak sınırındaki birliklerini malzeme, personel ve teçhizat açısından takviye etmesi, bölgede terörist unsurlara yönelik operasyonlarını yoğunlaştırmasının özellikle Kuzey Irak’taki Kürt grupları tedirgin ettiği dile getiriliyor. Olası sınır ötesi operasyon bölgedeki Kürt grupları tedirgin etti. Kürt gruplar, sıcak takip gerekçesiyle merkezi hükümetin Türkiye’ye nota vermesini sağladı. Bu notanın bölgede görev yapan Türk keşif birliğinden duyulan rahat Gül: Memnun olsunlar Bulgaristan’a giderken Kapıkule Sınır Kapısı’nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanı Gül, Irak hükümetinin notasına ilişkin bir soruya, ‘‘Her sene bahar ayında terör örgütünde hareketlenme olduğu için tedbirler alınıyor. Bu tamamen terör örgütünün Türkiye’ye sızmasının önlenmesiyle ilgiliydi. Madem kendi güçleri yeteri kadar yok, terörle mücadele etme kabiliyetine sahip değiller, o zaman bu aldığımız tedbirlerden do Öcalan’ın serbest bırakılmasını amaçlayan PKK, silahlı eylemlerini baskı aracı olarak kullanıyor Terörle ‘özgürlük’ planı MEHMET FARAÇ Abdullah Öcalan’ın Terörle Mücadele Yasası’yla (TMY) salıverilebileceği uyarısını yapan CHP lideri Deniz Baykal, aslında PKK’nin 3 yıldır geliştirmeye çalıştığı ‘‘Öcalan’a özgürlük’’ planlarını da deşifre ediyor. PKK ve legal uzantıları, tüm eylem ve girişimlerini artık ‘‘Öcalan’a özgürlük, Kürt sorununa demokratik çözüm’’ ekseninde büyütmeye çalışıyor. Sokak gösterilerinden, molotoflu eylemlere, mayınlı tuzaklardan pusuya kadar tüm eylemler, Öcalan’ın serbest bırakılması için baskı aracına dönüştürülmeye çalışılıyor. Baykal’ın gündeme getirdiği yeni TMY, Öcalan’ın serbest bırakılmasına gerekçe olabilir mi sorusunu bir tarafa bırakıp, PKK’nin bu doğrultudaki hedeflerine bakmak gerekiyor. ✔ PKK, Öcalan’ın 1999’da Kenya’da yakalanmasının ardından tüm stratejisini siyasallaşma üzerine yoğunlaştırıyor. Nitekim örgütün o tarihten itibaren 1 Eylüllerde kutlanan Dünya Barış Günü gibi kimi gerekçelerle tek taraflı ateşkes ilan ettiği biliniyor. ✔ Örgüt, Öcalan’ın yakalanmasının tabanda ciddi bir moral çöküntüsü yarattığını, katılımları azalttığını, eylemsellikte erozyona yol açtığını tartışıyor. ✔ PKK başta 11 Eylül olayları olmak üzere dünyayı etkisi altına alan terör olaylarının örgüt üzerinde uluslararası baskıyı daha da arttıracağını ve ileride desteğin azalacağını biliyor. ✔ KONGRA GEL, Türkiye’de 40 binden fazla kişinin ölümüne yol açan terör eylemlerinin Kürt tabanında da tepkiye ve yılgınlığa sebep olacağının bilinciyle hareket ediyor. ✔ ABD’nin Irak’a girmesi, Kuzey’deki devletleşme çabalarının sıkıntısız sonuçlanması istemi de PKK’nin en kolay barındığı topraklarda hareket alanını daraltıyor. ✔ Örgütten kopan bir grubun PWD adlı partiyi kurması, Kürt eksenli politika yapan legal partilerin seçimlerdeki başarısızlığı, PKK’nin eylemlerle hedefe varamayacağı konusundaki düşüncesini belirginleştiriyor. Tunceli’deki Karşılar Karakolu’nda şehit düşen Er Şahin Abanoz’un yakınları, acı haberi alınca büyük üzüntü yaşadı. Oğlunun fotoğrafına sarılarak göz yaşı döken şehit annesi Yüksel Abanoz, güçlükle sakinleştirildi. (Fotoğraf: AA) Tunceli’de karakola baskın: 2 şehit TUNCELİ (Cumhuriyet) PKK’liler Tunceli merkezine 15 kilometre uzaklıktaki Karşılar Karakolu’na önceki gece düzenledikleri saldırıda 2 askeri şehit ettiler. Saldırıda bir astsubay da yaralanırken bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı. TunceliOvacık karayolunda Bali deresi mevkiinde sivil bir aracı gasp eden bir grup PKK’li, bu araçla Karşılar Karakolu’na yanaşarak el bombası attı ve uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Saldırı sonucu erler Mahmut Yeşilçam (Bingöl) ve Şahin Abanoz (Giresun) şehit olurken bir astsubay da yaralandı. Yaralı astsubayın sağlık durumunun iyi olduğu ve helikopterle Elazığ’a götürüldüğü belirtildi. Saldırıdan sonra Geyiksuyu mevkiine doğru kaçan teröristlerin yakalanması için bölgede operasyon başlatıldı. Operasyon kapsamında bölgeye çok sayıda Sikorsky helitopter indirildi. PKK’liler 5 yıl önce de Tunceli’de sivil bir aracı gasp ederek Çiçekli Karakolu’na saldırı düzenlemiş, 1 askerin şehit olmasına, bir askerin de yaralanmasına yol açmıştı. Militanların, sivil araçla karakola yaklaşmanın daha kolay olması nedeniyle bu yöntemi kullandıkları belirtildi. Saldırının ardından Tunceli’deki bütün jandarma ve polis noktaları uyarılarak bütün araçların, özellikle kırsal kesimdeki kontrol noktalarına 50 metre kala durdurularak arama yapılması talimatı verildi. İSKENDERUN İÇİN İZİN İSTENDİ Taşlar kimin için?.. Tüm bu gerekçeler, PKK’yi siyasi çözüme zorluyor. Örgüt bunun için Avrupa ülkelerindeki 100’den fazla kitle örgütüyle lobi çalışmalarını arttırıyor, birçok ülkede ‘‘Öcalan’a özgürlük’’ adı altında mitingler, konserler, kampanyalar düzenliyor, dikkatleri Güneydoğu’ya çekmek istiyor. Bu kampanya yurtiçinde hem PKK hem de DTP tabanı tarafından kitle gösterileriyle desteklenerek bir referanduma dönüştürülmeye çalışılıyor. Referandum isteği bir taraftan İmralıKandilAvrupa hattında yoğunlaştırılırken, sokak eylemleri, intifada provaları ve güvenlik güçlerine yönelik saldırılar bu amacı gerçekleştirmek için baskı unsuru olarak yoğunlaştırılıyor. Taşlar Öcalan için atılıyor, mayınlar ona hizmet ediyor, kurşunlar onun adına sıkılıyor!.. Şiddet siyasallaşmanın itici gücüne dönüştürülüyor. PKKDTPKürt eksenli legal ve illegal, şiddet ya da siyaset içeren her eylemin merkezinde artık Öcalan’a özgürlük çabası yatıyor. Öcalan’ın önümüzdeki süreçte genel af ya da özel bir yasayla salıverilerek önce DTP’nin başına, sonra da Meclis’e gönderilmesi, PKK’nin ana hedefi olarak dayatılıyor. Örgüt ise son olarak 23 Şubat’ta, ‘‘Halkımızın önder Apo’ya özgürlük ve Kürt sorununa demokratik çözüm şiarı temelinde demokratik eylemliliğini kesintisiz ve geliştirerek sürdüreceğine inanıyoruz’’ çağrısıyla bu hedefi dışavuruyor. Öcalan ileride Meclis kürsüsünde, ‘‘vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü’’ üzerine yemin etmeyi düşlerken, Baykal’ın uyarısının perde arkasını çok iyi görmek gerekiyor. MGK’den Kerkük vurgusu Milli Güvenlik Kurulu’nun yayımladığı bildiride, kentin statüsünün Iraklı tüm grupların uzlaştığı bir yöntemle belirlenmesi gerektiğine dikkat çekildi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK), nisan ayı toplantısı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, İran ile ABD arasındaki gerginlik, Tahran’ın nükleer çalışmaları, Irak’taki gelişmeler değerlendirildi. MGK’ye iç güvenlikle ilgili hazırlanan raporlar da sunuldu. MGK bildirisinde, Türkiye’nin Kerkük’ün statüsüne ilişkin duyarlılığı yinelendi. MGK’nin nisan ayı toplantısı Sezer başkanlığında Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirildi. Toplantıya, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, kurulun diğer hükümet ve askeri üyeleri katıldı. Toplantının rutin gündem maddelerinden olan bölgesel gelişmeler kapsamında İran ile ABD arasındaki gerginlik değerlendirildi. ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın son Ankara temasları ve Washington’ın bakış açısı masaya yatırıldı. İran’ın nükleer çalışmalarının bölgede nükleer yarışı hızlandıracağı tespitine dikkat çekildi. Toplantıda ayrıca ABD’nin önümüzdeki dönemde İran’a yönelik olası tavrı da görüşüldü. Irak’ta geçen yıl sonunda yapılan seçimler sonucunda hükümetin kurulması konusunda varılan anlaşma ve bu çerçevedeki gelişmeler de MGK’nin gündeminde yer aldı. Toplantıda, Irak’taki Şii, Sünni ve Kürt grupların tutumları, ülkede yaşanan istikrarsızlık ve Türkiye’ye olası yansımaları görüşüldü. Türkiye’nin bölgesel çıkarları kapsamında özellikle Kuzey Irak’taki gelişmeler ayrıntılı olarak değerlendirildi. Toplantının ardından yapılan açıklamada Irak’a ilişkin şu bilgiler verildi: ‘‘Irak’ta hükümet kurma çalışmalarıyla ilgili gelişmeler değerlendirilmiş, yeni bir başbakan adayının belirlenmesi, meclisin uzun bir aradan sonra yeniden toplanması ve devletin çeşitli makamlarına ilişkin seçimlerin gerçekleştirilmesi olumlu gelişmeler olarak değerlendirilmiş ve öncelikle bütün kesimlerin temsilini sağlayacak bir hükümetin süratle kurulmasının gerekli olduğu kaydedilmiş, Irak’ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunmasının önemi vurgulanmış, Kerkük’ün statüsünün Iraklı tüm grupların üzerinde oydaşma sağladığı bir yöntemle çözülmesi gerektiği belirtilmiştir.’’ ABD gemileri Doğu Akdeniz’de AKIN BODUR Terör değerlendirmesi MGK’ye güvenlik birimlerinin güncelleyerek hazırladığı iç güvenlik raporları da sunuldu. Bu kapsamda terör örgütü PKK’nin son dönem faaliyetleri, kent ve kırsal alandaki hareketliliği değerlendirildi. Bildiride, şu değerlendirme yapıldı: ‘‘Ülke genelindeki asayiş ve güvenlik durumu ele alınmış, kamu düzenini, birlik ve beraberliği, huzur ve güveni bozmaya yönelik faaliyetlere karşı alınan önlemler gözden geçirilmiş, bölücü terör örgütü ve yandaşlarının devletimizin ve ulusumuzun kararlılığı ve dayanışması karşısında amaçlarına ulaşamayacakları bir kez daha vurgulanarak mücadelenin etkinlikle sürdürülmesi yönündeki kararlılık yinelenmiştir.’’ Toplantıda Akdeniz’deki deniz trafiğini izlemeye yönelik düzenlemeler ve alınması gerekli önlemler de değerlendirildi. Denizciliğin güçlendirilmesine yönelik çalışma ve projeler hakkında kurula bilgi sunuldu. İSKENDERUN İskenderun Körfezi ile KKTC arasındaki uluslararası sularda bulunan ABD Donanması’na bağlı USS Theodore Roosevelt uçak gemisi ile ismi öğrenilemeyen bir savaş gemisi, Doğu Akdeniz’e demir attı. 332 metre uzunluğunda, 85 uçak kapasiteli ve 5 bin 300 personeli bulunan geminin komutanının, deniz yoluyla geldiği İskenderun’da askeri yetkililerle görüştüğü ve personelin İskenderun’a çıkması için izin istediği öğrenildi. İskenderun Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı bir hücumbotla 14 Nisan Cuma günü İskenderun’daki askeri limana çıkan USS Theodore Roosevelt CVN 71 gemisinin komutanı ve üst düzey askeri yetkililer, kentte yetkililerle görüştü. Gizli görüşmede, ABD’li komutanın, iki gemideki askerlerin İskenderun’a çıkması için izin istediği, ama bunun için onay alamadığı belirtildi. ABD’li komutanların daha sonra deniz yolunu kullanarak kentten ayrıldığı ifade edildi. Her iki geminin İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın Türkiye’yi ziyaret edeceği 2426 Mayıs tarihleri arasında Doğu Akdeniz Bölgesi’nin uluslararası sularında yapacağı tatbikatta görev alacağı belirtiliyor. CHP Hatay Milletvekili Abdulaziz Yazar, İskenderun Kaymakamlığı ve Deniz Üs Komutanlığı yetkililerinin, ABD gemisinin komutanlarıyla görüşmeyi doğrulamadığını söyledi. CUMHURİYET 06 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog