Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

20 NİSAN 2006 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER Milli Eğitim Bakanlığı’nın Pedagojik Formasyon Kursu açma planı da yargıya takıldı 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Danıştay yine ‘dur’ dedi Şimşek’ten TRT sorusu Ⅵ ANKARA (AA) CHP İstanbul Milletvekili Berhan Şimşek, TRT’deki atamaları ve lojmanların kullanımını TBMM gündemine getirdi. Şimşek, Devlet Bakanı Beşir Atalay’ın cevaplaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu yazılı soru önergesinde, TRT Yönetim Kurulu Üyesi Ali Alp’in eşi Seda Alp ile baldızı Serap Eroğlu’nun TRT’de ne zaman ve hangi unvanla işe başladığını, sınav yapılıp yapılmadığını sordu. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Pedagojik Formasyon Kursu açılacağına ilişkin genelgesi ile genelgeye istinaden valiliklere gönderilen işlemin yürütmesini, idarenin savunması alınıp yeniden bir karar verilinceye kadar durdurdu. Edinilen bilgiye göre, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK), ‘‘Talim ve Terbiye Kurulu kararı ile öğretmenliğe kaynak gösterilen FenEdebiyat Fakültesi’nden mezun olup, asıl görevi özel okul veya dershanelerde olan uzman öğreticilere pedagojik formasyon kursu düzenlenmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün genelgesi ile bu genelgeye istinaden 81 il valiliğine gönderilen işlemin’’ iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açtığı davada ilk karar verildi. Ulus Devlete Karşıdırlar... Yaşam onlar için nedir? Aşk nedir örneğin, sevgi, kadınerkek eşitliği? Çağdaş ve uygar olmak, emeksermaye çelişkisi nedir? Yarınlara ulaşmak, çağı yakalamak, bilimi yaşama katmak nedir? Ben onları iyi tanırım!.. Ellerinde bıçaklarla, muştalarla, satırlarla toplantı basarlar, Altıncı Filo İstanbul’a ve İzmir’e geldiğinde, Coni’leri protesto eden 68’li gençlerin üzerine saldırırlardı, kurt ulumasına benzeyen homurtuyla: ‘‘Komünistler Moskova’ya!’’ Ben onları iyi tanırım!.. Toplu sabah namazı kıldırırlardı Türkiye’nin dört bir yanında, kanlı pazarlarda emekçileri boğazlarlardı tıpkı Kubilay’a yaptıkları gibi... Kaç yıl geçti aradan? Otuz yıl mı, kırk yıl mı? Siz karar verin!.. Eskiden Saidi Nursi’nin kitaplarını gizlice okurlardı, Türkİslam Sentezi’nde buluşurlar, ‘‘Hira Dağı filan’’ derler, ‘‘Tanrı Türk’ü korusun’’ sloganıyla yurtları basarlar, pusu kurup bilim insanlarını öldürürlerdi... Onları Server Tanilli de tanır, ben de... Şimdilerde yine çıktılar ortaya... Ankara’da Gazi Üniversitesi’nde, Bursa’da, İzmir’de, Malatya’da... Birkaç yıl önce Malatya’da otobüs durağında bir genci öldürdüler ‘‘Kâfir, oruç tutmuyor’’ diyerek; on üç yıl önce Sıvas’ta Madımak Oteli’ni ateşe vermişlerdi anımsayın... Bir on beş yıl geçti sanırım... İstanbul’da otomobillerinin arka camına yazmışlardı: ‘‘Tek yol İslam!..’’ Yavaş yavaş geldiler, kimseyi ürkütmeden... Şimdi soruyorum size: ‘‘Tehlikenin farkında mısınız?’’ ૽૽૽ Ben onları iyi tanırım... 1974 yılında Antalya’da Altın Portakal Film Festivali’nde duvarlara çizilen resimleri indirmişlerdi... Terör estirmişti onlar Antalya’da din adına!.. Bir iki yıl önce Atatürk Havalimanı’nda da mayo reklamlarını kaldırtan onlar değil miydi?.. İktidardılar artık, her şey ellerindeydi!.. Özgürlük zinciri oluşturdukları yılı anımsatayım size, o zaman da tehlikenin farkında değildiniz, bugün de, inanın bana... İstanbul’un dört bir yanında, E5 Karayolu’nda KadıköyBostancı yönünde, kara çarşaflarıyla, sarıklarıyla hani saf tutmuşlardı ya!.. Yıl 2001 değil miydi? Unutkan bir toplumuz!.. On iki yıl önce Ankara’da ‘‘nü heykelleri’’nin içine tükürdüler ve kaldırdılar... Dedim ya yavaş yavaş geldiler, kimseyi ürkütmediler... Yerel yönetimlerde İstanbul’u, Ankara’yı ele geçirdiler... Tek yol İslam!.. 10 Kasım’da Atatürk’ü anma törenlerinde ‘‘sap gibi ayakta’’ durmayı içlerine sindiremediler... Köşklerde, kasırlarda alkollü içkiyi yasakladılar, şarapta vergiyi yükseltip ithal şarabın önünü açtılar... Bunu yaparken de şöyle dediler: ‘‘İçeceklerse gâvur şarabı içsinler!..’’ Artık Saidi Nursi’yi gizli gizli okumuyorlar. Nursi’nin müridi Fethullah Gülen’in kitaplarını laik demokratik Cumhuriyetin okullarında öğrencilere dağıtıyorlar... ૽૽૽ Ben onları iyi tanırım... Kanlı pazarlardan, toplu sabah namazlarından, Sıvas’tan, Çorum’dan, Kahramanmaraş’tan... Ellerinde satır bulunur kimi zaman, kimi zaman muşta, kimi zaman tabanca, tüfek... Ümmetçidirler, gericidirler, yobazdırlar, din pazarlamacısıdırlar, sözüm ona milliyetçidirler... Çağdaş ulus devlete karşıdırlar... Ulusal değerlerimiz tek tek elden çıkarılırken, Bergama Ovacık’ta insanlar zehirli su içerken, İzmir’deki Efemçukuru siyanüre teslim olurken çevrecilere yumurta ve taş atarlar, onları ‘‘ajan olarak’’ suçlarlar... Ellerinde satırlarla şimdilik üniversitelerdeler... Başı açık kızları korkutuyorlar, uzun saçlı ve küpeli erkekleri dövüyorlar... Yavaş yavaş geldiler, kimseyi ürkütmeden... Önce aymaz aydınları aldılar yanlarına. Kimi Atatürkçü(!) bilim insanlarını... Okulları, üniversiteleri, fabrikaları, finans kurumlarını... Elde satır yürüyorlar... Yürüyecekler!.. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ise tek hedefleri... Hâlâ tehlikenin farkında değil misiniz? ᮣ YÖK’ün görev alanına giren öğretmen yetiştirme konusunda devreye girmek isteyen MEB, yargı engeline takıldı. Danıştay, MEB’in Açıköğretim Lisesi’ne yeni kayıtlar yapılabileceğine ilişkin 1 Mart 2006 tarihli genelgesinin yürütmesini de, davalı idareden savunma alıp yeniden bir karar verinceye kadar durdurdu. Danıştay 8. Dairesi, ‘‘uyuşmazlığın niteliğine ve davanın durumuna göre, yürütmenin durdurulmasına ilişkin isteğin davalı idarenin savunması alınıp yeniden bir karar verilinceye kadar kabulüne’’ oybirliğiyle karar verdi. Davalı MEB, İdari Yargılama Usulü Yasası’na göre 30 gün içinde savunmasını verecek. Bundan sonra Danıştay 8. Dairesi, YÖK’ün yürütmenin durdurulması istemini yeniden görüşecek. Davalı MEB, savunmasını vermeden önce de bu karara itiraz edebilecek. Bu itirazı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu görüşecek. YÖK’ün dava dilekçesinde, anayasanın 131. maddesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 43/b maddesine atıfta bulunularak bu maddeler uyarınca öğretmenlik mesleğinin kazanılmasına yönelik eğitim ve düzenlemelerin, yükseköğretim kurumları ile YÖK’ün yetkisi dahilinde olduğu vurgulanmıştı. tim Lisesi Yönetmeliği’nin bazı maddelerine ilişkin verilen 7 Mart 2006 günlü yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararını etkisiz bırakmaya yönelik olduğunu’’ öne sürerek iptali ve yürütmesinin durdurulması için dava açmıştı. Edinilen bilgiye göre, Danıştay 8. Dairesi, söz konusu işlemin yürütmesini, MEB’den savunma alınıp yeniden bir karar verilinceye kadar durdurdu. Davalı MEB, İdari Yargılama Usulü Yasası’na göre 30 gün içinde savunmasını verecek. Bundan sonra Danıştay 8. Dairesi, YÖK’ün yürütmenin durdurulması istemini yeniden görüşecek. Davalı MEB, savunmasını vermeden önce de bu karara itiraz edebilecek. Açıköğretim lisesi genelgesine de durdurma Danıştay, MEB’in Açıköğretim Lisesi’ne yeni kayıtlar yapılabileceğine ilişkin 1 Mart 2006 tarihli genelgesinin yürütmesini de, davalı idareden savunma alıp yeniden bir karar verinceye kadar durdurdu. YÖK, ‘‘MEB’in Açıköğretim Lisesi’ne yeni kayıtlara ilişkin 1 Mart 2006 günlü işleminin Danıştay 8. Dairesi’nce Açıköğre Tabelaya da yansıdı Ⅵ İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) Manisa’nın Turgutlu ilçesinde AKP’li Belediye Başkanı Serhat Orhan, İzmirAnkara Karayolu üzerinde yer alan üstgeçitteki Atatürk’ün ‘‘Ne mutlu Türk’üm diyene’’ sözlerinin yazılı olduğu tabelayı kaldırdı. Yerine ‘‘Ege’nin yükselen yıldızı’’ yazılı bir başka tabelanın asılması yurttaşların tepkilerine neden oldu. Bazı kişiler yeni tabelanın üzerine sprey boyalarla yine ‘‘Ne mutlu Türk’üm diyene’’ diye yazınca, belediye ekipleri bu kez yeni tabelayı da sökerek depoya kaldırdı. MEB, hazırladığı yönetmelikle imam hatip kökenlilerin açık liseye geçerek ÖSS’deki katsayı engelinden kurtulmalarının önünü açmıştı. Danıştay ise yönetmelikle düzenlenen ilköğretimi tamamlayan, ancak ortaöğretime devam etmeyenlerin Açıköğretim Lisesi’ne kayıt yaptırabileceğine ilişkin hükmün yürütmesini durdurma istemini reddetmiş, ancak aynı hükümdeki ‘‘ortaöğretimden ayrılan, mezun olan ve yükseköğretimden ayrılan veya mezun olanlara farklı alanlarda da öğrenim fırsatı vermek için Açıköğretim Lisesi’ne kayıt yaptırabileceğine’’ ilişkin hükmün yürütmesini durdurmuştu. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Açıköğretim Lisesi Yönetmeliği’nin bazı hükümlerinin yürütmesini durduran Danıştay 8. Dairesi’nin kararına yaptığı itirazı reddetmişti. A NAVATAN LİDERİ MUMCU: ÇİZMEDEN YUKARI MUSA KART Hükümetin planı baskın seçime kaçmak ᮣ Anavatan Partisi Genel Başkanı Mumcu, AKP iktidarının Ramazan Bayramı’ndan sonra seçim hesabı yaptığını söyledi. Mumcu AKP’yi devlet ve siyaset arasında gerginlik yaratmaya çalışmakla suçladı. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, grup konuşmasında ‘‘İktidar baskın seçime kaçmaya hazırlanıyor. Ramazan Bayramı’ndan hemen sonraki günlerde seçime gitme hesabı yapıyorlar’’ dedi. Anavatan Partisi grup toplantısı, Özal’a saygı duruşuyla başladı. Mumcu, ‘‘Özal’ın mirası tartışmalarının gülünç’’ olduğunu kaydederek ‘‘Devlet, siyaset adamlarının mirası halka aittir’’ dedi. Mumcu, Terörle Mücadele Yasa Tasarısı’nın TBMM’ye gönderildiğine dikkat çekerken terörle mücadele için kararlılık gerektiğine dikkat çekti. Mumcu, ‘‘Diyarbakır’da güvercin, Söğüt’te şahin olmakla değil, her yerde adam gibi durmakla olur bu iş’’ görüşünü dile getirdi. İktidara sert eleştiriler yönelten ve ‘‘Size bir haber vereyim’’ diyen Mumcu, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘İktidar bir baskın seçime hazırlanıyor. Çünkü kendi kifayetsizliğinin yarattığı kıskaç içinde bunalıyor. Popülizm yoluyla süt sağdığı damarlardan artık kan geliyor. AB memesinden süt yerine kan geliyor, enflasyon memesinden süt yerine kan geliyor. Milletin yoksullaştıkça asabı bozuluyor, iktidarı bir korku alıyor. Boşuna değil ABD’ye gidip, aman bizi süpürmeyin, diye yalvar yakar olmaları. Hesapları Ramazan Bayramı’ndan hemen sonraki günlerde seçime gitmektir. Fatura gelmeden aradan seçimi çıkarmak gerekiyor ya, devlet ve siyaset arasında bir gerginlik yaratmaya çalışıyorlar. Dindarların siyaset hakkı yok mu falan palavralarının arkasında bu provokasyon yatıyor.’’ Öte yandan, Erkan Mumcu izinsiz halka arz yoluyla para toplayan holdinglerce mağdur edilen Türk vatandaşlarını kabul etti. Hükümetin mağdurları görmezden geldiğine işaret eden Mumcu, ‘‘Hükümetin, bu konuda seyirci kalmasının, sessiz kalmasının sebebi bellidir. Çünkü bu suçun ortağıdırlar’’ dedi. Mumcu, şunları kaydetti: ‘‘Bunların soydukları, kaçırdıkları trilyonların nerede saklı olduğunu en iyi bilecek adam ben değilim, Tayyip Erdoğan... Gelsin, ahlaki, hukuki, siyasi sorumluluğunu yerine getirsin. Milletle beraber bunun hesabını soracağız.” Geçen’den yönetime rest Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) ‘‘Hatay’da kirlilik var’’ diyerek yolsuzluklar konusunda savcıları göreve çağıran AKP Hatay Milletvekili Fuat Geçen, parti yönetimine rest çekti. Açıklamalarının arkasında olduğunu vurgulayan Geçen, kendisine ‘‘Beğenmiyorsan gemiden in’’ mesajı gönderen parti yöneticisine, ‘‘Beni gemiden inmeye davet eden, hem geminin hem de milletin değerleriyle benden daha fazla barışık değildir’’ yanıtını verdi. musakart@yahoo.com KEY Tasarısı TBMM’de Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Konut Edindirme Yardımı (KEY) hesaplarında biriken tutarların çalışanlara geri ödenmesine ilişkin yasa tasarısı TBMM’ye sunuldu. Tasarıya göre, çalışanlar adına işverenleri tarafından her ay belirlenen maktu tutarlar çerçevesinde yatırılan KEY, nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenecek. Tasfiye planına göre, Emlak Bankası’na bildirimleri yapılmayan hak sahipleri adına ilgili kurum ve kuruluşları, 6 aylık süre içinde bildirimde bulunacak. Bu süre Bakanlar Kurulu kararıyla 3 ay uzatılabilecek. 1 Mayıs Kadıköy’de kutlanacak İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü, Türkİş, DİSK, KESK, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin katılımıyla kutlanacak İstanbul Haber Servisi İşçi Sınıfının Birlik ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, Türkİş, DİSK, KESK, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve bazı siyasi partiler tarafından Kadıköy İskele Meydanı’nda kutlanacak. DİSK Genel Sekreteri ve 1 Mayıs Tertip Komitesi Başkanı Musa Çam başkanlığındaki 1 Mayıs Tertip Komitesi üyeleri dün İstanbul Valiliği’ni ziyaret ederek Vali Yardımcısı Ergun Güngör’e 1 Mayıs kutlamalarıyla ilgili dilekçeyi verdi. Valilik önünde basın açıklaması yapan Çam, Kadıköy meydanında düzenleyecekleri mitinge DTP, EMEP, SDP, ÖDP, 78’liler Vakfı, TMMOB ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin destek vereceğini söyledi. 1 Mayıs’ın kavga günü değil barış, kardeşlik ve dayanışma günü olduğunu belirten Çam, ‘‘Bu yıl 1 Mayıs Kadıköy’de kutlanacaktır. Saat 11.00’de Nautilus Alışveriş Merkezi önünde toplanılacak, 12.00’de Kadıköy İskele Meydanı’na yürüyüş ve ardından miting yapılacak’’ dedi.1 Mayıs’ın bahar bayramı değil, işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak ilan edilmesini talep ettiklerini belirten Çam, ‘‘Bu isteğimizi siyasi partilere ilettik’’ diye konuştu. Sosyal Güvenlik ve Sağlık Sigortası Yasası’yla işçi haklarının gasp edildiğini savunan Çam, emeklilik yaşının 65’e, prim gün ödeme sayısının 9 bin güne çıkarılacağını ve emekli maaşlarının düşürüleceğini ifade etti. Yeni Terörle Mücadele Yasa Tasarısı’yla özgürlüklerin kısıtlandığını belirten Çam, sözlerini şöyle sürdürdü:‘‘Yeni yasaklar ve önlemlerle demokrasi geliştirilemez. Hükümetin yasa tasarısını geri çekmesi gerekiyor. Bu yasa DGM yasasından daha ağır bir yasa halindedir.’’ Çam, ‘‘Biz Kürt sorununun şiddet ve terörle değil, diyalog ve uzlaşıyla çözüleceğine inanıyoruz. 1 Mayıs işte böyle bir dönemde kutlanacağı için bütün İstanbul halkını mitinge davet ediyoruz” dedi. hikmet.cetinkaya࠽cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 343 72 69 USİAD ONURSAL BAŞKANI Çiçek’ten Roj TV açıklaması Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Adalet Bakanı Cemil Çiçek, dün TBMM’de gazetecilerin soruları üzerine, bu televizyonun kapatılmasıyla ilgili konunun Dışişleri Bakanlığı eliyle yürütüldüğünü söyledi. Roj TV ile ilgili bilgi ve belgeleri içeren son bir dosyanın İçişleri Bakanlığı tarafından Dışişleri Bakanlığı’na sunulduğunu söyleyen Çiçek, ‘‘Bana göre şu ana kadar olan bilgiler de kapatılması için yeterlidir. Terör örgütüne çok açık destek verdiği biliniyor. Orada fotoğraflar da vardır. Yani Danimarka, bu konuda karar vermek istiyorsa, bana göre yeterli delilleri var’’ dedi. ACI KAYBIMIZ Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani, o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel, en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde. Sevgili Annemiz, Babaannemiz, Anneannemiz, Büyükannemiz, Nenemiz Kemal Özden yaşamını yitirdi İSTANBUL di: ‘‘Kemal Özden, (AA) Ulusal yaşamı boyunca Sanayici ve İşaAtatürk devrimledamları Dernerine sıkı sıkıya bağği (USİAD) lı olarak laik CumOnursal Başkahuriyetin savununı Kemal Özculuğunu inançlı, den yaşamını kararlı ve mücadeyitirdi. Kemal Özden. leci kişiliğiyle hep USİAD’dan ön safta yürüttü. yapılan açıklamada, USİ Onursal başkanımızı, ülAD’ın kurucu başkanı kesine daha çok hizmet olan Özden’in genel baş edebileceği bu erken yaşkanlığa aday olmadığı ta yitirmenin derin üzünüçüncü genel kurul top tüsünü yaşıyoruz.’’ lantısında görevini devKemal Özden’in cerettiği ve oybirliği ile nazesi yarın Şişli Camionursal başkanlığa geti si’nde kılınacak cenaze rildiği anımsatıldı. Açık namazının ardından toplamada şunlar kaydedil rağa verilecek. ŞAHSENEM BAHÇEKAPILI'yı yitirmenin derin üzüntüsü içindeyiz. O Karadeniz'in rüzgârları kadar sert, Çimenleri kadar yumuşaktı. O güzeller güzeli bir yayla çiçeğiydi, Hiç solmadı. Sonsuz sevgimizle yüreklerimizde yaşayacak. Derin acımızı paylaşan tüm akraba ve dostlarımıza teşekkür ederiz. AİLESİ Sevgili Öğretmenimiz; HAŞİM ÇİÇEK’i kaybettik. ATAK DERSHANESİ CUMHURİYET 05 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog