Bugünden 1930'a 5,490,587 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 18 NİSAN 2006 SALI SPOR spor࠽cumhuriyet.com.tr 18 Sezon sonu yaklaşırken, yöneticiler ‘düşünmeden’ konuşuyor, polis güç kullanıyor, sahalar sanki savaş alanı Spordaki şiddet her geçen gün daha büyük boyutlara ulaşıyor. Futbol sahalarında görmeye alışık olduğumuz olaylar basketbola da sıçradı. Geçen hafta futbolda V.ManisaF.Bahçe, basketbolda ise F.BahçeBeşiktaş maçlarında yaşanan olaylar tüyler ürpertti. Toplumsal cinnet spora sıçradı ARİF KIZILYALIN Cumartesi günü Manisa VestelFenerbahçe, pazar da FenerbahçeBeşiktaş basketbol maçında yaşananlar spor dünyasında kaygıyla karşılandı. Sezon sonu yaklaşırken artan tansiyonun daha da büyük olaylara neden olabileceği belirtilirken, bu haftaki FenerbahçeGalatasaray ve 3 Mayıs’taki olası BeşiktaşF.Bahçe Kupa finalinin, güvenlik açısından büyük risk taşıdığı vurgulandı. Olayların birden patlak vermesinde yöneticiler arasında yaşanan demeç savaşları ile, ülkenin içinde bulunduğu terör ortamının da etkili olduğu belirtildi. Liglerin sonunun gelmesi, kazanılıp kaybedilecek puanların büyük önem kazanması, olayların dozajını arttıran faktör olarak ön plana çıktı. Manisa, Gaziantep, Yozgat, İstanbul Zeytinburnu’nda yaşanan gerginliğin, hafif yaralanmalar ÇÖZÜM EĞİTİMLİ GÖREVLİDE FRANKFURT (Cumhuriyet) Avrupa’nın önde gelen ligleri stat içinde yaşanan olayların önüne geçmek için hem kulüp görevlilerini hem de karşılaşmalarda görev yapan polisleri ciddi bir eğitimden geçiriyor. Statlarda yaşanan olaylar sırasında öncelikle kulüplerin güvenlik görevlileri devreye giriyor. Polis ise son çözüm. Eğer stat içindeki profesyonel görevliler olaylara çözüm bulamıyorsa polis müdahale ediyor. Polisin görevi ise gerilimi düşürmek. Olaylara sert müdahaleden oldukça uzak duruyorlar. nıt ve ardınan da Beşiktaş’ın demeç savaşına devam etmesi iki kulüp arasındaki köprüleri attı. Bu iki kulübün arasındaki gerginliğin olası Türkiye Kupası finaline yansıyacağı da şimdiden konuşuluyor. Manisa ve Abdi İpekçi’deki olaylarda F.Bahçe taraftarlarının önce kendi arasında sonra da polisle çatışması, ‘‘olaylar organize hareket mi, amigolar birlikte mi hareket ediyor’’ sorusunu gündeme getirdi. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın, geçen ay gerçekleşen İl Güvenlik Kurulu toplantısında, 3 büyük la atlatılması ‘şans’ olarak değerlendirilirken, İsviçre olayları nedeniyle verilen cezayı Avrupa Spor Mahkemesi CAS’a taşımayı planlayan federasyonu da zor durumda kaldı. Sicilimiz bozuk! Türkiye’deki futbol kavgasının FIFA tarafından yakından izlendiği bilinirken Türkiye’nin olaylı İsviçre dosyasını inceleyecek spor mahkemesi CAS’ın, bu gelişmeler üzerine ceza indiriminde bulunmasının olanaksız olduğu da vurgulandı. Futbol ve basketbol federasyonla rının sezon sonu yaklaşırken olaylarda sessiz kalmasının da olaylara davetiye çıkardığını vurgulayan spor adamları, ikinci yarının başlarında yaşanan olaylarda gerekli cezaların verilmeyişinin de yangını körüklediğini savundular. Olayların artış göstermesindeki en önemli nedenlerden biri de yöneticilerin son 10 günde verdikleri sert demeçler. Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’in, Fenerbahçe’ye yönelik eleştirileri ve ‘‘Galatasaray’ın şampiyon olmasını isterim’’ sözüne SarıLacivertli kulübün resmi internet sitesinde verdiği ya kulüplerin hâlâ bazı taraftar gruplarına maddi destek sağladığını açıklaması da bu savı doğrularken, Manisa’da polisle çatışan grubun otobüsle direk Abdi İpekçi’ye geldiği ve önceden dağıtılan biletlerle içeri girdiği iddiası da endişe yarattı. Önümüzdeki 15 gün içide oynanacak 3 büyük maç, İstanbul Valiliği ile Emniyet Müdürlüğü’nde de tedirginlik yarattı. Son olaylarda taraftarın polisle çatışmaya başlaması konusunu masaya yatıran İstanbul Valisi Muammer Güler, polisten sorumlu Vali Yardımcısı Ergun Güngör ve Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın bugün düzenlenecek il güvenlik kurulu toplantısında bir açıklama yapması bekleniyor. Kurulun 55 bin seyirci önünde oynanacak F.BahçeG.Saray derbisinde de kaç bin polisle önlem alacağı da bu toplantıda netlik kazanacak. Emniyete yakın kaynaklar bu rakamın 6 bin civarında olacağını belirtti. HUKUKÇU GÖZÜYLE KAŞİF TÖRE CAS Tamam da İç Hukuk Nerede? Diyarbakır Atatürk ve Manisa 19 Mayıs Stadı’ndaki olaylar gösterdi ki en ağır cezaları alsak bile aklımız başımıza gelmiyor. İşte! FIFA Disiplin Kurulu onca ceza kesmiş, dosyamız tahkimce kabul edilmemiş, ama hâlâ spor alanlarında birbirimizi yiyoruz. Demek ki İsviçre olaylarına kesilen fatura bile aklımızı başımıza getirmemiş. Yazık! İçeride bazı sorunları çözememişken, taraftarımız birbirini düşman görürken CAS’a spor mahkemesine gideceğiz... Sonuç ne mi olur? Bilemiyorum! Ben tarafsızım! Dilimizden düşürmediğimiz 3813 sayılı yasa var. Sporda terörü sindirmek için 5149 sayılı yasayı çıkardık! Ama ulusal maçta bunların hiçbirinin uygulaması yok! Daha önce de yazmıştım, 3813 sayılı yasanın TFF tasarısını hazırlayan kurulda sekreterdim. Hazırlanan tasarının son bölümüne gelindiğinde, acizane, yasanın politikacılardan korunması için ‘‘Yasa Bakanlar Kurulu tarafından yürütülsün’’ dedim. Hafif bir sallantı oldu. Eski futbolcu, bir teknik direktör ‘‘Var mı öyle şey, biz burada özerk yasa yapıyoruz, bize kimse karışamaz’’ gibisinden bir laf etti. Tabii oradaki hocalarım gerekli yanıtı verdiler ve yasa Bakanlar Kurulu tarafından yürütülür diye de tasarıya koyduk, ancak yasa TBMM’den geçerken yürütme kısmına Bakanlar Kurulu’nun yanında bir ‘Bakan’ sıfatı da eklendi, öylece de kanunlaştı. Son TFF seçimlerinden önce, Bakan, bir adaya gözdağı vermek için ‘‘Müfettiş raporlarını savcılığa vereceğim’’ diye, tehdit etti. O raporlar günlerdir elinin altındaydı da seçim arifesi nasıl Bakan’ın aklına gelir? Konumuz o değil... İsviçre maçı biter bitmez gelişen ve sonuçlanan olayları başlatan, tırmandıran ve Türkiye’ye bu cezaların verilmesine neden olanlar hakkında; 1 Spordan sorumlu Devlet Bakanı 2 Futbolu yöneten Futbol Federasyonu 3 Gençlik Spor Genel Müdürlüğü (GSGM) 4 Bunlara bağlı disiplin ve ceza kurulları Evet, neredeler? Biz CAS’a gideceğiz! Peki biz ‘‘iç hukukumuzda’’ sorunumuzu hallettik mi? Önce olayı azmettiren, bu noktaya yükselten ve yüzlerce kez seyrettiğim sinirleri alınmış o beyfendi Mehmet Özdilek, namı diğer Şifo nasıl böyle çileden çıktı? O yanıtı hâlâ bulamadım! İç hukukunuzda böyle ciddi bir olayı es geçeceksiniz, sonra FIFA cezayı verince ‘‘Yandım anam!’’ diye bağıracaksınız! Ahlaksızlığın hukuka uygunluğunun değeri yoktur. Hukuku ahlak dışına itmeye başlarsanız, arabanın dingili çıkar, teker başıboş kalır. Tüm sorumlular; şapkanızı önünüze koyunuz! Bu eylemlerden Türkiye zarar görmüştür. Türkiye’ye zarar verenleri ortaya çıkarın, korkmayın. Mağdur edilenler adına ve çıkarına bir dik durun, bir hesap sorun! Çünkü kusursuz ve mağdur Türk halkı bu olayın gerçeğini öğrensin. Sizler kamuoyunu, ‘‘Hakkımız yendi, tahkim taraf tuttu, biz Müslümanız...’’ gibi sözlerle aldatmayı bırakın, bırakın bunları! Doğruyu, gerçeği bizlere anlatın. Anlatın ki birbirimize güvenelim. Haydi, herkesi sorumluluğa çağırıyorum. N E DEDİLER? YASALARIN YAPTIRIM GÜCÜ ORTADAN KALKIYOR FİKRET ÜNLÜ (Eski Spor Bakanı): Sporla şiddet hiç bağdaşmayan, yanyana gelmemesi gereken iki kavram. Ama ne yazık ki tüm salon ve statlarda giderek artma eğilimi gösteriyor. Büyük umutlarla çıkardığımız yasa ve yönetmeliklere karşın butırmanış devam ediyor. Neredeyse yasaların yaptırım gücü ortadan kalkıyor. Sebepleri ortada. Genellikle ekonomik ve psikolojik. Yöneticilerin sorumsuz demeç ve davranışlarından futbolcuların gereksiz tepkilerinden biraz da hakem hatalarından kaynaklanıyor. Ama asıl nedeni Türkiye genelinde yatarılan olumsuz atmosferdir. Şiddeti körükleyen diğer bir unsur da spora her kademede siyasetin bulaştırılıyor olmasıdır. Özellikle bölgeler arası ayrılık ve nefret tohumları bu süreci daha da tehlikeli boyutlara taşıyor. Polis görevini yapmakta. Federasyonun üstün bir irade gösterek yasa ve yönetmelikleri işletmesi, yetkilerini kullanması gerekir. En ağır cezalarla olayın üstüne gitmesidir. Vestel Manisaspor Fenerbahçe maçı sonrasında çıkan olaylarda birçok kişi yaralanırken bunlar arasında kadınlar ve çocuklar da yer aldı. (Fotoğraflar: AA) Spor Servisi Turkcell’in sponsorluğunda ‘‘JNR Congress&event’’ın organize ettiği ‘Futbolun Zirvesi’ panelinde Türk sporunun önde gelen isimleri söz aldı. Futbol Federasyonu Başkanvekili Affan Keçeci, federasyonun her kulübe eşit mesafede olduğunu belirterek, ‘‘Kulüp başkanlarının ve yöneticilerinin yaptıkları açıklamalara son derece dikkat etmeleri gerekiyor. Zira kulüplerin başkan ve yöneticilerinin ar FEDERASYONA BÜYÜK İŞ DÜŞÜYOR kasında büyük kitleler var’’ diye konuştu. Sporda şiddet ve küfrün önlenmesi açısından federasyonun üzerine düşen birçok görev olduğunu ifade eden Keçeci, ‘‘Bu konuda dur durak bilmeyen bir çalışma içindeyiz. Federasyonumuzun görev süresince bu konu hallolacaktır’’ dedi. Fenerbahçe Kulübü eski başkanlarından Ali Şen de V .Manisa maçından sonra F.Bahçe taraftarının hırpalandığını görmenin kalbini acıttığını belirterek, ‘‘İçim cız ediyor. Fenerbahçe taraftarına sahip çıkan yok’’ dedi. Galatasaray Kulübü eski yöneticisi Ergun Gürsoy ise şampiyonluk yarışı konusunda, ‘‘Fenerbahçe şampiyon oluyor da ne oluyor? Bırakın bu işi iyi yapanlar şampiyon ol BAŞKANLARIN DEMEÇLERİ OLUMSUZ ETKİLİYOR ARİF VERİMLİ (Psikolog): Polisin tavrını herhangi bir şekilde sorunlu bulmuyorum. Sadece izleyenlerle ilgili bir problem var. O problem de F.Bahçe ve Beşiktaş başkanları arasındaki söz diyaloglarının taraftarları olumsuz etkilemesini etken olarak görüyorum. Fenerbahçe’nin Manisa karşısındaki yenilgi şampiyonluk kaybından da öte beklenmeyen bir yenilgiydi. Küçük bir kıvılcım olaylar için yeterliydi. Önemli olan artık bir iş kolu haline gelen futbolu iyi anlamak ve eğlence vasıta olarak görmek. Polis o müdahaleyi yapmasa olaylar daha büyüyebilir. sun. Sokaktaki Beşiktaşlı da Galatasaray’ın şampiyon olmasını ister’’ dedi. Gürsoy, ‘‘Taraftar sahaya koltuk atıyorsa, başkan onu kurtarmamalı. Bütün bu olayları, kulüp başkanları özellikle kötü oldukları dönemde yapıyor. Suç işleyen cezasını çekmeli’’ diye konuştu. Eski Ulusal Takımlar Teknik Direktörü Mustafa Denizli de Türk futbolunun geleceği için ülke içinde büyük potansiyel görmediğini söyledi. Spor güvenliği uzmanı Yrd. Doç. Dr. Arıkan statlardaki olayları değerlendirdi NEYMİŞ ABDÜLKADİR YÜCELMAN Amigolara para verenler var Polisin eğitilmesi şart ACAR BALTAŞ (Spor Psikoloğu): Yaşananlar sadece Fenerbahçe’yle ilgili değil. Genel olarak bakıldığında olayın 3 ayağı olduğunu söyleyebiliriz. Birincisi işe uygun insanlar alınmamakta; ikincisi görevlendirilenler iyi yönetilememekte; üçüncüsü etkili müdahale yöntemleri öğretilememekte. Polisimiz bir krize nasıl müdahale edeceği konusunda antrenmanlı değil ve eğitimli değil. Stresi tolere edebilecek kişilerin işe alınması ve amir olarak görevlendirilmesi lazım. Bunun yanında iş sadece bununla da sınırlı değil. Kulüplerin kendi özel güvenlik birimlerini oluşturması lazım. Her yıl sağa sola savurdukları milyon dolarların bir kısmını güvenliğe harcamaları gerekli. Sonuçta polis de elinde kumanya, sabahtan akşama korumaya gidiyor ve olumsuz etkileniyorlar. İLHAN TAŞCI Haluk Bey Devletin Valisinden de Güçlü Ağız ve kulak birbirine o kadar çok yakın ki işbirliği içinde olmaları gerekiyor. O nedenle de ‘‘Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?’’ derler. Ama bizde özellikle ağız ayrı konuşur kulak ayrı dinler. Kulak ayrı dinleyince de takıyye yapan da olur, ne söylediğini anımsamayan da. Kısacası bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olup çıktık. Bilmemek ayıp değildir, ama toplumumuzda nedense ayıp sayılır. Bilgiçlik taslamak bize özgü, ama ne yapalım ki böyle gelmiş böyle gidiyor. Gidiyor da dil torbaya girmediği için de toplum birbirine giriyor. Elin oğlu çıkıyor ortaya dilediği gibi konuşuyor, eline kalemi alan da dilediği gibi yazıyor. Spor medyamız tüm hukuk kurallarını göz ardı ederek sadece tiraj ve reyting peşinde koşuyor, günlük eyyam içinde sadece kulüpleri, onların yönetici ve başkanlarını değil, milyonlarca insanı birbirine kırdırıyor. Futbol Federasyonu, Deniz Barış olayında taraf olduğunu artık açık açık konuşurken, federasyonun atama ile görevlendirdiği Tahkim Kurulu da başkanın sesi olmaya devam ediyor. Deniz olayında ilk önce ‘‘Federasyonun tek taraflı sözleşmesi dışında başka sözleşme tanımayız’’ diyen Tahkim Kurulu’nun, Yargıtay’ın kararını hiçe sayan Haluk Ulusoy Federasyonu’nun da izinden giderek federasyonun Deniz’e verdiği cezayı onaması ise hukukun gugukluğunu gösteriyor. Deniz yeniden tahkime gidecekmiş.. kapıdan dönmek için mi? Deniz’in, başvuracağı yerin artık tahkim olmadığını bilmesi gerek. Onun gideceği yer Yargıtay’ın gösterdiği yerdir. Fenerbahçe’nin Manisa’da yapacağı maçın çok gergin geçeceği belliydi. Manisa Valisi, bu maçta güvenliğin sağlanamayacağını, maçın İzmir’e alınmasını istemiş olmasına karşın Haluk Ulusoy Federasyonu ısrarla maçı Manisa’da oynattı. Maçın sonunda parayla tutulan bir kişinin taraftarları provoke etmesi sonucu saha karıştı, sonuçta Manisa polisinin gücü tribündeki taraftarlara söktü. TV’de izledim, babasının yanında koşarak kaçan çocuğun yüzündeki ifadeyi görünce lanet okudum, sporu bu hale getirenlere... Peki bu maçı valinin uyarısına karşın ısrarla Manisa’da oynatan Haluk Ulusoy Federasyonu’na kimse hesap sormayacak mı? Vali o ilin en büyük mülki amiri değil mi, devlet adına o koltukta oturmuyor mu, Cumhurbaşkanı’nı temsil etmiyor mu?.. Ama Haluk Bey, Manisa Valisini, yani devleti de tanımıyor. Bu gücü acaba kimden alıyor, o da ayrı bir konu. Haluk Bey’in akrabası Yıldırım Demirören’in çıkışına ne demeli. Demirören diyeceğini dedi, bombaları patlattı, ortalık toz duman oldu. Yıldırım Demirören’in toplumu geren konuşmaları en yaşlı kulübümüz Beşiktaş’ın başkanına yakışıyor mu? İşin suyu çıkmıştır, olay çıkaran çıkardığı ile, konuşan konuştuğu ile kalıyor. İsviçre maçında birkaç tekmeleşme dışında ne oldu? Kimsenin burnu kanamadı, ama FIFA tarihin en büyük cezasını verdi. Biz bu kafa ile nasıl gideriz Avrupa’ya? Belki dürtmelerle, desteklerle, öyle veya böyle bir şekilde gideriz de, orada kalır mıyız? Hiç sanmıyorum... TÜRKİYE’DE ŞİDDET KÜLTÜRÜ MODA OLDU Prof. Dr. NİLÜFER NARLI (Sosyolog/Bahçeşehir Üniversitesi): Türkiye’de futbol ve şiddet uzun süredir yan yana. Türkiye’de yaşamın farklı alanlarına yayılan şiddetin bir ayağı. Taraftar gruplarının profiline baktığımızda alt ve ortaalt gelir grubundan genç erkekler olduğunu söyleyebiliriz. Sıkı tedbirler alınmasının sürekli tekrarlanması polisin üzerinde ister istemez bir baskı oluşturdu. Şiddetin bu kadar yaygın olduğu bir ortamda böylesine müdahaleler normal. GERGİN ORTAM POLİSİN DAVRANIŞINA YANSIYOR ONUR BELGE (TSYD BAŞKANI): Ülkenin içinde bulunduğu durumdan dolayı polis olağanüstü gergin ve huzursuz. Koltukları kırsınlar veya küfür etsinler, ne fark eder. Gereken ceza zaten verilecek. Ancak, kimse beni kışkırtıyorlar diye devletin polisine saldıramaz. ‘‘Polisim yetişmiyor’’ diyen yetkililer sıra özel güvenliğe ve spor polisine gelince birden pasif direnişe başlıyorlar. Açık açık özellikle futbol maçlarında resmi yetkililer tarafından koruma parası isteniyor. Bu ikilemi anlamak mümkün değil. F.BAHÇE VE V.MANİSA’YA CEZA YOLDA Manisa’da yaşanan olaylar nedeniyle Vestel Manisa ve Fenerbahçe kulüpleri Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Futbol Federasyonu yetkilileri, olaylar nedeniyle Fenerbahçe’ye yüklü bir para cezasının verilmesinin söz konusu olduğunu ifade ettiler. Bu arada V.Manisaspor çıkan olaylar nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada Fenerbahçe’den özür diledi. ANKARA Spor güvenliği konusunda çalışmalar yapan Polis Akademisi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Yusuf Arıkan, saha içi olayları konusunda kulüplere sorumluluk verilmesi gerektiğini vurgularken, ‘‘Ancak kulüpler hem güvenlik konusuna para harcamamak hem de sorumluluk almamak için bundan kaçınıyorlar’’ dedi. Yöneticilerin istemesi, tribün liderlerinin kontrolüyle olayların azaltılabileceğini kaydeden Arıkan, ‘‘Bazı yöneticilerin tribün liderlerine para verdiği düşünülürse çıkıntı davranışta bulunduklarında bunu da engelleyebilmelidirler’’ dedi. Polis Akademisi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Yusuf Arıkan, saha içi güvenliğin profesyonel özel güvenlikle karşılanması gerektiğini belirterek, ‘‘İngiltere başta olmak üzere birçok ülkede saha içi güvenliği takımlar özel güvenlik aracılığıyla sağlıyor. Riski yüksek maçlarda ise polisten yardım alıyorlar. Özel güvenliğe saha içi devredildi , ancak bu 4 yıl süreyle ertelendi’’ dedi. CUMHURİYET 18 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog