Bugünden 1930'a 5,490,587 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 18 NİSAN 2006 SALI 10 KAVŞAK ÖZGEN ACAR DIŞ HABERLER dishab࠽cumhuriyet.com.tr Chavez, ABD destekli askeri darbenin yıldönümünü demokratik atılımla karşılıyor TC Başbakanı’na Sifon Çekilemez! Başbakan Recep Tayyip Erdomesi üzerine Amerika, ‘‘stratejik ortak’’ ğan’ı severiz, sevmeyiz. Ancak, o TürErdoğan’a güvenini yitirmekle kalmakiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı’dır. mış, Brütüs olarak da görmemiş miyTürkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı di? Gerçekte kabahat, Zapsu’nun ipiyda ‘‘kullanılan’’ bir orta malı değildir. le kuyuya inip nehri görmeden paçaTürkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı ları sıvayan Beyaz Saray’da değil mibu ülkenin, bu ulusun, bu devletin dir? Başbakanıdır. Hiç kimse onun tuvaBu arada Süleymaniye’de çuval olayı dahil, AnkaraVaşington hattında lete atılıp üzerine ‘‘sifon’’ çekilmesine inişli çıkışı günler de yaşandı. ‘‘Vatanizin vermez. Başbakanın kimilerine göre danışdaş Tayyip’’i Beyaz Saray’da baş tacı eden Bush, geçen yıl resmi ziyarette manı, kimilerine göre akıl hocası, kimilerine göre dört yıl önce Erdoğan’ı ‘‘Başbakan Erdoğan’’a topu topu 30 ABD yönetimine pazarlayan Cüneyd dakika ayırmadı mı? Çevriyi de dikkate alırsanız, görüşme süresi 15 dakiZapsu’nun Vaşington’da bir toplantıda söylediği sözler ortalığı karıştırdı. kaydı. Beş dakikası da ‘‘Nasılsınız? Zapsu, Amerikalılara sanki Erdoğan bir How are you’’ ile geçmişti. Sonuçta Bush, TC Başbakanı’na 10 dakikada orta malıymış gibi ‘‘kullanmalarını’’ önerdikten sonra da yalvar yakar ‘‘Bu ‘‘sepet havası’’ çalmamış mıydı? adamı ‘drain’ etmeyin’’ demiş. TürkGerek Türk, gerek Amerikalı meslektaşların son aylardaki haçeye giren ‘‘drenaj’’ sözcüğünü anımsayınca, İnberlerinden Erdoğan’ın gilizce sözlüğe baktık. ABD kredisini tükettiği anlaşılıyor. AKP Başkan YarYanılmamışız. Zapsu, TC Başbakanı’nı ya muslukdımcısı gibi önemli bir koltan aşağıya atıp üzerine tukta oturan Şaban Dişli ile birlikte Zapsu’nun Vasu dökerek temizlelenmesini ya da tuvaletten şington’a gönderilmesi bolağıma göndermek için şuna değildir. Ankara’nın bu ikili ile Vaşington’a sifonun çekilmesini önlemeye çalışıyordu. BaşAKP’nin ‘‘ipinin’’ çekilmebakan’ın akıl hocası kaş mesi iletisini gönderdiği anlaşıldı. Ne var ki Zapsu, yapayım derken göz çıkarmıştı. Erdoğan’ı ‘‘kullandırmayı’’ Cüneyd Zapsu Bırakın geçmişi, dünü önermekle kalmamış, üstüne üstlük TC Başbakanı’nın üzerine dahi çok çabuk unutuyoruz. AKP’nin iktidara geldiği günleri bir anımsayasifon çekilmemesinden söz etmişti. Oysa, buna gerek yoktu. Ankara’dalım. Abdullah Gül, kurduğu AKP’yi ki ABD’li diplomatların da raporlarıniktidara taşıyıp başbakan olmuş, ceda vurguladıkları gibi, gençlerin yetişzalı Erdoğan ise TBMM dışında kalmesinin önünü bir baraj gibi tıkayan, mıştı. Ama Zapsu ve yandaşları devhiç seçim kazanmamış, 70 yaşına reye girerek Erdoğan’ı Beyaz Saray’a merdiven dayamış Deniz Baykal’ın pazarlamışlardı. Erdoğan, Türk büyüCHP’si mi, yoksa seçim barajı altınkelçisinin bulunmadığı bir ortamda daki ANAPDYPMHP mi AKP’nin yeBush ile baş başa görüşmüştü. Bu körine düşünülebilir? Dolayısıyla ABD, şede BushErdoğan konuşma tutanaAKP’yi atsa atamıyor, satsa satamığının açıklanmasını ısrarla istemiş, yordu. Tekrarlıyoruz! Erdoğan’ın Başdevlet arşivlerine yansıyıp yansımadıbakan olmadan önce Bush ile yaptığını sorduğumuzda bırakın iktidarı ğı görüşmenin tutanağı kesinlikle açıkmuhalefetten de çıt çıkmamıştı. lanmalıdır. Bu tutanak devlet arşivine Sonra Erdoğan Başbakan olduğungeçilmiş midir? Musa Kart’ın ‘‘kedi’’ da Irak’a kuzeyden cephe açılması konusunda Bush’tan 25 milyar dolar karikatüründen ‘‘onurunun zedelenisteyip 8.5 milyar dolara razı olduğu diği’’ gerekçesiyle mahkemeye başanlaşılmıştı. Tezkere, daha TBMM’ye vuran Erdoğan’ın, Zapsu’nun bu sözlerinden sonra ‘‘onurunu’’ Zapsu’yu dagelmeden, sanki her şey olmuş bitmişva ederek kanıtlamalıdır. Cumhuriyet çesine ABD, İskenderun’a silahlarını başsavcılığı da TC Başbakanı’na yöboşaltmaya, öncü ‘‘robocop’’larını nelik bu hakaretin hesabını sormayaHabur’dan geçirmeye başlamamış cak mı? mıydı? 1 Mart’ta tezkerenin reddedil Halk için demokrasi Dış Haberler Servisi Venezüella’da Hugo Chavez yönetimi ABD destekli başarısız darbe girişiminin dördüncü yıldönümünü katılımcı demokrasiyi kurumsallaştıran bir yasayla karşıladı. Venezüella Meclisi’nin, ‘‘semt konseyleri’’ (Cosejos Communales) ile ilgili yasal düzenlemenin önündeki engelleri kaldırdığı bildirildi. Yasanın, sadece Güney Amerika’da değil, tüm dünyada katılımcı demokrasi yolundaki en önemli adımlardan biri olacağı kaydedildi. Yasal düzenlemeyle birlikte, bu semt konseylerinin doğrudan hedefi, ilgili belediyedeki köklü yapısal sorunların halk için ve halk tarafından çözümü olacak. Trafik kaosu, yetersiz elektrik ve su, çöplerin toplanamaması ve yüksek suç işleme oranı gibi günlük sorunların, bu yasayla birlikte, yerel halkın doğrudan katılımıyla çözüme kavuşturulması amaçlanıyor. enezüella’da katılımcı demokrasinin önünü açacak uygulamaların yalnızca ülkede değil, kıta genelinde etkili olması bekleniyor. Yetkililer yeni düzenlemeyle iktidarın halka devrini başlattıklarını savunuyor. çekleştirilememişti. İktidardaki Beşinci Cumhuriyet Hareketi (MVR) milletvekillerinden İbrahim Ferres, basına yaptığı bir açıklamada, ‘‘Bu yasayla iktidarın halka devri de başlamış oluyor’’ diye konuştu. Chavez yönetiminin bu büyük demokratik düzenlemeye verdiği önemin, yasa için ayrılan 1.5 trilyon Bolivar (500 milyar Avro) tutarındaki fondan da anlaşılabileceği savunuldu. Yeni düzenlemeye göre, semt konseyleri ilgili semt halkı tarafından açık seçimle göreve getiriliyor. Şehirlerde her bir konsey en az 200 haneyi temsil ediyor, kırsal alanda ve yerlilere ait özerk bölgelerde bu rakam daha düşük olabiliyor. Konsey, tüm semt girişimlerini, sosyal programları ve bölge komitelerini içeriyor. Semt halkının açık toplantısıyla, toplumsal denetim komisyonu ve henüz kurulmakta olan bölgesel kalkınma bankalarının şubeleri için temsilci V ler de saptanıyor. Açık toplantının görevi, o semtte var olan sorunları değerlendirmeye almak, gerekli verileri saptamak ve projenin plana dönüşmesini sağlamak. Projenin plana dönüştürülmesiyle birlikte gereken mali araç genel kalkınma bankalarından talep edilebiliyor ve yatırım ihaleleri şirket veya kooperatiflere verilebiliyor. Semt konseylerinden bir temsilci de bir üst düzeydeki ‘‘bölge konseyi’’ne (Cosejo Parroquial) gönderiliyor. Bölge konseyi, bölgeyi aşan altyapı önlemlerinin eşgüdümünden sorumlu tutuluyor. Devrimci konsey deneyimi Berlin’de günlük yayımlanan sosyalist eğilimli ‘‘Junge Welt’’ gazetesine açıklamalarda bulunan bir şehircilik uzmanına göre, Chavez yönetimi, bu yasayla Brezilya’nın Porto Alegre şehrindeki ‘‘katılımcı haneler’’ modeline değil, Avrupa’nın geçen yüzyıldaki ‘‘devrimci konsey demokrasisi’’ deneyimine eğilim gösteriyor. Halen sadece Caracas’ta 200 semt konseyinin kurulduğu, 500’ünün de kurulmakta olduğuna dikkat çekildi. İktidarın halka devri Katılımcı demokrasi, ilke olarak 1999 yılında anayasaya alınmış, ancak uygulama için gereken kurumsallaşma ger L İMANLARIN AÇILMASI Tahkim formülüyle ‘Ver kurtul’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Türkiye’nin, Kıbrıs Rum kesimine limanlarını açması baskılarının AB müzakere sürecini tıkama aşamasına gelmesi, Ankara’yı çıkış noktası aramaya yöneltti. Diplomasi kulislerinde, limanların Rum kesimine açılması konusunda ‘‘tahkime gidilmesi’’ formülü konuşulmaya başlandı. Bu formüle göre, Türkiye ile AB Komisyonu’nun mutabakata varması durumunda taraflar, limanların açılıp açılmayacağına ilişkin nihai kararın verilmesi için uluslararası yargıya gidecek. Edinilen bilgilere göre, Kıbrıs’a ilişkin gelişmelerde gelinen son nokta, Ankara’nın AB sürecindeki sıkıntıları üst noktalara taşıdı. Rum kesiminin, ocak ayında açıklanan Eylem Planı’na ‘‘hayır’’ demesi ve planın askıda kalması, BM Genel Sekreteri’nin yeni bir inisiyatif alıp almamaktaki belirsizliği, kısa vadede Kıbrıs konusunda ilerleme sağlanamayacağını gösterdi. Bunun üzerine Ankara’da AB müzakere sürecinin kesintiye uğramaması için arayışlar gündeme geldi ve çeşitli formüller üzerinde durulmaya başlandı. Bu formüller arasında ‘‘uluslararası yargıya gidilmesi’’ konusu da öne çıktı. Türkiye ile AB arasında yapılacak ortaklık konseyi toplantısında taraflar mutabakata varırsa limanların açılması konusunda uluslararası yargıya gidilecek ve ‘‘tahkim süreci’’ başlayacak. Tahkim süreci müzakerelerde Ankara’ya zaman kazandıracak. Bu süre içinde ‘‘limanların Rum kesimine açılması konusu’’ yargıda olduğu için AB, ‘‘Türkiye’nin limanlar konusunda taahhütlerini yerine getirmediği’’ gerekçesine dayanarak müzakereleri askıya alamayacak. ‘‘Kesin bir yargı kararı’’ beklenecek. Türkiye de zaman kazandığı için AB nezdinde siyasi baskısını arttırabilecek. Yargıdan, ‘‘limanların açılması’’ konusunda karar çıkması durumunda ise AKP’nin eli rahatlamış olacak. Böylece hükümet, ‘‘Yargının kararına uymak zorundayız’’ gerekçesini gösterip Türkiye’nin limanlarını ve havaalanlarını Rum gemi ve uçaklarına açacak. Öte yandan, tahkime gidilmesi formülünün yanı sıra Gümrük Birliği kapsamında Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) hakemliğine başvurulması da bir başka formül olarak değerlendiriliyor. Hürriyet’te ‘Jeton’ Geç Düşüyor! Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in geçen çarşamba günü İstanbul’da Harp Akademileri’nde yaptığı konuşma, sağ basın dışında tüm gazetelerin birinci sayfalarında başlığa çıkarıldı. Hatta bir gazete, Sezer’in altı yıllık görevindeki en sert, en ciddi konuşma olduğunu da yazdı. Hürriyet gazetesinin o gün birinci sayfasında bu konuşma haberini göremedik. Anlaşılan, Hürriyet’in yazıişlerine göre Sezer’in bu konuşmasının birinci sayfadan hiçbir ‘‘kıymeti harbiyesi’’ yoktu. Buna karşılık ‘‘Gözde bekâr evleniyor’’ haberi, üstüne üstlük baş köşeye oturtulmuştu. Ayrıca, gözde bekârın kim olduğu da belirsizdi. Gözlerimiz bizi yanıltıyor mu diye belki on kez Sezer’in konuşma haberini boşuna aradık. Sonuçta 27. sayfada kimin söylediği belirsiz ‘‘Gücümüzü sınamayın’’ başlıklı bir haberin altında Sezer’in konuşmasını bulabildik. Damarlarında kan değil haber dolaşan Yalçın Bayer, Hürriyet’teki ‘‘Yeter Söz Milletindir’’ köşesinde ‘‘Sezer’e neden kızıyorlar’’ başlığı altında Vakit gazetesinin ‘‘Bu Ahmet Necdet’’ ve ‘‘Bu da Ahmedinejad’’ başlıkları altında ‘‘İki Ahmet Farkı’’ haberine dikkati çekiyordu. Ancak Bayer’den bir gün sonra ve eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in ‘‘Herkes Sezer’i dikkatle okusun’’ demesinden sonra Hürriyet’te ‘‘jeton düşüyor’’ ve ‘‘İki Ahmet Farkı’’ başlığı ile ilk günkü vurdumduymazlığını onarıyordu. Sezer’in böylesine önemli konuşmanın yeri olarak Harp Akademileri’ni seçmesini bile görmezden gelen Hürriyet yönetiminin haber takdiri ise kuşkusuz iletişim fakültelerinde ders olarak okutulacaktır. Nepal hükümeti, iç kargaşaya dönüşen demokrasi yanlısı gösterilere son vermek amacıyla olağanüstü hal uygulamasına başvuracağı tehdidinde bulundu. Muhalefet partileri önceki gün, halka, devlete vergi ve fatura ödememe çağrısı yapmıştı. 20 Nisan’da Kral Gyanendra’ya karşı geniş bir gösteri çağrısında bulunan muhalefet, medya kuruluşlarına gönderdiği faksta, ‘‘demokrasiyi tesis etmesi için kralı dize getirmek’’ amacıyla halkı su, elektrik, telefon ve diğer kamu hizmetleri için hiçbir şekilde fatura ve vergi ödememeye çağırmıştı. Nepal’de Kral Gyanendra yönetimine karşı protesto gösterileri 6 Nisan’dan bu yana her gün düzenleniyor. Gösterilerde bugüne kadar 4 kişi hayatını kaybetti. (Fotoğraf: AP) Nepal’de olağanüstü hal tehdidi Dışişleri Bakanı Bakoyannis de AB sopasına sarıldı ‘Türkiye çelişkili davranıyor’ ATİNA (AA) Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyannis, ‘‘Türkiye’nin, Avrupa Birliği (AB) geleceğiyle çelişkili bir tavır sergilediğini’’ söyledi. Atina’da yayımlanan Ta Nea gazetesine demeç veren Bakoyannis, Türkiye’nin AB üyeliğiyle Kıbrıs meselesi konularına değindi. Yunanistan’ın izlediği politikanın açık olduğunu savunan Bakoyannis, Atina’nın, Avrupalı, siyasi ve sosyal açıdan olgun, ekonomik olarak kalkınmış bir Türkiye istediğini, ancak AB’ye katılmak isteyenlerin uygulaması gereken kural ve ilkelerde ‘‘indirime gidilemeyeceğini’’ söyledi. Bakoyannis, Türkiye’nin AB geleceğiyle çelişkili tavrı karşısında, Atina’nın ne yapacağı konusunda tahminde bulunmak içinse erken olduğunu kaydetti. Kıbrıs konusunda çözüm için yeni bir imkân bulunduğunu belirten Bakoyannis, Kıbrıs Rum kesimi lideri Tasos Papadopulos ile BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın görüşmesinden sonra çözüm yolunda yeni bir fırsat belirdiğini öne sürdü. ABD, Avrupa ve Kıbrıs’taki temaslarında tüm tarafların bu imkânın varlığına inandığını gördüğünü savunanYunan Bakan, Annan Planı’nın referandum sonuçlarından sonra tarih olduğunu demokratik bir ülkede toplumun siyasi arzusunun göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Bakoyannis gazeteye verdiği demeçte ‘‘yeni aşamada, işgali sorun olarak kabul eden BM kararları, uluslararası hukuk ve AB müktesebatı ile Kıbrıs’ın AB üyeliğinin göz önünde bulundurulacağı, adil, kalıcı ve işler bir çözüm gerektiğini’’ söyledi. Diyarbakır, Gaziantep’ten Öğrenmeli! Güneydoğu Anadolu’da sorunların, terörün temelinde kamu ve özel yatırımların yetersizliği yatar. Her hükümet, bölgeye yatırım yapacağını, yatırımları teşvik edeceğini söyleyip durdu. Sonuç sıfır... Böylece terör, bu bataklıkta güçlenirken Diyarbakır da terörün başkenti olur. Konuya bir başka açıdan baksak acaba nasıl olur? Son yıllarda Gaziantep’te olağanüstü sanayileşmenin çektiği yerli yabancı yatırımlarla bölgenin bu kenti, kalkınmada aldı başını gidiyor. Geçenlerde İtalyan Büyükelçisi Carlo Marsili ile konuşurken şöyle dedi: ‘‘Gaziantep’e 2004’te gittik. Oradaki potansiyeli gördük. Oradaki yabancı yatırımlar arasında iki yılda birinci olduk. Gaziantep Sanayi Odası ile şimdi İtalyanca kurslarına bile başladık. Gaziantep üzerinden Irak’a dışsatımımızda çok önemli artış elde ettik. Şimdi sıra Kayseri’de...’’ Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen 711 Haziran’da Gaziantep’te ‘‘Bağdat Fuarı’’ yerine Irak’a yönelik Türk ve yabancıların katılacağı bir fuar düzenleneceğini açıkladı. Daha şimdiden 500 firma katılacağını, 52 ülkeye davet yapıldığını, Türkiye’nin Irak’a geçen yılki dışsatımının 2.7 milyar dolara çıktığını bildirdi. Bu dışsatım pastasının önemli dilimlerini Gaziantepliler yiyorlardı. Osmanlı Kıbrıs’ı aldıktan sonra adaya huzur gelmemişti. Sonraki yıllarda akıllı bir vali saraydan Kıbrıs’a 20 Yahudi ailesinin gönderilmesini istemiş, gönderilen Yahudi aileler ticareti başlatıp insanlar para kazanır olunca huzursuzluk gitmiş, kalkınma başlamıştı. Diyarbakır terörün başkenti olunca orada kim yatırım yapmaya gider? Örneğin şu sıralarda Finansbank’ı 2.8 milyar dolara Yunan Ethniki (ulusal) Bankası’na satan Hüsnü Özyeğin, yatırım için Ukrayna ve Mısır’ı düşündüğünü söyledi. Özyeğin istemez miydi en azından 280 milyon dolarlık bir yatırımı Diyarbakır’da yapsın. Bir Türk olarak Özyeğin’in bile gitmediği Diyarbakır’a neden yabancı yatırımcı gitsin ki? Diyarbakır’a gitse gitse Alman Yeşiller Partisi’nin milletvekili Claudia Roth gider. CHP milletvekili Canan Arıtman’ın ‘‘Roth’un bir şehit ailesini de ziyaret etmesini beklerdik’’ sözü kuşkusuz bir gerçeği dile getiriyor. Gerçekten Roth samimiyse, peşine Alman yatırımcıları takıp Dıyarbakır’a getirip huzura yatırım yapmayı sağlar. Eskiden borusu kuruyan tulumba ile kuyudan su çekebilmek için tulumbanın ağzına çeyrek kova su dökülür, ondan sonra da tulumba kuyudan şırıl şırıl su çekerdi. Roth bu yolu denemek istemez mi? Laf üretmek kolay, iş üretmek zor. İtalyan büyükelçisinin sözleri ilginç. Gaziantep’ten sonra Kayseri... Ama Diyarbakır değil.. Diyarbakırlılar ‘‘yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan’’ı tartışacaklarına Gazianteplilerin, Kıbrıs’taki Osmanlı valisinin yaptıklarını bir deneseler. İşte sorumluluk bu, yoksa gerisi kan ve gözyaşı... VEFAT Yönetim Kurulu Üyemiz GÜLCİHAN KOÇ’un babası VEFAT Derneğimizin üyesi, sanatçı dostumuz GÜLCİHAN KOÇ’un babası ŞEVKİ ÇELİK Hakk’a yürüdü. Mekânı ışık, yolu açık olsun. Karacaahmet Sultan Derneği Yönetim Kurulu adına ŞEVKİ ÇELİK Hakk’a yürümüştür. Yolu açık olsun. Karacaahmet Vakfı Yönetim Kurulu adına MUSTAFA KAÇMAZ MUHARREM ERCAN VEFAT Sanatçı arkadaşımız GÜLCİHAN KOÇ’un babası ŞEVKİ ÇELİK’i yitirdik. Ailesinin ve dostlarının başı sağ olsun. RADYO BARIŞ Elmek: oacar࠽superonline.com Faks: 0312. 442 79 90 CUMHURİYET 10 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog