Bugünden 1930'a 5,446,863 adet makale



Katalog


«
»

15 NİSAN 2006 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Etnik milliyetçiliğe karşı olduklarını belirten Erdoğan, ‘Kürt sorunu’ söylemini yineledi POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA 5 ‘Sorunu el ele çözeceğiz’ TUNCELİ (Cumhuriyet) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Tunceli’de, CHP lideri Deniz Baykal’ın AKP içinde etnik ayrım olduğu yönündeki eleştirilerine karşı çıkarak ‘‘Biz etnik milliyetçiliğe karşıyız’’ dedi. Başbakan Erdoğan’ı Tunceli’de Vali Mustafa Erkal’ın yanı sıra DTP’li Belediye Başkanı Songül Erol Abdil de karşıladı. Erdoğan’ın ziyareti sırasında geniş güvenlik önlemleri alındı. Öncelikle Vali Erkal’ı makamında ziyaret eden Erdoğan, daha sonra partisinin Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen Tunceli İl Kongresi’ne katıldı. Burada Baykal’a yüklenen Erdoğan, ‘‘AKP’de etnik milliyetçilik yok, biz etnik milliyetçiliğe karşıyız, bunu böyle bilin. Etnik unsurlar vardır. Fakat Yol Defteri... Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, İstanbul Tuzla’daki zehirli variller ve yeraltı sularına kirli atık boşaltanlar için ne diyordu: ‘‘Bu işi yapanların, bir ülkenin insanlarına soykırım uygulayanlarla farkı yok.’’ Beş gündür yollardayım... Önce Bursa, şimdi de Ege... İlk olarak Bursa’dan söz etmek istiyorum... Bursa, bir sanayi kenti. Özellikle tekstil üretiminde Türkiye’nin yüreği. Tekstilciler güç durumda Bursa’da. Hükümetin ilgisizliği, tekstil sanayicisini güç durumda bırakıyor. Fabrikalar yavaş yavaş el değiştiriyor... Bursa’nın sermaye gücü 3.5 milyar doları aşıyor. Türkiye’nin en büyük 500 şirketi sıralamasında 46 Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) üyesi şirket yer alıyor. BTSO Başkanı Celal Sönmez ‘‘Güney Marmara’’nın sanayi devi Bursa’nın daha da gelişip büyüyeceğini söylüyor... Gerçekten Bursa, giderek gelişiyordu. Uludağ Üniversitesi 47 bin öğrencisiyle kente ekonomik, sosyal ve kültürel katkı sağlıyordu. Rektör Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran üniversiteyle kenti birleştirmişti. Dev bir eğitim kurumu olmuştu Uludağ Üniversitesi. 759 öğretim üyesi ve 5 bin 491 çalışanı vardı. Uluslararası bilimsel gelişmeleri çok yakından izliyorlardı. ૽૽૽ Rektör Yurtkuran, 68 kuşağından. Dost, cana yakın bir aydınlanmacı. Ödün vermeyen bir yurtsever ve demokrat. Kalıplaşmış düşünceden yana değil, çağdaş ve bilimden yana bir insan. Bir de Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK) var Bursa’da. On yıl içinde imece yöntemiyle okul, kreş, yurtlar yapmışlar. ÇEK Başkanı Mümin Ceyhan ve Bursalı aydın, demokrat, Atatürkçü, yurtsever insanların desteğiyle gerçekleştirmiş hepsini... Bursa Ticaret Odası 300 bin YTL yardım yapmış. Harika bir tiyatro ve toplantı salonu ortaya çıkmış. ÇEK, ulusal sermayenin desteğinde yoluna devam ediyor... İzmir Türkiye’nin üçüncü, Bursa dördüncü büyük kenti Çarpık yapılaşma her iki kentte de hemen hemen aynı... Çevre kirliliği de öyle... Gediz ve Karacabey Ovası... Üreticilerin sorunları birbirleriyle örtüşüyor... DİSK Marmara Temsilcisi Hüseyin Yaman, bölgede kayıtsız işçi sayısında patlama yaşandığını söylüyor. Türkiye’nin en gelişmiş kentleri olan Bursa, Balıkesir ve Kocaeli’nde, salt sanayide değil, tarım kesiminde de işsizlik ve gelecek korkusunun geniş boyutta olduğunu vurguluyor. Bölgede tarım gelirleri düşüyor... İnsanlar umutsuz, insanlar kaygılı... Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘‘Bursa’da Zaman’’ şiiri, beni Necati Cumalı’nın ‘‘Kordonboyu’’na taşıyor, güneşli bir ilkyaz öğleden sonrasında... İzmir giderek yalnızlaşıyor mu? Bursa temsilcimiz Levent Gencelli, ‘‘Bursa yalnızlaşıyor’’ demişti. Serdar Kızık da ‘‘AKP İzmir’den hıncını alıyor’’ dedi. ૽૽૽ Başa dönüyorum... İstanbul Tuzla’da yüzlerce zehirli varil yeraltı sularına çoktan karıştı... Ya İzmir’de neler oluyor? 30 kilometre uzaklıktaki Efemçukuru, İzmir’in içme suyu gereksiniminin önemli bölümünü karşılıyor. Havzada altın madenciliği yapılacakmış. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu önümde. Altın madenciliğine izin verilmiş. İzmirliler zehirli su mu içecek?.. Ne diyor Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe? Ağır metaller Efemçukuru’nda yeraltı sularına karışmaz mı? Bunun Tuzla’dan ve Bergama Ovacık’tan bir farkı var mı? Bakan’ın diliyle konuşayım: ‘‘Bu, soykırım değil mi?’’ ૽૽૽ İlkyaz yağmurları başladı İzmir’de... Dün Köy Enstitüleri’nin 66. yıl dönümüydü. İlhan Selçuk’a ‘‘Onur Ödülü’’ verildi. 500 kişilik Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi Salonu’nda yaklaşık 1000 kişi bulunuyordu. Her yer dolmuş, çoğu izleyici ayakta kalmıştı. İzleyiciler arasında liseli ve üniversiteli gençlerin olması dikkati çekiyordu. İlhan Selçuk’un sol içerikli Aydınlanma Devrimi ve sosyalizme ilişkin konuşması büyük ilgi topladı. ᮣ ‘‘Kürt sorunu’’ açıklamasına gelen eleştirilere ‘‘Ben kendi inandığım doğruları söylüyorum’’ yanıtını veren Erdoğan, ‘‘Ben Türkiye’de her etnik unsurun sorunu olduğu gibi Kürt kökenli vatandaşlarımın da sorunu olduğunu söyledim, bugün de söylüyorum’’ dedi. bizi birleştiren bir başka bağ var. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı bizi bağlayan bir bağdır’’ dedi. Erdoğan, CHP’li milletvekillerinin Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı’nın görüşmeleri sırasında TBMM Genel Kurulu’nu terk etmesini de eleştirerek, ‘‘Demokrasiden kaçılır mı? Millet seni parlamentodan kaçmak için değil parlamentoda oturmak için gönderdi. Bunların konuşacak bir şeyi yok ki, tek işi kaçmak. Onlar kaçacak, biz kovalayacağız.’’ Erdoğan, daha sonra Erzincan’a geçmek için Atatürk Stadyumu’na gitti. Burada gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, bir gazetecinin ‘‘Kürt sorunu’’ açıklamasına gelen eleştirilerle ilgili sorusuna şöyle yanıt verdi: ‘‘Ben kendi inandığım doğruları söylüyorum. Ben Türkiye’de her etnik unsurun sorunu olduğu gibi Kürt kökenli vatandaşlarımın da sorunu olduğunu söyledim, bugün de söylüyorum. Ama aynı şekilde diğer etnik unsurların da kendi sorunları var. Var ama az sorunu olan var. çok sorunu olan var.’’ Erdoğan, bir soru üzerine önceliklerinin ‘‘hizmet’’ olduğunu Recep Tayyip Erdoğan. ifade ederek şöyle devam etti: ‘‘Benim Kürt kökenli vatandaşımın sorununun önemli iki tane talebinin çözülmesi ve bunun bir de yansımaları var, endirekt bunların da çözülmesi anlamına gelir. Bütün bunlarla beraber biz bunları görürken, kaldı ki benim Kürt kökenli vatandaşlarım devletine bu noktada sahip çıkmalı, hiçbir zaman devletinin kendisine karşı bir ayrımcılık yaptığı inancında olmamalıdır. Çünkü terör örgütü hiçbir zaman benim Kürt vatandaşımın temsilcisi olamaz. El ele verip ‘Evet etnik kimliğim Kürt’tür, Laz’dır, Çerkez’dir, Gürcü’dür vesaire’ der ama ‘Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım’, anayasadaki vatandaşlık olarak her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının tanımı vardır. Nedir o? Türk’tür.’’ TÜRKİYEM PLATFORMU BAŞKANI CLAUDIA ROTH HÂKİM VE SAVCI OLURU İSTENDİ ‘AB’nin dayatmaları terörü azdırıyor’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Türkiyem Topluluğu Sözcüsü Mustafa Özbek, peş peşe verilen şehitlerin sorumlusunun AKP hükümeti olduğunu belirterek ‘‘Sıfır terör ile aldıkları ülkeyi 3 yıl içerisinde kan gölüne çevirmişlerdir. Çünkü bu iktidar terörün önlenmesi için güvenlik kuvvetlerinin istediği hiçbir yasayı çıkarmayarak terörle canı ve kanı pahasına mücadele eden güvenlik kuvvetlerinin elini kolunu bağlamıştır’’ dedi. Özbek, Türkiyem Platformu’nun ‘‘sağ’’ ya da ‘‘sol’’ olarak sınıflandırılamayacağını vurgularken ‘‘Biz dipten gelen dalgayız’’ değerlendirmesini yaptı. Türkiyem Topluluğu Sözcüsü Özbek, dün düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. IMF odaklı politikalar nedeniyle Türk ekonomisi ve sanayiinin hızla çöktüğüne dikkat çeken Özbek, borçlanmanın da hızla arttığını söyledi. Özbek, Türkiye’nin 80 yıllık süreçte toplam 231 milyon dolar borçlandığını belirtirken AKP’nin ise sadece 3 yılda Türkiye’yi ‘‘117 milyar dolar’’ daha borç altına soktuğuna dikkat çekti. Özbek, ‘‘Bu politikalarda ısrar yeni bir finans krizini davet edecektir’’ dedi. PKK’ye silah bırakma çağrısı DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) Alman Yeşiller Partisi Genel Başkanı Claudia Roth, Diyarbakır’da PKK’ye silah bırakma çağrısı yaptı. Roth, operasyonlar sırasında Alman tanklarının kullanılıp kullanılmadığını da soruşturacağını söyledi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile makamında görüşen Claudia Roth, son dönemde bölgede yaşanan olayların kaygı verici olduğunu ifade etti. Roth, Türkiye’nin AB süreciyle ilgili olarak da şunları söyledi: ‘‘Türkiye’nin AB’ye entegrasyonunun, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve gelişmesi yolunda önemli bir temel olduğunu düşünüyorum. AB nezdinde Kürt sorunu ve demokratikleşme pek çok defa tartışıldı. Çok net ifade etmek istiyorum ki silahların susması gerekiyor. Çünkü AB üyesi ülkeler arasında Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkanlar bunu kullanıyor. Kürt kimliği ve dilinin ve Kürt sorununun tanınması önemli. Kürt bölgesinin yeniden inşa edilmesi ve şiddetin durdurularak geleceğe yönelik perspektifler geliştirilmesi önemli.’’ Emniyet: Gözaltı süresi uzatılsın ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan, gözaltı süresinin uzatılmasını istediklerini söyledi. Haftalık bilgilendirme toplantısında, yasadışı göç ve göçmen kaçakçılığı konusunda bilgi veren Çalışkan, Türkiye’nin, doksanlı yıllardan itibaren topraklarından Batı Avrupa’ya yönelen, özellikle Afganistan, Irak, Pakistan, İran ve Bangladeş kaynaklı yasadışı göç hareketlerine maruz kaldığını bildirdi. Çalışkan, bu yıl içerisinde yapılan çalışmalarda çeşitli uyruklardan toplam 4 bin 23 yasadışı göçmen yakalandığını bildirdi. Terörle Mücadele Yasası’nda gözaltı süresinin arttırılmadığını anımsatan bir gazetecinin sorusu üzerine de Çalışkan, gözaltı süresinin anayasada 4 gün olarak belirlendiğini, bu sürenin arttırılmasının anayasa değişikliği ile mümkün olabileceğini kaydetti. Çalışkan, ‘‘Organize ve terör suçlarında gözaltı süresinin savcı ve hâkimin talebiyle arttırılmasını istiyoruz ancak bu anayasa değişikliği ile mümkün olabilir’’ diye konuştu. hikmet.cetinkaya࠽cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212/ 343 72 69 CUMHURİYET 05 CMYK
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog