Bugünden 1930'a 5,500,162 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 13 NİSAN 2006 PERŞEMBE 8 TÜRKİYE İstanbul Edirne Kocaeli Çanakkale İzmir Manisa Aydın Denizli Zonguldak Açık İstanbul HABERLERİN DEVAMI B B B B B B PB Y B 18 19 22 16 20 20 21 20 18 Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sıvas Antalya B B PB PB B B PB B PB 16 19 19 19 23 21 21 20 20 Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars PB PB PB PB PB PB PB Y Y 25 22 22 26 21 22 19 15 16 Trabzon Ankara İzmir Hakkari Antalya Adana Ş.Urfa Erzurum Yurdun güney ve doğu kesimleri çok bulutlu, Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun Kuzeyi ile gece Denizli ve Muğla çevreleri sağanak yağışlı diğer yerler parçalı ve az bulutlu geçecek. Hava sıcaklığı yurdun kuzeybatı kesimlerinde biraz azalacak, diğer yerlerde biraz artacak. Çok bulutlu DIŞ MERKEZLER Oslo Y 6 Helsinki K 4 Stockholm Y 8 Londra Y 16 Amsterdam Y 12 Brüksel PB 11 Paris PB 15 Bonn Y 12 Münih Y 10 Yağmurlu Stockholm Berlin Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Zürih Y Y PB Y PB Y Y Y Y 14 15 23 13 9 15 20 19 14 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Baku Bişkek Tiflis Kahire Şam Karlı Y PB PB PB Y PB Y PB B 10 24 18 26 30 18 19 33 30 Londra Berlin Moskova Belgrad Madrid Ankara Taşkent Tahran Kahire Sulu kar Gök gürültülü Parçalı bulutlu Sisli Bulutlu GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada ‘‘Bence onu (RTE’yi) devirmeye çalışmak, delikten aşağı koymak (akıtmak) yerine onu kullanın.’’ RTE, önce Zapsu’yu, sonra çok derin bildiği İngilizcesiyle toplantıyı kaydeden teybi dinliyor ve karar veriyor: ‘‘Sözler hatalı çevrilmiş!’’ Olay AKP için kapanmış oluyor. Hayır, olay kapanmıyor. Kapanacak gibi de değil. AKP’deki basını izleyen büro iki gün önce Milliyet’in Washington muhabiri Yasemin Çongar’ın yazdıklarını dikkatle okumuş olsaydı; Çongar’ın Zapsu’nun katıldığı, konuştuğu toplantıyı teybe kaydettiğini görmüş olacak ve gerçeği saklamaya çalışmayacaklardı. ૽૽૽ Şu hale bakınız: Hürriyet’te ‘‘Hesap sordu’’ başlığı altında yayımlanan uzun bir haberde Zapsu’nun sözlerinin basına hatalı (çarpıtılarak) yansıdığı sonucuna varıldığı yazılıyor. Milliyet’te ise yayımlanan ‘‘Zapsu’nun teyp deşifresi’’ RTE’nin ve çevresinin; danışmanın o toplantıdaki sözlerinin basına çeviri hatasıyla yanlış biçimde yansıtıldığı savlarını bütünüyle yalanlıyor. Zapsu, ‘‘kullanma’’ sözcüğüne konuşmasında yer vermeye o denli hevesli ki; önce sömürmek, istismar etmek anlamındaki ‘‘ekploit’’ sözcüğüne yer veriyor; sonra sözcüğü ‘‘kullanma’’ ile değiştiriyor. Bu davranışıyla RTE ve danışmanı Zapsu, Baykal’ın dediği gibi ‘‘Irak’ta Türk askerlerinin başına giydirilen çuvaldan daha ağır bir çuvalı Türk milletine giydirdiklerinin, Başbakan Türkiye’yi pazarlamaya çalışırken danışmanının Başbakan’ı ABD’ye pazarladığının’’ farkında bile değiller. Daha da önemli olan sonuç; TC Başbakanı’nın, danışmanı tarafından ABD’nin kullanımına sunulmasına ses çıkarmayışı, sineye çekişi, sindirmesi... ૽૽૽ Dikkat çekici bir başka gelişme: CHP lideri Deniz Baykal’ın grup konuşmasında hem hükümete, hem de Genelkurmay Başkanı Org. Özkök’e yönelttiği eleştiri medyada yer almadı. Oysa Baykal, askerin aylarca önce terör konusunda yapılmasını zorunlu gördüğü ‘‘isteklerin’’ hiçbirinin yerine getirilmediğine işaret ettikten sonra; bir Genelkurmay Başkanı’na düşen görevi anımsattı: ‘‘İşinin gereğini yapmalıdır’’ dedi. Org. Özkök’ten beklenenleri yerine getirmediğini şu cümleyle ortaya koydu: ‘‘Bu (önlemler) engelleniyorsa, bunu engelleyen varsa, onu açıkça söylemelidir.’’ Açalım bu cümledeki hedefleri: Engellenen nedir? Askerin geçen yıl terörle mücadelede gereksindiği ve önerdiği önlemler yaklaşık bir yıldır yerine getirilemiyor. Kim engelliyor? Hükümet! İstekleri bir yazıda da yineleyen Genelkurmay Başkanı Org. Özkök, doğrudan hükümete yönelecek bir açıklamayla ‘‘ne istediklerini ve bunların niye karşılanmadığını’’ söylemiyor, sormuyor. Baykal’ın sözlerinden çıkarak denilebilir ki; ‘‘Başbakan’ın, hükümetin ‘sumenaltı edilen’ bu talepleri savsaklamalarına fırsat veriliyor’’. Baykal da ‘‘Bu nedenle Genelkurmay Başkanı bunları çıksın açıkça söylesin’’ diyor. Son tahlilde bir soru akla geliyor: Org. Özkök, Baykal’ın çağrısına uyarak terör konusunda hükümetin (eleştiri anlamına gelecek) davranışlarını açıklar mı? Soruyu şöyle yanıtlamak olanaklı: Ağustosta emekli olduktan sonra AKP iktidarının hakkında iyi şeyler düşündüğü rivayet olunan ve hükümetle ilişkileri ‘‘şiir gibi’’ diye tanımlayan Org. Özkök, gün sayıyor. ‘Açgözlü bir adam’ Bakan Pepe, Tuzla’da bulunan zehirli atık dolu varillerin sahibinin Türkiye’deki ciddi sanayicilerden biri olduğunu açıklarken cezaların yetersizliğinden yakındı İstanbul Haber Servisi Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, Tuzla’da toprağa gömülü olarak bulunan kanserojen atık dolu varillerin sahibinin ‘‘açgözlü’’ bir sanayici olduğunu söyledi. Pepe, adını açıklamadığı sanayici için, ‘‘50 bin, 100 bin dolar vermemek için 50 bin, 100 bin kişinin, koskoca bir metropolün zehirlenmesini göze alacak kadar paragöz bir adam’’ nitelemesinde bulundu. ‘‘İstanbul Tıbbi Atık Sempozyumu’’nda konuşan Pepe, İstanbul’da bir sitenin kanalizasyonunun, büyükşehirin içme suyunun kullanıldığı bir göle aktığını ancak cezaların ‘‘sadaka’’ düzeyinde kaldığını anlattı. Türkiye’de, 750 bin ton tehlikeli atık çıkan bir bölgeden sadece 35 bin tonunun bertaraf edilebildiğini, gerisinin ise Tuzla örneğinde olduğu gibi gömüldüğünü açıkladı. Bakan Osman Pepe, Tuzla’da toprağa gömülü bulunan varillerin Gebze’de faaliyet gösteren ‘‘Unifar’’ adlı şirkete ait olduğuna ilişkin iddiaların sorulması üzerine şunları söyledi: ‘‘Kocaeli’ndeki yerel gazete yazdı. Ben o gazetenin genel yayın yönetmeni ile görüştüm. Ellerinde bu konuyla ilgili birtakım belge ve bilgilerin olduğunu söyledi. Bu konu ile ilgili bize ulaşan bazı şeyler vardı. Bu ve benzer bazı firmalar ve şirketlerle alakalı birtakım şeyler vardı. Biz bu konuyla alakalı gerekli suç duyurusunu yaptırdık.’’ Tuzla’daki varillerin sahibine ilişkin açıklamalarda bulunan Pepe, şunları söyledi: ‘‘Tuzla’daki variller bir ciddi fabrikanın sahibi,Türkiye’deki ciddi sanayicilerden birisinin... 50 bin, 100 bin dolar vermemek için 50 bin, 100 bin kişinin, koskoca bir metropolün zehirlenmesini göze alacak kadar paragöz bir adam, açgözlü bir adam...’’ Sanayicinin adının ortaya çıkacağını söyleyen Pepe, İstanbul İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün valilik aracılığıyla daha önce Tuzla Kaymakamlığı’na yazdığı yazılar bulunduğunu, bu yazılarda, ‘‘bazı fabrikaların ÇED sürecini tamamlamadan üretime devam ettiklerini ve bunların ÇED süreçlerini tamamlamaları için gerekli uyarıları yapmalarını, gerekirse faaliyetten men edilmelerini’’ istediğini anlattı. Pepe, bunlarla ilgili gerekli işlemin yapılmadığını belirtti. Pepe’nin önlem almadığı için suçu yerel yöneticilerin üzerine atması, “Bakan suçlamalarla sorumluluktan kaçıyor” yorumlarına neden oldu. GÜNDEM Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada MUSTAFA BALBAY Unifar: Bize ait değil Unifar şirketi yaptığı açıklamada, söz konusu varillerin kendilerine ait olmadığını bildirdi. ‘‘Özellikle kendisinden bu tür ithamları hiç beklemediğimiz bazı resmi makamlardan şirketimizle ilgili imaların sürdüğünü üzüntüyle gözlemledik’’ denilen açıklamada, varillerde bulunan kanserojen fenol ve türevlerinin firma tarafından hiçbir şekilde kullanılmadığı belirtildi. SANTRAL YAPILACAK Nükleerin adresi Sinop oldu ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Türkiye’nin ilk nükleer santralı, Sinop’ta kurulacak. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Okay Çakıroğlu, ‘‘nükleer santral konusunda 8 yer önerdiklerini, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu yerler içinde bulunan Sinop’u ilan ettiğini’’ söyledi. TBMM KİT Komisyonu’nda konuşanÇakıroğlu, nükleer santralın nereye yapılacağı konusunda detaylı teknik incelemelerde bulunduklarını anlatarak deniz suyu sıcaklığından, iklim, rüzgâr ve havanın durgunluğuna kadar 43 kritere göre 8 yer belirlediklerini ifade etti. Belirlenen yerlerin Başbakan Erdoğan’a arz edildiğini, Başbakan’ın ise bunlar içerisinde bulunan Sinop’u ilan ettiğini bildiren Çakıroğlu, nükleer santral yapılacak yerde bir teknoloji merkezinin kurulmasının öngörüldüğünü, Sinop’un bunun için uygun olacağını vurguladı. CHP’li Emin Koç’un nereleri önerdiklerini sorması üzerine Çakıroğlu, Eskişehir’deki Sarıyer Barajı’nın kenarındaki göl alanını, Konya’da birkaç yer, Trakya’da da Kırklareli’nde bir yer önerildiğini belirtti. Gerekli tedbirleri aldıklarını anlatan Çakıroğlu, nükleer enerji konusunda 10 yıllık program hazırladıklarını bildirdi. Çakıroğlu, Türkiye’nin 9 bin ton civarında uranyum rezervi bulunduğunu, uranyum madeni arama çalışmalarının da devam belirtti. Anadolu Aydınlanması Bursa’da Gazetemizin ‘‘Anadolu Aydınlanması’’ etkinlikleri bu kez Bursa’da düzenlendi. Önceki gün Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nde düzenlenen toplantıda, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran’ın ardından söz alan Gazetemiz İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk, Türkiye’nin zorlu bir süreçten geçtiğini ve bu noktada zamanın çözüm üretme zamanı olduğunu vurguladı. Türkiye’nin büyük bir tuzak içinde olduğunu, bundan kurtulmak için Milli Mücadele ruhunun yeniden hareketlenmesi gerektiğini ifade eden Selçuk, ‘‘İnançlara kendini İslamcı olarak tanımlayanlardan daha saygılıyız. Ancak biz dine saygı olarak tüm dinlere saygıyı algılıyoruz. Bir ülke laik olmadan demokratik olamaz’’ diye konuştu. litikaların da somut bir sonucuydu. Önce geçen hafta, 4 Nisan Salı günü TBMM’de yapılan terör oturumuna değinelim. İdeali şuydu: Terörle mücadele gibi çok önemli, ulusal bir konuda tüm partilerin bir araya gelmesi ve ortak bir metin oluşturup Türk halkına duyurması! Eğer bu yapılabilseydi, terörle yüz yüze bulunan güvenlik güçlerimizden toplumun en kıyıdaki kesimlerine kadar herkese olumlu bir mesaj verilmiş olurdu. Bunun yerine hükümetin muhalefetle atışmasını izledik. Atışma, hafta boyunca da devam etti, ediyor. Terörle mücadele konusunda tüm dünyayı ortak harekete çağıran Başbakan’a sormazlar mı: Siz daha kendi Meclisinizle ortak hareket etmekten acizsiniz, dünyayla nasıl ortak mücadele platformu yaratacaksınız? ૽૽૽ AKP’nin öteki partilerle kuramadığı diyaloğun yankıları sürerken bir de baktık ki, Erdoğan kendi milletvekilleriyle bile ortak nokta bulmakta zorlanıyor! Başbakan’ın önceki gün AKP’nin sadece Güneydoğu illerinden seçilmiş milletvekilleriyle toplantı yapması, öncelikle şekil olarak yanlıştı. Demek ki terörle mücadelede özel olarak ikna edilmesi gereken bir kesim vardı! Zaten toplantının içeriğine bakıldığında bunun doğru olduğu çok açık biçimde ortaya çıktı. Milletvekillerinin basına da yansıyan iki sorusu vardı: 1 Operasyonlar ne zaman duracak? 2 Genel af çıkacak mı? Bu istemler, terör örgütünün propaganda malzemesi olarak kullandığı temel konular. Bir şeyi terör örgütü istiyor diye, milletvekilleri isteyemez mi? Elbette isteyebilir. Ancak, bunun bir amaca dayalı ve topluma anlatılabilir olması gerekli. AKP’li 70 milletvekilinin duruşuna bakılırsa şöyle bir saptama da öne çıkıyor: Terörle Mücadele Yasası (TMY) Meclis’e geldiğinde muhalefetin değil, AKP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedilebilir! ૽૽૽ Bu noktaya nasıl geldik? Sorunun yanıtını öncelikle Erdoğan’ın vermesi gerekiyor! Terörle mücadelede iki temel taraf vardır: 1 Terör örgütünün gücü, hedefi, kullandığı malzemeler. 2 Terörle mücadele etme iradesi ve gücü. Önceki gün Meclis’te yaşananlarla birlikte insanın aklına şöyle bir soru geliyor: Acaba AKP’de ciddi bir kanadın terörle mücadele iradesi yok mu? Bu kanat konuya başka bir açıdan mı bakıyor? AKP’de başka bir kanadın da yukarıda aktardığımız eğilimlere karşı tepkili olduğunu biliyoruz! Erdoğan’ın ve çevresinin terörle mücadeledeki dağınık tutumu sanırım şöyle bir işe yarayacak: Türkiye’yi birleştirecek! Giderek toplumun birbirinden çok farklı düşünen kesimleri şu görüşte birleşmeye başladı: Böyle gitmez... Erdoğan’ın politikaları Türkiye’yi iyi yere götürmüyor! Bu düşüncede daha güçlü birleşilirse, olumlu bir adımın ilk hamlesi atılmış olur! ankcum࠽cumhuriyet.com.tr İlçe belediyesi ve TTB’nin ortak araştırması sonuçlandı: 150 haneli köy yandı Ⅵ BURSA (Cumhuriyet) Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı 150 haneli Karaköy’de bir samanlıkta çıkan yangın şiddetli rüzgârın etkisiyle büyüyerek 150 haneli köyün büyük bölümünü sardı. Yangın sonucu 100’e yakın ev kullanılamaz hale gelirken çok sayıda hayvan telef oldu. Köylüler geceyi Kızılay’ın gönderdiği çadırlarda geçirdi. Hopa’da kanser arttı İstanbul Haber Servisi Türk Tabipleri Birliği ve Hopa Belediyesi’nin yaptığı ‘‘Çernobil Faciası Sonrası Türkiye’de Kanser’’ konulu araştırmanın sonuçları açıklandı. Hopa’da 7 bin 831 kişiyle yapılan anket çalışmasının sonuçları hakkında bilgi veren Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kayıhan Pala, ‘‘Tanısı doğrulanmış kanser vakalarının sayısının 49, tanıları doğrulanmamış vakaların 27, toplam 76 kişinin kanser olduğu ortaya çıktı” dedi. Pala, son üç yılda yaşamını yitiren 96 kişiden 46’sının, yani yüzde 47.9’unun ölüm nedeninin kanser olduğunu ifade etti. TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri Orhan Odabaşı, ‘‘Çernobil faciasının olduğu günden bugüne kadar bunun sonuçlarını görüyoruz. Peki bunun hesabını kim verdi?’’ dedi. Çernobil faciasında bir çay fabrikasının müdürlüğünü yapan ziraat mühendisi Yaşar Berkay, facianın ardından ellerindeki çayların üçte ikisinin Marmara Bölgesi’ne gönderildiğine dikkat çekerek ‘‘Fabrikada çalışan birçok insanın kanser olduğunu biliyorum’’ diye konuştu. Ülkücüler kafe bastı Ⅵ İstanbul Haber Servisi Beyoğlu’ndaki Kafka adlı kafenin, ülkücü olduğu ileri sürülen kişiler tarafından basıldığı bildirildi. Bir görgü tanığı, özellikle Ermeni yurttaşların gittiği kafede MHP gençlik dergisini satmak isteyen 4 kişinin kafedeki müşterileri rahatsız ettiğini, masaları dağıtarak kaçtıklarını anlattı. Kafede inceleme yapan polis tutanak tuttu. Yayladereliler kenetlendi Bingöl’ün Yayladere ilçesinde yapılan Sülbus Festivali yararına İstanbul’daki 17 derneğin düzenlediği geceye yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Yayladere Belediye Başkanı Haşim Akyürek, ‘‘Festival, 2123 Temmuz tarihleri arasında yapılacak. Bu birlikteliği yine göstermenizi istiyorum’’ dedi. Yayladere Dernek Başkanı Mehmet Eran ise festivale geniş bir katılım olacağını söyledi. Sabahat Akkiraz’ın türküleriyle katıldığı gecenin sonunda Bingöl Haberci 12 gazetesinin hazırladığı slayt gösterisi büyük beğeniyle izlendi. (NEVZAT DİNDAR) ‘Kurumlar güvenilirliğini yitirdi’ Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek’in sözcülüğünü yaptığı Türkiyem Topluluğu, üst düzey sorumlular tarafından yapılan ‘‘Egemenliğimizi paylaşmak zorundayız’’açıklamasının, teslimiyet zihniyetini çağrıştırdığını ve manda anlayışı ile örtüştüğünü kaydetti. Topluluktan yapılan açıklamada, devletteki bütün kurumların yurttaşların gözünde güvenilirliklerini yitirdiği, politikacıların demokratik katılım sözünü yerine getirmedikleri belirtildi. İDDİANAME TAMAMLANDI 2010’A KADAR BİTİRİLECEK Papaz cinayetine ağır hapis istemi TRABZON (Cumhuriyet) Trabzon’da katolik kilisesi papazı Andrea Santaro’yu öldürmekle suçlanan 16 yaşındaki sanık O.A. hakkında ağır hapis cezası istemiyle hakkında dava açıldı. Cinayetle ilgili iddianameyi hazırlayan Cumhuriyet Savcısı Fatih Genç, halen tutuklu olan cinayet zanlısı O.A. hakkında, ‘‘tasarlayarak adam öldürmek, ruhsatsız silah bulundurmak, genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak’’ suçlarından 26 yıl 8 ay ağır hapis cezası istedi. Trabzon’da Santa Maria Kilisesi rahibi Andrea Santaro, 5 Şubat 2006’da kilisede uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmüştü. Güvenlik güçlerinin çalışması sonucu O.A. (16), cinayet zanlısı olarak 7 Şubat’ta kent merkezinde yakalanmış, 9 Şubat’ta çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. O. A’nın babasına ait işyerinde yapılan aramada ele geçirilen tabancanın yapılan balistik inceleme sonucunda cinayette kullanıldığı belirlenmişti. Başkomiser Gökalp yaşamını yitirdi. Erdoğan’ın Galataport ısrarı Adliyedeki tartışma ölümle sonuçlandı İstanbul Haber Servisi DHKP/C liderlerinden Ercan Kartal’ın Sabancı suikastı talimatını verdiği iddiasıyla yargılanmasına devam edildi. Bu sırada Kartal’a destek için bekleyen gruptan Kemal Delen slogan atmaya başladı. Kartal’ın avukatı Naciye Demir, gözaltına alınan Delen’in dövüldüğü gerekçesiyle Adliye Karakol Amiri Başkomiser İsmail Hakkı Gökalp ile tartışmaya başladı. Avukatların araya girmesi sonucu tartışma sona erdi. 10 dakika sonra fenalaşan Gökalp, kaldırıldığı hastanede yüksek tansiyona bağlı beyin kanamasından öldü. İstanbul Haber Servisi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Galataport Projesi’nin 2010 yılına kadar tamamlanacağını açıkladı. İstanbul’un ‘‘2010 Avrupa Kültür Başkenti’’ olmaya aday gösterilmesine ilişkin Conrad Otel’de basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, İstanbul’u çirkinleştiren, tarihi değerlerini ve kültür varlıklarını yok eden unsurların bulunduğunu belirterek bunların ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti. Perşembe Pazarı’nın çevresinde ne tür zenginliklerin olduğunu kimsenin bilmediğini söyleyen Erdoğan, ‘‘Bunlar açığa çıktığı zaman Perşembe Pazarı çok daha farklı yapıya ve zenginliğe kavuşacaktır’’ dedi. Bu tarihi eserlerin ortaya çıkması için Galaport Projesi’nin bitirilmesi gerektiğini savunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bugüne dek yaklaşık 5 bin yıkım gerçekleştirdiğini, ancak bunları yeterli bulmadığını belirtti. BAŞSAĞLIĞI Baromuzun 16561 sicil sayısında kayıtlı AVUKAT 14 yaşında arkadaşını vurdu Ⅵ DÜZCE (AA) Düzce’nin Kaynaşlı ilçesinde ilköğretim okulu öğrencisi Ö. K. (14), babasının ruhsatsız tabancasını alarak ava gittiği arkadaşı O.A’yı (14) öldürdü. Tabancanın yanlışlıkla ateş aldığı bildirilirken Ö.K. ve babası Z.K. gözaltına alındı. Ö.K’nin, ifadesinde evden aldığı silahı kurusıkı tabanca olarak bildiğini ve arkadaşının ölümünden büyük üzüntü duyduğunu söylediği öğrenildi. HÜDAYİ BERBER 11.04.2006 tarihinde vefat etmiştir. Cenazesi 12.04.2006 Çarşamba günü kaldırılan aziz meslektaşımıza Tanrı’dan rahmet, kederli ailesine ve meslektaşlarımıza başsağlığı dileriz. İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI Başkan sahte paradan tutuklandı Ⅵ BOLU (AA) Bolu Dağı’nda bir benzin istasyonuna sahte para verdiği iddiasıyla gözaltına alınan Erzurum’un Köprüköy İlçesi Belediye Başkanı Cahit Karasu tutuklandı. Gözaltına alınan Karasu’nun şoförü D.A. ve sekreteri N.Ç. serbest bırakıldı. Prof. Dr. Kayalı yaşamını yitirdi Ⅵ İSTANBUL (AA) İstanbul Üniversitesi (İÜ) emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Halit Kayalı, dün yaşamını yitirdi. İÜ’den yapılan yazılı açıklamada, Kayalı’nın cenazesinin, yarın Prof. Dr. Cem’i Demiroğlu Oditoryumu’nda düzenlenecek tören ve Fatih Camii’nde öğleyin kılınacak namazın ardından Edirnekapı Mezarlığı’nda toprağa verileceği belirtildi. CUMHURİYET 08 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog