Bugünden 1930'a 5,499,529 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 12 NİSAN 2006 ÇARŞAMBA 8 TÜRKİYE İstanbul Edirne Kocaeli Çanakkale İzmir Manisa Aydın Denizli Zonguldak Açık İstanbul HABERLERİN DEVAMI Y Y Y Y Y Y PB PB Y 21 19 24 19 22 23 24 24 23 Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sıvas Antalya PB PB PB PB B Y B PB B 19 24 18 19 25 23 23 21 24 Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars B B B B B B PB PB Y 23 22 22 27 22 21 16 16 16 Trabzon Ankara İzmir Hakkari Antalya Adana Ş.Urfa Erzurum Yurdun batı ve doğu kesimleri parçalı çok bulutlu, Marmara, Kuzey Ege, Batı Karadeniz’in batısı, Erzurum, Kars, Ardahan, Bingöl, Muş ve Artvin çevreleri ile akşam saatlerinden sonra Ankara, Çankırı, Eskişehir ve Kastamonu çevreleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerler az bulutlu ve açık geçecek. Çok bulutlu DIŞ MERKEZLER Oslo Helsinki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn Münih K K Y Y Y Y Y Y Y 3 2 9 14 10 10 13 10 10 Yağmurlu Stockholm Berlin Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Zürih Y PB PB PB Y Y PB PB Y 10 14 23 11 12 11 18 21 9 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Baku Bişkek Tiflis Kahire Şam Karlı Y B B PB PB PB B PB PB 7 25 13 24 28 15 7 28 26 Londra Berlin Moskova Belgrad Madrid Ankara Taşkent Tahran Kahire Sulu kar Gök gürültülü Parçalı bulutlu Sisli Bulutlu GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada darda olduğu günlerden farklı olmadığını saptıyor. Bir yanda ‘‘katil sürüsüne’’ en güzel yanıtı sergileyen manşetler. Başkentte şehit yarbayın Kocatepe Camisi’ndeki binlerce subayın ve halkın katıldığı cenaze töreni. Öte yanda Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’ün demeci. Orgeneral Özkök, Güneydoğu’nun Yüksekova’sında askere konuştu. Ulusa seslendi. Ama ağustosta görevi KK Komutanı Org. Yaşar Büyükanıt’a devrediyor. Laiklik ve Cumhuriyet karşıtı adımların giderek arttığı yaklaşık son 4 yıldır beklenen konuşmayı giderayak yaptı: ‘‘Türk askerindeki birlik, beraberlik, vazifeye bağlılık ve fedakârlık devam ettiği sürece vatanı hiç kimse bölemeyecek, rejimi kimse değiştiremeyecek. Türk ulusu müsterih olmalıdır’’ dedi. Fakat Org. Özkök, bu konuşmada acaba neden; Türk askerindeki birlik, beraberlik, vazifeye bağlılık ve fedakârlığın ‘‘devam ettiği sürece’’ ülkenin bölünemeyeceğini, rejimin değiştirilemeyeceğini vurgulama gereğini duydu? Türk askerinde bugün var olan birliğin, beraberliğin, vazifeye bağlılığın ve fedakârlığın yarın sürmeyeceği gibi bir kuşku mu taşıyor Org. Özkök? ૽૽૽ Asker Güneydoğu’da bölücülüğün asla başarılı olamayacağını, rejimin asla değiştirilemeyeceğini Ankara’daki ‘‘birilerine’’ lisanı münasiple duyururken; başkentte Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç, Kutlu Doğum Haftası’nda Başbakan’ına ‘‘kendilerine görüşmemek üzere ambargo koyduğu Demokratik Toplum Partisi’ne’’ bir gül göndermesini öneriyor. Millet Meclisi Başkanı; Baykal’ın ifadesiyle PKK’nin uzantısı olan ve o doğrultuda hareket eden, ülkeyi bölmeyi temel hedef yapan partiyi kabul etmeye zorluyor Başbakan’ı. Doğu’da ülkenin bölünemeyeceği, rejimi kimsenin değiştiremeyeceği kesin bir dille söylenirken; başkentte üstelik Millet Meclisi Başkanı, bölücü örgütün maşası durumunda olan, PKK’nin terör örgütü olduğunu söylemeyen bölücü örgütün siyasal maşası durumundaki bir partiye çiçek atıyor. Bu olay AKP iktidarını yansıtıyor. ૽૽૽ Millet Meclisi Başkanı, Kutlu Doğum Haftası’ndaki konuşmasında ‘‘Peygamber sevgisi hepimizi kuşatmıştır. İhtiraslarımızı, kırgınlıklarımızı, kavgalarımızı Resulullah aşkına bir yana bırakalım’’ dedi. Meclis Başkanı ihtiraslarımızı, kırgınlıklarımızı, kavgalarımızı bir yana bırakalım diye içimize seslenen sözlerine bir ek yaparak Müslüman PKK’liyi İslam adına silahı bırakmaya neden davet etmiyor? Birinci Dünya Savaşı’nda Almanların isteği üzerine dünya Müslümanlarını cihada çağıran Padişah’ın girişimi işe yaramamış, İslam dünyası kılını bile kıpırdatmadığı gibi, Müslüman Arap, ‘‘kâfir’’ İngilizlerle Halife’nin Müslüman ordusunu arkadan vurmuştu. İslamın bu konuda işe yarayacağı bilinciyle harekete geçmesini acaba bu tarihsel gerçek mi engelliyor? Evet neden Bay Arınç, İslam dinine bağlı olanları dağdan inmeye, Müslümanın Müslümanı vurmamasına İslam adına neden davet etmiyor? İşte çözüm. Daveti ve sonuçlarını bekliyoruz. Müslümanın Müslümanı vurmasını önleyin gayrı! ‘Terör bölgeyi vuruyor’ Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada Şemdinli raporu taslağı lerin toplumun tamamı için giderek daha fazla iyileştiği ve bölgede geçmişteki terör nedeniyle yaşanan ekonomik, sosyal sorunların giderilmesine dönük projelerin uygulandığı bir döneme denk getirildiğine dikkat çekti. Emek Platformu da olaylara tepki gösterdi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler, Türkİş Başkanı Salih Kılıç, KamuSen Başkanı Bircan Akyıldız, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Bendevi Palandöken, DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı Şükrü Koçoğlu ve Hakİş Başkanı Salim Uslu dün bir araya gelerek son günlerde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana gelen olaylarla ilgili görüş alışverişinde bulundular. Toplantının sonunda TürkiyeAB KİK Eşbaşkanı ve DİSK Başkanı Çelebi, TürkiyeAB KİK adına ortak bir açıklama yaptı. TürkiyeAB KİK toplantı sında, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan terör olaylarının ele alındığını belirten Çelebi, bu konuda kamuoyu ile paylaşmaya karar verdikleri bazı görüşlerin ortaya çıktığını bildirdi. Önce işsizlik çözülmeli Bölge halkının yeniden, terör olaylarının kurbanları haline getirilmekte olduğunu kaydeden Çelebi şunları söyledi: ‘‘Çiftçinin, esnafın, işçinin, işverenin, memurun, sanayici ve tüccarın temsilcileri olarak Türk halkımıza çağrımız şudur: Ortak değerlerimize sımsıkı sarılarak terör olaylarının tekrar ülkemiz gündemini işgal etmesine özellikle bölge halkının çektiği ekonomik sıkıntıları dayanılmaz boyutlara getirmesine izin vermemeliyiz. Yanlış politikaların ve dolayısıyla gelişmemişliğin bir sonucu olan işsizliğin, tüm ülkemizin olduğu gibi, Güneydoğu Anadolu Bölgemizin de en önemli sorunlarından biri olduğunu göz önünde tutarak hızlı bir büyüme stratejisi çerçevesinde istihdamın üzerindeki yükler azaltılmalı, yatırımları özendirecek ve istihdamı arttıracak önlemlere destek sağlanmalıdır. Cumhuriyetimizin temel ilkesi üniter yapımıza sahip çıkılarak, temel hak ve özgürlüklerin ve kültürel hakların geliştirilmesi ve kullanılması sürecine katkı sağlayacağı göz önünde tutularak hukukun üstünlüğünü engelleyecek eylem ve davranışlardan kaçınılmalıdır.’’ Bir gazetecinin ‘‘hukukun üstünlüğü’’ ifadesi ile neyi vurgulamak istediklerine yönelik sorusu üzerine Çelebi, terör, şiddet, can ve mala yönelik olayların hukuk ile tanımlanamayacağını, herkesin hukuk içinde düşüncelerini özgürce söyleyebileceğini ancak düşüncelerini zorla ortaya koyamayacağını kaydetti. Çağrının aynı zamanda iktidara yönelik olup olmadığına ilişkin soru üzerine Çelebi, ‘‘Bu ülkenin yönetiminde bulunanlar da dahil olmak üzere bu çağrı tüm Türkiye’ye yöneliktir. 40 milyon insanı temsil eden örgütler olarak böyle bir çağrıyı birlikte yapıyoruz’’ dedi. Emek Platformu Başkanlar Ku rulu’nca da yayımlanan bildiride, platformun dün, son günlerde yaşanan terör ve gerilime ilişkin gelişmeleri değerlendirmek üzere toplantı yaptığı belirtildi. Şiddet olaylarından barış ve birlikte yaşama ortamı ve isteğinin zarar gördüğü vurgulanan bildiride, şiddet ve şiddetin yarattığı gerilimin toplumu sarstığı, toplumda öfke ve nefret duygularını yaygınlaştırdığı ve linç girişimlerinin tırmanmasına neden olduğu ifade edildi. ‘At izi it izine karışmış’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Şemdinli’de Umut Kitabevi’nin bombalanması olayının ardından kurulan TBMM Şemdinli Araştırma Komisyonu, ‘‘jandarma ve devletin diğer güvenlik birimleri içinde illegal varlığa’’ erişemedi. Komisyonun taslak raporunda, incelenen olayları devletin meşru bir kurumunun işlediğine ilişkin bir bulguya rastlanmadığı kaydedilerek ‘‘At izinin it izine karıştığı sezinlenmektedir. İzler takip edilememekte, nereye ulaştığı kestirilememektedir’’ görüşüne yer verildi. Şemdinli Komisyonu, çalışmalarının sonuna geldi. Taslak raporda, Umut Kitabevi’nin bombalanması olayının şüphelisi olan ve tutuklu bulunan bazı askeri personelin görevlendirilmelerinden yola çıkılarak bölgedeki kimi kuşkulu olayların da bu ya da buna benzer bir model içinde, bazı askeri mercilerle ilişkilendirerek açıklamaya kalkışmanın ‘‘hukuki fantezi olduğu’’ ifade edildi. Komisyonun Jandarma içinde yasadışı oluşuma ilişkin bulguya ulaşamadığı kaydedilen raporda şu görüşlere yer verildi: ‘‘Devlet içinde, terörle mücadelede hukuk dışı metotları rehber edinmiş, bu mücadeleyi ülkemizin AB hedefinden sapmasında kullanmak, bölgede suni gerginlik yaratmak, böylece olağandışı yönetimi empoze etmek isteyen odağın varlığına da rastlanmamıştır.’’ Ancak bölgede olayların boyutunun nereye uzandığının kestirilemediği vurgulanırken ‘‘Komisyonumuz tam kararlılıkla olayların tümünün PKK’nin yaptığını da teslim edememektedir. Ancak eylemlerin altından PKK’nin çıkması halinde de şaşkınlığa düşmeyecektir’’ denildi. Özgür zemin, özgür zihin ‘‘Emek Platformu, kimden gelirse gelsin ve hangi misyon adına olursa olsun terör ve şiddete karşıdır’’ denilen bildiride, şunlar kaydedildi: ‘‘Kitlelerin sindirilmesi için yaygınlaştırılan korkunun ve paranoyanın egemen olduğu çözümler yerine hukukun ve demokrasinin etkin olduğu sağlıklı çözümlere ihtiyaç vardır. Sadece silahların konuştuğu yerde sivil ve demokratik çözümler gündeme gelemez. Herkesin tartışmalara şiddetten uzak, özgür bir zeminde ve özgür bir zihinle katılması gerekmektedir.’’ AKP’de af tartışması Erdoğan: Terör ağzıyla konuşmayın EMİNE KAPLAN İSTANBUL KÜLTÜR BAŞKENTİ Başardık! Oldu! Ⅵ Baştarafı Arka Sayfada İstanbul’un seçilmesinde Büyük Jüri’nin kararını etkileyen tüm sunum ve hazırlıklarda ‘‘geleceğe yönelik tutku’’nun önemli bir rol oynadığını öğreniyorum. Ama belki daha da önemlisi ve tüm jüri üyelerinin üzerinde durduğu nokta şu: İstanbul’un seçilmesi için sivil inisiyatifin sonsuz istekliliği, çabası ve çok başarılı bir sınav vermesi! Bu yolda sivil toplum kuruluşlarının azminin devlet kurumlarının önüne geçtiği ve bu açıdan da örnek oluşturduğu vurgulanıyor. Anımsayacaksınız, başta İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşu kolları sıvamış, sayısız sanat ve bilim insanları, akademisyenler, İstanbul’un adaylığı için ön çalışmaları başlatmıştı. Bakanlıklar ve yerel yönetimler de onların peşine katılmıştı. ANKARA Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bölgedeki terör olayları nedeniyle partisinin Doğu ve Güneydoğulu milletvekilleriyle yaptığı toplantıda, 2 milletvekili ‘‘genel af’’ önerisinde bulundu. Erdoğan, öneri sahipleri Bitlis Milletvekili Abdurrahim Aksoy ile Bingöl Milletvekili Mahfuz Güler’i ‘‘Terör ağzıyla konuşmayın’’ diye azarladı. Erdoğan, dün TBMM’de partisinin Doğu ve Güneydoğulu 70 kadar milletvekiliyle toplantı yaptı. Görüşme önerisinin milletvekillerinden geldiği öğrenilen toplantıya, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu da katıldı. 3 saat süren toplantıda, 23 vekil terörün çözümü ve bölgenin kalkınmasına yönelik önerilerde bulundu. Bitlis Milletvekili Aksoy ile Bingöl Milletvekili Güler’in, Pişmanlık Yasası’nın anlaşılmadığı ve genel affın düşünülebileceği yönündeki açıklamaları tartışmaya neden oldu. Barzani’yle ilişkiler yoğun Raporda, Hakkâri bölgesinde yapılan bazı düğünlerde Mesud Barzani adına takılar takıldığına dikkat çekilerek Barzani oluşumu ile Hakkâri bölgesinde bazı aşiret arasında akrabalık ve tarihsel bağlar ile kimi yöre insanına sağladığı olanaklar nedeniyle gittikçe artan yoğunlukta sosyal ve politik ilişkilerin geliştiği vurgulandı. Raporda, komisyona, Umut Kitabevi’nin sahibi Seferi Yılmaz’a gelen kargo paketi konusunda arama kararı olduğu yönünde mahkeme kararı bulunduğu yönünde açıklamalarda bulunan Şemdinli Emniyet Müdürü Tacettin Aslan’ın bu beyanının doğru olmadığı belirtilerek Aslan hakkında suç duyurusunda bulunulması istendi. Türk Görev Birliği’ne ziyaret Bosna Hersek’e yaptığı iki günlük resmi ziyaretini tamamlayan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, dün, Zenica’da 1994’ten beri çeşitli misyonlar altında görev yapan ‘‘Türk Görev Birliği’’ni ziyaret etti. Birlik Komutanı Kurmay Yarbay Süleyman Ertizman, tarafından karşılanan ve brifing alan Sezer, birlik revirini ziyaret etti ve burada tedavi gören yerel halktan insanlara geçmiş olsun dileğinde bulundu. Sünnet olan 2 çocuğa da altın hediye eden Cumhurbaşkanı, ardından askerlerle öğle yemeği yedi. Karargâhtan ayrılırken de birlikte görev yapan askerlerle anı fotoğrafı çektirdi. (Fotoğraf: AA) Tutuklu astsubay Kaya Başmüzakereci, ‘Türkiye yavaşladı’ eleştirilerine yanıt verdi ‘GAP tamamlansın’ Erdoğan’ın genel af isteyen vekilleri sert biçimde azarladığı öğrenildi. Erdoğan, ‘‘Terör örgütü bunu istiyor. Bunları muhatap almak doğru değil. Sizin anne ve babanıza saldırı olduğunda, devlet o saldırıyı yapanları affederse ne düşünürsünüz? Terör örgütüne destek verenler yüzde 5’i geçmez, devlet yüzde 95’in yanında olmalıdır. Sakın bu önerilerle bana gelmeyin’’ dedi. Kendisinin daha önce iyi niyetle yola çıkarak bazı görüşmeler yaptığını dile getiren Erdoğan, ‘‘Onlar iyi niyetlerini ortaya koysalardı böyle olmazdı’’ dedi. Erdoğan’ın tepkisi üzerine söz konusu milletvekillerinin ‘‘Yanlış anlaşıldık’’ dedikleri öğrenildi. Toplantıda söz alan Bingöl Milletvekili Fevzi Berdibek, bölge halkının teröre destek vermediğini söyleyerek TRT’nin özel programlar hazırlamasını önerdi. Milletvekilleri, ‘‘Kamu görevlileri seçilerek gönderilmeli, yatırımlar arttırılmalı, din adamları kullanılmalı’’ önerilerini getirdiler. Kilis Milletvekili Veli Kaya ise, Kürt konferansı düzenlenmesini önerdi. Toplantıdan sonra açıklama yapan Çiçek, ‘‘GAP’ın tamamlanması, eğitim ve sağlık politikalarının daha güçlü sürdürülmesi, yatılı okulların sayısının arttırılması tedbirler arasında dile getirildi’’ dedi. Babacan: Siyasi reform paketi ivme kazandıracak Ekonomi Servisi Devlet Bakazakerelerini uzatacak siyasi konunı ve Başmüzakereci Ali Babacan, ları ise ‘‘AB kamuoyunun hazırsiyasi reformların derinleştirilmelanması, kendi iç kamuoyunda siyle ilgili adımlar atılacağını bedesteğin kuvvetli bir şekilde devam ediyor olması ya da Kıbrıs lirterek ‘‘Dışişleri Bakanı Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, gibi konular’’ olarak açıkladı. belki bugün veya çok kısa bir za‘Akılcı büyüme stratejisi şart’ man içerisinde yeni bir siyasi reform paketi açıklayacak. Bunun TÜSİAD Başkanı Ömer Sabankararı dünkü Bakanlar Kurucı ise yaptığı konuşmasında, ekolu’nda verildi. Yeni bir reform nomik ve siyasi istikrarın sürdürüdalgasıyla bu sürece yeni bir ivlebilirliğinin şart olduğunu vurgume kazandırmış olacağız’’ dedi. Babacan ve Sabancı AB ile müza ladı. Sabancı, Türkiye’nin 10 yıllık Ali Babacan, Türk Sanayicileri kere sürecini değerlendirdiler. (AA) bir sürede yıllık yüzde 6 kalkınma ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) sağlaması halinde, 2014 yılında tarafından düzenlenen ‘‘AB ile Müzakere Süreci: milli gelirin 560 milyar Avro’ya ve kişi başına gelirin Orta Vadeli Perspektif’’ konulu toplantıda yaptığı ise 7 bin 200 Avro’ya ulaşacağını söyledi. Bu rakamkonuşmada, ‘‘Biz 17 Aralık’ta müzakerelere başla lara ulaşılmasını otomatik bir süreç olarak görmemek ma hakkını elde eden bir ülke pozisyonunu ka gerektiğine işaret eden Sabancı, ‘‘Bu rakamlara, zandık.Ama Kopenhag siyasi kriterlerini yeterin kapsamlı, bütüncül ve akılcı bir büyüme stratejice karşılayan bir ülkeydik o zaman.Yeterince kar si ile ulaşılabilir’’ dedi. Sabancı, makroekonomik isşılamak demek ‘her şey bitti, yüzde 100 işimizi ta tikrara bağlı kalınması, teknolojik ilerleme ve verimmamladık’ demek değil.Tam tersine daha yapaca lilik artışlarının sürekli kılınması, istihdama katılım ğımız epey işler var demektir. Bu konuda çalışma oranının yükseltilmesi, kurumsal yönetim ilkelerinin larımız devam ediyor.’’ etkinleştirilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve bölgesel politikalara ağırlık verilmesi halinde AB’ye ‘Siyasi konular müzakereleri uzatır’ yakınsama sürecinin hızlanacağını bildirdi. Sabancı Babacan, AB sürecindeki teknik müzakerelerin kı bunların yapılması halinde kişi başına milli gelirin 15 sa bir sürede tamamlanacağını belirtirken siyasi ko AB ülkesinin ortalamasına oranının yüzde 28’den yüznuların süreci uzatacağını açıkladı. Babacan, AB mü de 40’a kadar yükselebileceği öngörüsünde bulundu. ‘Dağdakini yakalarsam kanını içerim’ AYŞE SAYIN Neler kazandıracak? Bu sonuç birkaç açıdan çok önemli. Yalnızca İstanbul adının tüm dünyada kültür ve sanatla anılacağı için değil. Aynı zamanda gerçekleşecek projelerle Türk ve AB kültürlerinin yüzyıllardır etkileşim içinde olduğunu göstermek için... İstanbul, kentsel dönüşüm, şehircilik, çevresel ve sosyal anlamda kalıcı kazanımlara kavuşacağı için... Kültür varlıklarımızı korumak, onarmak, sergilemek ve kullanıma açmak olanakları sağlanacağı için... Bunları daha geniş kitlelerin hizmetine, toplumun kullanımına açacağı için... Kentimize kültür turizmini geliştireceği ve istihdam yaratacağı için... Farklı sanat disiplinlerini, farklı toplumların kültürünü kucaklayacak, birbirimizi tanıma fırsatı yaratacak, birbirimizi anlamaya yarayacak etkinlikleri kucaklayabileceğimiz için... Kırk yıldır kültür ve sanatı siz okurlarıma ‘‘musallat etmek’’ için yazı yazan biri olarak, kültür ve sanatın yaşamı dönüştürebileceğine dair inancım sonsuz. Şimdi bu tutkunun kalıcı kazanımlara gebe olduğunu bilmek ve İstanbul’u olumlu yönde dönüştürebileceğini görmek beni sonsuz mutlu kılıyor. İstanbul’un ‘‘2010 Avrupa Kültür Başkenti’’ seçilmesine katkıda bulunan herkese teşekkür ediyor ve kutluyorum. ANKARA Şemdinli Araştırma Komisyonu’nun askeri cezaevinden Van Adliyesi’ne getirilerek görüştüğü tutuklu astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz, çarpıcı açıklamalarda bulundular. Kaya, Türkiye’deki PKK’li sayısının sorulması üzerine PKK’li sayısını belirlemek için siyasi uzantısı partinin oyuna bakmak gerektiğini ileri sürdü. Bu partinin Türkiye genelinde yüzde 6 oy aldığını bunun da 1 milyon 800 bine denk geldiğini ileri süren Kaya, AKP’li üyelerin ‘‘Partiye oy verenleri PKK’li sayarsanız bazı bölgelerde yüzde 50’’ diye tepki göstermesi üzerine şu görüşleri savundu: ‘‘Ben,Türkiye geneli diyorum. Benim kucağımda arkadaşımı kim şehit etmiş, eden dağda. Ben dağdakini yakalarsam kanını içerim.Takır takır öldürürüm.’’ Üyelerin ‘‘Şehirde yakalarsanız ne yaparsınız’’ sorusu üzerine Kaya, ‘‘Çatışma ortamı olursa yine öldürürüm. Ama oğlu dağda, gidip annesini mi bombalayacağım. Böyle mantık olabilir mi’’ karşılığını verdi. İldeniz kendi tuttuğu ajandada bölge halkı için ‘‘Üçte ikisi cahil, üçte biri fırlatma’’ nitelemesini kullandığının anımsatılması üzerine, ‘‘Onlar hep benim değil, il jandarma komutanının lafı, toplantıda alınan laflar onlar’’ dedi. CUMHURİYET 08 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog