Bugünden 1930'a 5,502,404 adet makale



Katalog


«
»

25 KASIM 2006 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLERİN DEVAMI TÜRKİYE İstanbul Edirne Kocaeli Çanakkale İzmir Manisa Aydın Denizli Zonguldak Açık İstanbul 15 Stockholm PB PB PB PB B PB PB PB PB 15 18 20 18 20 19 20 18 16 Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sıvas Antalya PB PB PB PB S S PB S PB 16 18 16 16 15 13 12 10 20 Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars B B B B B B B B K 21 22 15 17 13 13 8 8 5 Trabzon Ankara Erzurum Hakkari İzmir Antalya Ş.Urfa Adana Yurtta yağış beklenmiyor. Yurdun kuzey ve batı kesimleri parçalı ve çok bulutlu, diğer yerler az bulutlu ve açık geçecek. Marmara ile yurdun iç ve doğu kesimlerinde sabah saatlerinde yoğun olmak üzere sis görülecek. Hava sıcaklığında, önemli bir değişiklik olmayacak. Rüzgâr kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esecek. Çok bulutlu DIŞ MERKEZLER Oslo Y Helsinki Y Stockholm Y Londra Y Amsterdam Y Brüksel Y Paris Y Bonn Y Münih PB 10 7 9 13 16 15 14 14 17 Berlin Budapeşte Madrid Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Zürih PB PB Y B B Y Y Y PB 16 14 14 14 15 15 20 17 19 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Baku Bişkek Tiflis Kahire Şam Karlı PB PB K PB B PB B B B 5 10 6 6 10 6 12 22 18 Londra Berlin Moskova Belgrad Madrid Ankara Taşkent Tahran Kahire Sulu kar Gök gürültülü Parçalı bulutlu Sisli Bulutlu Yağmurlu Cumhuriyet koalisyonu Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada Türkiye’de umutsuz bir tablo bulunduğu gerçeğinde ısrar ettiklerini ve ciddi bir tehdit algılaması duyumsadıklarını dile getiren Baykal, “Bu tehdit algılamamızı toplumun bütün kesimlerine yaymamız lazım. Merkezin solunda yer alanlar, elbette öncelikle duyarlı olması gereken insanlardır. Ama merkezin üzerinde, yanında, kenarında, sağında bulunanların da bir dayanışma sergileyebileceğini düşünüyoruz. Ve onlara bunu anlatmaya çalışıyoruz, onlarla da bir dayanışma gerçekleştirmeye çalışıyoruz. O nedenle önümüzdeki dönemin ana konusunu bir cumhuriyete sahip çıkma koalisyonu olarak görüyorum” diye konuştu ‘Birlikte düşünmeliyiz’ Böyle bir dayanışmayı ideolojik platform içine hapsetmenin bu büyük toparlanmaya zarar vereceğini öne süren Baykal, şunları söyledi: “İdeolojik çerçeveyi aşan, Türkiye’nin anayasal temellerine sahip çıkan, Türkiye’nin ulusal onurunu ayakta tutmaya önem veren, yolsuzluklar konusunda net tavır takınan, ulusal bütünlük ve üniter yapı konusunda kafası net olan büyük bir toplumsal beraberliği sağlamaya çalışıyoruz. Sadece kişiler arası, partiler arası bir işbirliğini tartışmak bu tehdit algılamasını da dar bir çerçeveye hapsetmek demektir. ‘Bize destek verin, biz her şeyi hallederiz’ anlayışında değiliz. Bunu da çok yanlış buluruz. Cumhuriyet koalisyonu ya da ulusal onuru ve değerleri her şeyin üstünde görenlerin büyük dayanışmasını nasıl gerçekleştireceğimizin yollarını beraberce düşünmeliyiz. Biz bu konuda her türlü taktiği vermeye çalışıyoruz. Bunun yolları seçime doğru daha detaylı tartışılır. Bunu kişiselleştirmemek, partileştirmemek lazım. İşi pazarlığa, müzakereye dökmek yerine siyasette ne gibi şekillenmeler olacağını bekleyip görmek gerek. Bu yöntemleri çözüm olarak halka sunmadan önce sorunun çok yönlü ve karmaşık olduğunu da göz ardı edemeyiz. Ülkenin geleceğine ve sorunlarına aynı perspektiften bakıp bakmadığımızı da görmemiz, analiz etmemiz lazım. Ayrıca bu işin bir hukuku ve ahlakı var.” Deniz Baykal, CHPMHP yakınlaşmasını anımsatan gazetecilerin “CHPMHP koalisyonunun altyapısı mı hazırlanıyor?” şeklindeki sorularına ise “Konunun birleşme, koalisyon ve ittifak senaryolarına hapsedilmesini doğru bulmuyorum” diyerek yanıtladı. Papa 16’ncı Benedictus’un gelişi üzerine politikacıların ve gazetecilerle yorumcuların çeşitlemeleri sürüyor. Papa’nın resmi devlet çağrılısı sayılmasına karşın Türkiye’ye gelmek isteyişinin nedeni günlerce sonra kendi açıklamaları ile ortaya çıktı ve anlaşıldı ki asıl neden Hıristiyanlar arası ittifaka yeni bir boyut kazandırmak. Oysa bizim baştaki siyasetçiler ziyareti dinlerarası diyalog kapsamında algılamışlardı. Bu nedenle de iktidara yakın medya, bu başarıyı övme görevini yerine getirmeye çaba harcamıştı. Tek sıkıntı, Papa’nın Müslümanlığı yorumlarken yaptığı gaftan kaynaklanıyordu. Bu gafın yarattığı ortam, açıkça söyleyelim ki bizim Müslümanlığa ağırlık tanıyan yöneticilerimizin dizlerinin bağını çözüverdi. “Ne şiş yansın ne kebap” yaklaşımı devreye sokulup çözüm aranmaya başlanıldı. Çünkü Papa, dinsel liderliği bir yana uluslararası düzeyde devlet başkanı konumundaydı. Uluslararası protokol de bu nitelikteki bir ziyareti kurallara bağlamıştı. ૽૽૽ Türkiye ilk kez bir papayı konuk etmiyor. 1967’de Papa 6’ncı Paul, 1979’da da Papa 2’nci Jean Paul Türkiye’yi ziyaret etmişlerdi. GEÇMİŞTEN GELECEĞE ORHAN ERİNÇ Papalar da Değişiyor İlkinde Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, ikincisinde de Fahri S. Korutürk’tü. Başbakan ise ikisinde de Süleyman Demirel’di ve karşılamalarda cumhurbaşkanlarına eşlik etmişti. Papa’nın mihmandarlığını da Dışişleri bakanları İhsan Sabri Çağlayangil ile Hayrettin Erkmen üstlenmişlerdi. O dönemlerdeki laiklik anlayışından olsa gerek, papaların dinsel kimlikleri pek öne çıkarılmamıştı. Papa 2’nci Jean Paul bir turist gibi Ayasofya’yı da ziyaret etmişti. Ankara’ya gelişinde uçaktan indikten sonra secdeye vararak Türkiye toprağı niyetine yeri öpmesi de güzel bir jest olarak nitelendirilmişti. Ziyaret günü o kez de Aziz Andrea yortusuna denk geldiği için Patrikhane’de o dönemin patriği ile birlikte ayin yönetmişti. Papaların gelişi çeşitli protestolara da neden olmuştu. Ama bugünkü gibi dinsel yön ağırlıklı değildi. Bu nedenle de yürütme er ki temsilcileri Papa’nın yanında gözükmüş olmaktan oy kaygısı duymamışlardı. Laik medyanın Papa’ya eleştirisi ise Ayasofya’ya gitmesine karşın “iki adım ötedeki” Sultanahmet Camisi’ne gitmemesi ile sınırlı kalmıştı. ૽૽૽ Bugünse durum pek öyle değil. Papa’nın programına Anıtkabir ziyareti ile Sultanahmet Camisi gezisi de eklenmiş durumda. Ama siyasetin Dışişleri Bakanlığı’nı etkilemesinin somut sonuçları gün gibi ortada. Zira Papa’nın kural olarak kimlerle yemek yiyebileceğini bilmeyen bir dışişleri bakanlığının olduğu görüntüsü iktidarın siyaseti bastırmasaydı verilmezdi. ૽૽૽ Ziyaret, dinlerarası diyalog ve ittifak söylencesinin de test edilmesi olanağını sağlayacak. Museviliği kapsamayan bir çalışmanın bu niteleme ile gündeme getirilmesi bir yana, Papa 16’ncı Benedictus’un öncelikle Hıristiyanlık içindeki diyalog ve ittifaka önem veriyor olması göz ardı edilmemeli. Ilımlılığı sadece Papa’dan beklememek gerekiyor. Çünkü papaların da değiştiği anlaşılıyor. Tıpkı bizim iktidarların anlayışı gibi... GÜNDEM Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada MUSTAFA BALBAY oerinc࠽cumhuriyet.com.tr Erdoğan, 16. Benedictus ile havaalanında bir araya gelebileceğini söyledi ‘Papa’yla görüşebilirim’ ANKARA/İSTANBUL Başbakan RecepTayyip Erdoğan, Finlandiya’nın, Türkiye’nin 6 Aralık’a kadar liman ve havaalanlarını Rumlara açmasını istemesinin kendilerini bağlamadığını söyledi. Erdoğan, müzakere sürecinde Türkiye’yi Kıbrıs konusunda “köşeye sıkıştırma’’ politikasına izin vermeyeceklerini söyledi. Erdoğan, Türkiye’yi ziyaret edecek olan Papa 16. Benedictus ile saatin denk gelmesi durumunda havalimanında görüşebileceğini söyledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Zirvesi çerçevesinde Çırağan Sarayı’nda gazetecilerle sohbet toplantısı düzenleyerek soruları yanıtladı. Erdoğan, AB’ye “Kıbrıs konusunda taviz verilmeyeceği’’ mesajı verdi. Erdoğan, Kıbrıs konusunda kimsenin “AKP iktidarından taviz koparamayacağını’’ ileri sürerek “kazan kazan anlayışı’’ yürüttüklerini belirtti. taraf hep aldı, şu anda da alanlar lütfen karşılığını versinler ve gereği de yapılsın diyoruz’’ dedi. Erdoğan, her ay yaptırdığı kamuoyu araştırmalarına göre, Türkiye’de Avrupa Birliği’ne (AB) olan kamuoyu desteğinin yüzde 50 civarında bulunduğunu söyledi. Zirvenin kapanış konuşmasını yapan Erdoğan, AB devlet ve hükümet başkanlarının, 1415 Aralık’ta yapılacak zirvede, Türkiye ile ilgili alacakları kararın, kendileri için büyük önem taşıdığını, bu kararın ilişkilerin yakın vadede izleyeceği seyri büyük ölçüde belirleyeceğini kaydetti. Erdoğan, tarama sürecinde yeni fasıllarda en kısa zamanda müzakerelerin başlatılmasını istedi. ‘Problem hukuki değil, siyasi’ Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusundaki soruları da yanıtlayan Baykal, CHP’nin aday göstermeden sürece müdahil olacağını savundu. CHP’nin amacının bir yanlışı önlemek olduğunu vurgulayan Baykal, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir parlamentonun 5 yılın sonunda cumhurbaşkanı seçtiğini anımsatarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Seçimlerin yenilenmesine birkaç ay kala cumhurbaşkanı seçiyorsun. Toplumun ne kadarı seni destekliyor belli değil. Parlamentoda 7 ayı kalmamış, kalkmış ülkenin 7 yılını belirlemeye çalışıyor. Niye?.. Militan anlayışını cumhurbaşkanlığına taşımak istiyorsun da ondan. Türkiye gerçeği senden mi ibaret kardeşim? Türkiye’de senin dışında sosyal dinamikler var. Üniversiteler var, medya var, yargı var, iş dünyası var, işçi sınıfı var. Oysa sen bu katmanların hepsinin cumhurbaşkanı olacaksın. Ama kendisi YÖK üyelerini, yargı üyelerini, rektörleri, büyükelçileri belirleyerek kadrolaşmayı daha üst seviyede belirlemeye çalışıyor. Başbakan ya diyecek ki, ‘Ben cumhurbaşkanı olmak istiyorum, siyasetçi olarak bu onuru yaşamak istiyorum, bu benim hakkımdır, ancak bunu toplumun büyük kısmının desteğiyle gerçekleştirmek istiyorum, seçimleri mart ayına çekiyorum. Seçimlere Cumhurbaşkanlığı adaylığımı deklare ederek gideceğim. Halk bana onay verirse cumhurbaşkanı olacağım. Destek bulamazsam, bunu uzlaşma yoluyla deneyeceğim. Ya da elime fırsat geçti, ne pahasına olursa olsun bunu kullanayım’ diyerek kapkaççı bir anlayışla hareket edecek. Bir tarafta yüzde 34, diğer tarafta yüzde 66. Kendi ifadesine göre yüzde 30’ların altına indi. Bir seçim kararı alınsın, görün bakın tablo ne oluyor? Ortada hukuki bir problem yok, siyasi bir problem var.” Cumhurbaşkanlığı... Başbakan Erdoğan bir gazetecinin, Cumhurbaşkanlığına aday olup olmayacağına ilişkin sorusuna da “15 Nisan’dan önce konuşmayacağız’’ yanıtını verdi. Başbakan Erdoğan, TGRT televizyonunda katıldığı programda da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Papa 16. Benedictus ile özellikle görüşmeme gibi bir tavırlarının olamayacağını belirterek “Salı günü eğer saatlerimiz denk düşerse belki de havaalanında bir görüşme imkânımız da olabilir” dedi. Erdoğan, yarın düzenlenecek Papa karşıtı eyleme de, “ ‘Papa ülkemize gelme’, ne alakası var, sen gidiyorsun da onlar neden gelmesin ya da niye çekiniyorsun” diye tepki gösterdi. Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu’nun kapanış konuşmasını yaptı. (AA) Farklı kanallardan gelen bilgiler gösteriyor ki, Irak’ta bugünkü durumun özeti şu: Iraklı direnişçiler, ABD’yle hareket edenler, İran’a yakın duranlar savaş halinde! Bu tablo, ABD ile İran’ın Irak’ta kapışması olarak da yorumlanabilir! Irak bataklığının Washington penceresinden görünümü, önümüzdeki dönemde daha çok kan ve dolar kaybının göze alındığını ortaya koyuyor. Amerikan Genelkurmayı Bush yönetimine verdiği raporda, Irak’tan şu aşamada çekilmenin Amerikan çıkarlarına uygun olmayacağı görüşünü iletti. Bu tezin de devamı olarak Savunma Bakanlığı’nın, daha doğru anlatımla Savaş Bakanlığı’nın bütçesinin artırılması söz konusu. Mevcut bütçe 447 milyar dolar. Bunun 70 milyar doları Irak ve Afganistan’da harcanacak. Buna ek olarak çoğunluğu yine Irak ve Afganistan’da harcanmak üzere 127 milyar dolar daha ayrılması öngörülüyor. Bu durum 2007 yılında ABD’nin Irak’ta ayda en az 5 milyar dolar harcayacağını ortaya koyuyor. ૽૽૽ ABD’nin son olarak mezhep savaşını bitirmek için mezhepçi olmayan Iraklılardan bir ordu kurmak üzere planlar yaptığı haberleri geliyor. 3 yıldır Irak’ı mezheplere bölen ABD, şimdi mezheplerin dışında bir üst güç arıyor! Bu arayışın bir parçası olarak eski Saddam yanlılarıyla da Bağdat’ta, Ürdün’de görüşüyor. Bu gidişle bizim geçen aylarda kara mizah olarak yaptığımız şu öneri neredeyse tartışılır hale gelecek: Saddam’a verilecek en ağır ceza Irak’ı eski haline döndürmesidir! Kara mizah bir yana, Bağdat’ta Saddam iktidarının başlıca dayanağı olan Baasçıların ayrı bir güç oluşturmak üzere bir araya geldikleri söyleniyor. ABD’nin Irak’a girmesiyle birlikte Saddam’ın ordusu dağılmış, ABD de “savaş bitti” ilanını yapıştırmıştı. Öyle anlaşılıyor ki, o süreçte kayıp vermeden dağılan Saddam’ın ordusu ülkenin içinde bulunduğu durumun getirdiği reflekslerle usul usul “güç” haline geliyor. ૽૽૽ Gelinen noktada Irak için şöyle bir tanım yapmak da abartma olmaz: ABD işgali altındaki Irak aynı zamanda İran’ın da işgali altında! İran, Irak’tan sonra sıranın kendisine gelme olasılığına karşı değişik senaryolarla hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın çıkışları, dünyada yükselen Amerikan karşıtlarınca da sempatiyle karşılanıyor. Ancak, İran’ın Irak’taki durumunu salt Amerikan karşıtlığıyla açıklamak zor. İki ülkenin geçmişte 8 yıl süren ciddi bir savaşa tutuştuğu anımsanırsa, Tahran’ın şu sorunun da yanıtını aradığı ortaya çıkacaktır: Ola ki ABD bir gün çekilme kararı aldı, o gün Irak’ta nasıl bir yönetim olacak? Gelen kısıtlı bilgiler ışığında İran’ın bu soruya yanıt olarak şöyle bir plan yaptığı anlaşılıyor: Şiilerin hem ABD’yle birlikte hareket edenlerini hem de ABD’yle savaşan kesimlerini tutmak! İran böylece ABD kalsa da gitse de Irak üzerinde ağırlığını hissettirmiş olacak. Direnişçi gruplar bu anlamda hem ABD ile hem İran’la savaşmak durumunda. Bu kadar çok cephenin bulunduğu ortamda bütün hesaplarını tutturabilecek taraf görünmüyor. Şu aşamada kesin olan tek şey var: Irak’ta daha çok dolar ve kan akacak! ankcum࠽cumhuriyet.com.tr Olağanüstü önlemler ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan, Papa 16. Benedictus’un Türkiye ziyareti sırasında alınacak güvenlik önlemlerinin en üst düzeyde ve devlet başkanlarına uygulanan şekilde olacağını bildirdi. Çalışkan, tepkilerin yasal çerçevede olması gerektiğini vurgulayarak “Tüm dünyanın gözü Türkiye’nin üzerinde olacaktır’’ dedi. Çalışkan, haftalık basın toplantısında Papa 16. Benedictus’un Türkiye’ye yapacağı ziyaretle ilgili sorular üzerine, gelecek hafta Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in davetlisi olarak Türkiye’ye gelecek Papa’nın ziyareti sırasında en üst düzeyde güvenlik ve koruma önlemleri uygulanacağını bildirdi. Çalışkan, özellikle İstanbul’da, güvenlik önlemleri alacak personele ilave olarak çevre illerden çevik kuvvete mensup 750 polisin takviye olarak görev yapacağını kaydetti. Çalışkan, alınacak önlemlerle ilgili şu bilgileri verdi: “Papa, ülkemizde bulunduğu süreç içerisinde devlet başkanlarına uygulanan tedbirler çerçevesinde en üst düzeyde korunacaktır. Güvenlik tedbirleri nedeniyle bazı cadde ve sokaklar gerekirse trafiğe kapatılacaktır. Bu durum ilgili valilikten yapılacak açıklama ile kamuoyuna duyurulacaktır. Papa’nın ülkemize gerçekleştireceği ziyareti bir basın ordusu izleyecektir. Bütün dünyanın gözü Türkiye’nin üzerinde olacaktır.’’ Papa, Sultanahmet’e de gidecek Ⅵ VATİKAN (AA) Papa 16. Benedictus, Türkiye seyahati sırasında Sultanahmet Camii’ni de ziyaret edecek. Papa’nın Türk makamlarının önerisi üzerine seyahat programına Sultanahmet Camisi’ni de eklediği öğrenildi. Papa 16. Benedictus, 30 Kasım günü saat 17.00’de Ayasofya Müzesi’ne uğramasının ardından Sultanahmet Camisi’ni de ziyaret edecek. ‘Köşeye sıkışmayız’ Erdoğan, “Finlandiya’nın 6 Aralık’a kadar olan süreçle ilgili söylemleri, çok açık ve net söylüyorum, bizi bağlayan söylemler değil. Bizden şu anda istenenler asla adil değildir ve bizim her zaman söylediğimiz ifadelerle uyuşan talepler değildir. Böyle bir şeye köşeye sıkıştırma politikası denir ki Türkiye bu oyunların içerisinde yer almaz ve böyle bir şeye de prim vermez. Hep Kuzey’den istediler, verilmesi gerekenler verildi. Karşı YİMPAŞ’a Meclis araştırması istendi Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP, YİMPAŞ ile ilgili Meclis araştırması açılmasını istedi. TBMM Başkanlığı’na sunulan önergede, YİMPAŞ Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ, YİMPAŞ Holding AŞ ve YİMPAŞ Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret AŞ’nin yurtiçinde ve yurtdışında yerleşik yurttaşlardan yasal olmayan şekilde topladığı paralar ile bu paraların yasadışı olarak aktarıldığı kişiler, medya kuruluşları ya da siyasi organizasyonların tespit edilmesi ve paralarını geri alamayanların mağduriyetinin giderilmesi için yapılması gereken yasal düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılması isteniyor. ‘ABD’ye destek sağlıyor’ Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada leştirici politika izlemesinin ardından, Fener’e destek vermeye başladı. Böylece ABD içerisindeki Ortodoksların buraya yönelmesini engellemeye çalışıyor. Papa’nın Fener Rum Patrikhanesi’ni ziyareti de bu yöndedir” değerlendirmesini yaptı. Papa’nın Fener Rum Patriği Bartholomeos ile yapacağı görüşme dikkat çekiyor. Konuya ilişkin Cumhuriyet’e değerlendirmede bulunan TUSAM Balkan Uzmanı Yaşın, Papa’nın ziyaretinin açıkça ABD’ye destek olduğunu vurguladı. Yaşın, ziyaretin gerçekleşmesinin çok ilginç olduğunu anlatırken, Katolik Kilisesi’nin Ortodoksları, Ortodoks kiliselerinin de Vatikan’ı tanımadığını vurguladı. Bu kapsamda Papa’nın Fener Rum Patriği Bartholomeos ile bir görüşme yapmasının bir yakınlaşma anlamına geldiğini ifade eden Yaşın, bu ziyareti Ortodoks Rusya’ya karşı ABD’nin güç kazanma çabası olarak niteledi. Yaşın, Papa’nın Fener Rum Patriği’ni ziyaretinin Bartholomeos’un AB temsilcisi tara Erdal ve Karataş’ın yeri biliniyor Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) Sabancı suikastı sanığı Fehriye Erdal’ın yerini bildiği öne sürüldü. MİT Müsteşarlığı, TürkiyeAB Karma Parlamento Komisyonu üyelerine terör brifingi verdi. Pazar günü ortak toplantı için Lüksemburg’a gidecek olan vekillerin isteği üzerine gerçekleşen toplantıda MİT yetkililerinin, “Erdal ve Karataş’ın yerini biliyoruz, istesek getiririz ama bu, devletler arası anlaşmalara aykırı olur” dediği öğrenildi. MİT’in, milletvekillerine Kuzey Irak’a operasyon konusunda istihbarat çalışmaları yaptığını söylediği öğrenildi. ‘Üzerimize düşeni yaparız’ Baykal, AKP’nin cumhurbaşkanlığı seçiminde uzlaşmaya yanaşmaması halinde CHP’nin sinei millete dönmeyi düşünüp düşünmediği yolundaki soruya karşılık olarak da “Olumsuz bir gelişmeyi önlemek için biz üzerimize ne düşerse yaparız. Hiçbir olaya parlamentodan ve milletvekilliği penceresinden bakmayız” yanıtını verdi. Baykal, Erdoğan’ın anayasadaki hiyerarşiyi ve değiştirilemez maddeleri tartışmaya açarak nasıl bir cumhurbaşkanlığı yapacağının işaretlerini şimdiden verdiğine dikkat çekti. ‘Rantçı yerel yönetim anlayışı’ Baykal, AKP döneminde yerel yönetim anlaşına da değinerek, plan bozmanın ve plan değiştirmenin belediyeciliğin temel görevi haline geldiğini söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bir toplantıda 200 plan değişikliğinin Meclis’ten geçtiğini bildiren Baykal, her plan değişikliğinde, her kalem oynatıldığında trilyonluk kaynak transferlerinin gerçekleştirildiğini vurguladı. fından “Papa ekümenik kiliseyi ziyaret ediyor” diye duyurulduğuna da dikkat çekerken, bu durumun da Rusya’daki Ortodoks nüfusa gönderme olduğuna dikkat çekti. Yaşın şöyle konuştu: “Dünyada Ekümenik Kilisesi’ni tanıyan Ortodoksların oranı ABD’nin raporlarına göre sadece binde 1.3. Bu oranı sadece Türkiye içindeki Ortodoksların bir kısmı, Yunanistan’ın kuzeyindeki bazı Ortodokslar ve diğer ülkelerde yaşayan Yunan asıllı Ortodokslar oluşturuyor. Dünyanın bu görüşü benimseyen en büyük kilisesi ise Moskova Ortodoks Kilisesi. Bir defa Rusya, Bartholomeos’un ekümenikliğini asla kabul etmiyor. Papa’nın Türkiye ziyaretinde Bartholomeos ile görüşmesine tepki gösteriyor. Bu durum bile Papa’nın Fener Rum Patrikhanesi’ni ziyaretinin ABD’nin planları dahilinde olduğunu gösteriyor. Papa bu ziyaretiyle ABD’ye destek veriyor. ABD de Rusya Devlet Başkanı Putin’in Moskova Kilisesi ile ilgili birleştirici politika izlemesinin ardından, Fener’e destek verme ye başladı. Böylece ABD içerisindeki Ortodoksların buraya yönelmesini engellemeye çalışıyor. Papa’nın Fener Rum Patrikhanesi’ni ziyareti de bu yöndedir. Papa’nın ziyaretinin medeniyetler ittifakından öte Hıristiyan ittifakı için yapıldığı söylenebilir.” Yaşın, ABD’nin Patrikhane’ye desteğinin artmasını ise “Katoliklerde bir tane ruhani lider vardır, bu nedenle kontrol kolaydır. Ama Ortodokslukta böyle bir şey yoktur. Hatta Ortodokslukta farklı olarak ulusal kilise yaklaşımı vardır. Bu ziyarette Papa, Rusya’daki Ortodokslara vereceği ‘Bartholomeos ekümeniktir’ mesajı ile bu dine mensupların hepsini tek lider altında toplamaya çalışıyor. Böylece ulusal kiliseler altında çok da güçlü olmayan Ortodokslar dünya üzerinde bir güç haline getirilebilir. Fener de bu nedenle destekleniyor. ABD kontrol edebileceği bir merkeze bağlı bir güç istiyor. Açıkçası bu ziyaretin altında küresel dengelerin olduğunu söyleyebiliriz” ifadeleriyle açıkladı. SP mitinginde kapanacak yollar Ⅵ İstanbul Haber Servisi Saadet Partisi’nin yarın Çağlayan Meydanı’nda yapacağı “Haçlı İttifakına Hayır” mitingi nedeniyle saat 10.00’dan itibaren bazı caddeler ve sokaklar trafiğe kapatılacak. Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre trafiğe kapatılacak caddeler şunlar: “Darülaceze, Piyalepaşa, Vatan, Kâğıthane, Dr. Cemil Bengü, İzzetpaşa, Abidei Hürriyet, 28 Nisan, Halide Edip Adıvar, Fevzi Çakmak.” CUMHURİYET 15 K
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog