Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 30EYLÜL2005CUMA SAGLIK Patriğe bir gündeikiziyapet • İstanbul Haber Servisi - Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan Romanya Cumhurbaşkanı Traian Basescu, dün ülkesine gıtmeden önce Fener Rum Patrikhanesi'ni ziyaret etti. Basescu, ziyarette Patrik Bartholomeos ile bir süre görüştü. Fener Rum Parriği Bartholomeos. "Atatürk'ten sonra bizim ülkemız Batı'ya ait olmuştur" dedü Bu arada, ABD Dışişlen Bakanlığı Kamu Diplomasisinden Sorumhu Müsteşan Karen Hughes da dün Türkıyeden aynlmadan önce Patrik Bartholomeos ile görüştü. Hughes, "Patnk. Heybehada Ruhban Okulunun yenıd«n açılmasırun kilısenin geleceği açısından ne kadar önemlı olduğundan bahsettı" dedi ÜiMversitelilep orduya güveniyor • MALATYA(AA) - tnönü Üniversıtesi (tÜ) Sosyoloji Bölümü'nce yapılan "Üniversite Gençliğınin Sosyolojik Profili" konulu araştırmaya katılan ögrencilerin yüzde 35*i, "en güvenilir kurumun ordu olduğunu" belirtti. Ögrencilerin yüzde 23'ünün soruya "Hıçbir kuruma güvenrruyorurn" yamtını verdiği, yüzde 13'ünün "üniversite", yüzde 7'sinin "TBMM". yüzde 6'svrun ıse "hükümet", "polis" ve "mahkemeler" yanıtlanru verdiği kaydedildi "'Sizce siyasetle ugraşanlann gerçek amacı nedır" sorusuna ögrencilerin yüzde 65inın "yandaslanna, yakınlanna çıkar sağlama, zengin ve meşhur olma" yanıtını verdiği bıldirildı. YÖK, 2. kez Danıştay'da • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - YÖK. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın doçent ve profesör harici akademık personelın atamalanna sınırlandırma getiren genelgesine karşı ikinci kez Danıştay'a girtı. YÖK, Erdoğan'ın 25 Eylül'de üniversitelerin akademik personel atamasına sınırlandırma getiren genelgesını bılimsel özerkliğe müdahale olarak değerlendirdı. YÖK'ten yeni kontenjan • ANKARA (Cumhuıröt Bürosu) - Yukseköğretım ICurulu Başkanlığı'nın onayıyla 20 devlet, 11 vakıf ve 2 KKTC üruveTSİtesınde, 123 yeni bölüm açıldı. X)niversite ada\lan açılan 123bolümdekı4bın585 kontenjana 3-7 Ekim tarihleri arasındaki ek yerleştirme dönemi sırasında başvurabüecek. Kontenjanlann 1448*i fakultelerde. 340"ı yüksek «kullarda, 2 bin 797'si de roeslek yûksekokullannda tmlunuyor İSMBCe 100 bin kişi başvupdu • İSTANBUL (AA)- İstanbul Büyükşehir Beledıyesı Sanat ve Meslek Eğitimi Kurslan'na (ÎSMEKl, 2005-2006 eğitim dönemi için 100 bin kişınin müracaat ettiği bildinldı İSMEK'ten yapılan yazılı açıklamada, Istanbul'un 30 ilçesindekı 165 kurs merkezinde, 80 branşta ucretsiz verilen kurslardan 2004-2005 eğıtim-oğretım dönemınde 40 bin kışınin mezun olduğu anımsatıldı Açıklamada, bu eğitim yılında kuruma lOObinkisınınkayvt vaptırdığıbıldırildi. 'Yasal düzenlemegereldi' Uzmanlar, SağlıkBakanlığı'nın embriyonik kök hücre çalışmalarını sürekli yasaklayamayacağını belirterek araştırmalann kontrol altına alınmasını istediler BIRBAKIMA ANKARA / İZIVÜR (Cumhurrvet) - Sağlık Bakanhğı'nın. yasal düzenleme olmadığı gerekçesiyle durdurduğu "embriyoruk kök hücreçakşmalarTnın yeniden başlaması ıçın bir an önce ya- bal düzenleme yapılması istendi. Ga- zi Üniversitesi (GU) Tıp Fakültesi Has- tanesi'nde görevli Prof. Dr. Rana Ol- guntürk. "embmolojikkökhücre" ça- lışmalarının ınsan klonlamaya kadar uzanan bir süreç olduğuna dikkat çeke- rek, kontrol mekanızması işletilmesin- de yarar olduğumı söyledi. Embriyonik kök hücre çalışmalanna "kontrol" getirilmesımn doğru olaca- ğına işaret eden GÜ Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Olguntürk, "Bu herkesin ya- pabileceği bir şey değiL Merkezlerin sı- nırlandırüması doğru olur* dedı -Biz bu konuda yapnğunız çakşma- larda hastaya dışandan bir şey venni- yonız. Daha sonradan herhangi bir te- daviyedeihtiyaç duymuyor*" dıyen Prof. Olguntürk, çalışmanın etık olmaması gı- bi bir durumun söz konusu olmadığıru dile getirdi. Embriyonik kök hücre çalışmalannın klonlamaya kadar giden sen ışlemlere dayanan bir sürece dahıl olduğunun al- PROF PR. İLHAN: ZATEN TÜRKİYE'PE YAPILM1YOR İstanbul Haber Servisi - Türk Hematolojı Derneği, Sağlık Bakanlığı'run "•durdundmasuu" istedıği embriyonik kök hücre çalışmalannın, Türkiye'de "yapılmadığınr savundu. Türk Hematoloji Derneği Başkanı Başkaru Prof. Dr.Osman Ühan, Sağlık Bakanlığı'nın "embriyonik kök hücre çalışmalarını durdurmaa" kararını doğru bulduk- lannı belirterek '•Embriyonik kök hücre çahşmalan za- ten Türkiye'de yapılmıyor. Hastalann mağduriyeti söz konusu değy, aksine ileride çıkabilecek proUemlerin ön- lenmesi açısından da daha sağhkh" dedi tlhan, embriyo- nik kök hücre çalışmalannın, yasal boşluklann tamam- lanması ile yeniden başlayacağını da söyledi. 30. Dün- ya Hematoloji Kongresi kapsamında Grand Cevahir Ötel'de düzenlenen toplantıda konuşan tlhan. Sağlık Ba- kanhğı'nın aldığı karann yerinde bir karar olduğunu be- lirterek embnyonik kök hücre çalışmalannın Türkiye'de de tartışıldığuıı, etik ve dinı açıdan konunun ele alınması gerektiğini dile getirdi. tlhan, "Bu işe ticari olarak bakümamah. Tedaviye yönetik araştmnalar yapümalT dedi. tını çizen Olguntürk, bu doğrultuda yanhş ellerde yapılacak çahşmaların olumsuz sonuçlar doğurabıleceğıne dik- kat çekerek, "Kontrol altına alınması doğru olur" dedi. Konuyla ılgili çahşmaların msan gü- cü ve teknık altyapı bakımından uygun yerlerde yapılmasının gerekliliğini vur- gulayan Olguntürk. embriyonik kök hücre araştırmalannda Türkıye'nin ol- dukça gerilerde. daha "ükbasamakta" sayılabilecek noktada olduğunu kay- dettı. tzrrür Tabip Odası Başkanı ZekiGüL kök hücre araştırmalannın, yasal çer- çeve oluşmadan yapılması nedenıyle çeşitli sorunlar yaşandığım belirterek "Bakanlık yasaklama yerine yasal dü- zenlemeyi bir an önceyaşama gecirme- liydi Yasal düzenlemeler de etik kurul- lardangörüş alındıktansonraoluşturul- mah" dedi. EÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Ana- bilim Dah Başkanı Prof. Dr. Cinangir Ozkınay da, çalışmalaraı düzenlı ya- pılması için yasal düzenlemelere ge- reksinim olduğunu belirterek, "Sağtak- la oynanmaz, Şimdiye dek yapılan ça- hşmalardabaa başanhsonuçlar ekk edi- di Araşünnalar yeni, ancakbaa kurai- lannın olması gerekir. Yasal düzenle- meler,buimsel kurullara danışılarakçı- kanlmah" diye konuştu. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakül- tesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dah Baş- kanı Prof. Dr. Meral Sakızb da, embri- yonik kök hücre çalışmalannın ılgili yasa çıkanlıncaya dek durdurulmasını uygun bulduğunu söyledi Çahşmala- nn kontrol altında yapılması gerektiği- ne değinen Prof. Dr. Sakızlı, araştır- malann süreklı yasaklanamayacağını ancak konu hakkında bügılı kışilere da- nışılarak çahşmaların yapılmasının ya- rarlı olacağuıı vurguladı. Kardiyolog Dr. Aşkın, hastalığın 65yaş üzerindeki kişileri tehdit ettiğini söyledi KalpyetmezHğisinsigelişiyor StBELBAHÇETEPE Son yıllarda dünyada yaygın olarak görülmeye başlayan kalp yetmezliğı, özel- likle 65 yaş üzerindeki kişileri tehdit edi- yor. Kalbin enerji ve oksijen ihtiyacını kar- şılayamaması sonucu oluşan kalp yet- mezliğinin. yaşla birlikte arttığına dikkat çeken uzman kardiyolog Dr. Hamit Aş- km. ^Kalpyetrnezüğibütündüny'aday-ay- gın olarakgörülüyor vehastaneveyanşne- denkri arasuıda birinci sırada yer alıyor. Dünyada her bin kişiden 100'ü kalp yet- mezüğiriskitaşıyor" dedı. Kalp yetmez- liğinın belırtılerinın yavaş ya\aş gelişti- ğini söyleyen Aşkın, "Hastalığın belirti- leriuykudan uyandıran nefes dartağL, ök- süriik. pembe renkli köpüklü balgam, halsiznk.yorgunluk,bacaklarda.ayakbt- leklerindeşişlik. kalp atunlarında düzen- sizlik veya hızlanma. bo\un toplar da- marlannda betirginleşme, karaciğerde büyüme. kann boşluğunda sıvı birikimi, iştahsızlık w bulanüdır" diye konuştu. Kalp yetmezhğıne yol açan nedenleri, hıpertansiyon, kalp kası hastahklan, aşı- n alkol kullanımı, kokain, tıroidbezinın fonksiyonundaki bozukluklar. romatizma hastahklannuı bir kısmı, şeker hastalığı ve böbrek yetmezliğı olarak sıralayan Hamit Aşkın, "Kalp yetersizfiği şüphesi olan kışilere şeker. böbrek. troid fonksi- yon tesderi, kan sayırru, serum eiektrolit- tervkanyağjan ve Pro-BNP tesoerinin>a- püması gerekryor" dedi. KALP YETMEZLICI NEPİR? Kalp kasrnın herhangi bir nedenle ka- sılma fonksiyonu azaldığında, kalp boş- luklannda basmç artışı ve bunu takiben genişleme başlıyor. Böbrekteki kan akı- rrunın azahnası, \oicutta ruz \r e su bınki- mine neden oluyor. Bunun sonucunda ise akciğerde, bacaklarda, kann boşluğu ve diğer organlarda sıvı birikimi başlıyor. Bu da kalp yetmezliğine neden oluyor. WORLD HEART FEDERATION Kalbinizigrip aşısı ile koruyun Kalp hastalığını tetikleyen gripten ko- runma konusunda bilinç yaratmayı amaçlayan Türk Kalp Vakfı, "Grip aşısı olun, kalbinizi koruyun" konulu bir et- kinlik düzenledi. Şişli'deki vakfın genel merkezinde düzenlenen toplantda ko- nuşan Başkan Çetin Yıldınmakın, gri- bin kalp krizini tetikleyip ölüme yol açabileceğini belirterek, Güney Ameri- ka'da yapılan araştırmaya göre kalp hastalarının grip aşısı olması halinde, kalp hastalıklanna bağlı ölümlerde yüzde 50'nin üzerinde azalma görül- düğünü söyledi. Kalp hastalığının stre- se de bağlı olduğuna değinen Yıldın- makın, "Avrupa Parlamentosu'ndan bir Ingiliz, Atatürk'ün adını yazmaktan aciz.. bu şarrJar insanı nasıl hasta et- mesin" dedi. Dr. Tamer Pehlivan da "Grip enfeksiyonu, kalp damarian b- kalı olan hastanın damariannı daha da tıkayarak tehlikeli hale getirmektedir" dedi. Toplantı sonunda, yapımcı Arma- ğan Çağlayan'a grip aşısı yapılarak herkes aşı olmaya çağnldı. (FotoğrafLAR: GÖZDE YENİOVA) ARAŞTIRMA Sağlığınız için belinizi olçun İstanbul Haber Servisi - Türkıye dahil 27 ülkede ya- pılan araştırmaya göre, on doktordan altısı bel çevre- sındeki yağlan kalp hasta- lığı nskı olarakgörüyor, an- cak toplum henüz bunun farkında değıl. Türklerin yüzde 65'i ise bel çevresi- nin kalınlığına değil, yal- nızca ne kadar kilolu oldu- ğuna bakıyor. Dünya Kalp Federasyonu ve Sanofi-Aventis işbirliği ile 27 ülkede yapılan "Sha- pe of The Nations" araştır- ması, haziran ayında, her ülkeden ortalama 400, top- lamda 11 bin 77 kişiyle gö- rüşülerek gerçekleştirildi. Sağlıklı bir kilo ve vücut şekhni sürdürmek temel öneme sahip, çünkübel çev- resi kalp damar hastalıklan riskını arttınyor. Araştırmaya göre, bel çevresı kalınlığı sınırlan şöyle: Kuzey Amerika'da; kadınlar için 88, erkekler için 102 cm. Orta ve Latin Amerika'da; kadınlar için 80, erkekler için 90 cm. Or- tadoğu, Hindistan ve As- ya'da; kadınlar için 80, er- kekler için 90 cm. Dünya- nın geri kalanında kadınlar için 80, erkekler için 95 cm. PROF. DR. MURATTUNCER AİLELERİ UYARDI: Sevgisizlik çocuklarda öğrenmeyi engelliyor tstanbulHaber Servisi - Televizyon başında uzun süre zaman geçiren, an- ne-baba sevgi ve ilgısinden yoksun. bakıcı ile büyüyen çocuklarda öğren- me ve davranış bozukluklan ortaya çı- kıyor. Hacettepe Ümversitesi Tıp Fa- kültesi Çocuk Sağlığı Hastalık- lan uzmanıve Sağlık Bakan- ^- lığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. MuratTun- cer, son zamanlarda Türki- ye'de, çocuklann dawanış ve sendromortsn-açıknor.Bu sendrom,ba- kıcüanndan da veterli ilgiyigöremev en çocuğun sürekli televizyon, reklam ve klip izlemesine, çeşitntakuıtılanrun or- taya çıkmasına \ol açıyor. Bu da çocuk- lann konuşmalaruun gecikmesine, 18- 24 ayhk olan bir çocuğun sadece 5- ?\* 10 kelime konuşmasına neden • **? oluyor, davTanış ve öğrenme bozukluklannı da beraberin- getiriyor" dedi. Tuncer, "Çalışananneler,çocuklan- öğrenme bozukluklannın yaygınlaştı- ğını söyledi. Uluslararası Pediatri Kongresi'nde so- rulanmızı yamtlayan Tuncer, "Çocuk- bnnı bakıalara testim eden aüekrde ba- kıcı kadın sendromu' dediğimiz bir nı bakıcıya teslim edeceklerse ara sıra eve gelerek çocuklannın nasıl eğitüdi- ğini kontrol etmeli. dokunarak temas ik onlarasevgileriniaşdamaklar. Çocu- ğunbakıcısıra sevip se\mediğine de dik- kat etmeÜler" dedı. SPERMİOLMAYANLAR DA ÇOCUK SAHİBİ OLUYOR Kısır erkeklere baba olma umudu doğdu İstanbulHaber Servisi-Mikroen- jeksiyonun tedavi seçenekleri ara- sına girmesiyle birlikte erkek kısır- lığının çözümünde önemli gelişme- ler kaydedildi. Testislerden alınan spermlerle, mikroenjeksiyon yapılarak hiç sper- mi ohnayan erkekler de çocuk sa- hibi olabüiyor. EUROFERTtLMedikal DirektörüDr.HakanÖzör- nek. çocuk sahibi olamayan erkeklenn yüzde 10-15'inde rast- lanan azospermi (erkek döl hücre- si hiç bulunmayışı) vakalan eskiden kesin kısırlık nedeniyken, günü- müzde üreme sağlığı tanı ve teda- visindeki metotlann gelişmesiyle çözülebilir hale geldiğini söyledi. Mikroenjeksiyonun tedavi hizmeti- ne girmesiyle, artık tek spermle bi- le döllenme sağlanabildiğine dik- katı çeken EURO FERTtL Medikal Direktörü Dr. Hakan Özörnek, "Yal- nızca meniden değil, testisten ahnan spermlerle mikroenjeksiyon yapüa- bilmektedir" dedi. Azospermi tanısının ba- sit bir sperm analizi ile ko- nulduğunu anlatan Özörnek, "Has- tabğm sebepleri hormonaL testis do- ku bozukluğuna bağh \ e\ a kanal tı- kanıklığı olabiür.Eğer sebeptestis do- ku bozukiuğu değil ise tedavi kolay- dır" diye konuştu. (www.bebekistivorum. com) SERVER TANİLLİ Kaş'taBirKitapŞeniği... Kaş, güneyde bir ilçemiz. Ve eşsiz bir güzellik diyan... 7O'!i yıllann sonlarında, Prof. MuratSanca ora- dan geçmiştı. Nasıl bulduğunu sormuştum: "Bü- yülendim; gördûklerim arasında böylesini görme- miştim, birgün mutlaka git gör!" demişti. Bir otuz yıl kadar sonra geldım ve ilk duyduğum da rahmetli Sarıca gibı oldu: Büyülendim.,, Akdeniz'e bakan bir doğa harikası! Onun yanı sıra, yaşadığı bir büyük tarih var: Lik- ya'yı yaşamış, arkasından Yunan ve Hellenistik ve sonraki dönemler... Toprağın üstünde gördükleri- niz, çok şey söylüyor. Bir de toprağın altında ka- lan bir zenginlik var: Onu araştırarak ortaya çıka- rıp uygar insanlığın önüne koymak gibi bir görevi- miz bulunuyor. Antik Antiphellos bekliyor... Ve bugünün de bekledıkleri: Ansiklopedilerin söylediklerine göre tahıi, pamuk, üzüm, portakal, zeytin üretimi ile uğraşıyor ılçe. Ve gitgide gelişen turizm. Kaş, bucaklar ve her biri bir güzellik örneği. Ke- merve Kalkan'la bir turizm diyan olacaktır. Olsun, ama doğası yok edilmeden ve betonun işgaline uğ- rayıp çökertilmeden... İlk gün, kaymakamı Nurullah Çakır ile Beledi- ye Başkanı Halil Kocaer'ı ziyaret ettim. Görevi- nin vakarına sahıp ve bilinçlı kişiler. Mutluluk duydum... • Kaş'ın bir zenginliği de aydınlan. Bir grup arkadaş, başında Yusuf Yavuz ve ya- nında gönüllüler, bir süre önce, "Kaş Kitap Şenli- ği"r\\ hayata geçirmışler. Bu yıl da, beş yaşında. Ve her yönden saygın ve adını ülkenin kültürya- şamına ve gündemıne mal etmiş bir ginşim. Onları, gönülden kutladık. 5. Kaş Kitap Şenlıği'nin, bucaklan ve kimi köy- leri de içine katan ciddi bir prograrnı var ve aksa- madan uygulanıyor. Içinde söyleşiler, sergiler, konserler, atölye ça- lışmalan, kitap imzalamalar... 16 Eylül-1 Ekim 2005 günlerinin zenginliği. Bu zenginliği bir yazıya sığdırmak da imkânsız. İlk gününün yalın açılışının arkasından bir kari- katür sergisi; Cumhuriyet Meydanı'nda bir başka karikatür sergilenişi; sonra da Prof. Yalçın Kü- çük'ün "Cumhuriyetin Gizli Tarihi" konulu söyle- şisi pek ilginçti ve "7918 'deyiz!" diye bitırdi ve he- pimiz heyecanlandık. Akşam Fuat Ergin'in bir rap konserini izledik. 27 Eylül Salı günü, hepımiz Kalkan'a gittik: Ye- şilköy Ökulu'nda pınl pınl gençlere seslendim. öğ- leden sonra, büyük sanatçı Necati Abacı'yı an- dık ve ben de, eğitim üstüne konuştum. 28 Eylül günü, Muzaffer llhan Erdost ile Emi- ne Karakitapoğlu'nun. "12 Eylül Odağında Tür- kiye'nin Sorun/an ve Vabancı/ara Toprak Satışı" konulu söyleşisini ilgiyle izledik. Ve gün içinde, Vecdi Tamer'in "Küresel Terör Sürecinde Türki- ye" ile Sinan Anadol'un çalışması ve Cihan Aker- son'un "Petrol" konulu belgeseli pek ilginçti. Yazımız, ilk üç günün bilançosu. Sonraki günlerde yapılacak olanlan özetle zik- redeceğiz: 29 Eylül'de Mustafa Sönmez'in, "Med- yanın Ekonomi Politiği ve Kültürün Endüstrileş- mesi" soyleşisi yapılacak. 30 Eylül'de de Gülsüm Cengiz'in ilginç eylemlerini izleyeceğiz. Benim de bir söyleşim olacak: "Nasıl bir Türkiye istiyoruz?" Songünde, 1 Ekim'de.yazar-karikatüristAhmet Önel'ın, yazar Birnur Şener'ın söyleyışini izleye- ceğiz; öğleden sonra da. Prof. Erol Manisalı, "Dünyadaki Küresel Değişımler ve Türkiye Avru- pa llişkileh" konusunda konuşacak: Kalkan'da da, Gülsüm Cengiz ile Tekin Gönenç'in şiir dinletisi olacak. Nasıl bir zenginlik! Dünya ve Türkiye, sosyal değişimleri ve sanatı ile Kaş'tatartışıldı. Bırkaç gönüllünün yarattığı bir mucizedirbu. Bir iki gün sonra da Kaş 5. Kitap Şenliği sona erecek ve ayrılacağız. Ama nasıl mümkün olacak?.. 2 BİN 500 HASTAYA UYGULANDI Gamma ışınıyla beyin tümörü tedavisi İstanbul Haber Senisi - Beyin tümörlerinin, ağnsız, kansız ve hızlı tedavi edilmesini sağlayan bir radyocerrahi tekniği olan "Gamma Knife" ile hasta bırkaç saat içinde ameliyat edilerek aynı gün evine dönebüiyor. Türkiye "de Acıbadem Hastanesı'nde hizmete giren Gamma Knife, beyin cerrahı Prof. Dr. Necmettin Pamir ve ekibince uygulamyor. Pamır, bu yöntemle bugüne dek dünyada 2 bin 500 hastayı tedavi etti. Genel anestezınin ve bıçağın kullanılmadığı Gamma Knife'ta, bıçak yerine gamma ışınlan kafatasına yönlendirilerek hastalıkh alan güvenli ve etkili bir biçimde yok edüiyor. Prof. Dr. Necmettin Pamir, sistemle ilgili özetle şunlan söyledi. "Normal beyin dokusuna zarar venne\en söz konusu ışınlan hastahkh dokuvıı yüksek doz enerjiyle etkiler. Böylece tümörün daha fazla büyümesi durdurulur ya da tümör zamanla küçülür. Tümörde küçülme tümörün cinsine göre değişiklik gösteriyor. l>i huylu tümörlerde bu süre 18 ay ile 2 yıl arasındadır. Kötü huylu tümörlerde ve metastazlar (kanserli dokunun yayılması) ise hızlı büvüdüğünden Gamma Knife'a cevap birkaç yü içinde olabünr." Gamma Knife iyi ya da kötü huylu beyin tümörlü hastalarda, damarsal bozukluklar olanlarda, parkinson ve epilepsi hastalannda, güç ve derin bölgelere yerleşmiş tümörlerde. açık cerrahiyı reddeden hastalarda ve cenahi girişimin riskli olduğu hastalarda kullanüıyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog