Bugünden 1930'a 5,419,912 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

12 EYLÜL 2005 PAZARTESİ CUMHURlYET SAYFA DIŞ BASEN Almanya'da seçimi Hıristiyan demokratlar kazanırsa AB'deki merkez sağ iktidarlann sayısı 20'ye çıkacak Merkez soldayaprakdökümüMARTESKETTLE B ütün liderler ne kadar umutluy- du Kendilerıne ne kadar güve- niyorlardı. Siyasi anlamda ne ka- dar etkileyici btr toplantı yapmışlardı. ABD Başkanı, Ingiltere. ttalya, Hollan- da'ıun başbakanlan ve Almanya'nın ye- ni göreve gelmiş başbakanı. Mekân Was- hington'dı. Yıl ise 1999. Tartışma konu- su ise "üerici yönetjm". 21'inci yüzyıl önlerinde duruyordu. Emirlerine ama- deydı. Tanh onlann yönünde ilerliyor- du. Dünyada merkez solun dönemi baş- lıyor gibi görünüyordu. Aradan altı yıl geçti. Her şey ne ka- dar farklı görünüyor. Yakın gelecekte, altı yıl önce ABD'nin başkenti Was- hington'da, merkez solun yeni yüzyıl- da nasıl liderlik koltuğunda olacağını tar- tışmak için bir araya gelen beşliden sa- Jece Ingiltere Başbakanı Tony Blair li- derlik koltuğunda kalmış olacak gibı görünüyor. Beşlinin ilk yenilgiye uğrayan liden Italyan lider Massimo D'Afcma oldu. Koltuğunu seçimde ikinci dönemini ta- mamlayarak terk etmek zorunda olan ikinci lider, eski ABD Başkanı Bffl CKn- ton'dı. Hollanda Başbakanı Wim Kok da sadece 2002 yıhna kadar iktidarda ka- labildi. tki hafta içinde büyük olasılık- la Almanya, AvTupa Bırliği'ndeki 25 ülke arasında merkez sağ partinin ikti- • 1990'lann sonunda merkez solun dönemi başlıyor gibiydi. 1999'da, Washington'da bir araya gelen ABD, Ingiltere, Almanya, îtalya ve Hollandalı liderler bu eğilimde siyasetçilerdi. Önlerindeki yeni yüzyılı merkez solun nasıl yönlendirebileceğini tartışmak için buluşmuşlardı.Ancak geçen süreçte merkez sol büyük ölçüde kan kaybetti. Ve bu liderler yaprak dökümü gibi siyasi arenadan çekildi. darda olduğu 20'ncı ülke olacak. 18 Ey- lül'deki seçım sonrasında Almanya'nın sosyal demokrat başbakanı Gerhard Schröder de tanh olacak. Sosyal demokratlar Içln dönüm nolctası olacak 18 Eylül sadece Schröder için değil sosyal demokratlar için de bir dönüm noktası olacak. SPD. yarun yüzyıldır dığer merkez sol partilerin kendilerine örnek aldığı bir partiydi. MaTksist olma- yan bir sosyal partinin sosyal adalet ve karma ekonomiyi kaynaştırabileceğini gösteren örnek bir partiydi. Ve de böy- le bir partinin nasıl seçim kazabileceği- ni gösteren... Ingiltere dahil tüm dünya- dan sosyal demokratlar SPD'nin başa- nsını gözlemlemeye gıdiyordu Alman- ya'ya. Avrupa'nın solu SPD'nin başanlann- dan bir şeyler öğrendıyse yenılgisinden de ders almalı. Schröder'in kırmızı-ye- şil koalisyonunun düşüşü, tarihinin en alçakça olaylanndan biriydi. Schröder, parlamentodaki ezici çoğunluk ve gö- rev süresıne bir yıldan uzun bir süre ol- masına rağmen kaybetme olasıhğı yük- sek olan bir erken seçim çağnsı yaptı. Bu hiçbir şey anlamına gelmese. bir za- manlann büyük vaatleri olan SPD'sı- nin Avrupa'nın en kalabalık ve önemli halkına verebileceği bir şeyi kalmadı- ğının itirafı, iflasın itirafı anlamına ge- liyordu. SPD'nin en büyük eksıklıği ül- kenin küreselleşme nedeniyle karşı kar- şıya olduğu sorunlara ekonomik bir çö- züm getirememesi oldu. Bunun arkasında bırçok neden var. Avmpa'da hiçbir ülke Almanya'nın 1990'da Doğu'yla Batı'nın birleşme- sinden sonra karşılaştığı kadar ekono- mik, siyasi ve kültürel şok atlatmadı. Av- rupa hâlâ Almanya'nın 1990 sonrasın- daki çabalannı küçümsüyor. Alman sosyal demokratlar, Berlın Du- van varlığmı sürdürdüğü sürece geçer- • 18 Eylül'deki Almanya seçimlerinde, büyük olasılıkla Almanya Başbakanı Schröder de koltuğunu bırakmak zorunda kalacak. Böylece 25 üyeli AB'de merkez sağm iktidarda olduğu ülke sayısı 20'ye çıkacak. Ve yukanda adı geçen beş ülkeden sadece tngiltere'yi solcu bir başbakan yönetiyor olacak. Merkez sol özellikle Almanya'daki sosyal demokrat parti SPD'nin adım adım çöküşünden ders almalı. liliği olan sosyal ve ekonomik modeli benimsiyor. Ancak komünizmin çökü- şü sadece birleşmiş bir Almanya'nın oluşmasına olanak sağlamadı. Bugün hepimizin içinde yaşadığı kapitalist kü- reselleşme çağını başlattı. Avrupa'nın sosyal güvenlik modeh bu gerçeğe uyum sağlamak ya da yok ohnak zorundaydı. Birçoğumuz için söz konusu olduğu gibi, SPD de 1989 sonrasındaki dünya- ya uyum sağlamakta güçlük çekti, SPD'yle -birçok tşçi Partilinin yaptığı gibı- devletçi çözümler üretmeye ba- ğımlı bir siyasi dinozor diyerek alay et- mek çok haksızca bir da\Tanış. Bu tarz pervasızca yorumlar modern Alman- ya'nın sosyal piyasa köklerini küçüm- süyor, tngiltere modehnin ıstikrarlıhğı- nı abartıyor ve SPD'nın çabalannı gör- mezden geliyor. Yüzde 11 'lık işsizlik oramyla -kı bu, 5 miryon işsiz ınsan demek- Schröder'in lideri olduğu SPD' nın emek piyasasın- da reform yapmakve büyümeyi hızlan- dmnaya çalışmaktan başka çaresı yok- tu. Ancak "2010 AjandasT adı altında uyguladığı ekonomik stratejı ve "Hartz İşgücü Reformlan 1 * hem çok etldli, güç- lü hem de çok etkisiz olarak nıtelendi- rilebilir. Çok etkisiz, çünkü yakın ge- lecekteki seçımden önce meyvesı alı- nacak kadar erkenyapüamadı. Geç ka- lındı. Çok etkili ve önemli. çünkü bir- çok Alman, reform paketine şiddetle muhalefet ettı. sol bölünecek, Yeşlller tarlhe kartsacak Reformun gereklı olduğunu düşündü- ğü ıçm partisini karşısına alma cesare- tinı gösterdi. AB'deki tutumu ise Al- manya'nın çıkarlannın Fransa Devlet Başkanı JacquesChirac tarafından gasp edilmesme izin verdi. Sonuçta Almanya'run solu önümüz- deki seçimlerden şımdiye kadar hiç ol- madığı kadar zayıfve bölünmüş olarak çıkacak. Duygusal anlamda bakıldığın- da Yeşiller'in SPD'yle ittifakı bozma- sından ötürü pişmanlık duymamak en çok da Joschka Fischer'in bırlikte çalış- mak için hoşgörüsüz bir lider olmasın- dan pişmanlık duymamak mümkün de- ğil. Tabii "kalp" üzüntü duyuyorsa "akf öykünün sonuna gelindiğini söylüyor. Ve Yeşiller tarihin derinliklerine doğru pe- dal çeviriyor. tngıliz bakanlar, Schröder'i kucakla- malannın üzerinden geçen altı yıl son- ra Hıristiyan demokrat lider Angeia Mer- kel'e yöneldiler. Birçok açıdan bakıldığında Lond- ra'nın olasılıklar konusunda kendinı yanlış yönlendirdiği görülüyor. Ama her şeye rağmen tşçi Partisi Merkel'i des- teklemekte haklı. Hınstiyan demokrat lider Almanya'nın ve AB'nin sorunla- nnı çözecek doğru adres olduğu için değil. Çünkü o bu sorunlann çözümü- nü bulacak kişi değil. Ama bu sorunla- ra çözüm üretmek için Schröder'den da- ha iyi bir seçenek olduğu kesin. Merkel bıraz umut vaat ediyor. En azından, par- tisi CDU, eyalet seçımlerini kaybetme- ye başlayana kadar reform takvimine uyacak ve ayru zamanda sosyal market prensiplenne bağlı kalacak birhükümet oluşturacak. Merkel hükümeti AB için iyi olacak. (The Guardian, İngikere, 6 Eylül) AIDS'le mücadelede prezervaûftartışması U ganda, tüm cepheleriyle açtığı sa- vaşta Arrika'nın AIDS'le mücade- le eden ûlkeleri arasında lider ko- numa geldi. 1991'de ülke nüfusunun yüz- de 15' ine bu ölümcül hastalığın virüsü bu- laşmış durumdaydı. On yıl sonra ise kanın- da HTV bulunanlann oranı yüzde 5'e düş- müştü. Ugandahyetkililerbu yüzde 10'luk önemli düşüşü hastalık konusunda şeffaf- hğı sağlayarak ve insanlan bilinçlendirip ko- runmaya teşvik ederek başarmıştı. Devlet Başkanı Yoweri Museveni, AIDS'e karşı yürütülen savaşı ulusal bir görev olarak ni- telendirdi. Hükümet ve SKT"ler sürekli pre- zen'atif kullanımı, cinsel ilişkiden uzak durmayı ve eşlerin birbirine sadık ol- masını, tekeşliliği teşvik etmek için başanlı bir kampanya yürüttü. Şimdilerde ise bu dengeli. sorum- luluk sahibi yaklaşım değişmeye baş- ladı. Ugamdalılar bunun bedelini "öle- rek" ödeyecek. Hükümet prezervatıf kullanımı nı yüksek risk altındaki gruplar için teşvik etmeye, bedava prezervatif dağıtımına devam edi- yor. Ancak son birkaç yılda Was- hıngton'ın da baskısıyla genel olarak toplunıu -cinsel ilişkiden uzakdurma"ya teş- vik etmeye başladı. Washington sadece Uganda'da değil Okyanus ötesi tüm AIDS programlarında prezervatif kullanımının savunuculuğundan vazgeçti. ABD'nin bu tutumu en çok Uganda tarafından benim- sendi. Museveni, geçen yılki uluslararası AIDS konferansında kondom karşıtı bir ko- nuşma yaptı. Kansı Janet da prezervatif kullanımını "ahlaka aykm" olduğu için la- netledi ve kadınlara bekâreti korumalan konusunda çagrı yaptı. Prezervatif kullanımını teşvik eden rek- lam panoları kaldınldı. Washington'ın, AIDS'ın cinsel yolla bulaşımını önlemek için sağladığı fonlann yansından fazlası cinsel ilişkiye girmemeyi çözüm olarak sunan gruplara aktanlıyor. Washıngton' ın parası- nı kullanan sivil toplum örgütlen arasında virüsün prezervatif kullanımına rağmen bu- laşacağına ilışkin yanlış iddiada bulunan gruplar da var. Geçmişte ülkedeki klinik- îerde bol miktarda bedava prezervatif bu- lunuyordu. Geçen yıl bunlar yok oldu. Dük- kân ve eczanelerdeki prezervatif fıyatlan ise üç katına çıktı. Depolarda tutuluyor Bir yıl önce Ugandalılardan Almanya ve Çin'de üretilen, bedava dağıtılan "Enga- bu" marka prezervatiflerin kötü koktuğu yönünde şikâyetler geldi. Bunlar îsveç'e kontrole gönderildi ve prezer\ r atiflerde de- likler olduğu açıklandı. Daha derin test ve incelemeler sonucunda ise firmanın ürün- lerinde bir sorun olmadığı ortaya çık- tı. Ancak hükümet, Engabu aleybin- de o kadar kötü bir kampanya yürüt- tü ki halk bu markayı kullanmayı redderti. 30 milyon Engabu prezer- vatif depolarda duruyor. Geçen yıl halka verilen bedava kon- dom sayısı ise "80" milyona ihtiyaç \ arken sadece "8" milyon. Hüküme- tin, bu açığı kapatmak için bir planı yok. Tam tersine, dükkânlardaki satışlar için ekstra vergi konuldu ve bu da prezer- vatif fıyatlannda enflasyona neden oldu. Ülkeye gelen tüm prezervatiflerin teste ta- bi tutulması şartı da koşuldu. Bu iyi bir şey, ama Uganda kontrol mekanizmasını kura- na kadar aylar geçti ve nısanda gelen pre- zervatifler bile hâlâ depolarda tutuluyor. Uganda'nın politikasındakı değişım, ül- kenin ATDS"i gün ışığına çıkarma ve yenil- giye uğratma çabalanndaİd başansını teh- dit ediyor. Ugandalılar geçmişte virüsün bu- laşmasının risklen ve AIDS'le yaşama ko- nusunda açıkça konuşabiliyorlardı toplum önünde. Ancak prezervatifle korunanlann ahlaka aykın bir iş yapan kişıler olarak ni- telendirilmesi, hastalığa yakalananlan yeni- den yeraltına itecektir. AEDS'in ahlaki bir konu değil, toplumsal sağlık sorunu olarak görüldüğü zaman hayatlannkurtanlabilece- ğini Ugandalılardan daha iyi kimse bilemez. (IntentatioMilHeraldTribuncFHmsa, SEyiül) Ukrayna'nın devrimisona erdi GERHARD GISAUCK U krayna'daki "turuncu devrim"in kahraman- lan arayı açtı. Devlet Başkanı ViktorYnşçenko. dün Başbakan Yulya Timoşen- ko'yu görevden aldı. Böylece siyasette mükemmel bir ikili olan Timoşenko ve Yuşçen- ko'nun altı yıl birlikte çalıştık- tan sonra yollan aynmıış ol- du. Kievli siyaset bilimci Wa- dim Karascovv "De\Tİm so- na erdi" dıyor. Berlınlı tarih- çi Bohdan Osadcuk da banş- çıl devrimin gereklı olan yeni kurumlan üretmedığını, huku- kun işlediği mahkemeleri ku- ramadığuıı söylüyor. Otoriter veyatotaliter rejim- lerden "lideriiğe" kesin ku- rallarla, denge \e kontrol me- kanızması içinde geçiş kolay değildir. Ve bu geçiş sürecı de- neyimıni bütün Orta ve Doğu Avrupa yaşamak zorunda kal- dı. Özgürlük ve etkin yönetim arasında kaosa meydan verme- den dengeyi sağlamak bu hü- kümetlerin göreviydi. Geçiş sürecinin en sancıh olduğu ül- kelerden biri Rusya'ydı. Alışmak zaman Ister Ukrayna böyle bir şey yaşa- madı. Yıllardır süregelen dur- gunluktan sonra geçen yıl de- mokratik bir dalgalanma oldu ve Rusya'nın desteklediği oto- riter rejime firsat \eribnesini önledi. Ancak bu devrimle her şey kazammıış değildi. Ülke- nin So\yetler sonrası edindıği siyasi kültür, denge ve kontrol mekanizmasını tanımıyordu. Buna alışmak, bir devrim ge- cesinden fazla zaman gerekti- riyor. (Die Wett, Almanya, 9 Eylül) Yunanistan gerçekçi davranmalı PETROS PAPAKONSTANTtNU K onstantin Karamanlis ile Va- ler> Giscardd'Estaing arasın- daki samimi uzlaşmanın ülke- mizin Avrupa pasaportuna damgasını vurduğu *\unanistan-Fransa tttifala" dönemınden bu yana yüzyıllar geçti sanki. Kıbns Cumhuriyeti'nin Türki- ye tarafından tanınmasmın Avrupa yö- nelimi için önşart oluşturduğu yönün- de Fransa'nın kesin tezi, Atina'da kuş- kuyla karşılandı. En kötüsü, siyasi bü- rolarda ve gazetecilerin ofislerinde "Fransızprovokasyonu'' teorisi du>aıl- maya başladı: Pans ve Avrupa'nın di- ğergüçlü çe\Teleri, Kıbns'la ilgilendik- lerinden değil, seçmenlerin oylannı el- de etmek istedikleri için ve ky'ndi olum- • Yunanistan gerçekçi davranmalı. Türkiye daima kazamyor, Yunanistan daima kaybediyor. suztutumlannıgızlemekamacıylaAtı- ğılması, h-aksa\r aşı)Türkiye'ninjeost- na ile Lefkoşa'yı Türkiye'ye karşı sert bir tavu takınmaya teş% r ik ediyorlar. Kardak sendromu Bu tezin siyasi gerçekçilik hususla- n olabilir, fakat böyleyse de "Kardak sendromu"nun hâlâ etkili olduğu bel- li oluyor. Zamanla, Euklides geomet- risinin bir kuralı söz konusuvınuş gi- bi, ne olursa olsun, Yunanistan ve Kıb- ns'ın daima bir Türk tehdidı karşısın- da bulunduğuna kesinlikle inanan bir düşünce ekolü oluşmuş bulunuyor. Uluslararası gelişmeler(SSCB'nin da- ratejik rolünü güçlendiriyor mu? Yu- nanistan. daha kötüsünden kaçınmak için gerçekçi olmalı. Uluslararası ge- lişmelerin akışı -ikinci Irak savaşın- dan, Fransız ve Hollanda referandum- lanndan sonra- Türkiye'nin aleyhinde değışiyor mu? Yunanistan yine gerçek- çi davTanmah, çünkü Türkiye, köşeye sıkışmış, yaralı canavar gibi, daha teh- likeli olabilir. Kısacası, Türkiye daima kazamyor, Yunanistan daima kaybedi- yor. Ayru seslerin, Kıbnslı Rumlar ta- rafından Annan Planı'nın reddedihne- si durumunda Kıbns ve Yunanistan için ceîıennemın kapılanmn açılması- na neden olacağı yönünde uyanlarda bulunduklannı düşünmemek imkânsız. Böyle bir şey olmadı. Uluslararası bas- kılar, önümüzdeki dönemde Kıbns ko- nusundaki uzlaşmazlık ile AB üyesi olma yönünde stratejik hedeften han- gisini kurban edeceğıne karar vermeye davet edilen Ankara'ya yönlendi. Yunanistan ile Kıbns'a gelince, baş edilebilir tehditleri abartmalan, başka birtehlikeyi gizleyemez: Komşumuz ül- keyle ilişkilerimizi zehirlemekte olan en önemli faktörün ortadan kalkması; Kıbns sorununa kalıcı, Avrupai bir çözümün bulunması için tarihi bir fir- satın kaçınlması tehlikesi var. (Kathimerini, Yunanistan, 6 Eylül) Türkçesi: Murat llem
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog